Rûm suresi

Rûm suresi, 57. ayet

Rûm suresi, 57. ayet. فَيَوْمَئِذٍ لَّا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

feyevmeiẕil lâ yenfe`u-lleẕîne żalemû ma`ẕiratühüm velâ hüm yüsta`tebûn.

Diyanet İşleri

O gün zulmedenlere mazeretleri fayda sağlamaz, Allah'ı razı edecek amelleri işleme istekleri de kabul edilmez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Rûm 54–60 · surenin 57. ayeti / 60

Konu Güçsüzlükten güce; mazeretlerin fayda vermediği gün Rûm 54–60 3

  1. Rûm 54

    Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.

  2. Rûm 55

    Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.

  3. Rûm 56

    Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: "Andolsun, siz, Allah'ın yazısına göre, yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz."

  4. 57

    O gün zulmedenlere mazeretleri fayda sağlamaz, Allah'ı razı edecek amelleri işleme istekleri de kabul edilmez.

  5. Rûm 58

    Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir ayet getirsen, inkar edenler mutlaka, "Siz ancak asılsız şeyler uyduranlarsınız" derler.

  6. Rûm 59

    Allah, bilmeyenlerin kalplerini işte böyle mühürler.

  7. Rûm 60

    Sabret. Şüphesiz, Allah'ın va'di gerçektir. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesinler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

57. “O gün zulmedenlere mazeretleri fayda vermeyecek.” Yalan söyleyerek kendilerine karşı delilin ortaya konmadığını yahut da iman etme imkânını bulamadıklarını iddia edecek olurlarsa, ilim ve iman ehlinin şahitliği ile derilerinin, ellerinin ve ayaklarının şahitliği ile yalan söyledikleri ortaya çıkacaktır. Şâyet mazeretlerinin kabul edilmesini ve geri döndürüldükleri takdirde kendilerine yasak kılınan şeylere tekrar dönmeyeceklerini söyleyerek dünyaya geri döndürülmeyi isteyecek olursa onlara bu imkân verilmeyecektir. Çünkü artık mazeret bildirme zamanı geçmiş olacaktır ve mazeretleri de kabul olunmayacaktır.

“onlardan (Rablerini) razı etmeleri de istenmeyecektir.” Bu fırsat erilmeyecek, aksine devamlı azarlanıp kınanacak ve cezalandırılacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah'ın mahlukatı hesap ve karşılık için yeniden dirilteceği gün uydurdukları mazeretleri zalimlere fayda sağlamaz. Vakti geçtiği için onlardan tövbe ederek ve O'na yönelerek Yüce Allah'ı razı etmeleri de talep edilmez.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَيَوْمَئِذٍۢ feyevmeizin artık o gün kök: يوم
  2. لَّا la asla
  3. يَنفَعُ yenfeu fayda vermez kök: نفع
  4. ٱلَّذِينَ ellezine kimselere
  5. ظَلَمُوا۟ zelemu zulmetmiş olan(lara) kök: ظلم
  6. مَعْذِرَتُهُمْ mea'ziratuhum mazeretleri kök: عذر
  7. وَلَا ve la ve ne de
  8. هُمْ hum onlardan
  9. يُسْتَعْتَبُونَ yustea'tebune rıza talebetmeleri istenir kök: عتب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عذر (12 geçiş) · Aynı kök: نفع (50 geçiş)

    O gün zalimlere, mazeretleri fayda vermez. Lanet de onlaradır, kötü yurt da onlaradır.

  • Aynı kök: عتب (5 geçiş)

    Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkar edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah'ın rızasını kazandıracak…

  • Aynı kök: عتب (5 geçiş)

    Şimdi eğer dayanabilirlerse, artık cehennem onların yeridir! Eğer Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işlemeye izin isteseler, onlara izin…

  • Aynı kök: عتب (5 geçiş)

    "Bunun sebebi, Allah'ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır." Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah'ın rızasını…

  • Aynı kök: عذر (12 geçiş)

    Hani onlardan bir topluluk demişti ki: "Siz, Allah'ın helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye (boş yere) öğüt…

  • Aynı kök: عذر (12 geçiş)

    Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş)

    Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ne ki o gün, zulme gömülüp gitmiş olanlara ne getirecekleri mazeret fayda verecek, ne de suçlarını itiraf ile af dilemeleri...

