Tûr suresi

Tûr suresi, 21. ayet

Tûr suresi, 21. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَٰنٍ أَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَآ أَلَتْنَٰهُم مِّنْ عَمَلِهِم مِّن شَىْءٍ كُلُّ ٱمْرِئٍۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌ

velleẕîne âmenû vettebe`athüm ẕürriyyetühüm biîmânin elḥaḳnâ bihim ẕürriyyetehüm vemâ eletnâhüm min `amelihim min şey'. küllü-mriim bimâ kesebe rahîn.

Diyanet İşleri

İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tûr 18–24 · surenin 21. ayeti / 49

Konu Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları Tûr 17–28 3

  1. Tûr 18

    (17-18) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.

  2. Tûr 19–20

    (19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

  3. 21

    İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.

  4. Tûr 22

    Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

  5. Tûr 23

    Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.

  6. Tûr 24

    Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

21. Cennet ehlinin nimetlerini tamamlayan şeylerden biri de Allah'ın, imanda kendilerine tabi olmuş olan soylarını onlara katmasıdır. Zira onlar, babalarından sadır olan iman nedeniyle onları izlemiş, atalarına uymuşlardır. Bizzat kendilerinden sadır olan iman ile babalarına katılmaları ise daha öncelikle söz konusudur.

Bu anılan kimseleri Yüce Allah, cennette atalarının konumuna yükseltecektir. İsterse onlar (kendi amelleriyle) bu konumlara ulaşmamış olsunlar. Bu, onların ataları için bir mükafat ve mükâfatlarına bir ilave olacaktır. Bununla birlikte Yüce Allah, atalarının amellerinden bir şeyi de eksiltmeyecektir.

Cehennem ehli hakkında da aynı hükmün geçerli olduğunu zannedenler olabileceğinden dolayı Yüce Allah, bu iki yurdun (cennet ve cehennemin) aynı hükme tabi olmadığını haber vermektedir. Zira cehennem Allah’ın adalet yurdudur. Kimseye günahsız azap etmemesi de Allah’ın adaletinin bir gereğidir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Her kişi kendi kazandığı karşılığında bir rehinedir.” Kazandığı karşılığında alıkonulmuş olacaktır. Kimse kimsenin günahını çekmez. Kimsenin günahı bir başkasına yüklenmez. Bu, sözü geçen ihtimali ortadan kaldırmak gibi önemli bir katkısı bulunan bir ara cümlesidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İman edenleri ve iman etmede onlara tabi olan evlatlarını onlarla bir araya getirdik ki gönülleri rahatlasın. Velev ki amelleri bu dereceye ulaşmasa bile, onların amellerinin sevaplarından da bir şey eksiltmedik. Her insan, kendi yapıp kazanmakta olduğu kötü amele karşılık rehindir, hiçbir kimse onun amelinden bir şeyi yüklenemez.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimseler
  2. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  3. وَٱتَّبَعَتْهُمْ vettebeathum ve kendilerine uyanlar kök: تبع
  4. ذُرِّيَّتُهُم zurriyyetuhum zürriyetleri de kök: ذرر
  5. بِإِيمَـٰنٍ biimanin imanda kök: امن
  6. أَلْحَقْنَا elhakna kattık kök: لحق
  7. بِهِمْ bihim kendilerine
  8. ذُرِّيَّتَهُمْ zurriyyetehum zürriyetlerini kök: ذرر
  9. وَمَآ ve ma ve
  10. أَلَتْنَـٰهُم eletnahum eksiltmedik kök: الت
  11. مِّنْ min -nden
  12. عَمَلِهِم amelihim kendi amelleri- kök: عمل
  13. مِّن min hiçbir
  14. شَىْءٍۢ ۚ şey'in şey kök: شيا
  15. كُلُّ kullu her kök: كلل
  16. ٱمْرِئٍۭ mriin kişi kök: مرا
  17. بِمَا bima şeye
  18. كَسَبَ kesebe kendi kazandığı kök: كسب
  19. رَهِينٌۭ rahinun bağlıdır kök: رهن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رهن (3 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Herkes kazandığına karşılık bir rehindir.

