Diyanet İşleri
Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah'ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
Rûm suresi
Rûm suresi, 29. ayet. بَلِ ٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَهْوَآءَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍ فَمَن يَهْدِى مَنْ أَضَلَّ ٱللَّهُ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ
beli-ttebe`a-lleẕîne żalemû ehvâehüm bigayri `ilmin. femey yehdî men eḍalle-llâh. vemâ lehüm min nâṣirîn.
Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah'ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Köle örneği; fıtrat ve hak dine yöneliş Rûm 28–32 3
Göklerde ve yerde kim varsa yalnızca O'na aittir. Hepsi O'na boyun eğmektedirler.
O, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra onu tekrarlayacak olandır. Bu, O'na göre (ilk yaratmadan) daha kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce ve eşsiz sıfatlar O'nundur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? Düşünen bir topluluk için ayetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.
Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah'ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah'ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
(31-32) Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dini anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
29. “Hayır! Zulmedenler bilgisizce hevalarına uymaktadırlar.” Yani onlar, türlü eksikliklere sahip olan nefislerinin arzusuna uydular. Bu nefislerinin eksik oluşundandır ki onlar, aklın kesinlikle tutarsız olduğuna ve fıtratın da kesinlikle reddedilmesi gerektiğine hüküm verdiği bir hususa bağlanmışlardır. Onlar, bu konuda kendilerine yol gösteren herhangi bir bilgiye sahip olmadıkları gibi hiçbir delilleri de yoktur.
“Allah’ın saptırdığını kim hidâyete ulaştırabilir ki?” Yani onların hidâyeti bulamayışlarına hayret etmeyin. Çünkü zulümleri sebebi ile onları saptıran Yüce Allah’tır. Allah’ın saptırdığının, hidâyet bulmasına da imkân yoktur. Çünkü Allah’a karşı çıkabilecek, mülkünde O’na karşı koyabilecek hiçbir kimse bulunmamaktadır. “Onlar için hiçbir yardımcı da yoktur.” Haklarında azap sözünün gerçekleşeceği ve artık her türlü bağın ve ilişkinin kesileceği zaman gelince onlara yardım edecek hiçbir kimse de bulunmayacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onların dalalet üzere olmalarının sebebi, delillerin yetersiz olup onlara açıklanmaması değildir. Ancak bunun sebebi Yüce Allah'ın üzerlerindeki haklarından cahil olup babalarını taklit edip hevalarının peşinden gitmeleridir. Yüce Allah'ın saptırdığı kimseyi, kim hidayete muvaffak kılabilir? Kimse muvaffak kılamaz. Allah'ın azabını onlardan giderecek hiçbir yardımcıları da yoktur.
Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…
Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
De ki: "Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir…
Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
De ki: "Sizin, Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde…
Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten…
Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
İslam'ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O'ndan razı olmuşlardır.…
Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın…
Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.
Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
"Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Aslında haksızlık edenler, bilgisizce heveslerine uydular. Allah'ın saptırdığını (sapkınlığını onayladığını) kim doğru yola ulaştırabilir ki! dipnot 1 Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.
Hayır, (kendilerine) zulmeden kimseler bilgisiz ve bilinçsizce kendi arzu ve tutkularının peşine takılırlar. Artık Allah'ın (bu şekilde) saptırdıklarını kim doğru yola yöneltebilir ki? Üstelik onlar, herhangi bir yardıma mazhar da olamazlar.
Ne var ki, zulüm işlemeye şartlanmış olanlar bir (hakikat) bilgisine dayanmadan kendi arzu ve heveslerinin peşinde giderler. Allah'ın (bu şekilde) saptırdıklarını kim doğru yola sevk edebilir ve (bu işde) kim onlara yardım edebilir?
Hayır, zulmedenler bilgisizce kendi boş istek ve hayallerine tabi oldular. . . Allah'ın saptırdığına hidayet edecek kimdir? Onlar için yardımcı da yoktur!
Hayır, zulmedenler, hiç bir bilgiye dayanmaksızın kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır. Allah'ın saptırdığını kim hidayete erdirebilir? Onların hiç bir yardımcıları yoktur.
Gel gör ki haksızlık edenler, bilgisizce kötü arzularına uydular. Allah’ın saptırdığını kim doğru yola eriştirebilir? Onlar için herhangi bir yardımcı yoktur.
