Tûr suresi

Tûr suresi, 20. ayet

Tûr suresi, 20. ayet. مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ سُرُرٍ مَّصْفُوفَةٍ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍ

müttekiîne `alâ sürurim maṣfûfeh. vezevvecnâhüm biḥûrin `în.

Diyanet İşleri

(19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tûr 17–23 · surenin 20. ayeti / 49

Konu Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları Tûr 17–28 3

  1. Tûr 17–18

    (17-18) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.

  2. 19–20

    (19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

  3. Tûr 21

    İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.

  4. Tûr 22

    Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

  5. Tûr 23

    Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

20. “Onlar, sıra sıra dizili tahtlara yaslanırlar.” Yaslanır, yani rahat bir şekilde ve iyice yerleşerek kurulurlar. Tahtlar ise değerli örtüler, göz kamaştırıcı döşek ve yastıklarla çeşitli şekillerde süslenmiş oturma yerleridir. Yüce Allah’ın bu tahtları sıra sıra dizilmiş olmakla nitelendirmesi çokluklarına, güzel bir şekilde düzenlenmiş olduklarına, sahiplerinin de bir arada bulunup iyi geçineceklerine, karşılıklı latifelerle sevinç ve neşe içerisinde konuşacaklarına işaret etmektedir. Böylelikle kalbi, ruhi ve bedeni nimetleri bir araya toplamış olurlar. Hatıra gelmeyen, hayalden geçirilemeyen lezzetli yiyecek ve içecekler, son derece zarif güzel meclislere sahip olduklarına göre geriye kadınlarla geçirilen zevkli saatler kalmaktadır ki onlar olmaksızın sevinç ve neşe tamamlanmaz. Bundan dolayı Yüce Allah, kadınlar arasında en mükemmel vasıflara, yaratılışa ve ahlâka sahip olan eşlere de sahip olacaklarını zikretmekte ve bundan dolayı şöyle buyurmaktadır:

“Bir de Biz, onları güzel gözlü” gözünün beyazı tam beyaz, siyahı tam siyah güzel gözlü “hûrilerle evlendiririz.” Huriler, zahiri güzelliği, göz alıcılığı ve üstün ahlâkî güzellikleri kendilerinde toplamış kadınlardır. Güzellikleri ile bakanları hayrete düşürürler, görenlerin akıllarını başlarından alırlar. Onlara duyulan şevk ve onlara kavuşma arzusu, adeta akılları baştan çıkartacak gibidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Karşılıklı sıra sıra dizilmiş süslenmiş koltuklara oturmuşlardır. Ve onları iri gözlü beyaz tenli kadınlarla (huriler) onları evlendiririz.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مُتَّكِـِٔينَ muttekiine yaslanarak kök: وكا
  2. عَلَىٰ ala üzerine
  3. سُرُرٍۢ sururin koltuklar kök: سرر
  4. مَّصْفُوفَةٍۢ ۖ mesfufetin sıra sıra dizilmiş kök: صفف
  5. وَزَوَّجْنَـٰهُم ve zevve cnahum onları evlendirmişizdir kök: زوج
  6. بِحُورٍ bihurin hurilerle kök: حور
  7. عِينٍۢ iynin iri gözlü kök: عين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حور (13 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    İşte böyle. Ayrıca onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

  • Aynı kök: وكا (11 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)

    (34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının…

  • Aynı kök: وكا (11 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.

  • Aynı kök: حور (13 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    (22-23) Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.

  • Aynı kök: حور (13 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten)…

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(19, 20) (Onlara) "Yaptıklarınıza karşılık sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak afiyetle yiyip için!" (denecektir). Onları, güzel gözlü hurilerle eşleştirmiş (olacağ)ız. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Rahmân 55:56, 72; Vâkı‘a 56:22. Çeşitli ayetlerde geçen [hûr] kelimesi, [ahver] veya [havrâ] kelimelerinin çoğuludur ve cennet eşleri için kullanılmaktadır. Gözünün akı çok beyaz, siyahı da çok siyah olanlar veya kalpleri, nefisleri ve gözleri güzel olanlara denilir. İlgili ayetlerde geçen bu kelimenin cinsiyet ve cinsellik içermesi söz konusu değildir. Çünkü kadın-erkek bütün cennetliklere cennet arkadaşı olarak ikram edilecektir.

