Diyanet İşleri
Bu hazırlığı Allah'ın; iman edip salih amel işleyenleri kendi lütfundan mükafatlandırması için yaparlar. Şüphesiz O, inkar edenleri sevmez.
Rûm suresi
Rûm suresi, 45. ayet. لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِن فَضْلِهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْكَٰفِرِينَ
liyecziye-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti min faḍlih. innehû lâ yüḥibbü-lkâfirîn.
Bu hazırlığı Allah'ın; iman edip salih amel işleyenleri kendi lütfundan mükafatlandırması için yaparlar. Şüphesiz O, inkar edenleri sevmez.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Karada ve denizde bozulma; geri çevrilmeyen gün Rûm 41–45 3
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bakın." Onların çoğu Allah'a ortak koşan kimselerdi.
Allah tarafından, geri çevrilmesi olmayan bir gün gelmeden önce yüzünü dosdoğru dine çevir. O gün insanlar bölük bölük ayrılacaklardır.
Kim inkar ederse, inkarı kendi aleyhinedir. Kimler de salih amel işlerse, ancak kendileri için (cennette yer) hazırlarlar.
Bu hazırlığı Allah'ın; iman edip salih amel işleyenleri kendi lütfundan mükafatlandırması için yaparlar. Şüphesiz O, inkar edenleri sevmez.
Rüzgarları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah'ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O, bunu, size rahmetinden tattırmak, emriyle gemilerin yol alması, O'nun lütfundan rızkınızı aramanız ve şükretmeniz için yapar.
Andolsun, senden önce biz nice peygamberleri kendi kavimlerine gönderdik. Peygamberler onlara apaçık mucizeler getirdiler. Biz de suç işleyenlerden intikam aldık. Mü'minlere yardım etmek ise üzerimizde bir haktır.
Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 44–45. ayetler için yazılmıştır.
44. Onlardan “Kim kafir olursa küfrü kendi aleyhinedir.” Bizzat o cezalandırılır, hiç kimse bir başkasının günah yükünü yüklenmez.
“Kim de” Allah’a ve O’nun kullarına karşı yerine getirilmesi gereken farz ve müstehab hakları ifa etmek sureti ile “salih amel işlerse onlar da” başkaları için değil sırf “kendileri için (cennetteki yerlerini) hazırlamış olurlar.” Kendi âhiretlerini mamur ederler. Âhiretin üstün mevki ve köşklerinde kurtuluşlarını hazırlarlar.
45. Bununla birlikte onlara verilecek mükâfat, amellerinin karşılığı olmaktan ibaret değildir. Bilakis Yüce Allah onları uçsuz, bucaksız lütfu ile amellerinin asla ulaşması mümkün olmayan sınırsız keremi ile onları mükâfatlandıracaktır. Çünkü Yüce Allah, onları sevmiştir. Allah, bir kulu sevdi mi onun üzerine lütuf ve ihsanını sağnak sağnak yağdırır, ona çok değerli bağışlarını bol bol ihsan eder, gizli ve açık nimetleri lütfeder.
Kâfirler ise böyle değildir. Allah onlara buğz ve gazap etmiş olduğundan dolayı onları cezalandıracaktır, azaba uğratacaktır. Onlardan önce sözü edilen mü’minlere fazlası ile mükâfatlarda bulunduğu gibi onlara ihsanda bulunmayacaktır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır. “Şüphesiz O, kâfirleri sevmez.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah kendisine iman edip, O'nun razı olduğu salih amelleri işleyen kimselere lütuf ve ihsanda bulunarak mükâfatlarını verecektir. Şüphesiz ki Allah -Subhânehû ve Teâlâ-, kendisini ve rasûllerine iman etmeyip, küfre sapanları asla sevmez. Bilakis şiddetli bir şekilde onlara buğzeder ve kıyamet gününde onlara azap edecektir.
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
(Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükafatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah,…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Allah) iman edip iyi işler yapanlara kendi lütfundan karşılık verecektir. Şüphesiz ki O, kâfirleri sevmez.
sonuçta (Allah), iman edenleri ve o imanla uyumlu ıslah edici eylemlerde bulunanları kendi lütfuyla ödüllendirmiş olur: Kuşku yok ki Allah inkar edenleri asla sevmez.
O, inanıp doğru işler yapanları kendi lütfuyla ödüllendirecektir. Şüphesiz Allah, hakikati kabule yanaşmayanları sevmez.
(Allah,) iman edip imanın gereğini uygulayanlara kendi fazlından karşılık versin diye. . . Muhakkak ki O, hakikat bilgisini inkar edenleri sevmez!
(Bu, Allah'ın) Kendi fazlından iman edip salih amellerde bulunanları ödüllendirmesi içindir. Şüphesiz O, kafirleri sevmez.
Zira Allah, iman edip salih ameller işleyenlere kendi lütfundan karşılık verecektir. Şüphesiz O, kâfirleri sevmez.
İnanmış olarak erdemli edimler yapanları, Kendi lütfundan ödüllendirecektir. Kuşkusuz, O, nankörlük edenleri sevmez.
Çünkü Allah, inanıp yararlı iş yapanları kendi lütfundan ödüllendirir. O, kafirleri asla sevmez.
Çünkü O, iman edenleri ve erdemli davrananları lütfundan ödüllendirecektir. O, inkarcıları sevmez.
Çünkü O, inananları ve erdemli davrananları lütfundan ödüllendirecektir. O, inkarcıları sevmez.
