Rûm suresi · 28–32. ayetler

Köle örneği; fıtrat ve hak dine yöneliş

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Rûm suresi, 28. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rûm suresi, 28. ayet. ضَرَبَ لَكُم مَّثَلًا مِّنْ أَنفُسِكُمْ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِى مَا رَزَقْنَٰكُمْ فَأَنتُمْ فِيهِ سَوَآءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخِيفَتِكُمْ أَنفُسَكُمْ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    Diyanet İşleri

    Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? Düşünen bir topluluk için ayetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) size kendinizden şöyle bir örnek vermektedir: Sahibi olduğunuz köleler içinde, size verdiğimiz rızıklarda -birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekineceğiniz için sizinle eşit (haklara sahip)- ortaklarınız var mı? Akıl eden bir toplum için ayetleri işte böyle açıklıyoruz. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetlerin açıkça ortaya konulmasıyla ilgili bkz. En‘âm 6:55, 97, 98, 114, 119, 126, 154; A‘râf 7:32, 52, 145, 174; Tevbe 9:11; Yûnus 10:5, 24, 37; Hûd 11:1; Yûsuf 12:111; Ra‘d 13:2; İsrâ 17:12; Fussilet 41:3, 44.

    Mustafa İslamoğlu

    O size kendinizden bir örnek verir: Otoriteniz altında bulunan kimseleri, size verdiğimiz servet üzerinde (söz sahibi) ortaklar olarak görüp onlarla (otoritenizi) eşit olarak paylaşır; size denk (statüde) olanlardan çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz? İşte Biz, akleden bir topluluğa ayetlerimizi böyle açıklarız.

    Muhammed Esed

    O size kendi hayatınızdan örnek getirir: Sağ elinizin sahip olduğu kimseleri size verdiğimiz rızık üzerinde (tam yetki sahibi) ortaklarınız olarak görmeye ve böylece (onlarla) bu hakkı eşit olarak paylaşmaya razı olur musunuz? Ve (daha güçlü olan) emsallerinizden korktuğunuz gibi onlar(a danışmadan o hakkı kullanmak)tan korkar mısınız? İşte akıllarını kullanan insanlara mesajlarımızı böylece açıklarız.

    Ahmed Hulusi

    Size nefslerinizden bir misal verdi: Siz yaşam gıdalarınızda (mallarınızda), kölelerinizin ortaklığını kabul eder misiniz? Ki siz mallarda onlarla eşit olmayı kabullenip, kendi nefslerinizden korktuğunuz gibi onlardan korkuyor musunuz? Aklını kullanan bir toplum için dersleri böylece ayrıntılıyoruz.

    Ali Bulaç

    Size kendi nefislerinizden bir örnek verdi: "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde, sağ ellerinizin malik olduklarınızdan, sizinle eşit olup kendi kendinizden korktuğunuz gibi kendilerinden de korktuğunuz (veya çekinip saygı duyduğunuz) ortaklar var mıdır?" İşte biz, aklını kullanabilen bir kavim için ayetleri böyle birer birer açıklarız.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah size kendi nefsinizden bir misal vermektedir: Emriniz altında bulunan kölelerden, size rızık olarak verdiklerimizde size ortak olan ve sizinle eşit hakka sahip bulunup birbirinizden korktuğunuz gibi kendilerinin istedikleri şekilde tasarruf etmelerinden korktuğunuz ortaklar var mı? İşte biz, aklını kullanan kimseler için âyetleri bu şekilde uzun uzun açıklarız.

    Ali Rıza Safa

    Kendi benliklerinizden size bir örnek veriyor: Emrinizde bulunan kimseleri, size verdiğimiz geçimliklerde sizinle denk olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan çekindiğiniz ortaklar olarak kabul eder misiniz? Aklını kullanan bir toplum için, ayetleri, işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, kendinizden şöyle bir örnek verdi: "Size verdiğimiz mallarda hizmetçilerinizden ortaklarınız var mı? Siz ve hizmetçileriniz mallarda eşit misiniz? Bu konuda birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz?" İşte biz akıllarını kullanan insanlara ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.

    Edip Yüksel

    İşte size kendi içinizden bir örnek veriyor: Emriniz altındaki kimseleri, size verdiğimiz rızıklarda size eşit ortaklar olarak kabul eder misiniz? Birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz? Aklını kullanan bir toplum için ayetleri böyle detaylı açıklarız. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bak 16:71.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İşte size kendi içinizden bir örnek veriyor: Emriniz altındaki kimseleri, size verdiğimiz rızıklarda size eşit ortaklar olarak kabul eder misiniz? Birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz? Aklını kullanan bir toplum için ayetleri b öyle detaylı açıklarız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (Allah) size kendinizden bir misal verdi: Hiç size kısmet ettiğimiz şeyde elleriniz altındaki kölelerinizden ortaklarınız bulunur da onlarla siz eşit olur, aranızda birbirinizi saydığınız gibi, onları da sayar mısınız? İşte düşünecek bir toplum için ayetleri böyle ayırdediyoruz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Size kendinizden bir temsil yaptı: hiç size kısmet ettiğimiz şeyde elleriniz altındaki milklerinizden ortaklarınız bulunur da onlarla siz müsavi olur kendilerinizi saydığınız gibi onları sayar mısınız? İşte akledecek bir kavm için ayetleri böyle ayırd ediyoruz

    Erhan Aktaş

    Kendinizden, size bir örnek vermektedir: "Size verdiğimiz mallarda yeminle hak sahibi olduğunuz dipnot 1 kimselerden ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, birbirinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz." dipnot 2

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 24:31. ayetin 6. dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayette, Rabb'imiz; rızkı yaratan da rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: "Siz yeminle hak sahibi olduğunuz kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki Ben kullarımı rızıklandırırken bu rızıklandırmamda ilahlarınızı (Lat, Uzza, Menat vb.) Kendime ortak edeyim? Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim." Diğer bir anlatımla, rızık verici olan yalnızca Ben'im demektedir. Hiçbir fabrika sahibi, fabrikasında çalışan bir işçiyi malda ve yönetimde kendisiyle eşit görmez. Aynı içerikte bir diğer ayet de şudur: "Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar (16:71)?"

