74. sure

Müddessir Suresi المدثر

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Kalk da uyar; sûr günü 1–10 karşılaştır — Kalk da uyar; sûr günü
  2. Yalnız yarattığım kişi ve Sekar 11–30 karşılaştır — Yalnız yarattığım kişi ve Sekar
  3. Cehennem görevlileri ve yeminler 31–37 karşılaştır — Cehennem görevlileri ve yeminler
  4. Herkes kazandığına rehindir; suçlulara sorulanlar 38–48 karşılaştır — Herkes kazandığına rehindir; suçlulara sorulanlar
  5. Öğütten yüz çevirenler 49–56 karşılaştır — Öğütten yüz çevirenler

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kalk da uyar; sûr günü 1–10

  1. Müddessir suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمُدَّثِّرُ

    yâ eyyühe-lmüddeŝŝir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey örtüye bürünmüş olan. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu bir deyimdir. "Sorumluluk yüklenen, seslenilen, vahye muhatap olan, içine kapanıp toplumdan soyutlanan, yılgınlık gösteren" gibi anlamlara gelmektedir. Arapçada; "elbiseye bürünmek, " deyim olarak yeni görev üstlenmek demektir.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 1. ayet

  2. Müddessir suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 2. ayet. قُمْ فَأَنذِرْ

    ḳum feenẕir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kalk ve uyarmaya başla.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 2. ayet

  3. Müddessir suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 3. ayet. وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ

    verabbeke fekebbir.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 3. ayet

  4. Müddessir suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 4. ayet. وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ

    veŝiyâbeke feṭahhir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve örtünü hemen temizle. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kaygılarından bir an önce kurtul. Boşuna endişelenme. Sorumluluğunun gereğini yerine getir.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 4. ayet

  5. Müddessir suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 5. ayet. وَٱلرُّجْزَ فَٱهْجُرْ

    verrucze fehcür.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kirlilikten kaçın. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Literal olarak "ricz" den kaçın. Ricz, Ahlaki kirlilik. Karakteristik kirlilik. Üzen, sıkıntıya sokan, rahatsız eden, acı veren, çirkin ve ahlaksızlık olan, azaba yol açan her şey.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 5. ayet

  6. Müddessir suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 6. ayet. وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ

    velâ temnün testekŝir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Karşılık bekleyerek iyilik yapma. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sen yalnızca görevini yap, sonuç üzerinde beklentiye girme. Davetin kabul görmese de sen kararlılıkla hizmetine devam et.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 6. ayet

  7. Müddessir suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 7. ayet. وَلِرَبِّكَ فَٱصْبِرْ

    velirabbike faṣbir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabb'in için sabret. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zorluklara karşı diren, yılmadan, usanmadan tam bir kararlılıkla gayret göster.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 7. ayet

  8. Müddessir suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 8. ayet. فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ

    feiẕâ nüḳira fi-nnâḳûr.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 8. ayet

  9. Müddessir suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 9. ayet. فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ

    feẕâlike yevmeiẕiy yevmün `asîr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte o İzin Günü dipnot 1 , çok zorlu bir gündür;

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Yevme izin", terkibi, "Sadece Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün."

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 9. ayet

  10. Müddessir suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 10. ayet. عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍ

    `ale-lkâfirîne gayru yesîr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafirler dipnot 1 için kolay olmayan.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir, örten demektir. Gerçeğin üzerini örten, nankörlük eden, vahye inanmayan, güvenmeyen ve kabul etmeyen; Allah'ı ve vahyi reddeden kimse. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 10. ayet

Yalnız yarattığım kişi ve Sekar 11–30

  1. Müddessir suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 11. ayet. ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًا

    ẕernî vemen ḫalaḳtü veḥîdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Tek olarak yarattığım kişiyi Bana bırak. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hiçbir şeye sahip değilken; birçok şeye sahip kıldığım kişiyi.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 11. ayet

  2. Müddessir suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 12. ayet. وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالًا مَّمْدُودًا

    vece`altü lehû mâlem memdûdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ona hesapsız mal verdim;

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 12. ayet

  3. Müddessir suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 13. ayet. وَبَنِينَ شُهُودًا

    vebenîne şühûdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve her zaman yanında olan evlatlar.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 13. ayet

