Diyanet İşleri
Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
Tûr suresi
Tûr suresi, 22. ayet. وَأَمْدَدْنَٰهُم بِفَٰكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ
veemdednâhüm bifâkihetiv velaḥmim mimmâ yeştehûn.
Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları Tûr 17–28 3
(19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.
İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.
Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.
Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
Birbirlerine dönüp ("Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?" diye) sorarlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
22. “Onlara canlarının çektiği” aldıkları temel gıdalardan ayrı olarak üzüm, nar, elma ve daha başka çeşitli türlerden oldukça leziz “meyvelerden ve etlerden” iştahları kabartan, istedikleri her türden kuş eti ve diğerlerinden “bol bol veririz.” Yani cennetliklere biz, pek geniş lütfumuzdan ihsanlarda bulunur ve kapsamlı rızıklar veririz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Cennet ehline canlarının çektiği çeşit çeşit meyvelerden ve etlerden bol bol verdik.
Aynı kök: لحم (12 geçiş) · Aynı kök: شهو (13 geçiş)
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş…
Aynı kök: شهو (13 geçiş) · Aynı kök: فكه (19 geçiş)
Canlarının çektiği meyveler içerisindedirler.
Aynı kök: لحم (12 geçiş)
Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret…
Aynı kök: لحم (12 geçiş)
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Aynı kök: شهو (13 geçiş)
Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…
Aynı kök: شهو (13 geçiş)
Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.
Aynı kök: فكه (19 geçiş)
Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan…
Aynı kök: فكه (19 geçiş)
Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlara canlarının istediği türden meyve ve etten bolca vermiş olacağız.
Ve Biz onlara meyve ve etin her türünü, canlarının çektiği her şeyi sunacağız;
Biz onlara meyveyi ve eti bolca vereceğiz, ne isterlerse hepsini.
Onlara temenni ettikleri meyve (marifet türleri) ve etten (özelliklerini açığa çıkaracakları bedensel özelliklerden) bol bol verdik.
Onlara, istek duyup arzuladıkları meyvelerden ve etten bol bol verdik.
Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
Canlarının istediği meyvelerden ve etlerden sunarız.
Onlara, hoşlarına giden meyvelerden ve etten de veririz.
Onlara canlarının istediği meyveden ve etten bol bol veririz.
Onlara canlarının istediği meyveden ve etten bol bol veririz.
Bir de onlara bir meyve ve içlerinin çekeceği bir et yetiştirmekteyiz.
Bir de onlara bir meyve ve içlerinin çekeceği bir et yetiştirmekteyizdir.
Onlara; meyvelerden, etlerden ve canlarının çektiği şeylerden bol bol sunarız.
Onlara; meyvelerden, etlerden ve canlarının çektiği şeylerden bol bol sunarız.
Onlara; meyvelerden, etlerden ve canlarının çektiği şeylerden bol bol sunarız.
Onlara, istek duyup arzuladıkları meyvelerden ve etten bol bol verdik.
Onlara canlarının isteyeceği meyve (ler) i, et (ler) i de bol bol verdik.
Onlara, diledikleri meyve ve etten bol bol vermişizdir.
(17-28) Sakınanlar kesinlikle cennetle ve nimettedirler, Rablerinin onlara verdikleri nedeniyle hoşnutturlar, Rableri onları cehennem azabından korumuştur, yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için, sıra sıra haldeki koltuklara yaslanırlar, İri gözlü hurilerle / havarilerle eşlenmişlerdir , iman edenlere ve zürriyetlerinden iman ederek onlara uyanlar / tabi olanlar işte onları zürriyetlerine kattık / zürriyetleri ile bir araya getirdik, onların amellerinden bir şey eksiltmedik. Her kişiye kazancı tutukludur / rehindir. Onlara iştah ettiği meyveler ve et bol bol sunulur, o rada kadeh tokuştururlar , saçmalamazlar ve günah işlemezler, etraflarında genç ler tavaf ederler , s aklı inci gibidirler , bazısı bazısına dönüp soruşturur ve derler ki gerçekten biz daha önce yakın çevremiz içindeyken endişeden titrerdik , Allah bize ihsanda bulundu ve de içlere iş leyen azaptan bizi korudu , biz bundan önce de O’na dua ediyorduk , Muhakkak ki O iyidir esirgeyendir.
Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
Ve onlara canlarının istediği meyvadan ve etten bol bol vermişizdir.
Onlara, canlarının çektiği meyveyi ve eti bol bol veririz dipnot 1 .
Canlarının çektiği meyveler ve etlerden bol bol veririz.
Onlara arzu ettikleri her meyveyi ve eti bol bol vermişizdir.
Onlara arzu ettikleri her meyveyi ve eti bol bol vermişizdir.
Biz onlara canlarının çektiği meyveden ve etten ikram ettik.
We will provide them with delicious fruits and the meat of their choice and they will be fitted with whatever they desire.
We provide them with any fruit or meat they desire.
And We shall bestow on them, of fruit and meat, anything they shall desire.
We shall provide them in abundance with all kinds of fruit and meat, dipnot 1 whatever they may desire.
We will supply them with any kind of fruit and meat that they desire.
And We shall provide them with fruit and meat such as they desire.
We will provide them with fruits and meat, such as they desire.
We shall provide these (owners of Paradise) with such fruit and meat in abundance as they desire.
And We shall succour them with fruits and flesh such as they desire
I (God) will provide them [free of charge] with any fruit or meat that they may desire.
And we will extend to them fruit and flesh such as they like.
We will supply them with fruit and meat such as they desire.
And we will give them fruits in abundance, and flesh of the kinds which they shall desire.
And We will provide them with fruit and flesh such as they desire.
And We will supply them with fruits and flesh such as they crave for.
And We provide them with fruit and meat such as they desire.
We shall give them fruits and meats, and what they desire.
And We shall bestow on them fruit and meat in abundance - whatever they may desire:
And We will ˹continually˺ provide them with whatever fruit or meat they desire.
We will supply them with fruit and meat such as they desire.
We will supply them with fruits and meats that they love.
And We will provide them with fruit and meat from whatever they desire.
And We will supply them with fruit and flesh such as they desire.
And We shall bestow on them the fruits and the delicacies of their choice.
And We shall provide them fruit and meat, anything that they want (to have).
And We will go on giving them whatever they desire of fruits and meat.
We will supply them with fruit and meat such as they desire.