Diyanet İşleri
Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.
Rûm suresi
Rûm suresi, 12. ayet. وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُبْلِسُ ٱلْمُجْرِمُونَ
veyevme teḳûmü-ssâ`atü yüblisü-lmücrimûn.
Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kıyamette iki grubun ayrılması ve tespih vakitleri Rûm 11–19 3
(Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah, onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanladıkları ve onlarla alay etmekte oldukları için, kötülük işleyenin sonu daha da kötü oldu.
Allah, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrar eder. Sonra da yalnız O'na döndürüleceksiniz.
Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.
Onların, Allah'a koştukları ortaklardan kendileri için şefaatçılar da olmayacaktır. Artık onlar ortak koştukları şeyleri de inkar ederler.
Kıyametin kopacağı gün, işte o gün mü'minler ve kafirler birbirinden ayrılacaklardır.
İman edip salih ameller işleyenlere gelince, işte onlar cennet bahçelerinde sevindirilirler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 11–13. ayetler için yazılmıştır.
11. Yüce Allah, tek başına bütün mahlukatı ilkin kendisinin yarattığını sonra da onları tekrar yaratıp dirilteceğini haber vermektedir. Onları dirilttikten sonra amellerinin karşılığını kendilerine vermek üzere de hepsi O’na döneceklerdir. Bundan dolayı Yüce Allah, önce kötü kimselerin amellerinin cezasını, sonra da hayır işleyenlerin amellerinin karşılığını söz konusu etmekte ve şöyle buyurmaktadır:
12. “Kıyametin kopacağı gün” insanların, âlemlerin Rabbinin huzuruna çıkıp Kıyameti ayan beyan görecekler vakit “günahkârlar ümitlerini yitirip suskunluğa gömüleceklerdir.” Her türlü hayırdan ümit keseceklerdir. Çünkü onlar, o güne suç ve günahtan başka bir şey hazırlamış değillerdir. Bunlar ise küfür, şirk ve türlü masiyetlerden oluşan günahlar olacaktır. Ceza görmeyi gerektiren sebepleri getirmiş olacaklarından ve bunlarla beraber mükâfat kazanmalarını gerektiren hiçbir sebepleri olmadığından dolayı ümitlerini yitireceklerdir, suskunluğa bürünüp iflâs edecekler. Koştukları ortaklarının kendilerine fayda sağlayacağı ve şefaatçi olacağı şeklindeki zanları da asılsız çıkmış olacaktır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
13. “Onlar için” Allah ile birlikte tapındıkları “klar içerisinden hiçbir şefaatçi çıkmayacaktır. Hatta onlar, (Allah'a) koştukları o ortaklarını inkâr edeceklerdir.” Yani müşrikler Allah’a koştukları ortaklardan uzak olduklarını belirtecekleri gibi kendilerine tapınılanlar da onlardan ve ibadetlerinden uzak olduklarını belirtecekler ve şöyle diyeceklerdir: “Biz, Sana (bunlardan) uzak olduğumuzu arz ederiz. Onlar, gerçekte bize ibadet etmiyorlardı.” (el-Kasas, 28/63) Böylelikle birbirlerine lanet edecek ve birbirlerinden uzaklaşacaklardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kıyametin kopacağı gün mücrimler Allah'ın rahmetinden ümitlerini keseceklerdir. Küfürlerine karşı delilleri kalmadığı için emelleri de yok olmuştur.
Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.
Aynı kök: بلس (5 geçiş)
Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları…
Aynı kök: بلس (5 geçiş)
Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.
Aynı kök: بلس (5 geçiş)
Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
Aynı kök: سوع (49 geçiş)
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O (Son) Saat'in yaşanacağı gün, suçlular ümitsizlik içinde olacaklardır.
Ve Son Saat'ın gelip çattığı gün, suçlular tüm umutlarını yitirecekler:
Ve Son Saat gelip çattığında günaha saplanmış olanlar hayal kırıklığına uğrayacaklardır:
O zamanın gerçekleştiği süreçte, suçlular (şirk ehli) ümitlerini kesip susarlar.
Kıyamet saatinin kopacağı gün, suçlu günahkarlar umutsuzca yıkılırlar.
Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar (ümitsizlik içinde) susacaklardır.
Ve evrenlerin sonu gelip çattığı gün, suçlular, tüm umutlarını yitirirler. dipnot 335
Kıyametin kopacağı gün, günahkarlar büsbütün ümitlerini kaybedeceklerdir.
O anın gerçekleştiği gün suçlular şoke olurlar.
Saatin gerçekleştiği gün suçlular şoke olurlar.
O kıyamet çattığı gün, suçlular bütün ümitlerini kaybederler.
O saat çattığı gün mücrimler her ümidi keserler
Sa'at'in gerçekleştiği O Gün dipnot 1 , mücrimler dipnot 2 umutlarını kaybederler.
Sa'atin gerçekleştiği gün dipnot 1 , mücrimler dipnot 2 umutlarını kaybederler.
