74. sure

Müddessir Suresi المدثر

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Kalk da uyar; sûr günü 1–10 karşılaştır — Kalk da uyar; sûr günü
  2. Yalnız yarattığım kişi ve Sekar 11–30 karşılaştır — Yalnız yarattığım kişi ve Sekar
  3. Cehennem görevlileri ve yeminler 31–37 karşılaştır — Cehennem görevlileri ve yeminler
  4. Herkes kazandığına rehindir; suçlulara sorulanlar 38–48 karşılaştır — Herkes kazandığına rehindir; suçlulara sorulanlar
  5. Öğütten yüz çevirenler 49–56 karşılaştır — Öğütten yüz çevirenler

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kalk da uyar; sûr günü 1–10

  1. Müddessir suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمُدَّثِّرُ

    yâ eyyühe-lmüddeŝŝir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey gizlenen,

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 1. ayet

  2. Müddessir suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 2. ayet. قُمْ فَأَنذِرْ

    ḳum feenẕir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kalk ve uyar.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 2. ayet

  3. Müddessir suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 3. ayet. وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ

    verabbeke fekebbir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rabbini yücelt.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 3. ayet

  4. Müddessir suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 4. ayet. وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ

    veŝiyâbeke feṭahhir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Örtülerini temizle.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 4. ayet

  5. Müddessir suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 5. ayet. وَٱلرُّجْزَ فَٱهْجُرْ

    verrucze fehcür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kötülükten uzaklaş.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 5. ayet

  6. Müddessir suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 6. ayet. وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ

    velâ temnün testekŝir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İhtiraslı olma.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 6. ayet

  7. Müddessir suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 7. ayet. وَلِرَبِّكَ فَٱصْبِرْ

    velirabbike faṣbir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rabbin için sabret.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 7. ayet

  8. Müddessir suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 8. ayet. فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ

    feiẕâ nüḳira fi-nnâḳûr.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Duyuru yapıldığı zaman,

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 8. ayet

  9. Müddessir suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 9. ayet. فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ

    feẕâlike yevmeiẕiy yevmün `asîr.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İşte, zorlu gün o gündür.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 9. ayet

  10. Müddessir suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 10. ayet. عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍ

    `ale-lkâfirîne gayru yesîr.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkarcılar için kolay değil.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 10. ayet

Yalnız yarattığım kişi ve Sekar 11–30

  1. Müddessir suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 11. ayet. ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًا

    ẕernî vemen ḫalaḳtü veḥîdâ.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bir birey olarak yarattığım kişiyi bana bırak.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 11. ayet

  2. Müddessir suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 12. ayet. وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالًا مَّمْدُودًا

    vece`altü lehû mâlem memdûdâ.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ona hem zenginlik verdim,

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 12. ayet

  3. Müddessir suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 13. ayet. وَبَنِينَ شُهُودًا

    vebenîne şühûdâ.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Hem de gözü önünde çocuklar...

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 13. ayet

  4. Müddessir suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 14. ayet. وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًا

    vemehhettü lehû temhîdâ.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ona nimetler yağdırdım.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 14. ayet

  5. Müddessir suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 15. ayet. ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ

    ŝümme yaṭme`u en ezîd.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Buna rağmen, daha fazlasını istiyor.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 15. ayet

  6. Müddessir suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 16. ayet. كَلَّآ إِنَّهُۥ كَانَ لِـَٔايَٰتِنَا عَنِيدًا

    kellâ. innehû kâne liâyâtinâ `anîdâ.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Asla, çünkü o, ayetlerimize karşı bir inatçı kesildi.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 16. ayet

  7. Müddessir suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 17. ayet. سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا

    seürhiḳuhû ṣa`ûdâ.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 17. ayet

  8. Müddessir suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 18. ayet. إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ

    innehû fekkera veḳaddera.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Nitekim o düşündü; ölçtü biçti.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 18. ayet

  9. Müddessir suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 19. ayet. فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ

    feḳutile keyfe ḳaddera.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kahrolası, ne biçim ölçüp biçti.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 19. ayet

  10. Müddessir suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 20. ayet. ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ

    ŝümme ḳutile keyfe ḳaddera.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kahrolası, gene ne biçim ölçüp biçti.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 20. ayet

  11. Müddessir suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 21. ayet. ثُمَّ نَظَرَ

    ŝümme neżara.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Baktı.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 21. ayet

  12. Müddessir suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 22. ayet. ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ

    ŝümme `abese vebesera.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra surat astı, kaşlarını çattı.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 22. ayet

  13. Müddessir suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 23. ayet. ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ

    ŝümme edbera vestekbera.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve arkasını döndü; büyüklük tasladı:

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 23. ayet

  14. Müddessir suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 24. ayet. فَقَالَ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ

    feḳâle in hâẕâ illâ siḥruy yü'ŝer.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Bu,' dedi, 'etkileyici bir büyüden başka bir şey değil.'

