52. sure

Tûr Suresi الطور

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. Yemin; azabın gerçekleşmesi ve cehennem 1–16 karşılaştır — Yemin; azabın gerçekleşmesi ve cehennem
  2. Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları 17–28 karşılaştır — Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları
  3. "Yoksa..." soruları 29–43 karşılaştır — "Yoksa..." soruları
  4. Bırak onları; Rabbinin hükmüne sabret 44–49 karşılaştır — Bırak onları; Rabbinin hükmüne sabret

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Yemin; azabın gerçekleşmesi ve cehennem 1–16

  1. Tûr suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 1. ayet. وَٱلطُّورِ

    veṭṭûr.

    Ali Rıza Safa

    Yemin olsun; Dağ'a! dipnot 454

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 454
      Dağ anlamına gelen Tur sözcüğüne, Kur'an çevirilerinde, çoğunlukla, Sina Dağı veya Tur Dağı olarak anlam verilmiştir. Sina Dağı, 23:20 ayetinde Turi Seynae olarak; 95:2 ayetinde ise Turi Sinin olarak bildirilmiştir. Kur'an'da sözü edilen diğer dağlar ise Cebel veya Revasiye gibi sözcüklerle bildirilir.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 1. ayet

  2. Tûr suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 2. ayet. وَكِتَٰبٍ مَّسْطُورٍ

    vekitâbim mesṭûr.

    Ali Rıza Safa

    Yemin olsun; satır satır yazılmış Kitap'a!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 2. ayet

  3. Tûr suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 3. ayet. فِى رَقٍّ مَّنشُورٍ

    fî raḳḳim menşûr.

    Ali Rıza Safa

    Yayılmış ince deri üstüne. dipnot 455

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 455
      "Yayılmış ince deri üstüne" tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Açılmış sayfalara yazılı" veya "Parşömen üzerine yazılı" veya "Yayılmış yapraklarda yazılı" biçiminde çevrilmiştir. Kimi çevirilerde ise bu tümce "İnsanın anlayışına her zaman açık olan" biçiminde yorumlanmıştır.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 3. ayet

  4. Tûr suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 4. ayet. وَٱلْبَيْتِ ٱلْمَعْمُورِ

    velbeyti-lma`mûr.

    Ali Rıza Safa

    Yemin olsun; Ayakta Kalan Ev'e! dipnot 456

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 456
      "Ayakta Kalan Ev" olarak yazdığımız "Beyti ma'mur" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Mamur bir ev olan Kabe" veya "Bakımlı ve şen ev olan Kabe" veya "Düzenli bir biçimde bakılan o ev" veya "Bayındır ev" biçiminde çevrilmiştir. Kimi Kur'an çevirilerinde ise "Beyt-i Mamur" olarak bırakılmıştır.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 4. ayet

  5. Tûr suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 5. ayet. وَٱلسَّقْفِ ٱلْمَرْفُوعِ

    vessaḳfi-lmerfû`.

    Ali Rıza Safa

    Yemin olsun; yükseltilmiş tavana!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 5. ayet

  6. Tûr suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 6. ayet. وَٱلْبَحْرِ ٱلْمَسْجُورِ

    velbaḥri-lmescûr.

    Ali Rıza Safa

    Yemin olsun; kaynatılmış denize!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 6. ayet

  7. Tûr suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 7. ayet. إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَٰقِعٌ

    inne `aẕâbe rabbike levâḳi`.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, Efendinin cezası kesinlikle gerçekleşecektir.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 7. ayet

  8. Tûr suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 8. ayet. مَّا لَهُۥ مِن دَافِعٍ

    mâ lehû min dâfi`.

    Ali Rıza Safa

    Onu uzaklaştıracak yoktur.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 8. ayet

  9. Tûr suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 9. ayet. يَوْمَ تَمُورُ ٱلسَّمَآءُ مَوْرًا

    yevme temûru-ssemâü mevrâ.

    Ali Rıza Safa

    O gün, sarsıntıyla gök çalkalanır.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 9. ayet

  10. Tûr suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 10. ayet. وَتَسِيرُ ٱلْجِبَالُ سَيْرًا

    vetesîru-lcibâlü seyrâ.

