Diyanet İşleri
(8-9) Sur'a üfürüldüğü zaman var ya; işte o gün çetin bir gündür.
Müddessir suresi
Müddessir suresi, 8. ayet. فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ
feiẕâ nüḳira fi-nnâḳûr.
(8-9) Sur'a üfürüldüğü zaman var ya; işte o gün çetin bir gündür.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kalk da uyar; sûr günü Müddessir 1–10 3
Şirkten uzak dur.
İyiliği, daha fazlasını bekleyerek (bir kazanç elde etmek için) yapma.
Rabbinin rızasına ermek için sabret.
(8-9) Sur'a üfürüldüğü zaman var ya; işte o gün çetin bir gündür.
Kafirler için hiç kolay değildir.
Beni, yarattığım kişiyle baş başa bırak.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 8–10. ayetler için yazılmıştır.
8-10. Yani kabirlerden kalkılması, bütün insanların öldükten sonra dirilmesi ve amel defterlerinin verilmesi için Sûr’a “üfürüldüğü zaman, işte o gün” dehşetli hallerinin ve zorluklarının çokluğundan dolayı “oldukça zor bir gündür. Kâfirlere hiç de kolay değildir.” Çünkü onlar, her türlü hayırdan yana ümitlerini kesmiş, kesinlikle helâk olacaklarını, azap içinde mahvolacaklarını anlamış olacaklardır.
Bu son ayetten anlaşıldığına göre o gün mü’minlere kolay olacaktır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kâfirler: Bu zorlu bir gündür, derler.” (el-Kamer, 54/8)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sûr’a ikinci defa üflendiği zaman.
Aynı kök: نقر (4 geçiş)
Yoksa onların hükümranlıkta bir payı mı var? Öyle olsa, insanlara bir zerre bile vermezler.
Aynı kök: نقر (4 geçiş)
Mü'min olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(8, 9) Sûr'a üflendiği zaman, işte o gün, çok zor bir gün (olacak)tır.
Ve (şu haberi ilet): (Sur) borusuna üflendiği zaman;
Ve (insanları uyar ki), (yeniden diriliş) suru üflendiği zaman,
O boru öttürüldüğünde (ölüm, ba's);
Çünkü o boruya (sur'a) üfürüldüğü zaman,
O Sûr'a üfürüldüğü zaman var ya,
Sonunda, boruya üflendiğinde.
-Sur'a üfürüldüğünde, işte o gün, çok çetin, çok zorlu bir gündür. Kafirler için kolay değildir.
Duyuru yapıldığı zaman,
Duyuru yapıldığı zaman,
Çünkü o boru (Sur) bir öttürüldü mü,
Çünkü o boru öttürüldü mü bir
Nakur'a dipnot 1 üflendiği zaman.
Nakur'a dipnot 1 üflendiği zaman.
Nakur'a dipnot 1 üflendiği zaman.
Çünkü o boruya (Sur'a) üfürüldüğü zaman,
Çünkü o boru üfürülünce,
Sur'a üflendiğinde;
(8-26) Sura üfürüldüğünde, işte bugün, zorluk günüdür, kafirlere kolay değildir. Bana bırak, tek olarak yarattığım kişiyi, uzun uzadıya ona mal yaptığımı, şahit olunan çocuklar /oğullar, döşedikçe döşenmiş /genişlik verdiğim kişiyi, sonra, daha da artırmamı umar, Yoo, h ayır, hayır, mutlaka o ayetlerimize karşı inatlaşırdı. Onu sarp yola / yokuş yola sardıracağım . Mutlaka o ölçüp biçti ve ayarladı / takdir etti. Geberesice / katledilesice nasıl bir takdir etmekse, sonra, geberesice nasıl bir takdir etmekse. Sonra baktı sonra kaş çattı/yüzünü asıklaştırdı ekşitti / buruşturdu. Sonra dübürünü / ardını döndü ve büyüklendi / kibirlendi. Kesinlikle bu devamlı nakledilen / geçmişten kalan bir sihirdir. Bu ancak bir beşer /derili sözüdür dedi. Onu sekara (deri kavurana) sokacağım / yaslayacağım.
Sûr’a üflendiği zaman.
Sur'a üflendiği zaman
Kalk borusu çalındığı zaman, dipnot 1
Sura üfürüldüğü gün...
Sûr’a üflendiği zaman;
Sur'a üflendiği zaman..
O boruya üfürüldüğünde,
For when finally the h trumpet is sounded,
When the Trumpet sounds,
Finally, when the Trumpet is sounded,
When the Trumpet shall be sounded,
For when the Trumpet is blown,
Then, when the Trumpet is sounded (i.e. the second blowing of the horn).
When the Trumpet will be sounded,
And the day the trumpet (of the Prophet's call to the people) is sounded,
For when the Trump is sounded
The Day that the horn is blown.
And when the trump is blown, -
So when the trumpet is sounded.
When the trumpet shall sound,
For when the trumpet is sounded,
So when Trumpet is sounded (Literally: trumpeted).
For when the trumpet shall sound,
For when the trumpet blows
And [warn all men that] when the trumpet-call [of resurrection] is sounded,
˹For˺ when the Trumpet will be sounded,[1]
So when the trumpet is sounded.
Then, when the horn is blown.
And when the trumpet is blown,
Then when the Trumpet is sounded:
For when the Trumpet will sound.
Then, when the trumpet is sounded,
For when the trumpet will be blown,
So when the horn is sounded.