Müddessir suresi

Müddessir suresi, 45. ayet

Müddessir suresi, 45. ayet. وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ

vekünnâ neḫûḍu me`a-lḫâiḍîn.

Diyanet İşleri

"Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Müddessir 42–48 · surenin 45. ayeti / 56

Konu Herkes kazandığına rehindir; suçlulara sorulanlar Müddessir 38–48 3

  1. Müddessir 42

    (40-42) Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a (cehenneme) ne soktu?"

  2. Müddessir 43

    Onlar şöyle derler: "Biz namaz kılanlardan değildik."

  3. Müddessir 44

    "Yoksula yedirmezdik."

  4. 45

    "Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık."

  5. Müddessir 46

    "Ceza gününü de yalanlıyorduk."

  6. Müddessir 47

    "Nihayet ölüm bize gelip çattı."

  7. Müddessir 48

    Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 38–48. ayetler için yazılmıştır.

38. “Her nefis işledikleri” yaptığı şer ve kötü amelleri “karşılığında rehin alınmıştır.” Yaptıkları karşılığında sapasağlam zincire vurulmuştur. Bu zincirler, boyunlarına geçirilmiş olacaktır ve bu yaptıkları sebebi ile de azaba uğratılmaları hak olmuştur.

39. “Ancak amel defterleri sağdan verilenler hariç.” Onlar rehin olarak alınmayacak, aksine onlar zincire vurulmaksızın serbest bırakılacak ve sevineceklerdir.

40. “Onlar, cennetlerdedirler; birbirlerine soru sorarlar.” Yani cennetlerde bütün istediklerini elde etmiş olacaklar. Tam bir rahat ve huzura kavuşacaklardır. Nihâyet birbirlerine soru sormaya koyulacaklar.

41-42. Bu karşılıklı konuşmaları, nihayet günahkarlara dair bazı sorular sormaya kadar gidecek: Acaba onlar nasıl bir durumla karşı karşıyadırlar? Acaba Allah’ın kendilerine vaat ettiklerini bulmuşlar mıdır? Bunun üzerine birbirlerine: Ne dersiniz, onlara yukarıdan bir bakalım mı? diyecek ve onların cehennemin ortasında, azap görmekte olduklarını görecekler ve şöyle diyecekler: “Sizi Sekar’a ne sürükledi?” Yani bu cehenneme sokan sebep nedir? Hangi günahlarınız dolayısı ile siz bu cehennem azabını hak ettiniz?

43-44. “Derler ki: Biz namaz kılanlardan değildik, yoksula da yedirmezdik.” Ne mabuda karşı ihlâs ve ihsan makamındaydık, ne de yarattılmışlarından muhtaç olanlara faydamız vardı.

45. “(Batıla) dalanlarla birlikte biz de dalardık.” Bâtıla dalar ve onunla hakka karşı mücadele verirdik.

46. “Hesap gününü de yalanlardık.” İşte batıla dalmanın sonuçları budur: Hakkı hakikati yalanlamak. En büyük hakikatlerden biri de hesap günüdür.

Hesap günü, amellerin karşılığının verileceği, Yüce Allah’ın mutlak egemenliğinin ve diğer mahlukat hakkındaki adaletli hükmünün ortaya çıkacağı gündür.

47. İşte biz bu batıl yol üzere amelimizi sürdürüp gittik. “Nihâyet ölüm bize (bu haldeyken) gelip çattı.” Kâfir olarak öldükleri için artık hiçbir çareleri kalmadı ve karşılarında umut kapıları büsbütün kapanmış oldu.

48. “Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez” Çünkü şefaatçiler, ancak Allah’ın şefaate mazhar olmasına razı olduğu kimselere şefaat edebilirler. Bunların amellerinden ise Allah asla razı olmamıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

“Bizler, gittikleri her yerde batıl ehli insanlarla beraberdik. Sapkın ve azgın kimselerle konuşuyorduk.''

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكُنَّا ve kunna ve biz kök: كون
  2. نَخُوضُ nehudu dalardık kök: خوض
  3. مَعَ mea ile birlikte
  4. ٱلْخَآئِضِينَ l-haidine boş şeylere dalanlar kök: خوض

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خوض (12 geçiş)

    Oysa Allah size Kitap'ta (Kur'an'da) "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri…

  • Aynı kök: خوض (12 geçiş)

    Ayetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa…

  • Aynı kök: خوض (12 geçiş)

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, "Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi" dediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

üstelik (günaha) dalanlarla birlikte biz de dalardık;

Muhammed Esed

ve kendilerini günaha kaptıran (diğer) günahkarlar ile birlikte günaha dalmıştık;

Ahmed Hulusi

"(Nefsani zevklere) dalanlarla beraber dalardık!"

