30. sure

Rûm Suresi الروم

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 8 konu
  1. Rumların yenilgisi ve gelecek zaferi 1–10 karşılaştır — Rumların yenilgisi ve gelecek zaferi
  2. Kıyamette iki grubun ayrılması ve tespih vakitleri 11–19 karşılaştır — Kıyamette iki grubun ayrılması ve tespih vakitleri
  3. Allah'ın varlığının delilleri 20–27 karşılaştır — Allah'ın varlığının delilleri
  4. Köle örneği; fıtrat ve hak dine yöneliş 28–32 karşılaştır — Köle örneği; fıtrat ve hak dine yöneliş
  5. İnsanın nankörlüğü; akrabaya hak, faiz ve zekât 33–40 karşılaştır — İnsanın nankörlüğü; akrabaya hak, faiz ve zekât
  6. Karada ve denizde bozulma; geri çevrilmeyen gün 41–45 karşılaştır — Karada ve denizde bozulma; geri çevrilmeyen gün
  7. Rüzgârlar ve yağmur; "sen ölülere işittiremezsin" 46–53 karşılaştır — Rüzgârlar ve yağmur; "sen ölülere işittiremezsin"
  8. Güçsüzlükten güce; mazeretlerin fayda vermediği gün 54–60 karşılaştır — Güçsüzlükten güce; mazeretlerin fayda vermediği gün

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Rumların yenilgisi ve gelecek zaferi 1–10

  1. Rûm suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 1. ayet. الٓمٓ

    elif-lâm-mîm.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 1. ayet

  2. Rûm suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 2. ayet. غُلِبَتِ ٱلرُّومُ

    gulibeti-rrûm.

    Erhan Aktaş

    Rum'a galip gelindi.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 2. ayet

  3. Rûm suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 3. ayet. فِىٓ أَدْنَى ٱلْأَرْضِ وَهُم مِّنۢ بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَ

    fî edne-l'arḍi vehüm mim ba`di galebihim seyaglibûn.

    Erhan Aktaş

    En yakın bir yerde. Bu yenilgilerinden sonra pek yakında galip geleceklerdir. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rumlara galip gelinmesinden sonra, Rumlar pek yakında galip gelecekler.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 3. ayet

  4. Rûm suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 4. ayet. فِى بِضْعِ سِنِينَ لِلَّهِ ٱلْأَمْرُ مِن قَبْلُ وَمِنۢ بَعْدُ وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ ٱلْمُؤْمِنُونَ

    fî biḍ`i sinîn. lillâhi-l'emru min ḳablü vemim ba`d. veyevmeiẕiy yefraḥu-lmü'minûn.

    Erhan Aktaş

    Birkaç yıl içinde. dipnot 1 Önce de sonra da her buyruk Allah'ındır. Ve o gün İman Edenler sevineceklerdir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayet; yakın bir gelecekte, Bizanslılar ve İranlılar arasında savaş çıkacağını; Bizanslıların galip geleceğini bildirmektedir. Bu haber aynen gerçekleşmiştir.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 4. ayet

  5. Rûm suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 5. ayet. بِنَصْرِ ٱللَّهِ يَنصُرُ مَن يَشَآءُ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    binaṣri-llâh. yenṣuru mey yeşâ'. vehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Erhan Aktaş

    Hak eden kimseye yardım eden Allah'ın yardımıyla. O, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 5. ayet

  6. Rûm suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 6. ayet. وَعْدَ ٱللَّهِ لَا يُخْلِفُ ٱللَّهُ وَعْدَهُۥ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    va`de-llâh. lâ yuḫlifü-llâhü va`dehû velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn.

    Erhan Aktaş

    Bu, Allah'ın sözüdür. Allah verdiği sözden dönmez. Fakat insanların çoğu bunun bilincinde değildirler.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 6. ayet

  7. Rûm suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 7. ayet. يَعْلَمُونَ ظَٰهِرًا مِّنَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَهُمْ عَنِ ٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ غَٰفِلُونَ

    ya`lemûne żâhiram mine-lḥayâti-ddünyâ. vehüm `ani-l'âḫirati hüm gâfilûn.

    Erhan Aktaş

    Onlar, dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Onlar, ahiret hayatının bilincinde değildirler.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 7. ayet

  8. Rûm suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 8. ayet. أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِم مَّا خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ بِلِقَآئِ رَبِّهِمْ لَكَٰفِرُونَ

    evelem yetefekkerû fî enfüsihim. mâ ḫaleḳa-llâhü-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ illâ bilḥaḳḳi veecelim müsemmâ. veinne keŝîram mine-nnâsi biliḳâi rabbihim lekâfirûn.

    Erhan Aktaş

    Onlar, muhasebe yapıp hiç düşünmüyorlar mı? Allah; gökleri, yeri ve bu ikisinin arasındaki şeyleri ancak Hakk ile ve belli bir süre için yarattı. İnsanların çoğu Rabb'lerinin huzuruna çıkacaklarını küfrediyorlar. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnanmıyorlar, yok sayıyorlar, görmezden geliyorlar.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 8. ayet

  9. Rûm suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 9. ayet. أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَأَثَارُوا۟ ٱلْأَرْضَ وَعَمَرُوهَآ أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

    evelem yesîrû fi-l'arḍi feyenżurû keyfe kâne `âḳibetü-lleẕîne min ḳablihim. kânû eşedde minhüm ḳuvvetev veeŝârü-l'arḍa ve`amerûhâ ekŝera mimmâ `amerûhâ vecâethüm rusülühüm bilbeyyinât. femâ kâne-llâhü liyażlimehüm velâkin kânû enfüsehüm yażlimûn.

