Diyanet İşleri
"Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu."
Tûr suresi
Tûr suresi, 27. ayet. فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَيْنَا وَوَقَىٰنَا عَذَابَ ٱلسَّمُومِ
femenne-llâhü `aleynâ veveḳânâ `aẕâbe-ssemûm.
"Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları Tûr 17–28 3
Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
Birbirlerine dönüp ("Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?" diye) sorarlar.
Derler ki: "Şüphesiz daha önce biz, ailemiz içinde yaşarken (Allah'a isyandan) korkardık."
"Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu."
"Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Şüphesiz O, iyilik edendir, çok merhametlidir."
(Ey Muhammed!) O halde, sen öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde, sen ne bir kahinsin, ne de bir deli.
Yoksa onlar, "O bir şairdir; onun, zamanın felaketlerine uğramasını bekliyoruz" mu diyorlar?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
27. “Allah bize” hidâyet ve tevfikini ihsan ederek “lütufta bulundu ve bizi kavurucu” son derece sıcak ve yakıcı olan “azaptan korudu.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Allah, İslam'a hidayet ederek bize lütufta bulundu ve şiddetli azaptan bizleri korudu."
Aynı kök: سمم (4 geçiş)
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden…
Aynı kök: سمم (4 geçiş)
Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.
Aynı kök: سمم (4 geçiş)
(42-44) Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!.
Aynı kök: منن (27 geçiş)
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…
Aynı kök: منن (27 geçiş)
Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları…
Aynı kök: منن (27 geçiş)
Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah bize lütfetti de bizi kavurucu azaptan korudu.
fakat Allah bize kerem etti de, bizi zehir gibi içe işleyen yakıcı bir ateşin azabından korudu.
ve bu durumdayken Allah bizi lütfuyla inayetlendirdi ve (çaresizliğin) yakıcı fırtınalarının azabından bizi korudu.
"Allah bize lütfetti ve bizi (cehennem ateşi) Semum'un (insan bedeninin gözeneklerinden geçen zehirleyici dumansız ateş; mikrodalga radyasyon) azabından korudu!"
"Şimdi Allah, bize lütufta bulundu ve 'hücrelere kadar işleyen kavurucu' azabdan korudu."
«Allah bize lütfetti de bizi vücudun içine işleyen azaptan korudu.»
"Sonunda, Allah, bize lütufta bulundu ve iliklere dek işleyen cezadan bizi korudu!"
"Allah bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen azaptan korudu."
"ALLAH bize iyilik etti de bizi içe işleyen azaptan korudu."
'ALLAH bize iyilik etti de bizi içe işleyen azaptan korudu.'
Allah bize lutfetti ve bizleri o semum (kavurucu) azabından korudu.
Bakınız Allah bize lutfetti ve bizleri o semum azabından korudu.
"Şimdi, Allah, bizi nimetlendirdi ve bizi kavurucu ateşin azabından korudu."
"Şimdi, Allah, bizi nimetlendirdi ve bizi kavurucu ateşin azabından korudu."
"Şimdi, Allah, bizi nimetlendirdi ve bizi kavurucu ateşin azabından korudu."
"Şimdi Tanrı, bize lütufta bulundu ve 'hücrelere kadar işleyen kavurucu' azabdan korudu."
"İşte Allah bize (mağfiret ve rahmetini) lutfetdi. Bizi sam yeli azabından korudu".
Allah; bize, lutfetti de bizi gözeneklere işleyen o Semum azabından korudu.
(17-28) Sakınanlar kesinlikle cennetle ve nimettedirler, Rablerinin onlara verdikleri nedeniyle hoşnutturlar, Rableri onları cehennem azabından korumuştur, yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için, sıra sıra haldeki koltuklara yaslanırlar, İri gözlü hurilerle / havarilerle eşlenmişlerdir , iman edenlere ve zürriyetlerinden iman ederek onlara uyanlar / tabi olanlar işte onları zürriyetlerine kattık / zürriyetleri ile bir araya getirdik, onların amellerinden bir şey eksiltmedik. Her kişiye kazancı tutukludur / rehindir. Onlara iştah ettiği meyveler ve et bol bol sunulur, o rada kadeh tokuştururlar , saçmalamazlar ve günah işlemezler, etraflarında genç ler tavaf ederler , s aklı inci gibidirler , bazısı bazısına dönüp soruşturur ve derler ki gerçekten biz daha önce yakın çevremiz içindeyken endişeden titrerdik , Allah bize ihsanda bulundu ve de içlere iş leyen azaptan bizi korudu , biz bundan önce de O’na dua ediyorduk , Muhakkak ki O iyidir esirgeyendir.
"Allah bize lütfetti de, bizi o şiddetli ateşin azabından korudu."
"Allah bize lutfetti de bizi o delikçiklere işleyen azabdan korudu."
Allah bize iyilik etti de iliklere kadar işleyen azaptan bizi korudu dipnot 1 .
Allah iyilik etti de hücrelerimize kadar işleyecek azaptan bizi korudu.
Allah bize lutfetti de bizi kavurucu azaptan korudu.
Allah bize lutfetti de bizi kavurucu azabtan korudu.
"Allah bize lütufta bulundu ve bizi o iliklere işleyen azaptan korudu."
But how gracious has Allah been to us; He did not render us liable to the punitive punishment in the scorching flames of Hell.
God has been gracious to us and saved us from the torment of intense heat-
"But Allah has been good to us, and has delivered us from the Penalty of the Scorching Wind.
Then Allah graced us with His favour and saved us from the chastisement of the scorching wind. dipnot 1
But Allah was gracious to us and safeguarded us from the punishment of the searing wind.
"So Allâh has been gracious to us, and has saved us from the torment of the Fire.
But Allah showed us favour and He saved us from the punishment of the [infernal] miasma;
`But Allâh has been gracious to us and has saved us from the torment of the burning blast;
and God was gracious to us, and guarded us against the chastisement of the burning wind;
That is why God has been so kind to us and has saved us from the hot winds of poisonous gases of Hell.
but God has been gracious to us and saved us from the torment of the hot blast.
"God thus blessed us, and has spared us the agony of the fiery winds."
But God hath been gracious unto us, and hath delivered us from the pain of burning fire:
"But Allah has been gracious to us and He has saved us from the punishment of the Scorching Wind:
Then Allah was bounteous to us, and protected us from the torment of the Pestilential Wind.
But Allah hath been gracious unto us and hath preserved us from the torment of the breath of Fire.
But God has been gracious to us, and has saved us from the torment of scorching wind.
and so God has graced us with His favour, and has warded off from us all suffering through the scorching winds [of frustration].
So Allah has graced us and protected us from the torment of ˹Hell’s˺ scorching heat.
"God thus blessed us, and has spared us the agony of the fiery winds. "
"GOD has blessed us, and has spared us the agony of ill winds.
So Allah conferred favor upon us and protected us from the punishment of the Scorching Fire.
“But God was gracious to us, and protected us from the punishment of the scorching wind.
So Allah has graced us and guarded us against the suffering of scorching winds of requital.
"So Allah has been gracious to us, and has delivered us from the penalty of the Burning Wind.
but Allah did favour to us and saved us from the torment of Fire’s scorching breath.
"God thus blessed us, and has spared us the agony of the fierce hot winds."