Rûm suresi

Rûm suresi, 9. ayet

Rûm suresi, 9. ayet. أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَأَثَارُوا۟ ٱلْأَرْضَ وَعَمَرُوهَآ أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

evelem yesîrû fi-l'arḍi feyenżurû keyfe kâne `âḳibetü-lleẕîne min ḳablihim. kânû eşedde minhüm ḳuvvetev veeŝârü-l'arḍa ve`amerûhâ ekŝera mimmâ `amerûhâ vecâethüm rusülühüm bilbeyyinât. femâ kâne-llâhü liyażlimehüm velâkin kânû enfüsehüm yażlimûn.

Diyanet İşleri

(Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah, onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Rûm 6–12 · surenin 9. ayeti / 60

Konu Rumların yenilgisi ve gelecek zaferi Rûm 1–10 3

  1. Rûm 6

    Allah, (onlara zafer konusunda) bir vaadde bulunmuştur. Allah, vaadinden dönmez. Fakat insanların çoğu bilmezler.

  2. Rûm 7

    Onlar dünya hayatının ancak dış yönünü bilirler. Ahiret konusunda ise tamamen gaflettedirler.

  3. Rûm 8

    Onlar, kendi nefisleri(nin yaratılış incelikleri) hakkında hiç düşünmediler mi? Hem Allah, gökler ile yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yaratmıştır. Şüphesiz insanların birçoğu Rablerine kavuşacaklarını inkar ediyorlar.

  4. 9

    (Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah, onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

  5. Rûm 10

    Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanladıkları ve onlarla alay etmekte oldukları için, kötülük işleyenin sonu daha da kötü oldu.

  6. Rûm 11

    Allah, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrar eder. Sonra da yalnız O'na döndürüleceksiniz.

  7. Rûm 12

    Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

9. Yüce Allah, onların dikkatlerini yeryüzünde gezip dolaşmaya, peygamberleri yalanlayıp emirlerine muhalefet edenlerin âkıbetini ibretle görmeye çağırmaktadır. Zira onlar, kendilerinden daha güçlü idiler. Yeryüzündeki eserleri, yaptıkları binalar, saraylar, köşkler, yüksek yapılar, diktikleri ağaçlar, ekinler, akıttıkları ırmaklar pek çoktu. Ancak onlar, hakkı getiren ve getirdiklerinin doğruluğuna dair apaçık delil ve mucizeleri ortaya koyan Allah’ın peygamberlerini yalanladıkları için sahip oldukları güçlerinin kendilerine bir faydası olmadığı gibi eserlerinin de kendilerine bir faydası olmadı.

İşte bu muhataplar, onların bıraktıkları eserlere bakacak olurlarsa helâk olmuş ümmetlerden ve yok olup gitmiş insanlardan başkalarını görmeyeceklerdir. Onlardan geriye ıpıssız meskenlerden başka bir şey kalmamıştır. Diğer taraftan insanlar sürekli olarak onları kötülükle anmaktadırlar. Bu akıbet, böylelerine dünyada verilen peşin bir cezadır ve uhrevî cezalarının bir numunesi ve başlangıcıdır.

Helâk edilmiş olan bütün bu ümmetlere Allah, -onları helâk ettiği için- zulmetmedi. Aksine onlar kendilerine zulmettiler ve helâk edilişlerinin sebeplerini kendileri hazırladılar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar, kendilerinden önce yalanlayan ümmetlerin sonlarının nasıl olduğunu düşünmek için yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Bu ümmetler kuvvet olarak onlardan daha güçlü idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve imar etmişlerdi. Hatta bunlardan daha çok imar etmişlerdi. Resulleri Allah'ın birliğine delalet eden apaçık delil ve hüccetler ile onlara gelmişti, ancak onlar bunu yalanlamışlardı. Yüce Allah onları helak ettiğinde onlara zulmetmedi. Fakat onlar, küfürleri sebebiyle nefislerini helaka götürecek yerlere sürükledikleri için kendi nefislerine zulmetmişlerdir.