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kendinizden, size bir örnek vermektedir: "Size verdiğimiz mallarda yeminle hak sahibi olduğunuz dipnot 1 kimselerden ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, birbirinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz." dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yeminle hak sahibi olduğunuz. Sağ elinizin sahip olduğu. Eyman sağ el ve yeminler(sözleşmeler) anlamına gelen bir sözcüktür. Bu deyim, "antlaşma yoluyla sahip olunan" demektir. El, aynı zamanda deyim olarak "güç" demektir; güç yolu ile "üzerinde yetkili olma hakkına" sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olan, sorumluluğunu üstlendiğiniz gibi anlamlara gelmektedir. Kur'an; kiminle olursa olsun, nikah yapmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak tanımlamaktadır. Diğer bir deyimle "nikahsız her birliktelik" zinadır. Toplumsal gerçekliğin verili kalıntısı olan kölelik ve cariyelik olgusu, İslam'ın kabul ettiği veya ön gördüğü bir olgu değildir. İslam, kölelik ve cariyeliği; cariye ve köle edinme yollarını ortadan kaldırarak kesinlikle yasaklamıştır. Verili durumun tasfiye edilmesi süreci olan uygulamaları ileri sürerek, İslam'da cariyeliğin ve köleliğin olduğunu söylemek, İslam'a iftira atmaktır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayette, Rabb'imiz; rızkı yaratan da rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: Siz yeminle hak sahibi olduğunuz kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki Ben kullarımı rızıklandırırken bu rızıklandırmamda ilahlarınızı (Lat, Uzza, Menat vb.) Kendime ortak edeyim? Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim. Diğer bir anlatımla, rızık verici olan yalnızca Benim demektedir. Hiçbir fabrika sahibi, fabrikasında çalışan bir işçiyi malda ve yönetimde kendisiyle eşit görmez. Aynı içerikte bir diğer ayet de şudur: "Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? (16:71)"

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kendinizden, size bir örnek vermektedir: Size verdiğimiz mallarda, sağ ellerinizin sahip olduğu dipnot 1 kimselerden ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, birbirinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz." dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sağ ellerinizin sahip olduğu" deyimi, "güç yolu ile üzerinde tasarruf etme hakkına sahip olduğunuz" anlamına gelmektedir. Diğer bir anlatımla; antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, üzerlerinde hak sahibi olunanlar gibi anlamlara gelmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayette Rabb'imiz; rızkı yaratan da, rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: Siz yeminlerinizin mülkü olan kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki Ben kullarımı rızıklandırırken bu rızıklandırmamda ilahlarınızı(Lat, Uzza, Menat vb.) Kendime ortak edeyim? Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim. Diğer bir anlatımla, rızık verici olan yalnızca Benim demektedir. Aktüel bir tanımlama ile hiçbir fabrika sahibi, fabrikasında çalışan bir işçiyi mal ve yönetimde kendisiyle eşit görmez. Aynı içerikte bir diğer ayet de şudur: Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını yeminlerinin mülkü olan kimselere aktarıyorlar da onlar onda eşit oluyorlar mı? O halde Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? (16/Nahıl, 71)

    Gültekin Onan

    Size kendi nefslerinizden bir örnek verdi: "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde, sağ ellerinizin malik olduklarınızdan, sizinle eşit olup kendi kendinizden korktuğunuz gibi kendilerinden de korktuğunuz (veya çekinip saygı duyduğunuz) ortaklar var mıdır? İşte biz, akleden bir kavim için ayetleri böyle birer birer açıklarız.

    Hasan Basri Çantay

    O, size kendi nefislerinizden bir temsil getirdi: Sizi rızıklandırdığımız şeylerde sağ elinizin malik olduğu (köleler) den ortaklarınız olmasını ister de bu hususda siz (onlarla) müsavi olur, onları kendinizi saydığınız gibi sayar mısınız? İşte biz ayetleri, aklını kullanacak bir kavm için, böyle açıklarız.

    İbni Kesir

    O, size kendi nefislerinizden bir misal verdi: Size verdiğimiz rızıklarda sağ ellerinizin malik olduklarından ortaklarınız olmasını ister de onlarla, eşit olur ve birbirinizi saydığınız gibi bunları da sayar mısınız? İşte Biz, akleden bir kavim için ayetleri böyle açıklarız.

    Mehmet Alagaş

    (26-28) Semalarda ve arzda ne varsa O ’nundur, hepsi O’na boyun eğmiştir , O, yaratmaya ilk kez başlatır ve onu / yaratmayı tekrar eder, bu O’nun için çok kolaydır, semalarda ve arzda en yüce örnekler / misaller ona aittir , O, saygıdeğerdir ve hâkimdir / tahakküm edendir / gerekçeli yargılayandır. Allah size kendinizden örnek verdi, elinizin altında tuttuklarınız sizi rızıklandırdığımız şeylerde size ortak mı? Siz ortaklıkta onlarla eşit misiniz? Birbirinizden korktuğunuz gibi onlardan korkar mısınız? (Kendi çalışanlarınızdan örnek biçin onları kendinize ortak ediyor musunuz ki ben sizi kendime ortak edeyim) Böylece ayetleri kavmin akıl edebilmesi için detaylı anlattık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Allah) size kendi nefislerinizden bir misal getirdi. Size rızık olarak verdiklerimizde elinizin altındaki kölelerinizin size ortak olup o rızıkta hep birlikte eşit olmayı ve kendiniz (gibi) hür olan diğer ortaklarınızdan çekindiğiniz gibi onlardan da çekinmeyi kabul eder misiniz? İşte akıllarını kullanan bir topluluk için ayetleri böyle açıklarız.