  • Aynı kök: رهن (3 geçiş)

    Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse…

  • Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan…

  • Aynı kök: لحق (6 geçiş)

    (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…

  • Aynı kök: لحق (6 geçiş)

    Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim…

  • Aynı kök: لحق (6 geçiş)

    "Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat."

  • Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: ذرر (38 geçiş)

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İman edenlere ve onlara imanla uyan nesiller(in)e gelince; biz onları (cennette) nesilleriyle buluşturacağız. dipnot 1 Onların yapıp ettiklerinden hiçbir şey eksiltmeyeceğiz. Her kişi kazandığına karşılık rehindir. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle imanla ölenlerin cennette dünyadaki kendi aileleriyle birlikte olacağının delilidir. Benzer mesajlar: Ra‘d 13:23; Mü'min 40:8; İnşikâk 84:9.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: Müddessir 74:38.

Mustafa İslamoğlu

Kendileri iman eden, ve soyları da bu muhteşem imanı izleyenlere gelince: Biz onları soylarıyla buluşturacağız ve kendi yaptıklarının (karşılığından) da hiçbir şey eksiltmeyeceğiz; (ne ki) herkesin (akıbeti) kendi kazandıklarına bağlıdır.

Muhammed Esed

Kendileri iman eden ve soyları bu imanı sürdürecek olanlara gelince, Biz onları soyları ile bütünleştirecek ve işlerini heder ettirmeyeceğiz (ama, sonuçta) herkes kendi kazandığının hesabını verecek.

Ahmed Hulusi

İman edenler ve imanlı olarak kendilerine tabi olan zürriyetleri var ya; onlara kendilerinden gelenleri de ekledik! Onların kazançlarından hiçbir şeyi de eksiltmedik. . . Her kişi yaptığının getirisine bağlıdır!

Ali Bulaç

İman edenler ve soyları da kendilerini imanda izleyenler (var ya); biz onların soylarını da kendilerine katıp ekledik. Onların amellerinden hiçbir şeyi eksiltmedik. Her kişi, kendi kazandığına karşılık bir rehindir.

Ali Özek ve heyeti

İman eden ve soylarından gelenlerde, imanda kendilerine tâbi olanlar (var ya)! İşte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Onların amellerinden de bir şey eksiltmedik. Herkes kazandıklarına karşı bir rehindir.

Ali Rıza Safa

Hem inananları hem de soyları onlar gibi inanmış olanların soylarını onlara katarız ve yaptıklarından hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes, kendi kazandığının hesabını verir.

Bayraktar Bayraklı

İnananlar ve soyları da imanlı olarak kendilerine uyanları, soyları ile buluştururuz. Onların yaptıklarından hiçbir şeyi eksiltmeyiz. Herkes kazandığına karşılık rehindir.

Edip Yüksel

Soyları tarafından izlenen iman edenlere soylarını da katarız ve onların yaptıklarından hiçbir şeyi eksiltmeyiz. Herkes kazanmış olduğu şeylerin bir ipoteğidir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Soyları tarafından izlenen inananlara soylarını da katarız ve onların yaptıklarından hiç bir şeyi eksiltmeyiz. Herkes kazanmış olduğu şeylerin bir ipoteğidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edip zürriyetleri de iman ile arkalarından gelmiş olanlar, işte Biz, onların nesillerini de kendilerine katmışızdır. Bununla beraber kendilerine amellerinden hiçbir şey de eksiltmemişizdir. Herkes kazancına bağlıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve İyman edenleri ki zürriyyetleri de iyman ile arkalarından gelmiş, zürriyyetlerini kendilerine ilhak etmişizdir, bununla beraber kendilerine amellerinden hiçbir şey eksiltmemişizdir, herkes kazancına bağlıdır.