Mustafa İslamoğlu

Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak.."Bir de cennette onları kusursuz bakışlı temiz eşlerle denkleştirip eşleştireceğiz.

Muhammed Esed

sıra sıra dizilmiş (mutluluk) sedirlerine uzanarak!" (denilecek.) Ve (cennette) saf ve temiz, güzel gözlü eşler ile onları evlendireceğiz.

Ahmed Hulusi

Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslananlar olarak. . . Onları (bilinçleri) Hur-i Iyn (her şeyi net, akı ak karayı kara gören özelliğe sahip bedenler) ile eşleştirdik. (Dişi huri kızı diye yorumlanan bu anlatımlar tümüyle diğer cennet yaşamı anlatımları gibi bir temsili, sembolik anlatımdır. {"Meselül cennetilletiy" = CENNETİN TEMSİL (misal - benzetme) yollu anlatımı} 13. Ra'd: 35 ve 47. Muhammed: 15. . . {Sahih Hadis: Allah buyurur ki; Salih kullarım için, hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir aklın kavramadığı şeyler hazırladım! Buhari, Müslim ve Tırmızi} A. H. )

Ali Bulaç

Özenle dizilmiş tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. Ve Biz onları iri, ceylan gözlü hurilerle evlendirmişiz.

Ali Özek ve heyeti

Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Ayrıca biz onları, ceylan gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

Ali Rıza Safa

Sıralar biçiminde dizilmiş sedirlere uzanırlar. Güzel gözlü eşlerle onları evlendiririz. dipnot 457

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 457
    "Sedirlere uzanmak" deyimi "Akıl ve duyguların dingin olması" veya "Esenlik içinde olmak" anlamlarına gelir. 18:31 ve 76:13 ayetlerinde, "Divanlara uzanmak", 55:54 ayetinde, "Döşeklere uzanmak", 55:76 ayetinde, "İşlemeli minderlere uzanmak" biçiminde aynı anlama gelen deyimler bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- Onlara şöyle denecektir: "Dizili koltuklara yaslanarak, yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyiniz, içiniz!" Onlara çok güzel eşler de veririz.

Edip Yüksel

Dizilmiş koltuklara yaslanmışlardır ve onları güzel eşlerle eşlendirmişizdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dizilmiş koltuklara yaslanmışlardır ve onları güzel eşlerle eşlendirmişizdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

sıra sıra dizilmiş çok güzel koltuklara yaslanarak; kendilerine güzel, iri gözlü hurileri de eş etmişizdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dayanarak, sıra sıra dizilmiş a'la koltuklara, eş etmişizdir de kendilerine güzel iri gözlü hurileri