Ali Bulaç

"(Batıla ve tutkulara) Dalıp gidenlerle biz de dalar giderdik."

Ali Özek ve heyeti

(Bâtıla) dalanlarla birlikte dalıyorduk,

Ali Rıza Safa

"Oyalananlarla birlikte oyalanır giderdik!"

Bayraktar Bayraklı

- Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: "İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Batıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı."

Edip Yüksel

"Biz, boş şeylere dalanlarla birlikte dalardık."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Biz, boş şeylere dalanlarla birlikte dalardık.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

batakçılarla dalar giderdik

Elmalılı Hamdi Yazır

Batakçılarla dalar giderdik

Erhan Aktaş

"Batıl inançlara dalanlarla beraber biz de dalardık."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Batıl inançlara dalanlarla beraber biz de dalardık."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Batıl inançlara dalanlarla beraber biz de dalardık."

Gültekin Onan

"(Batıla ve tutkulara) Dalıp gidenlerle biz de dalar giderdik."

Hasan Basri Çantay

"Biz de (baatıla) dalanlarla beraber dalardık",

İbni Kesir

Dalanlarla birlikte biz de dalardık,

Mehmet Alagaş

(43-56) Bizler namazı / salahı kılmazdık, çalışma gücü olmayanları / miskini yedirmezdik, dalanlarla / kapılanlarla beraber bizler de dalar giderdik, bizler din gününü / hesaplaşma gününü yalanlardık. Ta ki yakın olan bizi alıncaya / ölüm bizi alıncaya değin yalanladık. Onlara şefaatçilerin şefaati de fayda vermez. Hatırlatmadan yüz çeviriyorlar. Aslandan kaçan ürkmüş eşek gibiler. Hatta her birine (kişiye özel) açıklama içeren / şerh edilmiş sayfalar verilm esini istiyorlar . ( Oysa k itap sıklıkla genele hitaplı) Hayır, hayır diğer hayattan / ahiretten korkmuyorlar. Yoo, hayır, hayır O, Onu hatırlamak isteyen kişiye bir hatırlatmadır. Allah ancak isterse , onlar hatırlarlar. O /Allah sakınma / takva ehlidir, bağışlama / mağfiret ehlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

"(Batıla) Dalanlarla beraber biz de dalıp gitmiştik."

Süleyman Ateş

Boş şeylere dalanlarla birlikte dalardık."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dünyaya dalanlarla dalar giderdik.

Şaban Britch

Batıla dalanlarla biz de dalıyorduk.

Şaban Piriş

Batıla dalanlarla biz de dalıyorduk.

Yaşar Nuri Öztürk

"Boş lakırdılara dalanlarla dalar giderdik."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"We always joined those who delighted in idle talk and we were given to indulging in personal vanity and drowned ourselves in the nonsensical".

Abdul Haleem

we indulged with others [in mocking the believers];

Abdullah Yusuf Ali

"But we used to talk vanities with vain talkers;

Abul A'la Maududi

and we indulged in vain talk with those who indulged in vain talk,

Aisha Bewley

We plunged with those who plunged

Al-Hilali & Khan

"And we used to talk falsehood (all that which Allâh hated) with vain talkers.[1]

Ali Quli Qarai

We used to gossip along with the gossipers,

Amatul Rahman Omar

`And we indulged in vain talk along with those who indulged therein,

Arthur John Arberry

and we plunged along with the plungers,

Bijan Moeinian

"We joined those who were mocking at religion. "

E. Henry Palmer

but we did plunge into discussion with those who plunged,

Edip-Layth

"We used to participate with those who spoke falsehood."

George Sale

and we waded in vain disputes, with the fallacious reasoners;

Hamid S. Aziz

"And we used to enter into vain discourse with those who entered into vain discourses.

Mahmoud Ghali

And we used to wade with the waders, (i. e., wade in vaintalk).

Marmaduke Pickthall

We used to wade (in vain dispute) with (all) waders,

Mohamed Ahmed - Samira

And plunged into useless things with those who were obstinate,

Muhammad Asad

and we were wont to indulge in sinning together with all [the others] who indulged in it;

Mustafa Khattab

We used to indulge ˹in falsehood˺ along with others,

Progressive Muslims

"And we used to participate with those who spoke falsehood. "

Rashad Khalifa

"We blundered with the blunderers.

Sahih International

And we used to enter into vain discourse with those who engaged [in it],

Sam Gerrans

“And we discoursed vainly with those who discourse vainly,

Shabbir Ahmed

"And we were among those who used to say what they did not do. "

Syed Vickar Ahamed

"And we used to speak idle-talk with those who spoke against Truth,

Taqi Usmani

and we indulged (in mocking at the truth) along with those who indulged,

The Monotheist Group

"And we used to participate with those who spoke falsehood."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 45. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 45. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 45. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