    Erhan Aktaş

    Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerinin sonları nasıl olmuş, bir bakmadılar mı? dipnot 1 Onlar, kendilerinden daha güçlüydüler; yeryüzünü alt üst etmişlerdi; onu, kendilerinin imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Resulleri, onlara nice açık belgelerle gelmişti. Allah onlara haksızlık yapmamış, onlar kendi kendilerine haksızlık yapmışlardı.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gözlemleyip gerçeği anlamadılar mı?

    Ayet detayı — Rûm suresi, 9. ayet

  10. Rûm suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 10. ayet. ثُمَّ كَانَ عَٰقِبَةَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ ٱلسُّوٓأَىٰٓ أَن كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَكَانُوا۟ بِهَا يَسْتَهْزِءُونَ

    ŝümme kâne `âḳibete-lleẕîne esâü-ssûâ en keẕẕebû biâyâti-llâhi vekânû bihâ yestehziûn.

    Erhan Aktaş

    Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, alaya alarak kötülük yapanların sonları çok kötü oldu.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 10. ayet

Kıyamette iki grubun ayrılması ve tespih vakitleri 11–19

  1. Rûm suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 11. ayet. ٱللَّهُ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    allâhü yebdeü-lḫalḳa ŝümme yü`îdühû ŝümme ileyhi türce`ûn.

    Erhan Aktaş

    Allah, önce yaratmaya başlar, sonra onu iade dipnot 1 eder. Sonra da O'na döndürülürsünüz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Öldükten sonra tekrar diriltir.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 11. ayet

  2. Rûm suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 12. ayet. وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُبْلِسُ ٱلْمُجْرِمُونَ

    veyevme teḳûmü-ssâ`atü yüblisü-lmücrimûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 12. ayet

  3. Rûm suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 13. ayet. وَلَمْ يَكُن لَّهُم مِّن شُرَكَآئِهِمْ شُفَعَٰٓؤُا۟ وَكَانُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ كَٰفِرِينَ

    velem yekül lehüm min şürakâihim şüf`âü vekânû bişürakâihim kâfirîn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 13. ayet

  4. Rûm suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 14. ayet. وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَتَفَرَّقُونَ

    veyevme teḳûmü-ssâ`atü yevmeiẕiy yeteferraḳûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 14. ayet

  5. Rûm suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 15. ayet. فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَهُمْ فِى رَوْضَةٍ يُحْبَرُونَ

    feemme-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti fehüm fî ravḍatey yuḥberûn.

    Erhan Aktaş

    Fakat iman edenler ve salihatı yapanlar, dipnot 1 onlar güzel bir bahçede mutluluk içinde yaşayacaklardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 28:67. ayetin 2. dipnotu.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 15. ayet

  6. Rûm suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 16. ayet. وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَلِقَآئِ ٱلْـَٔاخِرَةِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ فِى ٱلْعَذَابِ مُحْضَرُونَ

    veemme-lleẕîne keferû vekeẕẕebû biâyâtinâ veliḳâi-l'âḫirati feülâike fi-l`aẕâbi muḥḍarûn.

    Erhan Aktaş

    Kafir olup ayetlerimizi ve ahiret kavuşmasını yalanlayan kimselere gelince; onlar, azap içinde hazır bulundurulurlar.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 16. ayet

  7. Rûm suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 17. ayet. فَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ

    fesübḥâne-llâhi ḥîne tümsûne veḥîne tuṣbiḥûn.

    Erhan Aktaş

    O halde akşama kavuştuğunuz zaman ve sabaha kavuştuğunuz zaman dipnot 1 tesbih dipnot 2 Allah'ındır. dipnot 3

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gün bitiminde ve günün başlamasında.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranmasıdır. Allah'ı şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir (20:130). Tesbihi, bazı sözlerin (Subhanallah, Elhamdulillah vb.) belli sayılarla tekrar edilmesine indirgemek hurafeden başka bir şey değildir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Gece, gündüz sürekli duyarlı olun ve başka varlıkları ortak koşmaksızın tevhide bağlı kalın. Yalnızca Allah'a kulluk edin.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 17. ayet

  8. Rûm suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 18. ayet. وَلَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ

    velehü-lḥamdü fi-ssemâvâti vel'arḍi ve`aşiyyev veḥîne tużhirûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 18. ayet

  9. Rûm suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 19. ayet. يُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ ٱلْمَيِّتَ مِنَ ٱلْحَىِّ وَيُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَكَذَٰلِكَ تُخْرَجُونَ

    yuḫricü-lḥayye mine-lmeyyiti veyuḫricü-lmeyyite mine-lḥayyi veyuḥyi-l'arḍa ba`de mevtihâ. vekeẕâlike tuḫracûn.