  4. Müddessir suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 14. ayet. وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًا

    vemehhettü lehû temhîdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ona, geniş imkanlar sağladım.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 14. ayet

  5. Müddessir suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 15. ayet. ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ

    ŝümme yaṭme`u en ezîd.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra hırsla daha da artırmamı ister.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 15. ayet

  6. Müddessir suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 16. ayet. كَلَّآ إِنَّهُۥ كَانَ لِـَٔايَٰتِنَا عَنِيدًا

    kellâ. innehû kâne liâyâtinâ `anîdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır, asla! O Bizim ayetlerimize karşı inat etti.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 16. ayet

  7. Müddessir suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 17. ayet. سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا

    seürhiḳuhû ṣa`ûdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 17. ayet

  8. Müddessir suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 18. ayet. إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ

    innehû fekkera veḳaddera.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Düşündü ve karar verdi.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 18. ayet

  9. Müddessir suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 19. ayet. فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ

    feḳutile keyfe ḳaddera.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O mahvoldu, nasıl bir karar verdi! dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'a karşı nasıl haince plan yaptı?

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 19. ayet

  10. Müddessir suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 20. ayet. ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ

    ŝümme ḳutile keyfe ḳaddera.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yine o mahvoldu. Nasıl bir karar verdi! dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yine o Kur'an'a karşı nasıl haince plan yaptı?

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 20. ayet

  11. Müddessir suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 21. ayet. ثُمَّ نَظَرَ

    ŝümme neżara.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra baktı!

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 21. ayet

  12. Müddessir suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 22. ayet. ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ

    ŝümme `abese vebesera.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra kaşlarını çatıp surat astı!

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 22. ayet

  13. Müddessir suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 23. ayet. ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ

    ŝümme edbera vestekbera.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra kibirlendi ve arkasını döndü!

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 23. ayet

  14. Müddessir suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 24. ayet. فَقَالَ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ

    feḳâle in hâẕâ illâ siḥruy yü'ŝer.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Bu, rivayetle gelen bir büyüden başka bir şey değil." dedi.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 24. ayet

  15. Müddessir suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 25. ayet. إِنْ هَٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ

    in hâẕâ illâ ḳavlü-lbeşer.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Bu, olsa olsa ancak bir beşer sözüdür!"

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 25. ayet

  16. Müddessir suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 26. ayet. سَأُصْلِيهِ سَقَرَ

    seuṣlîhi seḳara.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onu Sakar'a sokacağım.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 26. ayet

  17. Müddessir suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 27. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ

    vemâ edrâke mâ seḳar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sakar'ın ne olduğunu sana bildiren nedir?

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 27. ayet

  18. Müddessir suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 28. ayet. لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ

    lâ tübḳî velâ teẕer.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O bırakmaz ve terk etmez!

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 28. ayet

  19. Müddessir suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 29. ayet. لَوَّاحَةٌ لِّلْبَشَرِ

    levvâḥatül lilbeşer.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Beşeri yakıp kavurucudur!

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 29. ayet

  20. Müddessir suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 30. ayet. عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ

    `aleyhâ tis`ate `aşer.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onun üzerinedir on dokuz!

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 30. ayet

Cehennem görevlileri ve yeminler 31–37

  1. Müddessir suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 31. ayet. وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةً وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَٰنًا وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ

