Diyanet İşleri
Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
Müddessir suresi
Müddessir suresi, 52. ayet. بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًا مُّنَشَّرَةً
bel yürîdü küllü-mriim minhüm ey yü'tâ ṣuḥufem müneşşerah.
Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Öğütten yüz çevirenler Müddessir 49–56 3
Böyle iken onlara ne oluyor da, öğütten yüz çeviriyorlar?
(50-51) Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.
Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
Hayır, hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.
Hayır, düşündükleri gibi değil! Şüphesiz bu (Kur'an) bir uyarıdır.
Artık kim dilerse ondan öğüt alır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 49–53. ayetler için yazılmıştır.
49-51. Yüce Allah, bu şekilde muhalefet edenlerin âkıbetini ve onlara neler yapılacağını açıkladıktan sonra, hayatta bulunanlara azarda bulunup kınayıcı ifadeler kullanarak şöyle buyurmaktadır: “Ne oluyor onlara ki öğütten yüz çeviriyorlar?” Ondan gafildirler ve uzak durmaktadırlar. Bu öğütten hızlıca kaçışları dolayısı ile tıpkı “aslandan ürküp kaçan yaban eşekleri.” gibidirler. Biri diğerini ürküttüğü için daha da hızlı koşan, bir avcının yahut kendisini öldürmek isteyen bir atıcının yahut bir aslan veya benzeri bir yırtıcı hayvanın şerrinden kurtulmak için kaçışan yaban eşeklerine benzerler. Bu da haktan uzaklaşıp kaçışın en ileri bir derecesidir. Bu şekilde kaçıp yüz çevirmekle birlikte onlar, pek büyük iddialarda da bulunmaktadırlar:
52. “Dahası onlardan her biri, kendisine” üzerine semâdan inmiş “açılıp okunan sahifeler verilmesini bekliyor.” ve ancak bu yolla hakka boyun eğeceğini ileri sürüyor. Halbuki onlar yalan söylüyorlar. Çünkü onlara her türlü mucize ve âyet gelecek olsa dahi, can yakıcı azabı görmedikçe iman etmeyeceklerdir. Çünkü onlara hakkı açıkça ortaya koyan, açık seçik âyet ve belgeler gelmiştir. Şâyet hayırlı bir özellikleri bulunsaydı mutlaka iman ederlerdi. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
53. “Asla!” Yani Biz, onlara istediklerini vermeyeceğiz. Onlar, bu sözleri ile sadece dmeogoji yapıp karşı tarafı bastırmak istiyorlar. “Doğrusu onlar, âhiretten korkmuyorlar.” Eğer âhiretten korksalardı bu yaptıklarını yapmazlardı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bilakis o müşriklerden her biri, Muhammed'in Allah’ın gönderdiği bir elçi olduğunu ona haber veren yanı başında açılmış bir kitap olsun istiyor. Bunun sebebi ise delillerin azlığı veya kanıtların zayıflığı değildir. O ancak inat ve büyüklük taslamaktır.
Aynı kök: صحف (9 geçiş) · Aynı kök: نشر (21 geçiş)
Amel defterleri açıldığı zaman,
Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)
Şehirde birtakım kadınlar, "Aziz'in karısı, (hizmetçisi olan) delikanlısından murad almak istemiş. Ona olan aşkı yüreğine işlemiş. Şüphesiz biz onu…
Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)
Kral, kadınlara, "Yusuf'tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?" dedi. Kadınlar, "Haşa! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz"…
Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)
Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber…
Aynı kök: صحف (9 geçiş)
İnanmayanlar, "Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!" dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili…
Aynı kök: صحف (9 geçiş)
Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi olarak…
Aynı kök: نشر (21 geçiş)
Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.
Aynı kök: نشر (21 geçiş)
(İçlerinden biri şöyle dedi:) "Mademki onlardan ve Allah'tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o halde mağaraya çekilin ki,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Aslında onların her biri, kendisine (önünde) açılmış sahifeler (vahiy) verilmesini istiyor.
Evet, onların her biri kendilerine açık seçik sayfalar verilmesini ister.
Evet, hepsi kendilerine açılmış, açıklanmış vahiyler verilmesi gerektiğini iddia ederler!
Belki de her biri, kendisine (vahiy inip) açılmış sahifeler verilmesini diler!
Hayır; her biri, kendisine açılmış sahifelerin verilmesini ister.
Daha doğrusu onlardan her biri, kendisine, (önünde) açılmış sahifeler (İlâhî vahiy) verilmesini istiyor.
Hayır! Kendileri için yazılmış sayfalar verilmesini istiyorlar.
