Diyanet İşleri
Gökten düşmekte olan parçalar görseler, "Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır" derler.
Tûr suresi
Tûr suresi, 44. ayet. وَإِن يَرَوْا۟ كِسْفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ سَاقِطًا يَقُولُوا۟ سَحَابٌ مَّرْكُومٌ
veiy yerav kisfem mine-ssemâi sâḳiṭay yeḳûlû seḥâbüm merkûm.
Gökten düşmekte olan parçalar görseler, "Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır" derler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Bırak onları; Rabbinin hükmüne sabret Tûr 44–49 3
Yoksa, gayb ilmi onların yanında da ondan mı yazıyorlar?
Yoksa, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl, inkar edenler tuzağa düşecek olanlardır.
Yoksa, onların Allah'tan başka bir ilahı mı var? Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
Gökten düşmekte olan parçalar görseler, "Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır" derler.
Artık sen çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hallerine bırak.
O gün tuzakları kendilerine hiçbir fayda vermeyecektir ve kendilerine yardım da edilmeyecektir.
Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var. Fakat onların çoğu bilmezler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
44. Yüce Allah, apaçık hakkı yalanlayan müşriklere dair açıklamalarda bulunurken onların hakka karşı inatla direndiklerini ve bâtıllarına sımsıkı yapışıp onun üzerinde donuklaştıklarını, hakka dair bütün deliller ortaya konulacak olsa dahi ona tabi olmayıp muhalefet ederek inatlarını sürdüreceklerini beyan etmek üzere şöyle buyurmaktadır: “Eğer onlar gökten bir parçayı düşerken” gökten göz kamaştırıcı bir mucize olarak pek büyük azap parçalarının üzerlerine düştüğünü “görseler: Bu üst üste yığılmış bir buluttur, derler.” Yani bu normal olarak üst üste gelmiş yığılı bulutlardır. Bu da şu demektir: Onlar görecekleri mucizelere aldırmayacaklar, onlardan ibret almayacaklardır. Böylelerinin azaba uğratılmaktan ve ibretli cezaya çarptırılmaktan başka bir çareleri yoktur. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer gökten bir parça düştüğünü görseler; “Bunlar her zaman olduğu gibi üst üste yığılmış bulutlardır.” derler. Bundan öğüt almaz ve iman da etmezler.
Aynı kök: ركم (3 geçiş) · Aynı kök: سحب (11 geçiş)
Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O,…
Aynı kök: كسف (5 geçiş) · Aynı kök: سقط (8 geçiş)
(90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl…
Aynı kök: كسف (5 geçiş) · Aynı kök: سقط (8 geçiş)
"Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi gökten üzerimize bir parça düşür."
Aynı kök: كسف (5 geçiş) · Aynı kök: سقط (8 geçiş)
Onlar, önlerindeki ve arkalarındaki (kendilerini dört bir yandan kuşatan) göğe ve yere bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yere geçirir veya gökten…
Aynı kök: ركم (3 geçiş)
Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana…
Aynı kök: سقط (8 geçiş)
Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin…
Aynı kök: سقط (8 geçiş)
İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana…
Aynı kök: سقط (8 geçiş)
Onlardan "Bana izin ver, beni fitneye (isyana) sevk etme" diyen de vardır. Bilesiniz ki onlar (böyle diyerek) fitnenin ta içine düştüler. Şüphesiz ki…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Gökten düşen bir kütle görseler "(Bunlar) üst üste yığılmış bulutlardır." derler. dipnot 1
Eğer onlar gökten bir parçanın düştüğünü görselerdi, o bir bulut yığınından ibarettir derlerdi.
Ama onlar, (hakikati) görmeyi reddedenler, gökyüzünde bir parçanın düşmekte olduğunu görselerdi, (yalnızca) "O, bir bulut yığını(ndan ibaret)tir!" derlerdi.
Eğer semadan düşen bir parça görseler: "Üst üste yığılmış bulutlar" derler.
Eğer gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler bile: "Üst üste yığılmış bir buluttur." derler.
Gökten düşen bir kütle görseler «Üst üste yığılmış bulutlardır» derler.
Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, şöyle derler: "Üst üste yığılmış bulutlar!"
Gökten düşen bir kütle görseler, "Üst üste yığılmış bulutlardır" derler.
Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, "Bulut kümesidir!" derler.
Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, 'Bulut kümesidir!' derler.
Onlar gökten bir parçayı düşerken görseler 'Birbiri üstüne yığılmış bir bulut" diyecekler.
Hem onlar Semadan bir kıt'ayı düşerken görseler, teraküm etmiş bir bulut diyecekler
Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, "Üst üste yığılmış bulutlardır." derler! dipnot 1
Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, "Üst üste yığılmış bulutlardır." derler! dipnot 1
Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, " Üst üste yığılmış bulutlardır." derler! dipnot 1
Eğer gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler bile: "Üst üste yığılmış bir buluttur." derler.
Eğer gökden bir parça düşer görseler "(Bu), derler, birbiri üstüne yığılmış bir bulutdur".
Gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler: Birbiri üstüne yığılmış buluttur, derler.
