Tûr suresi · 29–43. ayetler

"Yoksa..." soruları

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Tûr suresi, 29. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 29. ayet. فَذَكِّرْ فَمَآ أَنتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍ

    Diyanet İşleri

    (Ey Muhammed!) O halde, sen öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde, sen ne bir kahinsin, ne de bir deli.

    Mustafa İslamoğlu

    (Ey Nebi!) Öğüt vermeyi (sürdür); şüphesiz, -Rabbinin nimeti sayesinde- senin bir kahin ve bir mecnun olma ihtimalin asla bulunmamaktadır.

    Muhammed Esed

    Öyleyse (ey Muhammed! Bütün insanlara) öğüt ver! Çünkü, Rabbinin rahmetiyle, sen ne bir kahinsin, ne de bir deli.

    Ahmed Hulusi

    (Rasulüm) sen hatırlat! Rabbinin nimeti olarak, sen ne bir kahin olarak açığa çıkarıldın ve ne de cin etkisi altında olan kişi!

    Ali Bulaç

    Şu halde sen, öğüt verip hatırlat; çünkü sen, Rabbinin nimetiyle ne kahinsin, ne mecnun.

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Sen öğüt ver. Rabbinin lütfuyla sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.

    Ali Rıza Safa

    Öyleyse hatırlat! Efendinin nimeti sayesinde, ne bir kahinsin ne de bir deli!

    Bayraktar Bayraklı

    Sen öğüt ver! Rabbinin nimeti sayesinde sen ne kahinsin ne de bir deli.

    Edip Yüksel

    Sen öğüt ver. Efendinin sana olan iyiliği sayesinde sen ne bir kahinsin, ne de deli.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sen öğüt ver. Rabbinin sana olan iyiliği sayesinde sen ne bir kahinsin, ne de deli.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O halde anlatıp öğüt vermeye devam et; çünkü sen, Rabbinin nimeti hakkı için, ne kahinsin ne de mecnun!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O halde va'z-u tezkire devam et, çünkü sen, rabbının ni'meti hakkı için, ne kahinsin ne de mecnun

    Erhan Aktaş

    O halde öğüt vermeye devam et. Rabb'inin nimeti sayesinde ne kahin ne de mecnunsun.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde öğüt vermeye devam et. Rabb'inin nimeti sayesinde ne kahin ne de mecnunsun.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde öğüt vermeye devam et. Rabb'inin nimeti sayesinde ne kahin ne de mecnunsun.

    Gültekin Onan

    Şu halde sen, öğüt verip hatırlat; çünkü sen, rabbinin nimetiyle ne kahinsin, ne mecnun.

    Hasan Basri Çantay

    (Habibim) sen hemen öğüt vermekde devam et. Öyle ya, sen Rabbinin ni'meti sayesinde ne bir kahin, ne de bir mecnun değilsin.

    İbni Kesir

    Sen; öğüt ver. Rabbının nimeti sayesinde sen; ne bir kahinsin, ne de bir deli.

    Mehmet Alagaş

    (3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sen öğüt ver. Rabbinin lütfuyla sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.

    Süleyman Ateş

    (Ey Muhammed), Sen hatırlat, öğüt ver. Rabbinin ni'meti sayesinde sen ne kahinsin, ne de mecnun.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onları bilgilendirmeye devam et. Sahibinin nimeti sayesinde sen, ne geleceği bildiğini sanan birisin (kahin[1]) ne de cinlerin (şeytanların) etkisindesin.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 2
      Kahin, geleceği bildiğini sanan kişidir. Hakka 69/42

    Şaban Britch

    Sen öğüt ver. Rabbinin lütfuyla sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.

    Şaban Piriş

    -Sen, öğüt ver. Kesinlikle sen Rabbinin nimeti sayesinde ne medyumsun ne de mecnun.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Artık hatırlat, öğüt ver! Rabbinin nimetine yemin olsun ki, sen ne kahinsin ne de cin çarpmış.

  2. Tûr suresi, 30. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 30. ayet. أَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَّتَرَبَّصُ بِهِۦ رَيْبَ ٱلْمَنُونِ

    Diyanet İşleri

    Yoksa onlar, "O bir şairdir; onun, zamanın felaketlerine uğramasını bekliyoruz" mu diyorlar?

    Mustafa İslamoğlu

    Yoksa (şimdi de) "O bir şairdir; (bırakın da) feleğin sillesini yiyeceği zamanı bekleyip görelim" mi diyorlar?

    Muhammed Esed

    Yoksa onlar: "(O, yalnızca) bir şair(dir); bekleyip görelim zaman ona neler yapacak" mı diyorlar?"

    Ahmed Hulusi

    Yoksa: "Bir şairdir. . . Bekleyelim bakalım zaman içinde ne olur sonu" mu diyorlar!

    Ali Bulaç

    Yoksa onlar: "Bir şairdir, biz ona zamanın (getireceği) felaketleri gözlüyoruz" mu diyorlar?

    Ali Özek ve heyeti

    Yoksa onlar: (O,) bir şairdir; onun, zamanın felâketlerine uğramasını bekliyoruz mu diyorlar?

    Ali Rıza Safa

    Yoksa şöyle mi diyorlar: "O, bir ozan! Yıkımın ansızın Ona geleceği zamanı bekliyoruz!"

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa onlar, "O, başına bir felaketin gelmesini beklediğimiz bir şair midir?" diyorlar.

    Edip Yüksel

    Yoksa, "O bir şairdir, onun ölmesini bekliyoruz" mu diyorlar?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yoksa, 'O bir şairdir, onun ölmesini bekliyoruz.' mu diyorlar?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa: "O bir şairdir, zamanın felaketine uğramasını gözetiyoruz" mu diyorlar?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa "bir şair biz ona "reybul menun"u gözetiyoruz" mu diyorlar?

    Erhan Aktaş

    Yoksa: "O bir şairdir, ansızın zamanın felaketine uğramasını bekliyoruz." mu diyorlar?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa: "O bir şairdir, ansızın zamanın felaketine uğramasını bekliyoruz." mu diyorlar?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa: "O bir şairdir, ansızın zamanın felaketine uğramasını bekliyoruz." mu diyorlar?