    Süleyman Ateş

    Size kendinizden bir misal verdi: (Bakın) size verdiğimiz rızıklarda; sizin ellerinizin altında bulunan(köleler, hizmetçi)lerden sizinle eşit derecede (yönetim hakkına sahip) olan, birbiriniz(in hakkına dokunmak)dan çekindiğiniz gibi onlar(ın hakkına dokunmak)dan da çekindiğiniz ortaklar var mı (ki tutup kendi mülkümüzde, saltanatımızda bize ortaklar atfediyorsunuz, kendi kullarımızı, yaratıklarımızı bize eş koşuyorsunuz)? İşte biz, aklını kullanan bir toplum için ayetleri böyle açıklıyoruz.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, size kendinizden örnek veriyor; hakimiyetiniz altındakilerden size verdiğimiz rızıklarda size ortak olup da sizinle eşit durumda olan var mı dipnot 1 ? Onlar için duyduğunuz kaygı, aynı kendiniz için duyduğunuz kaygı gibi midir? Ayetlerimizi, aklını kullanan bir topluluk için işte böyle ayrıntılı olarak açıklarız.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah size kendinizden örnek veriyor: Yönetiminiz altındakilerden size verdiğimiz rızıklara, sizinle eşit oranda ortak olanlar var mıdır? Onlar için duyduğunuz kaygı aynı kendiniz için duyduğunuz kaygı gibi midir? Ayetlerimizi, aklını kullanan bir topluluk için işte böyle açıklarız.

    Şaban Britch

    (Ey müşrikler) Allah, size kendi nefislerinizden şöyle örnek verir: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? İşte ayetleri akleden bir toplum için böyle açıklıyoruz.

    Şaban Piriş

    Allah, size kendinizden örnek veriyor. Emriniz altında olan köleleri, size verdiğimiz rızıklara eşit olarak ortak eder misiniz? Kendiniz için çekindikleriniz gibi onlar için de çekinir misiniz? İşte ayetleri aklını kullanan bir toplum için böyle açıklıyoruz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Size öz benliklerinizden bir örnek verdi: Ellerinizin altında bulunanlarda, size verdiğimiz rızıklarda, sizinle aynı haklara sahip, birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekineceğiniz ortaklarınız var mı? İşte biz, aklını işletecek bir topluluk için ayetleri böyle açık açık sıralıyoruz.

  2. Rûm suresi, 29. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rûm suresi, 29. ayet. بَلِ ٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَهْوَآءَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍ فَمَن يَهْدِى مَنْ أَضَلَّ ٱللَّهُ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ

    Diyanet İşleri

    Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah'ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.

    Mehmet Okuyan

    Aslında haksızlık edenler, bilgisizce heveslerine uydular. Allah'ın saptırdığını (sapkınlığını onayladığını) kim doğru yola ulaştırabilir ki! dipnot 1 Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah'ın saptırdığını, yani sapma kararı verenin bu kararını onayladığı hiç kimsenin artık doğru yola ulaşamayacağıyla ilgili benzer mesajlar: A‘râf 7:186; Ra‘d 13:33; Zümer 39:23, 36; Mü'min 40:33; Câsiye 45:23.

    Mustafa İslamoğlu

    Hayır, (kendilerine) zulmeden kimseler bilgisiz ve bilinçsizce kendi arzu ve tutkularının peşine takılırlar. Artık Allah'ın (bu şekilde) saptırdıklarını kim doğru yola yöneltebilir ki? Üstelik onlar, herhangi bir yardıma mazhar da olamazlar.

    Muhammed Esed

    Ne var ki, zulüm işlemeye şartlanmış olanlar bir (hakikat) bilgisine dayanmadan kendi arzu ve heveslerinin peşinde giderler. Allah'ın (bu şekilde) saptırdıklarını kim doğru yola sevk edebilir ve (bu işde) kim onlara yardım edebilir?

    Ahmed Hulusi

    Hayır, zulmedenler bilgisizce kendi boş istek ve hayallerine tabi oldular. . . Allah'ın saptırdığına hidayet edecek kimdir? Onlar için yardımcı da yoktur!

    Ali Bulaç

    Hayır, zulmedenler, hiç bir bilgiye dayanmaksızın kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır. Allah'ın saptırdığını kim hidayete erdirebilir? Onların hiç bir yardımcıları yoktur.

    Ali Özek ve heyeti

    Gel gör ki haksızlık edenler, bilgisizce kötü arzularına uydular. Allah’ın saptırdığını kim doğru yola eriştirebilir? Onlar için herhangi bir yardımcı yoktur.

    Ali Rıza Safa

    Hayır! Haksızlık yapanlar, bilgisizce kendi isteklerine uydular. Allah'ın saptırdığını, doğru yola, artık kim eriştirebilir? Onların yardımcıları da yoktur.

    Bayraktar Bayraklı

    Ne var ki şirk koşanlar/zalimler, bir hakikat bilgisine dayanmadan kendi arzu ve heveslerinin peşine giderler. Allah'ın saptırdığını kim doğru yola ulaştırabilir? Onların hiçbir yardımcıları da olmayacaktır.

