Müddessir suresi

Müddessir suresi, 30. ayet

Müddessir suresi, 30. ayet. عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ

`aleyhâ tis`ate `aşer.

Diyanet İşleri

Üzerinde on dokuz (görevli melek) vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Müddessir 27–33 · surenin 30. ayeti / 56

Konu Yalnız yarattığım kişi ve Sekar Müddessir 11–30 3

  1. Müddessir 27

    Sekar'ın ne olduğunu sen ne bileceksin?

  2. Müddessir 28

    Geride bir şey koymaz, bırakmaz.

  3. Müddessir 29

    Derileri kavurur.

  4. 30

    Üzerinde on dokuz (görevli melek) vardır.

  5. Müddessir 31

    Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkar edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü'minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kafirler, "Allah, örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi" desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır.

  6. Müddessir 32–33

    (32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 11–30. ayetler için yazılmıştır.

Bu âyet-i kerimeler, hakka karşı inatla duran, Allah’a ve Rasûlüne savaş açan, onlara karşı duran el-Velîd b. el-Muğîre hakkında inmiştir. Yüce Allah onu başka hiçbir kimseyi yermediği bir şekilde yermiştir. İşte hakka karşı inatlaşan, hakka karşı mücadele veren kimsenin cezası budur. Bu dünya hayatında rezil olur. Âhiretteki azap ise daha bir rezil edicidir elbette. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

11. “Sen Bana bırak o tek başına yarattığım.” Malsız, ailesiz ve başka hiçbir şeye sahip olmaksızın yalnız başına yarattığım ve halen kendisine lütufta bulunup pek çok şeyler verdiğim;

12-13. “Kendisine bolca” pek çok “mal verdiğim ve” yanı başında “hazır duran oğullar” sürekli yanında bulunan, kendileri ile faydalanıp ihtiyaçlarını gördüğü, kendileri ile güç kazandığı erkek çocuklar verdiğim;

14. “Her türlü imkanı önüne serdiğim” ona dünyevî imkânlar ve bu imkânları elde etme yollarını bağışladı; öyle ki o ihtiyaçlarını kolaylıkla görebilmekte, arzuladığı ve istediği her şeyi elde etmektedir.

15. Bunca nimetler ve ihsanlarımla birlikte “bir de kalkmış (nimetleri) daha da artırmamı bekliyor.” Yani dünyada nimetlere nail olduğu gibi âhiret nimetlerine de nail olmayı ümit ediyor.

16. “Asla!” Durum onun istediği gibi olmayacaktır. Aksine onun istediğinin ve arzu ettiğinin tersine olacaktır. Bunun böyle olmasının sebebi ise şudur:

17. “Çünkü o, âyetlerimize karşı çok inatçıdır.” Âyetlerimizi anladığı halde onları inkâr etmiş, âyetlerimiz onu hakka çağırdığı halde onlara itaat etmemiştir. Hatta yüz çevirmekle de yetinmeyerek bunlarla savaşmaya koyulmuş, âyetlerimi iptal etmeye çalışmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah onun hakkında şöyle buyurmaktadır:

18-20. “Çünkü o” kendi kendine “düşündü” Kur’ân-ı Kerîm’i kendisi ile çürüteceği söz söylemek maksadı ile hakkında düşündüğü hususları “ölçtü biçti. Kahrolası! Ne biçim ölçtü biçti? Yine kahrolası! Ne biçim ölçü biçti?” Çünkü o, kendisi ile asla boy ölçüşemeyeceği bir işe kalkışmıştı. Kendisinin ve benzerlerinin asla ulaşamayacağı bir yokuşa tırmanmaya çalışmıştı.

21-22. “Sonra” ne söyleyeceğine “baktı, sonra suratını astı, kaşlarını çattı.” Yüzünde ve dış görünüşünde haktan nefret ettiği ve hakka karşı kin duyduğu belirgin hale geldi.

23. “Sonra yüz çevirip” geri döndü “Büyüklük tasladı.” Bu ise onun düşünme çabasının fiilî ve sözlü olarak ortaya koyduklarının bir sonucudur.

24-25. “Nihayet dedi ki: “Bu (eskilerden) nakledilen bir sihirden ibarettir. Bu, insan sözünden başka bir şey değil!” Yani bu, Allah’ın kelâmı değildir, insan sözüdür. Aynı şekilde bu, iyi ve hayırlı insanların da sözü değildir. Aksine onların kötülerinin, günahkârlarının, her türlü yalancı ve sihirbazın bir sözüdür.