    Gültekin Onan

    Yoksa onlar: "Bir şairdir, biz ona zamanın (getireceği) felaketleri gözlüyoruz" mu diyorlar?

    Hasan Basri Çantay

    Yoksa "(O), bir şairdir, biz onun, zamanın felaketli haadiseleri (ne çarpılması) nı gözetliyoruz" mu diyorlar?

    İbni Kesir

    Yoksa derler mi ki: Şairdir, zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz.

    Mehmet Alagaş

    (3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa; o, bir şairdir, zaman (içinde) başına sıkıntılar ve ölümün gelmesini bekliyoruz mu diyorlar?

    Süleyman Ateş

    Yoksa onlar (senin hakkında): "Bir şa'irdir, zamanın felaketlerine çarpılmasını gözetliyoruz" mu diyorlar?

    Süleymaniye Vakfı

    Yoksa şöyle mi diyorlar: "O, bir şair! Başına gelecekleri bekliyoruz dipnot 1 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müşrikler Muhammed aleyhisselamı, Allah ile aralarına koydukları ilahlarına karşı çıkan ve düzenlerini bozan bir şair olmakla suçluyor, er geç ilahları tarafından cezalandırılmasını bekliyorlardı (Enbiya 21/5, Yasin 36/69, Saffat 37/36, Hakka 69/41).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa şöyle mi diyorlar: "Şairin teki; başına gelecekleri bekliyoruz"

    Şaban Britch

    Yoksa: O, bir şairdir, zaman (içinde) başına ölümün gelmesini bekliyoruz mu diyorlar?

    Şaban Piriş

    Yoksa: -O, bir şairdir, zamanın başına getireceği belayı bekliyoruz mu diyorlar?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa şöyle mi diyorlar: "O bir şairdir. Zamanın ölüm getiren felaketine çarpılmasını bekliyoruz."

  3. Tûr suresi, 31. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 31. ayet. قُلْ تَرَبَّصُوا۟ فَإِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُتَرَبِّصِينَ

    Diyanet İşleri

    Onlara de ki: "Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Bekleyin! Şüphesiz ki ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."

    Mustafa İslamoğlu

    De ki: "Bekleyin bakalım! Ama unutmayın ki, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

    Muhammed Esed

    De ki: "(Öyleyse,) ümitle bekleyin! Ben de sizinle birlikte ümitle bekleyeceğim!"

    Ahmed Hulusi

    De ki: "Bekleyin bakalım! Muhakkak ki ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!"

    Ali Bulaç

    De ki: "Siz gözetleyedurun; çünkü ben de sizinle birlikte gözetleyenlerdenim."

    Ali Özek ve heyeti

    De ki: Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Artık, gözleyin! Aslında, sizinle birlikte ben de gözlüyorum!"

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Bekleyiniz, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

    Edip Yüksel

    De ki: "Bekleyedurun; ben de sizinle birlikte beklemekteyim."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    De ki, 'Bekleyedurun; ben de sizinle birlikte beklemekteyim.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "Gözetin, çünkü ben de sizinle beraber gözetenlerdenim."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    De ki: Gözetin, çünkü ben de sizinle gözetenlerdenim.

    Erhan Aktaş

    De ki: "Bekleyin! Ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Bekleyin! Ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: "Bekleyin! Ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."

    Gültekin Onan

    De ki: "Siz gözetleyedurun; çünkü ben de sizinle birlikte gözetleyenlerdenim."

    Hasan Basri Çantay

    De ki: "Bekleyin. Çünkü ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim".

    İbni Kesir

    De ki: Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözleyenlerdenim.

    Mehmet Alagaş

    (3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: "Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

    Süleyman Ateş

    De ki: "Gözetleyin, ben de sizinle beraber gözetleyenlerdenim. (Bakalım hangimiz felaketlere çarpılacağız?)"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Bekleyin, ben de sizinle birlikte bekliyorum."

    Şaban Britch

    De ki: Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.

    Şaban Piriş

    De ki: -Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.

    Yaşar Nuri Öztürk

    De ki: "Bekleyin! Doğrusu sizinle beraber ben de bekleyenlerdenim."

  4. Tûr suresi, 32. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 32. ayet. أَمْ تَأْمُرُهُمْ أَحْلَٰمُهُم بِهَٰذَآ أَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ

    Diyanet İşleri

    Bunu kendilerine akılları mı emrediyor, yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?

    Mehmet Okuyan

    Onlara akılları mı bunu emrediyor; yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?

    Mustafa İslamoğlu

    Yoksa onları bu tavra savruk akılları mı sevk ediyor? Sakın onlar isyanda sınır tanımayan azgın bir topluluk olmasın?!

    Muhammed Esed

    Akılları mı onlara bu (tavrı takınmaları)nı telkin ediyor, yoksa (bu hal) (sadece) kaba bir küstahlığın eseri midir?

    Ahmed Hulusi

    Onlara bunu akılları mı emrediyor; yoksa onlar küstah bir toplum mu?

    Ali Bulaç

    Yoksa bunu kendilerine saçma akılları mı emrediyor? Yoksa onlar azgın bir kavim midir?

    Ali Özek ve heyeti

    Onlara akılları mı bunu emreder, yoksa onlar, azgın bir topluluk mudur?

    Ali Rıza Safa

    Yoksa akılları mı bunu yaptırıyor? Yoksa onlar, azıtmış bir toplum mu?

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara akılları mı bunu emrediyor? Yoksa onlar azgınlar topluluğu mudurlar?

    Edip Yüksel

    Bunları rüyalarının etkisiyle mi söylüyorlar, yoksa onlar haddi aşan bir topluluk mudur?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bunları rüyalarının etkisiyle mi söylüyorlar, yoksa onlar haddi aşan bir topluluk mudur?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa onlara bunu (bu çelişkiyi) akılları mı emrediyor, ya da onlar azgın bir topluluk mudurlar?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa onlara bunu (bu tenakuzu) akılları mı emrediyor? Yoksa azgın bir kavım mıdırlar?

    Erhan Aktaş

    Yoksa onların düşleri böyle mi istiyor? Yoksa onlar azgın bir halk mı?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa onların düşleri böyle mi istiyor? Yoksa onlar azgın bir halk mı?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa onların akılları böyle mi istiyor? Yoksa onlar azgın bir toplum mu?

