Diyanet İşleri
Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahi vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!
Tûr suresi
Tûr suresi, 38. ayet. أَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ فِيهِ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُم بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ
em lehüm süllemüy yestemi`ûne fîh. felye'ti müstemi`uhüm bisülṭânim mübîn.
Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahi vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Yoksa..." soruları Tûr 29–43 3
Ard arda gelen on beş soruluk tek bir yapı; bölünmesi zinciri kırardı.
Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?
Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar kesin olarak inanmıyorlar.
Yoksa, Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hakim olan kendileri midir?
Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahi vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!
Yoksa, kızlar O'na (Allah'a) da oğullar size mi?
Yoksa sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar, borçtan ağır bir yük altında mı kalmışlardır?
Yoksa, gayb ilmi onların yanında da ondan mı yazıyorlar?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
38. “Yoksa onların bir merdiveni var da ona (çıkıp ) dinliyorlar mı?” Onlar gaybdan haberdar mıdırlar? Mele-i aladaki melekler arasında neler konuşulduğunu işitiyorlar da kendilerinden başka kimsenin bilmediği bir hususu mu haber veriyorlar?
“Öyleyse” böyle bir imkâna sahip olduğunu iddia eden “dinleyicileri apaçık bir delil getirsin.” Delil getirmesine imkân var mıdır? Gizliyi ve açığı bilen, Yüce Allah’tır. O, ilminden dilediklerini kendisine haber vereceği seçtiği bir peygamber müstesnâ kimseyi gaybına muttali kılmaz.
Rasûllerin en faziletlisi, en bilgilisi ve önderi, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’dir. Allah’ın tevhidini, O’nun tehditlerini ve bunların dışında kalan doğru haberleri veren O’dur. Bununla birlikte o, Allah’ın kendisine öğrettiğinden başkasını bilmez. Yalanlayıcılar ise insanların en bilgisizi, en sapığı, en azgını ve en inatçılarıdır. Durum böyle olduğuna göre bu iki taraftan hangisinin haberinin kabul edilmesi daha uygundur?
Üstelik Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, verdiği haberlere dair ortaya koymuş olduğu delil ve belgeler, onun bildirdiklerinin ayne’l-yakîn seviyesinde ve doğruluğun en mükemmel derecesinde olduğunu ortaya koymaktadır. Kendileri ise iddialarının doğruluğuna dair delil getirmek şöyle dursun delile benzer bir şey dahi ileri sürememektedirler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yoksa onların gökyüzüne yükseldikleri bir merdivenleri mi var da; orada Yüce Allah'ın onların hak olduğuna dair vahyini mi duydular? Onlardan kim bu vahyi duyduysa, hak üzerine olduklarına dair kendilerini tasdik eden apaçık delilleri getirsin.
Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp…
Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona…
Aynı kök: سلط (39 geçiş)
Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştuklarından dolayı; inkar edenlerin kalplerine korku salacağız. Barınakları da…
Ortak kavram: İslâm
Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…
Ortak kavram: İslâm
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Ortak kavram: İslâm
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksa onların, (Allah katındaki sırları) dinleyebildikleri merdivenleri mi var? (Öyleyse) dinleyiciler apaçık bir delil getirsinler!
Ne yani, onlara mahsus (göklere uzanan bir) merdiven var da orada olup-biteni mi dinliyorlar? Öyleyse, haydi açık ve inandırıcı delillerle birlikte dinlediklerini getirsinler de görelim!
Yoksa onların (nihai hakikatlere yükselecekleri ve insan kavrayışının ötesindekini) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, (onu) dinlemiş olanlardan birisi (bilgisinin) açık bir delilini getirsin!
Yoksa onların tırmanıp (ilahi sırları) dinledikleri bir merdiveni mi var? (Eğer öyleyse) onların dinleyenleri apaçık bir karşı konulmaz delil getirsinler.
Yoksa onların bir merdivenleri mi var (ki) onunla (yükselip en yüce makamda konuşulanları) dinliyorlar? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.
Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsinler.
Yoksa dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinlemiş olanlardan birisi, güçlü bir apaçık kanıt getirsin.
Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse onları dinleyenler açık bir mucize getirsin.
Yoksa üzerine çıkıp (vahyi) dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyicileri açık bir delil getirsin.
Yoksa üzerine çıkıp (vahyi) dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyicileri açık bir delil getirsin.
Yoksa onlara mahsus bir merdiven var da (çıkıp) ondan dinliyorlar mı? Öyleyse dinleyenleri, açıklayıcı bir delil getirsin.