Kelimeler

32 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَوَلَمْ evelem
  2. يَسِيرُوا۟ yesiru gezmediler mi? kök: سير
  3. فِى fi
  4. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  5. فَيَنظُرُوا۟ fe yenzuru baksınlar kök: نظر
  6. كَيْفَ keyfe nasıl kök: كيف
  7. كَانَ kane olduğuna kök: كون
  8. عَـٰقِبَةُ aakibetu sonunun kök: عقب
  9. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  10. مِن min
  11. قَبْلِهِمْ ۚ kablihim kendilerinden önceki kök: قبل
  12. كَانُوٓا۟ kanu idiler kök: كون
  13. أَشَدَّ eşedde daha güçlü kök: شدد
  14. مِنْهُمْ minhum kendilerinden
  15. قُوَّةًۭ kuvveten kuvvet bakımından kök: قوي
  16. وَأَثَارُوا۟ ve esaru alt-üst etmişlerdi kök: ثور
  17. ٱلْأَرْضَ l-erde toprağı kök: ارض
  18. وَعَمَرُوهَآ ve ameruha ve onu imar etmişlerdi kök: عمر
  19. أَكْثَرَ eksera daha çok kök: كثر
  20. مِمَّا mimma
  21. عَمَرُوهَا ameruha bunların imar ettiklerinden kök: عمر
  22. وَجَآءَتْهُمْ ve ca'ethum onlara gelmişti kök: جيا
  23. رُسُلُهُم rusuluhum elçiler kök: رسل
  24. بِٱلْبَيِّنَـٰتِ ۖ bil-beyyinati delillerle kök: بين
  25. فَمَا fema fakat
  26. كَانَ kane değildi kök: كون
  27. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  28. لِيَظْلِمَهُمْ liyezlimehum onlara zulmedecek kök: ظلم
  29. وَلَـٰكِن velakin fakat
  30. كَانُوٓا۟ kanu onlar kök: كون
  31. أَنفُسَهُمْ enfusehum kendi kendilerine kök: نفس
  32. يَظْلِمُونَ yezlimune zulmediyorlardı kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve…

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki…

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve…

  • Aynı kök: ثور (5 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet…

  • Aynı kök: عمر (24 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları…

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Bunun sebebi şu idi: Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getiriyorlardı da onlar inkar ediyorlardı. Bu yüzden Allah da onları yakalayıverdi.…

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Dediler ki: "Biz güçlü kimseleriz ve çetin savaşçılarız. Emir senin. Ne emredeceğini düşün."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmek için yeryüzünde hiç mi dolaşmadılar? dipnot 1 Onlar kendilerinden daha güçlüydüler; dipnot 2 yeri kazıp altüst etmiş, onu (toprağı) bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Elçileri de onlara apaçık deliller getirmişti. Allah onlara haksızlık edecek değildi fakat onlar kendi kendilerine haksızlık etmekteydiler. dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İbret almak için yeryüzünde dolaşmayla ilgili benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:137; En‘âm 6:11; Nahl 16:36; Yûsuf 12:109; Hacc 22:46; Neml 27:69; Rûm 30:42; Fâtır 35:44; Mü'min 40:21, 82; Muhammed 47:10.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Fâtır 35:44; Mü'min 40:21, 82; Zuhruf 43:8; Muhammed 47:13; Kâf 50:36.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesajlar: Bakara 2:57; Al-i İmrân 3:117; A‘râf 7:160, 177; Tevbe 9:70; Yûnus 10:44; Hûd 11:101; Nahl 16:33, 118; Kehf 18:49; ‘Ankebût 29:40; Zuhruf 43:76.

Mustafa İslamoğlu

Onlar yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Artık kendilerinden öncekilerin nasıl bir akıbete uğradıklarını görselerdi bari: Onlar kendilerinden daha güçlüydü ve yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı; dahası onlar orayı, berikilerden çok daha fazla mamur ve müreffeh hale getirmişlerdi; üstelik, onlara da elçileri hakikatin apaçık belgeleriyle gelmişti: neticede onlara zulmeden Allah değildi, ama asıl onlar kendi kendilerine zulmettiler.

Muhammed Esed

Onlar, hiç yeryüzünü dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olan (hakikati inkar edenler)in sonlarının ne olduğunu görmediler mi? Onlar ki daha kudretliydiler, yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı ve dünyayı daha iyi imar etmişlerdi; onlara (da) peygamberleri hakikatin bütün kanıtlarıyla gelmişti; ama (hakikati reddettikleri ve sonuçta yok olup gittiklerinde) Allah onlara haksızlık yapmış değildi, ama onlar kendi kendilerine haksızlık yapmışlardı.