    Gültekin Onan

    Yoksa bunu kendilerine saçma akılları mı buyuruyor? Yoksa onlar azgın bir kavim midir?

    Hasan Basri Çantay

    Yahud bunu kendilerine akılları mı emrediyor, yoksa onlar azgınlar güruhu mudur?

    İbni Kesir

    Bunu kendilerine akılları mı buyuruyor, yoksa onlar, azgın bir kavim midirler?

    Mehmet Alagaş

    (3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bunu kendilerine akılları mı emrediyor yoksa onlar azgın bir topluluk mudurlar?

    Süleyman Ateş

    Akılları mı bunu kendilerine emrediyor, yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu duygusallıktan uzak bir karar gereği midir? Yoksa onlar bir azgınlar topluluğu mudur?

    Şaban Britch

    Onlara akılları mı bunu emreder? Yoksa onlar, azgın bir toplum mudur?

    Şaban Piriş

    Yoksa onlar, bunu rüyalarında mı gördüler? Yoksa onlar, azgın bir toplum mudur?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Acaba bunu onlara hayalleri mi emrediyor yoksa bunlar azmış bir topluluk mu?

  5. Tûr suresi, 33. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 33. ayet. أَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۥ بَل لَّا يُؤْمِنُونَ

    Diyanet İşleri

    Yoksa "O Kur'an'ı kendisi uydurup söyledi" mi diyorlar? Hayır, (sırf inatlarından dolayı) iman etmiyorlar.

    Mehmet Okuyan

    Veya "Onu kendisi uydurdu!" mu diyorlar? Hayır! Onlar iman etmezler.

    Mustafa İslamoğlu

    Ya yoksa onlar, "Kendi söylediğini Allah'a isnat etti" mi diyorlar? Ama yoo! (Dediklerine) kendileri de inanmıyorlar.

    Muhammed Esed

    Yoksa onlar: "Bu (mesaj)ı kendisi uydurmuştur!" mu diyorlar? Hayır, tersine, onlar (gerçeği biliyor, ama) inanmak istemiyorlar!

    Ahmed Hulusi

    Yoksa "Onu uyduruyor" mu diyorlar? Hayır, onlar iman etmiyorlar!

    Ali Bulaç

    Yoksa: "Onu kendisi uydurup söyledi" mi diyorlar? Hayır; onlar iman etmiyorlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Yahut «Onu kendisi uydurdu!» mu diyorlar? Hayır, onlar iman etmezler.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa "Onu uydurdu!" mu diyorlar? Hayır, onlar, inanmıyorlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa,"onu kendisi uydurdu"mu diyorlar? Hayır! Onlar inanmıyorlar.

    Edip Yüksel

    Yoksa, "Onu kendi uydurdu" mu diyorlar? Hayır, onlar gerçeği onaylamazlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yoksa, 'Onu kendi uydurdu' mu diyorlar? Hayır, onlar inanmazlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa "Onu kendisi uydurmakta" mı diyorlar? Hayır, kendileri inanmazlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa onu (o Kur'anı) kendisi uydurmakta mı diyorlar? Hayır kendileri inanmazlar

    Erhan Aktaş

    Yoksa: "Onu kendisi uydurup söyledi." mi diyorlar? İşin gerçeği, onlar inanmak istemiyorlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa: "Onu kendisi uydurup söyledi." mi diyorlar? İşin gerçeği, onlar inanmak istemiyorlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa: "Onu kendisi uydurup söyledi." mi diyorlar? İşin gerçeği, onlar inanmak istemiyorlar.

    Gültekin Onan

    Yoksa: "Onu kendisi uydurup söyledi" mi diyorlar. Hayır; onlar inanmıyorlar.

    Hasan Basri Çantay

    Yahud onu kendisi mi uydurub söyledi diyorlar? Hayır, onlar iman etmezler.

    İbni Kesir

    Yoksa; onu kendisi uydurdu mu diyorlar? Hayır, onlar iman etmezler.

    Mehmet Alagaş

    (3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa; o Kur’an’ı kendisi uydurup söyledi mi diyorlar? Hayır! Onlar iman etmiyorlar.

    Süleyman Ateş

    Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır, onlar inanmıyorlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ya da "Kur'an'ı kendi uydurdu" mu diyorlar? Aslında onlar sana güvenmiyorlar.

    Şaban Britch

    Yoksa onu uydurdu mu diyorlar? Hayır, onlar iman etmiyorlar.

    Şaban Piriş

    Yoksa onu uydurdu mu diyorlar? Hayır, onlar iman etmiyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar! Hayır, iman etmiyorlar.

  6. Tûr suresi, 34. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 34. ayet. فَلْيَأْتُوا۟ بِحَدِيثٍ مِّثْلِهِۦٓ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ

    Diyanet İşleri

    Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!

    Mehmet Okuyan

    Doğru (sözlü) iseler onun (Kur'an'ın) benzeri bir söz getirsinler. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet [tehaddî] denen "meydan okuma" ayetlerinin ilk ikisinden biridir. Bütün Kur'an'la ilgili herhangi bir meydan okuma olmamıştır. Meydan okuma ayetleri, sırasına göre (yaklaşık 60-70 surelik meydan okuma için) İsrâ 17:88, Tûr 52:34; (on surelik için) Hûd 11:13; (tek surelik için ise) Yûnus 10:38 ve Bakara 2:23-24'tedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Öyleyse, haydi onun benzeri bir başka söz üretsinler bakalım; sözlerinin arkasında duruyorlarsa tabi ki.

    Muhammed Esed

    Ama, (eğer onu basit bir faninin işi olarak görüyorlarsa) ona benzeyen başka bir söylem üretsinler (de görelim!) Söyledikleri doğru mu, değil mi?

    Ahmed Hulusi

    Eğer sözlerinde sadıklarsa Onun benzeri bir söz getirsinler!

    Ali Bulaç

    Şu halde, eğer doğru sözlüler iseler, benzeri bir söz getirsinler.

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz getirsinler.