    Erhan Aktaş

    O, ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarır. Ve ölmüş yeryüzüne hayat verir. İşte, tıpkı bunun gibi siz de diriltileceksiniz.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 19. ayet

Allah'ın varlığının delilleri 20–27

  1. Rûm suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 20. ayet. وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنْ خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ إِذَآ أَنتُم بَشَرٌ تَنتَشِرُونَ

    vemin âyâtihî en ḫaleḳaküm min türâbin ŝümme iẕâ entüm beşerun tenteşirûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 20. ayet

  2. Rûm suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 21. ayet. وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنْ خَلَقَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَٰجًا لِّتَسْكُنُوٓا۟ إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُم مَّوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    vemin âyâtihî en ḫaleḳa leküm min enfüsiküm ezvâcel liteskünû ileyhâ vece`ale beyneküm meveddetev veraḥmeh. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yetefekkerûn.

    Erhan Aktaş

    O'nun ayetlerinden dipnot 1 biri de sizin için kendi cinsinizden eşler yaratmasıdır. Siz, onunla dinginleşir huzur bulursunuz. Birbirinize karşı, aranızda sevgi ve rahmet oluşturdu. Düşünen bir toplum için bunda nice ayetler dipnot 1 vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kanıt, gösterge, ibret, işaret. Allah, insanı kadın ve erkek olarak yaratmayı ve bunların eşler olarak birbirleri ile sükunet bulmalarını, dinginleşmelerini Kendi varlığının bir göstergesi, kanıtı olarak göstermektedir. Ne yazık ki insana sunulan bu büyük "sükunet lütfu" insanın cehaleti nedeniyle "yaşamın zindanına" dönüşmektedir.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 21. ayet

  3. Rûm suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 22. ayet. وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ خَلْقُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفُ أَلْسِنَتِكُمْ وَأَلْوَٰنِكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّلْعَٰلِمِينَ

    vemin âyâtihî ḫalḳu-ssemâvâti vel'arḍi vaḫtilâfü elsinetiküm veelvâniküm. inne fî ẕâlike leâyâtil lil'`âlimîn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 22. ayet

  4. Rûm suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 23. ayet. وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ مَنَامُكُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱبْتِغَآؤُكُم مِّن فَضْلِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَسْمَعُونَ

    vemin âyâtihî menâmüküm billeyli vennehâri vebtigâüküm min faḍlih. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yesme`ûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 23. ayet

  5. Rûm suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 24. ayet. وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ يُرِيكُمُ ٱلْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَيُحْىِۦ بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    vemin âyâtihî yürîkümü-lberḳa ḫavfev veṭame`av veyünezzilü mine-ssemâi mâen feyuḥyî bihi-l'arḍa ba`de mevtihâ. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Erhan Aktaş

    Size, bir yandan korku veren bir yandan da yağmurun belirtisi olarak umut veren şimşeği göstermesi ve gökten su indirerek, ölmüş yeryüzüne hayat vermesi O'nun ayetlerindendir. dipnot 1 Bunda aklını kullanan bir kavim için kesinlikle ayetler vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kanıt, gösterge.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 24. ayet

  6. Rûm suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 25. ayet. وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَن تَقُومَ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ بِأَمْرِهِۦ ثُمَّ إِذَا دَعَاكُمْ دَعْوَةً مِّنَ ٱلْأَرْضِ إِذَآ أَنتُمْ تَخْرُجُونَ

    vemin âyâtihî en teḳûme-ssemâü vel'arḍu biemrih. ŝümme iẕâ de`âküm da`vetem mine-l'arḍi iẕâ entüm tuḫracûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 25. ayet

  7. Rûm suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 26. ayet. وَلَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ كُلٌّ لَّهُۥ قَٰنِتُونَ

    velehû men fi-ssemâvâti vel'arḍ. küllül lehû ḳânitûn.

    Erhan Aktaş

    Göklerde ve yerde olanların tamamı O'nundur. Hepsi O'nun yasalarına bağlıdır.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 26. ayet

  8. Rûm suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 27. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ وَهُوَ أَهْوَنُ عَلَيْهِ وَلَهُ ٱلْمَثَلُ ٱلْأَعْلَىٰ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    vehüve-lleẕî yebdeü-lḫalḳa ŝümme yü`îdühû vehüve ehvenü `aleyh. velehü-lmeŝelü-l'a`lâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Erhan Aktaş

    Yaratmayı ilk kez başlatan, sonra onu tekrar eden dipnot 1 O'dur. Bu, O'nun için çok kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce nitelikler O'nundur. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ölümünden sonra yeniden dirilten.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 27. ayet

Köle örneği; fıtrat ve hak dine yöneliş 28–32

  1. Rûm suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 28. ayet. ضَرَبَ لَكُم مَّثَلًا مِّنْ أَنفُسِكُمْ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِى مَا رَزَقْنَٰكُمْ فَأَنتُمْ فِيهِ سَوَآءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخِيفَتِكُمْ أَنفُسَكُمْ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    ḍarabe leküm meŝelem min enfüsiküm. hel leküm mim mâ meleket eymânüküm min şürakâe fî mâ razaḳnâküm feentüm fîhi sevâün teḫâfûnehüm keḫîfetiküm enfüseküm. keẕâlike nüfeṣṣilü-l'âyâti liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Erhan Aktaş

