52. sure

Tûr Suresi الطور

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. Yemin; azabın gerçekleşmesi ve cehennem 1–16 karşılaştır — Yemin; azabın gerçekleşmesi ve cehennem
  2. Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları 17–28 karşılaştır — Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları
  3. "Yoksa..." soruları 29–43 karşılaştır — "Yoksa..." soruları
  4. Bırak onları; Rabbinin hükmüne sabret 44–49 karşılaştır — Bırak onları; Rabbinin hükmüne sabret

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Yemin; azabın gerçekleşmesi ve cehennem 1–16

  1. Tûr suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 1. ayet. وَٱلطُّورِ

    veṭṭûr.

    Muhammed Esed

    Düşün Sina Dağı'nı!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 1. ayet

  2. Tûr suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 2. ayet. وَكِتَٰبٍ مَّسْطُورٍ

    vekitâbim mesṭûr.

    Muhammed Esed

    Düşün (Allah'ın) vahyi(ni), ki işlenmiştir

    Ayet detayı — Tûr suresi, 2. ayet

  3. Tûr suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 3. ayet. فِى رَقٍّ مَّنشُورٍ

    fî raḳḳim menşûr.

    Muhammed Esed

    açık tomarlar üstüne.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 3. ayet

  4. Tûr suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 4. ayet. وَٱلْبَيْتِ ٱلْمَعْمُورِ

    velbeyti-lma`mûr.

    Muhammed Esed

    Ayakta kalan (ibadet) evi(ni) düşün!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 4. ayet

  5. Tûr suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 5. ayet. وَٱلسَّقْفِ ٱلْمَرْفُوعِ

    vessaḳfi-lmerfû`.

    Muhammed Esed

    Düşün yüksek (göğün) tavanı(nı)!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 5. ayet

  6. Tûr suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 6. ayet. وَٱلْبَحْرِ ٱلْمَسْجُورِ

    velbaḥri-lmescûr.

    Muhammed Esed

    Kabaran denizi düşün!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 6. ayet

  7. Tûr suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 7. ayet. إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَٰقِعٌ

    inne `aẕâbe rabbike levâḳi`.

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki (ey insanoğlu!) Rabbin tarafından (günahkarlar için) öngörülmüş olan azap, kesinlikle vuku bulacaktır.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 7. ayet

  8. Tûr suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 8. ayet. مَّا لَهُۥ مِن دَافِعٍ

    mâ lehû min dâfi`.

    Muhammed Esed

    ona hiç kimse engel olamaz.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 8. ayet

  9. Tûr suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 9. ayet. يَوْمَ تَمُورُ ٱلسَّمَآءُ مَوْرًا

    yevme temûru-ssemâü mevrâ.

    Muhammed Esed

    Göklerin (büyük) bir sarsıntı ile sarsılacağı o Gün (bu azap gerçekleşecek),

    Ayet detayı — Tûr suresi, 9. ayet

  10. Tûr suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 10. ayet. وَتَسِيرُ ٱلْجِبَالُ سَيْرًا

    vetesîru-lcibâlü seyrâ.

    Muhammed Esed

    ve dağların (korkunç) bir hareketle (yerlerinden oynayıp) harekete geçecekler(i Gün).

    Ayet detayı — Tûr suresi, 10. ayet

  11. Tûr suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 11. ayet. فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    feveylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Muhammed Esed

    Vay haline o Gün hakikati yalanlayanların,

    Ayet detayı — Tûr suresi, 11. ayet

  12. Tûr suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 12. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ فِى خَوْضٍ يَلْعَبُونَ

    elleẕîne hüm fî ḫavḍiy yel`abûn.

    Muhammed Esed

    (bütün hayatları boyunca) tamamen boş şeylerle oyalanıp duranların;

    Ayet detayı — Tûr suresi, 12. ayet

  13. Tûr suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 13. ayet. يَوْمَ يُدَعُّونَ إِلَىٰ نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّا

    yevme yüde``ûne ilâ nâri cehenneme da``â.

