Tûr suresi

Tûr suresi, 48. ayet

Tûr suresi, 48. ayet. وَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعْيُنِنَا وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ حِينَ تَقُومُ

vaṣbir liḥukmi rabbike feinneke bia`yüninâ vesebbiḥ biḥamdi rabbike ḥîne teḳûm.

Diyanet İşleri

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin, kalktığında Rabbini hamd ile tespih et.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tûr 45–49 · surenin 48. ayeti / 49

Konu Bırak onları; Rabbinin hükmüne sabret Tûr 44–49 3

  1. Tûr 45

    Artık sen çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hallerine bırak.

  2. Tûr 46

    O gün tuzakları kendilerine hiçbir fayda vermeyecektir ve kendilerine yardım da edilmeyecektir.

  3. Tûr 47

    Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var. Fakat onların çoğu bilmezler.

  4. 48

    Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin, kalktığında Rabbini hamd ile tespih et.

  5. Tûr 49

    Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışı sırasında O'nu tespih et.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 48–49. ayetler için yazılmıştır.

48. Yüce Allah, yalanlayıcıların sözlerinin bâtıl olduğuna dair delil ve belgeleri açıkladıktan sonra Rasûlüne onlara hiçbir şekilde aldırış etmemesini, Rabbinin kaderî ve şer’î hükmüne bağlı kalmak ve onun üzerinde dosdoğru yürümek sureti ile sabır ve sebatla direnmesini emretmekte ve bu konuda Yüce Allah’ın kendisine yeteceği vaadinde bulunarak şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz sen gözlerimizin önünde/gözetimimiz altındasın.” Biz seni görüyoruz, seni koruyoruz ve sana gereken itinayı gösteriyoruz.

Ayrıca ona sabrının kolaylaşması için zikir ve ibadetin yardımını almasını emrederek: Geceleyin “kalktığın vakit Rabbini hamd ile tesbih et” buyurmaktadır. Bu buyrukta gece namazı kılma emri vardır. Bu, beş vakit namaza kalktığın vakit Rabbini hamd ile tesbih et, anlamında da olabilir. Buna delil ise bir sonraki ayettir:

49. “Gecenin bir kısmında ve yıldızların battığı vakit de” yani gecenin son vakitlerinde de “O’nu tesbih et.” Bunun kapsamına sabah namazı da girmektedir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

Tûr Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Hamd, Yüce Allah’a mahsustur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Rabbinin emrine ve şeri hükmüne sabret. Şüphesiz ki, sen gözümüzün önünde ve korumamız altındasın. Uykudan uyandığında Rabbini hamt ile tespih et.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱصْبِرْ vesbir o halde sabret kök: صبر
  2. لِحُكْمِ lihukmi hükmüne kök: حكم
  3. رَبِّكَ rabbike Rabbinin kök: ربب
  4. فَإِنَّكَ feinneke çünkü sen
  5. بِأَعْيُنِنَا ۖ biea'yunina gözlerimizin önündesin kök: عين
  6. وَسَبِّحْ ve sebbih ve tesbih et kök: سبح
  7. بِحَمْدِ bihamdi övgü ile kök: حمد
  8. رَبِّكَ rabbike Rabbini kök: ربب
  9. حِينَ hine zaman kök: حين
  10. تَقُومُ tekumu kalktığın kök: قوم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş)

    O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş)

    Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş)

    O halde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ederek tespih et.

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah'ı tespih edin.

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Öyle ise akşama girdiğinizde, sabaha kavuştuğunuzda, Allah'ı tespih edin.

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Hikmet

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbinin hükmüne sabret! Çünkü sen gözlerimizin dipnot 1 önündesin. Kalktığın zaman da Rabbini hamd (övgü) ile tesbih et (yücelt)!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ve benzer ayetlerde geçen Yüce Allah'ın sıfatları hakikatleri bilinemese de Allah'ın zatına ve Kur'an'a aykırı gelmeyecek şekilde, ayrıca bağlama uygun olarak yorumlanabilirler. Bu çerçevede bu ayetteki "gözlerimiz" ifadesi "Allah'ın bilgisi, buyruğu ve gözetimi" olarak anlaşılabilir.

Mustafa İslamoğlu

Sözün özü: Rabbinin hükmünü sabırla bekle! Unutma ki sen Bizim gözetimimiz altındasın: kalktığın zaman, Rabbinin yüceliğini hamd ile an!

Muhammed Esed

O halde Rabbinin hükmünü sabırla bekle, çünkü sen gözümüzün önündesin; ve her ne zaman ayağa kalkarsan Rabbinin sınırsız şanını hamd ile yücelt!

