Nahl suresi · 1–21. ayetler

Allah'ın emri; yaratılıştaki nimetler ve âciz ilahlar

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Nahl suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 1. ayet. أَتَىٰٓ أَمْرُ ٱللَّهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    Diyanet İşleri

    Allah'ın emri gelecektir. Artık onun acele gelmesini istemeyin. Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın emri gelmiştir. Onu istemekte acele etmeyin! (Allah) onların ortak koştuklarından yüce ve uzaktır.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'ın emri geldi (bilin); onun çabuk gelmesini istemenize gerek yok ki! Yüceler yücesi olan O, onların şirk koştukları her şeyin ötesinde aşkın ve eşsizdir.

    Muhammed Esed

    Allah'ın buyruğu (mutlaka) yerine gelecektir: öyleyse artık onun tez gelmesini istemeyin! O, sınırsız kudret ve kemaliyle, insanların tanrısal nitelikler yakıştırarak kendisine ortak koştukları her şeyden, herkesten üstündür, yücedir!

    Ahmed Hulusi

    Allah hükmü gelmiştir; (görmeniz için) aceleye gerek yok! O, onların şirk koştuklarından Subhan'dır, Ali'dir.

    Ali Bulaç

    Allah'ın emri geldi, artık onda acele etmeyin. O (Allah), şirk koştukları şeylerden münezzeh ve yücedir.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah'ın emri gelmiştir. Artık onu istemekte acele etmeyin. Allah, onların koştukları ortaklardan uzak ve yücedir.

    Ali Rıza Safa

    Allah'ın buyruğu gerçekleşecektir. Artık, onu, ivedi olarak istemeyin. O, onların ortaklar koştuklarından ayrıktır ve Yüceler Yücesidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'ın emri gelmiştir. Artık onu istemekte acele etmeyiniz! Allah, onların koştukları ortaklardan uzaktır, yücedir.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın emri gelmiş bulunuyor, öyleyse acele etme. Onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Her şey önceden kaydedilmiş bulunuyor (57:22).

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'ın emri gelmiş bulunuyor, öyleyse acele etme. Onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'ın emri geldi, sakın onun gelmesini çabuklaştırmak istemeyin. O, kendisine ortak koştukları şeylerden münezzeh, yüksek, çok yüksektir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allahın emri geldi, sakın onu isti'cal etmeyin, o sübhan onların şirklerinden münezzeh, yüksek çok yüksek

    Erhan Aktaş

    Allah'ın emri geldi. Artık onda acele etmeyin. O, onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir dipnot 1 ve yücedir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kusur ve eksikliklerden arınık, eşsiz ve benzersiz. Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur. Allah'ın acizlik, eksiklik ve yaratılmış özelliklerinden arınmış olduğunu benimsemek. Tenzih, tevhidin başka bir ifadesidir. Eş koşulanların ve yakıştırılan niteliklerin tamamından arındırma demektir. "Hiçbir şey O'nun benzeri değildir (42:11)."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'ın emri geldi. Artık onda acele etmeyin. O, onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir dipnot 1 ve yücedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kusur ve eksikliklerden arınık. Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur. Allah'ın acizlik, eksiklik ve yaratılmış özelliklerinden arınmış olduğunu benimsemek. Tenzih, tevhidin başka bir ifadesidir. Eş koşulanların ve yakıştırılan niteliklerin tamamından arındırma demektir. "Hiçbir şey O'nun benzeri değildir 42:11." Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'ın emri geldi. Artık onda acele etmeyin. O, onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir ve yücedir.

    Gültekin Onan

    Tanrı'nın buyruğu geldi, artık onda acele etmeyin. O (Tanrı), şirk koştukları şeylerden münezzeh ve yücedir.

    Hasan Basri Çantay

    Allahın emri geldi. Artık onu vakfından evvel istemeyin. O, onların (müşriklerin) eş tutmakda oldukları şeylerden münezzehdir, yücedir.

    İbni Kesir

    Allah'ın emri geldi. Artık onu acele istemeyin. O; ortak koşmakta oldukları şeylerden münezzehtir, yücedir.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’ın emri geldi. Artık onun vaktinden önce gelmesini istemeyin. Allah, onların şirk koştuklarından çok yücedir ve münezzehtir.

    Süleyman Ateş

    Allah'ın emri geldi, artık onu acele istemeyin. Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'ın emri gelecektir; acele etmeyin. Allah, onların ortak saydıkları şeylerden uzak ve yücedir.

    Şaban Britch

    Allah’ın emri geldi. Onu acele istemeyin. Allah, onların şirk koştuklarından çok yücedir ve münezzehtir.

    Şaban Piriş

    Allah'ın emri geldi. Onu acele istemeyin. Allah, onların koştukları ortaklardan uzak ve çok yücedir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'ın emri geldi. Onunla yüzyüze gelmekte acele etmeyin. Tüm varlığın tespih ettiğidir o Allah. Arınmıştır onların şirk koştuklarından.

  2. Nahl suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 2. ayet. يُنَزِّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ بِٱلرُّوحِ مِنْ أَمْرِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ أَنْ أَنذِرُوٓا۟ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱتَّقُونِ

    Diyanet İşleri

    Allah, "Benden başka ilah yoktur. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının" diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren vahiy ile melekleri kullarından dilediğine indirir.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) kendi emri gereği "Benden başka ilah olmadığına dair (kullarımı) uyarın ve bana karşı muttakî (duyarlı) olun!" diye melekleri kullarından dilediği (layık olan) kimseye rûh (vahiy) ile gönderir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [er-rûh] kelimesinden maksat ölü hayatı diriltici özelliği olan "vahiy"dir; son ümmet için de elbette Kur'an'dır. Benzer mesajlar: Mü'min 40:15; Şûrâ 42:52; Mücâdele 58:22; Kadir 97:4.

    Mustafa İslamoğlu

    O, kullarından dilediğine "(İnsanları) uyarın! Şunu iyi bilin ki Benden başka ilah yok! O halde (başkalarına ilahlık yakıştırmaktan artık sakının!" buyruğunu iletmeleri için, melekleri (ölü canlara) hayat veren vahiyle indirir."

    Muhammed Esed

    O (ki,) kullarından dilediğine: "(bütün insanları) uyarın ki, Benden başka tanrı yok, öyleyse Bana karşı kendinizi uyanık bir bilinç ve duyarlık içinde tutun!" buyruğunu ulaştırmaları için melekleri vahiyle indirir.

    Ahmed Hulusi

    O, şe'ninden olan hakikat ilmini, kuvveleriyle kullarından dilediğine inzal ederek (buyurur ki): "Şu gerçekle uyarın: Tanrı yok; sadece Ben! O halde benden çekinin!"

    Ali Bulaç

    Kullarından dilediklerine, melekleri emrinden olan ruh ile indirir: Benden başka ilah yoktur, şu halde benden korkup sakının, diye uyarın."

    Ali Özek ve heyeti

    Allah, kendi emriyle melekleri, kullarından dilediği kimseye vahiy ile, « Benden başka ilâh yoktur; bu sebeple benden korkun"» diye gönderir.

    Ali Rıza Safa

    Uyarmaları için, dilediği kuluna, buyruğundan Ruh ile melekleri indirir: "Benden başka Tanrı yoktur. Artık, Bana karşı sorumluluk bilinci taşıyın!" dipnot 198

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 198
      "Melekleri, Ruh ile indirir." olarak bildirilen, "Yünezzilül melaikete bi er ruhi" tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Melekleri, vahiy ile indirir." veya "Cibril'i, peygamberlere vahiy ile indirir." biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah kendi emri ile melekleri, vahiy ile dilediği kuluna indirir. Şu temel ilkeyi onlara gönderir:"Benden başka tanrı olmadığına dair uyarıda bulunun ve benden sakınınız!".