    vemâ ce`alnâ aṣḥâbe-nnâri illâ melâikeh. vemâ ce`alnâ `iddetehüm illâ fitnetel lilleẕîne keferû liyesteyḳine-lleẕîne ûtü-lkitâbe veyezdâde-lleẕîne âmenû îmânev velâ yertâbe-lleẕîne ûtü-lkitâbe velmü'minûne veliyeḳûle-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuv velkâfirûne mâẕâ erâde-llâhü bihâẕâ meŝelâ. keẕâlike yüḍillü-llâhü mey yeşâü veyehdî mey yeşâ'. vemâ ya`lemü cünûde rabbike illâ hû. vemâ hiye illâ ẕikrâ lilbeşer.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Cehennem ashabını dipnot 1 meleklerden dipnot 2 başkasını yapmadık. Onların sayılarını, gerçeği yalanlayan nankörler için bir fitneden dipnot 3 başka bir şey yapmadık. Kendilerine kitap verilenler; kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanları artsın. Kendilerine kitap verilmiş iman sahipleri kuşku duymasınlar. Kalplerinde hastalık olanlarla dipnot 4 , Kafirler de desinler ki: "Allah, bu örnekle ne demek istiyor şimdi?" İşte böyle, Allah, hak edeni dipnot 5 dalalette bırakır, hak edeni dipnot 5 doğru yolu gösterir. Rabb'inin ordularını dipnot 6 , kendisinden başkası bilmez. Bu, beşer için zikirden dipnot 7 başka bir şey değildir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cehennem görevlilerini.
    2. metne dön, dipnot 2
      Güç sahibi olanlardan. "Mlk" kökünden türeyen melek sözcüğü, aynı zamanda "güç sahibi, yönetim sahibi, yönetimin gücü" anlamına da gelmektedir. Mülk, malik, melik sözcükleri de bu kökten türemişlerdir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Sınavdan.
    4. metne dön, dipnot 4
      Müşrikler, gerçeğe kuşku ile bakanlar.
    5. metne dön, dipnot 5
      Literal olarak dilediğini: Dilediğini demek; hak edeni, doğru yolu bulma çabasında olanı demektir; Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır, doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir. Ayetteki "Şae" sözcüğü, "dilediğini" anlamının yanı sıra, "şey edeni", "gayret göstereni", "bir şey yapmak isteyeni", "dileyeni" anlamlarına da gelmektedir. Seçim insanın elindedir ve kendi dilemesiyle ilgilidir. Sorumluluk bütünüyle insana aittir.
    6. metne dön, dipnot 6
      Görevli meleklerin sayısını.
    7. metne dön, dipnot 7
      Öğütten.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 31. ayet

  2. Müddessir suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 32. ayet. كَلَّا وَٱلْقَمَرِ

    kellâ velḳamer.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! Anlayan kim? Ay'a ant olsun;

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 32. ayet

  3. Müddessir suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 33. ayet. وَٱلَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ

    velleyli iẕ edbera.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve dönüp gelen geceye;

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 33. ayet

  4. Müddessir suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 34. ayet. وَٱلصُّبْحِ إِذَآ أَسْفَرَ

    veṣṣubḥi iẕâ esfera.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve aydınlatan sabaha.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 34. ayet

  5. Müddessir suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 35. ayet. إِنَّهَا لَإِحْدَى ٱلْكُبَرِ

    innehâ leiḥde-lküber.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kuşkusuz o en büyüklerden biridir.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 35. ayet

  6. Müddessir suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 36. ayet. نَذِيرًا لِّلْبَشَرِ

    neẕîral lilbeşer.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Beşer dipnot 1 için uyarıcıdır;

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sıradan, normal bir insan. Her insan gibi, insan olmanın dışında insanüstü hiçbir özelliği olmayan insan.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 36. ayet

  7. Müddessir suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 37. ayet. لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ

    limen şâe minküm ey yeteḳaddeme ev yeteeḫḫar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizden, öne geçmek isteyen için de geride kalmak isteyen için de. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İman etmeyi veya küfrü seçenler için.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 37. ayet

Herkes kazandığına rehindir; suçlulara sorulanlar 38–48

  1. Müddessir suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 38. ayet. كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ

    küllü nefsim bimâ kesebet rahîneh.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Herkes kazancının karşılığında bir rehinedir.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 38. ayet

  2. Müddessir suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 39. ayet. إِلَّآ أَصْحَٰبَ ٱلْيَمِينِ

    illâ aṣḥâbe-lyemîn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ancak "ashabı yemin" dipnot 1 hariç.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sağın taraftarı. "Yemin", sözcük olarak "sağ el" veya "uğurlu, bereketli" anlamına gelmektedir. Sağın taraftarı, deyim olarak; "yüksek mertebe, seçkin, uğurlu, güç ve şeref sahibi" demektir.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 39. ayet