Ahmed Hulusi

Rabbinin hükmüne sabret! Muhakkak ki sen gözetimimizlesin! (Gece) kalktığında Rabbinin Hamdi olarak tespih et. . .

Ali Bulaç

Artık, Rabbinin hükmüne sabret; çünkü gerçekten sen, Bizim gözlerimizin önündesin. Ve her kalkışında Rabbini hamd ile tesbih et.

Ali Özek ve heyeti

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman da Rabbini hamd ile tesbih et.

Ali Rıza Safa

Artık, Efendinin yargısına sabret. Çünkü kesinlikle gözümüzün önündesin. Kalktığın zaman da övgülerle yücelterek Efendini an.

Bayraktar Bayraklı

Rabbinin hükmüne sabret! Bil ki sen, bizim gözlerimizin önündesin. Kalktığında Rabbini hamd ile tesbih et.

Edip Yüksel

Efendinin hükmü gerçekleşinceye kadar sen sabret. Gözlerimiz önündesin ve kalktığın zaman Efendini överek yücelt.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbinin hükmü gerçekleşinceye kadar sabret sen gözlerimiz önündesin ve kalktığın zaman Rabbini överek yücelt.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen bizim gözetimimiz altındasın, kalktığında Rabbini hamd ile tesbih et.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem rabbının hukmüne sabret çünkü sen bizim nezaretimiz altındasın, kalktığın sırada rabbına hamd ile tesbih eyle,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'inin hükmünü sabrederek bekle. Sen gözümüzün önündesin dipnot 1 . Ve her kalkışında dipnot 2 Rabb'ini hamd ile tesbih et. dipnot 3

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gözetimimizdesin.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yapacağın her işte.
  3. metne dön, dipnot 3
    Tesbih; Allah'ın, her türlü noksanlıktan arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı, kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılması etkinliğidir. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir.

Gültekin Onan

Artık, rabbinin hükmüne sabret; çünkü gerçekten sen, bizim gözlerimizin önündesin. Ve her kalkışında rabbini hamd ile tesbih et.

Hasan Basri Çantay

Sen Rabbinin hükmüne (rızaa ile) sabret. Çünkü muhakkak sen bizim gözlerimiz (önün) desin. Kalkacağın zaman da Rabbine hamd ile tesbih (ve tenzih) et.

İbni Kesir

Rabbının hükmüne sabret. Şüphesiz sen, Bizim gözetimimiz altındasın. Kalkacağın zaman da Rabbını hamd ile tesbih et.

Mehmet Alagaş

(3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. (Gece) kalktığında Rabbini hamt ile tespih et.

Süleyman Ateş

Rabbinin hükmüne sabret, çünkü sen, gözlerimizin önündesin (korumamız altındasın), Kalktığın zaman Rabbini övgü ile an.

Süleymaniye Vakfı

Rabbinin kararı gereği sen sabret /duruşunu bozma dipnot 1 ; her daim gözümüz senin üzerinde. Kalktığın vakit, her şeyi güzel yapmasına karşılık Rabbine ibadet et dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Farz namazların vakitlerini gösteren iki ayet "(اَقِمِ الصَّلٰوةَ) Namazı kıl!" emriyle başlar (Hud 11/114, İsra 17/78). Farz ve nafile namazların vakitlerini birlikte gösteren ayetlerde ise "(سَبِّحْ) sebbih" yani "tesbih et" emri kullanılır (Taha 20/130, Rum 30/17-18, Kaf 50/39-40, İnsan 76/26). Buradaki emir de "tesbih et" şeklindedir. Ancak Türkçede tesbih etme fiili yalnızca belli sözlerin tekrar tekrar söylenmesi şeklinde anlaşıldığı için "tesbih et" yerine "ibadet et" ifadesi tercih edilmiştir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sahibinin kararını sabırla bekle; sen gözümüzün önündesin. Kalktığın vakit, her şeyi güzel yaptığından dolayı Sahibine ibadet et.

Şaban Britch

Rabbinin hükmüne sabret! Çünkü sen, gözümüzün önündesin. (Gece) kalktığın zaman hamd ederek Rabbini tesbih et!

Şaban Piriş

-Rabbinin hükmüne sabret! Çünkü sen, gözümüzün önündesin. (Ayağa) kalktığı zaman hamd ederek Rabbini tesbih et!

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinin hükmüne sabret! Kuşkusuz, sen bizim gözlerimizin önündesin. Kalktığında, Rabbinin hamdiyle tespih et!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In patience possess you your soul, therefore, bear with them O Muhammad and forebear their provocation until your Creator's command comes to pass. We hold you in great esteem and regard, and We keep an eye on you; you just praise His glory and extoll His glorious Names when you get up upon your feet, and when you get up from sleep,

Abdul Haleem

Wait patiently [Prophet] for your Lord’s judgement: you are under Our watchful eye. Celebrate the praise of your Lord when you rise.