    Ali Rıza Safa

    Ve bir yürüyüşle dağlar yürür.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 10. ayet

  11. Tûr suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 11. ayet. فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    feveylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Ali Rıza Safa

    Yalanlayanların; o gün, artık, vay başlarına gelene!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 11. ayet

  12. Tûr suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 12. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ فِى خَوْضٍ يَلْعَبُونَ

    elleẕîne hüm fî ḫavḍiy yel`abûn.

    Ali Rıza Safa

    Bir batağa dalmış oynuyorlar.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 12. ayet

  13. Tûr suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 13. ayet. يَوْمَ يُدَعُّونَ إِلَىٰ نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّا

    yevme yüde``ûne ilâ nâri cehenneme da``â.

    Ali Rıza Safa

    O gün, cehennem ateşine atılacaklar.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 13. ayet

  14. Tûr suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 14. ayet. هَٰذِهِ ٱلنَّارُ ٱلَّتِى كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

    hâẕihi-nnâru-lletî küntüm bihâ tükeẕẕibûn.

    Ali Rıza Safa

    "İşte, yalanladığınız ateş budur!"

    Ayet detayı — Tûr suresi, 14. ayet

  15. Tûr suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 15. ayet. أَفَسِحْرٌ هَٰذَآ أَمْ أَنتُمْ لَا تُبْصِرُونَ

    efesiḥrun hâẕâ em entüm lâ tübṣirûn.

    Ali Rıza Safa

    "Bu da mı büyüleyici bir söz? Yoksa siz mi görmüyordunuz?"

    Ayet detayı — Tûr suresi, 15. ayet

  16. Tûr suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 16. ayet. ٱصْلَوْهَا فَٱصْبِرُوٓا۟ أَوْ لَا تَصْبِرُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْكُمْ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    iṣlevhâ faṣbirû ev lâ taṣbirû. sevâün `aleyküm. innemâ tüczevne mâ küntüm ta`melûn.

    Ali Rıza Safa

    "Oraya girin; artık dirençli olsanız da dirençli olmasanız da sizin için değişmez. Yalnızca yaptıklarınızın karşılığı verilerek cezalandırılacaksınız!"

    Ayet detayı — Tûr suresi, 16. ayet

Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları 17–28

  1. Tûr suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 17. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَنَعِيمٍ

    inne-lmütteḳîne fî cennâtiv vene`îm.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, sorumluluk bilinci taşıyanlar, cennetler ve nimetler içindedirler.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 17. ayet

  2. Tûr suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 18. ayet. فَٰكِهِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمْ رَبُّهُمْ وَوَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ

    fâkihîne bimâ âtâhüm rabbühüm. veveḳâhüm rabbühüm `aẕâbe-lceḥîm.

    Ali Rıza Safa

    Efendilerinin kendilerine verdikleriyle mutlu olacaklardır. Çünkü Efendileri, onları cehennem cezasından korumuştur.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 18. ayet

  3. Tûr suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 19. ayet. كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    külû veşrabû henîem bimâ küntüm ta`melûn.

    Ali Rıza Safa

    "Yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin ve için!"

    Ayet detayı — Tûr suresi, 19. ayet

  4. Tûr suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 20. ayet. مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ سُرُرٍ مَّصْفُوفَةٍ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍ

    müttekiîne `alâ sürurim maṣfûfeh. vezevvecnâhüm biḥûrin `în.

