Diyanet İşleri
Onlar şöyle derler: "Biz namaz kılanlardan değildik."
Müddessir suresi
Müddessir suresi, 43. ayet. قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ
ḳâlû lem nekü mine-lmüṣallîn.
Onlar şöyle derler: "Biz namaz kılanlardan değildik."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Herkes kazandığına rehindir; suçlulara sorulanlar Müddessir 38–48 3
(40-42) Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a (cehenneme) ne soktu?"
Onlar şöyle derler: "Biz namaz kılanlardan değildik."
"Yoksula yedirmezdik."
"Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık."
"Ceza gününü de yalanlıyorduk."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 38–48. ayetler için yazılmıştır.
38. “Her nefis işledikleri” yaptığı şer ve kötü amelleri “karşılığında rehin alınmıştır.” Yaptıkları karşılığında sapasağlam zincire vurulmuştur. Bu zincirler, boyunlarına geçirilmiş olacaktır ve bu yaptıkları sebebi ile de azaba uğratılmaları hak olmuştur.
39. “Ancak amel defterleri sağdan verilenler hariç.” Onlar rehin olarak alınmayacak, aksine onlar zincire vurulmaksızın serbest bırakılacak ve sevineceklerdir.
40. “Onlar, cennetlerdedirler; birbirlerine soru sorarlar.” Yani cennetlerde bütün istediklerini elde etmiş olacaklar. Tam bir rahat ve huzura kavuşacaklardır. Nihâyet birbirlerine soru sormaya koyulacaklar.
41-42. Bu karşılıklı konuşmaları, nihayet günahkarlara dair bazı sorular sormaya kadar gidecek: Acaba onlar nasıl bir durumla karşı karşıyadırlar? Acaba Allah’ın kendilerine vaat ettiklerini bulmuşlar mıdır? Bunun üzerine birbirlerine: Ne dersiniz, onlara yukarıdan bir bakalım mı? diyecek ve onların cehennemin ortasında, azap görmekte olduklarını görecekler ve şöyle diyecekler: “Sizi Sekar’a ne sürükledi?” Yani bu cehenneme sokan sebep nedir? Hangi günahlarınız dolayısı ile siz bu cehennem azabını hak ettiniz?
43-44. “Derler ki: Biz namaz kılanlardan değildik, yoksula da yedirmezdik.” Ne mabuda karşı ihlâs ve ihsan makamındaydık, ne de yarattılmışlarından muhtaç olanlara faydamız vardı.
45. “(Batıla) dalanlarla birlikte biz de dalardık.” Bâtıla dalar ve onunla hakka karşı mücadele verirdik.
46. “Hesap gününü de yalanlardık.” İşte batıla dalmanın sonuçları budur: Hakkı hakikati yalanlamak. En büyük hakikatlerden biri de hesap günüdür.
Hesap günü, amellerin karşılığının verileceği, Yüce Allah’ın mutlak egemenliğinin ve diğer mahlukat hakkındaki adaletli hükmünün ortaya çıkacağı gündür.
47. İşte biz bu batıl yol üzere amelimizi sürdürüp gittik. “Nihâyet ölüm bize (bu haldeyken) gelip çattı.” Kâfir olarak öldükleri için artık hiçbir çareleri kalmadı ve karşılarında umut kapıları büsbütün kapanmış oldu.
48. “Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez” Çünkü şefaatçiler, ancak Allah’ın şefaate mazhar olmasına razı olduğu kimselere şefaat edebilirler. Bunların amellerinden ise Allah asla razı olmamıştır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kâfirler de onlara cevap olarak şöyle derler: "Biz, dünya hayatında farz olan namazı kılan kimseler değildik."
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Onlar da) şöyle diyecekler: "Biz salât (ibadet) edenlerden değildik. dipnot 1
Cevap verecekler: "Biz hem Allah'la bağımızı koparmıştık,
Berikiler "Biz" diyecekler, "ne namaz kılanlardan idik,
Dediler ki: "Musallin'den (bilfiil salatı yaşayanlardan) değildik!"