Erhan Aktaş

İman eden, soyları da iman ederek kendilerine tabi olan kimselerin, soylarını da kendilerine kattık. dipnot 1 Ve onların yaptıklarından bir şey eksiltmedik. Herkes kendi yaptıklarının karşılığını alacak.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cennet'i hak etmiş aile bireylerini, kan bağı mensuplarını Cennet'te bir araya getireceğiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman eden, soyları da iman ederek kendilerine tabi olan kimselerin, soylarını da kendilerine kattık dipnot 1 . Ve onların yaptıklarından bir şey eksiltmedik. Herkes kendi yaptıklarının karşılığını alacak.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cennet'i hak etmiş aile bireylerini, kan bağı mensuplarını Cennet'te bir araya getireceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman eden, soyları da iman ederek kendilerine tabi olan kimselerin, soylarını da kendilerine kattık dipnot 1 . Ve onların yaptıklarından bir şey eksiltmedik. Herkes kazandığına karşılık bir rehindir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cennet'i hak etmiş aile bireylerini, kan bağı mensuplarını Cennet'te bir araya getireceğiz.

Gültekin Onan

İnananlar ve soyları kendilerini inançta izleyenler; biz onların soylarını da kendilerine katıp ekledik. Onların amellerinden hiçbir şeyi eksiltmedik. Her kişi, kendi kazandığına karşılık bir rehindir.

Hasan Basri Çantay

İman edib de zürriyyetleri de iman ile kendilerine ta'bi olanlar (yok mu?) biz onların nesillerini de kendilerine katdık. Kendilerinin amelinden bir şey de eksiltmedik. Herkes kazancı mukaabilinde bir rehindir.

İbni Kesir

İman edip de soyları da imanda kendilerine tabi olanlar; onlara, soylarını da kattık. Onların işlediklerinden hiç bir şey eksiltmedik. Herkes kazandığı ile bağlıdır.

Mehmet Alagaş

(17-28) Sakınanlar kesinlikle cennetle ve nimettedirler, Rablerinin onlara verdikleri nedeniyle hoşnutturlar, Rableri onları cehennem azabından korumuştur, yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için, sıra sıra haldeki koltuklara yaslanırlar, İri gözlü hurilerle / havarilerle eşlenmişlerdir , iman edenlere ve zürriyetlerinden iman ederek onlara uyanlar / tabi olanlar işte onları zürriyetlerine kattık / zürriyetleri ile bir araya getirdik, onların amellerinden bir şey eksiltmedik. Her kişiye kazancı tutukludur / rehindir. Onlara iştah ettiği meyveler ve et bol bol sunulur, o rada kadeh tokuştururlar , saçmalamazlar ve günah işlemezler, etraflarında genç ler tavaf ederler , s aklı inci gibidirler , bazısı bazısına dönüp soruşturur ve derler ki gerçekten biz daha önce yakın çevremiz içindeyken endişeden titrerdik , Allah bize ihsanda bulundu ve de içlere iş leyen azaptan bizi korudu , biz bundan önce de O’na dua ediyorduk , Muhakkak ki O iyidir esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İman edip, soyları iman ile kendilerine uyanların biz evlatlarını da kendilerine katarız. Amellerinden de hiçbir şey eksiltmeyiz. Her kişi kendi kazandıkları karşılığında bir rehinedir.

Süleyman Ateş

Kendileri inanmış, zürriyetleri de imanda kendilerine uymuş olan kimselerin zürriyetlerini de kendilerine katmışızdır; kendi ameller(inin sevab)ından da hiçbir şey eksiltmemişizdir. Herkes kendi kazandığına bağlıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nesillerinden, inanıp güvenmiş (imanlı) olarak kendilerini takip etmiş olanları da o müminlere katarız. Onların yaptıklarından bir şey de eksiltmeyiz dipnot 1 . Çünkü herkesi, kendi kazandığı bağlar dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şefaat yüzünden yanına alan konumunda olan kişinin kazandıklarında bir eksilme olmaz. Gelen, kendi kazandığıyla gelir ve diğerine yük olmaz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayetler, cehennemde yalnızlaşan ve oranın azabını çeken Müslümanların cennetteki yakınlarının yanına yerleştirileceklerini göstermektedir. İşte şefaat budur.