    Edip Yüksel

    Kullarından dilediğine, melekleri vahiyle indirerek, emrini iletir: "İnsanları uyarın: Benden başka tanrı yoktur ve beni dinleyin."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kullarından dilediğine, melekleri vahiyle indirerek, emrini iletir: 'İnsanları uyarın: Benden başka tanrı yoktur ve beni dinleyin.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kullarından dilediğine, kendi emrini vahyile melekleri indiriyor ve: "Şu gerçeği bildirin ki, Benden başka ilah yoktur, o halde Benden korkun!" buyuruyor.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kullarından dilediğine emrinden ruh ile Melaike indiriyor da buyuruyor ki: şu hakikati bildirin: benden başka ilah yok, hemen bana korunun

    Erhan Aktaş

    "Benden başka ilah yoktur, öyleyse bana karşı takva dipnot 1 sahibi olun." uyarısında bulunmaları için kullarından dilediğine emrinden ruh dipnot 2 ile melekleri dipnot 3 indirir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Vahiy. Ruh; insanı yaşatan "can", "vahiy" ve "vahyin kaynağı" demektir. Kur'an, ruh kelimesini "vahiy" anlamında da kullanmaktadır. Zira vahiy, insana ve topluma hayat vermektedir, insana ve topluma düzen vererek onları canlı ve diri tutmaktadır; onlara en doğru yaşamın yolunu göstermektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Melek" kelimesinin çoğulu "melaike"dir. "Kuvvet, mülk, melik, yönetim gücü, elçi, haber verici" demek olan "melek" kelimesi, terim olarak, Allah'ın bütün emirlerine uyan, O'na hiç isyan etmeyen varlıkları ifade etmektedir (21:27). Melek, aynı zamanda Allah'ın kullandığı "güç" güçlü varlık demektir. Melek, Kur'an'da ayrıca, "hafıza, koruyucu melek, cesaret, rüzgar, zorba, yük taşıyan; öküz, eşek vb. (2:248) anlamlarında da kullanılmaktadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Benden başka ilah yoktur, öyleyse bana karşı takva dipnot 1 sahibi olun uyarısında bulunmaları için kullarından dilediğine dipnot 2 emrinden ruh dipnot 3 ile melekleri dipnot 4 indirir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. .
    2. metne dön, dipnot 2
      Uygun gördüğüne resullük vererek.
    3. metne dön, dipnot 3
      Vahiy. Kur'an, ruh sözcüğünü "vahiy" anlamında da kullanmaktadır. Zira vahiy, insana ve topluma hayat vermektedir, insana ve topluma düzen vererek onları canlı ve diri tutmaktadır; onlara en doğru yaşamın yolunu göstermektedir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Melek" sözcüğünün çoğulu "melaike"dir. "Kuvvet, mülk, melik, yönetim gücü, elçi ve haber verici" demek olan "melek" sözcüğü terim olarak, Allah'ın bütün emirlerine uyan, O'na hiç isyan etmeyen varlıkları ifade etmektedir. Sözcük, Kur'an'da ayrıca, "hafıza, koruyucu melek, cesaret, rüzgar, zorba, yük taşıyan (öküz, eşek vb. 2:248)" anlamlarında da kullanılmaktadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Benden başka ilah yoktur, öyleyse Bana karşı takva dipnot 1 sahibi olun." uyarısında bulunmaları için melekleri, kullarından dilediğine dipnot 2 kendi emrinden ruh dipnot 3 ile indirir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Dilediğine elçilik/nebilik vererek.
    3. metne dön, dipnot 3
      Vahiy.

    Gültekin Onan

    Kullarından dilediğine buyruğundan bir ruh ile melekleri indirir: "Benden başka tanrı yoktur, şu halde benden korkup sakının" diye uyarın.

    Hasan Basri Çantay

    O, kendi emriyle kullarından kimi dilerse ona (peygamberlerine) vahy ile melekleri (Cebraili) indirir. "Benden başka hiçbir Tanrı olmadığı hakikatiyle (onları) inzar edin, benden korkun diye (bildirin)".

    İbni Kesir

    O, kullarından dilediğine kendi emrinden melekleri ruh ile indirir ki; Ben'den başka tanrı yoktur, Ben'den sakının, diye uyarsınlar.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O kendi emri ile kullarından dilediği kimseler üzerine vahiy ile melekleri: ‘Benden başka hiçbir ilah olmadığını bildirin. O halde benden korkun’ desinler diye indirir.

    Süleyman Ateş

    Melekleri, kullarından dilediğine, emrinden olan ruh (vahy) ile indirir: "(İnsanları) Benden başka tanrı yoktur, benden korkun! diye uyarın!" (der).

    Süleymaniye Vakfı

    Allah melekleri, kullarından tercih ettiklerine dipnot 1 , emri olan ruh dipnot 2 ile, şu uyarıyı yapması için indirir: "Benden başka ilah yoktur; öyleyse bana karşı yanlış yapmaktan sakının!"

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayetteki Ruh, Allah'ın emrinin içeriğidir. İndirdiği bütün ayetler, onun isteklerini içerir (İsra 17/85, Mü'min 40/15).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, kendi emri olan o ruhu dipnot 1 , meleklerle, kullarından seçtiği kişiye indirir ve der ki "İnsanları uyarın; Benden başka ilah yoktur; hepiniz Benden çekinerek kendinizi koruyun."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ruh, Allah'ın emrinin içeriğidir. Bu ayetteki Ruh Allah'ın emrinden olan ayetler kümesi yani Kur'an'dır. Bkz. İsra 17/85

    Şaban Britch

    Kendi emriyle melekleri vahiyle kullarından dilediğine indirir. Benden başka (hak) ilah yoktur. Öyleyse benden sakının diye uyarmak üzere...

    Şaban Piriş

    Melekleri, vahiyle birlikte emri gereği kullarından dilediğine indirir. Benden başka ilah yoktur. Öyleyse benden sakının diye uyarmak üzere...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kullarından dilediğine melekleri, emrinden olan ruh ile şöyle diyerek indirir: "Gerçek şu: Benden başka ilah yok, o halde benden sakının!"

  3. Nahl suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 3. ayet. خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ تَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    Diyanet İşleri

    Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden yücedir.

    Mustafa İslamoğlu

    O, gökleri ve yeri mutlak hakikate (bir atıf olsun diye) amaçlı olarak yarattı; eşyaya ilahlık yakıştıranların tasavvur ettiklerinin çok ötesinde, aşkındır O!

    Muhammed Esed

    O (ki,) gökleri ve yeri (içsel) bir gerçeklik, (şaşmaz bir düzen) üzere yaratmıştır; insanların tanrısal nitelikler yakıştırarak kendisine ortak koştukları her şeyin, herkesin üstünde, ötesindedir O.

    Ahmed Hulusi

    Semaları ve arzı Hak olarak (El Esma ül Hüsna'sıyla) yarattı. . . Onların ortak koştuklarından Ali'dir!

    Ali Bulaç

    Gökleri ve yeri hak ile yarattı: O, şirk koştukları şeylerden yücedir.

    Ali Özek ve heyeti

    (Allah) gökleri ve yeri hak ile yarattı. O, onların koştukları ortaklardan münezzehtir.

    Ali Rıza Safa

    Gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak yaratmıştır. Onların ortaklar koştuklarından çok yücedir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah gökleri ve yeri bir amaç ile yarattı. O, koştukları ortaklardan uzaktır.

    Edip Yüksel

    Gökleri ve yeri belli bir amaç için yaratmıştır. Ortak koştuklarından çok yücedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gökleri ve yeri belli bir amaç için yaratmıştır. Ortak koştuklarından çok yücedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gökleri ve yeri hikmetle yarattı. O, onların ortak koştuklarından yüksek, çok yüksektir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Gökleri ve Yeri hakk ile yarattı, o, onların şirkinden yüksek, çok yüksek

    Erhan Aktaş

    Gökleri ve yeryüzünü hakikat ile yarattı. O, onların şirk dipnot 1 koştuklarından yücedir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirk: Allah'ın; yetki, nitelik ve imtiyazlarını, O'nun yanı sıra soyut ya da somut başka birilerine -Nebilere, alimlere, mürşidlere, kişi ve kurumlara- vermek demektir. Allah'a ait; -gaybı bilmek, dinde hüküm koymak, şefaat etmek, yol göstermek gibi- nitelikleri Allah'ın yanı sıra başka bir varlıkta görmektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gökleri ve yeryüzünü hakikat ile yarattı. O, onların şirk dipnot 1 koştuklarından yücedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın yetki, nitelik ve imtiyazlarını, -soyut ya da somut- O'nun yanı sıra birine veya bir şeye vermektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gökleri ve yeryüzünü hakk ile yarattı. O, onların şirk koştuklarından yücedir.

    Gültekin Onan

    Gökleri ve yeri hak ile yarattı: O, şirk koştukları şeylerden yücedir.

    Hasan Basri Çantay

    O, gökleri ve yeri hak (kın ikaamesine sebeb) olarak yaratdı. O, (kafirlerin) eş tutmakda oldukları şeylerden (münezzeh ve) yücedir.

    İbni Kesir

    Gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Onların ortak koştukları şeyden münezzehtir.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gökleri ve yeri hak ile yarattı ve müşriklerin şirk koşmalarından çok yücedir/yüksektedir.

    Süleyman Ateş

    (Allah), gökleri ve yeri hak ile (hikmeti uyarınca) yarattı. (O), onların ortak koştuklarından yücedir.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, gökleri ve yeri o gerçek için (sizleri imtihan için) yaratmıştır dipnot 1 . O, onların ortak koştuklarından yücedir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları, insanları ve cinleri zorlu bir imtihandan geçirmek için yaratmıştır. Bunu Hud Suresinin 7. ayetinde açıklamış, diğer ayetlerde de "(بِالْحَقِّ) o gerçek için" ifadesiyle buna işarette bulunmuştur (En'am 6/73, Hud 11/7, İbrahim 14/19, Hicr 15/85, Ankebut 29/44, Rum 30/8, Zümer 39/5, Duhan 44/39, Casiye 45/22, Ahkaf 46/3, Teğabun 64/3).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, gökleri ve yeri gerçek varlıklar olarak yaratmıştır dipnot 1 . O, onların ortak saydıkları şeyden uzaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, Allah dışındaki varlıkların da gerçek olduğunu bildirmekte ve vahdet-i vücudu reddetmektedir. Çünkü vahdet-i vücuda göre Allah'tan başka varlık yoktur; varlık diye bilinenler onun gölgesidir. Onlara göre gölge de yoktur. Oysa ki Allah, göklerin ve yerin gerçek varlıklar olduğunu açıkça bildirmektedir. Ayrıca Bakara 2/255'e  göre de Vahdet-i Vücud inancı Kur'an'a uygun değildir.