    Ali Rıza Safa

    Madem öyle, Onun benzeri bir söz -hadis- getirsinler; eğer doğruyu söylüyorlarsa?

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz getirsinler.

    Edip Yüksel

    Doğru sözlüler iseler bunun benzeri bir hadis getirsinler. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Hadis ve Sünneti Kuran'a eş koşanların kutsal kabul ettiği Ebu Davut'ta yer alan bir Hadise göre, "Muhammed peygambere Kuran ve benzeri Hadis verilmiştir". Hadisleri Kuran'a denk tutan bu Hadisin Kuran'ın meydan okumasına müşriklerin bir yanıtı olduğu aşikardır. * Bak: 6:112-116; 12:111; 33:38; 35:43; 45:6.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğru sözlüler iseler bunun benzeri bir hadis getirsinler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Haydi onun gibi bir söz getirsinler, eğer doğru iseler!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Haydi onun gibi bir söz getirsinler, doğru iseler

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer söylediklerinde haklı kimselerse, onlar da onun gibi bir hadis dipnot 1 getirsinler!

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Söz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer sözlerinde haklı kimselerse, onlar da onun gibi bir söz getirsinler!

    Gültekin Onan

    Şu halde, eğer doğru sözlüler iseler, benzeri bir söz getirsinler.

    Hasan Basri Çantay

    Öyleyse onlar da, eğer doğru söyleyenlerse, onun gibi (velev uydurma) bir söz getirsinler!

    İbni Kesir

    Şayet sadıklardan iseler, onun benzeri bir söz getirsinler.

    Mehmet Alagaş

    (3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!

    Süleyman Ateş

    Doğru iseler haydi onun gibi bir söz getirsinler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sözlerinin arkasındaysalar Kur'an gibi bir söz getirsinler.

    Şaban Britch

    Haydi onun benzeri bir söz getirsinler, eğer doğru söylüyorlarsa!

    Şaban Piriş

    -Haydi onun benzeri bir söz meydana getirsinler eğer doğru söylüyorlarsa!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eğer doğru sözlü iseler, onun benzeri bir hadis/söz getirsinler.

  7. Tûr suresi, 35. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 35. ayet. أَمْ خُلِقُوا۟ مِنْ غَيْرِ شَىْءٍ أَمْ هُمُ ٱلْخَٰلِقُونَ

    Diyanet İşleri

    Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?

    Mehmet Okuyan

    Yoksa onlar, herhangi bir (yaratıcı) olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdır?

    Mustafa İslamoğlu

    Ne yani, onlar sebepsiz mi yaratıldılar? Yoksa kendilerini yaratan yine kendileri mi?

    Muhammed Esed

    (Yoksa onlar, Allah'ın varlığını inkar mı ediyorlar?) Kendileri, hiçbir (sebep) olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendi kendilerinin mi yaratıcılarıdırlar?

    Ahmed Hulusi

    Yoksa onlar hiçbir etki olmadan mı yaratıldılar? Yoksa onlar mı yaratanlar?

    Ali Bulaç

    Yoksa onlar, hiçbir şey olmaksızın mı yaratıldılar? Yoksa yaratıcılar kendileri mi?

    Ali Özek ve heyeti

    Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?

    Ali Rıza Safa

    Yoksa onlar, hiçbir şey olmadan mı yaratıldılar? Yoksa yaratıcılar onlar mı?

    Bayraktar Bayraklı

    Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?

    Edip Yüksel

    Onlar yokluktan mı yaratıldılar? Yoksa yaratanlar kendileri mi?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar yokluktan mı yaratıldılar? Yoksa yaratanlar kendileri mi?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa kendileri hiçbir şeysiz (yaratıcısız) mı yaratıldılar? Yoksa yaratan onlar mıdırlar?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa kendileri "la şey"den mi yaratıldılar? Yoksa yaratan onlar mıdırlar?

    Erhan Aktaş

    Yoksa onlar, bir yaratıcı olmaksızın mı yaratıldılar? Yoksa yaratanlar onlar mıdır?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa onlar, bir yaratıcı olmaksızın mı yaratıldılar? Yoksa yaratanlar onlar mıdır?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa onlar, bir yaratıcı olmaksızın mı yaratıldılar? Yoksa yaratanlar onlar mıdır?

    Gültekin Onan

    Yoksa onlar, hiçbir şey olmaksızın mı yaratıldılar? Yoksa yaratıcılar kendileri mi?

    Hasan Basri Çantay

    Yoksa onlar bir şeysiz olarak mı yaratdılar? Yahud (kendilerinin) yaratıcıları kendileri midir?!

    İbni Kesir

    Onlar; hiç bir şey olmaksızın mı yaratıldılar, yoksa kendileri midir yaratanları?

    Mehmet Alagaş

    (3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?

    Süleyman Ateş

    Yoksa kendileri, hiçbir şey olmadan (raslantı sonucu olarak) mı yaratıldılar? Yoksa yaratanlar kendileri midir?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar yoktan mı yaratıldılar yoksa yaratan kendileri mi?

    Şaban Britch

    Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?

    Şaban Piriş

    Yoksa onlar, hiçbir şey olmadan mı yaratıldılar; yoksa yaratıcı olanlar mı?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa onlar hiçbir şeysiz mi yaratıldılar? Yoksa bizzat kendileri mi yaratıcıdır?

  8. Tûr suresi, 36. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 36. ayet. أَمْ خَلَقُوا۟ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بَل لَّا يُوقِنُونَ

    Diyanet İşleri

    Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar kesin olarak inanmıyorlar.

    Mehmet Okuyan

    Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır! Onlar kesin bir şekilde inanmazlar.

    Mustafa İslamoğlu

    Ya yoksa gökleri ve yeri yaratan kendileri mi? Hayır! Asıl onlar inanmaya gönüllü değiller.

    Muhammed Esed

    (Ve) gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır, ama onlar hiçbir şey hakkında kesin bir inanca sahip değiller!

    Ahmed Hulusi

    Yoksa semaları ve arzı onlar mı yarattılar? Hayır, onlar yakin sahibi değildirler.

    Ali Bulaç

    Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır; onlar, kesin bir bilgiyle inanmıyorlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır! Onlar bir türlü anlayıp inanmazlar.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa gökleri ve yeryüzünü onlar mı yarattılar? Hayır, onların, gerçek bir inançları yok.

