Diyanet İşleri
Allah'ın, rızkı dilediğine bol verdiğini ve (dilediğine) kıstığını görmediler mi? Bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.
Rûm suresi
Rûm suresi, 37. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
evelem yerav enne-llâhe yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü veyaḳdir. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yü'minûn.
Allah'ın, rızkı dilediğine bol verdiğini ve (dilediğine) kıstığını görmediler mi? Bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın nankörlüğü; akrabaya hak, faiz ve zekât Rûm 33–40 3
Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkar etsinler bakalım! Haydi (şimdilik) yararlanın, ama yakında bileceksiniz.
Yoksa biz kendilerine bir delil mi indirdik de o, Allah'a ortak koşmaları konusunda (isabetli olduklarını) söylüyor?
İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki ümitsizliğe düşerler.
Allah'ın, rızkı dilediğine bol verdiğini ve (dilediğine) kıstığını görmediler mi? Bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.
Öyle ise akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekat verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.
Allah, sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olandır. Allah'a koştuğunuz ortaklardan, bunlardan herhangi bir şeyi yapabilen var mı? O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 36–37. ayetler için yazılmıştır.
36. Yüce Allah, insanların çoğunun bolluk ve darlık karşısındaki tutumunu bize haber vermektedir. Şöyle ki Allah onlara kendi nezdinden sağlık, zenginlik, zafer vb. bir rahmet tattıracak olursa, onlar bundan dolayı şükür ve Allah’ın nimeti dolayısıyla sevinmek anlamıyla değil de azgınlık ve şımarıklık manasında sevinirler. “Kendi işledikleri” güahlar “yüzünden başlarına bir kötülük” hoşlarına gitmeyen bir hal “gelince de hemen ümitsizliğe kapılırlar.” O fakirliklerinin, hastalıklarının ve benzeri darlık hallerinin son bulmasından yana ümit keserler, o halin sürekli kalacağını düşünürler. Bu ise onların cahilliklerinin ve bilgisizliklerinin bir neticesidir.
37. “Görmezler mi ki Allah rızkı dilediğine bol verir (dilediğine de) kısar.” Hayır ve şerrin Allah’tan olduğu, rızkın darlık ve genişliğinin O’nun takdirinin bir neticesi olduğu bilindikten sonra ümit kesmek gereksizdir, yersizdir. Öyleyse ey aklı başında olan kişi! Yalnızca sebeplere bakma; aksine sen bu sebeplerin yaratıcısına, müsebbibine bak! Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Şüphesiz bunda iman eden bir toplum için ibretler vardır.” Zira Allah’ın dilediği kimseye rızkı genişletmesinden ya da kısmasından dolayı ibret alacaklar, onlardır. Onlar, bu yolla Allah’ın hikmet ve rahmetini, cömertliğini, kendisinden her türlü rızıkların istenmesi yönünde talepte bulunulması için kalpleri kendisine yönelten ilâhî hikmeti anlayıp kavrarlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Görmüyorlar mı ki Allah, kullarından dilediğinin rızkını şükür mü edecek yoksa nankörlük mü edecek diye imtihan etmek için genişletiyor, onlardan dilediğinin rızkını da sabredecek mi yoksa isyan mı edecek diye sınav olması için daraltıyor. Bazı kimseler için rızkın genişletilmesi ve bazıları için daraltılmasında, Müminler için Yüce Allah'ın lütuf ve rahmetine dair birçok deliller vardır.
Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az…
Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.
Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler, "Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader
Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader
Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Görmediler mi ki Allah, rızkı dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verebilir, kısarak (dar) da. dipnot 1 Şüphesiz ki bunda inanan bir toplum için dersler vardır.
Şimdi onlar, Allah'ın dilediğine rızkı açtıkça açtığını, dilediğine de sınırlandırdığını görmüyorlar mı? Kuşkusuz bunda iman eden bir toplum için mutlaka alınacak bir ders vardır.
Onlar, Allah'ın rızkı dilediğine bol ihsan ettiğini, dilediğine ölçülü ve idareli verdiğini görmezler mi? Bunda, kuşkusuz inanan insanlar için dersler vardır!