    Şaban Britch

    Gökleri ve yeri hak ile yarattı ve müşriklerin şirk koşmalarından çok yücedir/yüksektedir.

    Şaban Piriş

    Gökleri ve yeri hakkıyla yarattı ve müşriklerin ortak koşmalarından çok yücedir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Arınmıştır onların ortak tuttukları şeylerden.

  4. Nahl suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 4. ayet. خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ

    Diyanet İşleri

    İnsanı nutfeden (bir damla sudan) yarattı. Böyle iken bakarsın ki o, Rabbine açık bir hasım kesilmiştir.

    Mehmet Okuyan

    O, insanı nutfeden (zigottan) yaratmıştır. Bir de bakarsın ki o apaçık bir tartışmacı olmuş.

    Mustafa İslamoğlu

    O insanı bir damlacık atık sudan yaratmıştır. Fakat o da ne! O sonunda bilinçli bir (biçimde Allah'a karşı) kendini savunan biri olup çıkar.

    Muhammed Esed

    O, insanı (sadece) bir sperm damlasından yarattı; ama yeri gelince, bu aynı yaratık, düşünme ve karşı çıkma gücüyle donatılmış olduğunu hemen ortaya koyuyor!

    Ahmed Hulusi

    İnsanı bir spermden yarattı. . . Bir de bakarsın ki o apaçık bir kafa tutan olmuş!

    Ali Bulaç

    İnsanı bir damla sudan yarattı, buna rağmen o, apaçık bir düşmandır.

    Ali Özek ve heyeti

    O, insanı bir damla sudan yarattı. Fakat bakarsın ki (insan) Rabbine apaçık bir hasım oluvermiştir.

    Ali Rıza Safa

    İnsanı, bir damlacıktan yarattı. Yine de apaçık düşman kesildi.

    Bayraktar Bayraklı

    O, insanı nutfeden/meniden yani erlik suyundan yarattı. Öyleyken, insan apaçık bir hasım kesildi.

    Edip Yüksel

    İnsanı küçük bir damladan yarattı, fakat buna rağmen o, apaçık bir düşman kesildi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnsanı küçük bir damladan yarattı, fakat buna rağmen o, apaçık bir düşman kesildi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İnsanı bir damla sudan yarattı. Bir de bakarsın ki O, açık bir düşman kesilmiş!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İnsanı bir nutfeden yarattı, bir de bakarsın o, natuk bir muhasım kesilmiştir

    Erhan Aktaş

    İnsanı bir nutfeden dipnot 1 yarattı. Böyleyken bir de bakarsın, o apaçık bir düşmandır. dipnot 2

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nutfe, "Ntf" kökünden türemiştir. Bir damla sıvı. Mastarı; azar azar akmak, damlamak, dökülmek, demektir. Berrak su, saf su, meni (netf, nutuf) bu kökten türemiştir. Türkçeye geçen sperm kelimesi de aynı anlamdadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Rabb'ine karşı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnsanı bir nutfeden dipnot 1 yarattı. Böyleyken bir de bakarsın, o apaçık bir düşmandır. dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Ntf kökünden gelmektedir. Mastarı; azar azar akmak, damlamak, dökülmek" demektir. Berrak su, saf su, meni (netf, nutuf) bu kökten türemiştir. Türkçeye geçen sperm sözcüğü de aynı anlamı çağrıştırmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Rabb'ine karşı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnsanı bir nutfeden dipnot 1 yarattı. Böyleyken bir de bakarsın, o apaçık bir düşmandır. dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      " Ntf kökünden gelir. Mastarı; azar azar akmak, damlamak, dökülmek" demektir. Berrak su, saf su, meni(netf, nutuf) bu kökten gelmektedir. Türkçeye geçen sperm sözcüğü de aynı anlamı çağrıştırır."
    2. metne dön, dipnot 2
      Rabb'ine karşı.

    Gültekin Onan

    İnsanı bir damla sudan yarattı, buna rağmen o, apaçık bir düşmandır.

    Hasan Basri Çantay

    İnsanı bir damla sudan yaratdı O. (Böyle iken) bakarsın ki o, apaçık (yaman) bir hasım (kesilmiş) dir!

    İbni Kesir

    İnsanı, bir damla sudan yarattı. Öyleyken o, nasıl da apaçık bir hasım kesilmiştir.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İnsanı bir nutfeden (meniden) yarattı. Buna rağmen insan apaçık bir hasım kesildi.

    Süleyman Ateş

    İnsanı nutfe(sperm)den yarattı, birden o (insan) konuşkan bir karşı koyucu olup çıktı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O insanı, döllenmiş yumurtadan yaratmıştır. Birde bakarsın ki (o insan) Allah'a açık bir düşman kesilir.

    Şaban Britch

    İnsanı bir nutfeden (meniden) yarattı. Buna rağmen insan apaçık bir hasım kesildi.

    Şaban Piriş

    İnsanı bir damladan yarattı. Buna rağmen insan apaçık bir hasım kesildi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İnsanı bir spermden yarattı. Bir de bakmışsın insan, açıkça kafa tutan bir hasım oluvermiştir.

  5. Nahl suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 5. ayet. وَٱلْأَنْعَٰمَ خَلَقَهَا لَكُمْ فِيهَا دِفْءٌ وَمَنَٰفِعُ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ

    Diyanet İşleri

    Hayvanları da yarattı. Onlarda sizin için bir ısınma ve birçok faydalar vardır. Hem de onlardan yersiniz.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve evcil hayvanları da O yarattı: sizi ısıtan giysileri onlardan temin ediyorsunuz. Daha başka yararlarının yanında onlardan elde etiğiniz besinleri de yiyorsunuz.

    Muhammed Esed

    Ve evcil hayvanları da yarattı O: o hayvanlar ki, kendilerinden, pek çok yararları yanında, sizi ısıtan giysiler, besleyen yiyecekler elde ediyorsunuz:

    Ahmed Hulusi

    Evcil hayvanları da O yarattı. . . Onlarda sizin için dif (enerji ve giysi) ve başka faydalar vardır. . . Onlardan yersiniz de.

    Ali Bulaç

    Ve hayvanları da yarattı; sizin için onlarda ısınma ve yararlar vardır ve onlardan yemektesiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    Hayvanları da O yarattı. Onlarda sizin için ısıtıcı (şeyler) ve birçok faydalar vardır. Onlardan bir kısmını da yersiniz.

    Ali Rıza Safa

    Hem ısınmanız hem de başka yararları olan hayvanları da sizin için yaratmıştır. Ayrıca, onlardan yersiniz.

    Bayraktar Bayraklı

    O, hayvanları da yaratmıştır. Onlarda sizi sıcak tutacak ve daha birçok faydalı şeyler vardır. Onlardan kimini de yersiniz.

    Edip Yüksel

    Ve, çiftlik hayvanlarını da sizin için yarattı, onlarda ısıtma ve diğer yararlar vardır ve onlardan yersiniz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve, çiftlik hayvanlarını da sizin için yarattı, onlarda ısıtma ve diğer yararlar vardır ve onlardan yersiniz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hayvanları da yarattı, sizin için onlarda bir ısınlık (ısıtacak şeyler) ve bir takım menfaatler vardır. Hem de onlardan yersiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    En'amı da yarattı, sizin için onlarda bir ısınıklık ve bir takım menfaatler vardır, hem onlardan yersiniz

    Erhan Aktaş

    Hayvanları, sizin için O yarattı. Isınma ve birçok yararları yanında, onlardan yiyecekler de elde edersiniz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayvanları, sizin için O yarattı. Isınma ve birçok yararları yanında, onlardan yiyecekler de elde edersiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayvanları, sizin için O yarattı. Isınma ve birçok yararları yanında, onlardan yiyecekler de elde edersiniz.

    Gültekin Onan

    Ve hayvanları da yarattı; sizin için onlarda ısınma ve yararlar vardır ve onlardan yemektesiniz.

    Hasan Basri Çantay

    Davarları da (sizin faidenize) O yaratmışdır ki bunlarda sizin için ısıtıcı ve koruyucu maddeler ve nice nice menfeatler vardır. Onlardan yersiniz de.

    İbni Kesir

    Hayvanları da yaratmıştır. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok faydalar vardır. Ve onlardan yersiniz.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve O, hayvanları (Deve, inek, koyun, keçi) yarattı. Onlarda sizin için ısıtıcı (şeyler) ve birçok faydalar vardır. Hem de onlardan yemektesiniz.

    Süleyman Ateş

    Hayvanları da yarattı. Onlarda sizin için ısınma(nızı sağlayan şeyler) ve daha birçok yararlar vardır. Ve onlardan kimini de yersiniz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    En'amı da (koyun, keçi, sığır ve deveyi) sizin için o yarattı. Onlarda ısıtan ve işe yarayan şeyler vardır. Onlardan yiyecek de edinirsiniz.

