Diyanet İşleri
Bu, hüküm ve ayırma günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır.
Mürselât suresi
Mürselât suresi, 38. ayet. هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ
hâẕâ yevmü-lfaṣl. cema`nâküm vel'evvelîn.
Bu, hüküm ve ayırma günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yalanlayanların karşılığı Mürselât 29–40 3
Bu, konuşamayacakları gündür.
Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.
O gün vay yalanlayanların haline!
Bu, hüküm ve ayırma günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır.
Eğer bir tuzağınız varsa, haydi bana tuzak kurun!
O gün vay yalanlayanların haline!
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 38–40. ayetler için yazılmıştır.
38. “İşte bu, hüküm/ayrım günüdür. Sizi de öncekileri de” aranızda ayırt edici hükmü verelim, bütün mahlukat arasında hükmedelim diye “topladık.”
39-40. “Eğer bana karşı kuracağınız bir tuzağınız varsa” benim mülkümün dışına çıkabiliyor ve azabımdan kurtulabiliyor iseniz “haydi durmayın kurun.” Yani sizin buna gücünüz yok, buna imkân bulamazsınız. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Ey cin ve insan toplulukları! Eğer göklerle yerin bucaklarından kaçmaya gücünüz yetiyor ise kaçın. Ama güç ve imkânınız olmadıkça kaçamazsınız!” (er-Rahmân, 55/33)
İşte o gün zalimlerin bütün hileleri, çareleri tükenir. Onların kurabilecekleri bütün tuzaklarda, gidebilecekleri bütün yollarda çaresizlikleri ortaya çıkar. Allah’ın azabına teslimiyet göstermekten başka yolları kalmaz ve o gün yalanlayışlarında yanlış yaptıkları açıkça ortaya çıkar. “O gün yalanlayanların vay haline”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte bu, kulların arasının birbirinden ayrılacağı gündür. Sizleri ve geçmiş ümmetleri bir alanda toplarız.
Aynı kök: فصل (43 geçiş)
-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…
Aynı kök: فصل (43 geçiş)
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Aynı kök: فصل (43 geçiş)
Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(38, 39) (İnkârcılara şöyle denecektir:) "Bu, ayrılık günüdür. Sizi de öncekileri de bir araya toplayacağız. (Azaptan kurtulmak için) bir hileniz varsa hemen bana tuzak kurun!
İşte bu, Ayrım Günü'dür. (Onlara denilecek ki): "Sizi ve öncekileri bir araya topladık:
(onlara şöyle denilecek, doğru ile eğri arasındaki) o Ayrım Günü: "Sizi eski zamanların o (günahkar)ları ile bir araya getirdik;
Bu ayırt etme sürecidir! Sizi ve öncekileri bir araya getirdik.
Bu, hüküm günüdür; sizi ve öncekileri 'bir arada topladık.'
(O zaman şöyle denir:) Bu, ayırım günüdür. Sizi ve sizden öncekileri bir araya getirdik.
İşte bu, Ayrım Günü'dür. Sizi ve öncekileri bir araya topladık.
Bu,sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür.
Bu, Karar Günüdür. Sizi ve öncekileri toplamışızdır.
Bu, Karar Günüdür. Sizi ve öncekileri toplamışızdır.
İşte bu o ayırt etme günüdür; topladık sizi ve öncekileri;
Bu işte o fasıl günü topladık sizi ve evvelkileri
Bu, sizi ve öncekileri topladığımız, ayırma günüdür. dipnot 1
Bu, sizi ve öncekileri topladığımız, Ayırma Günü'dür. dipnot 1
Bu, sizi ve öncekileri topladığımız, Ayırma Günü'dür. dipnot 1
Bu, hüküm günüdür; sizi ve öncekileri 'bir arada topladık'.
Bu, ayırd etme ve hukum verme günüdür. Sizi de, evvelki (ümmet) leri de (bir arada) toplamışızdır.
İşte bu; sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür.