Kahrolasıca! Haktan ne kadar da uzak! Hüsran ve helâke ne kadar müstehak! En yüce ve en büyük söz olan, pek yüce ve azametli Rabbin sözünü yaratılmış, muhtaç ve her bakımdan aciz varlıkların sözüne benzediği nasıl düşünülebilir yahut bunu bir kimse nasıl tasavvur edebilir? Bu yalancı ve inatçı kişi, Yüce Allah’ın kelâmını bu şekilde nitelendirme cesaretini kendinde nasıl bulabilir?

Böylesinin çetin azaptan başka bir şeyi hak etmesi söz konusu değildir. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

26-28. “Ben onu Sekar’a sokacağım. Sekar’ın ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? O, yakıp bitirmedik bir şey bırakmaz, ama yakmaktan da vazgeçmez.” Azaba uğratılan kimseye vermedik zorluk, sıkıntı ve acı bırakmaz.

29. “Derileri yakıp kavurur.” Onları kavurur, azabının içine alıp yakar. Aşırı sıcak ve aşırı soğuğu ile onlarda rahat namına bir şey bırakmaz.

30. “Başında da on dokuz” bekçi melek “vardır.” Bunlar, “(O ateşin) başında çok sert ve çok güçlü melekler vardır ki onlar, Allah'ın kendilerine verdiği emirlerde O’na isyan etmezler. Ne emredilirse onu yaparlar.” (et-Tahrim, 66/6)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Üzerinde oranın muhafızları olan on dokuz melek vardır.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. عَلَيْهَا aleyha üzerinde vardır
  2. تِسْعَةَ tis'ate (on)dokuz kök: تسع
  3. عَشَرَ aşera on(dokuz) kök: عشر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: تسع (7 geçiş)

    Andolsun, biz Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Musa onlara gelmiş ve Firavun da ona, "Ben senin…

  • Aynı kök: تسع (7 geçiş)

    Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler.

  • Aynı kök: تسع (7 geçiş)

    "Elini koynuna sok; Firavun'a ve onun kavmine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak, kusursuz bembeyaz olarak çıksın. Çünkü onlar fasık bir…

  • Aynı kök: عشر (27 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: عشر (27 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: عشر (27 geçiş)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Üzerinde on dokuz vardır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki 19 rakamı, bir sonraki ayet gereği cehennemi işleten meleklerin sayısıdır.

Mustafa İslamoğlu

onun üzerinde on dokuz (melek/e) vardır.

Muhammed Esed

Onun üzerinde ondokuz (güç) vardır.

Ahmed Hulusi

Onun üzerinde on dokuz vardır!

Ali Bulaç

Onun üzerinde ondokuz vardır.

Ali Özek ve heyeti

Üzerinde on dokuz (muhafız melek) vardır.

Ali Rıza Safa

Üzerinde, on dokuz vardır. dipnot 548

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 548
    Üzerinde en çok yorum yapılan Kur'an ayetlerindendir. Ayette bildirilen, "Üzerinde, on dokuz vardır." tümcesinde, melek veya bekçi veya güç anlamında hiçbir sözcük yer almamasına karşın, kimi Kur'an çevirilerinde, "On dokuz görevli melek vardır." veya "On dokuz memur vardır." veya "On dokuz bekçi vardır." veya "On dokuz güç vardır." biçiminde eklemeler yapılarak çevrilmiştir. Değişik ülkelerden Kur'an araştırmacılarına göre, bu ayet Kur'an'ın Allah tarafından sayısal bir örgü düzeniyle korunduğunu bildirmektedir. Bu konuda, önyazıların dokuzuncu bölümünde ayrıntılı bilgi verilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- İşte ben onu Sekar'a sokacağım. Sekar'ın ne olduğunu nereden bileceksin? Bırakmayan ve terk etmeyen bir ateştir. İnsanın derisini kavurur; orada ondokuz bekçi vardır.

Edip Yüksel

Üzerinde ondokuz vardır. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Kuran'ın Tanrı sözü olduğuna dair, herkese açık fiziksel bir kanıt sağlayan bu büyük mucizenin bazı detaylarını "Üzerinde 19 Var" adlı kitapta sergiledik. Bu çevirinin sonundaki Notlar bölümünde bazı örnekleri bulabilirsiniz. Ama dilerseniz, bu konuda araştırma yapmış olanlar tarafından yazılmış hiçbir makale veya kitaba bakmadan, sıfırdan başlayarak, "Kuran, 19 kodu üzerine kurulu bir matematiksel yapıyla örülmüş müdür?" sorusunun cevabını kendiniz araştırabilirsiniz: Araştırmayı objektif olarak yaparsanız, şu ana kadar keşfedilen nice örneği aynen bulacağınızdan hiç kuşkum yok. * Matematikten ve olasılık hesaplarından pek anlamayan bazı saf kişiler; rakamları yan yana koyarak, ekleyip bölerek manipülasyonlarla sözde "mucizeler" bulabildiği gibi; inkarcı bağnazlıktan ötürü Kuran'da mevcut olan matematiksel sistemi görmek istemeyenler de vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Üzerinde ondokuz vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Üzerinde ondokuz (bekçi melek) vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Üzerinde on dokuz

Erhan Aktaş

Onun üzerinedir on dokuz!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onun üzerinedir on dokuz!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onun üzerinedir on dokuz!

