Diyanet İşleri
Sekar'ın ne olduğunu sen ne bileceksin?
Müddessir suresi
Müddessir suresi, 27. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ
vemâ edrâke mâ seḳar.
Sekar'ın ne olduğunu sen ne bileceksin?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yalnız yarattığım kişi ve Sekar Müddessir 11–30 3
(23-24) Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu, ancak nakledilegelen bir sihirdir."
"Bu, ancak insan sözüdür."
Ben onu "Sekar"a (cehenneme) sokacağım.
Sekar'ın ne olduğunu sen ne bileceksin?
Geride bir şey koymaz, bırakmaz.
Derileri kavurur.
Üzerinde on dokuz (görevli melek) vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 11–30. ayetler için yazılmıştır.
Bu âyet-i kerimeler, hakka karşı inatla duran, Allah’a ve Rasûlüne savaş açan, onlara karşı duran el-Velîd b. el-Muğîre hakkında inmiştir. Yüce Allah onu başka hiçbir kimseyi yermediği bir şekilde yermiştir. İşte hakka karşı inatlaşan, hakka karşı mücadele veren kimsenin cezası budur. Bu dünya hayatında rezil olur. Âhiretteki azap ise daha bir rezil edicidir elbette. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
11. “Sen Bana bırak o tek başına yarattığım.” Malsız, ailesiz ve başka hiçbir şeye sahip olmaksızın yalnız başına yarattığım ve halen kendisine lütufta bulunup pek çok şeyler verdiğim;
12-13. “Kendisine bolca” pek çok “mal verdiğim ve” yanı başında “hazır duran oğullar” sürekli yanında bulunan, kendileri ile faydalanıp ihtiyaçlarını gördüğü, kendileri ile güç kazandığı erkek çocuklar verdiğim;
14. “Her türlü imkanı önüne serdiğim” ona dünyevî imkânlar ve bu imkânları elde etme yollarını bağışladı; öyle ki o ihtiyaçlarını kolaylıkla görebilmekte, arzuladığı ve istediği her şeyi elde etmektedir.
15. Bunca nimetler ve ihsanlarımla birlikte “bir de kalkmış (nimetleri) daha da artırmamı bekliyor.” Yani dünyada nimetlere nail olduğu gibi âhiret nimetlerine de nail olmayı ümit ediyor.
16. “Asla!” Durum onun istediği gibi olmayacaktır. Aksine onun istediğinin ve arzu ettiğinin tersine olacaktır. Bunun böyle olmasının sebebi ise şudur:
17. “Çünkü o, âyetlerimize karşı çok inatçıdır.” Âyetlerimizi anladığı halde onları inkâr etmiş, âyetlerimiz onu hakka çağırdığı halde onlara itaat etmemiştir. Hatta yüz çevirmekle de yetinmeyerek bunlarla savaşmaya koyulmuş, âyetlerimi iptal etmeye çalışmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah onun hakkında şöyle buyurmaktadır:
18-20. “Çünkü o” kendi kendine “düşündü” Kur’ân-ı Kerîm’i kendisi ile çürüteceği söz söylemek maksadı ile hakkında düşündüğü hususları “ölçtü biçti. Kahrolası! Ne biçim ölçtü biçti? Yine kahrolası! Ne biçim ölçü biçti?” Çünkü o, kendisi ile asla boy ölçüşemeyeceği bir işe kalkışmıştı. Kendisinin ve benzerlerinin asla ulaşamayacağı bir yokuşa tırmanmaya çalışmıştı.
21-22. “Sonra” ne söyleyeceğine “baktı, sonra suratını astı, kaşlarını çattı.” Yüzünde ve dış görünüşünde haktan nefret ettiği ve hakka karşı kin duyduğu belirgin hale geldi.
23. “Sonra yüz çevirip” geri döndü “Büyüklük tasladı.” Bu ise onun düşünme çabasının fiilî ve sözlü olarak ortaya koyduklarının bir sonucudur.
24-25. “Nihayet dedi ki: “Bu (eskilerden) nakledilen bir sihirden ibarettir. Bu, insan sözünden başka bir şey değil!” Yani bu, Allah’ın kelâmı değildir, insan sözüdür. Aynı şekilde bu, iyi ve hayırlı insanların da sözü değildir. Aksine onların kötülerinin, günahkârlarının, her türlü yalancı ve sihirbazın bir sözüdür.
Kahrolasıca! Haktan ne kadar da uzak! Hüsran ve helâke ne kadar müstehak! En yüce ve en büyük söz olan, pek yüce ve azametli Rabbin sözünü yaratılmış, muhtaç ve her bakımdan aciz varlıkların sözüne benzediği nasıl düşünülebilir yahut bunu bir kimse nasıl tasavvur edebilir? Bu yalancı ve inatçı kişi, Yüce Allah’ın kelâmını bu şekilde nitelendirme cesaretini kendinde nasıl bulabilir?
Böylesinin çetin azaptan başka bir şeyi hak etmesi söz konusu değildir. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
26-28. “Ben onu Sekar’a sokacağım. Sekar’ın ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? O, yakıp bitirmedik bir şey bırakmaz, ama yakmaktan da vazgeçmez.” Azaba uğratılan kimseye vermedik zorluk, sıkıntı ve acı bırakmaz.