    Muhammed Esed

    Onlar, o Gün (karşı konulamaz bir) darbe ile cehennem ateşine atılacaklar (ve kendilerine denilecek:)

    Ayet detayı — Tûr suresi, 13. ayet

  14. Tûr suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 14. ayet. هَٰذِهِ ٱلنَّارُ ٱلَّتِى كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

    hâẕihi-nnâru-lletî küntüm bihâ tükeẕẕibûn.

    Muhammed Esed

    "Bu, sizin yalanlamış olduğunuz ateştir!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 14. ayet

  15. Tûr suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 15. ayet. أَفَسِحْرٌ هَٰذَآ أَمْ أَنتُمْ لَا تُبْصِرُونَ

    efesiḥrun hâẕâ em entüm lâ tübṣirûn.

    Muhammed Esed

    Peki bu, bir yanılsama mıydı yoksa (doğruluğunu) görmek istemediğiniz bir şey mi?

    Ayet detayı — Tûr suresi, 15. ayet

  16. Tûr suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 16. ayet. ٱصْلَوْهَا فَٱصْبِرُوٓا۟ أَوْ لَا تَصْبِرُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْكُمْ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    iṣlevhâ faṣbirû ev lâ taṣbirû. sevâün `aleyküm. innemâ tüczevne mâ küntüm ta`melûn.

    Muhammed Esed

    (İşte şimdi) onu çekin! Ama (ister) sabredin, ister etmeyin, sizin için fark etmez. Siz, yalnızca yapmış olduğunuzun karşılığını görüyorsunuz."

    Ayet detayı — Tûr suresi, 16. ayet

Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları 17–28

  1. Tûr suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 17. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَنَعِيمٍ

    inne-lmütteḳîne fî cennâtiv vene`îm.

    Muhammed Esed

    (Ama,) Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar kendilerini (o Gün) bahçelerde ve esenlik içinde bulacaklar,

    Ayet detayı — Tûr suresi, 17. ayet

  2. Tûr suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 18. ayet. فَٰكِهِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمْ رَبُّهُمْ وَوَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ

    fâkihîne bimâ âtâhüm rabbühüm. veveḳâhüm rabbühüm `aẕâbe-lceḥîm.

    Muhammed Esed

    Rablerinin kendilerine bağışlayacağı şeyler ile mutluluk bulacaklar çünkü Rableri onları yakıcı ateşin azabından koruyacaktır.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 18. ayet

  3. Tûr suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 19. ayet. كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    külû veşrabû henîem bimâ küntüm ta`melûn.

    Muhammed Esed

    (Ve onlara:) "Yapmış olduklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyip için,

    Ayet detayı — Tûr suresi, 19. ayet

  4. Tûr suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 20. ayet. مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ سُرُرٍ مَّصْفُوفَةٍ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍ

    müttekiîne `alâ sürurim maṣfûfeh. vezevvecnâhüm biḥûrin `în.

    Muhammed Esed

    sıra sıra dizilmiş (mutluluk) sedirlerine uzanarak!" (denilecek.) Ve (cennette) saf ve temiz, güzel gözlü eşler ile onları evlendireceğiz.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 20. ayet

  5. Tûr suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 21. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَٰنٍ أَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَآ أَلَتْنَٰهُم مِّنْ عَمَلِهِم مِّن شَىْءٍ كُلُّ ٱمْرِئٍۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌ

    velleẕîne âmenû vettebe`athüm ẕürriyyetühüm biîmânin elḥaḳnâ bihim ẕürriyyetehüm vemâ eletnâhüm min `amelihim min şey'. küllü-mriim bimâ kesebe rahîn.

    Muhammed Esed

    Kendileri iman eden ve soyları bu imanı sürdürecek olanlara gelince, Biz onları soyları ile bütünleştirecek ve işlerini heder ettirmeyeceğiz (ama, sonuçta) herkes kendi kazandığının hesabını verecek.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 21. ayet

  6. Tûr suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 22. ayet. وَأَمْدَدْنَٰهُم بِفَٰكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

    veemdednâhüm bifâkihetiv velaḥmim mimmâ yeştehûn.

