Diyanet İşleri
Derler ki: "Şüphesiz daha önce biz, ailemiz içinde yaşarken (Allah'a isyandan) korkardık."
Tûr suresi
Tûr suresi, 26. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا قَبْلُ فِىٓ أَهْلِنَا مُشْفِقِينَ
ḳâlû innâ künnâ ḳablü fî ehlinâ müşfiḳîn.
Derler ki: "Şüphesiz daha önce biz, ailemiz içinde yaşarken (Allah'a isyandan) korkardık."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları Tûr 17–28 3
Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.
Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
Birbirlerine dönüp ("Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?" diye) sorarlar.
Derler ki: "Şüphesiz daha önce biz, ailemiz içinde yaşarken (Allah'a isyandan) korkardık."
"Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu."
"Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Şüphesiz O, iyilik edendir, çok merhametlidir."
(Ey Muhammed!) O halde, sen öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde, sen ne bir kahinsin, ne de bir deli.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
26. İçinde bulundukları bu nimet ve sevince kendilerini ulaştıran hususları söz konusu ederek “derler ki: Gerçekten biz bundan önce” dünya yurdunda “ailelerimiz arasında iken (Rabbimizden ve azabından) korkardık.” Korkar ve endişe ederdik. İşte O’ndan korktuğumuz için de günahları bıraktık ve kusurlarımızı düzelttik.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Birbirlerine şöyle cevap verirler: "Şüphesiz biz, dünyada ailemizin yanındayken Yüce Allah'ın azabından korkardık."
Aynı kök: شفق (11 geçiş)
Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey…
Aynı kök: شفق (11 geçiş)
Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar, O'nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat…
Aynı kök: شفق (11 geçiş)
Onlar, görmedikleri halde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar.
Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…
Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…
Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Demiş (olacak)lar ki: "Daha önce biz, ailemiz içinde (azaptan) korkardık.
Diyecekler ki: "Vaktiyle bizler, ailemiz hakkında endişeye kapılıp tir tir titrerdik;
Onlar, "Bakın" diyecekler, "eskiden, çoluk çocuğumuz arasında yaşadığımız sıralarda, (Allah'ın bizden razı olmadığını düşünerek) korku içindeydik;
Dediler ki: "Doğrusu biz daha önce ehlimiz içinde (korkudan) titreyenler idik. "
Dediler ki: "Biz doğrusu daha önce, ailemiz (yakın akrabalarımız) içinde endişe edip korkardık."
Derler ki: «Daha önce biz, aile çevremiz içinde bile (İlâhî azaptan) korkardık.»
"Aslında, ailemiz arasında yaşarken korku içindeydik!"
Şöyle derler: "Şüphesiz biz bundan önce ailemizin içerisinde korkardık."
"Daha önce halkımızın arasında çekinirdik" derler,
'Daha önce halkımızın arasında çekinirdik,' derler,
diyecekler ki: "Evet biz bundan önce ehlimiz (ailemiz, obamız) içinde korkular içindeydik,
Demektedirler: Evet biz bundan evvel ehlimizde korkular içinde idik.
"Doğrusu biz, daha önce ailemizden dolayı korkuyorduk."
"Doğrusu biz, daha önce ailemizden dolayı korkuyorduk."
"Doğrusu biz, daha önce ailemizden dolayı korkuyorduk."
Dediler ki: "Biz doğrusu daha önce ehlimiz (yakın akrabalarımız) içinde (iken) endişe edip korkardık."
(Şöyle) diyerek: "Biz hakıykat bundan evvel (dünyada) ailelerimiz içinde (aakıbetimizden) korkanlardık".
Derler ki: Gerçekten biz, bundan önce ailelerimiz arasında korku içindeydik.
(17-28) Sakınanlar kesinlikle cennetle ve nimettedirler, Rablerinin onlara verdikleri nedeniyle hoşnutturlar, Rableri onları cehennem azabından korumuştur, yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için, sıra sıra haldeki koltuklara yaslanırlar, İri gözlü hurilerle / havarilerle eşlenmişlerdir , iman edenlere ve zürriyetlerinden iman ederek onlara uyanlar / tabi olanlar işte onları zürriyetlerine kattık / zürriyetleri ile bir araya getirdik, onların amellerinden bir şey eksiltmedik. Her kişiye kazancı tutukludur / rehindir. Onlara iştah ettiği meyveler ve et bol bol sunulur, o rada kadeh tokuştururlar , saçmalamazlar ve günah işlemezler, etraflarında genç ler tavaf ederler , s aklı inci gibidirler , bazısı bazısına dönüp soruşturur ve derler ki gerçekten biz daha önce yakın çevremiz içindeyken endişeden titrerdik , Allah bize ihsanda bulundu ve de içlere iş leyen azaptan bizi korudu , biz bundan önce de O’na dua ediyorduk , Muhakkak ki O iyidir esirgeyendir.
"Biz, ailemizin yanında daha önce (Allah'ın azabı hakkında) korku içindeydik." derler.
"Daha önce biz ailemiz içinde (iken sonumuzdan) korkardık." dediler.
Şöyle derler: "Biz bundan önce, ailemizin içindeyken bile (Allah korkusundan) titreyen kimselerdik dipnot 1 .
"Dünyadayken ailemizin akıbeti konusunda yüreğimiz titrerdi değil mi?
Biz, ailemizin yanında, daha önce (Allah'ın azabı hakkında) korku içindeydik, derler.
-Biz, ailemizin yanında, daha önce korku içindeydik, derler.
"Daha önce biz, ailemiz içinde endişe ile ürperiyorduk."
"In life 'they add' " as we lived among our own families, we always worried about such things concerning their fortune here and Hereafter, besides taking concern in the foreordained consequences which would naturally attend our undertakings here and Hereafter.
‘When we were still with our families [on earth] we used to live in fear––
They will say: "Aforetime, we were not without fear for the sake of our people.
They will say: "When we were living before among our kinsfolk we lived in constant fear (of Allah's displeasure). dipnot 1
They will say, ‘Beforehand we used to live in fear among our families.
Saying: "Aforetime, we were afraid (of the punishment of Allâh) in the midst of our families.
They will say, ‘Indeed, aforetime, we used to be apprehensive about our families.
They will say, `Before (this) we were very much haunted by fear, in the midst of our family (about the consequences of our deeds).
They say, 'We were before among our people, ever going in fear,
"While living among our folks, we were not obsessed with accumulating the wealth and our financial security.
and shall say, 'Verily, we were before amidst our families shrinking with terror,
They said, "We used to be compassionate among our people."
And they shall say, verily we were heretofore amidst our family, in great dread with regard to our state after death:
Saying, "Surely in the past we feared for our families:
They say, "Surely we were before among our families, (feeling) timorous;
Saying: Lo! of old, when we were with our families, we were ever anxious;
Saying: "We were also once full of fear at home.
They will say: "Behold, aforetime - when we were [still living] in the midst of our kith and kin - we were full of fear [at the thought of God’s displeasure]:
They will say, "Before ˹this reward˺ we used to be in awe ˹of Allah˺ in the midst of our people.
They said: "We used to be compassionate among our people. "
They will say, "We used to be kind and humble among our people.
They will say, "Indeed, we were previously among our people fearful [of displeasing Allah ].
They will say: “We were before, among our families, apprehensive,
They will say, "Behold, We were kind and humble amidst our families. "
They will say: "Before now we were not without fear for the sake of our people.
They will say, "Indeed we were afraid (of Allah’s punishment) when we were amidst our family,
They said: "We used to be compassionate among our people."