Erhan Aktaş

Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Biz, onları temiz, "güzel bakışlı" hurilerle dipnot 1 eşleştirmişizdir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Parlak iri siyah gözlü eşler. Bu eşleştirme, erkek için de kadın için de geçerli bir eşleştirmedir. "Hurun iynun;" ayet, bu iki kelimeden oluşmaktadır. "Hur," parlak siyah göz demektir. "İynun," ise karası fazla büyük gözlü demektir. Dolayısı ile ayet, "parlak, iri, siyah gözlü" anlamına gelmektedir "İsrailiyyat kaynaklı, sapkın erkeksi algı," ayette yer alan "Hur" kelimesine "dişil" anlam yükleyerek; ayeti, "ceylan gözlü dilberler", "ahu gözlü kadınlar", "huriler" şeklinde anlam vermektedir. Oysaki "Hur" eril ve dişil formun çoğuludur. "Hur" kelimesinin tekil formu, erkek için "ahver", dişi için "havra" dır. Kur'an'da, kelimenin çoğul formu olan "Hur" kelimesi, cinsiyet olarak ne erkek ne de kadın anlamı taşımaktadır. "Hur" kelimesi, her iki cinsi de içine alan ortak bir anlama sahiptir. Yani hem erkeğin hem de kadının gözünü ifade etmektedir. Keza "iyn" kelimesi de hem eril "a'yun" kelimesinin hem de dişil "ayna" kelimesinin çoğuludur. Ayrıca bu kelimelerle ifade edilmek istenen şey "güzelliktir. Bu kelimelerin, tefsir ve çeviri külliyatında, Cennette erkeklere sunulacak, ikram edilecek dişi varlıklar olarak tanımlanmış olması büyük bir yanılgıdır. Bu yanılgı, İslam'ın ahiret inancına sürülmüş büyük bir lekedir. Ödüllendirmede ve cezalandırmada cinsiyet ayırımcılığı yapmak, Kur'an'a atılmış büyük bir iftiradır. Bu cinsiyet ayırımcısı sapkın anlayışın durumunu, "namus" dendiğinde akıllarına yalnızca "kadının" gelmesi çok iyi tanımlamaktadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Biz, onları temiz, "güzel bakışlı" hurilerle dipnot 1 eşleştirmişizdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Parlak iri siyah gözlü eşler. Bu eşleştirme, erkek için de kadın için de geçerli bir eşleştirmedir. "Hurun ıynun;" ayet, bu iki sözcükten oluşmaktadır. "Hur, " parlak siyah göz demektir. "Iynun" karası fazla büyük gözlü demektir. Dolayısı ile ayet, "parlak, iri, siyah gözlü" anlamına gelmektedir "İsrailiyyat kaynaklı, sapkın erkeksi algı, " ayette yer alan "hur" sözcüğüne "dişil" anlam yükleyerek; ayeti, "ceylan gözlü dilberler", "ahu gözlü kadınlar", "huriler" şeklinde anlamlandırmaktadır. Oysaki "hur" eril ve dişil formun çoğuludur. "Hur" sözcüğünün tekil formu, erkek için "ahver", dişi için "havra" dır. Kur'an'da, sözcüğün çoğul formu olan "hur" sözcüğü, cinsiyet olarak ne erkek ne de kadın anlamı taşımaktadır. "Hur" sözcüğü, her iki cinsi de içine alan ortak bir anlama sahiptir. Yani hem erkeğin hem de kadının gözünü ifade etmektedir. Keza "ıyn" sözcüğü de, hem eril "a'yun" sözcüğünün hem de dişil "ayna" sözcüğünün çoğuludur. Ayrıca bu sözcüklerle ifade edilmek istenen şey "güzelliktir. Bu sözcüklerin, tefsir ve çeviri külliyatında, cennette erkeklere sunulacak, ikram edilecek dişi varlıklar olarak tanımlanmış olması büyük bir yanılgıdır. Bu yanılgı, İslam'ın ahiret inancına sürülmüş büyük bir lekedir. Ödüllendirmede ve cezalandırmada cinsiyet ayırımcılığı yapmak, Kur'an'a atılmış büyük bir iftiradır. Bu cinsiyet ayırımcısı sapkın anlayışın durumunu, "namus" dendiğinde akıllarına yalnızca "kadının" gelmesi çok iyi tanımlamaktadır

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Biz, onları temiz, "güzel bakışlı" hurilerle dipnot 1 eşleştirmişizdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Hur" sözcüğünün tekil formu, erkek için "ahver", dişi için "havra" dır. Yani, "hur" eril ve dişil formun çoğuludur. Kur'an'da, sözcüğün çoğul formu olan "hur" sözcüğü, cinsiyet olarak ne erkek ne de kadın anlamı taşımaktadır. "Hur" sözcüğü, her iki cinsi de içine alan ortak bir anlama sahiptir. Bu sözcüğün, tefsir ve çeviri külliyatında, Cennet'te erkeklere sunulacak, ikram edilecek dişi varlıklar olarak tanımlanmış olması, vahye dair önemli yanılgılardan biridir. Bu yanılgı İslam'ın ahiret inancına sürülmüş büyük bir lekedir. Ödüllendirmede ve cezalandırmada cinsiyet ayırımcılığı yapmak, Kur'an'a iftira atmaktır.

Gültekin Onan

Özenle dizilmiş tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. Ve biz onları iri ceylan gözlü hurilerle evlendirmişiz.

Hasan Basri Çantay

"Sıra sıra dizilmiş tahtlara yaslananlar olarak". Biz onlara şahin gözlü huurileri eş yapdık.

İbni Kesir

Sıra sıra dizilmiş tahtlara yaslanarak. Ve onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirdik.