    Ali Rıza Safa

    Sıralar biçiminde dizilmiş sedirlere uzanırlar. Güzel gözlü eşlerle onları evlendiririz. dipnot 457

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 457
      "Sedirlere uzanmak" deyimi "Akıl ve duyguların dingin olması" veya "Esenlik içinde olmak" anlamlarına gelir. 18:31 ve 76:13 ayetlerinde, "Divanlara uzanmak", 55:54 ayetinde, "Döşeklere uzanmak", 55:76 ayetinde, "İşlemeli minderlere uzanmak" biçiminde aynı anlama gelen deyimler bildirilmiştir.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 20. ayet

  5. Tûr suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 21. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَٰنٍ أَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَآ أَلَتْنَٰهُم مِّنْ عَمَلِهِم مِّن شَىْءٍ كُلُّ ٱمْرِئٍۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌ

    velleẕîne âmenû vettebe`athüm ẕürriyyetühüm biîmânin elḥaḳnâ bihim ẕürriyyetehüm vemâ eletnâhüm min `amelihim min şey'. küllü-mriim bimâ kesebe rahîn.

    Ali Rıza Safa

    Hem inananları hem de soyları onlar gibi inanmış olanların soylarını onlara katarız ve yaptıklarından hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes, kendi kazandığının hesabını verir.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 21. ayet

  6. Tûr suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 22. ayet. وَأَمْدَدْنَٰهُم بِفَٰكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

    veemdednâhüm bifâkihetiv velaḥmim mimmâ yeştehûn.

    Ali Rıza Safa

    Canlarının istediği meyvelerden ve etlerden sunarız.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 22. ayet

  7. Tûr suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 23. ayet. يَتَنَٰزَعُونَ فِيهَا كَأْسًا لَّا لَغْوٌ فِيهَا وَلَا تَأْثِيمٌ

    yetenâza`ûne fîhâ ke'sel lâ lagvun fîhâ velâ te'ŝîm.

    Ali Rıza Safa

    Boş söz söyletmeyen ve suç işletmeyen kadehler kaldırırlar.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 23. ayet

  8. Tûr suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 24. ayet. وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَّهُمْ كَأَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ مَّكْنُونٌ

    veyeṭûfü `aleyhim gilmânül lehüm keennehüm lü'lüüm meknûn.

    Ali Rıza Safa

    Kendilerine özgülenmiş gençler çevrelerinde dolaşır. Sedef içinde saklı inciler gibilerdir. dipnot 458

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 458
      "Kendilerine özgülenmiş gençler" olarak yazdığımız "Gılmanun lehum" söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Kendileri için hizmet eden genç delikanlılar" veya "Kendilerine özel genç hizmetçiler" veya "Kendilerine özgülenmiş genç uşaklar" veya "Kendilerini ölümsüz gençlikler bekleyecek." biçiminde çevrilmiştir.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 24. ayet

  9. Tûr suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 25. ayet. وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ

    veaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetesâelûn.

    Ali Rıza Safa

    Ve birbirlerine dönerek, soracaklar:

    Ayet detayı — Tûr suresi, 25. ayet

  10. Tûr suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 26. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا قَبْلُ فِىٓ أَهْلِنَا مُشْفِقِينَ

    ḳâlû innâ künnâ ḳablü fî ehlinâ müşfiḳîn.

    Ali Rıza Safa

    "Aslında, ailemiz arasında yaşarken korku içindeydik!"

    Ayet detayı — Tûr suresi, 26. ayet

  11. Tûr suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 27. ayet. فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَيْنَا وَوَقَىٰنَا عَذَابَ ٱلسَّمُومِ

    femenne-llâhü `aleynâ veveḳânâ `aẕâbe-ssemûm.

    Ali Rıza Safa

    "Sonunda, Allah, bize lütufta bulundu ve iliklere dek işleyen cezadan bizi korudu!"

    Ayet detayı — Tûr suresi, 27. ayet

  12. Tûr suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 28. ayet. إِنَّا كُنَّا مِن قَبْلُ نَدْعُوهُ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْبَرُّ ٱلرَّحِيمُ

    innâ künnâ min ḳablü ned`ûh. innehû hüve-lberru-rraḥîm.

    Ali Rıza Safa

    "Aslında, bundan önce de O'na yakarışlarda bulunuyorduk. Kuşkusuz, O, İyiliği Sınırsızdır; Merhametlidir!"

    Ayet detayı — Tûr suresi, 28. ayet

"Yoksa..." soruları 29–43

  1. Tûr suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 29. ayet. فَذَكِّرْ فَمَآ أَنتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍ

    feẕekkir femâ ente bini`meti rabbike bikâhiniv velâ mecnûn.