    Kendinizden, size bir örnek vermektedir: "Size verdiğimiz mallarda yeminle hak sahibi olduğunuz dipnot 1 kimselerden ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, birbirinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz." dipnot 2

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 24:31. ayetin 6. dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayette, Rabb'imiz; rızkı yaratan da rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: "Siz yeminle hak sahibi olduğunuz kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki Ben kullarımı rızıklandırırken bu rızıklandırmamda ilahlarınızı (Lat, Uzza, Menat vb.) Kendime ortak edeyim? Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim." Diğer bir anlatımla, rızık verici olan yalnızca Ben'im demektedir. Hiçbir fabrika sahibi, fabrikasında çalışan bir işçiyi malda ve yönetimde kendisiyle eşit görmez. Aynı içerikte bir diğer ayet de şudur: "Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar (16:71)?"

    Ayet detayı — Rûm suresi, 28. ayet

  2. Rûm suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 29. ayet. بَلِ ٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَهْوَآءَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍ فَمَن يَهْدِى مَنْ أَضَلَّ ٱللَّهُ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ

    beli-ttebe`a-lleẕîne żalemû ehvâehüm bigayri `ilmin. femey yehdî men eḍalle-llâh. vemâ lehüm min nâṣirîn.

    Erhan Aktaş

    Hayır, zalimler körü körüne hevalarına dipnot 1 uydular. Bundan sonra dipnot 2 Allah'ın şaşırttığını kim doğru yola iletebilir? Ve onların yardımcıları da yoktur.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 28:50. ayetin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın şaşırtması hevalarına uymalarının karşılığıdır. Tutku ve kuruntularına uyarak kendisine haksızlık eden ve böyle yaptığı için Allah'ın şaşırttığı kimsenin bu sapkınlığı, kendi tercihinin sonucudur.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 29. ayet

  3. Rûm suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 30. ayet. فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا فِطْرَتَ ٱللَّهِ ٱلَّتِى فَطَرَ ٱلنَّاسَ عَلَيْهَا لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ ٱلدِّينُ ٱلْقَيِّمُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    feeḳim vecheke lildîni ḥanîfâ. fiṭrate-llâhi-lletî feṭara-nnâse `aleyhâ. lâ tebdîle liḫalḳi-llâh. ẕâlike-ddînü-lḳayyim. velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn.

    Erhan Aktaş

    O halde hanif dipnot 1 olarak dine yüzünü dipnot 2 ikame et dipnot 3 . İnsanları, üzerinde yaratmış olduğu Allah'ın fıtratına. dipnot 4 Allah'ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum dipnot 5 olan din budur. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ı bütün nitelikleri ile birleyen, Allah'a ait nitelikleri hiçbir varlıkta görmeyen. Şirk koşmaksızın bütün benliği ile Allah'a yönelen.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bütün varlığınla.
    3. metne dön, dipnot 3
      Doğrult. (Şirk koşmaksızın, bütün varlığınla dine sımsıkı sarıl).
    4. metne dön, dipnot 4
      Allah'ın verdiği özelliklere. Fıtrat, yaratılmış olan şeylerin, yaradılış ve işleyiş yasaları, yaradılış özellikleri, benlikleri demektir.
    5. metne dön, dipnot 5
      Dosdoğru, gözetici emniyete alıcı. Her şeyi ayakta tutan, koruyan, diri ve bütün evreni bizzat yöneten, hiçbir şey gizli kalmayandır.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 30. ayet

  4. Rûm suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 31. ayet. مُنِيبِينَ إِلَيْهِ وَٱتَّقُوهُ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

    münîbîne ileyhi vetteḳûhü veeḳîmu-ṣṣalâte velâ tekûnû mine-lmüşrikîn.

    Erhan Aktaş

    O'na yönelin. O'na karşı takva dipnot 1 sahibi olun. Salatı ikame edin dipnot 2 . Müşriklerden olmayın.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 28:83. ayetin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Salat, ibadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı ve Allah'a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır. Bu yönelmede ritüel salat (namaz) ve dua çok önemli bir yer tutmaktadır. Salatın birçok anlamı bulunmaktadır. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Namaz, Farsça bir kelime olup Kur'an'da geçmez. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir: Sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak demektir.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 31. ayet

  5. Rûm suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 32. ayet. مِنَ ٱلَّذِينَ فَرَّقُوا۟ دِينَهُمْ وَكَانُوا۟ شِيَعًا كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ

    mine-lleẕîne ferraḳû dînehüm vekânû şiye`â. küllü ḥizbim bimâ ledeyhim feriḥûn.

    Erhan Aktaş

    Dinlerini parçalara bölen, dipnot 1 gruplara ayrılan ve her grubun kendi yanındakiyle böbürlendiği kimselerden olmayın.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dinin tamamını almak yerine, işine gelen kısmını alarak, dinin bütünlüğünü bozan; dini mezhebe, tarikata, cemaate dönüştüren.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 32. ayet

İnsanın nankörlüğü; akrabaya hak, faiz ve zekât 33–40

  1. Rûm suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 33. ayet. وَإِذَا مَسَّ ٱلنَّاسَ ضُرٌّ دَعَوْا۟ رَبَّهُم مُّنِيبِينَ إِلَيْهِ ثُمَّ إِذَآ أَذَاقَهُم مِّنْهُ رَحْمَةً إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ

    veiẕâ messe-nnâse ḍurrun de`av rabbehüm münîbîne ileyhi ŝümme iẕâ eẕâḳahüm minhü raḥmeten iẕâ ferîḳum minhüm birabbihim yüşrikûn.

