Diyanet İşleri
Bununla beraber, Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O takvaya (kendisine karşı gelmekten sakınılmaya) ehil olandır, bağışlamaya ehil olandır.
Müddessir suresi
Müddessir suresi, 56. ayet. وَمَا يَذْكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ هُوَ أَهْلُ ٱلتَّقْوَىٰ وَأَهْلُ ٱلْمَغْفِرَةِ
vemâ yeẕkürûne illâ ey yeşâe-llâh. hüve ehlü-ttaḳvâ veehlü-lmagfirah.
Bununla beraber, Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O takvaya (kendisine karşı gelmekten sakınılmaya) ehil olandır, bağışlamaya ehil olandır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Öğütten yüz çevirenler Müddessir 49–56 3
Hayır, hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.
Hayır, düşündükleri gibi değil! Şüphesiz bu (Kur'an) bir uyarıdır.
Artık kim dilerse ondan öğüt alır.
Bununla beraber, Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O takvaya (kendisine karşı gelmekten sakınılmaya) ehil olandır, bağışlamaya ehil olandır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 54–56. ayetler için yazılmıştır.
54. “Asla! Gerçek şu ki o, bir öğüttür.” Burada “o” zamiri ya bu sûreye aittir yahut da bu sûrenin ihtiva ettiği öğüte aittir.
55. “Dileyen ondan öğüt alır.” Çünkü ona yol açıklanmış ve gerekli deliller ortaya konulmuştur.
56. “Allah dilemedikçe de öğüt alamazlar.” Çünkü Allah’ın meşîeti her şeyi kapsar ve her şeyde geçerlidir. Az-çok, küçük-büyük hiçbir şey, O’nun dışına çıkamaz.
Bu buyruk ile kulların fiillerini Allah’ın meşîeti kapsamında görmeyen Kaderiye ile kulun hiçbir meşîetinin olmadığını, gerçek manada fiilinin ona ait olmadığını, kulun fiillerini yapmaya mecbur olduğunu iddia eden Cebriye’nin kanaatleri reddedilmektedir.
Zira burada Yüce Allah, hem kulların gerçek manada bir irade ve fiillerinin bulunduğunu ortaya koymakta hem de bunu kendi iradesine tabi kılmaktadır.
"O, kendisinden korkulmaya lâyık olandır, bağışlamak da O’na yaraşır.” Yani O, kendisinden korkulmaya, ibadet olunmaya layık olandır. Çünkü O, kendisinden başka ibadet olunmaması gereken tek gerçek ilâhtır. Kendisinden korkan, rızasına uyan kimselere de mağfiret edendir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar, Allah’ın öğüt almalarını dilemesi dışında öğüt almazlar. O -Subhanehu ve Teâlâ- emirleri yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak korkulmaya layıktır. Aynı zamanda kendisine tövbe eden kullarının günahlarını bağışlayıcıdır.
Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…
Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…
Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Bunu yapanlar), Allah'ın istediğinden başkasını hatırlamamış olurlar. dipnot 1 Takvâya (duyarlı olmaya) layık olan da bağışlayan da O'dur.
zaten onlar ancak Allah'ın dilemesi durumunda öğüt alabilirler. O, kendisine karşı sorumluluk duyulmaya ve bağışlamaya en ehil olandır.
Ama o (öteki dünyaya inanmaya)nlar, Allah dilemedikçe ondan ders almazlar çünkü O, Allah'a karşı sorumluluk bilincinin ve mağfiretin kaynağıdır.
Allah dilemedikçe onlar zikredemezler (hatırlayıp değerlendiremezler). . . O, takvanın ehlidir (dilediğinde korunmayı izhar eder) ve mağfiretin ehlidir (dilediğinde mağfiretini oluşturur).
Allah dilemedikçe onlar öğüt almazlar; takvanın sahibi (onu kabul etmeye ehil olan) O'dur, mağfiretin sahibi (bağışlamaya ehil olan da) O'dur.
Bununla beraber, Allah dilemeksizin onlar öğüt alamazlar. Sakınılmaya lâyık olan da O'dur, mağfiret sahibi de O’dur.
Allah dilemedikçe, zaten öğüt alamazlar. O, sorumluluk bilincine erişmenin ve bağışlanmanın kaynağıdır. dipnot 550
Böylece zaten onlar Allah'ın dilediğini ancak öğüt almış olurlar. Çünkü saygı duyulması gereken O'dur. Bağışlayacak olan da O'dur.
ALLAH dilemezse onlar öğüt alamazlar. O, erdemli davranmanın kaynağıdır; bağışlamanın kaynağıdır.
ALLAH dilemezse onlar öğüt alamazlar. O, erdemli davranmanın kaynağıdır; bağışlamanın kaynağıdır.
Bununla beraber Allah dilemeyince, düşünmezler; koruyacak da O'dur, bağışlayacak da!
Maamafih Allah dilemeyince düşünmezler, koruyacak da odur, mağfiret edecek de
Allah dilemedikçe dipnot 1 onlar öğüt almazlar. O, takvaya ehildir dipnot 2 ve bağışlamaya ehildir.
Allah dilemedikçe dipnot 1 onlar öğüt almazlar. O, takvaya ehildir dipnot 2 ve bağışlamaya ehildir.
Allah dilemedikçe dipnot 1 onlar öğüt almazlar. O, takvaya ehildir dipnot 2 ve bağışlamaya ehildir.
Tanrı dilemedikçe onlar öğüt almazlar; takva ehli ve mağrifet ehli (olan) O'dur.