Çünkü iman edip de iyi iyi işler yapanlara lütfundan mükafat verecektir. Çünkü O, kafirleri sevmez.
Çünkü iyman edip de salih salih işler yapanlara fazlından mükafat verecek, çünkü o kafirleri sevmez
İman Eden ve salihatı yapanlara lütfundan karşılık verir. O, Kafirleri sevmez.
İnanan ve salihatı yapanlara lütfundan karşılık verir. O, Kafirleri sevmez.
İnanan ve salihatı yapanlara lütfundan karşılık verir. O, gerçeği yalanlayan nankörleri sevmez.
(Bu, Tanrı'nın) Kendi fazlından inanıp salih amellerde bulunanları ödüllendirmesi içindir. Şüphesiz O, kafirleri sevmez.
Bunun hikmeti de iman edib de güzel güzel amel (ve hareket) de bulunanları (Allahın) fazl (ı ilahisi) nden mükafatlandırmasıdır. Çünkü O, kafirleri hakıykaten sevmez.
Ki, iman edip salih ameller işleyenleri Allah'ın fazlından mükafatlandırılması içindir bu. Muhakkak ki O; kafirleri sevmez.
(44-46) Kim küfrederse küfrü kendi aleyhinedir , kim ıslah edici amel işlerse kendi nefisleri için oturacak yer / mahat hazırlar, bu da fazlından , iman edenlere ve salih ameller işleyenlere verdiği karşılıktır , O kesinlikle kafirleri sevmez. O ’nun ayetlerinden biri, müjdeci / muştu olarak rüzgârı sizlere rahmetini tattırmak için göndermesidir , emri ile gemiyi fazlından aramanız için hareket ettirmesidir / cereyan ettirmesidir, böylelikle belki onlar teşekkür ederler.
Bu, (Allah'ın) iman edip salih amel işleyenleri kendi lütfundan mükâfatlandırması içindir. Şüphesiz O, kâfirleri sevmez.
Ta ki Allah, inanıp iyi işler yapanları lutfundan mükafatlandırsın. Doğrusu O, kafirleri sevmez.
Bu, Allah'ın inanan ve iyi işler yapanları kendi lütfundan ödüllendirmesi içindir dipnot 1 . O, kafirleri sevmez.
Bu, iyi işler yapanları kendi ikramı ile ödüllendirmesi içindir. Allah, görmezlikten gelenleri sevmez.
(Bu, Allah'ın) Kendi fazlından iman edip salih amellerde bulunanları ödüllendirmesi içindir. Şüphesiz O, kâfirleri sevmez.
Bu, iman edip, doğru hareket edenleri lütfundan ödüllendirmek içindir. Şüphesiz O, kafirleri sevmez.
Çünkü Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanları, öz lütfundan ödüllendirecektir. O, nankörlükleri sevmez.
For He rewards those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues and their deeds wisdom and piety, in contrast to the infidels whom He simply detests.
From His bounty God will reward those who believe and do good deeds; He does not like those who reject the truth.
That He may reward those who believe and work righteous deeds, out of his Bounty. For He loves not those who reject Faith.
so that Allah may, out of His Bounty, reward those who believe and act righteously. Verily He does not love the unbelievers.
so that He can repay with His bounty those who had iman and did right actions. He certainly does not love the kafirun.
That He may reward those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism), and do righteous good deeds, out of His Bounty. Verily, He likes not the disbelievers.
that He may reward those who have faith and do righteous deeds out of His grace. Indeed He does not like the faithless.
And so that He will reward those who believe and do deeds of righteousness through His bounty and grace. And He does not love the disbelievers, of course.
that He may recompense those who believe and do righteous deeds of His bounty; He loves not the unbelievers.
God will reward generously those who believe and lead a righteous life. Indeed God does not like those who cover the truth.
That He may reward those who believe and do right of His grace; verily, He loves not the misbelievers!
So that He will reward those who acknowledge and promote reforms from His grace. He does not love the ingrates.
that He may reward those who shall believe, and work righteousness, of his abundant liberality; for He loveth not the unbelievers.
Whoever disbelieves, must bear the consequences for his disbelief, and whoever does good makes provision for his own soul,
That He may recompense the ones who have believed and done righteous deeds of His Grace; surely He does not love the disbelievers.
That He may reward out of His bounty those who believe and do good works. Lo! He loveth not the disbelievers (in His guidance).
So that God may reward those who believed and did what was good, by His grace. Surely He does not love unbelievers.
so that He might reward, out of His bounty, those who have attained to faith and done righteous deeds. Verily, He does not love those who refuse to acknowledge the truth –
so that He may ˹generously˺ reward those who believe and do good, out of His grace. He truly does not like the disbelievers.
So that He will reward those that believe and do good works from His grace. He does not love the rejecters.
For He will generously recompense those who believe and lead a righteous life from His bounties. He does not love the disbelievers.
That He may reward those who have believed and done righteous deeds out of His bounty. Indeed, He does not like the disbelievers.
That He might reward those who heed warning and do righteous deeds of His bounty; He loves not the false claimers of guidance.
That He may reward out of His Bounty, those who accept the Message, and work to help others. Verily, He does not love those who refuse to acknowledge the Truth.
That He may reward from His Grace for those who believe and do righteous deeds. Surely, He does not love those who reject Faith.
so that Allah may give reward, out of His grace, to those who believed and did righteous deeds. Surely He does not love the unbelievers.
So that He will reward those that believe and do good works from His grace. He does not love the rejecters.