    Erhan Aktaş

    İnsanların başlarına bir sıkıntı gelince, Rabb'lerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra, onlara kendinden bir rahmet tattırınca, onlardan bir kısmı Rabb'lerine şirk koşarlar.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 33. ayet

  2. Rûm suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 34. ayet. لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ فَتَمَتَّعُوا۟ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

    liyekfürû bimâ âteynâhüm. fetemette`û. fesevfe ta`lemûn.

    Erhan Aktaş

    Kendilerine verdiğimiz şeylere nankörlük ederler. İstediğiniz gibi yaşayın bakalım! İleride gerçeği göreceksiniz.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 34. ayet

  3. Rûm suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 35. ayet. أَمْ أَنزَلْنَا عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنًا فَهُوَ يَتَكَلَّمُ بِمَا كَانُوا۟ بِهِۦ يُشْرِكُونَ

    em enzelnâ `aleyhim sülṭânen fehüve yetekellemü bimâ kânû bihî yüşrikûn.

    Erhan Aktaş

    Yoksa onlara bir sultan dipnot 1 gönderdik de o, onlara şirk koşmalarını mı söylüyor?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çeviriler, "sultan" kelimesine "delil" anlamı vermektedirler. Bu doğru değildir. Zira sultan yetki belgesi, görev pusulası demektir. Sultan, bir kimsenin yetkili kılındığına; yetkili olduğuna dair verilen yetki belgesi anlamına gelmektedir. Söz ve yetki sahibi demek olan "Sultan" kelimesi de bu kelimeden türemiştir.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 35. ayet

  4. Rûm suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 36. ayet. وَإِذَآ أَذَقْنَا ٱلنَّاسَ رَحْمَةً فَرِحُوا۟ بِهَا وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌۢ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ إِذَا هُمْ يَقْنَطُونَ

    veiẕâ eẕaḳne-nnâse raḥmeten feriḥû bihâ. vein tüṣibhüm seyyietüm bimâ ḳaddemet eydîhim iẕâ hüm yaḳneṭûn.

    Erhan Aktaş

    İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, onunla şımarırlar. Kendi yaptıklarından dolayı başlarına bir kötülük gelirse, o zaman hemen umutsuzluğa kapılırlar.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 36. ayet

  5. Rûm suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 37. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

    evelem yerav enne-llâhe yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü veyaḳdir. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yü'minûn.

    Erhan Aktaş

    Allah'ın dilediği kimse için rızkı genişlettiğini ve ölçülendirdiğini bilmediler mi? Bunda iman eden bir halk için ayetler dipnot 1 vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Göstergeler, belgeler, kanıtlar.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 37. ayet

  6. Rûm suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 38. ayet. فَـَٔاتِ ذَا ٱلْقُرْبَىٰ حَقَّهُۥ وَٱلْمِسْكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ ذَٰلِكَ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ يُرِيدُونَ وَجْهَ ٱللَّهِ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

    feâti ẕe-lḳurbâ ḥaḳḳahû velmiskîne vebne-ssebîl. ẕâlike ḫayrul lilleẕîne yürîdûne veche-llâh. veülâike hümü-lmüfliḥûn.

    Erhan Aktaş

    Öyleyse; yakınlara, miskine dipnot 1 ve yol oğluna dipnot 2 hakkını ver. Bu, Allah'ın yüzünü dipnot 3 dileyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çalışacak gücü ve işi olmayan, yerlerde sürünen yoksul, düşkün. Hiçbir şeyi olmayan.
    2. metne dön, dipnot 2
      "İbnu's-sebil," deyim olarak "yol oğlu" demektir. Bu deyime, "yolda kalanlar" anlamı verilmesi doğru değildir. Zira sebil, kara yolu anlamında "yol" demek değildir. Sebil, bir konuda seçim yapmak anlamında "iki yol" dan birini seçmektir, yani "tercih edilen yol" demektir. Hakk veya Batıl yollardan birini tercih etmektir. Bu deyimin anlamı, "yolda kalanlar" değil, bütün varlığı ile "Allah yolunda" çalışmayı seçmiş ve bundan dolayı yardıma muhtaç duruma düşmüş olanlar anlamındadır. Diğer bir anlamı da yaptığı herhangi bir şeyi imkansızlık nedeni ile yarım kalan kimselerdir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Allah'ın yönü, rızası, iradesi, benliği. Tamamıyla Allah'a yönelmek. Allah'ın hoşnutluğu. O'nunla birlikte olma arzusunu.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 38. ayet

  7. Rûm suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 39. ayet. وَمَآ ءَاتَيْتُم مِّن رِّبًا لِّيَرْبُوَا۟ فِىٓ أَمْوَٰلِ ٱلنَّاسِ فَلَا يَرْبُوا۟ عِندَ ٱللَّهِ وَمَآ ءَاتَيْتُم مِّن زَكَوٰةٍ تُرِيدُونَ وَجْهَ ٱللَّهِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُضْعِفُونَ

    vemâ âteytüm mir ribel liyerbüve fî emvâli-nnâsi felâ yerbû `inde-llâh. vemâ âteytüm min zekâtin türîdûne veche-llâhi feülâike hümü-lmuḍ`ifûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 39. ayet