    Ali Rıza Safa

    Öyleyse hatırlat! Efendinin nimeti sayesinde, ne bir kahinsin ne de bir deli!

    Ayet detayı — Tûr suresi, 29. ayet

  2. Tûr suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 30. ayet. أَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَّتَرَبَّصُ بِهِۦ رَيْبَ ٱلْمَنُونِ

    em yeḳûlûne şâ`irun neterabbeṣu bihî raybe-lmenûn.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa şöyle mi diyorlar: "O, bir ozan! Yıkımın ansızın Ona geleceği zamanı bekliyoruz!"

    Ayet detayı — Tûr suresi, 30. ayet

  3. Tûr suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 31. ayet. قُلْ تَرَبَّصُوا۟ فَإِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُتَرَبِّصِينَ

    ḳul terabbeṣû feinnî me`aküm mine-lmüterabbiṣîn.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Artık, gözleyin! Aslında, sizinle birlikte ben de gözlüyorum!"

    Ayet detayı — Tûr suresi, 31. ayet

  4. Tûr suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 32. ayet. أَمْ تَأْمُرُهُمْ أَحْلَٰمُهُم بِهَٰذَآ أَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ

    em te'müruhüm aḥlâmühüm bihâẕâ em hüm ḳavmün ṭâgûn.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa akılları mı bunu yaptırıyor? Yoksa onlar, azıtmış bir toplum mu?

    Ayet detayı — Tûr suresi, 32. ayet

  5. Tûr suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 33. ayet. أَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۥ بَل لَّا يُؤْمِنُونَ

    em yeḳûlûne teḳavveleh. bel lâ yü'minûn.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa "Onu uydurdu!" mu diyorlar? Hayır, onlar, inanmıyorlar.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 33. ayet

  6. Tûr suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 34. ayet. فَلْيَأْتُوا۟ بِحَدِيثٍ مِّثْلِهِۦٓ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ

    felye'tû biḥadîŝim miŝlihî in kânû ṣâdiḳîn.

    Ali Rıza Safa

    Madem öyle, Onun benzeri bir söz -hadis- getirsinler; eğer doğruyu söylüyorlarsa?

    Ayet detayı — Tûr suresi, 34. ayet

  7. Tûr suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 35. ayet. أَمْ خُلِقُوا۟ مِنْ غَيْرِ شَىْءٍ أَمْ هُمُ ٱلْخَٰلِقُونَ

    em ḫuliḳû min gayri şey'in em hümü-lḫâliḳûn.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa onlar, hiçbir şey olmadan mı yaratıldılar? Yoksa yaratıcılar onlar mı?

    Ayet detayı — Tûr suresi, 35. ayet

  8. Tûr suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 36. ayet. أَمْ خَلَقُوا۟ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بَل لَّا يُوقِنُونَ

    em ḫaleḳu-ssemâvâti vel'arḍ. bel lâ yûḳinûn.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa gökleri ve yeryüzünü onlar mı yarattılar? Hayır, onların, gerçek bir inançları yok.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 36. ayet

  9. Tûr suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 37. ayet. أَمْ عِندَهُمْ خَزَآئِنُ رَبِّكَ أَمْ هُمُ ٱلْمُصَۣيْطِرُونَ

    em `indehüm ḫazâinü rabbike em hümü-lmüṣayṭirûn.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa Efendinin kaynakları onların yanında mı? Yoksa denetleyenler onlar mı?

    Ayet detayı — Tûr suresi, 37. ayet

  10. Tûr suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 38. ayet. أَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ فِيهِ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُم بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

    em lehüm süllemüy yestemi`ûne fîh. felye'ti müstemi`uhüm bisülṭânim mübîn.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinlemiş olanlardan birisi, güçlü bir apaçık kanıt getirsin.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 38. ayet

  11. Tûr suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 39. ayet. أَمْ لَهُ ٱلْبَنَٰتُ وَلَكُمُ ٱلْبَنُونَ

    em lehü-lbenâtü velekümü-lbenûn.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa kızlar O'nun da oğullar sizin mi?