Muhammed Esed

Fakat o Gün, zulme şartlanmış olanların ne mazeretlerinin bir faydası olacak, ne de kendilerini düzeltmelerine izin verilecektir.

Ahmed Hulusi

O süreçte (nefsine) zulmedenlere mazeretleri fayda vermez ve onlardan (olumlu bir fiille) şartlarını düzeltmeleri de istenilmez.

Ali Bulaç

Artık o gün, zulmedenlerin ne mazeretleri bir yarar sağlayacak, ne (Allah'tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecektir.

Ali Özek ve heyeti

Artık o gün, zulmedenlerin (beyan edecekleri) mazeretleri fayda vermeyeceği gibi, onlardan Allah'ı hoşnut etmeye çalışmaları da istenmez.

Ali Rıza Safa

Artık, o gün, haksızlık yapanların özür dilemeleri yarar sağlamaz. Onların, hoşnutluk dilekleri de kabul edilmez.

Bayraktar Bayraklı

Artık o gün, zulmedenlerin mazeretleri fayda vermeyeceği gibi, onlardan kendilerini düzeltmeleri de istenmeyecektir.

Edip Yüksel

O gün, zalimlerin özrü kendilerine bir yarar sağlamayacaktır; kendilerini temize çıkarmaları da istenmez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O gün, zalimlerin özrü kendilerine bir yarar sağlamıyacaktır; kendilerini temize çıkarmaları da istenmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık o gün zulmedenlere mazeretleri fayda vermez ve dertlerinin çaresine bakılmaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık o gün o zulmedenlere ma'ziretleri faide vermez ve dertlerinin çaresine bakılmaz

Erhan Aktaş

Artık O Gün zalimlere mazeretleri yarar sağlamaz. Onlardan mazeret de istenmeyecek.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Artık o gün zalimlere mazeretleri yarar sağlamaz. Onlardan mazeret de istenmeyecek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Artık o gün zalimlere mazeretleri yarar sağlamaz. Onlardan mazeret de istenmeyecek.

Gültekin Onan

Artık o gün, zulmedenlerin ne mazeretleri bir yarar sağlayacak, ne (Tanrı'dan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecektir.

Hasan Basri Çantay

Artık zulmedenlere o gün ma'ziretleri faide vermeyecek, onlardan (Allahın razi olacağı şey'e) rücu' da istenmeyecekdir.

İbni Kesir

Zulmedenlerin o gün mazeret beyan etmeleri fayda vermez. Artık kendilerinden dönüşleri de istenmez.

Mehmet Alagaş

(55-57) O gün kıyamet / saat kopar , suçlular bir saat kaldıklarına yemin eder ler, böyle işte, yalan söylüyorlar / ifk ediyorlar. İlim ve iman verilmiş olanlar ise dediler ki kesinlikle siz Allah’ın kitabına göre tekrar diriliş gününe kadar durdunuz. İşte bu da tekrar diriliş günüdür ve lakin siz bilemiyordunuz. (Utul ilim ve iman; ilim ve iman verilen bir şey , iman ettim demeyin bana iman verildi deyin. Bildim demeyin bana bilgi / ilim verildi deyin.) O gün zalimlerin özürleri / mazeretleri onlara fayda sağlamaz, onlar hoşnut etmeye de çalışamazlar. (Yalakalık şirin gözükmeye çalışmakta yok)

Rowwad Tercüme Merkezi

O gün zulmedenlere özürleri bir yarar sağlamaz, onlardan artık (Allah'ı) razı edecek bir şey yapmaları da istenmez.

Süleyman Ateş

Artık zulmetmiş olanlara o gün, ne mazeretleri fayda verir ve ne de onlardan rıza taleb etmeleri istenir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yanlış yapanların mazeretleri o gün fayda vermeyecek, Allah'ı razı etmeleri de istenmeyecektir.

Şaban Britch

İşte o gün, zulüm edenlerin mazeretleri bir fayda sağlamaz. Ne de onlardan (Allah'ı râzı edecek şeyleri yapmaları) istenir.