  8. Rûm suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 40. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ ثُمَّ رَزَقَكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ هَلْ مِن شُرَكَآئِكُم مَّن يَفْعَلُ مِن ذَٰلِكُم مِّن شَىْءٍ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    allâhü-lleẕî ḫaleḳaküm ŝümme razeḳaküm ŝümme yümîtüküm ŝümme yuḥyîküm. hel min şürakâiküm mey yef`alü min ẕâliküm min şey'. sübḥânehû vete`âlâ `ammâ yüşrikûn.

    Erhan Aktaş

    O Allah ki, sizi yaratan, sonra sizi yaşatan, sonra sizi öldüren, sonra sizi diriltendir. Ortak koştuklarınızdan bunları yapacak olan var mı? Allah, onların şirk koştuklarından münezzehtir, yüceler yücesidir.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 40. ayet

Karada ve denizde bozulma; geri çevrilmeyen gün 41–45

  1. Rûm suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 41. ayet. ظَهَرَ ٱلْفَسَادُ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ أَيْدِى ٱلنَّاسِ لِيُذِيقَهُم بَعْضَ ٱلَّذِى عَمِلُوا۟ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

    żahera-lfesâdü fi-lberri velbaḥri bimâ kesebet eydi-nnâsi liyüẕîḳahüm ba`ḍa-lleẕî `amilû le`allehüm yerci`ûn.

    Erhan Aktaş

    İnsanların kendi yaptıklarından dolayı karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Belki akıllarını başlarına alırlar diye yaptıklarının bir kısmı onlara tattırıldı.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 41. ayet

  2. Rûm suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 42. ayet. قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلُ كَانَ أَكْثَرُهُم مُّشْرِكِينَ

    ḳul sîrû fi-l'arḍi fenżurû keyfe kâne `âḳibetü-lleẕîne min ḳabl. kâne ekŝeruhüm müşrikîn.

    Erhan Aktaş

    De ki: "Yeryüzünde gezin de daha öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakın. Onların çoğu Müşriklerdendi."

    Ayet detayı — Rûm suresi, 42. ayet

  3. Rûm suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 43. ayet. فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ ٱلْقَيِّمِ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ يَوْمٌ لَّا مَرَدَّ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ يَوْمَئِذٍ يَصَّدَّعُونَ

    feeḳim vecheke lildîni-lḳayyimi min ḳabli ey ye'tiye yevmül lâ meradde lehû mine-llâhi yevmeiẕiy yeṣṣadde`ûn.

    Erhan Aktaş

    Öyleyse Allah tarafından geri döndürülmesi olmayan gün gelmeden önce, yönünü, koruyup güvene alan dine dipnot 1 çevir, ona sıkı sıkıya bağlan. O Gün onlar bölük bölük ayrılırlar. dipnot 2

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Din kavram olarak, Kur'an'da, inanç sistemi, yaşam biçimi, toplumsal düzen, yasa, hesap, karşılık, ceza vb. anlamlarda kullanılmaktadır. Dinin esas anlamlarından birisi itibariyle, yaşamı düzenleyen ilke ve kuralların referans alındığı "değerler" demektir. Kur'an'a göre, "yaşamı" düzenlemede vahyin değerlerini referans almayan her düşünce ve inanç Cahiliye'dir. Keza insanlar; yaşamlarını, düzenlerini ve sistemlerini hangi değerleri referans alarak belirliyorlarsa, onların dini referans aldıkları değerlerdir (Bkz 3:73; 6:70; 7:51; 12:76; 40:26; 109:6). Kur'an, nasıl ki Mekkeli müşriklerin Cahiliye değerlerini referans alan düzenlerini, sistemlerini "din" olarak tanımlıyorsa; günümüzün Kur'an'ı referans almayan bütün düzen ve sistemleri de "birer dinidirler." Ancak şu gerçek göz ardı edilmemelidir: Allah, Kur'an'i değerleri referans almak koşulu ile yaşadığımız hayatı düzenlemeyi insana bırakmıştır: Nasıl bir yönetim biçimi, nasıl bir ekonomik sistem, nasıl bir hukuk sistemi, nasıl bir yaşam biçimi vb. olması gerektiği konusunda yetki de görev de sorumluluk da insana aittir. Kur'an'ı referans almak koşulu ile günün koşul ve ihtiyaçlarına göre istenilen düzeni/sistemi/yönetimi kurmak insana bırakılmış bir husustur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Herkes hak ettiği yere göre birbirinden ayrılacak.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 43. ayet

  4. Rûm suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 44. ayet. مَن كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۥ وَمَنْ عَمِلَ صَٰلِحًا فَلِأَنفُسِهِمْ يَمْهَدُونَ

    men kefera fe`aleyhi küfruh. vemen `amile ṣâliḥan felienfüsihim yemhedûn.