    Muhammed Esed

    Biz onlara meyveyi ve eti bolca vereceğiz, ne isterlerse hepsini.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 22. ayet

  7. Tûr suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 23. ayet. يَتَنَٰزَعُونَ فِيهَا كَأْسًا لَّا لَغْوٌ فِيهَا وَلَا تَأْثِيمٌ

    yetenâza`ûne fîhâ ke'sel lâ lagvun fîhâ velâ te'ŝîm.

    Muhammed Esed

    ve orada, (cennette), birbirlerine, boş konuşturmayan ve günaha sokmayan kaseler uzatacaklar.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 23. ayet

  8. Tûr suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 24. ayet. وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَّهُمْ كَأَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ مَّكْنُونٌ

    veyeṭûfü `aleyhim gilmânül lehüm keennehüm lü'lüüm meknûn.

    Muhammed Esed

    Ve onları (ölümsüz) gençlikler bekleyecek, (sanki) kendi kendilerinin (çocuklarıymış gibi), kabuklarının içinde saklanan inciler gibi (saf ve temiz).

    Ayet detayı — Tûr suresi, 24. ayet

  9. Tûr suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 25. ayet. وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ

    veaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetesâelûn.

    Muhammed Esed

    Ve (böylece nimet tattırılanlar,) birbirlerine dönerek (geçmişte yaşadıkları hakkında) sorular soracaklar.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 25. ayet

  10. Tûr suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 26. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا قَبْلُ فِىٓ أَهْلِنَا مُشْفِقِينَ

    ḳâlû innâ künnâ ḳablü fî ehlinâ müşfiḳîn.

    Muhammed Esed

    Onlar, "Bakın" diyecekler, "eskiden, çoluk çocuğumuz arasında yaşadığımız sıralarda, (Allah'ın bizden razı olmadığını düşünerek) korku içindeydik;

    Ayet detayı — Tûr suresi, 26. ayet

  11. Tûr suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 27. ayet. فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَيْنَا وَوَقَىٰنَا عَذَابَ ٱلسَّمُومِ

    femenne-llâhü `aleynâ veveḳânâ `aẕâbe-ssemûm.

    Muhammed Esed

    ve bu durumdayken Allah bizi lütfuyla inayetlendirdi ve (çaresizliğin) yakıcı fırtınalarının azabından bizi korudu.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 27. ayet

  12. Tûr suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 28. ayet. إِنَّا كُنَّا مِن قَبْلُ نَدْعُوهُ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْبَرُّ ٱلرَّحِيمُ

    innâ künnâ min ḳablü ned`ûh. innehû hüve-lberru-rraḥîm.

    Muhammed Esed

    Şüphesiz biz bundan önce (yalnız) O'na yalvarırdık. (Ve O, bize şimdi gösterdi ki) yalnız O'dur gerçekten iyilik eden ve gerçek rahmet kaynağı!"

    Ayet detayı — Tûr suresi, 28. ayet

"Yoksa..." soruları 29–43

  1. Tûr suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 29. ayet. فَذَكِّرْ فَمَآ أَنتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍ

    feẕekkir femâ ente bini`meti rabbike bikâhiniv velâ mecnûn.

    Muhammed Esed

    Öyleyse (ey Muhammed! Bütün insanlara) öğüt ver! Çünkü, Rabbinin rahmetiyle, sen ne bir kahinsin, ne de bir deli.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 29. ayet

  2. Tûr suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 30. ayet. أَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَّتَرَبَّصُ بِهِۦ رَيْبَ ٱلْمَنُونِ

    em yeḳûlûne şâ`irun neterabbeṣu bihî raybe-lmenûn.

    Muhammed Esed

    Yoksa onlar: "(O, yalnızca) bir şair(dir); bekleyip görelim zaman ona neler yapacak" mı diyorlar?"

    Ayet detayı — Tûr suresi, 30. ayet

  3. Tûr suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 31. ayet. قُلْ تَرَبَّصُوا۟ فَإِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُتَرَبِّصِينَ

    ḳul terabbeṣû feinnî me`aküm mine-lmüterabbiṣîn.

    Muhammed Esed

    De ki: "(Öyleyse,) ümitle bekleyin! Ben de sizinle birlikte ümitle bekleyeceğim!"