Şaban Britch

İman edenleri, soylarından da iman ederek onlara tabi olanları bir araya getirdik. Amellerinden hiç bir şey eksiltmedik. Her kişi, kendi yapıp kazanmakta olduğuna karşılık bir rehindir.

Şaban Piriş

İman edenleri, soylarından da iman ederek onlara tabi olanları bir araya getirdik. Çalışmalarından hiçbir şey eksiltmedik. Her kişi, kazancına bağlı bir rehinedir.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edip zürriyetleri de imanda kendilerine uyanların, soy soplarını da kendilerine katmışızdır. Ve kendi amellerinden kendilerinin hiçbir şeyini eksiltmemişizdir. Her kişi, kazandığı karşılığında bir rehindir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And those whose hearts reflected the image of religious and spiritual virtues and their deeds - wisdom and piety, and their progeny walked after them accepting their authority and example in faith, even thus their deeds be of a lesser calibre, will still be fitted for companionship together without being an expense to their fathers, and without making inroads on justice, for this is only Allah's grace. He confers it on whom He will, and every soul shall be pledged for its deeds.

Abdul Haleem

We unite the believers with their offspring who followed them in faith–– We do not deny them any of the rewards for their deeds: each person is in pledge for his own deeds––

Abdullah Yusuf Ali

And those who believe and whose families follow them in Faith,- to them shall We join their families: Nor shall We deprive them (of the fruit) of aught of their works: (Yet) is each individual in pledge for his deeds.

Abul A'la Maududi

We shall unite the believers with those descendants of theirs who followed them in their faith, and shall not deny them any part of the reward for their good deeds. dipnot 1 Every person is pledged to what he did. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This theme has already been mentioned in (Surah Ar- Raad, Ayat 23) and (Surah Al-Momin, Ayat 8), but here a greater good news has been given. In the verse of Surah Ar- Raad only this much was said: They will enter into them (Gardens) along with the righteous from among their forefathers, wives and descendants, and in Surah Al-Mmin: The angels ask forgiveness for the believers; they say Our Lord... (admit therein also) of their parents and wives and children who are righteous. Here, what has been said in addition is: If the children had been following in the footsteps of their forefathers in faith, they will be joined with them in Paradise even though they might not deserve, on the basis of their deeds, the same high rank which the elders would attain on the basis of their superior faith and deeds, and this joining will not be of the nature of occasional visits and meetings but they will be lodged permanently with them in Paradise as is borne out by the words: alhaqna bi-him. For the sake of further satisfaction it has been stated: In order to be joined with their offspring the parents will not be lowered and reduced in rank, but in order to be joined with their elders the rank of the children will be enhanced and exalted.
  2. metne dön, dipnot 2
    Here, it should be borne in mind that this news has been given in respect of the children who on reaching maturity voluntarily decided to affirm faith and of their own free will followed in the footsteps of their righteous forefathers. As for those of the children of a believer, who might have died even before reaching maturity, there cannot be any question of belief or disbelief, obedience or disobedience, for they will be admitted to Paradise automatically and will be lodged along with their parents to be a comfort of the eyes for them.

Aisha Bewley

And We will unite those who had iman with their offspring, who followed them in iman, and We will not undervalue their own actions in any way. Every man is in pledge for what he earned.

Al-Hilali & Khan

And those who believe and whose offspring follow them in Faith: to them shall We join their offspring, and We shall not decrease the reward of their deeds in anything. Every person is a pledge for that which he has earned.

Ali Quli Qarai

The faithful and their descendants who followed them in faith —We will make their descendants join them, and We will not stint anything from [the reward of] their deeds. Every man is a hostage to what he has earned.