Onlar: "Biz namaz kılanlardan değildik" dediler.
Onlar şöyle cevap verirler: Biz namaz kılanlardan değildik,
Dediler ki: "Destek olanlardan değildik!"
- Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: "İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Batıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı."
Diyecekler ki, "salat etmezdik" dipnot 1
Diyecekler ki, 'Desteklemezdik/namaz kılmazdık'
(Onlar) derler: "Biz namaz kılanlardan değildik,
Derler: biz namaz kılanlardan değildik
"Musallin dipnot 1 " den olmadık." dediler.
"Musallin" dipnot 1 den olmadık." dediler.
"Musallin" dipnot 1 den olmadık." dediler.
Onlar: "Biz namaz kılanlardan değildik" dediler.
(Günahkarlar) dediler (derler): "Biz namaz kılanlardan değildik".
Derler ki: Biz, namaz kılanlardan değildik,
(43-56) Bizler namazı / salahı kılmazdık, çalışma gücü olmayanları / miskini yedirmezdik, dalanlarla / kapılanlarla beraber bizler de dalar giderdik, bizler din gününü / hesaplaşma gününü yalanlardık. Ta ki yakın olan bizi alıncaya / ölüm bizi alıncaya değin yalanladık. Onlara şefaatçilerin şefaati de fayda vermez. Hatırlatmadan yüz çeviriyorlar. Aslandan kaçan ürkmüş eşek gibiler. Hatta her birine (kişiye özel) açıklama içeren / şerh edilmiş sayfalar verilm esini istiyorlar . ( Oysa k itap sıklıkla genele hitaplı) Hayır, hayır diğer hayattan / ahiretten korkmuyorlar. Yoo, hayır, hayır O, Onu hatırlamak isteyen kişiye bir hatırlatmadır. Allah ancak isterse , onlar hatırlarlar. O /Allah sakınma / takva ehlidir, bağışlama / mağfiret ehlidir.
Onlar derler ki; "Biz namaz kılan kimseler değildik."
(Onlar da) Dediler ki: "Biz namaz kılanlardan olmadık."
Onlar şöyle derler: "Biz, kulluk görevlerini yapanlardan dipnot 1 değildik.
Onlar da, "Biz namaz kılan kişiler değildik." derler.
"Namaz kılanlardan değildik" dediler.
-Namaz kılanlardan değildik, dediler.
Cevap verdiler: "Namaz kılıp dua edenlerden değildik."
" We were not among those who engaged in worship. " they will admit;
and they will answer, ‘We did not pray;
They will say: "We were not of those who prayed;
They will answer: "We were not among those who observed Prayer, dipnot 1
They will say, ‘We were not among those who did salat
They will say: "We were not of those who used to offer the Salât (prayers),[1]
They will answer, ‘We were not among those who prayed.
They will reply, `We were not of those who offered Prayers;
They shall say, 'We were not of those who prayed, and
"We did not worship the Lord. "
They shall say, 'We weren't of those who prayed;
They said, "We were not of those who maintained communal support (or observed contact prayer)."
They shall answer, we were not of those who were constant at prayer,
They shall say, "We were not of those who prayed;
They will say, "We were not of the ones who prayed,
They will answer: We were not of those who prayed
They will answer: "We did not fulfil our devotional obligations,
They will answer: "We were not among those who prayed;
They will reply, "We were not of those who prayed,
They said: "We were not of those who reached out. "
They will say, "We did not observe the contact prayers (Salat).
They will say, "We were not of those who prayed,
They will say: “We were not among the performers of duty,
They will reply, "We were not of the Musalleen. "
They will say: "We were not from those who prayed;
They will say, "We were not among those who offered Salāh , (obligatory prayer)
They said: "We were not as those who made the contact prayer."