    Şaban Britch

    Ve O, hayvanları (Deve, inek, koyun, keçi) yarattı. Onlarda sizin için ısıtıcı (şeyler) ve birçok faydalar vardır. Hem de onlardan yemektesiniz.

    Şaban Piriş

    Ve o evcil hayvanları yarattı. Pek çok yararları yarında sizi ısıtan giysiler, besleyen yiyecekler elde ediyorsun.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Davarları da O yaratmıştır. Onlarda sizin için bir ısıtıcı, koruyucu ve nice nice yararlar vardır. Onlardan bazı şeyleri/onlardan bazılarını yersiniz.

  6. Nahl suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 6. ayet. وَلَكُمْ فِيهَا جَمَالٌ حِينَ تُرِيحُونَ وَحِينَ تَسْرَحُونَ

    Diyanet İşleri

    Onları akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken de sizin için bir güzellik (ve zevk) vardır.

    Mehmet Okuyan

    (Ayrıca) onlarda sizin için akşam getirirken, dipnot 1 sabah salıverirken bir (başka) güzellik vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette sürünün akşam getirilmesinin önce söylenme sebebi sürünün eksiksiz gelmesinin insana huzur vermesi olabilir.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine onlarda, akşam getirirken ve sabah salarken sizin güzellik duygunuzu tatmin eden bir boyut vardır.

    Muhammed Esed

    akşam eve getirirken, sabah otlağa çıkarırken onlarda bir güzellik bulursunuz.

    Ahmed Hulusi

    Akşamları (otlağından) getirdiğinizde ve sabahları (o otlağa) saldığınızda onlarda sizin için bir güzellik vardır.

    Ali Bulaç

    Akşamları getirir, sabahları götürürken onlarda sizin için bir güzellik vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Akşamları meradan getirdiğinizde ve sabahları meraya gönderdiğinizde, sizin için onlarda bir güzellik vardır.

    Ali Rıza Safa

    Hem akşam getirirken hem de sabah götürürken sizin için bir güzellik vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Akşamleyin getirirken de sabahleyin salıverirken de onlarda sizin için bir güzellik vardır.

    Edip Yüksel

    Ayrıca boş zamanlarınızda ve seyahatlerinizde siz onları toplarken ve salıverirken sizin için onlarda bir konfor ve zevk vardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ayrıca boş zamanlarınızda ve seyahatlerinizde sizin için onlarda bir konfor ve zevk vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Akşam getirip sabah salarken onlarda sizin için bir güzellik vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Akşam getirir, sabah salarken onlarda sizin için bir cemal de vardır.

    Erhan Aktaş

    Akşamları yayılmaktan gelirlerken de sabahları yayılıma gönderirken de onlarda sizin için bir güzellik vardır. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Keyiflenirsiniz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Akşamları yayılmaktan gelirlerken de sabahları yayılıma gönderirken de onlarda sizin için bir güzellik vardır. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Keyiflenirsiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Akşamları yayılmaktan gelirlerken de sabahları yayılıma gönderirken de onlarda sizin için bir güzellik vardır. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Keyiflenirsiniz.

    Gültekin Onan

    Akşamları getirir, sabahları götürürken onlarda sizin için bir güzellik vardır.

    Hasan Basri Çantay

    Akşamlayın getirirken, sabahlayın salıverirken onlarda sizin için (ne) güzel bir zinet (ve zevk) vardır!

    İbni Kesir

    Akşamleyin getirir, sabah salarken onlarda sizin için bir güzellik vardır

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ayrıca onları ağıllarına sokarken ve otlamaya salarken de sizin için ayrı bir güzellik vardır.

    Süleyman Ateş

    Ve akşamleyin mer'adan getirdiğiniz, sabahleyin mer'aya götürdüğünüz zaman onlarda sizin için bir güzellik de vardır. (Onların gidiş gelişleri size ayrı bir güzellik ve zevk verir.)

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ağıla alırken ve otlağa salarken onlarda sizin için bir güzellik vardır.

    Şaban Britch

    Sizin için onlarda (akşamleyin) geri getirirken, sabahleyin salıverirken bir güzellik vardır.

    Şaban Piriş

    Ve onların gidiş gelişlerinde ayrı bir güzellik bulursunuz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bir güzellik de vardır onlarda sizin için: Sabah saldığınız sırada, akşam topladığınız sırada.

  7. Nahl suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 7. ayet. وَتَحْمِلُ أَثْقَالَكُمْ إِلَىٰ بَلَدٍ لَّمْ تَكُونُوا۟ بَٰلِغِيهِ إِلَّا بِشِقِّ ٱلْأَنفُسِ إِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan

    (O hayvanlar) yüklerinizi, (büyük) güçlüklere katlanmadan ulaşamayacağınız şehir(ler)e taşırlar. dipnot 1 Şüphesiz ki Rabbiniz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen [bi şıkkı'l-[enfüs]i] ifadesi "canların güçlüğüyle", "canların çektiği zahmetle", "can zahmetiyle" gibi anlamlar içermekte ve hayvanların desteği olmadan insanların çekeceği sıkıntıları ortaya koymaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Kendinizi sıkıntıya sokmadan ulaşamayacağınız nice mekanlara yüklerinizi onlar taşır. İyi bilin ki Rabbiniz gerçekten çok şefkatli, pek merhametlidir.

    Muhammed Esed

    Kendinizi büyük sıkıntılara sokmadan varamayacağınız nice yerlere yükünüzü onlar taşır. Rabbiniz gerçekten çok şefkatli, çok merhametlidir.

    Ahmed Hulusi

    Yüklerinizi taşırlar; (onlarsız) meşakkatsiz ulaşamayacağınız pek çok yere ulaştırırlar! Muhakkak ki Rabbiniz, Rauf'tur, Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin Rabbiniz şefkatli ve merhametlidir.

    Ali Özek ve heyeti

    Bu hayvanlar sizin ağırlıklarınızı, ancak güçlüklere katlanarak varabileceğiniz bir memlekete taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli, pek merhametlidir.

    Ali Rıza Safa

    Zorluk çekmeden ulaşamayacağınız yörelere ağır yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Efendiniz, doğal olarak, Sevecendir; Merhametlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Hayvanlar, kendi kendinize zor varacağınız şehirlere ağırlıklarınızı taşırlar. Doğrusu Rabbiniz affedicidir; merhamet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Ve sizin yüklerinizi de, kendi kendinize ancak zorlukla varacağınız bölgelere taşırlar. Efendiniz elbette Şefkatlidir, Rahimdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve sizin yüklerinizi de, kendi kendinize ancak zorlukla varacağınız bölgelere taşırlar. Rabbiniz elbette Rauf'tur, Rahimdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ağırlıklarınızı da yüklenir, yarı can olmadan varamayacağınız memleketlere kadar götürürler. Şüphesiz Rabbiniz, çok şefkatli, çok merhametlidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ağırlıklarınızı da yüklenir, canlarınızın yarısını tüketmeden varamıyacağınız beldelere kadar götürürler, her halde rabbınız size çok re'fetli, çok merhametli

    Erhan Aktaş

    Zorlukla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Rabb'iniz Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Zorlukla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Rabb'iniz Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Zorlukla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Rabb'iniz Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Gültekin Onan

    Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin rabbiniz şefkatli ve merhametlidir.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar sizin ağırlıklarınızı yüklenir (ler), yarı canınız tükenmeden varamayacağınız bir memlekete (sizi) götürür (ler). Şüphesiz ki Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhamet edicidir.

    İbni Kesir

    Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere yüklerinizi taşırlar. Muhakkak ki Rabbınız; Rauf'tur, Rahim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendisine ancak ağır sıkıntıya katlanarak varabileceğiniz uzaklıktaki beldelere, yüklerinizi taşırlar. Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şefkatlidir, merhametlidir.

    Süleyman Ateş

    Ağırlıklarınızı öyle (uzak) şehirlere taşırlar ki, (onlar olmasa) canlar(ınız), büyük zahmetler çekmeden oraya varamazdınız. Doğrusu Rabbiniz, çok şefkatli, çok acıyandır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yüklerinizi öyle yere taşırlar ki yarı canınız gitmeden siz oralara varamazsınız. Rabbiniz çok şefkatlidir ve ikramı boldur.

    Şaban Britch

    Ancak çok güçlükle varabileceğiniz bir beldeye yüklerinizi taşırlar. İşte Rabbiniz, çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

    Şaban Piriş

    Çok güçlükle varabileceğiniz bir beldeye yüklerinizi taşırlar. İşte Rabbiniz, böyle şefkatli ve merhametlidir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve ağırlıklarınızı yüklenir, canlarınızın yarısını tüketmeden varamayacağınız beldelere kadar taşırlar. Hiç kuşkusuz, Rabbiniz gerçekten Rauf'tur, çok acıyıp esirger; Rahim'dir, sınırsızca merhamet eder.

