Rûm suresi

Rûm suresi, 18. ayet

Rûm suresi, 18. ayet. وَلَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ

velehü-lḥamdü fi-ssemâvâti vel'arḍi ve`aşiyyev veḥîne tużhirûn.

Diyanet İşleri

Göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah'ı tespih edin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Rûm 15–21 · surenin 18. ayeti / 60

Konu Kıyamette iki grubun ayrılması ve tespih vakitleri Rûm 11–19 3

  1. Rûm 15

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince, işte onlar cennet bahçelerinde sevindirilirler.

  2. Rûm 16

    İnkar edip ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabın içine atılacaklardır.

  3. Rûm 17

    Öyle ise akşama girdiğinizde, sabaha kavuştuğunuzda, Allah'ı tespih edin.

  4. 18

    Göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah'ı tespih edin.

  5. Rûm 19

    Allah, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Siz de (mezarlarınızdan) işte böyle çıkarılacaksınız.

  6. Rûm 20

    Sizi topraktan yaratması, O'nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra bir de gördünüz ki siz beşer olmuş (çoğalıp) yayılıyorsunuz.

  7. Rûm 21

    Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O'nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 17–18. ayetler için yazılmıştır.

17-18. Bu buyruklarla Yüce Allah, her türlü kötülükten ve eksiklikten münezzeh olduğunu, yaratıklardan herhangi bir kimsenin O’na denk olmadığını, böyle bir şeyden yüce ve münezzeh olduğunu haber vermekte, ayrıca kullarına akşama vardıklarında, sabaha çıktıklarında, gündüzün sonunda ve öğle vakitlerinde kendisini tesbih etmelerini emretmektedir. Bu vakitler ise beş vakit namazın vaktidir. Allah, bu vakitlerde kullarına kendisini tesbih edip hamd etmelerini emretmektedir.

Bunun kapsamına beş vakit namazın içindekiler gibi farz olan tesbih ve hamdler girdiği gibi sabah akşam zikirleri ve namazların akabinde yapılan zikirler gibi müstehap olanlar da girmektedir. Çünkü Yüce Allah’ın farz namazlar için vakit olarak tayin ettiği bu zaman dilimleri, en faziletli vakitlerdir. Bu vakitlerde Allah’a hamd, tesbih ve ibadet etmek, başka vakitlerdekinden daha faziletlidir. Hatta ibadet, “Subhanallah” tesbihini ihtiva etmeyecek olsa bile ihlâs ile yapılması halinde fiilen tesbih (Allah’ın tenzih etmek) demektir. Zira fiili ibadette Allah’ın, ortağı olmaktan, yaratılmışlardan herhangi bir kimsenin O’nun hak ettiği ihlâs ve yönelişi hak etmesinden yana tenzih edilmesi söz konusudur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Övgü yalnızca Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya mahsustur. Göklerde melekleri O'na hamdeder, yeryüzünde ise yaratmış olduğu mahlukat O'na hamdeder. İkindi namazı vaktine girdiğinizde ve öğle namazı vaktine girdiğinizde O'nu tespih edin.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَهُ velehu O'na mahsustur
  2. ٱلْحَمْدُ l-hamdu hamd kök: حمد
  3. فِى fi
  4. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  5. وَٱلْأَرْضِ vel'erdi ve yerde kök: ارض
  6. وَعَشِيًّۭا ve aşiyyen ve günün sonunda kök: عشو
  7. وَحِينَ ve hine ve zaman kök: حين
  8. تُظْهِرُونَ tuzhirune öğleye erdiğiniz kök: ظهر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عشو (14 geçiş) · Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz buluğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce,…

  • Aynı kök: عشو (14 geçiş) · Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin, kalktığında Rabbini hamd ile tespih et.

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    İnkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiçbir yardım da görmeyecekleri vakti bir bilseler!

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    (2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…

  • Aynı kök: عشو (14 geçiş)

    Zekeriya, "Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alamet ver" dedi. Allah da şöyle dedi: "Senin için alamet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Göklerde ve yerde hamd (övgü) yalnızca O'nadır. (Ayrıca) günün sonunda (yatsı vaktinde) ve öğleye ulaştığınızda da (Allah'ı tesbih edin, namaz kılın)! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bazı müfessirlerimize göre [tesbîh] kavramı, bir zaman kavramıyla birlikte kullanılırsa "namaz kılmak" anlamına gelir. Ayette yer alan [hîne tümsûne] ifadesi "akşama ulaştığınızda" anlamında "akşam" vaktini içerir. [Hîne tusbihûne] ifadesi "sabaha ulaştığınızda" demektir ki bu da "sabah" vaktini karşılar. Diğer iki vakit yani "yatsı" ve "öğle" vakti bir sonraki ayette dile getirilmektedir. "İkindi" vakti ise Bakara 2:238, Hûd 11:114, Tâhâ 20:130 ve Kâf 50:39'daki kullanımlardan anlaşılmış olur. Böylece Kur'an'da beş vakit namazın yer aldığı görülmektedir. Namaz vakitleriyle ilgili mesajlar için bkz. Bakara 2:238; Hûd 11:114; İsrâ 17:78; Tâhâ 20:130; Rûm 30:17-18; Kâf 50:39.