Mehmet Alagaş

(17-28) Sakınanlar kesinlikle cennetle ve nimettedirler, Rablerinin onlara verdikleri nedeniyle hoşnutturlar, Rableri onları cehennem azabından korumuştur, yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için, sıra sıra haldeki koltuklara yaslanırlar, İri gözlü hurilerle / havarilerle eşlenmişlerdir , iman edenlere ve zürriyetlerinden iman ederek onlara uyanlar / tabi olanlar işte onları zürriyetlerine kattık / zürriyetleri ile bir araya getirdik, onların amellerinden bir şey eksiltmedik. Her kişiye kazancı tutukludur / rehindir. Onlara iştah ettiği meyveler ve et bol bol sunulur, o rada kadeh tokuştururlar , saçmalamazlar ve günah işlemezler, etraflarında genç ler tavaf ederler , s aklı inci gibidirler , bazısı bazısına dönüp soruşturur ve derler ki gerçekten biz daha önce yakın çevremiz içindeyken endişeden titrerdik , Allah bize ihsanda bulundu ve de içlere iş leyen azaptan bizi korudu , biz bundan önce de O’na dua ediyorduk , Muhakkak ki O iyidir esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanmışlardır ve onları iri gözlü beyaz tenli huriler ile evlendiririz.

Süleyman Ateş

"Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak." Onları, iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

Süleymaniye Vakfı

Sıra sıra dizili sedirlere yaslanacaklar dipnot 1 . Ceylan gözlü hurileri de yanlarına (hizmetçi olarak) vermiş olacağız dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Cennete giden müminlere kadın ve erkek hizmetçiler verilecektir. Kadın hizmetçilere huri, erkek hizmetçilere "vildan" denir. Vücutları, kabuğunda saklı inciler gibi örtülü olan, gözlerini, hizmet ettikleri kişilerin üzerinden ayırmayan huriler (Saffat 37/48-49, Rahman 55/56; 72, Vakıa 56/22-23) yüksek seviyede hizmet veren, birbirleriyle aynı yaşta dişi varlıklar olacaktır (Nebe 78/33). Hurilerle ilgili olarak bu ayette ve Duhan 44/54'te geçen "(وَزَوَّجْنَاهُم بِحُورٍعِينٍ) Onlara, iri siyah gözlü hurileri zevc yapmış oluruz." ifadesinden dolayı hurilerin, cennete giden erkeklere odalık olarak verileceği iddia edilir ama bu iddia yanlıştır. Arapçada aynı görüş etrafında birleşenlerden her birine zevc (Vakıa 56/7) dendiği gibi aynı cinsten canlıların erkeğine, dişisine, bir çift ayakkabıdan her birine, nitelikleri birbirine yakın veya zıt olan iki şeyden her birine zevc denir. Fasih Arapçada "zevce" kelimesi yoktur. Zevc ile aynı kökten olan "(زوج) zevvece" fiili, tek mef'ul /nesne alırsa "bir şeyi çift yapma" (Şura 42/49-50), iki nesne alır da ikinci nesne, fiile doğrudan bağlanırsa "evlendirme" anlamına gelir (Ahzab 33/37). Ama ikinci nesne fiile, harf-i cer ile bağlanırsa onun çok yakına alınması anlamını ifade eder. Bu sebeple ayetlerde geçen "Onlara, ceylan gözlü hurileri zevc yapmış oluruz." ifadesinin tek anlamı, hurilerin yakın hizmetçiler yapılacağıdır (Müfredat). Zaten huri kelimesi, bir şeyden uzaklaşıp tekrar o şeye dönme anlamındaki "havr (حَوْر)" kökünden türemiştir (Lisan'ul-Arab). Bu da onların, hizmet ettikleri kişilere yakın konumda olacaklarını (Sad 38/52), kendilerinden istenen şeyleri, çevrelerinde dolaşan erkek hizmetçilerden (vildandan) alıp getireceklerini gösterir. Erkek hizmetçiler de kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler, kadehler, çeşit çeşit meyveler, etler, kuş etleri ve zencefil katkılı sularla çevrelerinde, saçılmış inciler gibi dolaşacaklardır (Vakıa 56/17-21; İnsan 76/15-19).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sıra sıra dizilmiş sedirlere yaslanırlar. Onlara, iri siyah gözlü kadınları (hurileri) hizmetçi olarak dipnot 1 veririz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da eşleştirmek fiilinin iki türlü kullanımı vardır. Birincisi evlendirmek anlamına gelen (زَوَّجْنَاكَهَا لِكَیْ) zevvecna keha like(Bkz: Ahzab 33/37) ve ikincisi yanına, hizmetine vermek anlamına gelen (وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ) zevvecnahum bi (Bkz:Duhan 44/54 ve bu ayet) kalıbıdır.