    Edip Yüksel

    Aslında, zalimler bilgisizce kendi kafalarına uydular. ALLAH'ın saptırdığını kim doğruya iletebilir? Onlara hiç kimse yardım etmez.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Aslında, zalimler bilgisizce kendi kafalarına uydular. ALLAH'ın saptırdığını kim doğruya iletebilir? Onlara hiç kimse yardım etmez.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Fakat zulmedenler bilgisizce heveslerine uydular. Artık Allah'ın şaşırttığını kim yola getirebilir? Onlara yardımcılardan eser de yoktur!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Fakat zulmedenler hiç bir ılimsiz hevalarına uydular, artık Allahın şaşırddığını kim yola getirebilir? onlara yardımcılardan eser de yoktur

    Erhan Aktaş

    Hayır, zalimler körü körüne hevalarına dipnot 1 uydular. Bundan sonra dipnot 2 Allah'ın şaşırttığını kim doğru yola iletebilir? Ve onların yardımcıları da yoktur.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 28:50. ayetin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın şaşırtması hevalarına uymalarının karşılığıdır. Tutku ve kuruntularına uyarak kendisine haksızlık eden ve böyle yaptığı için Allah'ın şaşırttığı kimsenin bu sapkınlığı, kendi tercihinin sonucudur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır, zalimler körü körüne hevalarına dipnot 1 uydular. Bundan sonra dipnot 2 Allah'ın şaşırttığını kim doğru yola iletebilir? Ve onların yardımcıları da yoktur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı istekler, geçici tatminler. Sahip olunan imkanları imtiyaza dönüştürmek. Vahiy yerine din adamları sınıfına ve onların uydurduklarına tabi olmak.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın şaşırtması hevalarına uymalarının karşılığıdır. Tutku ve kuruntularına uyarak kendisine haksızlık eden ve böyle yaptığı için Allah'ın şaşırttığı kimsenin bu sapkınlığı, kendi tercihinin sonucudur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır, zalimler körü körüne hevalarına dipnot 1 uydular. Bundan sonra dipnot 2 Allah'ın şaşırttığını kim doğru yola iletebilir? Ve onların yardımcıları da yoktur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tutku ve kuruntularına.
    2. metne dön, dipnot 2
      Tutku ve kuruntularına uyarak kendisine haksızlık eden ve böyle yaptığı için Allah'ın şaşırttığı kimsenin bu sapkınlığı, kendi tercihinin sonucudur.

    Gültekin Onan

    Hayır, zulmedenler, hiç bir bilgiye dayanmaksızın kendi hevalarına uymuşlardır. Tanrı'nın saptırdığını kim hidayete erdirebilir? Onların hiç bir yardımcıları yoktur.

    Hasan Basri Çantay

    Hayır, o zulmedenler bilgisizce kendi nevalarına tabi' oldu (lar). Artık Allahın sapdırdığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Onlar için yardımcılardan (hiçbir şey) yokdur.

    İbni Kesir

    Hayır, o zulmedenler; bilgisizce kendi heveslerine uymuşlardır. Allah'ın saptırdığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Onların yardımcıları da yoktur.

    Mehmet Alagaş

    (29-32) Evet zulmedenler bilgi / ilim dışında havai keyiflerine uydular, Allah’ın saptırdığını kim yola iletebilir , onlara yardımcı yoktur. O halde sen yüzünü hanif olan dine / doğru olana meyilli dine yönelt, Allah’ın insanı yarattığı yaratma formatına / fıtratına yönelt , Allah’ın yaratmasını değiştiremezsin. (Fıtrat: içinde gizleneni ortaya çıkarmak için yarmak ve her insanın özüne yerleştirilen yazılım- ilahi formatı değiştiremezsin) İşte bu ayakta duran / kayyım dindir, velakin insanların ekserisi bilmiyorlar, O’na içtenlikle gönülden yönelin, O’ndan sakının, namazı kılın, ortak koşanlardan / müşriklerden olmayın, onlar ki dinlerini parça parça edip bölündüler, her grup ta kendi elinde olanla mutlu oldu.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah’ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.

    Süleyman Ateş

    Hayır, zulmedenler, bilgisizce keyiflerine uydular. Allah'ın şaşırttığını (Allah'ın gönderdiği hidayete uymadığı için düştüğü sapıklığında terk ettiği kimseyi) kim yola getirebilir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.

    Süleymaniye Vakfı

    Yanlışa dalanlar, aslında bilgisizce nefislerinin arzularına uyarlar. Allah'ın sapkın kabul ettiğini kim doğru yola getirebilir? Onların hiçbir yardımcısı olmayacaktır dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir kişi yola gelmeden Allah onu yola gelmiş saymaz. Doğru yola gelmeleri için kalpten inanmaları gerekir. Onu da en iyi Allah bilir (A'raf 7/186, Nahl 16/37, Kasas 28/56, Casiye 45/23).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yanlış yapanlar, aslında bilgisizce kendi heveslerine uyarlar. Allah'ın sapık saydığını kim doğru yolda sayabilir? Onlara yardım edecek kimse de olmaz.

    Şaban Britch

    Hayır! O zalimler bilgisizce kendi arzularına uymuşlardır. Allah’ın saptırdığı kimseye, kim hidayet edebilir? Onların hiç bir yardımcısı yoktur.

    Şaban Piriş

    Hayır, O zalimler bilgisizce kendi arzularına uymuşlardır. Allah'ın sapıklıkta bıraktığı kimseye, kim yol gösterir? Onların hiç bir yardımcısı yoktur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Zulme sapanlarsa ilimsiz bir biçimde keyiflerine uymuşlardır. Allah'ın saptırdığına kim yol gösterecek? Böylelerinin yardımcıları yoktur.

  3. Rûm suresi, 30. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rûm suresi, 30. ayet. فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا فِطْرَتَ ٱللَّهِ ٱلَّتِى فَطَرَ ٱلنَّاسَ عَلَيْهَا لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ ٱلدِّينُ ٱلْقَيِّمُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    Diyanet İşleri

    Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah'ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

    Mehmet Okuyan

    Sen hanîf (Allah'ı birleyen) olarak yüzünü dine yani Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata dipnot 1 çevir! dipnot 2 Allah'ın yaratmasında değişme yoktur. İşte doğru din budur fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmezler. dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Fıtrat] "insanın ruhsal ve manevi anlamda yaratılış özellikleri" demektir. Bu ayet A‘râf 7:172, Hucurât 49:7 ve Şems 91:8. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu konuda Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur: "Her doğan İslam Fıtratı üzere doğar" (Buhârî, Cenâiz, 80; Kader, 3; Müslim, Kader, 22, 23, 24; Ahmed b. Hanbel, II, 315, 346).
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesaj: Yûsuf 12:40.