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır! Onlar kesinlikle inanmıyorlar.

    Edip Yüksel

    Gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Doğrusu, onlar gerçeği kuşkusuz bir biçimde onaylamazlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Doğrusu, onlar kesin bir inanca sahip olmazlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa gökleri ve yeri mi yarattılar? Hayır, onlar ikan ehli değiller (kendi inançlarında bile kuşkulu kimseler)dir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa Gökleri ve Yeri mi yarattılar? Hayır iykan ehli değiller

    Erhan Aktaş

    Yoksa gökleri ve yeryüzünü onlar mı yarattı? Hayır, onlar gerçeğe ulaşmaya yanaşmıyorlar!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa gökleri ve yeryüzünü onlar mı yarattı? Hayır, onlar gerçeğe ulaşmaya yanaşmıyorlar!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa gökleri ve yeryüzünü onlar mı yarattı? Hayır, onlar gerçeğe ulaşmaya yanaşmıyorlar!

    Gültekin Onan

    Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır; onlar, kesin bir bilgiyle inanmıyorlar.

    Hasan Basri Çantay

    Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yaratdılar? Hayır, onlar (Allahın birliğini, kudretini) iyi bilmiyorlar.

    İbni Kesir

    Yoksa, gökleri ve yeri mi yarattılar? Hayır onlar, iyi bilmiyorlar.

    Mehmet Alagaş

    (3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır! Onlar kesin olarak inanmıyorlar.

    Süleyman Ateş

    Yoksa gökleri ve yeri mi yarattılar? Hayır, onlar düşünüp de inanmazlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Aslında söylediklerine kendileri de inanmıyor.

    Şaban Britch

    Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır! Onlar kesin bir bilgiyle iman etmiyorlar.

    Şaban Piriş

    Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır, onlar kesin olarak bilmiyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır, onlar gerekli bilgiye ulaşamıyorlar!

  9. Tûr suresi, 37. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 37. ayet. أَمْ عِندَهُمْ خَزَآئِنُ رَبِّكَ أَمْ هُمُ ٱلْمُصَۣيْطِرُونَ

    Diyanet İşleri

    Yoksa, Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hakim olan kendileri midir?

    Mehmet Okuyan

    Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa her şeye hâkim olan kendileri midir?

    Mustafa İslamoğlu

    Yoksa Rabbinin hazineleri onların elinde mi? Ya yoksa onu zorla ele geçirip üstüne mi oturmuşlar?

    Muhammed Esed

    (Nasıl olabilirler ki?) Rabbinin hazineleri onlarda mı? Onlar mı (kaderden) sorumlular?

    Ahmed Hulusi

    Yoksa Rabbinin hazineleri onların indinde mi? Yoksa onlar mı her şeye hükmedenler?

    Ali Bulaç

    Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa üstün güç (her şeyin denetim ve yönetim) sahipleri kendileri midir?

    Ali Özek ve heyeti

    Yahut Rabbinin hâzineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hakim olan kendileri midir?

    Ali Rıza Safa

    Yoksa Efendinin kaynakları onların yanında mı? Yoksa denetleyenler onlar mı?

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa, Rabbinin hazineleri onların yanında mı? Yoksa, her şeye hakim olan kendileri midir?

    Edip Yüksel

    Yoksa Efendinin hazineleri onların mı yanındadır? Onlar mı kontrol etmektedirler?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yoksa Rabbinin hazineleri onların mı yanındadır? Onlar mı kontrol etmektedirler?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa onlar mı kainata hükmetmişler?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa rabbının hazineleri onların yanında mı? Yoksa onlar mı istiyla etmişler?

    Erhan Aktaş

    Yoksa Rabb'inin hazineleri onların yanında mı? Veya kendilerinin her şeye güç yetirebileceklerini mi sanıyorlar?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa Rabb'inin hazineleri onların yanında mı? Veya kendilerinin her şeye güç yetirebileceklerini mi sanıyorlar?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa Rabb'inin hazineleri onların yanında mı? Veya kendilerinin her şeye güç yetirebileceklerini mi sanıyorlar?

    Gültekin Onan

    Yoksa rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa üstün güç (her şeyin denetim ve yönetim) sahipleri kendileri midir?

    Hasan Basri Çantay

    Yahud Rabbinin hazineleri onların yanında mı? Veya onlar (eşyayi diledikleri gibi tedbire) haakim ve gaalib kimseler mi?

    İbni Kesir

    Yoksa, Rabbının hazineleri onların yanında mıdır? Veya işe hakim olanlar onlar mıdır?

    Mehmet Alagaş

    (3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa, Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hâkim olan kendileri midir?

    Süleyman Ateş

    Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yahut hakim olan (her şeyi istedikleri gibi yöneten) kendileri midir?

    Süleymaniye Vakfı

    Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mı ya da her şeyi hizaya getirecek olanlar onlar mı?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sahibinin hazineleri onların yanında mı ya da (hazineler) onların hakimiyetinde mi?

    Şaban Britch

    Yoksa, Rabbinin hazineleri onların yanında mı? Yoksa, her şeye hakim olan kendileri midir?

    Şaban Piriş

    Yoksa, Rabbinin hazineleri onların yanında mı? Yoksa, denetim ve yönetim sahibi onlar mıdır?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mı? Yoksa güç ve egemenlik sahibi onlar mı?

  10. Tûr suresi, 38. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 38. ayet. أَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ فِيهِ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُم بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

    Diyanet İşleri

    Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahi vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!

    Mehmet Okuyan

    Yoksa onların, (Allah katındaki sırları) dinleyebildikleri merdivenleri mi var? (Öyleyse) dinleyiciler apaçık bir delil getirsinler!

    Mustafa İslamoğlu

    Ne yani, onlara mahsus (göklere uzanan bir) merdiven var da orada olup-biteni mi dinliyorlar? Öyleyse, haydi açık ve inandırıcı delillerle birlikte dinlediklerini getirsinler de görelim!

    Muhammed Esed

    Yoksa onların (nihai hakikatlere yükselecekleri ve insan kavrayışının ötesindekini) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, (onu) dinlemiş olanlardan birisi (bilgisinin) açık bir delilini getirsin!