Görmediler mi ki, Allah, dilediğine yaşam gıdasını genişletir veya kısar. . . Muhakkak ki bunda, iman eden bir toplum için elbette işaretler vardır.
Görmüyorlar mı ki, Allah, dilediğine rızkı yayıp genişletir ve kısar da. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
Görmediler mi ki Allah, rızkı dilediğine bol bol vermekte, dilediğininkini de daraltmaktadır. Şüphesiz imanlı bir kavim için bunda ibretler vardır.
Allah, dilediğinin geçimini hem genişletir hem de daraltır; zaten görmüyorlar mı? Aslında, işte bunda, inanan bir toplum için kesinlikle bir gösterge vardır.
Onlar, Allah'ın rızkı dilediğine bol verdiğini, dilediğine ölçülü verdiğini görmezler mi? Bunda, şüphesiz inanan insanlar için dersler vardır!
ALLAH'ın, dilediğine rızkı arttırdığını ve kıstığını görmezler mi? Gerçeği onaylayan bir toplum için bunda dersler vardır.
ALLAH'ın, dilediğine rızkı arttırdığını ve kıstığını görmezler mi? İnanan bir toplum için bunda dersler vardır.
Allah'ın dilediğine rızkı hem serip hem sıktığını görmediler mi! Şüphesiz bunda iman edecek bir kavim için ayetler vardır.
Görmediler de mi? Allah dilediğine rızkı serer hem de sıkar, şübhesiz bunda iyman edecek bir kavm için ayetler vardır.
Allah'ın dilediği kimse için rızkı genişlettiğini ve ölçülendirdiğini bilmediler mi? Bunda iman eden bir halk için ayetler dipnot 1 vardır.
Allah'ın dilediği kimse için rızkı genişlettiğini ve ölçülendirdiğini bilmediler mi? Bunda inanan bir halk için ayetler dipnot 1 vardır.
Allah'ın dilediği dipnot 1 kimse için rızkı genişlettiğini ve ölçülendirdiğini görmüyorlar mı? Bunda inanan bir toplum için ayetler dipnot 2 vardır.
Görmüyorlar mı ki, Tanrı dilediğine rızkı yayar / genişletir veya kısar / daraltır / kısıtlar. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
Allahın kimi dilerse onun rızkını yayıb genişletmekde, (kimi de dilerse onunkini) daraltmakda olduğunu onlar görmediler mi? Şübhe yok ki bunda iman edecek bir kavm için elbette ibretler vardır.
Görmezler mi ki Allah; rızkı dilediğine yayıp genişletir ve kısar da. Muhakkak ki bunda inanan bir kavim için ayetler vardır.
(33-40) İnsana bir zarar dokunsa Rabbine dua eder ve ona içtenlikle yönelir, sonra onlara Allahtan bir rahmet tattırırsa onlardan bir fırka / onlar dan bir bölüm, onlara verdiklerimize yok sayarak Rablerine ortak koşarlar , geçinin / metalanın ileride bileceksiniz. Onlara bir delil / bir ispat göndermişiz de şirk koşmalarını onlara o delil mi söylüyor? Onlara bir rahmet tattırırsak onunla mutlu olur lar, o nlara ellerinin yapıp sundukları nedeniyle bir kötülük isabet ederse ümitlerini yitirirler.
Onlar, Allah'ın, dilediğine rızkı yayıp genişlettiğini ve kıstığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bunda, iman etmekte olan bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
Görmediler mi, Allah dilediğine rızkı genişletiyor da, daraltıyor da. Şüphesiz inanan bir toplum için bunda ibretler vardır.
Allah'ın, tercih ettiği kişi için dipnot 1 rızkı genişlettiğini de daralttığını da görmediler mi dipnot 2 ? İnanıp güvenen bir topluluk için bunda ayetler /göstergeler vardır.
Görmediler mi ki Allah rızkı, gereğini yapan ve ölçülü davranan için yayar. İnanan bir topluluk için bunda kesin göstergeler(ayetler) vardır. dipnot 1 .