    Erhan Aktaş

    Kim küfrederse, küfrü kendi aleyhinedir. Kim salihatı yaparsa dipnot 1 , onlar kendileri için iyi bir gelecek hazırlamış olurlar.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 28:67. ayetin 2. dipnotu.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 44. ayet

  5. Rûm suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 45. ayet. لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِن فَضْلِهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْكَٰفِرِينَ

    liyecziye-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti min faḍlih. innehû lâ yüḥibbü-lkâfirîn.

    Erhan Aktaş

    İman Eden ve salihatı yapanlara lütfundan karşılık verir. O, Kafirleri sevmez.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 45. ayet

Rüzgârlar ve yağmur; "sen ölülere işittiremezsin" 46–53

  1. Rûm suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 46. ayet. وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَن يُرْسِلَ ٱلرِّيَاحَ مُبَشِّرَٰتٍ وَلِيُذِيقَكُم مِّن رَّحْمَتِهِۦ وَلِتَجْرِىَ ٱلْفُلْكُ بِأَمْرِهِۦ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    vemin âyâtihî ey yürsile-rriyâḥa mübeşşirâtiv veliyüẕîḳaküm mir raḥmetihî velitecriye-lfülkü biemrihî velitebtegû min faḍlihî vele`alleküm teşkürûn.

    Erhan Aktaş

    Rüzgarları müjdeci olarak göndererek, rahmetinden size tattırması, buyruğu ile gemilerin akıp gitmesi ve lütfundan rızık istemeniz, O'nun ayetlerindendir. dipnot 1 Umulur ki şükredenlerden olursunuz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kanıt, gösterge.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 46. ayet

  2. Rûm suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 47. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ رُسُلًا إِلَىٰ قَوْمِهِمْ فَجَآءُوهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَٱنتَقَمْنَا مِنَ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    veleḳad erselnâ min ḳablike rusülen ilâ ḳavmihim fecâûhüm bilbeyyinâti fenteḳamnâ mine-lleẕîne ecramû. vekâne ḥaḳḳan `aleynâ naṣru-lmü'minîn.

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki, senden önce, birçok Resul'ü halklarına gönderdik. Onlara beyyinat dipnot 1 getirdiler. Ardından suçlulardan intikam aldık. Mü'min kimselere yardım etmek Biz'e hak oldu.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kanıt içeren, açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 47. ayet

  3. Rûm suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 48. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى يُرْسِلُ ٱلرِّيَٰحَ فَتُثِيرُ سَحَابًا فَيَبْسُطُهُۥ فِى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ يَشَآءُ وَيَجْعَلُهُۥ كِسَفًا فَتَرَى ٱلْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَٰلِهِۦ فَإِذَآ أَصَابَ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ إِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ

    allâhü-lleẕî yürsilü-rriyâḥa fetüŝîru seḥâben feyebsüṭuhû fi-ssemâi keyfe yeşâü veyec`alühû kisefen fetere-lvedḳa yaḫrucü min ḫilâlih. feiẕâ eṣâbe bihî mey yeşâü min `ibâdihî iẕâ hüm yestebşirûn.

    Erhan Aktaş

    Allah, rüzgarı göndererek bulutları hareket ettirir. Sonra onu gökyüzünde dilediği gibi yayıp kütleler haline getirir. Sonra onun arasından yağmurun çıktığını görürsün. Böylece kullarından dilediğine onu isabet ettirdiği zaman onlar sevinirler.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 48. ayet

  4. Rûm suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 49. ayet. وَإِن كَانُوا۟ مِن قَبْلِ أَن يُنَزَّلَ عَلَيْهِم مِّن قَبْلِهِۦ لَمُبْلِسِينَ

    vein kânû min ḳabli ey yünezzele `aleyhim min ḳablihî lemüblisîn.

    Erhan Aktaş

    Oysa onlar, yağmurun onlara indirilmesinden önce gerçekten ümitlerini kesenlerdi.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 49. ayet

  5. Rûm suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 50. ayet. فَٱنظُرْ إِلَىٰٓ ءَاثَٰرِ رَحْمَتِ ٱللَّهِ كَيْفَ يُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ إِنَّ ذَٰلِكَ لَمُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    fenżur ilâ âŝeri raḥmeti-llâhi keyfe yuḥyi-l'arḍa ba`de mevtihâ. inne ẕâlike lemuḥyi-lmevtâ. vehüve `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Erhan Aktaş

    Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak! Ölümünden sonra yeryüzünü nasıl diriltiyor! Ölüleri de kesinlikle diriltecek O'dur. O, Her Şeye Güç Yetiren'dir.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 50. ayet

  6. Rûm suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 51. ayet. وَلَئِنْ أَرْسَلْنَا رِيحًا فَرَأَوْهُ مُصْفَرًّا لَّظَلُّوا۟ مِنۢ بَعْدِهِۦ يَكْفُرُونَ

    velein erselnâ rîḥan feraevhü muṣferral leżallû mim ba`dihî yekfürûn.