Ahmed Hulusi

Yeryüzünde gezip dolaşıp bakmazlar mı ki, onlardan öncekilerin sonu nasıl oldu? Onlar (öncekiler), kuvvet itibarıyla bunlardan (şimdikilerden) daha şiddetli idiler. . . Arzı sürüp alt-üst etmişler ve onu (yeryüzünü), bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. . . Onların Rasulleri onlara açık deliller olarak gelmişti. (Demek ki) Allah onlara zulmetmiyordu; ne var ki onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.

Ali Bulaç

Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Böylece kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler. Onlar, güç bakımından kendilerinden daha üstün idiler, toprağı alt üst etmişler (ekmişler, madenler, sular arayıp çıkarmışlar) ve onu, kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Elçileri de, onlara açık delillerle gelmişti. Demek ki Allah onlara zulmetmiyordu, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Ali Özek ve heyeti

Onlar, yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin âkıbetlerinin nice olduğuna bakmadılar mı? Ki onlar, kendilerinden daha güçlü idiler, yeryüzünü kazıp altüst etmişler, onu bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Peygamberleri, onlara da nice açık deliller getirmişlerdi. Zaten Allah onlara zulmedecek değildi; fakat onlar kendi kendilerine zulmetmekteydiler.

Ali Rıza Safa

Yeryüzünde dolaşıp da öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmıyorlar mı? Onlar, güç yönünden daha üstündüler. Toprağı altüst etmişler ve diğerlerinin yaptığı bayındırlıktan daha çok bayındırlık yapmışlardı. Ve elçiler onlara açık kanıtlarla gelmişlerdi. Allah, onlara haksızlık etmedi. Tam tersine, onlar, kendilerine yazık ettiler.

Bayraktar Bayraklı

Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler; toprağı ekmişler, orayı bunlardan daha fazla imar etmişlerdi. Peygamberleri de onlara nice açık deliller getirmişti. Sonunda Allah, onlara haksızlık etmedi. Onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.

Edip Yüksel

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmazlar mı? Onlardan daha güçlü idiler, toprağı işlediler ve onlardan daha fazla üretimde bulundular. Elçileri onlara apaçık delillerle gitmişlerdi. Onlara zulmeden ALLAH değildi; onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmazlar mı? Onlardan daha güçlü idiler, toprağı işlediler ve onlardan daha fazla üretimde bulundular. Elçileri onlara apaçık delillerle gitmişlerdi. Onlara zulmeden ALLAH değildi; onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yeryüzünde gezip bir bakmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuştur. Onlar kendilerinden daha güçlü idiler, yeri aktarmışlar ve onu bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Peygamberleri de onlara açık deliller ile gelmişlerdi. Demek Allah onlara zulmetmiyordu. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya Yer yüzünde gezib bir bakmadılar da mı? Nasıl olmuş akıbeti kendilerinden evvelkilerin? Kuvvetçe kendilerinden daha şiddetli idiler, Arzı aktarmışlar ve onu kendilerinin ı'marından ziyade ı'mar etmişlerdi, Peygamberleri de onlara beyyinat ile gelmişlerdi, demek Allah onlara zulmetmiyordu velakin kendileri nefislerine zulmediyorlardı

Erhan Aktaş

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerinin sonları nasıl olmuş, bir bakmadılar mı? dipnot 1 Onlar, kendilerinden daha güçlüydüler; yeryüzünü alt üst etmişlerdi; onu, kendilerinin imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Resulleri, onlara nice açık belgelerle gelmişti. Allah onlara haksızlık yapmamış, onlar kendi kendilerine haksızlık yapmışlardı.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gözlemleyip gerçeği anlamadılar mı?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerinin sonları nasıl olmuş, bir bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlüydüler; yeryüzünü alt üst etmişlerdi; onu, kendilerinin imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Resulleri, onlara nice açık belgelerle gelmişti. Allah onlara haksızlık yapmamış, onlar kendi kendilerine haksızlık yapmışlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, yeryüzünde gezip dolaşarak, kendilerinden öncekilerinin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlüydüler; yeryüzünü alt üst etmişlerdi; onu, kendilerinin imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Rasulleri, onlara nice açık belgelerle gelmişti. Allah onlara haksızlık yapmamış, onlar kendi kendilerine haksızlık yapmışlardı.

