Diyanet İşleri
Bunu kendilerine akılları mı emrediyor, yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?
Tûr suresi
Tûr suresi, 32. ayet. أَمْ تَأْمُرُهُمْ أَحْلَٰمُهُم بِهَٰذَآ أَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ
em te'müruhüm aḥlâmühüm bihâẕâ em hüm ḳavmün ṭâgûn.
Bunu kendilerine akılları mı emrediyor, yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Yoksa..." soruları Tûr 29–43 3
Ard arda gelen on beş soruluk tek bir yapı; bölünmesi zinciri kırardı.
(Ey Muhammed!) O halde, sen öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde, sen ne bir kahinsin, ne de bir deli.
Yoksa onlar, "O bir şairdir; onun, zamanın felaketlerine uğramasını bekliyoruz" mu diyorlar?
Onlara de ki: "Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
Bunu kendilerine akılları mı emrediyor, yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?
Yoksa "O Kur'an'ı kendisi uydurup söyledi" mi diyorlar? Hayır, (sırf inatlarından dolayı) iman etmiyorlar.
Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!
Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
32. “Onlara bunu akılları mı emrediyor yoksa onlar azgın bir toplum mu?” Seni yalanlayışları ve söyledikleri bu sözler, onların akıllarından mı kaynaklanmakta? Bu gibi sonuçlar doğuran, bu gibi meyveler veren akıllar ne kötüdür, ne yararsızdır! En mükemmel akla sahip olan birisini deli diye nitelendiren, en doğru ve en hak sözü yalan ve batıl diye değerlendiren akıllar, hiç şüphesiz delilere dahi yakıştıralamayacak türden akıllardır. Yoksa onları bu iddialarda bulunmaya iten zulüm ve azgınlıkları mı? Evet, gerçek budur. Çünkü azgınlığın ve haddi aşmışlığın duracağı bir sınır yoktur. Haddi aşan azgın bir kimsenin söylediği hiçbir söz ve yaptığı hiçbir davranış, garip karşılanmaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Şüphesiz o kâhin ve delidir." sözlerini onlara akılları mı emrediyor? Bir kişide bir arada bulunması mümkün olmayan şeyleri bir araya getirmeye çalışıyorlar. Bilakis onlar, haddi aşan bir topluluktur. Dine ve sahih akla dönmezler.
Aynı kök: حلم (21 geçiş)
Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…
Aynı kök: حلم (21 geçiş)
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Aynı kök: حلم (21 geçiş)
Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…
Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…
Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kafirlerin velileri ise tağuttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlara akılları mı bunu emrediyor; yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?
Yoksa onları bu tavra savruk akılları mı sevk ediyor? Sakın onlar isyanda sınır tanımayan azgın bir topluluk olmasın?!
Akılları mı onlara bu (tavrı takınmaları)nı telkin ediyor, yoksa (bu hal) (sadece) kaba bir küstahlığın eseri midir?
Onlara bunu akılları mı emrediyor; yoksa onlar küstah bir toplum mu?
Yoksa bunu kendilerine saçma akılları mı emrediyor? Yoksa onlar azgın bir kavim midir?
Onlara akılları mı bunu emreder, yoksa onlar, azgın bir topluluk mudur?
Yoksa akılları mı bunu yaptırıyor? Yoksa onlar, azıtmış bir toplum mu?
Onlara akılları mı bunu emrediyor? Yoksa onlar azgınlar topluluğu mudurlar?
Bunları rüyalarının etkisiyle mi söylüyorlar, yoksa onlar haddi aşan bir topluluk mudur?
Bunları rüyalarının etkisiyle mi söylüyorlar, yoksa onlar haddi aşan bir topluluk mudur?
Yoksa onlara bunu (bu çelişkiyi) akılları mı emrediyor, ya da onlar azgın bir topluluk mudurlar?
Yoksa onlara bunu (bu tenakuzu) akılları mı emrediyor? Yoksa azgın bir kavım mıdırlar?
Yoksa onların düşleri böyle mi istiyor? Yoksa onlar azgın bir halk mı?
Yoksa onların düşleri böyle mi istiyor? Yoksa onlar azgın bir halk mı?
Yoksa onların akılları böyle mi istiyor? Yoksa onlar azgın bir toplum mu?
Yoksa bunu kendilerine saçma akılları mı buyuruyor? Yoksa onlar azgın bir kavim midir?
Yahud bunu kendilerine akılları mı emrediyor, yoksa onlar azgınlar güruhu mudur?
Bunu kendilerine akılları mı buyuruyor, yoksa onlar, azgın bir kavim midirler?
(3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.
Bunu kendilerine akılları mı emrediyor yoksa onlar azgın bir topluluk mudurlar?
Akılları mı bunu kendilerine emrediyor, yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?
Bunu onlara akılları mı emrediyor, yoksa onlar hadlerini aşan bir topluluk mu dipnot 1 ?
Bu duygusallıktan uzak bir karar gereği midir? Yoksa onlar bir azgınlar topluluğu mudur?
Onlara akılları mı bunu emreder? Yoksa onlar, azgın bir toplum mudur?
Yoksa onlar, bunu rüyalarında mı gördüler? Yoksa onlar, azgın bir toplum mudur?
Acaba bunu onlara hayalleri mi emrediyor yoksa bunlar azmış bir topluluk mu?
Or is it the hope they found on a basis of a mental concept of what is not true, or on what they see in a dream or a vision steering their feeble minds to an unwarranted course of action, or is it on a basis of obstinacy and transgression?
does their reason really tell them to do this, or are they simply insolent people?
Is it that their faculties of understanding urge them to this, or are they but a people transgressing beyond bounds?
Do their minds prompt them to say such things, or are they a people immersed in transgression?" dipnot 1
Is it their intellects that direct them to say this or is it that they are an unbridled people?
Do their minds command them this [i.e. to tell a lie against you (Muhammad صلى الله عليه وسلم)] or are they people transgressing all bounds?
Is it their intellect which prompts them to [say] this, or are they a rebellious lot?
As a matter of fact their reason prompts them to (think of the Prophet in) these (terms). They are, rather, a people transgressing limits.
Or do their intellects bid them do this? Or are they an insolent people?
Are these contradictory accusations [calling Mohammad an intelligent poet and at the same time a mad man, for example] the fruit of their thoughts or the manifestation of their wicked nature?
Do their dreams bid them this? or are they an outrageous people?
Or do their dreams dictate this to them, or are they a transgressing people?
Do their mature understandings bid them say this; or are they people who perversely transgress?
Nay! Do their understandings bid them this? Or are they a people transgressing beyond bounds?
Or even do their immature understandings command them to do this?
Do their minds command them to do this, or are they an outrageous folk?
Does their reasoning prompt them to this, or they are a people rebellious?
Is it their minds that bid them [to take] this [attitude] - or are they [simply] people filled with overweening arrogance?
Or do their ˹intelligent˺ minds prompt them to this ˹paradox˺?[1] Or are they ˹just˺ a transgressing people?
Or do their dreams dictate this to them, or are they a transgressing people
Is it their dreams that dictate their behavior, or are they naturally wicked?
Or do their minds command them to [say] this, or are they a transgressing people?
If their reason commands them this: or if they are a people transgressing all bounds:
Do they behave like this because they would rather dream their lives through? Is this behavior really commanded by their intellect? Or is it that they are a people who wish to live without any moral bounds?
Or do they in their capacity to understand take themselves to this (way of lying), or are they only people exceeding beyond (their) bounds?
Is it their intellects that direct them to (say) this, or are they a rebellious people?
Or do their dreams dictate this to them, or are they a transgressing people?