Diyanet İşleri
Onlara de ki: "Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
Tûr suresi
Tûr suresi, 31. ayet. قُلْ تَرَبَّصُوا۟ فَإِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُتَرَبِّصِينَ
ḳul terabbeṣû feinnî me`aküm mine-lmüterabbiṣîn.
Onlara de ki: "Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Yoksa..." soruları Tûr 29–43 3
Ard arda gelen on beş soruluk tek bir yapı; bölünmesi zinciri kırardı.
"Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Şüphesiz O, iyilik edendir, çok merhametlidir."
(Ey Muhammed!) O halde, sen öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde, sen ne bir kahinsin, ne de bir deli.
Yoksa onlar, "O bir şairdir; onun, zamanın felaketlerine uğramasını bekliyoruz" mu diyorlar?
Onlara de ki: "Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
Bunu kendilerine akılları mı emrediyor, yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?
Yoksa "O Kur'an'ı kendisi uydurup söyledi" mi diyorlar? Hayır, (sırf inatlarından dolayı) iman etmiyorlar.
Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
31. Sen de onların bu bayağı sözlerine cevap olmak üzere “de ki: Bekleyin,” benim ölümümü gözetleyin. “Şüphesiz ben de sizinle birlikte beklemekteyim.” Allah’ın kendi katından yahut bizim ellerimizle sizi bir azaba çarptırmasını bekliyoruz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Onlara de ki: "Ölümümü bekleyin, ben de beni yalanlamanızdan dolayı başınıza gelecek azabı bekliyorum."
Aynı kök: ربص (17 geçiş)
Eşlerine yaklaşmamağa yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu süre içinde) dönerlerse, şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok…
Aynı kök: ربص (17 geçiş)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: ربص (17 geçiş)
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Bekleyin! Şüphesiz ki ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."
De ki: "Bekleyin bakalım! Ama unutmayın ki, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
De ki: "(Öyleyse,) ümitle bekleyin! Ben de sizinle birlikte ümitle bekleyeceğim!"
De ki: "Bekleyin bakalım! Muhakkak ki ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!"
De ki: "Siz gözetleyedurun; çünkü ben de sizinle birlikte gözetleyenlerdenim."
De ki: Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.
De ki: "Artık, gözleyin! Aslında, sizinle birlikte ben de gözlüyorum!"
De ki: "Bekleyiniz, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
De ki: "Bekleyedurun; ben de sizinle birlikte beklemekteyim."
De ki, 'Bekleyedurun; ben de sizinle birlikte beklemekteyim.'
De ki: "Gözetin, çünkü ben de sizinle beraber gözetenlerdenim."
De ki: Gözetin, çünkü ben de sizinle gözetenlerdenim.
De ki: "Bekleyin! Ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."
De ki: "Bekleyin! Ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."
De ki: "Bekleyin! Ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."
De ki: "Siz gözetleyedurun; çünkü ben de sizinle birlikte gözetleyenlerdenim."
De ki: "Bekleyin. Çünkü ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim".
De ki: Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözleyenlerdenim.
(3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.
De ki: "Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
De ki: "Gözetleyin, ben de sizinle beraber gözetleyenlerdenim. (Bakalım hangimiz felaketlere çarpılacağız?)"
De ki: "Bekleyin bakalım, ben de sizinle beraber (sizin başınıza gelecekleri) bekleyenlerdenim dipnot 1 !"
De ki "Bekleyin, ben de sizinle birlikte bekliyorum."
De ki: Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.
De ki: -Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.
De ki: "Bekleyin! Doğrusu sizinle beraber ben de bekleyenlerdenim."
Say to them: "You just remain in waiting in your condition and be ready for some expected event, and I Shall also remain in waiting for the same expected event.
say, ‘Wait if you wish; I too am waiting’-
Say thou: "Await ye!- I too will wait along with you!"
Tell them: "Wait; I too am waiting with you." dipnot 1
Say: ‘Wait then! I am waiting with you. ’
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم to them): "Wait! I am with you among the waiters!"
Say, ‘Wait! I too am waiting along with you. ’
Say, `Await you (the calamities), I too am with you among those who are awaiting. '
Say: 'Await! I shall be awaiting with you. '
Tell them: "Wait, I will be waiting too. "
Say, 'Wait ye then; for I too am of those who wait!'
Say, "Continue waiting; for I will wait along with you."
Say, wait ye my ruin: Verily I wait, with you, the time of your destruction.
Say, "Wait (expect) ye! I too with you am waiting (expecting). "
Say, "Await! So surely I will be with you among the awaiting ones. "
Say (unto them): Except (your fill)! Lo! I am with you among the expectant.
Tell them: "Keep on expecting, I am expecting with you. "
Say thou: "Wait, [then,] hopefully; behold, I, too, shall hopefully wait with you!"
Say, "Keep waiting! I too am waiting with you."
Say: "Continue waiting; for I will wait along with you. "
Say, "Go on waiting; I will wait along with you."
Say, "Wait, for indeed I am, with you, among the waiters. "
Say thou: “Wait — I am with you among those waiting.”
Say to them, "Hope for what you hope for! Behold, I shall wait with you expecting what I expect. "
You say (to them): "You wait! I will also wait among those who wait!"
Say, "Wait! I am waiting with you, too."
Say: "Continue waiting; for I will wait along with you."