- Öyleyken, onlara ne oluyor kiadeta arslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi, öğütten yüz çeviriyorlar? Daha doğrusu onların her biri, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
Hayır, onlardan her biri, kendisine özel olarak açılmış sayfalar verilmesini ister.
Hayır, onlardan her biri, kendisine özel olarak açılmış sayfalar verilmesini ister.
Yok! Onlardan her kişi kendisine ayrı sahifelerle tezkireler (ihtarnameler) dağıtılmasını istiyor.
Yok onlardan her kişi kendisine ayrı sahifelerle tezkireler dağıtılmasını istiyor
Hayır! Onların tamamı, kendileri için yazılmış sahifeler gelmesini ister.
Hayır! Onların tamamı, kendileri için yazılmış sahifeler gelmesini ister.
Hayır! Onların tamamı, kendileri için yazılmış sahifeler gelmesini ister.
Hayır; her biri, kendisine açılmış sahifelerin verilmesini ister.
Evet, onlardan herkişi kendisine neşredilecek sahifeler verilmesini ister.
Hayır, onlardan her biri, önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister.
(43-56) Bizler namazı / salahı kılmazdık, çalışma gücü olmayanları / miskini yedirmezdik, dalanlarla / kapılanlarla beraber bizler de dalar giderdik, bizler din gününü / hesaplaşma gününü yalanlardık. Ta ki yakın olan bizi alıncaya / ölüm bizi alıncaya değin yalanladık. Onlara şefaatçilerin şefaati de fayda vermez. Hatırlatmadan yüz çeviriyorlar. Aslandan kaçan ürkmüş eşek gibiler. Hatta her birine (kişiye özel) açıklama içeren / şerh edilmiş sayfalar verilm esini istiyorlar . ( Oysa k itap sıklıkla genele hitaplı) Hayır, hayır diğer hayattan / ahiretten korkmuyorlar. Yoo, hayır, hayır O, Onu hatırlamak isteyen kişiye bir hatırlatmadır. Allah ancak isterse , onlar hatırlarlar. O /Allah sakınma / takva ehlidir, bağışlama / mağfiret ehlidir.
Hayır; her biri önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister.
Hayır, onlardan her kişi kendisine açılan sahifeler verilmesini istiyor.
Aslında onlardan her biri, kendilerine dağıtılacak sayfalar /belgeler getirilmesini ister dipnot 1 .
Aslında onlardan her biri, kendine açık seçik sayfalar verilmesini ister.
Belki de onların her biri (gökten inip) önlerine açılmış bir sahife verilmesini istiyorlar.
Belki de onların her biri önlerine açılmış bir sahife verilmesini istiyorlar.
İçlerinden her kişi de istiyor ki, kendisine açılıp saçılmış sayfalar verilsin.
Ironically every one of these infidels wants a Scripture to be revealed to him and alone.
Each one of them demands that a scripture be sent down to him and unrolled before his very eyes-
Forsooth, each one of them wants to be given scrolls (of revelation) spread out!
No indeed; each one of them desires that open letters be sent to each of them. dipnot 1
In fact each one of them wants to be given an unfurled scroll.
Nay, everyone of them desires that he should be given pages spread out (coming from Allâh with a writing that Islâm is the right religion, and Muhammad صلى الله عليه وسلم has come with the truth from Allâh, the Lord of the heavens and earth).
Rather everyone of them desires to be given unrolled scriptures [from Allah].
The fact is that everyone of them desires that he should (individually) be given open Scripture (direct from heaven).
Nay, every man of them desires to be -- given -- scrolls unrolled.
Do they expect a personalized letter of invitation for each of them?
Nay, every man of them wished that he might have given him books spread open!
Alas, every one of them wants to be given separate manuscripts.
But every man among them desireth that he may have expanded scrolls delivered to him from God.
Nay; every one of them desires that he may be given pages spread out (or open);
No indeed, every person of them would like scrolls spread open to be brought him.
Nay, but everyone of them desireth that he should be given open pages (from Allah).
In fact every one of them wants to be given open books (like the prophets).
Yea, everyone of them claims that he [himself] ought to have been given revelations unfolded!
In fact, each one of them wishes to be given a ˹personal˺ letter ˹from Allah˺ for all ˹to read˺.[1]
Alas, every one of them wants to be given separate scriptures.
Does each one of them want to receive the scripture personally?
Rather, every person among them desires that he would be given scriptures spread about.
The truth is, every man of them desires that he be given scriptures unfolded.
Nay, each of them wants to be given the scrolls of Revelation personally, unfolded (and spoon-fed).
No doubt, each one of them wants to be given scrolls (of Revelation from Allah) spread out!
Rather, every one of them wishes that he should be given unrolled (divine) scriptures.
Alas, every one of them wants to be given separate scripts.