Hayır! Haksızlık yapanlar, bilgisizce kendi isteklerine uydular. Allah'ın saptırdığını, doğru yola, artık kim eriştirebilir? Onların yardımcıları da yoktur.
Ne var ki şirk koşanlar/zalimler, bir hakikat bilgisine dayanmadan kendi arzu ve heveslerinin peşine giderler. Allah'ın saptırdığını kim doğru yola ulaştırabilir? Onların hiçbir yardımcıları da olmayacaktır.
Aslında, zalimler bilgisizce kendi kafalarına uydular. ALLAH'ın saptırdığını kim doğruya iletebilir? Onlara hiç kimse yardım etmez.
Aslında, zalimler bilgisizce kendi kafalarına uydular. ALLAH'ın saptırdığını kim doğruya iletebilir? Onlara hiç kimse yardım etmez.
Fakat zulmedenler bilgisizce heveslerine uydular. Artık Allah'ın şaşırttığını kim yola getirebilir? Onlara yardımcılardan eser de yoktur!
Fakat zulmedenler hiç bir ılimsiz hevalarına uydular, artık Allahın şaşırddığını kim yola getirebilir? onlara yardımcılardan eser de yoktur
Hayır, zalimler körü körüne hevalarına dipnot 1 uydular. Bundan sonra dipnot 2 Allah'ın şaşırttığını kim doğru yola iletebilir? Ve onların yardımcıları da yoktur.
Hayır, zalimler körü körüne hevalarına dipnot 1 uydular. Bundan sonra dipnot 2 Allah'ın şaşırttığını kim doğru yola iletebilir? Ve onların yardımcıları da yoktur.
Hayır, zalimler körü körüne hevalarına dipnot 1 uydular. Bundan sonra dipnot 2 Allah'ın şaşırttığını kim doğru yola iletebilir? Ve onların yardımcıları da yoktur.
Hayır, zulmedenler, hiç bir bilgiye dayanmaksızın kendi hevalarına uymuşlardır. Tanrı'nın saptırdığını kim hidayete erdirebilir? Onların hiç bir yardımcıları yoktur.
Hayır, o zulmedenler bilgisizce kendi nevalarına tabi' oldu (lar). Artık Allahın sapdırdığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Onlar için yardımcılardan (hiçbir şey) yokdur.
Hayır, o zulmedenler; bilgisizce kendi heveslerine uymuşlardır. Allah'ın saptırdığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Onların yardımcıları da yoktur.
(29-32) Evet zulmedenler bilgi / ilim dışında havai keyiflerine uydular, Allah’ın saptırdığını kim yola iletebilir , onlara yardımcı yoktur. O halde sen yüzünü hanif olan dine / doğru olana meyilli dine yönelt, Allah’ın insanı yarattığı yaratma formatına / fıtratına yönelt , Allah’ın yaratmasını değiştiremezsin. (Fıtrat: içinde gizleneni ortaya çıkarmak için yarmak ve her insanın özüne yerleştirilen yazılım- ilahi formatı değiştiremezsin) İşte bu ayakta duran / kayyım dindir, velakin insanların ekserisi bilmiyorlar, O’na içtenlikle gönülden yönelin, O’ndan sakının, namazı kılın, ortak koşanlardan / müşriklerden olmayın, onlar ki dinlerini parça parça edip bölündüler, her grup ta kendi elinde olanla mutlu oldu.
Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah’ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
Hayır, zulmedenler, bilgisizce keyiflerine uydular. Allah'ın şaşırttığını (Allah'ın gönderdiği hidayete uymadığı için düştüğü sapıklığında terk ettiği kimseyi) kim yola getirebilir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
Yanlışa dalanlar, aslında bilgisizce nefislerinin arzularına uyarlar. Allah'ın sapkın kabul ettiğini kim doğru yola getirebilir? Onların hiçbir yardımcısı olmayacaktır dipnot 1 .
Yanlış yapanlar, aslında bilgisizce kendi heveslerine uyarlar. Allah'ın sapık saydığını kim doğru yolda sayabilir? Onlara yardım edecek kimse de olmaz.
Hayır! O zalimler bilgisizce kendi arzularına uymuşlardır. Allah’ın saptırdığı kimseye, kim hidayet edebilir? Onların hiç bir yardımcısı yoktur.