Amatul Rahman Omar

We shall unite with those who believe such of their children who follow them in Faith even (though they do not attain the high standard of their forefathers' righteousness) yet We will not deprive them the least of the reward of their deeds. Every soul stands pledged for his own deeds (and is neither deprived of the reward nor can escape the punishment of his bad deeds).

Arthur John Arberry

And those who believed, and their seed followed them in belief, We shall join their seed with them, and We shall not defraud them of aught of their work; every man shall be pledged for what he earned.

Bijan Moeinian

I (God) will join in paradise those who have believed with their offspring, who have followed their footsteps in faith. No one will be deprived of the reward for his deeds. The man’s soul [which is a collateral for what God has offered him in this world as a debt], will be freed of his debt.

E. Henry Palmer

And those who believe and whose seed follows them in the faith, we will unite their seed with them; and we will not cheat them of their work at all;- every man is pledged for what he earns.

Edip-Layth

Those who acknowledged, and their progeny also followed them in acknowledgement; We will have their progeny join them. We never fail to reward them for any work. Every person is paid for what he did.

George Sale

And unto those who believe, and whose off-spring follow them in the faith, We will join their off-spring in paradise: And We will not diminish unto them ought of the merit of their works. -- Every man is given in pledge for that which he shall have wrought. --

Hamid S. Aziz

And as for those who believe and whose offspring follow them in faith, We will unite with them their offspring and We will not deprive them of naught of their work; each individual is a pledge for his own deeds.

Mahmoud Ghali

And the ones who believed, and their offspring closely followed them in belief, We will join their offspring with them, and in no way will We withhold from them anything of their deed (s); every person will be a constant pledge for whatever he has earned,

Marmaduke Pickthall

And they who believe and whose seed follow them in faith, We cause their seed to join them (there), and We deprive them of nought of their (life's) work. Every man is a pledge for that which he hath earned.

Mohamed Ahmed - Samira

And those who believed, and whose progeny also followed them in their faith, will be united with their offspring. We will not deprive them of their labour in the least. Every man is bound to what he does.

Muhammad Asad

And as for those who have attained to faith and whose offspring will have followed them in faith, We shall unite them with their offspring; and We shall not let aught of their deeds go to waste: [but] every human being will be held in pledge for whatever he has earned.

Mustafa Khattab

As for those who believe and whose descendants follow them in faith, We will elevate their descendants to their rank, never discounting anything ˹of the reward˺ of their deeds. Every person will reap only what they sowed.[1]

Progressive Muslims

And those who believed, and their progeny also followed them in belief; We will have their progeny join them. We never fail to reward them for any work. Every person is paid for what he did.

Rashad Khalifa

For those who believed, and their children also followed them in belief, we will have their children join them. We never fail to reward them for any work. Every person is paid for what he did.

Sahih International

And those who believed and whose descendants followed them in faith - We will join with them their descendants, and We will not deprive them of anything of their deeds. Every person, for what he earned, is retained.

Sam Gerrans

(And those who heed warning and whose progeny follow them in faith: We will join them with their progeny; and We will not defraud them anything of their deeds; every man is responsible for what he earned.)

Shabbir Ahmed

And they who attained belief, and whose children followed them in belief, We shall unite them with their children, and We shall not let any of their deeds go waste. Yet (as a rule) each person is held as a collateral against what he has earned. (The condition of every person will depend on his actions (74:38)).

Syed Vickar Ahamed

And those who believe and whose families follow them in Faith— To them We shall join their families: And We shall not take away from them (the reward) of their works: (Still) each person is accountable for his deeds.

Taqi Usmani

And those who believed and their children followed them in belief, We will join their children with them, and will not curtail (the reward of) any of their deeds at all. Every person will be pledged for what he earned.

The Monotheist Group

And those who believed, and their progeny also followed them in belief; We will have their progeny join them. We never fail to reward them for any work. Every person is paid for what he did.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