Şaban Britch

Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanmışlar ve onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

Şaban Piriş

Özenle dizilmiş tahtlarda arkalarına yaslanmışlar ve onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Art arda dizilmiş koltuklar üzerinde yaslanmış olarak." Ve biz onları parlak, iri gözlü hurilerle eşleştirmişizdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Reclining on throne - like lounges ranked in rows which each is destined to ascend, and Allah will wed them to beauties whose eyes radiate splendour that no one could have conceived in life.

Abdul Haleem

They are comfortably seated on couches arranged in rows; We pair them with beautiful-eyed maidens;

Abdullah Yusuf Ali

They will recline (with ease) on Thrones (of dignity) arranged in ranks; and We shall join them to Companions, with beautiful big and lustrous eyes.

Abul A'la Maududi

The God-fearing shall be reclining on couches facing each other, and We shall wed them to maidens with large, beautiful eyes. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see (E. Ns. 20, 29 of Surah As-Saaffat), and (E. N. 42 of Surah Ad-Dukhan).

Aisha Bewley

They will recline on couches ranged in rows and We will marry them to dark-eyed maidens.

Al-Hilali & Khan

They will recline (with ease) on thrones arranged in ranks. And We shall marry them to Hûr: (female, fair ones) with wide lovely eyes.[1]

Ali Quli Qarai

They will be reclining on arrayed couches, and We will wed them to big-eyed houris.

Amatul Rahman Omar

They will (on that day) be reclining on couches ranged in parallel rows. And We shall pair them with fair and pure houris.

Arthur John Arberry

Reclining upon couches ranged in rows; and We shall espouse them to wide-eyed houris.

Bijan Moeinian

Reclining on luxurious furnishings, face to face they will enjoy each others company; they will be wedded to pure spouses with beautiful eyes.

E. Henry Palmer

Reclining on couches in rows; and we will wed them to large-eyed maids.

Edip-Layth

They recline on arranged furnishings, and We coupled them with wonderful companions.

George Sale

Leaning on couches disposed in order: And We will espouse them unto virgins having large black eyes.

Hamid S. Aziz

Reclining on thrones set in ranks, and We will unite them to large-eyed beautiful ones (Houri).

Mahmoud Ghali

Reclining upon ranged settees. And We will marry them to wide-eyed hûras.

Marmaduke Pickthall

Reclining on ranged couches. And we wed them unto fair ones with wide, lovely eyes.

Mohamed Ahmed - Samira

They would recline on couches set in rows, paired with fair companions (clean of thought and) bright of eye.

Muhammad Asad

reclining on couches [of happiness] ranged in rows!" And [in that paradise] We shall mate them with companions pure, most beautiful of eye.

Mustafa Khattab

They will be reclining on thrones, ˹neatly˺ lined up ˹facing each other˺. And We will pair them to maidens with gorgeous eyes.

Progressive Muslims

They recline on arranged furnishings, and We coupled them with wonderful companions.

Rashad Khalifa

They relax on luxurious furnishings, and we match them with beautiful spouses.

Sahih International

They will be reclining on thrones lined up, and We will marry them to fair women with large, [beautiful] eyes.

Sam Gerrans

They will recline upon couches arranged in rows; and We will marry them to pure, lustrous-eyed maidens,

Shabbir Ahmed

Relaxing on couches with beautiful interior decoration. And We will match them with neat companions, most beautiful of Vision.

Syed Vickar Ahamed

They will rest (in comfort) on Thrones (of dignity) arranged in ranks; And We shall join them to companions, with beautiful, wide and lovely eyes.

Taqi Usmani

relaxing on lined up couches". And We will marry them with big-eyed houris.

The Monotheist Group

They recline on arranged beds, and We married them to wonderful companions.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