    Ahmed Hulusi

    Yoksa onların tırmanıp (ilahi sırları) dinledikleri bir merdiveni mi var? (Eğer öyleyse) onların dinleyenleri apaçık bir karşı konulmaz delil getirsinler.

    Ali Bulaç

    Yoksa onların bir merdivenleri mi var (ki) onunla (yükselip en yüce makamda konuşulanları) dinliyorlar? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.

    Ali Özek ve heyeti

    Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsinler.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinlemiş olanlardan birisi, güçlü bir apaçık kanıt getirsin.

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse onları dinleyenler açık bir mucize getirsin.

    Edip Yüksel

    Yoksa üzerine çıkıp (vahyi) dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyicileri açık bir delil getirsin.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yoksa üzerine çıkıp (vahyi) dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyicileri açık bir delil getirsin.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa onlara mahsus bir merdiven var da (çıkıp) ondan dinliyorlar mı? Öyleyse dinleyenleri, açıklayıcı bir delil getirsin.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa onlara mahsus bir merdiven var da ondan dinliyorlar mı? Öyle ise dinleyicileri beyan edecek bir bürhan getirsin

    Erhan Aktaş

    Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!

    Gültekin Onan

    Yoksa onların bir merdivenleri mi var (ki) onunla (yükselip en yüce makamda konuşulanları) dinliyorlar? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.

    Hasan Basri Çantay

    Yoksa onlara haas bir merdiven vardır da onun üstünden mi dinliyorlar Öyleyse dinleyicileri açık bir bürhan getirsin (ler)!

    İbni Kesir

    Yoksa, üzerine çıkıp dinlendikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyicileri açık bir delil getirsinler.

    Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahî vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!

    Süleyman Ateş

    Yoksa onların, (göğe çıkıp meleklerin sözlerini ve onlara vahyedileni) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, (meleklerin sözlerini dinlediklerine) açık bir delil getirsin.

    Süleymaniye Vakfı

    Yoksa üzerinde (ilahi bilgileri) dinledikleri merdivenleri mi var? Öyleyse, içlerinden onları dinleyenler, açık bir delil getirsin dipnot 1 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa yükseğe çıkan bir araçları var da (olup bitenleri) oradan mı dinliyorlar? Dinleyen kişiler açık bir delil getirsin.

    Şaban Britch

    Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.

    Şaban Piriş

    Yoksa onların bir araçları mı var ki onun hakkında duyum ediniyorlar? Haydi onlardan duyum edinenler açık delillerini getirsinler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa onlara özgü bir merdiven var da onun üzerinde mi dinliyorlar? Eğer böyleyse, dinleyenleri açık bir kanıt getirsin.

  11. Tûr suresi, 39. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 39. ayet. أَمْ لَهُ ٱلْبَنَٰتُ وَلَكُمُ ٱلْبَنُونَ

    Diyanet İşleri

    Yoksa, kızlar O'na (Allah'a) da oğullar size mi?

    Mustafa İslamoğlu

    Ne yani, kızlar O'na da oğullar kendilerine mi?

    Muhammed Esed

    Yahut, (eğer Allah'a inanıyorsanız), siz (yalnız) erkek çocuk sahibi olurken O(nun) kız çocuk sahibi (olmayı tercih ettiğine nasıl inanırsınız?)

    Ahmed Hulusi

    Yoksa kız çocuklar O'na ait de oğullar sizin mi?

    Ali Bulaç

    Yoksa kızlar O'nun da, erkek çocuklar sizin mi?

    Ali Özek ve heyeti

    Yoksa kızlar Allah'ın da, oğullar sizin mi?

    Ali Rıza Safa

    Yoksa kızlar O'nun da oğullar sizin mi?

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa, kızlar Allah'ın, erkekler sizin mi?

    Edip Yüksel

    Yoksa kızlar O'na, oğullar size mi?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yoksa kızlar O'na, oğullar size mi?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa kızlar O'na, oğullar size öyle mi?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa kızlar ona oğullar size öyle mi?

    Erhan Aktaş

    Yoksa kızlar O'nun da oğullar sizin mi?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa kızlar O'nun da oğullar sizin mi?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa kızlar O'nun da, oğullar sizin mi?

    Gültekin Onan

    Yoksa kızlar O'nun da, erkek çocuklar sizin mi?

    Hasan Basri Çantay

    Yahud kızlar Onun, oğullar sizin mi?

    İbni Kesir

    Yoksa, kızlar O'nundur da, oğullar sizin öyle mi?

    Mehmet Alagaş

    (3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa kızlar Allah'ın da, oğullar sizin mi?

    Süleyman Ateş

    Yoksa kızlar O'na, oğullar size mi?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kızlar Allah'ın da oğullar sizin mi?

    Şaban Britch

    Yoksa kızlar O’nun da; erkek çocuklar sizin mi?

    Şaban Piriş

    Yoksa kızlar O'nun da erkek çocuklar sizin mi?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa kızlar O'na, oğullar size mi?

  12. Tûr suresi, 40. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 40. ayet. أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ

    Diyanet İşleri

    Yoksa sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar, borçtan ağır bir yük altında mı kalmışlardır?

    Mehmet Okuyan

    Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da borç yüzünden ağır bir yük altında mı kalıyorlar?

    Mustafa İslamoğlu

    Yoksa onlar senin, kendilerine, onları ağır bir ekonomik yükümlülük altına sokacak bir bedel ödetmenden mi (çekiniyorlar)?

    Muhammed Esed

    Yoksa (ey Muhammed, senin mesajını reddedenler, seni dinlerlerse) onlardan bir karşılık isteyeceğinden ve kendilerini borç altına sokacağ(ından mı korkuyorlar?)

    Ahmed Hulusi

    Yoksa onlardan bir karşılık istiyorsun da, (bu yüzden) ağır bir borç yükü altına mı girmişler?

    Ali Bulaç

    Yoksa sen onlardan bir ücret mi istiyorsun ki, haksız bir borçtan dolayı ağır bir yük altındalar?

    Ali Özek ve heyeti

    Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı?