    Ayet detayı — Tûr suresi, 39. ayet

  12. Tûr suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 40. ayet. أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ

    em tes'elühüm ecran fehüm mim magramim müŝḳalûn.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa onlardan bir karşılık istiyorsun da ağır bir borç yükü altında mı kalıyorlar?

    Ayet detayı — Tûr suresi, 40. ayet

  13. Tûr suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 41. ayet. أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ

    em `indehümü-lgaybü fehüm yektübûn.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa gizli gerçekler onların yanında da onlar mı yazıyorlar?

    Ayet detayı — Tûr suresi, 41. ayet

  14. Tûr suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 42. ayet. أَمْ يُرِيدُونَ كَيْدًا فَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ هُمُ ٱلْمَكِيدُونَ

    em yürîdûne keydâ. felleẕîne keferû hümü-lmekîdûn.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa bir dalavere mi çevirmek istiyorlar? Aslında, oyuna gelecek olanlar, nankörlük edenlerin kendileridir.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 42. ayet

  15. Tûr suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 43. ayet. أَمْ لَهُمْ إِلَٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    em lehüm ilâhün gayru-llâh. sübḥâne-llâhi `ammâ yüşrikûn.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa Allah'tan başka tanrıları da mı var? Allah, onların ortaklar koştuklarından ayrıktır.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 43. ayet

Bırak onları; Rabbinin hükmüne sabret 44–49

  1. Tûr suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 44. ayet. وَإِن يَرَوْا۟ كِسْفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ سَاقِطًا يَقُولُوا۟ سَحَابٌ مَّرْكُومٌ

    veiy yerav kisfem mine-ssemâi sâḳiṭay yeḳûlû seḥâbüm merkûm.

    Ali Rıza Safa

    Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, şöyle derler: "Üst üste yığılmış bulutlar!"

    Ayet detayı — Tûr suresi, 44. ayet

  2. Tûr suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 45. ayet. فَذَرْهُمْ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى فِيهِ يُصْعَقُونَ

    feẕerhüm ḥattâ yülâḳû yevmehümü-lleẕî fîhi yuṣ`aḳûn.

    Ali Rıza Safa

    Artık, onlara aldırış etme; çarpılacakları günlerine kavuşuncaya dek.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 45. ayet

  3. Tûr suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 46. ayet. يَوْمَ لَا يُغْنِى عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

    yevme lâ yugnî `anhüm keydühüm şey'ev velâ hüm yünṣarûn.

    Ali Rıza Safa

    Çevirdikleri dalaverelerin, o gün kendilerine yararı olmaz; onlara yardım da edilmez.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 46. ayet

  4. Tûr suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 47. ayet. وَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ عَذَابًا دُونَ ذَٰلِكَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    veinne lilleẕîne żalemû `aẕâben dûne ẕâlike velâkinne ekŝerahüm lâ ya`lemûn.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, haksızlık yapanlar için, bundan başka bir ceza daha vardır; fakat onların çoğu bilmez.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 47. ayet

  5. Tûr suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 48. ayet. وَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعْيُنِنَا وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ حِينَ تَقُومُ

    vaṣbir liḥukmi rabbike feinneke bia`yüninâ vesebbiḥ biḥamdi rabbike ḥîne teḳûm.

    Ali Rıza Safa

    Artık, Efendinin yargısına sabret. Çünkü kesinlikle gözümüzün önündesin. Kalktığın zaman da övgülerle yücelterek Efendini an.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 48. ayet

  6. Tûr suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Tûr suresi, 49. ayet. وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَإِدْبَٰرَ ٱلنُّجُومِ

    vemine-lleyli fesebbiḥhü veidbâra-nnücûm.

    Ali Rıza Safa

    Ayrıca, gecenin bir bölümünde ve yıldızların batışında, övgülerle yücelterek O'nu an.

    Ayet detayı — Tûr suresi, 49. ayet