Mustafa İslamoğlu

Göklerde ve yerde her tür sena ve övgüye layık tek varlık O olduğuna göre, öğleyin ve akşama girerken de (O'nu anın).

Muhammed Esed

Göklerde ve yerde her türlü övgünün O'na mahsus olduğunu (görerek) öğle vaktinde de sonrasında da (O'nu yüceltin).

Ahmed Hulusi

Ki, semalarda ve arzda Hamd O'na aittir. . . Güneşin tam tepede olduğu ya da kaybolmaya yüz tuttuğu süreçte!

Ali Bulaç

Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de.

Ali Özek ve heyeti

Göklerde ve yerde gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde hamd O’na mahsustur.

Ali Rıza Safa

Övgüler, O'na özgüdür; göklerde ve yeryüzünde, günün sonunda ve öğleye erdiğinizde.

Bayraktar Bayraklı

- O halde, akşama ulaştığınızda, sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih ediniz/namaz kılınız!Göklerde ve yerde övgü O'na aittir.

Edip Yüksel

Akşam ve öğle tatilinde göklerde ve yerde tüm övgüler O'nadır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Akşam ve öğle tatilinde göklerde ve yerde tüm övgüler O'nadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Göklerde ve yerde, ikindileyin ve öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem hamd ona Göklerde ve Yerde ve ikindileyin ve o zaman ki öğle edersiniz

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Karanlık ve aydınlık zamanlarda, göklerde ve yerde hamd dipnot 1 , O'na aittir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Övgüye ve teşekküre layık yegane varlıkAllah'tır. Bir nimetin ve güzelliğin kaynağı ve sahibi olan gücü, övgü ve yüceltme sözleriyle anmaktır. Bu anlamıyla "hamd", verilen bir nimetten yararlanma veya yapılan bir yardımla feraha çıkma karşılığı olmaktan çok, o nimeti veren yaratıcının sonsuz güç ve kuvvetine duyulan hayranlık sebebiyle dile getirilen bir övgüdür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Günün sonunda ve öğleye erdiğiniz zaman, Göklerde ve yerde hamd dipnot 1 , O'na aittir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Övgü, yüceltme.

Gültekin Onan

Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de.

Hasan Basri Çantay

Göklerde ve yerde hamd Onundur. Gündüzün nihayetinde de, öğle vakfına vardığınız vakıtda da (Allahı tenzih ve tesbih edin, namaz kılın).

İbni Kesir

Ve hamd, O'nadır. Göklerde de, yerde de, günün sonunda da, öğleye erdiğiniz vakitte de.

Mehmet Alagaş

(17-25) Akşamladığınız vakitte ve sabahladığınız vakitte, geceleyin ve öğlen vaktinde Allah’ı üstün tutunuz, semalarda ve arzda övgü / hamd Allah’a aittir , ölüden diriyi çıkarıyor, diriden ölüyü çıkarıyor , arzı ölümünden sonra diriltiyor , işte sizde böyle çıkarılacaksınız, O’nun ayetlerinden biri, sizi topraktan yaratmasıdır, sonrasında siz, beşer olarak yayıldınız, O’nun ayetlerinden biri kendi türünüzden zevceleri , onlarla sakinleşesiniz diye yaratmasıdır , aralarınızda sevgi ve rahmet yaptı, işte bunda fikir üreten kavim için ayetler vardır, O’nun ayetlerinden biri semaları ve arzı yaratması, dillerinizin ve renklerinizin çeşit çeşit / muhtelif olmasıdır, işte bunda bilenler için / alimler için ayetler vardır, O’nun ayetlerinden biri gece uyumanız ve gündüz onun fazlından aramanızdır , işte bunda işiten bir kavim için ayetler vardır , O’nun ayetlerinden biri, umut ve korku içinde şimşeği size göstermesidir, semadan su indirmesidir, Öldükten sonra arzı onunla / suyla diriltmesidir, işte bunda akleden bir kavim için ay etler vardır, O’nun ayetlerinden biri , emri ile semayı ve arzı ortaya çıkarmasıdır, sonra da bir çağrı ile sizi yeryüzünden çağırmasıdır, siz de o vakit çıkarsınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Göklerde ve yerde hamt O’na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah’ı tesbih edin.

Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde, günün sonunda da, öğleye erdiğiniz zaman da hamd, O'na mahsustur.