Gültekin Onan

Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Böylece kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler. Onlar, güç bakımından kendilerinden daha üstün idiler, toprağı alt üst etmişler (ekmişler, madenler, sular arayıp çıkarmışlar) ve onu, kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Elçileri de, onlara açık delillerle gelmişti. Demek ki Tanrı onlara zulmetmiyordu, ancak onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.

Hasan Basri Çantay

Onlar yer (yüzün) de gezib de kendilerinden evvelkilerin aakıbetinin nice olduğuna bakmadılar mı? Onlar kuvvetçe kendilerinden daha şiddetli idiler. Toprağı ekmişler, alt üst etmişler, onu bunların i'maar etdiklerinden daha çok i'maar eylemişlerdi. Peygamberleri onlara da nice açık hüccetler getirmişlerdi. Demek, onlara Allah zulm etmiyordu, fakat kendilerine bizzat kendileri zulm ediyorlardı.

İbni Kesir

Onlar; yeryüzünde dolaşıp gezmezler mi ki, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğunu görsünler. Onlat, kendilerinden daha kuvvetliydiler. Toprağı altüst etmişler ve onu kendilerinden daha çok imar etmişlerdi. Peygamberleri onlara nice açık deliller getirmişti. Demek Allah onlara zulmetmiyordu. Ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Mehmet Alagaş

(6-16) Allah’ın vaadidir, Allah vaadine karşıt / hilaf bir şey yapmaz ve fakat insanların ekserisi bilmiyorlar. Dünya hayatının görünenini biliyorlar, Ahiret ise onların dikkatlerinden kaçıyo r / gafillerdir, kendilerine dönük olarak fikir üretemezler mi? Allah semaları, arzı ve bu ikisi arasındakileri ne diye yarattı? sadece gerçek olsun ve belirli süre de olsun diye yarattı. İnsanların ekserisi Rableri ile buluşma yokmuş gibi davranıyorlar. Arzda gezmiyorlar mı? ve bakmıyorlar mı? Onlardan öncekilerin sonları /ak ıbetleri nasıl olmuş görmüyorlar mı? Kuvvet olarak ta ve arzda bıraktıkları iz olarak ta daha şiddetli idiler, onların imar etmelerinden daha fazla onu imar etmişlerdi , onlara Resulleri açıklamalarla geldiler , Allah onlara zulmediyor değildi, lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı, sonra da Allah’ın ayetlerini yalanlamaları ve onlarla alay etmeleri nedeniyle kötülerin sonu / akıbeti kötü oldu . Allah ilk kez yaratmaya başlar ve o yara 2tmayı tekrarlar, sonra da O’na döndürülürsünüz. O saat gelip çattığı gün, suçlular umutsuzluğa düşerler , ortak koştuklarından onlara aracı olacaklar / şefaatçiler yoktur , o rtak koştukları onları görmezden geldiler. O saat gelip çattığında ayrışırlar / tefrikalaşırlar. İman edenler ve salih amel işleyenler ise onlar çiçekli alanda / ravzada neşelenirler, kafirler, ayetlerimizi ve ahiretle buluşmayı yalanlayanlar ise işte onlar azap için hazır hale getirilmiş olacaklar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önceki kimselerin akibetinin nasıl olduğuna bir baksınlar? Onlardan daha güçlü idiler, toprağı yeri sürüp alt üst etmişler ve bunların (Mekke halkının) imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara peygamberleri apaçık delillerle gelmişlerdi. Allah, onlara zulmetmiş değildir. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Süleyman Ateş

Yeryüzünde gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna baksınlar. Onlar, kendilerinden daha güçlü idiler; (sular, madenler çıkarmak, ekin ekmek, ağaç dikmek için) toprağı (kazmış), alt üst etmişler ve onu, bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da elçileri, deliller getirmişti. Allah onlara zulmedecek değildi. Fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Süleymaniye Vakfı

Yeryüzünde dolaşmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna baksınlar dipnot 1 ! Öncekiler bunlardan çok daha güçlüydüler. Toprağı işlemişler ve orayı, bunların imar ettiğinden daha fazla imar etmişlerdi. Elçileri de onlara açık belgelerle gelmişti. Allah onlara asla yanlış yapmadı; yanlışı onlar kendilerine yapıyorlardı dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünde de dolaşmadılar mı ki, kendilerinden önce gelenlerin sonunun ne olduğunu görsünler. Öncekiler bunlardan çok daha güçlü kimselerdi. Toprağı işlemişler ve bunların şenlendirmelerinden daha çok şenlendirmişlerdi. Elçileri de onlara apaçık belgeler getirmişlerdi. Allah onlara yanlış yapmamıştı; yanlışı onlar kendilerine yaptılar.