    Mustafa İslamoğlu

    İmdi sen, varlığını her tür sapmadan uzaklaşarak tümüyle doğru ve asıl dine, Allah'ın insanlığın özüne yaratılıştan nakşettiği fıtrata çevir; (ta ki) Allah'ın yarattığında olumsuz bir değişme olmasın: işte, değer (odaklı) gerçek Din'in (amacı) budur ve fakat insanların çoğu bilmiyorlar.

    Muhammed Esed

    Böylece sen, batıl olan her şeyden uzaklaşarak yüzünü kararlı bir şekilde (hak olan) dine çevir ve Allah'ın insan bünyesine nakşettiği fıtrata uygun davran: (ki,) Allah'ın yarattığında bir bozulma ve çürümeye meydan verilmesin: bu, sahih (bir) din(in gayesi)dir; ama çoğu insanlar onu bilmezler.

    Ahmed Hulusi

    Vechini (şuurunu) Hanif olarak (tanrıya tapınmaksızın, Allah'a şirk koşmaksızın) o Tek Din'e yönelt! O Allah Fıtratı'na (beynin ana çalışma sistem ve mekanizması) ki, insanları onun üzerine (o ana sistem ve mekanizmayla) yaratmıştır! Allah yaratışında değişme olmaz! İşte bu, Din-i Kayyim'dir (sonsuz geçerli Sistem, Sünnetullah'tır). . . Ne var ki insanların çoğunluğu (bu gerçeği) bilmezler.

    Ali Bulaç

    Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı için hiç bir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.

    Ali Rıza Safa

    Artık, gerçeğe aykırı şeylerden uzaklaşarak, yüzünü dine çevir. Allah'ın, insanların yaratılışına işlediğine yaraşan biçimde davran. Allah'ın yaratışında değişiklik olmaz. Dinin kaynağı ve dayanağı, işte budur. Fakat insanların çoğu bilmez.

    Bayraktar Bayraklı

    Böylece sen, batıl olan her şeyden arınmış olarak, yüzünü kararlı bir şekilde Allah'ın, insanları üzerinde yarattığı doğa/fıtrat kanununa/ dine çevir! Allah'ın, insanın doğasına yerleştirdiği fıtrata uygun davran ki, Allah'ın yaratmasında bir değişime meydan verilmesin. Bu, gerçek dinin amacıdır; fakat insanların çoğu bilmez.

    Edip Yüksel

    Bir tektanrıcı olarak kendini dine adamalısın. Nitekim, ALLAH insanları böyle bir yaratılış ile donatarak yaratmıştır. ALLAH'ın yaratışında değişiklik olmaz. Bu, tam yetkin bir dindir, fakat insanların çoğu bilmez. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Sadece Tanrı'yı Efendi ve Sahip kabul etmek, akıl ve mantığımızla bulabileceğimiz bir gerçektir. Ne var ki hayat boyu biriktirilen günahlar ve zayıflıklar bu doğal yeteneği örtebilmektedir. * Bak 7:172-173.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bir tek Tanrıcı olarak kendini dine adamalısın. Nitekim, ALLAH insanları böyle bir yaratılış ile donatarak yaratmıştır. ALLAH'ın yaratışında değişiklik olmaz. Bu, tam yetkin bir dindir, fakat insanların çoğu bilmez.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O halde yüzünü bir hanif olarak dine tut, Allah' ın insanları kendisi üzerine yarattığı fıtratına. Allah'ın yaratışında değişme yoktur, dosdoğru sabit din odur. Fakat insanların çoğu bilmezler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O halde yüzünü dine bir hanif olarak tut: o Allah fıtratına ki insanları onun üzerine yaratmıştır, Allah yaradışına bedel bulunmaz, doğru sabit din odur, velakin nasın ekserisi bilmezler

    Erhan Aktaş

    O halde hanif dipnot 1 olarak dine yüzünü dipnot 2 ikame et dipnot 3 . İnsanları, üzerinde yaratmış olduğu Allah'ın fıtratına. dipnot 4 Allah'ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum dipnot 5 olan din budur. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ı bütün nitelikleri ile birleyen, Allah'a ait nitelikleri hiçbir varlıkta görmeyen. Şirk koşmaksızın bütün benliği ile Allah'a yönelen.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bütün varlığınla.
    3. metne dön, dipnot 3
      Doğrult. (Şirk koşmaksızın, bütün varlığınla dine sımsıkı sarıl).
    4. metne dön, dipnot 4
      Allah'ın verdiği özelliklere. Fıtrat, yaratılmış olan şeylerin, yaradılış ve işleyiş yasaları, yaradılış özellikleri, benlikleri demektir.
    5. metne dön, dipnot 5
      Dosdoğru, gözetici emniyete alıcı. Her şeyi ayakta tutan, koruyan, diri ve bütün evreni bizzat yöneten, hiçbir şey gizli kalmayandır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde hanif dipnot 1 olarak dine yüzünü dipnot 2 ikame et dipnot 3 . İnsanları, üzerinde yaratmış olduğu Allah'ın fıtratına. dipnot 4 Allah'ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum dipnot 5 olan din budur. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirk koşmaksızın, birleyerek Allah'a yönelen.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bütün varlığınla.
    3. metne dön, dipnot 3
      Doğrult. (Şirk koşmaksızın, bütün varlığınla dine sımsıkı sarıl).
    4. metne dön, dipnot 4
      Allah'ın verdiği fıtrata. Fıtrat, yaratılmış olan şeylerin, yaradılış ve işleyiş yasaları, yaradılış özellikleri, benlikleri demektir.
    5. metne dön, dipnot 5
      Dosdoğru, gözetici emniyete alıcı. Her şeyi ayakta tutan, koruyan, diri ve bütün evreni bizzat yöneten, hiç bir şey gizli kalmayandır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde hanif dipnot 1 olarak dine yüzünü dipnot 2 ikame et dipnot 3 . İnsanları, üzerinde yaratmış olduğu Allah'ın fıtratına. dipnot 4 Allah'ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum dipnot 5 olan din budur. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirk koşmaksızın, birleyerek.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bütün varlığınla.
    3. metne dön, dipnot 3
      Doğrult. (Şirk koşmaksızın, bütün varlığınla dine sımsıkı sarıl).
    4. metne dön, dipnot 4
      Ki Allah, insanları bu benlik üzerinde yaratmıştır.
    5. metne dön, dipnot 5
      Dosdoğru, gözetici, emniyete alıcı.