(29-50) Yalanlamış olduğunuza doğru artık girin. Üç kola ayrık gölgeye girin. Ne gölgelendirir ne de aleve karşı bir faydası vardır. Muhakkak ki O (alev), Sarı deve sürüleri gibi (akkor halatlar gibi) köşkler / kasırlar kadar yüksek kıvılcımlar saçacaktır. O gün yalanlayanların vay haline! Bugün konuşulamayacak gündür / nutkun tutulacağı gündür. Onlara İzin verilmez ki mazeret sunsunlar. O gün yalanlayanların vay haline! Ayrışım günü budur. Sizi de Evvelkileri de topladık. Eğer sizin bir planınız varsa hemen planlayın . O gün yalanlayanların vay haline! Muhakkak ki sakınanlar / muttakiler onlarda gölgedeler ve de göze başındalar. İştahlandıkları ne ise onun içinde zevklenirler . Yaptıklarınızdan / Amellerinizden dolayı afiyetle yiyin için . İhsanda bulunanların / güzel davrananların karşılığı / cezası kesinlikle böyledir. O gün yalanlayanların vay haline! Suçlular olarak sizler birazcık geçinin / metalanın yiyin O gün yalanlayanların vay haline! Eğilin / Rükû edin denildiğinde rükû etmediler. O gün yalanlayanların vay haline! Bu sözden sonra hangi söze inanacaklar ki?
Bu, ayırma (hüküm) günüdür. Sizi ve evvelkileri bir araya toplarız.
İşte bu, hüküm günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya topladık.
Bu, iyiyi kötüden ayırma günüdür dipnot 1 . Sizi de öncekileri de bir araya getirmiş olacağız dipnot 2 .
İşte ayırma günü budur. O gün sizi de sizden öncekileri de bir araya toplayacağız.
Bu, ayırma günüdür Sizi ve evvelkileri bir araya toplarız
Bu, hüküm günüdür. Sizi ve evvelkileri bir araya toplarız.
Ayırma günüdür bu! Sizinle öncekileri bir yere topladık.
This is the Day of decision and adjudication, and thereon will We throng you all including all who came before.
[They will be told], ‘This is the Day of Decision: We have gathered you and earlier generations.
That will be a Day of Sorting out! We shall gather you together and those before (you)!
That is the Day of Judgement on which We have assembled you as well as all those who went before you.
‘This is the Day of Decision. We have gathered you and the earlier peoples.
That will be a Day of Decision! We have brought you and the men of old together!
‘This is the Day of Judgement. We have brought together you and the ancients.
(God will tell them, ) `This is the Day of Judgment (when) We have gathered you and all the earlier peoples together;
'This is the Day of Decision; We have joined you with the ancients;
This is the Day of Judgment, I (God) have summoned you and the generations before you.
This is the day of decision! We have assembled you with those of yore;
This is the day of Separation where We have gathered you with the ancient people.
This shall be the day of separation: We will assemble both you and your predecessors.
This is the Day of Decision: We have gathered you and those of yore.
This is the Day of Verdict: We have gathered you and the earliest (people);
This is the Day of Decision, We have brought you and the men of old together.
That will be the Day of Reckoning. Gathered will be (you) and the earlier (generations).
that Day of Distinction [between the true and the false, when they will be told]: "We have brought you together with those [sinners] of olden times;
˹They will be told by Allah,˺ "This is the Day of ˹Final˺ Decision: We have gathered you along with earlier disbelievers ˹for punishment˺.
This is the Day of Separation where We have gathered you with the ancient people.
This is the Day of Decision. We have summoned you and the previous generations.
This is the Day of Judgement; We will have assembled you and the former peoples.
“This is the Day of Decision! We have gathered you and the former peoples!”
This is the Day of Decision. We have brought you and the generations of old together.
That will be a Day of Judgment! We shall gather you and those before you together!
(It will be said to them,) "This is the Day of Decision. We have assembled you and the earlier ones together.
This is the Day of Separation where We have gathered you with the ancient people.