  3. Müddessir suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 40. ayet. فِى جَنَّٰتٍ يَتَسَآءَلُونَ

    fî cennâtin. yetesâelûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Cennetler içinde soracaklar;

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 40. ayet

  4. Müddessir suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 41. ayet. عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ

    `ani-lmücrimîn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Suçlulardan,

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 41. ayet

  5. Müddessir suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 42. ayet. مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ

    mâ selekeküm fî seḳara.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 42. ayet

  6. Müddessir suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 43. ayet. قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ

    ḳâlû lem nekü mine-lmüṣallîn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Musallin" dipnot 1 den olmadık." dediler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Musallin olanların kim oldukları devam eden ayetlerde ifade edilmektedir. Çoğunlukla çevirilerde; "musallin" sözcüğüne, "namaz kılanlar" olarak anlam verilmekte ve bu ayetin çevirisi "Namaz kılanlar hariç" şeklinde yapılmaktadır. Oysaki bu ayetteki musallin sözcüğü; şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek, ibadete layık yegane ilahın Allah olduğuna inanmak; yardımlaşmayı, dayanışmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak, Allah'ın davasını yüceltmek için bütün gücünü seferber etmek anlamındadır.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 43. ayet

  7. Müddessir suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 44. ayet. وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ

    velem nekü nuṭ`imü-lmiskîn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Miskine yediren değildik."

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 44. ayet

  8. Müddessir suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 45. ayet. وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ

    vekünnâ neḫûḍu me`a-lḫâiḍîn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Batıl inançlara dalanlarla beraber biz de dalardık."

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 45. ayet

  9. Müddessir suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 46. ayet. وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ

    vekünnâ nükeẕẕibü biyevmi-ddîn.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 46. ayet

  10. Müddessir suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 47. ayet. حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ

    ḥattâ etâne-lyeḳîn.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 47. ayet

  11. Müddessir suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 48. ayet. فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ

    femâ tenfe`uhüm şefâ`atü-şşâfi`în.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 48. ayet

Öğütten yüz çevirenler 49–56

  1. Müddessir suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 49. ayet. فَمَا لَهُمْ عَنِ ٱلتَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ

    femâ lehüm `ani-tteẕkirati mü`riḍîn.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 49. ayet

  2. Müddessir suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 50. ayet. كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُّسْتَنفِرَةٌ

    keennehüm ḥumürum müstenfirah.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sanki ürkmüş yabani eşekler gibidirler;

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 50. ayet

  3. Müddessir suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 51. ayet. فَرَّتْ مِن قَسْوَرَةٍۭ

    ferrat min ḳasverah.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Aslandan kaçan.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 51. ayet

  4. Müddessir suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 52. ayet. بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًا مُّنَشَّرَةً

    bel yürîdü küllü-mriim minhüm ey yü'tâ ṣuḥufem müneşşerah.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! Onların tamamı, kendileri için yazılmış sahifeler gelmesini ister.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 52. ayet

  5. Müddessir suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 53. ayet. كَلَّا بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلْـَٔاخِرَةَ

    kellâ. bel lâ yeḫâfûne-l'âḫirah.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! Doğrusu onlar ahiretten korkmuyorlar.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 53. ayet

  6. Müddessir suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 54. ayet. كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذْكِرَةٌ

    kellâ innehû teẕkirah.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! Kuşkusuz, o bir öğüttür.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 54. ayet

  7. Müddessir suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 55. ayet. فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ

    femen şâe ẕekerah.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Dileyen ondan öğüt alır.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 55. ayet

  8. Müddessir suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 56. ayet. وَمَا يَذْكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ هُوَ أَهْلُ ٱلتَّقْوَىٰ وَأَهْلُ ٱلْمَغْفِرَةِ

    vemâ yeẕkürûne illâ ey yeşâe-llâh. hüve ehlü-ttaḳvâ veehlü-lmagfirah.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah dilemedikçe dipnot 1 onlar öğüt almazlar. O, takvaya ehildir dipnot 2 ve bağışlamaya ehildir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zorla yaptırmadıkça.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah, koyduğu kurallarla, kötü ve zararlı şeylere karşı korumada ve bağışlamada yetkin ve yeterlidir.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 56. ayet