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 24. ayet

  15. Müddessir suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 25. ayet. إِنْ هَٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ

    in hâẕâ illâ ḳavlü-lbeşer.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Bu sadece bir insan sözüdür.'

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 25. ayet

  16. Müddessir suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 26. ayet. سَأُصْلِيهِ سَقَرَ

    seuṣlîhi seḳara.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu Sakar'a atacağım.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 26. ayet

  17. Müddessir suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 27. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ

    vemâ edrâke mâ seḳar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sakar nedir bilir misin?

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 27. ayet

  18. Müddessir suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 28. ayet. لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ

    lâ tübḳî velâ teẕer.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ne bırakır, ne de yüklenir (tam ve mükemmel),

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 28. ayet

  19. Müddessir suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 29. ayet. لَوَّاحَةٌ لِّلْبَشَرِ

    levvâḥatül lilbeşer.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Halklar için (evrensel) bir göstergedir/ekrandır.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 29. ayet

  20. Müddessir suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 30. ayet. عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ

    `aleyhâ tis`ate `aşer.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Üzerinde ondokuz vardır.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 30. ayet

Cehennem görevlileri ve yeminler 31–37

  1. Müddessir suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 31. ayet. وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةً وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَٰنًا وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ

    vemâ ce`alnâ aṣḥâbe-nnâri illâ melâikeh. vemâ ce`alnâ `iddetehüm illâ fitnetel lilleẕîne keferû liyesteyḳine-lleẕîne ûtü-lkitâbe veyezdâde-lleẕîne âmenû îmânev velâ yertâbe-lleẕîne ûtü-lkitâbe velmü'minûne veliyeḳûle-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuv velkâfirûne mâẕâ erâde-llâhü bihâẕâ meŝelâ. keẕâlike yüḍillü-llâhü mey yeşâü veyehdî mey yeşâ'. vemâ ya`lemü cünûde rabbike illâ hû. vemâ hiye illâ ẕikrâ lilbeşer.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz ateşe bekçi olarak sadece melekleri atadık. Onların sayısını (ondokuz'u) da, () inkarcılar için bir fitne (sınav/huzursuzluk kaynağı) yaptık, () kitap verilmiş olanları ikna etsin, () inananların inancını güçlendirsin, () kitap verilmiş olanlarla inananların kuşkularını ortadan kaldırsın, ve () kalplerinde hastalık olanlarla inkarcılar da, 'ALLAH bu örnekle ne demek istiyor?' desinler. Böylece ALLAH dilediğini/dileyeni saptırır ve dilediğini/dileyeni de doğruya iletir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu (sayı) halklara bir mesajdır.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 31. ayet

  2. Müddessir suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 32. ayet. كَلَّا وَٱلْقَمَرِ

    kellâ velḳamer.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Hayır, andolsun Ay'a,

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 32. ayet

  3. Müddessir suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 33. ayet. وَٱلَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ

    velleyli iẕ edbera.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Geçtiği vakit geceye,

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 33. ayet

  4. Müddessir suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 34. ayet. وَٱلصُّبْحِ إِذَآ أَسْفَرَ

    veṣṣubḥi iẕâ esfera.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ağardığı vakit sabaha,

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 34. ayet

  5. Müddessir suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 35. ayet. إِنَّهَا لَإِحْدَى ٱلْكُبَرِ

    innehâ leiḥde-lküber.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bu büyüklerden birisidir.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 35. ayet

  6. Müddessir suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 36. ayet. نَذِيرًا لِّلْبَشَرِ

    neẕîral lilbeşer.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Halklara bir uyarıdır.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 36. ayet

  7. Müddessir suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 37. ayet. لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ

    limen şâe minküm ey yeteḳaddeme ev yeteeḫḫar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İlerlemek yahut geride kalmak dileyenleriniz için.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 37. ayet