Bununla beraber Allahın dileyeceğinden başkaları o öğüdü almazlar ki (Onun azabından) korunmıya ehil olan da odur, yarlığanmıya ehil olan da o.
Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O, takvaya ehildir, mağfirete ehildir.
(43-56) Bizler namazı / salahı kılmazdık, çalışma gücü olmayanları / miskini yedirmezdik, dalanlarla / kapılanlarla beraber bizler de dalar giderdik, bizler din gününü / hesaplaşma gününü yalanlardık. Ta ki yakın olan bizi alıncaya / ölüm bizi alıncaya değin yalanladık. Onlara şefaatçilerin şefaati de fayda vermez. Hatırlatmadan yüz çeviriyorlar. Aslandan kaçan ürkmüş eşek gibiler. Hatta her birine (kişiye özel) açıklama içeren / şerh edilmiş sayfalar verilm esini istiyorlar . ( Oysa k itap sıklıkla genele hitaplı) Hayır, hayır diğer hayattan / ahiretten korkmuyorlar. Yoo, hayır, hayır O, Onu hatırlamak isteyen kişiye bir hatırlatmadır. Allah ancak isterse , onlar hatırlarlar. O /Allah sakınma / takva ehlidir, bağışlama / mağfiret ehlidir.
Allah dilemedikçe onlar öğüt almazlar. Kendisinden korkulmaya layık olan da, bağışlayıcı olan da O’dur.
Allah dilemedikçe onlar öğüt almazlar. Takva ve mağfiret ehli O'dur (kendisinden korunmağa, cezasından kaçınmağa layık olan ve günahları bağışlayan yalnız O'dur).
Onlar, ancak Allah'ın gerekeni yapması ile dipnot 1 bu bilgiden yararlanırlar dipnot 2 . Allah, her türlü yanlıştan sakınan ve hep bağışlayandır dipnot 3 .
O bilgiyi aklından çıkarmayanlar, tercihlerinin doğruluğunu Allah'ın onayladıklarıdır dipnot 1 . Böylesi, Allah'tan çekinip korunan ve affedilmeyi hak eden kişidir.
Allah dilemedikçe öğüt almazlar. Kendisinden korkulmaya layık olan O’dur, bağış sahibi O’dur
Allah dilemedikçe öğüt almazlar. Kendisinden korkulmaya layık olan O'dur, bağış sahibi O'dur.
Ve onlar, Allah'ın dilediği dışında, öğüt alamazlar. Sakındırmaya ve affetmeye ehil olan O'dur.
But no wish would be fulfilled until Allah has so willed, He is Reverence personified. He is the Creator Who merits profound reverence and He is the Absolute Source of forgiveness, and to those who repent, perhaps He will relent and quit them all His debt.
they will only take heed if God so wishes. He is the Lord who should be heeded, the Lord of forgiveness.
But none will keep it in remembrance except as Allah wills: He is the Lord of Righteousness, and the Lord of Forgiveness.
But they will not benefit from it unless Allah Himself so wills. dipnot 1 He is worthy to be feared; dipnot 2 and He is worthy to forgive (those that fear Him). dipnot 3
But they will only pay heed if Allah wills. He is entitled to be feared and entitled to forgive.
And they will not receive admonition unless Allâh wills; He (Allâh) is the One, deserving that mankind should be afraid of, and should be dutiful to Him, and should not take any Ilâh (god) along with Him, and He is the One Who forgives (sins).
And they will not remember unless Allah wishes. He is worthy of [your] being wary [of Him] and He is worthy to forgive.
But these (deniers) will not remember it unless Allâh (so) will. He alone is worthy to be taken as a shield and He alone is most worthy of granting protection.
And they will not remember, except that God wills; He is worthy to be feared, -- worthy to forgive.
Only those who deserve the blessing of God will believe in it. In God alone you will find righteousness and in God alone you will find forgiveness.
but none will remember it except God please. He is most worthy of fear; and he is most worthy to forgive!
None will take heed except if God wills. He is the source of righteousness and the source of forgiveness.
But they shall not be warned, unless God shall please. He is worthy to be feared; and he is inclined to forgiveness.
But none will remember (or heed) unless Allah wills. He is the source of fear (or righteousness) and the source of Mercy.
And in no way will they remember, except that Allah decides. He is The Source (Literally: The only Qualified One) of piety and The Source of forgiveness.
And they will not heed unless Allah willeth (it). He is the fount of fear. He is the fount of Mercy.
But they will not remember except as God wills: He is worthy to be feared, and He is worthy of forgiving
But they [who do not believe in the life to come] will not take it to heart unless God so wills: [for] He is the Fount of all God-consciousness, and the Fount of all forgiveness.
But they cannot do so unless Allah wills. He ˹alone˺ is worthy to be feared and entitled to forgive.
And none will remember except if God wills. He is the source of righteousness and the source of forgiveness.
They cannot take heed against GOD's will. He is the source of righteousness; He is the source of forgiveness.
And they will not remember except that Allah wills. He is worthy of fear and adequate for [granting] forgiveness.
And they will not remember save that God wills; He is worthy of prudent fear and worthy to forgive.
But they will not take it to heart except in accordance with Allah's Law of Guidance. (4:88). He is the Source of security, and the Source of forgiveness and protection. (76:30), (81:29).
And they will not keep it in memory (mind) except as Allah wills: He is the One Who deserving the righteousness (with prayer and supplication to Him) and He is the One Who grants forgiveness (of the sins).
And they will not take advice unless Allah so wills. He is worthy to be feared, and worthy to forgive.
And none will remember except if God wills. He is the source of righteousness and the source of forgiveness.