    Gültekin Onan

    Öyleyse sen yüzünü hanif olarak dine çevir; Tanrı'nın o fıtratına ki insanları bunun üzerine yaratmıştır (fatara). Tanrı'nın yaratışı için hiç bir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.

    Hasan Basri Çantay

    O halde (Habibim) sen yüzünü bir müvahhid olarak dine, Allahın o fıtratına çevir ki O, insanları bunun üzerine yaratmışdır. Allahın yaratışına (hiçbir şey) bedel olmaz. Bu, dimdik ayakda duran bir dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

    İbni Kesir

    Öyleyse sen, yüzünü Hanif olarak dine, Allah'ın fıtratına çevir ki O, insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur. Ama insanların çoğu bilmezler.

    Mehmet Alagaş

    (29-32) Evet zulmedenler bilgi / ilim dışında havai keyiflerine uydular, Allah’ın saptırdığını kim yola iletebilir , onlara yardımcı yoktur. O halde sen yüzünü hanif olan dine / doğru olana meyilli dine yönelt, Allah’ın insanı yarattığı yaratma formatına / fıtratına yönelt , Allah’ın yaratmasını değiştiremezsin. (Fıtrat: içinde gizleneni ortaya çıkarmak için yarmak ve her insanın özüne yerleştirilen yazılım- ilahi formatı değiştiremezsin) İşte bu ayakta duran / kayyım dindir, velakin insanların ekserisi bilmiyorlar, O’na içtenlikle gönülden yönelin, O’ndan sakının, namazı kılın, ortak koşanlardan / müşriklerden olmayın, onlar ki dinlerini parça parça edip bölündüler, her grup ta kendi elinde olanla mutlu oldu.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sen yüzünü hanif olarak dine, Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtratına dosdoğru çevir. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

    Süleyman Ateş

    Sen yüzünü, Allah'ı birleyici olarak doğruca dine çevir: Allah'ın yaratma yasasına (uygun olan dine dön) ki, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yaratması değiştirilemez. İşte doğru din odur. Fakat insanların çoğu bilmezler.

    Süleymaniye Vakfı

    Sen yüzünü doğrudan doğruya bu dine dipnot 1 , Allah'ın fıtratına dipnot 2 /varlıklarda geçerli kanununa çevir. O, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. Doğru din budur dipnot 3 , ama insanların çoğu bunu bilmez.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Fıtrat, insanların ve tüm varlıkların temel yapısını oluşturan yaratılış, gelişim, değişim ilke ve kanunlarıdır. Göklerin, yerin, insanların, hayvanların, bitkilerin yani her şeyin yapısı ve işleyişi fıtrata göredir (Hac 22/18). Bütün ilimlerde geçerli olan temel kanunlar bunlardır. Allah'ın dini bu kanunlara bire bir uygundur. Çünkü bu dinin sahibi, o kanunları koyan Allah'tır. İslam dinine uyan, fıtrata uymuş, varlıklar alemiyle tam bir uyum içine girmiş olur. Bu uyumu bozacak oluşumlar, kişiyi, toplumu ve çevreyi de bozar.
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sen yüzünü dosdoğru bu dine, Allah'ın insanları yarattığı fıtrata çevir dipnot 1 . Allah'ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. İşte sağlam din budur. Ama insanların çoğu bunu bilmezler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Fıtrat, varlıkların temel yapısını ve onu oluşturan yaratılış, değişim ve gelişim ilke ve kanunlarını ifade eder. Fıtrat İslam'dır.

    Şaban Britch

    Hanif olarak yönünü (İslam'a) dine çevir. Allah'ın, insanları onun üzerine yarattığı (İslam) fıtratına. Allah'ın yaratışında değişme yoktur. Allah'ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din! Fakat, insanların çoğu bilmezler.

    Şaban Piriş

    Hanif olarak yönünü dine çevir. Allah insanları yarattığında onun üzerinde yaratmıştır. Allah'ın yaratmasında bir değişiklik olamaz. İşte dosdoğru din! Fakat, insanların çoğu bilmezler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O halde sen yüzünü, bir hanif olarak dine, Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata çevir. Allah'ın yaratışında değiştirme olamaz. Doğru ve eskimez din işte budur. Fakat insanların çokları bilmiyorlar.

  4. Rûm suresi, 31. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rûm suresi, 31. ayet. مُنِيبِينَ إِلَيْهِ وَٱتَّقُوهُ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

    Diyanet İşleri

    (31-32) Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dini anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.

    Mehmet Okuyan

    Hepiniz O'na yönelenenler olarak (fıtratınıza dönün)! O'na karşı takvâlı (duyarlı) olun, namazı kılın; müşriklerden olmayın!

    Mustafa İslamoğlu

    (Batılın her türünden yüz çevirip) yalnız O'na yönelin ve O'na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; ibadet ve duanızın istikametini doğrultun; ve asla O'ndan başkasına ilahlık atfedenlerden olmayın!