Herkes kazandığına rehindir; suçlulara sorulanlar 38–48

  1. Müddessir suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 38. ayet. كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ

    küllü nefsim bimâ kesebet rahîneh.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Her kişi kendi günahıyla mahkum olur.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 38. ayet

  2. Müddessir suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 39. ayet. إِلَّآ أَصْحَٰبَ ٱلْيَمِينِ

    illâ aṣḥâbe-lyemîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ancak sağ tarafta olanlar hariç;

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 39. ayet

  3. Müddessir suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 40. ayet. فِى جَنَّٰتٍ يَتَسَآءَلُونَ

    fî cennâtin. yetesâelûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Cennetler içindedirler, sorarlar,

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 40. ayet

  4. Müddessir suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 41. ayet. عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ

    `ani-lmücrimîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Suçlulara:

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 41. ayet

  5. Müddessir suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 42. ayet. مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ

    mâ selekeküm fî seḳara.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Sizi bu cezaya sokan nedir?'

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 42. ayet

  6. Müddessir suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 43. ayet. قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ

    ḳâlû lem nekü mine-lmüṣallîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Diyecekler ki, 'Desteklemezdik/namaz kılmazdık'

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 43. ayet

  7. Müddessir suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 44. ayet. وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ

    velem nekü nuṭ`imü-lmiskîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Yoksula da yedirmezdik.'

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 44. ayet

  8. Müddessir suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 45. ayet. وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ

    vekünnâ neḫûḍu me`a-lḫâiḍîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Biz, boş şeylere dalanlarla birlikte dalardık.'

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 45. ayet

  9. Müddessir suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 46. ayet. وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ

    vekünnâ nükeẕẕibü biyevmi-ddîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Yargı gününü yalanlardık.'

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 46. ayet

  10. Müddessir suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 47. ayet. حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ

    ḥattâ etâne-lyeḳîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Nihayet (şimdi) kesin gerçeğe ulaştık.'

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 47. ayet

  11. Müddessir suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 48. ayet. فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ

    femâ tenfe`uhüm şefâ`atü-şşâfi`în.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Aracıların şefaati onlara bir yarar sağlamaz.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 48. ayet

Öğütten yüz çevirenler 49–56

  1. Müddessir suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 49. ayet. فَمَا لَهُمْ عَنِ ٱلتَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ

    femâ lehüm `ani-tteẕkirati mü`riḍîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Öyleyse neden bu mesajdan yüz çeviriyorlar.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 49. ayet

  2. Müddessir suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 50. ayet. كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُّسْتَنفِرَةٌ

    keennehüm ḥumürum müstenfirah.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ürkmüş zebralar gibi,

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 50. ayet

  3. Müddessir suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 51. ayet. فَرَّتْ مِن قَسْوَرَةٍۭ

    ferrat min ḳasverah.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Aslandan kaçan...

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 51. ayet

  4. Müddessir suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 52. ayet. بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًا مُّنَشَّرَةً

    bel yürîdü küllü-mriim minhüm ey yü'tâ ṣuḥufem müneşşerah.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Hayır, onlardan her biri, kendisine özel olarak açılmış sayfalar verilmesini ister.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 52. ayet

  5. Müddessir suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 53. ayet. كَلَّا بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلْـَٔاخِرَةَ

    kellâ. bel lâ yeḫâfûne-l'âḫirah.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğrusu, onlar ahiretten korkmuyor.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 53. ayet

  6. Müddessir suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 54. ayet. كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذْكِرَةٌ

    kellâ innehû teẕkirah.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğrusu, bu bir öğüttür.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 54. ayet

  7. Müddessir suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 55. ayet. فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ

    femen şâe ẕekerah.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dileyen ondan öğüt alır.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 55. ayet

  8. Müddessir suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 56. ayet. وَمَا يَذْكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ هُوَ أَهْلُ ٱلتَّقْوَىٰ وَأَهْلُ ٱلْمَغْفِرَةِ

    vemâ yeẕkürûne illâ ey yeşâe-llâh. hüve ehlü-ttaḳvâ veehlü-lmagfirah.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH dilemezse onlar öğüt alamazlar. O, erdemli davranmanın kaynağıdır; bağışlamanın kaynağıdır.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 56. ayet