    Erhan Aktaş

    Eğer rüzgar göndersek, ekini ve bitkileri sararmış görseler, nankörlük etmeye başlarlar.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 51. ayet

  7. Rûm suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 52. ayet. فَإِنَّكَ لَا تُسْمِعُ ٱلْمَوْتَىٰ وَلَا تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا وَلَّوْا۟ مُدْبِرِينَ

    feinneke lâ tüsmi`u-lmevtâ velâ tüsmi`u-ṣṣumme-ddü`âe iẕâ vellev müdbirîn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 52. ayet

  8. Rûm suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 53. ayet. وَمَآ أَنتَ بِهَٰدِ ٱلْعُمْىِ عَن ضَلَٰلَتِهِمْ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ

    vemâ ente bihâdi-l`umyi `an ḍalâletihim. in tüsmi`u illâ mey yü'minü biâyâtinâ fehüm müslimûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 53. ayet

Güçsüzlükten güce; mazeretlerin fayda vermediği gün 54–60

  1. Rûm suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 54. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن ضَعْفٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنۢ بَعْدِ ضَعْفٍ قُوَّةً ثُمَّ جَعَلَ مِنۢ بَعْدِ قُوَّةٍ ضَعْفًا وَشَيْبَةً يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ وَهُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْقَدِيرُ

    allâhü-lleẕî ḫaleḳaküm min ḍa`fin ŝümme ce`ale mim ba`di ḍa`fin ḳuvveten ŝümme ce`ale mim ba`di ḳuvvetin ḍa`fev veşeybeh. yaḫlüḳu mâ yeşâ'. vehüve-l`alîmü-lḳadîr.

    Erhan Aktaş

    Sizi önce zayıf dipnot 1 yaratıp, ardından size güç veren sonra bu gücün ardından sizi zayıf ve yaşlı kılan Allah'tır. O, dilediği şeyi yaratır. Ve O, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hiçbir şeye güç yetiremeyen bir bebek olarak.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 54. ayet

  2. Rûm suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 55. ayet. وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُقْسِمُ ٱلْمُجْرِمُونَ مَا لَبِثُوا۟ غَيْرَ سَاعَةٍ كَذَٰلِكَ كَانُوا۟ يُؤْفَكُونَ

    veyevme teḳûmü-ssâ`atü yuḳsimü-lmücrimûne mâ lebiŝû gayra sâ`ah. keẕâlike kânû yü'fekûn.

    Erhan Aktaş

    Kıyamet'in koptuğu gün, mücrimler dipnot 1 dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle döndürülüyorlardı dipnot 2 .

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Suçlu, hakikat ile bağını koparan demek olan bu sözcük, basit suçlu anlamında değil; Kafir, Müşrik, sapkın anlamına gelmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Dünyadayken de böyle aldanıyorlardı; gerçekleri çarpıtıyorlardı.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 55. ayet

  3. Rûm suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 56. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَٱلْإِيمَٰنَ لَقَدْ لَبِثْتُمْ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْبَعْثِ فَهَٰذَا يَوْمُ ٱلْبَعْثِ وَلَٰكِنَّكُمْ كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

    veḳâle-lleẕîne ûtü-l`ilme vel'îmâne leḳad lebiŝtüm fî kitâbi-llâhi ilâ yevmi-lba`ŝ. fehâẕâ yevmü-lba`ŝi velâkinneküm küntüm lâ ta`lemûn.

    Erhan Aktaş

    Kendilerine bilgi ve iman verilenler: "Ant olsun ki, siz Allah'ın yasasındaki diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu dirilme günüdür. Ne var ki siz bu gerçeği algılayamadınız.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 56. ayet

  4. Rûm suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 57. ayet. فَيَوْمَئِذٍ لَّا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

    feyevmeiẕil lâ yenfe`u-lleẕîne żalemû ma`ẕiratühüm velâ hüm yüsta`tebûn.

    Erhan Aktaş

    Artık O Gün zalimlere mazeretleri yarar sağlamaz. Onlardan mazeret de istenmeyecek.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 57. ayet

  5. Rûm suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 58. ayet. وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ وَلَئِن جِئْتَهُم بِـَٔايَةٍ لَّيَقُولَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا مُبْطِلُونَ

    veleḳad ḍarabnâ linnâsi fî hâẕe-lḳur'âni min külli meŝel. velein ci'tehüm biâyetil leyeḳûlenne-lleẕîne keferû in entüm illâ mübṭilûn.

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki, insanlar için bu Kur'an'da her türlü örneği vererek gerçekleri anlattık. Sen onlara bir ayet dipnot 1 de getirsen, Kafirler kesinlikle: "Siz, sadece, asılsız iddialarda bulunan kimselersiniz." derler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mucize, kanıt.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 58. ayet

  6. Rûm suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 59. ayet. كَذَٰلِكَ يَطْبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ

    keẕâlike yaṭbe`u-llâhü `alâ ḳulûbi-lleẕîne lâ ya`lemûn.

    Erhan Aktaş

    İşte Allah, bilmeyen dipnot 1 kimselerin kalplerinin üzerini böyle mühürler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçeği bilmeyen, idrak etmeyen, algılamayan.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 59. ayet

  7. Rûm suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 60. ayet. فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ ٱلَّذِينَ لَا يُوقِنُونَ

    faṣbir inne va`de-llâhi ḥaḳḳuv velâ yesteḫiffenneke-lleẕîne lâ yûḳinûn.

    Erhan Aktaş

    Öyleyse sabret, kuşkusuz Allah'ın verdiği söz kesindir. Sakın ha! İman etmeyenler seni gevşetmesinler.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 60. ayet