Tûr suresi

Tûr suresi, 38. ayet

Tûr suresi, 38. ayet. أَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ فِيهِ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُم بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

em lehüm süllemüy yestemi`ûne fîh. felye'ti müstemi`uhüm bisülṭânim mübîn.

Diyanet İşleri

Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahi vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tûr 35–41 · surenin 38. ayeti / 49

Konu "Yoksa..." soruları Tûr 29–43 3

Ard arda gelen on beş soruluk tek bir yapı; bölünmesi zinciri kırardı.

  1. Tûr 35

    Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?

  2. Tûr 36

    Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar kesin olarak inanmıyorlar.

  3. Tûr 37

    Yoksa, Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hakim olan kendileri midir?

  4. 38

    Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahi vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!

  5. Tûr 39

    Yoksa, kızlar O'na (Allah'a) da oğullar size mi?

  6. Tûr 40

    Yoksa sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar, borçtan ağır bir yük altında mı kalmışlardır?

  7. Tûr 41

    Yoksa, gayb ilmi onların yanında da ondan mı yazıyorlar?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

38. “Yoksa onların bir merdiveni var da ona (çıkıp ) dinliyorlar mı?” Onlar gaybdan haberdar mıdırlar? Mele-i aladaki melekler arasında neler konuşulduğunu işitiyorlar da kendilerinden başka kimsenin bilmediği bir hususu mu haber veriyorlar?

“Öyleyse” böyle bir imkâna sahip olduğunu iddia eden “dinleyicileri apaçık bir delil getirsin.” Delil getirmesine imkân var mıdır? Gizliyi ve açığı bilen, Yüce Allah’tır. O, ilminden dilediklerini kendisine haber vereceği seçtiği bir peygamber müstesnâ kimseyi gaybına muttali kılmaz.

Rasûllerin en faziletlisi, en bilgilisi ve önderi, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’dir. Allah’ın tevhidini, O’nun tehditlerini ve bunların dışında kalan doğru haberleri veren O’dur. Bununla birlikte o, Allah’ın kendisine öğrettiğinden başkasını bilmez. Yalanlayıcılar ise insanların en bilgisizi, en sapığı, en azgını ve en inatçılarıdır. Durum böyle olduğuna göre bu iki taraftan hangisinin haberinin kabul edilmesi daha uygundur?

Üstelik Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, verdiği haberlere dair ortaya koymuş olduğu delil ve belgeler, onun bildirdiklerinin ayne’l-yakîn seviyesinde ve doğruluğun en mükemmel derecesinde olduğunu ortaya koymaktadır. Kendileri ise iddialarının doğruluğuna dair delil getirmek şöyle dursun delile benzer bir şey dahi ileri sürememektedirler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yoksa onların gökyüzüne yükseldikleri bir merdivenleri mi var da; orada Yüce Allah'ın onların hak olduğuna dair vahyini mi duydular? Onlardan kim bu vahyi duyduysa, hak üzerine olduklarına dair kendilerini tasdik eden apaçık delilleri getirsin.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَمْ em yoksa
  2. لَهُمْ lehum onların (var mıdır?)
  3. سُلَّمٌۭ sullemun bir merdivenleri kök: سلم
  4. يَسْتَمِعُونَ yestemiune dinleyecekleri kök: سمع
  5. فِيهِ ۖ fihi orada
  6. فَلْيَأْتِ felye'ti öyleyse getirsin kök: اتي
  7. مُسْتَمِعُهُم mustemiuhum dinleyenleri kök: سمع
  8. بِسُلْطَـٰنٍۢ bisultanin bir delil kök: سلط
  9. مُّبِينٍ mubinin açık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Ortak kavram: İslâm

    Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Ortak kavram: İslâm

    Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş)

    Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştuklarından dolayı; inkar edenlerin kalplerine korku salacağız. Barınakları da…

  • Ortak kavram: İslâm

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

  • Ortak kavram: İslâm

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

  • Ortak kavram: İslâm

    "Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yoksa onların, (Allah katındaki sırları) dinleyebildikleri merdivenleri mi var? (Öyleyse) dinleyiciler apaçık bir delil getirsinler!

Mustafa İslamoğlu

Ne yani, onlara mahsus (göklere uzanan bir) merdiven var da orada olup-biteni mi dinliyorlar? Öyleyse, haydi açık ve inandırıcı delillerle birlikte dinlediklerini getirsinler de görelim!

Muhammed Esed

Yoksa onların (nihai hakikatlere yükselecekleri ve insan kavrayışının ötesindekini) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, (onu) dinlemiş olanlardan birisi (bilgisinin) açık bir delilini getirsin!

Ahmed Hulusi

Yoksa onların tırmanıp (ilahi sırları) dinledikleri bir merdiveni mi var? (Eğer öyleyse) onların dinleyenleri apaçık bir karşı konulmaz delil getirsinler.

Ali Bulaç

Yoksa onların bir merdivenleri mi var (ki) onunla (yükselip en yüce makamda konuşulanları) dinliyorlar? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.

Ali Özek ve heyeti

Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsinler.

Ali Rıza Safa

Yoksa dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinlemiş olanlardan birisi, güçlü bir apaçık kanıt getirsin.

Bayraktar Bayraklı

Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse onları dinleyenler açık bir mucize getirsin.

Edip Yüksel

Yoksa üzerine çıkıp (vahyi) dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyicileri açık bir delil getirsin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yoksa üzerine çıkıp (vahyi) dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyicileri açık bir delil getirsin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yoksa onlara mahsus bir merdiven var da (çıkıp) ondan dinliyorlar mı? Öyleyse dinleyenleri, açıklayıcı bir delil getirsin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yoksa onlara mahsus bir merdiven var da ondan dinliyorlar mı? Öyle ise dinleyicileri beyan edecek bir bürhan getirsin

Erhan Aktaş

Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!