Şaban Piriş

İşte o gün, zulüm edenlerin mazeretleri bir fayda sağlamaz. Onlardan hiç bir şey de istenmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Zulmetmiş olanlara, özür bildirmeleri o gün yarar sağlamayacak. Onlardan Allah'ı hoşnut etmeleri de istenmez.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then no excuse shall be accepted from the wrongful of actions nor shall they be reproved nor be graced now by repentance.

Abdul Haleem

On that Day the evildoers’ excuses will be of no use to them: they will not be allowed to make amends.

Abdullah Yusuf Ali

So on that Day no excuse of theirs will avail the transgressors, nor will they be invited (then) to seek grace (by repentance).

Abul A'la Maududi

So that will be the Day when the excuses of the wrong-doers will not avail them, nor will they be asked to make amends. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Another translation can be: "nor it will be required of them to please their Lord", because they will have lost all opportunity for recourse to repentance and faith and righteous acts, and wasted the time allotted for the test and reached the eve of the announcement of the result.

Aisha Bewley

On that Day the excuses of those who did wrong will not help them nor will they be able to appease Allah.

Al-Hilali & Khan

So on that Day no excuse of theirs will avail those who did wrong (by associating partners in worship with Allâh, and by denying the Day of Resurrection), nor will they be allowed (then) to return to seek Allâh’s Pleasure (by having Islâmic Faith with righteous deeds and by giving up polytheism, sins and crimes with repentance).

Ali Quli Qarai

On that day the excuses of the wrongdoers will not benefit them, nor will they be asked to propitiate [Allah].

Amatul Rahman Omar

So on that Day no excuses (in their defence) will avail those who had acted unjustly, nor will they be allowed to approach the threshold (to be admitted into the fold of the near ones of God).

Arthur John Arberry

So that day their excuses will not profit the evildoers, nor will they be suffered to make amends.

Bijan Moeinian

On that Day, no excuse of the wrongdoers will be accepted; nor will they be given any opportunity to please the Lord.

E. Henry Palmer

And on that day their excuse shall profit not those who did wrong; nor shall they be asked to please God again.

Edip-Layth

So on that day, the excuses of those who transgressed will not help them, nor will they be allowed to revert.

George Sale

On that day their excuse shall not avail those who have acted unjustly; neither shall they be invited any more to make themselves acceptable unto God.

Hamid S. Aziz

And those who are given knowledge and faith will say, "Certainly (indeed, in truth) you tarried according to the ordinance of Allah till the Day of Resurrection, so this is the Day of Resurrection, but you were not aware. "

Mahmoud Ghali

Then, upon that Day their ready excuse (s) will not profit the ones who did injustice, nor will they (be allowed to) make amends.

Marmaduke Pickthall

In that day their excuses will not profit those who did injustice, nor will they be allowed to make amends.

Mohamed Ahmed - Samira

Their excuses will be of no avail to the sinners on that day, and they will not be allowed to beg for favour.

Muhammad Asad

And so, on that Day their excuse will be of no avail to those who were bent on evildoing, nor will they be allowed to make amends.

Mustafa Khattab

So on that Day the wrongdoers’ excuses will not benefit them, nor will they be allowed to appease ˹their Lord˺.

Progressive Muslims

So on that Day, the excuses of those who transgressed will not help them, nor will they be allowed to revert.

Rashad Khalifa

Therefore, no apology, on that day, will benefit the transgressors, nor will they be excused.

Sahih International

So that Day, their excuse will not benefit those who wronged, nor will they be asked to appease [ Allah ].

Sam Gerrans

So, that day, their excuses will not profit those who do wrong, nor will they be allowed to make amends.

Shabbir Ahmed

And so on that Day no apologies of the wrongdoers will avail them, nor will they be allowed to make amends.

Syed Vickar Ahamed

So, on that Day no excuse from them will be of use to those who exceeded the limits, and they will not be welcome to (Allah's) pleasure.

Taqi Usmani

So, on that Day, their apology will not benefit the wrongdoers, nor will they be asked to repent.

The Monotheist Group

So on that Day, the excuses of those who transgressed will not help them, nor will they be allowed to return.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 57. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 57. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 57. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