    Ali Rıza Safa

    Yoksa onlardan bir karşılık istiyorsun da ağır bir borç yükü altında mı kalıyorlar?

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa, sen onlardan bir karşılık mı istiyorsun da onlar bu isteğin altından kalkamıyorlar?

    Edip Yüksel

    Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bu onlara ağır bir borç mu yüklüyor?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bu onlara ağır bir borç mu yüklüyor?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da cereme vermekten ezilmekteler mi?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa kendilerinden bir ücret istiyorsun da cereme vermekten ezilmekteler mi?

    Erhan Aktaş

    Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır bir yük altına mı giriyorlar?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır bir yük altına mı giriyorlar?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir yük altına mı giriyorlar?

    Gültekin Onan

    Yoksa sen onlardan bir ücret mi istiyorsun ki, haksız bir borçtan dolayı ağır bir yük altındalar?

    Hasan Basri Çantay

    Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da onlar (bundan mütevellid) borcdan dolayı ağır bir yük altına mı girmişlerdir?

    İbni Kesir

    Yoksa, sen, kendilerinden bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?

    Mehmet Alagaş

    (3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı?

    Süleyman Ateş

    Yoksa sen onlardan (vahiyleri duyurmana karşı) bir ücret istiyorsun da onlar, ağır bir borç yükü altında mı kalmışlardır?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa onlardan bir karşılık istiyorsun da borcun altında eziliyorlar mı?

    Şaban Britch

    Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı?

    Şaban Piriş

    Yoksa sen onlardan ödeyemeyecekleri ağır bir ücret mi istiyorsun?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bir borç yüzünden onlar, yük altına mı giriyorlar?

  13. Tûr suresi, 41. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 41. ayet. أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ

    Diyanet İşleri

    Yoksa, gayb ilmi onların yanında da ondan mı yazıyorlar?

    Mustafa İslamoğlu

    Ne yani, idraki aşan hakikatlere vakıflar da, onu kendileri mi kayıt altına alıyorlar?

    Muhammed Esed

    Yoksa, (bütün mevcudatın) gizli gerçekliğinin, (zamanı geldiğinde) yazabilmeleri için kendi kavrayış alanları içine gireceği(ni mi sanıyorlar)?

    Ahmed Hulusi

    Yoksa gayb onların indinde de, (ne olacağını) onlar mı yazıyorlar?

    Ali Bulaç

    Yoksa gayb (bilgisi) onların katında mıdır, böylece yazıp duruyorlar?

    Ali Özek ve heyeti

    Yoksa gayba ait bilgiler kendi yanlarında da, onlar mı yazıyorlar?

    Ali Rıza Safa

    Yoksa gizli gerçekler onların yanında da onlar mı yazıyorlar?

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa,gayb onların yanındadır da onlar mı yazıyorlar?

    Edip Yüksel

    Yoksa gizemlerin bilgisine mi sahipler ve onu kendileri mi yazıyorlar?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yoksa gizemlerin bilgisine mi sahipler ve onu kendileri mi yazıyorlar?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar?

    Erhan Aktaş

    Yoksa gayb dipnot 1 onların yanında da onlar mı yazıyorlar?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Duyu organları ile algılanamayan; görülemeyen, bilinemeyen.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa gayb dipnot 1 onların yanında da onlar mı yazıyorlar?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Duyu organları ile algılanamayan; görülemeyen, bilinemeyen.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa gayb dipnot 1 onların yanında da onlar mı yazıyorlar?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Duyu organları ile algılanamayan; görülemeyen, bilinemeyen.

    Gültekin Onan

    Yoksa gayb (bilgisi) onların katında mıdır, böylece yazıp duruyorlar?

    Hasan Basri Çantay

    Yahud gayb (ın ilmi) kendilerinin yanındadır da (bunu) onlar mı yazıyorlar?

    İbni Kesir

    Yahut, gaybı bilmek kendilerine aittir de, onlar mı yazıyorlar?

    Mehmet Alagaş

    (3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa gayp onların yanında da, onlar mı yazıyorlar?

    Süleyman Ateş

    Yoksa gayb (görülmeyen bilgi) kendilerinin yanındadır da kendileri mi (oradan istediklerini) yazıyorlar?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa gizli bilgiler onlarda da onu mu yazıyorlar?

    Şaban Britch

    Yoksa gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar?

    Şaban Piriş

    Yoksa gayb onların yanında da onlar mı tavsiye ediyor?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa gayb yanlarında da yazıp duruyorlar mı?

  14. Tûr suresi, 42. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 42. ayet. أَمْ يُرِيدُونَ كَيْدًا فَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ هُمُ ٱلْمَكِيدُونَ

    Diyanet İşleri

    Yoksa, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl, inkar edenler tuzağa düşecek olanlardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar, bir tuzak tasarlıyor olmasınlar sakın? Fakat kurdukları tuzağa düşecek olan o kafirlerin ta kendileridir!

    Muhammed Esed

    Yoksa (seni çelişkilerin) tuzağına mı düşürmek istiyorlar? Ama aslında tuzağa düşenler onlardır, o hakikati inkar edenler!

    Ahmed Hulusi

    Yoksa tuzak kurmak mı diliyorlar? O hakikat bilgisini inkar edenler tuzağa düşenlerin ta kendileridir!

    Ali Bulaç

    Yoksa hileli bir düzen mi kurmak istiyorlar? Fakat (asıl) o inkar edenler hileli düzene düşecek olanlardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Yahut bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl tuzağa düşecek olanlar, inkâr edenlerdir.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa bir dalavere mi çevirmek istiyorlar? Aslında, oyuna gelecek olanlar, nankörlük edenlerin kendileridir.

    Bayraktar Bayraklı

    Yahut, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl tuzağa düşecek olanlar, inkar edenlerdir.

    Edip Yüksel

    Yoksa bir planı mı uygulamak istiyorlar? Halbuki kafirlerin kendileri bir plana mahkûm edilmiştir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yoksa bir planı mı uygulamak istiyorlar? Halbuki kafirlerin kendileri bir plana mahkum edilmiştir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Fakat o küfredenlerin kendileri o tuzağa düşeceklerdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Fakat o küfredenler kendileri o tuzağa düşeceklerdir.

