Tûr suresi

Tûr suresi, 44. ayet

Tûr suresi, 44. ayet. وَإِن يَرَوْا۟ كِسْفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ سَاقِطًا يَقُولُوا۟ سَحَابٌ مَّرْكُومٌ

veiy yerav kisfem mine-ssemâi sâḳiṭay yeḳûlû seḥâbüm merkûm.

Diyanet İşleri

Gökten düşmekte olan parçalar görseler, "Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır" derler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tûr 41–47 · surenin 44. ayeti / 49

Konu Bırak onları; Rabbinin hükmüne sabret Tûr 44–49 3

  1. Tûr 41

    Yoksa, gayb ilmi onların yanında da ondan mı yazıyorlar?

  2. Tûr 42

    Yoksa, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl, inkar edenler tuzağa düşecek olanlardır.

  3. Tûr 43

    Yoksa, onların Allah'tan başka bir ilahı mı var? Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.

  4. 44

    Gökten düşmekte olan parçalar görseler, "Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır" derler.

  5. Tûr 45

    Artık sen çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hallerine bırak.

  6. Tûr 46

    O gün tuzakları kendilerine hiçbir fayda vermeyecektir ve kendilerine yardım da edilmeyecektir.

  7. Tûr 47

    Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var. Fakat onların çoğu bilmezler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. Yüce Allah, apaçık hakkı yalanlayan müşriklere dair açıklamalarda bulunurken onların hakka karşı inatla direndiklerini ve bâtıllarına sımsıkı yapışıp onun üzerinde donuklaştıklarını, hakka dair bütün deliller ortaya konulacak olsa dahi ona tabi olmayıp muhalefet ederek inatlarını sürdüreceklerini beyan etmek üzere şöyle buyurmaktadır: “Eğer onlar gökten bir parçayı düşerken” gökten göz kamaştırıcı bir mucize olarak pek büyük azap parçalarının üzerlerine düştüğünü “görseler: Bu üst üste yığılmış bir buluttur, derler.” Yani bu normal olarak üst üste gelmiş yığılı bulutlardır. Bu da şu demektir: Onlar görecekleri mucizelere aldırmayacaklar, onlardan ibret almayacaklardır. Böylelerinin azaba uğratılmaktan ve ibretli cezaya çarptırılmaktan başka bir çareleri yoktur. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer gökten bir parça düştüğünü görseler; “Bunlar her zaman olduğu gibi üst üste yığılmış bulutlardır.” derler. Bundan öğüt almaz ve iman da etmezler.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِن ve in ve eğer
  2. يَرَوْا۟ yerav görseler kök: راي
  3. كِسْفًۭا kisfen bir parçanın kök: كسف
  4. مِّنَ mine -ten
  5. ٱلسَّمَآءِ s-semai gök- kök: سمو
  6. سَاقِطًۭا sakiten düştüğünü kök: سقط
  7. يَقُولُوا۟ yekulu derler kök: قول
  8. سَحَابٌۭ sehabun bulutlardır kök: سحب
  9. مَّرْكُومٌۭ merkumun üst üste yığılmış kök: ركم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ركم (3 geçiş) · Aynı kök: سحب (11 geçiş)

    Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O,…

  • Aynı kök: كسف (5 geçiş) · Aynı kök: سقط (8 geçiş)

    (90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl…

  • Aynı kök: كسف (5 geçiş) · Aynı kök: سقط (8 geçiş)

    "Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi gökten üzerimize bir parça düşür."

  • Aynı kök: كسف (5 geçiş) · Aynı kök: سقط (8 geçiş)

    Onlar, önlerindeki ve arkalarındaki (kendilerini dört bir yandan kuşatan) göğe ve yere bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yere geçirir veya gökten…

  • Aynı kök: ركم (3 geçiş)

    Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana…

  • Aynı kök: سقط (8 geçiş)

    Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin…

  • Aynı kök: سقط (8 geçiş)

    İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana…

  • Aynı kök: سقط (8 geçiş)

    Onlardan "Bana izin ver, beni fitneye (isyana) sevk etme" diyen de vardır. Bilesiniz ki onlar (böyle diyerek) fitnenin ta içine düştüler. Şüphesiz ki…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gökten düşen bir kütle görseler "(Bunlar) üst üste yığılmış bulutlardır." derler. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah inkarcıları tanıtmakta ve istedikleri olsa da inanmayacaklarını ve alay edeceklerini bildirmektedir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:7, 25, 109, 111; A‘râf 7:146; Yûnus 10:96-97; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:92- 93; Sebe' 34:31; Yâsîn 36:10; Kamer 54:2.

Mustafa İslamoğlu

Eğer onlar gökten bir parçanın düştüğünü görselerdi, o bir bulut yığınından ibarettir derlerdi.

Muhammed Esed

Ama onlar, (hakikati) görmeyi reddedenler, gökyüzünde bir parçanın düşmekte olduğunu görselerdi, (yalnızca) "O, bir bulut yığını(ndan ibaret)tir!" derlerdi.

Ahmed Hulusi

Eğer semadan düşen bir parça görseler: "Üst üste yığılmış bulutlar" derler.

Ali Bulaç

Eğer gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler bile: "Üst üste yığılmış bir buluttur." derler.

Ali Özek ve heyeti

Gökten düşen bir kütle görseler «Üst üste yığılmış bulutlardır» derler.

Ali Rıza Safa

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, şöyle derler: "Üst üste yığılmış bulutlar!"

Bayraktar Bayraklı

Gökten düşen bir kütle görseler, "Üst üste yığılmış bulutlardır" derler.