Şaban Britch

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önceki kimselerin akibetinin nasıl olduğuna bir baksınlar? Onlardan daha güçlü idiler, toprağı sürmüşler. Onu, bunların (Mekke halkının) imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara peygamberleri apaçık delillerle gelmişlerdi. Allah, onlara zulmetmiş değildir. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Şaban Piriş

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önceki kimselerin akibetinin nasıl olduğuna bir baksınlar? Onlardan daha güçlü idiler, toprağı sürmüşler, onu, bunların imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara peygamberleri belgelerle gelmişlerdi. Allah, onlara zulmetmiş değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Yeryüzünde dolaşıp bir bakmıyorlar mı ki, nasıl oldu kendilerinden öncekilerin sonu? Onlar kuvvet yönünden bunlardan daha ağır ve baskındılar. Toprağı eşip deşip didik didik etmişlerdi. Ve yeryüzünü, bunların imar ettiklerinden çok daha fazla imar etmişlerdi. Ve resulleri onlara açık seçik deliller getirmişti. O halde, Allah onlara zulmediyor değildi. Doğrusu, onlardı öz benliklerine zulmedip duranlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Have they -the Meccans- not journeyed through the land and looked with their minds' eyes to see what was the end of those who preceded them, who wore far mightier and their diligence never wearied! They broke up the earth and turned over the soil and populated and peopled the land far more than these people have done! Their Messengers presented them with convincing divine signs and revelations -but they closed their, minds' eyes and counselled deaf-. Therefore it was not Allah Who would wrong them but it was they who wronged themselves.

Abdul Haleem

Have they not travelled through the land and seen how their predecessors met their end? They were mightier than them: they cultivated the earth more and built more upon it. Their own mes-sengers also came to them with clear signs: God did not wrong them; they wronged themselves.

Abdullah Yusuf Ali

Do they not travel through the earth, and see what was the end of those before them? They were superior to them in strength: they tilled the soil and populated it in greater numbers than these have done: there came to them their messengers with Clear (Signs). (Which they rejected, to their own destruction): It was not Allah Who wronged them, but they wronged their own souls.

Abul A'la Maududi

Have they not travelled through the earth that they may observe what was the end of their predecessors dipnot 1 who were far mightier and tilled the land dipnot 2 and built upon it more than these have ever built? dipnot 3 And Allah's Messengers came to them with Clear Signs. dipnot 4 It was not Allah Who wronged them, but it is they who wronged themselves. dipnot 5