    Ayet detayı — Tûr suresi, 31. ayet

  4. Tûr suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 32. ayet. أَمْ تَأْمُرُهُمْ أَحْلَٰمُهُم بِهَٰذَآ أَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ

    em te'müruhüm aḥlâmühüm bihâẕâ em hüm ḳavmün ṭâgûn.

    Muhammed Esed

    Akılları mı onlara bu (tavrı takınmaları)nı telkin ediyor, yoksa (bu hal) (sadece) kaba bir küstahlığın eseri midir?

    Ayet detayı — Tûr suresi, 32. ayet

  5. Tûr suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 33. ayet. أَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۥ بَل لَّا يُؤْمِنُونَ

    em yeḳûlûne teḳavveleh. bel lâ yü'minûn.

    Muhammed Esed

    Yoksa onlar: "Bu (mesaj)ı kendisi uydurmuştur!" mu diyorlar? Hayır, tersine, onlar (gerçeği biliyor, ama) inanmak istemiyorlar!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 33. ayet

  6. Tûr suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 34. ayet. فَلْيَأْتُوا۟ بِحَدِيثٍ مِّثْلِهِۦٓ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ

    felye'tû biḥadîŝim miŝlihî in kânû ṣâdiḳîn.

    Muhammed Esed

    Ama, (eğer onu basit bir faninin işi olarak görüyorlarsa) ona benzeyen başka bir söylem üretsinler (de görelim!) Söyledikleri doğru mu, değil mi?

    Ayet detayı — Tûr suresi, 34. ayet

  7. Tûr suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 35. ayet. أَمْ خُلِقُوا۟ مِنْ غَيْرِ شَىْءٍ أَمْ هُمُ ٱلْخَٰلِقُونَ

    em ḫuliḳû min gayri şey'in em hümü-lḫâliḳûn.

    Muhammed Esed

    (Yoksa onlar, Allah'ın varlığını inkar mı ediyorlar?) Kendileri, hiçbir (sebep) olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendi kendilerinin mi yaratıcılarıdırlar?

    Ayet detayı — Tûr suresi, 35. ayet

  8. Tûr suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 36. ayet. أَمْ خَلَقُوا۟ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بَل لَّا يُوقِنُونَ

    em ḫaleḳu-ssemâvâti vel'arḍ. bel lâ yûḳinûn.

    Muhammed Esed

    (Ve) gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır, ama onlar hiçbir şey hakkında kesin bir inanca sahip değiller!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 36. ayet

  9. Tûr suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 37. ayet. أَمْ عِندَهُمْ خَزَآئِنُ رَبِّكَ أَمْ هُمُ ٱلْمُصَۣيْطِرُونَ

    em `indehüm ḫazâinü rabbike em hümü-lmüṣayṭirûn.

    Muhammed Esed

    (Nasıl olabilirler ki?) Rabbinin hazineleri onlarda mı? Onlar mı (kaderden) sorumlular?

    Ayet detayı — Tûr suresi, 37. ayet

  10. Tûr suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 38. ayet. أَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ فِيهِ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُم بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

    em lehüm süllemüy yestemi`ûne fîh. felye'ti müstemi`uhüm bisülṭânim mübîn.

    Muhammed Esed

    Yoksa onların (nihai hakikatlere yükselecekleri ve insan kavrayışının ötesindekini) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, (onu) dinlemiş olanlardan birisi (bilgisinin) açık bir delilini getirsin!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 38. ayet

  11. Tûr suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 39. ayet. أَمْ لَهُ ٱلْبَنَٰتُ وَلَكُمُ ٱلْبَنُونَ

    em lehü-lbenâtü velekümü-lbenûn.

    Muhammed Esed

    Yahut, (eğer Allah'a inanıyorsanız), siz (yalnız) erkek çocuk sahibi olurken O(nun) kız çocuk sahibi (olmayı tercih ettiğine nasıl inanırsınız?)

    Ayet detayı — Tûr suresi, 39. ayet

  12. Tûr suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 40. ayet. أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ

    em tes'elühüm ecran fehüm mim magramim müŝḳalûn.

    Muhammed Esed

    Yoksa (ey Muhammed, senin mesajını reddedenler, seni dinlerlerse) onlardan bir karşılık isteyeceğinden ve kendilerini borç altına sokacağ(ından mı korkuyorlar?)