Gültekin Onan

Yoksa onların bir merdivenleri mi var (ki) onunla (yükselip en yüce makamda konuşulanları) dinliyorlar? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.

Hasan Basri Çantay

Yoksa onlara haas bir merdiven vardır da onun üstünden mi dinliyorlar Öyleyse dinleyicileri açık bir bürhan getirsin (ler)!

İbni Kesir

Yoksa, üzerine çıkıp dinlendikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyicileri açık bir delil getirsinler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahî vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!

Süleyman Ateş

Yoksa onların, (göğe çıkıp meleklerin sözlerini ve onlara vahyedileni) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, (meleklerin sözlerini dinlediklerine) açık bir delil getirsin.

Süleymaniye Vakfı

Yoksa üzerinde (ilahi bilgileri) dinledikleri merdivenleri mi var? Öyleyse, içlerinden onları dinleyenler, açık bir delil getirsin dipnot 1 !

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yoksa yükseğe çıkan bir araçları var da (olup bitenleri) oradan mı dinliyorlar? Dinleyen kişiler açık bir delil getirsin.

Şaban Britch

Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.

Şaban Piriş

Yoksa onların bir araçları mı var ki onun hakkında duyum ediniyorlar? Haydi onlardan duyum edinenler açık delillerini getirsinler.

Yaşar Nuri Öztürk

Yoksa onlara özgü bir merdiven var da onun üzerinde mi dinliyorlar? Eğer böyleyse, dinleyenleri açık bir kanıt getirsin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Or do they have a ladder for ascent to the heaven's realm to gather information upon the listen. If so, then let their attentive hearer furnish the action of evidence in convincing the mind.

Abdul Haleem

Do they have a ladder to climb, in order to eavesdrop [on Heaven’s secrets]? Let their eavesdropper produce clear proof.

Abdullah Yusuf Ali

Or have they a ladder, by which they can (climb up to heaven and) listen (to its secrets)? Then let (such a) listener of theirs produce a manifest proof.

Abul A'la Maududi

Or do they have a ladder whereon they can climb and attempt to listen (to what is transpiring in the Higher Realm)? Then, let any of them who has listened to it produce a clear proof of it.

Aisha Bewley

Or do they have a ladder on which they listen? Then let their listener bring clear evidence.

Al-Hilali & Khan

Or have they a stairway (to heaven), by means of which they listen (to the talks of the angels)? Then let their listener produce some manifest proof.

Ali Quli Qarai

Do they have a ladder [leading up to heaven] whereby they eavesdrop? If so let their eavesdropper produce a manifest authority.

Amatul Rahman Omar

Have they the means through which they can overhear (the Lord)? If so, let their listener bring forth a clear authoritative proof (just as the Prophet of God does).

Arthur John Arberry

Or have they a ladder whereon they listen? Then let any of them that has listened bring a clear authority.

Bijan Moeinian

Have they any ladder to climb up to heaven and listen directly to their Lord [as they deny the authenticity of the message relayed to them by the Messenger]. If so, what have they heard? Do they have any proof?

E. Henry Palmer

Or have they a ladder whereon they can listen?- then let their listener bring obvious authority.

Edip-Layth

Or do they have a stairway that enables them to listen? Then let their Hearers show their proof.

George Sale

Have they a ladder, whereby they may ascend to heaven, and hear the discourses of the angels? Let one, therefore, who hath heard them, produce an evident proof thereof.

Hamid S. Aziz

Or have they a ladder (unto heaven) the means by which they listen? Then let their listener bring a clear authority.

Mahmoud Ghali

Or even do they have a ladder wherein they listen? Then let their listener come up with an evident, all- binding authority.

Marmaduke Pickthall

Or have they any stairway (unto heaven) by means of which they overhear (decrees). Then let their listener produce some warrant manifest!

Mohamed Ahmed - Samira

Or do they have a ladder (climbing which) they can hear (the secrets of heaven)? Let one who has heard then bring a clear proof.

Muhammad Asad

Or have they a ladder by which they could [ascend to ultimate truths and] listen [to what is beyond the reach of human perception]? Let, then, any of them who have listened [to it] produce a manifest proof [of his knowledge]!

Mustafa Khattab

Or do they have a stairway, by which they eavesdrop ˹on the heavens˺? Then let those who do so bring a compelling proof.

Progressive Muslims

Or do they have a stairway that enables them to listen Then let their listeners show their proof.

Rashad Khalifa

Do they climb a ladder that enables them to listen? Let their listeners show their proof.

Sahih International

Or have they a stairway [into the heaven] upon which they listen? Then let their listener produce a clear authority.

Sam Gerrans

Or if they have a stairway on which they can listen in: — then let their listener come with a clear authority.

Shabbir Ahmed

Or do they have a stairway of knowledge to ascend to the Glorious Heights of Divine Revelation and listen directly to and come at par with it? Let, then, whoever has received a direct Revelation bring his proof.

Syed Vickar Ahamed

Or do they have a ladder, by which they can (climb up to the heaven and) listen (to the secrets)? Then let (such a) listener of theirs come up with a clear proof.

Taqi Usmani

Or have they a stairway (to the heavens) by means of which they listen (to the divine decrees)? If so, their listener must bring a clear proof.

The Monotheist Group

Or do they have a stairway that enables them to listen? Then let their listeners show their proof.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 38. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 38. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 38. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