Süleymaniye Vakfı

Göklerde ve yerde her şeyi mükemmel yapmak dipnot 1 Allah'a özgüdür. İkindide ve öğle vaktinde bulunduğunuzda da ona ibadet edin dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Hamd", birini kendi yaptığı şeyden dolayı övmektir. "Güzel yemek yapar, arkadaşlığı iyidir." gibi sözler buna girer. "Şükür" ise kendine iyilik yapanı övmek veya yapılan iyiliğe iyilikle karşılık vermektir. Yaptığı her şeyi güzel yapan sadece Allah'tır. Allah'ın yaptığı ile insanların yaptığı arasındaki farkı göstermek için "güzel" yerine "mükemmel" kelimesini kullandık.
  2. metne dön, dipnot 2
    Farz namazların vakitlerini gösteren iki ayet "Namazı kıl!" emriyle başlar (Hud 11/114, İsra 17/78). Farz ve nafile namazların vakitlerini birlikte ifade eden ayetlerde ise "Tesbih et" ifadesi kullanılır (Taha 20/130, Kaf 50/39-40, Tur 52/48-49, İnsan 76/26). Türkçede tesbih etme fiili yalnızca belli sözlerin tekrar tekrar söylenmesi şeklinde anlaşıldığı için bu sözcük yerine "ibadet et" fiili kullanılmıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde, yaptığını güzel yapmak Allah'a mahsustur. İkindi ve öğle vaktinde de kulluk edin.

Şaban Britch

Göklerde ve yerde hamd O'na aittir. Günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de (O'nu tesbih edin).

Şaban Piriş

Göklerde ve yerde hamd kendisine ait olanı, yatsılayın ve öğleyin de (tesbih ve hamd edin).

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerde ve yerde hamt da O'na; gün sonunda da öğleye erdiğinizde de.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And to Him is addressed the grateful acknowledgement of benefits and favours in the heavens and on earth and when darkness prevails and when the day has climbed its peak of highest noon.

Abdul Haleem

praise is due to Him in the heavens and the earth- in the late afternoon, and at midday.

Abdullah Yusuf Ali

Yea, to Him be praise, in the heavens and on earth; and in the late afternoon and when the day begins to decline.

Abul A'la Maududi

His is all praise in the heavens and in the earth; (and glorify Him) in the afternoon and when the sun begins to decline. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This verse clearly points to the times of the Fajr (morning), Maghrib (evening), Asr (late afternoon) and the Zuhr (early afternoon) Prayers. Besides this, the other allusions made to the times of the Prayer in the Quran are as follows:

Aisha Bewley

Praise be to Him in the heavens and the earth, in the afternoon and when you reach midday.

Al-Hilali & Khan

And His are all the praises and thanks in the heavens and the earth; and (glorify Him) in the afternoon (i.e. offer ‘Asr prayer) and when you come up to the time, when the day begins to decline (i.e. offer Zuhr prayer). (Ibn ‘Abbâs said: "These are the five compulsory congregational prayers mentioned in the Qur’ân)." [Tafsir At-Tabari]

Ali Quli Qarai

To Him belongs all praise in the heavens and the earth, at nightfall and when you enter noontime.

Amatul Rahman Omar

For to Him belongs all type of perfect and true praise in the heavens and the earth, and (glorify Him) in the afternoon and when you enter upon the hour of noon.

Arthur John Arberry

His is the praise in the heavens and earth, alike at the setting sun and in your noontide hour.

Bijan Moeinian

Only God deserves to be thanked for and praised by whatever [which has consciousness] in the earth and in the heavens. Therefore, worship your Lord early and late afternoon.

E. Henry Palmer

for to Him belongs praise in the heavens and the earth! and at the evening, and when ye are at noon.

Edip-Layth

To Him is all praise in the heavens and in the earth, and in the evening and when you go out.

George Sale

And unto Him be praise in heaven and earth; and at sun-set, and when ye rest at noon.

Hamid S. Aziz

Therefore glory be to Allah when you enter the night and when you enter morning.

Mahmoud Ghali

And to Him be praise in the heavens and the earth, and at nightfall, and while you are in your noonday.

Marmaduke Pickthall

Unto Him be praise in the heavens and the earth! - and at the sun's decline and in the noonday.

Mohamed Ahmed - Samira

For His is the praise in the heavens and the earth, -- and at nightfall and the time of noon.

Muhammad Asad

and [seeing that] unto Him is due all praise in the heavens and on earth, [glorify Him] in the afternoon as well, and when you enter upon the hour of noon.

Mustafa Khattab

all praise is for Him in the heavens and the earth—as well as in the afternoon, and at noon.[1]

Progressive Muslims

And to Him is all praise in the heavens and in the Earth, and in the evening and when you go out.

Rashad Khalifa

All praise is due to Him in the heavens and the earth, throughout the evening, as well as in the middle of your day.

Sahih International

And to Him is [due all] praise throughout the heavens and the earth. And [exalted is He] at night and when you are at noon.

Sam Gerrans

And to Him belongs the praise in the heavens and the earth — and at night and when you reach midday!

Shabbir Ahmed

Seeing that the heavens and the earth bear an open testimony that all Praise is due to Him, whether you observe them in the darkness of the night or in full blast of the daylight.

Syed Vickar Ahamed

And Praise be to Him, in the heavens and on earth; And (Glorify Him) in the late afternoon (Zuh’r prayer), and when the day begins to decline.

Taqi Usmani

And to Him be praise in the heavens and the earth, and in the afternoon and when you enter the time of àuhr (soon after the decline of the sun towards West).

The Monotheist Group

And to Him is all praise in the heavens and the earth, and in the evening and when you go out.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