    Muhammed Esed

    (O halde batıl olan her şeyden yüz çevirerek yalnızca) O'na yönel; ve O'na karşı sorumluluğunun bilincinde ol; namazını devamlı ve dikkatli şekilde ifa et ve O'ndan başkasına ilahlık yakıştıranlar arasına girme;

    Ahmed Hulusi

    O'na yönelmişler olarak, O'ndan (yaptıklarınızın sonucunu otomatik olarak yaşatacağı sistem ve düzeni nedeniyle) korunun, salatı ikame edin ve şirk koşanlardan olmayın!

    Ali Bulaç

    'Gönülden katıksız bağlılar' olarak, O'na yönelin ve O'ndan korkup sakının, dosdoğru namazı kılın ve müşriklerden olmayın.

    Ali Özek ve heyeti

    Hepiniz O'na yönelerek O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın; sakın müşriklerden olmayın.

    Ali Rıza Safa

    O'na yönelin; O'na karşı sorumluluk bilinci taşıyın. Namazı dosdoğru kılın ve ortaklar koşanlar arasında olmayın.

    Bayraktar Bayraklı

    Bütün kalbinizle Allah'a yönelenler olarak O'na saygı duyunuz; namazı kılınız; müşriklerden olmayınız!

    Edip Yüksel

    O'na yönelin; O'nu sayıp dinleyin. Salatı gözetin ve ortak koşanlardan olmayın.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O'na yönelin; O'nu sayıp dinleyin. Namazı gözetin ve ortak koşanlardan olmayın.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Başkasından geçerek hep O'na gönül verin. O'na (sığınıp) korunun. Namaza devam edin de müşriklerden olmayın;

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Başkasından geçerek hep ona gönül verin ve ona korunun ve namaza devam edin de müşriklerden olmayın

    Erhan Aktaş

    O'na yönelin. O'na karşı takva dipnot 1 sahibi olun. Salatı ikame edin dipnot 2 . Müşriklerden olmayın.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 28:83. ayetin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Salat, ibadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı ve Allah'a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır. Bu yönelmede ritüel salat (namaz) ve dua çok önemli bir yer tutmaktadır. Salatın birçok anlamı bulunmaktadır. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Namaz, Farsça bir kelime olup Kur'an'da geçmez. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir: Sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak demektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O'na yönelin. O'na karşı takva dipnot 1 sahibi olun. Salatı ikame edin dipnot 2 . Müşriklerden olmayın.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahiy ile kötülükten korunmak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Salat, ibadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı, Allah'a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O'na yönelin. O'na karşı takva dipnot 1 sahibi olun. Salatı ikame edin dipnot 2 . Müşriklerden olmayın.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.
    2. metne dön, dipnot 2
      İbadete layık yegane ilah olarak yalnızca Allah'a ibadet edin.

    Gültekin Onan

    'Gönülden katıksız bağlılar' olarak, O'na yönelin ve O'ndan korkup sakının, dosdoğru namazı kılın ve müşriklerden olmayın.

    Hasan Basri Çantay

    Hepiniz Ona dönün, Ondan korkun. Namazı dosdoğru kılın, müşriklerden olmayın.

    İbni Kesir

    Hepiniz O'na dönün, O'ndan korkun. Namaz kılın ve müşriklerden olmayın.

    Mehmet Alagaş

    (29-32) Evet zulmedenler bilgi / ilim dışında havai keyiflerine uydular, Allah’ın saptırdığını kim yola iletebilir , onlara yardımcı yoktur. O halde sen yüzünü hanif olan dine / doğru olana meyilli dine yönelt, Allah’ın insanı yarattığı yaratma formatına / fıtratına yönelt , Allah’ın yaratmasını değiştiremezsin. (Fıtrat: içinde gizleneni ortaya çıkarmak için yarmak ve her insanın özüne yerleştirilen yazılım- ilahi formatı değiştiremezsin) İşte bu ayakta duran / kayyım dindir, velakin insanların ekserisi bilmiyorlar, O’na içtenlikle gönülden yönelin, O’ndan sakının, namazı kılın, ortak koşanlardan / müşriklerden olmayın, onlar ki dinlerini parça parça edip bölündüler, her grup ta kendi elinde olanla mutlu oldu.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O’na ihlasla yönelin. O’ndan sakının ve namazı ikame edin ve asla müşriklerden olmayın.

    Süleyman Ateş

    Yalnız O'na yönelin ve O'ndan korkun; namazı kılın ve (Allah'a) ortak koşanlardan olmayın.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ona yönelen kişiler olun, ondan çekinin ve namazı tam kılın da müşriklerden olmayın.

    Şaban Britch

    O’na ihlasla yönelin. O’ndan sakının ve namazı ikame edin ve müşriklerden olmayın.

    Şaban Piriş

    O'na ihlasla yönelin, O'ndan korkun ve namazı kılın ki müşriklerden olmayın.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O'na yönelmiş kişiler olarak O'ndan sakının! Namazı kılın ve sakın şirke sapanlardan olmayın;

  5. Rûm suresi, 32. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rûm suresi, 32. ayet. مِنَ ٱلَّذِينَ فَرَّقُوا۟ دِينَهُمْ وَكَانُوا۟ شِيَعًا كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ

    Diyanet İşleri

    (31-32) Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dini anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    (Bir de) şunlardan olmayın ki, onlar dinlerini paramparça ettiler de (birbirine karşıt) taraftarlar haline geldiler; (artık) her hizip kendi elinde kalanla övünmekteler.

    Muhammed Esed

    (yahut) inançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu (ilkelerle) övündüğü kimselerden olma!

    Ahmed Hulusi

    Din anlayışları parça parça olup ve cemaatlere bölünenlerden olmayın. . . Her cemaat kendindeki (din anlayışı) ile sevinip mutlu olmakta!

    Ali Bulaç

    (O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.

    Ali Özek ve heyeti

    Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan (olmayın. Bunlardan) her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmededir.