Gültekin Onan

Onun üzerinde ondokuz vardır.

Hasan Basri Çantay

Üzerinde on dokuz (melek) vardır.

İbni Kesir

Onun üzerinde ondokuz vardır.

Mehmet Alagaş

(27-42) Sekar nedir? İdrak edebildin mi? Ne geriye atık kalır ne de bırakır. Beşerleri / derilileri kavurur. Onun üzerinde on dokuz vardır. Biz ateşin sahiplerini / görevlileri ni meleklerden yaptık , Onların sayılarını / adetlerini de kafirler için sınayıp ayrıştırma / fitne yaptık ki kitap verilenler yakinen inansın, iman edenlerin de imanı artsın / ziyadeleşsin, kitap verilenler ve iman edenler kuşkuya / raybeye düşmesinler, kalpleri hastalıklılar ve kafirler de Allah bu örnekle / misalle dileği / muradı nedir? desinler, böylelikle Allah kimi isterse saptırır, kimi isterse yola sokar / hidayet eder, Rabbinin ordularını ancak O bilir. (19 meleği hallederiz diyenler içindir) O, ancak derili için / beşer için bir hatırlatmadır. Hayır, hayır Aya, arkasını dönüp çekip giden geceye, ağaran / aydınlanan sabaha andolsun ki O, büyük bir şeydir. Sizden sunum / takdim veya ertelenme / tehir isteyen beşer için uyarıdır. Her nefis / nefesli / soluklu kazandığının tutsağıdır / rehinidir, Yemin sahipleri / Sağ’ın halkları hariç (onlar sekarda değildirler) onlar, cennetlerdedirler, suçlulara / mücrimlere sizi sekara sokan nedir? diye sorarlar / sual ederler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Üzerinde on dokuz (melek) vardır.

Süleyman Ateş

Üzerinde ondokuz (muhafız) vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onun üzerinde görevli on dokuz melek vardır.

Şaban Britch

Üzerinde on dokuz (melek) vardır.

Şaban Piriş

Üzerinde on dokuz (melek) vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Üzerinde ondokuz vardır onun.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

It " Saqar " is guarded by a body of angels numerically nineteen, massive, robust mighty and severe on strangers.

Abdul Haleem

there are nineteen in charge of it––

Abdullah Yusuf Ali

Over it are Nineteen.

Abul A'la Maududi

Over it are nineteen keepers.

Aisha Bewley

There are nineteen in charge of it.

Al-Hilali & Khan

Over it are nineteen (angels as guardians and keepers of Hell).

Ali Quli Qarai

There are nineteen [keepers] over it.

Amatul Rahman Omar

Nineteen (wardens) are appointed over it (- the Hell-fire in consonance with the nineteen human faculties the misuse of which results in punishment for the sinners).

Arthur John Arberry

over it are nineteen.

Bijan Moeinian

Over it are nineteen.

E. Henry Palmer

over it are nineteen (angels).

Edip-Layth

On it is nineteen.

George Sale

Over the same are nineteen angels appointed.

Hamid S. Aziz

Over it are nineteen.

Mahmoud Ghali

Over it are nineteen.

Marmaduke Pickthall

Above it are nineteen.

Mohamed Ahmed - Samira

Over it are nineteen (guards).

Muhammad Asad

Over it are nineteen [powers].

Mustafa Khattab

It is overseen by nineteen ˹keepers˺.

Progressive Muslims

Upon it is nineteen.

Rashad Khalifa

Over it is nineteen.,

Sahih International

Over it are nineteen [angels].

Sam Gerrans

Over it are nineteen;

Shabbir Ahmed

Over it are nineteen. (On the tablet of human life are inscribed nineteen patterns of behavior that lead to the Fire).

Syed Vickar Ahamed

Over it are nineteen (angels as the keepers).

Taqi Usmani

Appointed on it are nineteen (wardens).

The Monotheist Group

Upon it is nineteen.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 30. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 30. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 30. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