  8. Nahl suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 8. ayet. وَٱلْخَيْلَ وَٱلْبِغَالَ وَٱلْحَمِيرَ لِتَرْكَبُوهَا وَزِينَةً وَيَخْلُقُ مَا لَا تَعْلَمُونَ

    Diyanet İşleri

    Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları, katırları ve merkepleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine binmeniz ve güzel görüntü olsun diye atı, katırı ve eşeği de (yaratmıştır). dipnot 1 (Allah) henüz bilemediğiniz (daha nice şeyler) yaratmaktadır. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nahl 16:5. ayette evcil hayvanlardan söz edilirken onlardan yenebileceği ifade edilmesine rağmen, bu üç hayvandan ayrı olarak bahsedilmesi ve onların yaratılış amacı bağlamında da "üzerlerine binilmesi" ve "süs olmaları" ifade edilince, dolaylı olarak bu üç hayvanı yememek gerektiği gibi bir sonuç ileri sürülmektedir. Esasında dolaylı olarak böyle bir sonuç çıkarsa da Taberî'nin de işaret ettiği gibi, bu ayet hangi hayvanların yenmesinin haram olduğuyla ilgili doğrudan ve açıktan herhangi bir delil içermemektedir. Zira hangi hayvan etlerinin yenmesinin yasak olduğu Bakara 2:173, Mâide 5:3, En‘âm 6:145 ve Nahl 16:115. ayetlerde açıkça yer almaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle Yüce Allah'ın her şeyi yaratıp bitirdiğini değil, Rahmân 55:29'da belirtildiği gibi her an yaratmaya devam ettiğinin apaçık delilidir.

    Mustafa İslamoğlu

    O, atları, katırları ve merkepleri hem kendilerine binesiniz, hem de (hayata) güzellik katmak için yarattı; ve daha sizin bilmediğiniz nice şeyleri de yaratacak.

    Muhammed Esed

    Ve binmeniz için atları, katırları, merkepleri, (hayatı süsleyen) nakışlar, bezekler olarak O yarattı; O, bilmediğiniz daha neler neler yaratmaktadır.

    Ahmed Hulusi

    Onlara binmeniz ve bir zevk almanız için atları, katırları ve eşekleri de (yarattı). . . Daha bilmediğiniz neler yaratır.

    Ali Bulaç

    Onlara binmeniz ve süs için atları, katırları ve merkebleri (yarattı). Ve daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır?

    Ali Özek ve heyeti

    Atları , katırları ve eşekleri binmeniz ve (gözlere) ziynet olsun diye (yarattı). Allah şu anda bilemeyeceğiniz daha nice (nakil vasıtaları) yaratır.

    Ali Rıza Safa

    Hem binmeniz için hem de süs olarak, atları, katırları ve eşekleri de yaratmıştır. Ayrıca, daha bilmediğiniz neler yaratmaktadır.

    Bayraktar Bayraklı

    Atları, katırları ve eşekleri binmeniz ve süs için yarattı. Bilmediğiniz nice şeyler yaratmaktadır.

    Edip Yüksel

    Binmeniz ve eğlenmeniz için atları, katırları ve eşekleri yarattı ve daha bilmediğiniz birçok şeyi de yaratır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Tren, otomobil, helikopter, uçak, uzay gemisi gibi bu ayette işaret edilen tüm modern taşıt araçları, Tanrı tarafından yaratılmışlardır. Zira bunların yaratılması için gerekli olan insan beyni, fizik, kimya yasaları ve maddelerin hepsi Tanrı'nın birer yaratığıdır. Bak 37:96.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Binmeniz ve eğlenmeniz için atları, katırları ve eşekleri yarattı ve daha bilmediğiniz bir çok şeyi de yaratır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hem binesiniz diye, hem de zinet olmak üzere atları, katırları ve eşekleri de yarattı ve bilemeyeceğiniz daha neler yaratacak.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem binesiniz diye, hem de ziynet olarak atları, katırları, merkebleri de yarattı ve bilemiyeceğiniz daha neler yaratacak

    Erhan Aktaş

    Sizin için binek ve süs hayvanı olarak atları, katırları ve eşekleri yarattı. Ve O, bilmediğiniz şeyleri yaratmaktadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizin için binek ve süs hayvanı olarak atları, katırları ve eşekleri yarattı. Ve O, bilmediğiniz şeyleri yaratmaktadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizin için binek ve süs hayvanı olarak atları, katırları ve eşekleri yarattı. Ve O, bilmediğiniz şeyleri yaratmaktadır.

    Gültekin Onan

    Onlara binmeniz ve süs için atları, katırları ve merkebleri (yarattı). Ve daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır.

    Hasan Basri Çantay

    Hem onlara binmeniz için, hem zinet için de atları, katırları, merkepleri yaratdı. Sizin bilmeyeceğiniz daha neler yaratıyor O!

    İbni Kesir

    Atları, katırları ve merkebleri de sizin için binek ve süs hayvanı olarak yaratmıştır. Bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratır.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları, katırları ve merkepleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır.

    Süleyman Ateş

    Binmeniz ve süs için atları, katırları ve merkepleri (yarattı) ve daha sizin bilmediğiniz nice şeyler yaratmaktadır.

    Süleymaniye Vakfı

    (Allah) Atları, katırları ve eşekleri hem binmeniz için hem de süs olsun diye yarattı dipnot 1 . O, bilmediğiniz daha neler yaratmaktadır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nahl 16/5. Ayette en'am cinsi hayvanların birçok faydasının yanı sıra etlerinin yenilebilir olmasının özellikle vurgulanması; fakat bu ayette at, katır ve eşeklerin binek ve süs amaçlı kullanımlarının ön plana çıkarılarak yenilebileceklerinden bahsedilmemesi etlerinin helal olmadığı gibi bir izlenim oluşturabilmektedir. Fakat ayette at, katır ve eşeklerin üzerinde yük taşımanın veya onları alıp-satmanın helal olduğundan da bahsedilmemiştir. Bu, onları bu işler için kullanmanın haram olduğunu göstermediği gibi etlerinin yenilmesinden bahsedilme­mesi de haram olduklarını göstermez. Nitekim etleri haram kılınan hayvanların anlatıldığı hiçbir ayette at, katır ve eşeklere yer verilmemiştir (Bakara 2/173, Maide 5/3, En'am 6/145, Nahl 16/115). Ama en'am cinsi hayvanların anlatıldığı başka ayetlerde de onların etlerinin yenilebilir olmasının özellikle vurgulanması dikkat çekicidir (Mü'minun 23/21, Yasin 36/72, Mü'min 40/79). Bu, etlerinin tüketilmesi açısından en'am cinsi hayvanların at, katır ve eşeklere tercih edilmesi gerektiğine, çünkü en'amın birçok faydasının yanı sıra insanlar tarafından özellikle yenilmek; at, katır ve eşeklerin ise yenilmekten ziyade başka işlerde kullanılmak üzere yaratıldıklarına; ama yenilmelerinin yasak da olmadığına işaret etmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Atları, katırları ve eşekleri sizin için hem binek, hem de süs olsun diye yarattı. Bilmediğiniz daha neler yaratır.

    Şaban Britch

    Hem onlara binmeniz için hem de ziynet için size atları, katırları ve merkepleri yarattı. Sizin bilmediğiniz şeyleri de yaratır.

    Şaban Piriş

    Hem onlara binmeniz için hem de zinet için size atları, katırları ve merkepleri yarattı. Sizin bilmediğiniz şeyleri de yaratır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hem binesiniz diye hem de bir süs olarak atları, katırları, eşekleri de yarattı. Ve bilemeyeceğiniz daha neler yaratır O...

  9. Nahl suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 9. ayet. وَعَلَى ٱللَّهِ قَصْدُ ٱلسَّبِيلِ وَمِنْهَا جَآئِرٌ وَلَوْ شَآءَ لَهَدَىٰكُمْ أَجْمَعِينَ

    Diyanet İşleri

    Doğru yolu göstermek Allah'a aittir. Yolun eğrisi de vardır. Allah dileseydi, hepinizi doğru yola iletirdi.

    Mehmet Okuyan

    Yolun doğrusu(nu göstermek) yalnızca Allah'a aittir. dipnot 1 (Yolun) eğrisi de vardır. dipnot 2 (Allah) dileseydi hepinizi doğru yola ulaştırırdı. dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Leyl 92:12.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an'da sadece bu ayette geçen [kasdü's-sebîli] tamlaması "yolun en kestirme olanı", "en doğru yol", "eğrilik içermeyen yol", "hidayet yolunu ifade etmek", "yolun varacağı yeri göstermek"; yine Kur'an'da sadece bu ayette geçen [câir] kelimesi ise "eğri, sapan, saptıran, meyleden, sapkınlık yolu" gibi anlamlar içermekte, insan için söz konusu olan iki yolu dikkate sunmaktadır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Mâide 5:48; En‘âm 6:35, 107, 149; Yûnus 10:99; Hûd 11:118-119; Ra‘d 13:31; Nahl 16:93; Secde 32:13; Şûrâ 42:8.