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is a historical argument for the Hereafter. It means this: The Hereafter has not been denied only by a couple of the people in the world, but a large number of them have been involved in this disbelief in human history. Even there have been entire nations which either denied it altogether or lived heedless of it, or invented such false beliefs about life after death as rendered the concept of the Hereafter meaningless. Then the continuous experience of history reveals that in whatever form the Hereafter has been denied, its inevitable result has been that the people became corrupted morally, they lived irresponsible lives, they transgressed all limits of tyranny and wickedness, which became the cause of the destruction of one nation after the other. Does not this experience of thousands of years of history, which has been traced by human generations successively, prove that the Hereafter is a reality whose denial is fatal to man? Man has come to believe in gravitation only because he has always experienced and seen material things falling to the ground. He has recognized poison to be poison only because whoever took poison died. Similarly, when the denial of the Hereafter has always led to the corruption of morals for man, is not this experience enough to teach the lesson that the Hereafter is a reality, and to live one’s life heedless of it is dangerous?
  2. metne dön, dipnot 2
    The words athar-ul-ard in the original may either mean to plough the land for cultivation, or to dig the earth for taking out canals, underground water channels, minerals, etc.
  3. metne dön, dipnot 3
    This contains an answer to the argument of those who regard mere material progress as the sign of a nation’s being righteous. They argue like this: How is it possible that Allah will make fuel of Hell those people who have exploited the resources of the earth on such a large scale, who have constructed wonderful works on the earth and given birth to a grand civilizations? The Quran refutes this argument. Thus, such works of construction have also been built before by many nations on a large scale. Then, have you not seen that those nations have perished along with their civilization and their grand and magnificent works. There is no reason why the Law of God that has so treated in the world the mere material progress of a people lacking the right belief and conduct, will not treat them likewise in the next world and make them fuel of Hell.
  4. metne dön, dipnot 4
    That is, they came with such signs as were sufficient for anyone to be convinced of their being the true prophets. The mention of the coming of the prophets in this context implies this: On the one hand, there are evidences in man’s own self, and in the universe around him, and in the continuous experience of human history, and, on the other, there also came such prophets, one after the other, who showed clear signs of their being true prophets and warned (the people) that the Hereafter is sure to come.
  5. metne dön, dipnot 5
    That is, the destruction that overtook those nations afterwards, was not due to Allah’s being unjust to them but due to the injustice they had done to themselves. The person (or persons) who neither thinks rightly, nor adopts the right attitude by listening to others, will be responsible for his evil end if he meets destruction. God cannot be blamed for this, for God has not only made arrangements for conveying to man the knowledge of the reality through His Books and His Prophets, but also blessed man with the intellectual resources and powers by exploiting which he can always judge the authenticity of the knowledge brought by the Prophets and the Divine Books. Had God deprived man of this guidance and these resources and he had to meet with the consequences of following a wrong way then doubtlessly could God have been blamed for injustice.

Aisha Bewley

Have they not travelled in the earth and seen the final fate of those before them? They had greater strength than them and cultivated the land and inhabited it in far greater numbers than they do. Their Messengers also came to them with the Clear Signs. Allah would never have wronged them; but they wronged themselves.

Al-Hilali & Khan

Do they not travel in the land, and see what was the end of those before them? They were superior to them in strength, and they tilled the earth and populated it in greater numbers than these (pagans) have done: and there came to them their Messengers with clear proofs. Surely, Allâh wronged them not, but they used to wrong themselves.

Ali Quli Qarai

Have they not traveled in the land so that they may observe how was the fate of those who were before them? They were more powerful than them, and they plowed the earth and developed it more than they have developed it. Their apostles brought them manifest proofs. So it was not Allah who wronged them, but it was they who used to wrong themselves.

Amatul Rahman Omar

Have they not travelled through the land and seen how (evil) was the end of those who were before them? They (- their predecessors) were superior to them in prowess and strength. They tilled the land (built structures and dug up minerals from it), and populated it more and better than these have populated it. And their Messengers (of God) had come to them with manifest signs (but they denied them and were destroyed). It was indeed far from Allâh to have done injustice to them but they themselves wronged their own souls.

Arthur John Arberry

What, have they not journeyed in the land and beheld how was the end of those before them? They were stronger than themselves in might, and they ploughed up the earth and cultivated it more than they themselves have cultivated it; and their Messengers came to them with the clear signs; and God would never wrong them, but themselves they wronged.

Bijan Moeinian

Do the people not travel and see what happened to the disbelievers before them? They used to be more powerful, more prosperous and more advanced. It was not God who was unjust to them. [On the contrary,] God [out of His mercy] sent them Prophets with undeniable miracles [to guide them to the right path.] It was they who were unjust to their own soul [and chose the wrong path.]

E. Henry Palmer

Have they not journeyed on in the land and seen how was the end of those before them who were stronger than they, and who turned up the ground and cultivated it more than they do cultivate it? and there came to them their apostles with manifest signs; for God would never wrong them: it was themselves they wronged!

Edip-Layth

Did they not roam the earth and see how it ended for those before them? They were more powerful than them, and they cultivated the land and they built in it far more than these have built, and their messengers came to them with the proofs. God was not to wrong them, but it was they who wronged themselves.