Yoksa onlara mahsus bir merdiven var da ondan dinliyorlar mı? Öyle ise dinleyicileri beyan edecek bir bürhan getirsin
Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!
Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!
Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!
Yoksa onların bir merdivenleri mi var (ki) onunla (yükselip en yüce makamda konuşulanları) dinliyorlar? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.
Yoksa onlara haas bir merdiven vardır da onun üstünden mi dinliyorlar Öyleyse dinleyicileri açık bir bürhan getirsin (ler)!
Yoksa, üzerine çıkıp dinlendikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyicileri açık bir delil getirsinler.
Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahî vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!
Yoksa onların, (göğe çıkıp meleklerin sözlerini ve onlara vahyedileni) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, (meleklerin sözlerini dinlediklerine) açık bir delil getirsin.
Yoksa üzerinde (ilahi bilgileri) dinledikleri merdivenleri mi var? Öyleyse, içlerinden onları dinleyenler, açık bir delil getirsin dipnot 1 !
Yoksa yükseğe çıkan bir araçları var da (olup bitenleri) oradan mı dinliyorlar? Dinleyen kişiler açık bir delil getirsin.
Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.
Yoksa onların bir araçları mı var ki onun hakkında duyum ediniyorlar? Haydi onlardan duyum edinenler açık delillerini getirsinler.
Yoksa onlara özgü bir merdiven var da onun üzerinde mi dinliyorlar? Eğer böyleyse, dinleyenleri açık bir kanıt getirsin.
Or do they have a ladder for ascent to the heaven's realm to gather information upon the listen. If so, then let their attentive hearer furnish the action of evidence in convincing the mind.
Do they have a ladder to climb, in order to eavesdrop [on Heaven’s secrets]? Let their eavesdropper produce clear proof.
Or have they a ladder, by which they can (climb up to heaven and) listen (to its secrets)? Then let (such a) listener of theirs produce a manifest proof.
Or do they have a ladder whereon they can climb and attempt to listen (to what is transpiring in the Higher Realm)? Then, let any of them who has listened to it produce a clear proof of it.
Or do they have a ladder on which they listen? Then let their listener bring clear evidence.
Or have they a stairway (to heaven), by means of which they listen (to the talks of the angels)? Then let their listener produce some manifest proof.
Do they have a ladder [leading up to heaven] whereby they eavesdrop? If so let their eavesdropper produce a manifest authority.
Have they the means through which they can overhear (the Lord)? If so, let their listener bring forth a clear authoritative proof (just as the Prophet of God does).
Or have they a ladder whereon they listen? Then let any of them that has listened bring a clear authority.
Have they any ladder to climb up to heaven and listen directly to their Lord [as they deny the authenticity of the message relayed to them by the Messenger]. If so, what have they heard? Do they have any proof?
Or have they a ladder whereon they can listen?- then let their listener bring obvious authority.
Or do they have a stairway that enables them to listen? Then let their Hearers show their proof.
Have they a ladder, whereby they may ascend to heaven, and hear the discourses of the angels? Let one, therefore, who hath heard them, produce an evident proof thereof.
Or have they a ladder (unto heaven) the means by which they listen? Then let their listener bring a clear authority.
Or even do they have a ladder wherein they listen? Then let their listener come up with an evident, all- binding authority.
Or have they any stairway (unto heaven) by means of which they overhear (decrees). Then let their listener produce some warrant manifest!
Or do they have a ladder (climbing which) they can hear (the secrets of heaven)? Let one who has heard then bring a clear proof.
Or have they a ladder by which they could [ascend to ultimate truths and] listen [to what is beyond the reach of human perception]? Let, then, any of them who have listened [to it] produce a manifest proof [of his knowledge]!
Or do they have a stairway, by which they eavesdrop ˹on the heavens˺? Then let those who do so bring a compelling proof.
Or do they have a stairway that enables them to listen Then let their listeners show their proof.
Do they climb a ladder that enables them to listen? Let their listeners show their proof.
Or have they a stairway [into the heaven] upon which they listen? Then let their listener produce a clear authority.
Or if they have a stairway on which they can listen in: — then let their listener come with a clear authority.
Or do they have a stairway of knowledge to ascend to the Glorious Heights of Divine Revelation and listen directly to and come at par with it? Let, then, whoever has received a direct Revelation bring his proof.
Or do they have a ladder, by which they can (climb up to the heaven and) listen (to the secrets)? Then let (such a) listener of theirs come up with a clear proof.
Or have they a stairway (to the heavens) by means of which they listen (to the divine decrees)? If so, their listener must bring a clear proof.
Or do they have a stairway that enables them to listen? Then let their listeners show their proof.