    Mustafa İslamoğlu

    İşte (O tek yaratıcı olduğu için), yolun istikamet tayini de O'na düşer; zira bazı yollar saptırıcıdır. Eğer Allah dileseydi, hepinizi doğru yola yöneltirdi.

    Muhammed Esed

    Ve (sizin yaratıcınız O olduğu için) size yolun doğrusunu göstermek de Allah'a düşer; çünkü o yoldan sapıp da yolunu kaybeden (çok insan) var. Oysa, Allah dileseydi sizin hepinizi doğru yola çıkarırdı.

    Ahmed Hulusi

    Hedefe giden yol Allah'adır! Ondan sapan da vardır. . . Eğer dileseydi elbette sizi toptan hakikate erdirirdi!

    Ali Bulaç

    Yolu doğrultmak Allah'a aittir, kimi (yollar) ise eğridir. Eğer o dileseydi, sizin tümünüzü elbette hidayete erdirirdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Doğru yolu göstermek Allah'a aittir. Onun eğrisi de vardır. Allah dileseydi hepinizi birden doğru yola iletirdi.

    Ali Rıza Safa

    Doğru yolu göstermek de Allah'a özgüdür. Oysa ondan sapanlar vardır. Eğer dileseydi, tümünüzü doğru yola eriştirirdi.

    Bayraktar Bayraklı

    Yolun doğrusu Allah'ındır. Yolun eğrisi de vardır. O, dileseydi hepinizi doğru yola iletirdi.

    Edip Yüksel

    Yolları göstermek ALLAH'a aittir; bazısı eğridir. Dileseydi hepinizi doğruya iletirdi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yolları göstermek ALLAH'a aittir; bazısı eğridir. Dileseydi hepinizi doğruya iletirdi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yolu doğrultmak Allah'a aittir. Ondan sapan da vardır. Allah dileseydi hepinizi doğru yola erdirirdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yolu doğrultmak da Allaha aiddir, ondan sapan da var, maamafih Allah, dilerse hepinizi hidayette kılardı

    Erhan Aktaş

    Doğru yolu göstermek Allah'a aittir. Yolun eğrisi de vardır. Eğer O dileseydi, dipnot 1 hepinizi hidayete erdirirdi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Size seçme hakkı tanımayarak, sizi özgür irade sahibi kılmayarak, hepinizi zorunlu olarak hidayete iletirdi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Doğru yolu göstermek Allah'a aittir. Yolun eğrisi de vardır. Eğer O dileseydi dipnot 1 , hepinizi hidayete erdirirdi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Size seçme hakkı tanımayarak, sizi irade sahibi kılmayarak hepinizi zorunlu olarak hidayete iletirdi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Doğru yolu göstermek Allah'a aittir. Yolun eğrisi de vardır. Eğer O dileseydi dipnot 1 , hepinizi hidayete erdirirdi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Size seçme hakkı tanımayarak, sizi irade sahibi kılmayarak hepinizi zorunlu olarak hidayete iletirdi.

    Gültekin Onan

    Yolu doğrultmak Tanrı'ya aittir, kimi (yollar) ise eğridir. Eğer o dileseydi, sizin tümünüzü elbette hidayete erdirirdi.

    Hasan Basri Çantay

    Doğru yolu bildirmek Allaha aiddir. Kimi (yol) ise eğridir. (Allah) dileseydi muhakkak hepinizi topdan hidayete erdirirdi.

    İbni Kesir

    Yolun doğrusunu göstermek Alla'a aittir. Ondan sapan da vardır. O, dileseydi; hepinizi birlikte doğru yola iletirdi.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Doğru yolu göstermek Allah’a aittir ama o yollardan bazısı da eğridir. (Allah) dileseydi elbette hepinizi toptan hidayete erdirirdi.

    Süleyman Ateş

    Kısa ve doğru yolu Allah gösterir. Ama o yoldan sapan da var. Allah dileseydi, hepinizi doğru yola iletirdi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah doğru yolu gösterir. Yolun eğrisi de vardır. Tercihi Allah yapsaydı hepinizi yola getirirdi dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Şae = شاء" fiili, bir şeyi var etti, demektir (Müfredat). Allah bazı şeyleri kulunun tercihine göre yarattığından öznesi kul olursa "tercih edip yaptı", Allah olursa "tercih edip yarattı" anlamına gelir..

    Şaban Britch

    Yolun doğrusunu göstermek Allah’a aittir. Eğri yol da vardır. Eğer dileseydi hepinize hidayet ederdi.

    Şaban Piriş

    Yolun doğrusunu göstermek Allah'a aittir. Eğri yol da vardır. Eğer dileseydi hepinizi doğru yola iletirdi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yolu doğrultup denge noktasını bulmak Allah'ın işidir. Ondan sapan da var. Allah dileseydi, sizi toptan hidayete erdirirdi.

  10. Nahl suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 10. ayet. هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً لَّكُم مِّنْهُ شَرَابٌ وَمِنْهُ شَجَرٌ فِيهِ تُسِيمُونَ

    Diyanet İşleri

    O, gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir.

    Mehmet Okuyan

    Gökten sizin için suyu indiren O'dur. Ondan hem (size) içecek vardır hem de hayvanlarınızı otlatacağınız bitkiler vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    O'dur gökten suyu indiren; ondan hem siz içersiniz, hem de hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler;

    Muhammed Esed

    O'dur gökten suyu indiren; öyle ki, hem siz içersiniz o sudan, hem de, hayvanlarınızı otlattığınız çayır çimen;

    Ahmed Hulusi

    "HU"; ki sizin için semadan bir su indirdi. . . İçilen de ondandır, (hayvanları) otlatmakta olduğunuz bitkiler de ondandır.

    Ali Bulaç

    Sizin için gökten su indiren O'dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız.

    Ali Özek ve heyeti

    Gökten suyu indiren O'dur. Ondan hem size içecek vardır, hem de hayvanlarınızı otlatacağınız bitkiler.

    Ali Rıza Safa

    O, sizin için gökten su indirmiştir; ondan içersiniz. Yeşilliklerle de hayvanlarınızı otlatırsınız.

    Bayraktar Bayraklı

    Gökten size su indiren O'dur. İçeceğiniz ondandır, hayvanları otlattığınız bitkiler de onunla biter.

    Edip Yüksel

    O ki gökten bir su indirdi, ondan içersiniz ve yine beslendiğiniz bitkiler ve ağaçları onunla sularsınız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O ki gökten bir su indirdi, ondan içersiniz ve yine yararlandığınız ağaçları onunla sularsınız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O'dur ki, gökten bir su indirdi, içeceğiniz ondan sağlanır, kendisinde hayvan yaydığınız ağaç ve bitkiler ondan yetişir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O odur ki Semadan bir su indirdi. size ondan bir içecek var, yine ondan bir ağaç ki hayvan yayarsınız

    Erhan Aktaş

    Gökten su indiren O'dur. İçme sularınız O'ndandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de O'ndandır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gökten su indiren O'dur. İçme sularınız O'ndandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de O'ndandır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gökten su indiren O'dur. İçme sularınız O'ndandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de O'ndandır.

    Gültekin Onan

    Sizin için gökten su indiren O'dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınizı onda otlatmaktasınız.

    Hasan Basri Çantay

    O, sizin için gökden (bulutdan) su (yağmur) indirendir. İçilecek (ler) bundan, içinde (hayvanlarınızı) yaymakda olduğunuz ot (lar) da bundandır.

    İbni Kesir

    O'dur size semadan su indiren, ondan içersiniz. Ve hayvanları otlattığınız bitki de onunla biter.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizin için gökten bir su indiren O'dur. O sudan içersiniz ve hayvanları otlatacağınız bitkileri de onunla yetiştirirsiniz.

    Süleyman Ateş

    O'dur ki, sizin için gökten bir su indirdi. İçeceğ(iniz) ondandır ve hayvanları otlattığınız ağaç(lar, bitkiler) ondan(sulanıp filizlenmekte)dir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin için gökten su indiren O'dur. İçecekler ve içinde hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler o sudan olur.

    Şaban Britch

    Gökten size su indiren O’dur. O sudan içersiniz ve bitkiler de o su ile yetişir, hayvanlarınızı da onda otlatırsınız.

    Şaban Piriş

    Gökten size su indiren O'dur. O sudan içersiniz ve bitkileri de o su ile yetiştirirsiniz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O sizin için gökten bir su indirdi; ondan bir içecek var. Kendisinden hayvanlarınıza yedirdiğiniz ağaç da ondan oluşmaktadır.

  11. Nahl suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 11. ayet. يُنۢبِتُ لَكُم بِهِ ٱلزَّرْعَ وَٱلزَّيْتُونَ وَٱلنَّخِيلَ وَٱلْأَعْنَٰبَ وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    Diyanet İşleri

    Allah o su ile size; ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için bir ibret vardır.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) o (su) sayesinde sizin için ekin, zeytin, hurma, üzümler ve diğer meyvelerin hepsinden yetiştirmektedir. Şüphesiz ki bunda düşünen bir toplum için bir delil vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    onunla sizin için ekin(ler), zeytin ve hurma ağaçları, üzümler ve daha nice ürünler bitirir O. Unutmayın ki bütün bunlarda, düşünen bir toplum için mutlaka çıkarılacak bir ders vardır.