Abdullah Yusuf Ali

Now await in patience the command of thy Lord: for verily thou art in Our eyes: and celebrate the praises of thy Lord the while thou standest forth,

Abul A'la Maududi

Be patient, then, (O Prophet), until the judgement of your Lord comes. dipnot 1 For surely you are before Our eyes. dipnot 2 And celebrate the praise of your Lord when you rise, dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Another meaning can be: Remain firm and steadfast in carrying out the command of your Lord.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, We are watching over you and have not left you alone.
  3. metne dön, dipnot 3
    There can be several meanings of this and possibly all may be implied:

Aisha Bewley

So wait steadfastly for the judgement of your Lord – you are certainly before Our eyes. And glorify and praise your Lord when you get up.

Al-Hilali & Khan

So wait patiently (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) for the Decision of your Lord, for verily, you are under Our Eyes[1]; and glorify the Praises of your Lord when you get up from sleep.

Ali Quli Qarai

So submit patiently to the judgement of your Lord, for indeed you fare before Our eyes. And celebrate the praise of your Lord when you rise [at dawn],

Amatul Rahman Omar

(Prophet!) await with patience and perseverance (the implementation of) the judgment of your Lord. You are under Our (loving care and) protection. And extol the Holiness of your Lord along with His praises when you rise (from sleep for Prayer).

Arthur John Arberry

And be thou patient under the judgment of thy Lord; surely thou art before Our eyes. And proclaim the praise of thy Lord when thou arisest,

Bijan Moeinian

Be patient till you are given the victory. God is watching over His Prophet. Glorify and praise your Lord when you wake up.

E. Henry Palmer

But wait thou patiently for the judgment of thy Lord, for thou art in our eyes. And celebrate the praises of thy Lord what time thou risest,

Edip-Layth

You shall be patient for the judgment of your Lord, for you are in Our sights, and glorify the praise of your Lord when you get up.

George Sale

And wait thou patiently the judgment of thy Lord concerning them; for thou art in our eye: And celebrate the praise of thy Lord, when thou risest up;

Hamid S. Aziz

And wait patiently for the decree (command, judgment) of your Lord, for verily you are in Our eyes; and hymn the praise of your Lord when you rise;

Mahmoud Ghali

And (endure) patiently under the Judgment of your Lord, (for) then surely you are under Our Eyes, and extol with the praise (s) of your Lord when you rise up.

Marmaduke Pickthall

So wait patiently (O Muhammad) for thy Lord's decree, for surely thou art in Our sight; and hymn the praise of thy Lord when thou uprisest,

Mohamed Ahmed - Samira

Await the judgement of your Lord, for you are always before Our eyes, and glorify your Lord with praises when you rise,

Muhammad Asad

And so, await in patience thy Sustainer’s judgment, for thou art well within Our sight. And extol thy Sustainer’s limitless glory and praise whenever thou risest up,

Mustafa Khattab

So be patient with your Lord’s decree, for you are truly under Our ˹watchful˺ Eyes. And glorify the praises of your Lord when you rise.

Progressive Muslims

You shall be patient for the judgement of your Lord, for you are in Our sights, and glorify the praise of your Lord when you get up.

Rashad Khalifa

You shall steadfastly persevere in carrying out your Lord's command - you are in our eyes - and glorify and praise your Lord when you get up.

Sahih International

And be patient, [O Muúammad], for the decision of your Lord, for indeed, you are in Our eyes. And exalt [ Allah ] with praise of your Lord when you arise.

Sam Gerrans

And be thou patient for the judgment of thy Lord, for thou art before Our eyes. And give thou glory with the praise of thy Lord when thou arisest,

Shabbir Ahmed

And so, (O Messenger) work patiently to establish the Rule of your Lord, for, behold, you are in Our eyes. Begin your day with a firm resolve and work to manifest the Praise of your Lord.

Syed Vickar Ahamed

Now wait for the Decision of your Lord, with patience for surely, you are in Our eyes: And celebrate the Praises of your Lord the while you stand forth.

Taqi Usmani

And (O Prophet) be patient about the decision of your Lord, because you are in front of Our Eyes. And proclaim the purity of your Lord along with His praise when you stand (in Prayer),

The Monotheist Group

You shall be patient for the judgment of your Lord, for you are in Our sights; and glorify the praise of your Lord when you rise.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 48. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 48. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 48. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