    Ayet detayı — Tûr suresi, 40. ayet

  13. Tûr suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 41. ayet. أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ

    em `indehümü-lgaybü fehüm yektübûn.

    Muhammed Esed

    Yoksa, (bütün mevcudatın) gizli gerçekliğinin, (zamanı geldiğinde) yazabilmeleri için kendi kavrayış alanları içine gireceği(ni mi sanıyorlar)?

    Ayet detayı — Tûr suresi, 41. ayet

  14. Tûr suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 42. ayet. أَمْ يُرِيدُونَ كَيْدًا فَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ هُمُ ٱلْمَكِيدُونَ

    em yürîdûne keydâ. felleẕîne keferû hümü-lmekîdûn.

    Muhammed Esed

    Yoksa (seni çelişkilerin) tuzağına mı düşürmek istiyorlar? Ama aslında tuzağa düşenler onlardır, o hakikati inkar edenler!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 42. ayet

  15. Tûr suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 43. ayet. أَمْ لَهُمْ إِلَٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    em lehüm ilâhün gayru-llâh. sübḥâne-llâhi `ammâ yüşrikûn.

    Muhammed Esed

    O halde, Allah'tan başka bir tanrıları mı var? Allah, sınırsız şanıyla insanların O'na yakıştırdığı ortaklardan münezzehtir!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 43. ayet

Bırak onları; Rabbinin hükmüne sabret 44–49

  1. Tûr suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 44. ayet. وَإِن يَرَوْا۟ كِسْفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ سَاقِطًا يَقُولُوا۟ سَحَابٌ مَّرْكُومٌ

    veiy yerav kisfem mine-ssemâi sâḳiṭay yeḳûlû seḥâbüm merkûm.

    Muhammed Esed

    Ama onlar, (hakikati) görmeyi reddedenler, gökyüzünde bir parçanın düşmekte olduğunu görselerdi, (yalnızca) "O, bir bulut yığını(ndan ibaret)tir!" derlerdi.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 44. ayet

  2. Tûr suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 45. ayet. فَذَرْهُمْ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى فِيهِ يُصْعَقُونَ

    feẕerhüm ḥattâ yülâḳû yevmehümü-lleẕî fîhi yuṣ`aḳûn.

    Muhammed Esed

    Bundan böyle, dehşete kapılacakları (Hesap) Günü ile karşılaşıncaya kadar kendi hallerine bırak onları!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 45. ayet

  3. Tûr suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 46. ayet. يَوْمَ لَا يُغْنِى عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

    yevme lâ yugnî `anhüm keydühüm şey'ev velâ hüm yünṣarûn.

    Muhammed Esed

    O Gün komplolarının kendilerine hiçbir faydası olmayacak ve hiçbir yardımcı bulamayacaklar...

    Ayet detayı — Tûr suresi, 46. ayet

  4. Tûr suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 47. ayet. وَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ عَذَابًا دُونَ ذَٰلِكَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    veinne lilleẕîne żalemû `aẕâben dûne ẕâlike velâkinne ekŝerahüm lâ ya`lemûn.

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki zulüm işlemeye şartlanmış olanları, (öteki dünyadaki korkunç azaptan) daha yakın bir azap beklemektedir ama çoğu bunun farkında değil.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 47. ayet

  5. Tûr suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 48. ayet. وَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعْيُنِنَا وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ حِينَ تَقُومُ

    vaṣbir liḥukmi rabbike feinneke bia`yüninâ vesebbiḥ biḥamdi rabbike ḥîne teḳûm.

    Muhammed Esed

    O halde Rabbinin hükmünü sabırla bekle, çünkü sen gözümüzün önündesin; ve her ne zaman ayağa kalkarsan Rabbinin sınırsız şanını hamd ile yücelt!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 48. ayet

  6. Tûr suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 49. ayet. وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَإِدْبَٰرَ ٱلنُّجُومِ

    vemine-lleyli fesebbiḥhü veidbâra-nnücûm.

    Muhammed Esed

    Gece ve bütün yıldızların çekildiği an O'nun şanını yücelt!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 49. ayet