29. “Derileri yakıp kavurur.” Onları kavurur, azabının içine alıp yakar. Aşırı sıcak ve aşırı soğuğu ile onlarda rahat namına bir şey bırakmaz.
30. “Başında da on dokuz” bekçi melek “vardır.” Bunlar, “(O ateşin) başında çok sert ve çok güçlü melekler vardır ki onlar, Allah'ın kendilerine verdiği emirlerde O’na isyan etmezler. Ne emredilirse onu yaparlar.” (et-Tahrim, 66/6)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Muhammed!- Sekar'ın ne olduğu hakkında sen ne biliyorsun?
Aynı kök: دري (29 geçiş)
Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…
Aynı kök: دري (29 geçiş)
De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk…
Aynı kök: دري (29 geçiş)
Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "(Bana emrolunanı, ayırım yapmadan) size eşit olarak bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mı yoksa uzak mı,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sekar'ın ne olduğunu sana bildiren ne olabilir ki!
Sekar'ın ne olduğunu nasıl bilebilirsin ki sen?
Cehennem ateşinin ne olduğunu hiç düşündün mü?
Sakar'ı sana bildiren nedir?
Cehennem (sakar) nedir, sen bilir misin?
Sen biliyor musun sekar nedir?
Yakıcı ateşi, sana bildiren nedir?
- İşte ben onu Sekar'a sokacağım. Sekar'ın ne olduğunu nereden bileceksin? Bırakmayan ve terk etmeyen bir ateştir. İnsanın derisini kavurur; orada ondokuz bekçi vardır.
Sakar nedir bilir misin?
Sakar nedir bilir misin?
Sekar'ın ne olduğunu bilir misin?
Bilir misin hem ne sekar
Sakar'ın ne olduğunu sana bildiren nedir?
Sakar'ın ne olduğunu sana bildiren nedir?
Sakar'ın ne olduğunu sana bildiren nedir?
Cehennem (sakar) nedir, sen bilir misin?
Sen biliyor musun, cehennem nedir?
Sekar'ın ne olduğunu bilir misin sen?
(27-42) Sekar nedir? İdrak edebildin mi? Ne geriye atık kalır ne de bırakır. Beşerleri / derilileri kavurur. Onun üzerinde on dokuz vardır. Biz ateşin sahiplerini / görevlileri ni meleklerden yaptık , Onların sayılarını / adetlerini de kafirler için sınayıp ayrıştırma / fitne yaptık ki kitap verilenler yakinen inansın, iman edenlerin de imanı artsın / ziyadeleşsin, kitap verilenler ve iman edenler kuşkuya / raybeye düşmesinler, kalpleri hastalıklılar ve kafirler de Allah bu örnekle / misalle dileği / muradı nedir? desinler, böylelikle Allah kimi isterse saptırır, kimi isterse yola sokar / hidayet eder, Rabbinin ordularını ancak O bilir. (19 meleği hallederiz diyenler içindir) O, ancak derili için / beşer için bir hatırlatmadır. Hayır, hayır Aya, arkasını dönüp çekip giden geceye, ağaran / aydınlanan sabaha andolsun ki O, büyük bir şeydir. Sizden sunum / takdim veya ertelenme / tehir isteyen beşer için uyarıdır. Her nefis / nefesli / soluklu kazandığının tutsağıdır / rehinidir, Yemin sahipleri / Sağ’ın halkları hariç (onlar sekarda değildirler) onlar, cennetlerdedirler, suçlulara / mücrimlere sizi sekara sokan nedir? diye sorarlar / sual ederler.
Sekar’ın ne olduğunu bilir misin sen?
Sekar'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Sakar'ın ne olduğunu sana kim bildirebilir!
Sakar nedir? Onu nereden bileceksin? (Öyleyse dinle!)
Sekar’ın ne olduğunu bilir misin sen?
Sekar'ın ne olduğunu bilir misin sen?
Bilir misin nedir Sekar?
and you just do not know what "Saqar" is like;
What will explain to you what the scorching Fire is?
And what will explain to thee what Hell-Fire is?
And what do you know what Hell is?
What will convey to you what Saqar is?
And what will make you know (exactly) what Hell-fire is?
And what will show you what is Saqar?
How should you realize what the Hell- fire is?
and what will teach thee what is Sakar?
Do you have the least idea what Hellfire is?
and what shall make thee know what hell-fire is?
Do you know what Saqar is?
And what shall make thee to understand what hell is?
And what will make you understand what the burning (Hell-fire) is?
And what makes you realize what Saqar is?
- Ah, what will convey unto thee what that burning is! -
What do you think Hell-fire is?
And what could make thee conceive what hell-fire is?
And what will make you realize what Hell is?
And do you know what is Scorching heat
What retribution!
And what can make you know what is Saqar?
And what will convey to thee what Saqar is?
Ah, what will convey unto you what Saqar is!
And what will explain to you what is the Fire of Hell?
And what can let you know what Saqar is?
And do you know what is the scorching heat?