Saatin gerçekleştiği gün dipnot 1 , suçlular umutlarını kaybederler.
Kıyamet saatinin kopacağı gün, suçlu günahkarlar umutsuzca yıkılırlar.
Kıyametin kopacağı gün günahkarlar (huccetden ümidlerini keserek) susacak (lar) dır.
Kıyametin kopacağı gün, suçlular susacaklardır.
(6-16) Allah’ın vaadidir, Allah vaadine karşıt / hilaf bir şey yapmaz ve fakat insanların ekserisi bilmiyorlar. Dünya hayatının görünenini biliyorlar, Ahiret ise onların dikkatlerinden kaçıyo r / gafillerdir, kendilerine dönük olarak fikir üretemezler mi? Allah semaları, arzı ve bu ikisi arasındakileri ne diye yarattı? sadece gerçek olsun ve belirli süre de olsun diye yarattı. İnsanların ekserisi Rableri ile buluşma yokmuş gibi davranıyorlar. Arzda gezmiyorlar mı? ve bakmıyorlar mı? Onlardan öncekilerin sonları /ak ıbetleri nasıl olmuş görmüyorlar mı? Kuvvet olarak ta ve arzda bıraktıkları iz olarak ta daha şiddetli idiler, onların imar etmelerinden daha fazla onu imar etmişlerdi , onlara Resulleri açıklamalarla geldiler , Allah onlara zulmediyor değildi, lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı, sonra da Allah’ın ayetlerini yalanlamaları ve onlarla alay etmeleri nedeniyle kötülerin sonu / akıbeti kötü oldu . Allah ilk kez yaratmaya başlar ve o yara 2tmayı tekrarlar, sonra da O’na döndürülürsünüz. O saat gelip çattığı gün, suçlular umutsuzluğa düşerler , ortak koştuklarından onlara aracı olacaklar / şefaatçiler yoktur , o rtak koştukları onları görmezden geldiler. O saat gelip çattığında ayrışırlar / tefrikalaşırlar. İman edenler ve salih amel işleyenler ise onlar çiçekli alanda / ravzada neşelenirler, kafirler, ayetlerimizi ve ahiretle buluşmayı yalanlayanlar ise işte onlar azap için hazır hale getirilmiş olacaklar.
Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar umutsuz kesilirler.
(Duruşma) Saat(i) başladığı gün, suçlular (umutsuzluk içinde) susarlar.
O saatin geldiği gün dipnot 1 , suçlular umutlarını tamamen kaybederler dipnot 2 .
Kıyamet saati geldiğinde suçluların umutları bitecektir.
Kıyametin koptuğu gün, suçlular ümitsizlik içinde susup kalacaklardır.
Kıyametin koptuğu gün, suçlular susup kalacaklardır.
Kıyametin kopacağı gün, günahkarlar sus pus olacaklardır.
And on the Day the Final Hour has come, the wicked shall despair of making an earnest supplication begging and imploring Allah's forgiveness.
On the Day the Hour arrives, the guilty will despair
On the Day that the Hour will be established, the guilty will be struck dumb with despair.
On that Day when the Hour will come to pass, dipnot 1 the criminals shall be dumbfounded. dipnot 2
On the Day the Hour arrives the evildoers will be in despair.
And on the Day when the Hour will be established, the Mujrimûn (disbelievers, sinners, criminals, polytheists) will be plunged into destruction with (deep regrets, sorrows, and) despair.
And when the Hour sets in, the guilty will despair.
And on the day when the (promised) Hour (of Reckoning) will arrive those who have cut their ties (with Allâh and were lost in sin) will be confronted with despair.
Upon the day when the Hour is come, the sinners shall be confounded
When it comes the time that all should stand in front of the Lord, the guilty ones are for the shock of their life.
And on the day when the Hour shall rise, the sinners shall be confused;
The day when the moment will be established, the criminals will be in despair.
And on the day whereon the hour shall come, the wicked shall be struck dumb for despair:
Allah originates creation, then reproduces it, then to Him will you be returned.
And on the Day when the Hour comes up, the criminals will be dumbfounded.
And in the day when the Hour riseth the unrighteous will despair.
The day the Resurrection comes the sinners will be overwhelmed with despair.
And when the last Hour dawns, those who were lost in sin will be broken in spirit
On the Day the Hour will arrive, the wicked will be dumbstruck.
And the Day when the Hour will be established, the criminals will be in despair.
On the Day when the Hour comes to pass, the guilty will be shocked.
And the Day the Hour appears the criminals will be in despair.
And the day the Hour strikes, the lawbreakers will despair,
And on the Day when the Hour will come those who have committed crimes against humanity, will be struck with despair.
And on the Day when the Hour will be established, the criminals will sink deep in despair.
On the day when the Hour (Qiyāmah : the Day of Judgement)) will take place, the guilty will be taken aback in grief and despair.
And the Day when the Hour will be established, the criminals will be in despair.