Görmüyorlar mı ki, Allah dilediğinin rızkını genişletiyor, dilediğininkini daraltıyor. İman eden bir toplum için bunda ayetler vardır
Görmüyorlar mı ki, Allah dilediğinin rızkını genişletiyor, dilediğininkini daraltıyor. İnanan bir toplum için bunda deliller vardır.
Görmediler mi Allah, dilediğine rızkı genişçe veriyor, dilediğine kısıyor. İnanan bir topluluk için bunda elbette ibretler vardır.
Do they -the infidels- not see that Allah gives livelihood generously and confers support gratuitously on whom He will and He also gives with restraint and by measure to whom He will. These divine actions are the best interpreters of Allah's Omnipotence and Authority that are apprehended by the senses of those whose hearts have been touched with the divine hand.
Do they not see that God gives abundantly to whoever He will and sparingly [to whoever He will]? There truly are signs in this for those who believe.
See they not that Allah enlarges the provision and restricts it, to whomsoever He pleases? Verily in that are Signs for those who believe.
Do they not see that Allah enlarges and straitens the sustenance of those whom He pleases? There are Signs in this for those who believe. dipnot 1
Do they not see that Allah expands provision for whoever He wills and also restricts it? There are certainly Signs in that for people who have iman.
Do they not see that Allâh enlarges the provision for whom He wills and straitens (it for whom He wills). Verily, in that are indeed signs for a people who believe.
Do they not see that Allah expands the provision for whomever He wishes, and tightens it? There are indeed signs in that for a people who have faith.
Do they not see that Allâh multiplies the means of livelihood for whomsoever He will and makes them scant (for whomsoever He will). Behold there are signs in this for a people who would believe.
Have they not seen that God outspreads and straitens His provision to whom He will? Surely in that are signs for a people who believe.
Can they not understand that God [in order to try people in wealth and poverty] gives some more and some less? In this unequal distribution of income there is much food for thought for those who think.
Have they not seen that God extends provision to whom He pleases, or doles it out? verily, in that are signs unto a people who believe.
Did they not see that God grants the provisions for whom He wills, and He is able? In that are signs for a people who acknowledge.
Do they not see that God bestoweth provision abundantly on whom He pleaseth, and is sparing unto whom He pleaseth? Verily herein are signs unto people who believe.
And when We make people taste of mercy they rejoice in it, and if an evil befall them for what their hands have already wrought, lo! They are in despair.
And have they not seen that Allah outspreads the provision to whomever He decides and He estimates it? Surely in that are indeed signs for a people who believe.
See they not that Allah enlargeth the provision for whom He will, and straiteneth (it for whom He will). Lo! herein indeed are portents for folk who believe.
Do they not see God increases or decreases the means of whosoever He please? Verily there are signs in this for those who believe.
Are they, then, not aware that it is God who grants abundant sustenance, or gives it in scant measure, unto whomever He wills? In this, behold, there are messages indeed for people who will believe!
Have they not seen that Allah gives abundant or limited provisions to whoever He wills? Surely in this are signs for people who believe.
Did they not see that God grants the provisions for whom He wills, and He is able In that are signs for a people who believe.
Do they not realize that GOD increases the provision for whomever He wills, or reduces it? These should be lessons for people who believe.
Do they not see that Allah extends provision for whom He wills and restricts [it]? Indeed, in that are signs for a people who believe.
Have they not considered that God expands provision for whom He wills, and He straitens? In that are proofs for people who believe.
Have they not seen that Allah enlarges the provision on whatever nation it is, according to His Law, and restricts it likewise? Behold, herein indeed are Signs for nations who will believe in the Divine Laws.
Do they not see that Allah gives the means (to live) in plenty or reduces them to anyone He pleases? Surely, in that are Signs for those who believe.
Did they not see that Allah extends provision to whomsoever He wills, and straitens (it for whomsoever He wills)? Surely in this there are signs for a people who believe.
Did they not see that God grants the provisions for whom He wills, and He is able? In that are signs for a people who believe.