George Sale

Do they not pass through the earth, and see what hath been the end of those who were before them? They excelled the Meccans in strength, and broke up the earth, and inhabited it in greater affluence and prosperity than they inhabit the same: And their apostles came unto them with evident miracles; and God was not disposed to treat them unjustly, but they injured their own souls by their obstinate infidelity;

Hamid S. Aziz

Do they not reflect within themselves: Allah did not create the heavens and the earth and what is between them but with Truth, and for an appointed term (or destined end)? But truly most of the people are disbelievers in the meeting with their Lord.

Mahmoud Ghali

And have they not traveled in the earth, (and) so looked into how was the end of those even before them? They were more pervasive in power than themselves, and plowed (Literally: stirred up) the earth, and cultivated it more (i. e., populated it and were more eminent) than they themselves have cultivated it; and their Messengers came to them with the supreme evidence (s); so indeed in no way did Allah do (any) injustice to them, but to themselves they used to do injustice.

Marmaduke Pickthall

Have they not travelled in the land and seen the nature of the consequence for those who were before them? They were stronger than these in power, and they dug the earth and built upon it more than these have built. Messengers of their own came unto them with clear proofs (of Allah's Sovereignty). Surely Allah wronged them not, but they did wrong themselves.

Mohamed Ahmed - Samira

Have they not travelled on the earth and seen how the others before them had met their end? They were far more powerful than them, furrowed the earth and colonised it far more than they; and their apostles came to them with visible signs. It was surely not for God to wrong them, they wronged themselves.

Muhammad Asad

Have they, then, never journeyed about the earth and beheld what happened in the end to those [deniers of the truth] who lived before their time? Greater were they in power than they are; and they left a stronger impact on the earth, and built it up even better than these [are doing]; and to them [too] came their apostles with all evidence of the truth: and so, [when they rejected the truth and thereupon perished,] it was not God who wronged them, but it was they who had wronged themselves.

Mustafa Khattab

Have they not travelled throughout the land to see what was the end of those ˹destroyed˺ before them? They were far superior in might; they cultivated the land and developed it more than these ˹Meccans˺ ever have. Their messengers came to them with clear proofs. Allah would have never wronged them, but it was they who wronged themselves.

Progressive Muslims

Did they not roam the Earth and see how it ended for those before them They were more powerful than them, and they cultivated the land and they built in it far more than these have built, and their messengers came to them with the proofs. God was not to wrong them, but it was they who wronged themselves.

Rashad Khalifa

Have they not roamed the earth and noted the consequences for those who preceded them? They used to be more powerful, more prosperous, and more productive on earth. Their messengers went to them with clear signs. Consequently, GOD was not the One who wronged them; they are the ones who wronged their own souls.

Sahih International

Have they not traveled through the earth and observed how was the end of those before them? They were greater than them in power, and they plowed the earth and built it up more than they have built it up, and their messengers came to them with clear evidences. And Allah would not ever have wronged them, but they were wronging themselves.

Sam Gerrans

Have they not travelled in the earth and seen how was the final outcome of those who were before them? They were stronger than them in power, and they tilled the earth and inhabited it more than they have inhabited it; and their messengers came to them with clear signs; and God wronged them not, but they wronged their souls.

Shabbir Ahmed

(Reflecting on your own existence, the Universe, and on history can show you the Truth. ) Have they not, then, traveled in the land and seen what happened in the end to those who lived before them? They were more powerful than these are, and they left a stronger impact on the earth, and built it up better than these are doing. And to them came their Messengers with all evidence of the Truth. It was not Allah Who wronged them, but it was they who used to wrong their own "Self". (35:44), (40:21)

Syed Vickar Ahamed

Do they not travel in (and about) the earth; And see what was the end of those before them? They were superior (and) stronger than these (men): And they tilled the soil and populated it with more (men) than these (men): To them (the earlier people) came their messengers with Clear (Signs), (whom they rejected, to their own destruction): And it was not Allah Who wronged them, but they wronged themselves (their own souls).

Taqi Usmani

Have they not traveled on earth to see how was the end of those before them? They were stronger than these in power, and they had tilled the land and had made it more populous than these have made it, and their messengers had come to them with clear proofs. So Allah was not such as could do injustice to them, but they used to do injustice to themselves.

The Monotheist Group

Did they not roam the earth and see how it ended for those before them? They were more powerful than them, and they cultivated the land and they built in it far more than these have built, and their messengers came to them with the proofs. God was not to wrong them, but it was they who wronged themselves.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 9. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 9. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 9. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