Edip Yüksel

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, "Bulut kümesidir!" derler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, 'Bulut kümesidir!' derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar gökten bir parçayı düşerken görseler 'Birbiri üstüne yığılmış bir bulut" diyecekler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem onlar Semadan bir kıt'ayı düşerken görseler, teraküm etmiş bir bulut diyecekler

Erhan Aktaş

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, "Üst üste yığılmış bulutlardır." derler! dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Pişkinliklerinden yine de bunun bir mucize olduğunu düşünmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, "Üst üste yığılmış bulutlardır." derler! dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Pişkinliklerinden yine de bunun bir mucize olduğunu düşünmezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, " Üst üste yığılmış bulutlardır." derler! dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Pişkinliklerinden yine de bunun bir mucize olduğunu düşünmezler.

Gültekin Onan

Eğer gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler bile: "Üst üste yığılmış bir buluttur." derler.

Hasan Basri Çantay

Eğer gökden bir parça düşer görseler "(Bu), derler, birbiri üstüne yığılmış bir bulutdur".

İbni Kesir

Gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler: Birbiri üstüne yığılmış buluttur, derler.

Mehmet Alagaş

(3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gökten düşmekte olan parçalar görseler; “Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır.” derler.

Süleyman Ateş

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, (yine inatlarından): "Üst üste yığılmış bulutlardır" derler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gökten bir kütle düştüğünü görseler, "Bulut kümesi" derler!

Şaban Britch

Eğer, gökten bir parçanın düştüğünü görseler “üst üste yapılmış bir bulut” derler.

Şaban Piriş

Eğer, gökten bir parçanın düştüğünü görseler "üst üste yapılmış bir bulut" derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler şöyle derler: "Üstüste yığılmış bulutlar!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And if it so happens that they see a mass (sometimes devastating) falling from the sky, they would label it as a cumulus nimbus.

Abdul Haleem

Even if they saw a piece of heaven falling down on them, they would say, ‘Just a heap of clouds,’

Abdullah Yusuf Ali

Were they to see a piece of the sky falling (on them), they would (only) say: "Clouds gathered in heaps!"

Abul A'la Maududi

(So obstinate are they that) even if they were to see some fragments of the sky falling down they would still say: "It is only a mass of cloud." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is meant to expose the stubbornness of the Quraish chiefs on the one hand; and to console the Prophet (peace be upon him) and his companions, on the other. The Prophet (peace be upon him) and his companions wished that those people should be shown such a miracle by Allah as should convince them of the truth of his Prophethood. At this, it has been said: Whatever miracle they might see with their eyes, they will in any case misinterpret it and invent an excuse for persisting in disbelief, for their hearts are not at all inclined to believe. At several other places also in the Quran their this stubbornness has been mentioned, e.g. in (Surah Al-Anaam, Ayat 111), it has been said: Even if we had sent down the angels to them and made the dead speak to them and ranged all the things of the world before them (as a proof thereof), they would still have disbelieved, and in( Surah Al-Hijr, Ayat 15): Even if We had opened a gate for them in heaven, and they had begun to ascend through it during day time, they would have said: Our eyes have been dazzled; nay, we have been bewitched.

Aisha Bewley

If they saw a lump of heaven falling down, they would just say, ‘Banked-up clouds!’

Al-Hilali & Khan

And if they were to see a piece of the heaven falling down, they would say: "Clouds gathered in heaps!"

Ali Quli Qarai

Were they to see a fragment falling from the sky, they would say, ‘A cumulous cloud. ’

Amatul Rahman Omar

And (even) if they see a fragment of the sky falling down (in the form of punishment) they would say, `(It is only) piled up clouds (and not a sign of punishment whatsoever).

Arthur John Arberry

Even if they saw lumps falling from heaven, they would say, 'A massed cloud!'

Bijan Moeinian

Even a great miracle such as falling a part of the sky will be justified by them as "a mass of cloud advancing. "

E. Henry Palmer

But if they should see a fragment of the sky falling down, they would say, 'Clouds in masses!'

Edip-Layth

If they see an object falling from the sky, they will say, "Piled clouds!"

George Sale

If they should see a fragment of the heaven falling down upon them, they would say, it is only a thick cloud.

Hamid S. Aziz

And if they should see a portion of the heaven coming down, they would say, "Piled up clouds. "

Mahmoud Ghali

And in case they saw a dark lump falling down from the heaven, they would say, "Accumulated clouds!"

Marmaduke Pickthall

And if they were to see a fragment of the heaven falling, they would say: A heap of clouds.

Mohamed Ahmed - Samira

If they should see a segment falling from the sky, they would say: "It is only a massive cloud. "

Muhammad Asad

AND YET, if they [who refuse to see the truth] were to see part of the sky falling down, they would [only] say, "[It is but] a mass of clouds!"

Mustafa Khattab

If they were to see a ˹deadly˺ piece of the sky fall down ˹upon them˺, still they would say, "˹This is just˺ a pile of clouds."

Progressive Muslims

And if they see a spectacle from the sky, they will Say: "Piled clouds!"

Rashad Khalifa

When they see masses falling from the sky, they will say, "Piled clouds!"

Sahih International

And if they were to see a fragment from the sky falling, they would say, "[It is merely] clouds heaped up. "

Sam Gerrans

And were they to see pieces of the sky falling, they would say: “Clouds heaped up.”)

Shabbir Ahmed

Even if they were to see a fragment from the Height falling, they would say, "A dense cloud!" (Their lack of reasoning makes them oblivious to the Law of Requital (26:187)).

Syed Vickar Ahamed

And if they were to see a piece of the sky falling (on them), they would only say: "Clouds gathered in heaps!"

Taqi Usmani

Even if they see a piece falling down from the sky, they would say, "It is a cumulated cloud."

The Monotheist Group

And if they see a portion from the heaven falling, they will say: "Piled clouds!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