    Muhammed Esed

    onunla Allah sizin için ekin(ler), zeytin ve hurma ağaçları, üzümler ve her türden (daha) nice ürünler bitirmektedir: dikkat edin, bütün bunlarda, düşünen insanlar için mutlaka bir ders vardır!

    Ahmed Hulusi

    Onunla (o su ile) sizin için ekin, zeytin, hurma, üzümler ve her türlüsünden bitirir. Muhakkak ki bunlarda düşünen toplum için bir işaret vardır!

    Ali Bulaç

    Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    (Allah) su sayesinde sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve diğer meyvelerin hepsinden bitirir. İşte bunlarda düşünen bir toplum için büyük bir ibret vardır.

    Ali Rıza Safa

    Onunla, ekinler, zeytinler, hurma ağaçları, üzümler ve tüm ürünlerden sizin için yetiştirir. Aslında, işte bunda, düşünen bir toplum için kesinlikle bir gösterge vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, o su ile size ekinler, zeytinler ve hurma ağaçları, bağlar ve her türlü ürünü yetiştirir. Düşünen topluma bunda ders vardır.

    Edip Yüksel

    Onunla sizin için ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her çeşit meyveler bitirmektedir. Düşünen bir toplum için bunda elbette bir ayet vardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onunla sizin için ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her çeşit meyveler bitirmektedir. Düşünen bir toplum için bunda elbette bir ayet (ders) vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onunla size ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve türlüsünden meyveler bitirir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir topluluk için bir ibret vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onunla size ekin, zeytun, hurmalıklar, üzümler, türlüsünden meyveler bitirir, elbette bunda tefekkür edecek bir kavm için bir ayet var

    Erhan Aktaş

    O su ile sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyveden bitiriyor. Kuşkusuz, düşünen bir halk için elbette bir ayet dipnot 1 vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gösterge, kanıt.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O su ile sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyveden bitiriyor. Kuşkusuz, düşünen bir halk için elbette bir ayet dipnot 1 vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gösterge, kanıt.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O su ile sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyveden bitiriyor. Kuşkusuz, düşünen bir toplum için elbette bir ayet dipnot 1 vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gösterge, kanıt.

    Gültekin Onan

    Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünderı bitirir. Şüphesiz bunda, düşünen (yetefekkerun) bir kavim için bir ayet vardır.

    Hasan Basri Çantay

    (Allah) onunla (su ile) sizin için ekin (ler), zeytin (ler), hurma ağaçları, üzümler ve meyvelerin her birinden (nice rızıklar) bitiriyor. Bunların her birinde tefekkür edecek bir zümre için elbette birer ayet vardır.

    İbni Kesir

    Onunla size ekinler, zeytin ve hurma ağaçları, üzümler ve türlü türlü ürünler bitirir. Düşünen bir kavim için bunda ayetler vardır.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, onunla size ekinler, zeytin ve hurma ağaçları, üzüm ve her türlü ürünü yetiştirir. Düşünen bir toplum için bunda ayetler vardır.

    Süleyman Ateş

    Onunla size ekin, zeytin, hurma, üzümler ve her çeşit meyvalardan bitirmektedir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibret vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O su ile sizin için ekini, zeytini, hurmaları, üzümleri ve meyvenin her türlüsünü bitirir. Düşünen bir topluluk için bunda kesin belge(ayet) vardır.

    Şaban Britch

    Allah, onunla size ekinler, zeytin ve hurma ağaçları, üzüm ve her türlü ürünü yetiştirir. Düşünen bir toplum için bunda ayetler/işaretler vardır.

    Şaban Piriş

    Allah, onunla size ekinler, zeytin ve hurma ağaçları, üzüm ve her türlü ürünü yetiştirir. Düşünen bir toplum için bunda deliller vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O suyla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve her çeşitten meyvalar bitirir. Hiç kuşkusuz, bunda, derin derin düşünen bir toplum için gerçek bir mucize vardır.

  12. Nahl suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 12. ayet. وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ وَٱلنُّجُومُ مُسَخَّرَٰتٌۢ بِأَمْرِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    Diyanet İşleri

    O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir millet için ibretler vardır.

    Mehmet Okuyan

    O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı emre boyun eğdirmiştir. Yıldızlar da (Allah'ın) emri ile boyun eğdirilmiştir. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için dersler vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve O'dur sizin yararlanmanız için geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı (yasalarına) boyun eğdiren; zaten bütün yıldızlar O'nun emrine teslim olmuşlardır. İyi bilin ki bütün bunlarda aklını kullanan bir toplum için mutlaka çıkarılacak bir ders vardır.

    Muhammed Esed

    Ve geceyi gündüzü sizin (yararlanmanız) için (koyduğu yasalara) boyun eğdirmiştir O; güneş ve ay ve bütün yıldızlar, hepsi O'nun buyruğuna boyun eğmişlerdir: dikkat edin, bütün bunlarda, şüphesiz, aklını kullanan kimseler için çıkarılacak dersler vardır!

    Ahmed Hulusi

    Geceyi, gündüzü, Güneş'i (enerji kaynağı olması) ve Ay'ı (çekim gücüyle hormonları harekete geçirip tüm duyularınızı etkilemesi ile) size hizmet veren kıldı. . . Yıldızlar da (yaydıkları dalgalarla) O'nun hükmünü yansıtarak hizmet verenlerdir. . . Muhakkak ki bunda aklını kullanabilen topluluk için bir işaret vardır!

    Ali Bulaç

    Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O'nun emriyle emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk için ayetler vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da Allah'ın emri ile hareket ederler. Şüphesiz ki bunlarda aklını kullananlar için pek çok deliller vardır.

    Ali Rıza Safa

    Geceyi ve gündüzü hizmetinize vermiştir. Güneş, ay ve yıldızlar da O'nun buyruğuna boyun eğmişlerdir. Aslında, işte bunda, aklını kullanan bir toplum için kesinlikle bir gösterge vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Geceyi, gündüzü, güneşi, ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar onun buyruğuna boyun eğmektedir. Aklını kullananlara bunda dersler vardır.

    Edip Yüksel

    Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı hizmetinize sundu. Yıldızlar da O'nun emri altındadır. Aklını kullanan bir toplum için elbette bunda işaretler vardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı hizmetinize sundu. Yıldızlar da O'nun emri altındadır. Aklını kullanan bir toplum için elbette bunda işaretler vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yine geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da onun emrine boyun eğmiştir. Elbette bunda aklı olan bir topluluk için ibretler vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem sizin için geceyi ve gündüzü ve Şems-ü Kameri teshır buyurdu, bütün yıldızlar da onun emrine müsahhardırlar, elbette bunda aklı olan bir kavm için ayetler var

    Erhan Aktaş

    O, geceyi ve gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yararlanmanıza sundu. Yıldızlar da O'nun buyruğu ile boyun eğdirilmiştir. Bunda aklını kullanan bir halk için ayetler dipnot 1 vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Göstergeler, kanıtlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O, geceyi ve gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yararlanmanıza sundu. Yıldızlar da O'nun buyruğu ile boyun eğdirilmiştir. Bunda aklını kullanan bir halk için ayetler dipnot 1 vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Göstergeler, kanıtlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O, geceyi ve gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yararlanmanıza sundu. Yıldızlar da O'nun buyruğuna boyun eğmektedirler. Bunda aklını kullanan bir toplum için ayetler dipnot 1 vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Göstergeler, kanıtlar.

    Gültekin Onan

    Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi / size boyun eğdirdi; yıldızlar da O'nun buyruğuyla boyun eğdirilmiştir. Şüphesiz bunda, akleden bir kavim için ayetler vardır.

    Hasan Basri Çantay

    Geceyi, gündüzü, güneşi, ayı siz (in hizmetiniz) e O raam etdi. Yıldızlar da Onun emrine boyun eğmişlerdir. Bunların her birinde aklını kullanacak bir zümre için elbette ayetler vardır.

    İbni Kesir

    Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin buyruğunuza verdi. Yıldızlar da O'nun buyruğu ile müsahhar kılınmıştır. Muhakkak ki bunda, akleden bir kavim için ayetler vardır.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Geceyi, gündüzü, Güneşi ve Ay'ı sizin hizmetinize vermiştir. Yıldızlar da O’nun emri ile size boyun eğmiştir. Bunların her birinde düşünen bir toplum için ayetler vardır.

    Süleyman Ateş

    Geceyi, gündüzü, güneşi ve ay'ı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da O'nun emriyle (size) boyun eğdirilmiştir. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir toplum için ibretler vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da onun emriyle hizmetinizdedirler. Aklını kullanan bir topluluk için bunda kesin belgeler(ayetler) vardır.

    Şaban Britch

    Geceyi, gündüzü, güneşi, ayı sizin emrinize vermiştir. Yıldızlar da O’nun emri ile boyun eğmiştir. Bunların her birinde akleden bir toplum için ayetler vardır.