    Erhan Aktaş

    Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Ne var ki tuzağa düşecek olanlar Kafirlerdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Ne var ki tuzağa düşecek olanlar Kafirlerdir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir, örten demektir. Gerçeğin üzerini örten, nankörlük eden, vahye inanmayan, güvenmeyen ve kabul etmeyen; Allah'ı ve vahyi reddeden kimse. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Ne var ki tuzağa düşecek olanlar gerçeği yalanlayan nankörlerdir.

    Gültekin Onan

    Yoksa hileli bir düzen mi kurmak istiyorlar? Fakat (asıl) o küfredenler hileli düzene düşecek olanlardır.

    Hasan Basri Çantay

    Yoksa (sana) bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Fakat o küfredenler (kurduklara o) tuzağa kendileri düşüb mağlub olmuşlardır (olacaklardır).

    İbni Kesir

    Yoksa, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Ama asıl tuzağa düşecek olanlar küfredenlerdir.

    Mehmet Alagaş

    (3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Tuzağa düşecek olanlar kâfir olanlardır.

    Süleyman Ateş

    Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl tuzağa düşecek olanlar, o inkar edenlerin kendileridir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa seni oyuna getirmek mi istiyorlar? Asıl oyuna gelenler dipnot 1 , kafirlerdir (ayetleri görmezlikten gelenlerdir).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetleri görmezlikten gelenlerin oyuna gelmiş olmasının nedeni Şeytan tarafından kandırılmış olmalarıdır.

    Şaban Britch

    Yoksa, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Tuzağa düşecek olanlar kâfir olanlardır.

    Şaban Piriş

    Yoksa, bir entrika düzenlemek mi istiyorlar? Entrikaya düşecek olanlar kafir olanlardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Doğrusu şu ki, o inkar edenlerin kendileri tuzağa yakalanmışlardır.

  15. Tûr suresi, 43. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tûr suresi, 43. ayet. أَمْ لَهُمْ إِلَٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    Diyanet İşleri

    Yoksa, onların Allah'tan başka bir ilahı mı var? Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.

    Mehmet Okuyan

    Veya onlar için Allah'tan başka ilah mı var! Allah onların ortak koştuklarından yücedir.

    Mustafa İslamoğlu

    En nihayet, onların Allah'tan başka bir ilahı mı var? Allah onların şirk koştuğu her şeyden aşkın ve yücedir.

    Muhammed Esed

    O halde, Allah'tan başka bir tanrıları mı var? Allah, sınırsız şanıyla insanların O'na yakıştırdığı ortaklardan münezzehtir!

    Ahmed Hulusi

    Yoksa onların Allah'ın gayrı tanrıları mı var? Subhan'dır Allah, ortak koştuklarından!

    Ali Bulaç

    Yoksa onların, Allah'ın dışında başka bir ilahları mı var? Allah, onların şirk koştuklarından yücedir.

    Ali Özek ve heyeti

    Veya onların Allah’tan başka bir ilahı mı var? Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa Allah'tan başka tanrıları da mı var? Allah, onların ortaklar koştuklarından ayrıktır.

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa, onların Allah'tan başka bir tanrıları mı vardır? Haşa! Allah onların ortak koştuklarından uzaktır.

    Edip Yüksel

    Yoksa ALLAH'tan başka tanrıları mı vardır? ALLAH onların ortak koştuklarından yücedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yoksa ALLAH'tan başka tanrıları mı vardır? ALLAH onların ortak koştuklarından yücedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa onların Allah'tan başka bir ilahları mı var? Allah onların ortak koştuklarından münezzehtir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa onların Allahdan başka bir ilahları mı var? Allah onların koştukları şirklerden münezzehtir.

    Erhan Aktaş

    Yoksa onlar için Allah'tan başka bir ilahları mı var? Allah, onların şirk koştuklarından münezzehtir dipnot 1 .

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kusur ve eksikliklerden arınık, eşsiz ve benzersiz. Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur. Allah'ın acizlik, eksiklik ve yaratılmış özelliklerinden arınmış olduğunu benimsemek. Tenzih, tevhidin başka bir ifadesidir. Eş koşulanların ve yakıştırılan niteliklerin tamamından arındırma demektir. "Hiçbir şey O'nun benzeri değildir (42:11)."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa onlar için Allah'tan başka bir ilahları mı var? Allah, onların şirk koştuklarından münezzehtir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kusur ve eksikliklerden arınık, eşsiz ve benzersiz. Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur. Allah'ın acizlik, eksiklik ve yaratılmış özelliklerinden arınmış olduğunu benimsemek. Tenzih, tevhidin başka bir ifadesidir. Eş koşulanların ve yakıştırılan niteliklerin tamamından arındırma demektir. "Hiçbir şey O'nun benzeri değildir. 42:11" Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa onlar için Allah'tan başka bir ilahları mı var? Allah, onların şirk koştuklarından münezzehtir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur.

    Gültekin Onan

    Yoksa onların, Tanrı'nın dışında başka bir tanrıları mı var? Tanrı, onların şirk koştuklarından yücedir.

    Hasan Basri Çantay

    Yahud onların Allahdan başka bir Tanrıları mı var? Allah onların katmakda oldukları ortaklardan münezzehdir.

    İbni Kesir

    Yoksa, onların Allah'tan başka bir tanrısı mı var? Allah; onların koşmakta oldukları ortaklardan münezzehtir.

    Mehmet Alagaş

    (3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa, onların Allah’tan başka bir (hak) ilahları mı var? Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir/uzaktır.

    Süleyman Ateş

    Yoksa onların Allah'tan başka bir tanrısı mı var? Allah'ın şanı onların ortak koştuklarından yücedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa Allah'ın dışında bir ilahları mı var? Allah, onların kendisiyle ortak özellikte saydıkları şeylerden uzaktır.

    Şaban Britch

    Yoksa, onların Allah’tan başka bir (hak) ilahları mı var? Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir/uzaktır.

    Şaban Piriş

    Yoksa, onların Allah'tan başka bir ilahları mı var? Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir/uzaktır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa Allah'tan başka bir ilahları mı var? Uzaktır Allah, onların ortak koştuklarından.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.