(3, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49) Hatırla ki sen Rabbinin nimeti sayesinde kâhin değilsin ve mecnun / divane değilsin, O bir şairdir ve biz onun bir felakete uğramasını bekliyoruz mu diyorlar? De ki bekleyin bende sizle beraber bekliyorum, bunu onlara rüyalarımı emrediyor yahut onlar taşkın bir kavim midirler? Veya onu (kuranı) kendisi uydurdu mu? Diyorlar, bilakis onlar inanmıyorlar, eğer doğru sözlü iseniz onun benzeri bir söz getirin , onlar başka bir şeyden mi yaratıldılar? yahut onlar yaratıcı mıdırlar? Yahut gökleri ve yeri mi yarattıl ar? Bilakis onlar inanmıyorlar / ikna olmuyorlar yahut Rabbiniz in hazineleri onların yanlarında mı? veya o hazineleri ele mi geçirdiler? Yahut onların orada merdivenleri varda onla mı? dinliyorlar? Öyleyse işittiklerinden apaçık bir delil getirsinler. Yahut kızlar O’na / Allah’a da erkek çocuklar kendilerine mi? Veya onlardan ücret mi sual edilmiş te borç altında kalmış eziliyorlar? Gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar? Veya hileli tuzak mı istedikleri? Tuzaklanacaklar işte o kafirlerdir veya Allah d ışında, onlar için, bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından üstündür. Eğer gökten düşen bir parça görseler, birbirine eklenmiş bulut derler, günleri ile buluşacakları ve korkudan bayılacakları o zamana kadar terket onları / bırak onları. Onların hileli tuzakları o gün onlara fayda sağlamaz, onlara yardım da edilmez. Zalimler bundan dışında bir azap da var, lakin çokları / ekserisi bilmiyorlar. Rabbinin vereceği karara / hükmüne sabret sen bizim gözetimimizdesin, kalktığın zamanlar da Rabbini üstün tut / tesbih et, geceleyin ve yıldızların ardından (gündüzün) onu tesbih et.
Gökten düşmekte olan parçalar görseler; “Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır.” derler.
Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, (yine inatlarından): "Üst üste yığılmış bulutlardır" derler.
Gökten bir parçayı (başlarına) düşerken görseler "Bu yoğun bir bulut kütlesi!" derler dipnot 1 .
Gökten bir kütle düştüğünü görseler, "Bulut kümesi" derler!
Eğer, gökten bir parçanın düştüğünü görseler “üst üste yapılmış bir bulut” derler.
Eğer, gökten bir parçanın düştüğünü görseler "üst üste yapılmış bir bulut" derler.
Gökten bir parçanın düştüğünü görseler şöyle derler: "Üstüste yığılmış bulutlar!"
And if it so happens that they see a mass (sometimes devastating) falling from the sky, they would label it as a cumulus nimbus.
Even if they saw a piece of heaven falling down on them, they would say, ‘Just a heap of clouds,’
Were they to see a piece of the sky falling (on them), they would (only) say: "Clouds gathered in heaps!"
(So obstinate are they that) even if they were to see some fragments of the sky falling down they would still say: "It is only a mass of cloud." dipnot 1
If they saw a lump of heaven falling down, they would just say, ‘Banked-up clouds!’
And if they were to see a piece of the heaven falling down, they would say: "Clouds gathered in heaps!"
Were they to see a fragment falling from the sky, they would say, ‘A cumulous cloud. ’
And (even) if they see a fragment of the sky falling down (in the form of punishment) they would say, `(It is only) piled up clouds (and not a sign of punishment whatsoever).
Even if they saw lumps falling from heaven, they would say, 'A massed cloud!'
Even a great miracle such as falling a part of the sky will be justified by them as "a mass of cloud advancing. "
But if they should see a fragment of the sky falling down, they would say, 'Clouds in masses!'
If they see an object falling from the sky, they will say, "Piled clouds!"
If they should see a fragment of the heaven falling down upon them, they would say, it is only a thick cloud.
And if they should see a portion of the heaven coming down, they would say, "Piled up clouds. "
And in case they saw a dark lump falling down from the heaven, they would say, "Accumulated clouds!"
And if they were to see a fragment of the heaven falling, they would say: A heap of clouds.
If they should see a segment falling from the sky, they would say: "It is only a massive cloud. "
AND YET, if they [who refuse to see the truth] were to see part of the sky falling down, they would [only] say, "[It is but] a mass of clouds!"
If they were to see a ˹deadly˺ piece of the sky fall down ˹upon them˺, still they would say, "˹This is just˺ a pile of clouds."
And if they see a spectacle from the sky, they will Say: "Piled clouds!"
When they see masses falling from the sky, they will say, "Piled clouds!"
And if they were to see a fragment from the sky falling, they would say, "[It is merely] clouds heaped up. "
And were they to see pieces of the sky falling, they would say: “Clouds heaped up.”)
Even if they were to see a fragment from the Height falling, they would say, "A dense cloud!" (Their lack of reasoning makes them oblivious to the Law of Requital (26:187)).
And if they were to see a piece of the sky falling (on them), they would only say: "Clouds gathered in heaps!"
Even if they see a piece falling down from the sky, they would say, "It is a cumulated cloud."
And if they see a portion from the heaven falling, they will say: "Piled clouds!"