    Ali Rıza Safa

    Dinlerini parçaladılar ve mezheplere ayrıldılar. Her mezhep, kendisinde olanlarla seviniyor. dipnot 339

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 339
      Allah tarafından kesin olarak yasaklanmış olmasına karşın, mezhepler, tarikatlar ve cemaatler yüzünden İslam dini parçalanmıştır. Mezhep imamları tarafından uydurularak peygambere yakıştırılan yalanları din olarak benimseyen bu kümelerin inanışları birbirinden öylesine değişiktir ki, bunlardan bir bölümü, kendilerinin dışında olanları, Müslüman olarak bile kabul etmezler. Çok eski dönemlerde başladığı Kur'an'da bildirilen ve Allah tarafından kesinlikle yasaklanan mezhepçilik, peygamberin ölümünden kısa bir süre sonra, siyasal ve parasal çıkarlar nedeniyle tekrar başlamış, günümüzde sayıları yüzleri aşan kümelere ayrılarak, karşılıklı "Allahu Ekber" söylemleriyle, sözde Müslümanların birbirlerini acımasızca öldürmesi boyutlarına ulaşmıştır. Dinlerini parçalayarak kümelere ayrılanlarla peygamberin hiçbir ilişiği olmadığı 6:159 ayetinde bildirilmiştir. İnsan canının dokunulmaz yapıldığı 25:68 ayetinde; bir insanı öldürenin tüm insanları öldürmüş sayılacağı 5:32 ayetinde; öldürülen kişinin suçlarının öldürene yükleneceği de 5:29 ayetinde bildirilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Dinlerini parçalayan ve gruplara ayrılanlardan olmayınız! Her grup, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.

    Edip Yüksel

    Onlar ki dinlerini parçaladılar ve mezhep mezhep oldular. Her parti kendine ait (imam ve kitap) larla sevinip övünmektedir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Falanın veya filanın mezhebini Tanrı'nın dini diye sunan din adamları bu ayetlerle mahkum edilir. Maalesef, tarih boyunca, profesyonel din adamları Gerçek olan Tanrı'nın ve monoteizmin en büyük düşmanları olmuşlardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar ki dinlerini parçaladılar ve mezhep mezhep oldular. Her parti kendine ait (imam ve kitap) larla sevinip övünmektedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlardan (olmayın) ki, dinlerini ayırıp öbek öbek olmuşlardır. Her grup kendilerindekine güvenmektedir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlardan ki dinlerini ayırıb öbek öbek olmuşlardır, her hizib kendilerindekine güvenmektedir

    Erhan Aktaş

    Dinlerini parçalara bölen, dipnot 1 gruplara ayrılan ve her grubun kendi yanındakiyle böbürlendiği kimselerden olmayın.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dinin tamamını almak yerine, işine gelen kısmını alarak, dinin bütünlüğünü bozan; dini mezhebe, tarikata, cemaate dönüştüren.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Dinlerini parçalara bölen dipnot 1 , gruplara ayrılan ve her grubun kendi yanındakiyle böbürlendiği kimselerden olmayın.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dinin tamamını almak yerine, işine gelen kısmını alarak, dinin bütünlüğünü bozan; dini mezhebe, tarikata, cemaate dönüştüren.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Dinlerini parçalara bölen dipnot 1 , gruplara ayrılan ve her grubun kendi yanındakiyle böbürlendiği kimselerden olmayın.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dinin tamamını almak yerine, işine gelen kısmını alarak, dinin bütünlüğünü bozan; dini mezhebe, tarikata, cemaate dönüştüren.

    Gültekin Onan

    (O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.

    Hasan Basri Çantay

    (O müşriklerden) ki onlar dinlerini darma dağınık etmişler, fırka fırka olmuşlardır. (Bunlardan) her zümre, nezdlerinde olanla böbürlenicidirler.

    İbni Kesir

    Onlar ki; dinlerinde ayrılığa düşüp fırka fırka olmuşlardır. Her zümre kendi yanında olanla sevinir durur.

    Mehmet Alagaş

    (29-32) Evet zulmedenler bilgi / ilim dışında havai keyiflerine uydular, Allah’ın saptırdığını kim yola iletebilir , onlara yardımcı yoktur. O halde sen yüzünü hanif olan dine / doğru olana meyilli dine yönelt, Allah’ın insanı yarattığı yaratma formatına / fıtratına yönelt , Allah’ın yaratmasını değiştiremezsin. (Fıtrat: içinde gizleneni ortaya çıkarmak için yarmak ve her insanın özüne yerleştirilen yazılım- ilahi formatı değiştiremezsin) İşte bu ayakta duran / kayyım dindir, velakin insanların ekserisi bilmiyorlar, O’na içtenlikle gönülden yönelin, O’ndan sakının, namazı kılın, ortak koşanlardan / müşriklerden olmayın, onlar ki dinlerini parça parça edip bölündüler, her grup ta kendi elinde olanla mutlu oldu.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O dinlerini parça parça eden ve fırkalara/cemaatlere ayrılanlardan (olmayın). Her grup/cemaat kendi yanında olanla sevinmektedir.

    Süleyman Ateş

    (O ortak koşanlardan olmayın ki onlar) Dinlerini parçaladılar ve bölük bölük oldular. Her parti kendi yanındakiyle sevin(ip övün)mektedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Birilerine bağlanarak dinlerini bölenlerden olmayın. Her cemaat kendinde olanla övünüp durur.

    Şaban Britch

    Dinlerini parçalayan ve kendileri de grup grup/cemaat olanlardan. Her grup/cemaat kendi yanında olanlarla sevinir.

    Şaban Piriş

    Dinlerini parçalayan ve kendileri de grup grup olanlardan. Her parti kendi yanında olanlarla sevinir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlardan ki, dinlerini parçalayıp hizipler/fırkalar haline geldiler. Her hizip kendi elindekiyle sevinip övünür.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.