Hayır, O zalimler bilgisizce kendi arzularına uymuşlardır. Allah'ın sapıklıkta bıraktığı kimseye, kim yol gösterir? Onların hiç bir yardımcısı yoktur.
Zulme sapanlarsa ilimsiz bir biçimde keyiflerine uymuşlardır. Allah'ın saptırdığına kim yol gösterecek? Böylelerinin yardımcıları yoktur.
In effect the wrongful of actions have carried to excess their evil line of conduct by following their own wishes and by acting upon their own desires, a disposition reflecting ignorance and want of knowledge. Therefore, who can guide those whom Allah has justly destined to deviate from sense and miss the path of righteousness and who can afford them help!
And still the idolaters follow their own desires without any knowledge. Who can guide those God leaves to stray, who have no one to help them?
Nay, the wrong-doers (merely) follow their own lusts, being devoid of knowledge. But who will guide those whom Allah leaves astray? To them there will be no helpers.
But the wrong-doers follow their desires without any knowledge. Who, then, can show the way to him whom Allah lets go astray? dipnot 1 Such shall have no helpers.
However, those who do wrong pursue their whims and desires without any knowledge. Who can guide those whom Allah has led astray? They will have no helpers.
Nay, but those who do wrong follow their own lusts without knowledge. Then who will guide him whom Allâh has sent astray? And for such there will be no helpers.
Rather the wrongdoers follow their own desires without any knowledge. So who will guide those whom Allah has led astray? They will have no helpers.
Nay, but those who behave unjustly, they pursue their own low desires without (any) knowledge (whatsoever). So who can guide one whom Allâh has adjudged as lost? There will be none to help them.
Nay, but the evildoers follow their own caprices, without knowledge; so who shall guide those whom God has led astray? They have no helpers.
What a shame that the wicked ones are following their own [lowly] desires without thinking about its consequences. Who can guide a person [like these wicked people who deserve to be] misled by God? No one can help them.
Nay, when those who are unjust follow their lusts without knowledge,- and who shall guide him whom God has led astray? and they shall have none to help.
No, those who were wrong followed their desires without knowledge. So who can guide one whom God misguides? They will have no victors.
But those who act unjustly by attributing companions unto God, follow their own lusts, without knowledge: And who shall direct him whom God shall cause to err? They shall have none to help them.
He sets forth to you a similitude (parable) relating to yourselves (and your own experience): Have you among those whom your right hands possess (slaves) partners in what We have given you for sustenance, to share as equals; do you fear them as you fear each other? Thus do We make the revelation clear for a people who understand.
No indeed, (but) the ones who do injustice closely follow their (own) prejudices without knowledge. So who will guide the ones whom Allah has led into error? And in no way will they have any vindicators.
Nay, but those who do wrong follow their own lusts without knowledge. Who is able to guide him whom Allah hath sent astray? For such there are no helpers.
And yet the wicked follow their own lusts without understanding. Who can show the way to those whom God allows to go astray? None will they have to help them.
But nay - they who are bent on evildoing follow but their own desires, without having any knowledge (of the truth). And who could guide those whom God has [thus] let go astray, and who (thereupon) have none to succour them?
In fact, the wrongdoers merely follow their desires with no knowledge. Who then can guide those Allah has left to stray? They will have no helpers.
No, those who were wrong followed their desires without knowledge. So who can guide one whom God misguides And they will have no victors.
Indeed, the transgressors have followed their own opinions, without knowledge. Who then can guide those who have been sent astray by GOD? No one can ever help them.
But those who wrong follow their [own] desires without knowledge. Then who can guide one whom Allah has sent astray? And for them there are no helpers.
The truth is, those who do wrong follow their vain desires without knowledge; then who will guide him whom God has sent astray? And they have no helpers.
But nay, the transgressors follow their own opinions without knowledge. But who can guide him whom Allah has let go astray for violating His Laws of Guidance (4:88)? For such there are no helpers.
No! The wrongdoers follow their (own) desires, lacking enough knowledge (and understanding). Then who will guide those whom Allah leaves them astray (to wander)? And for them there will be no helpers.
But the wrongdoers have followed their desires without knowledge. So who can guide the one whom Allah leaves astray? For such people there are no helpers.
No, those who were wrong followed their desires without knowledge. So who can guide he whom God misguides? And they will have no victors.