    Şaban Piriş

    Geceyi, gündüzü, güneşi, ayı sizin istifadenize vermiştir. Yıldızlar da O'nun emrine boyun eğmiştir. Bunların her birinde aklını kullanan bir toplum için ayetler vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı sizin emrinize vermiştir. Yıldızlar da O'nun emriyle bir hizmete boyun eğmiştir. Bütün bunlarda, aklını çalıştıran bir topluluk için elbette ibretler vardır.

  13. Nahl suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 13. ayet. وَمَا ذَرَأَ لَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مُخْتَلِفًا أَلْوَٰنُهُۥٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ

    Diyanet İşleri

    Sizin için yeryüzünde çeşitli renk ve biçimlerle yarattığı şeyleri de sizin hizmetinize verdi. Öğüt alan bir toplum için bunda ibretler vardır.

    Mehmet Okuyan

    Yerde sizin için rengârenk yarat(ıp yayd)ıklarını da (hizmetinize sunmuştur). Şüphesiz ki bunda, (gerçeği) hatırlayan bir toplum için bir delil vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve sizin için yeryüzüne serpiştirdiği her biri farklı tonlarda rengarenk (güzellikler)... Kuşkusuz bütün bunlarda (da), hafızası olup hatırda tutan bir toplum için mutlaka çıkarılacak bir ders vardır.

    Muhammed Esed

    Ve sizin için yeryüzünde yarattığı bütün o rengarenk (güzel) şeyler: işte bunlarda da anıp da hatırda tutmasını bilen kimseler için elbette çıkarılacak bir ders/bir mesaj vardır!

    Ahmed Hulusi

    Gene sizin için arzda, muhtelif renklerde yarattığı şeyleri de (size hizmet veren kılmıştır). . . Muhakkak ki bu işaret üzerinde düşünecekler için ne dersler var!

    Ali Bulaç

    Yerde sizin için üretip-türettiği çeşitli renklerdekileri de (faydanıza verdi). Şüphesiz bunda, öğüt alıp düşünen bir topluluk için ayetler vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Yeryüzünde sizin için rengârenk yarattıklarında da öğüt alan bir toplum için gerçek bir ibret vardır.

    Ali Rıza Safa

    Sizin için yeryüzünde yaratıp çoğalttıklarının renkleri de türlü türlüdür. Aslında, işte bunda, öğüt alan bir toplum için kesinlikle bir gösterge vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Yeryüzünde rengarenk şeyleri de sizin için yaratmıştır. Öğüt alacak topluma bunda ders vardır.

    Edip Yüksel

    Ve sizin için yeryüzünde yarattığı rengarenk nesneleri de... Düşünen bir toplum için elbette bunda bir ders vardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve sizin için yeryüzünde yarattığı rengarenk nesneleri de... Düşünen bir toplum için elbette bunda bir ders vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Daha yeryüzünde türlü renklerle yarattığı neler var sizin için. Elbette bunda derin düşünenler için bir ibret vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Daha sizin için Arzdan muhtelif renklerle yarattıkları, neler var, elbette bunda tezekkür edecek bir kavm için bir ayet var

    Erhan Aktaş

    Yeryüzünde, rengarenk şeyleri, sizin için üretip çoğalttı. dipnot 1 Bunda öğüt alan bir halk için elbette ayet dipnot 2 vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kelimesi kelimesine, "zerae." Çevirilerde "Sizin için yarattı." olarak anlam verilen bu kelimenin doğru anlamı: "üretip çoğaltmaktır." Zira "zerae" yaratmak değil; üretmek, çoğaltmak anlamına gelmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Gösterge, kanıt.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yeryüzünde, rengarenk şeyleri, sizin için üretip çoğalttı. dipnot 1 Bunda öğüt alan bir halk için elbette ayet dipnot 2 vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çevirilerde "Sizin için yarattı" olarak anlam verilen bu sözcüğün doğru anlamı: "üretip çoğaltmaktır." Zira "zerae" yaratma değil; üretme, çoğaltma anlamına gelmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Gösterge, kanıt.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yeryüzünde, rengarenk şeyleri, sizin için üretip çoğalttı. dipnot 1 Bunda öğüt alan bir toplum için elbette ayet dipnot 2 vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çevirilerde "Sizin için yarattı." olarak anlam verilen bu sözcüğün doğru anlamı; "üretip çoğaltmaktır". Zira "zerae" yaratma değil; üretme, çoğaltma anlamına gelmektedir. Yaratma sözcüğü "haleka"dır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Gösterge, kanıt.

    Gültekin Onan

    Yerde sizin için üretip türettiği çeşitli renklerdekileri de (faydanıza verdi). Şüphesiz bunda, öğüt alıp düşünen bir topluluk için bir ayet vardır.

    Hasan Basri Çantay

    Sizin için yerde çeşidli renklerle yaratdığı neler varsa (onları da size müsahhar kılmışdır). Bunların her birinde öğüd alacak, (iyi düşünecek) bir zümre için elbette birer ayet vardır.

    İbni Kesir

    Yeryüzünde rengarenk şeyleri de sizin için O, yaratmıştır. Muhakkak ki öğüt alan bir kavim için bunda ayetler vardır.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yeryüzünde sizin için rengârenk yarattıklarında da öğüt alan bir toplum için gerçek bir ibret vardır.

    Süleyman Ateş

    Yeryüzünde yarattığı çeşitli renklerdeki (hayvanları, bitki)leri de (sizin hizmetinize verdi). Şüphesiz bunda öğüt alan bir toplum için ibret vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin için bu yerde türlü renklerle yetiştirdiği ne varsa, hepsinde bilgisini kullanan bir topluluk için kesin bir belge(ayet) vardır.

    Şaban Britch

    Yeryüzünde de rengarenk şeyleri de sizin için yaratmıştır Bunda öğüt alan bir toplum için birer ayet vardır.

    Şaban Piriş

    Yeryüzünde rengarenk şeyleri de sizin için var etmiştir. Bunda öğüt alan bir toplum için birer ayet vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve sizin için yeryüzünde, çeşit çeşit renklerde başka şeylere de vücut vermiştir. Bütün bunlarda, düşünüp ibret alacak bir toplum için elbette bir mucize vardır.

  14. Nahl suresi, 14. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 14. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى سَخَّرَ ٱلْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا۟ مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُوا۟ مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَا وَتَرَى ٱلْفُلْكَ مَوَاخِرَ فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    Diyanet İşleri

    O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz içindir.

    Mehmet Okuyan

    Kendisinden taze et (balık) yemeniz ve içinden giyeceğiniz (takacağınız) bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren de O'dur. Gemilerin denizi yarıp orada gittiğini görürsün. (Bu durum, Allah'ın) nimetlerinden aramanız ve şükretmeniz içindir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Fâtır 35:12.

    Mustafa İslamoğlu

    Yemeniz için taze et ve takınıp kuşanmanız için mücevherat çıkarasınız diye denizi ve onun içinde suları yararak akıp gittiğini gördüğün(üz) gemileri, O'nun ihsanından payınıza düşeni arayacağınızı ve (bulunca da) şükredeceğinizi umarak (bir yasaya) tabi kılan da yine O'dur.

    Muhammed Esed

    Ve yemek için taze et, takınmak için değerli taşlar çıkarasınız diye denizi; ve denizin üstünde suları yararak yol aldığını gördüğünüz gemileri, O'nun cömertliğinden belki bir pay ararsınız ve şükredersiniz diye (koyduğu tabii yasalara) bağlı kılan O'dur.

    Ahmed Hulusi

    "HU"; ki denizi, ondan taze et yiyesiniz ve takacağınız süsü çıkarasınız diye hizmetinize verdi. . . Gemileri, onda yara yara gidenler görürsün. . . O'nun fazlından isteyesiniz ve değerlendirerek şükredenlerden olasınız diye.

    Ali Bulaç

    Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.

    Ali Özek ve heyeti

    İçinden taze et (balık) yemeniz ve takacağınız bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde (suları) yara yara gittiklerini de görüyorsun. (Bütün bunlar) onun lütfunu aramanız ve nimetine şükretmeniz içindir.

    Ali Rıza Safa

    O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi de hizmetinize vermiştir. O'nun lütfundan aramanız için, gemilerin suları yararak gittiklerini görürsünüz; belki şükredersiniz diye.

    Bayraktar Bayraklı

    Taze et yemeniz, takındığınız süsleri elde etmeniz, Allah'ın bol nimetlerinden faydalanmanız ve şükretmeniz için gemilerin de yara yara gittiğini gördüğün denize boyun eğdiren de O'dur.

    Edip Yüksel

    O ki denizi emrinize sunmuştur; ondan taze et yersiniz, ondan giyim ve takı için süsler çıkarırsınız. Gemilerin denizi yara yara akıp gittiğini görürsünüz. Böylece O'nun lütfunu ararsınız ve belki ona şükredersiniz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O ki denizi emrinize sunmuştur; ondan taze et yersiniz, ondan giyim ve takı için süsler çıkarırsınız. Gemilerin denizi yara yara akıp gittiğini görürsünüz. Böylece O'nun lütfunu ararsınız ve belki ona şükredersiniz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yine taze bir et yiyesiniz ve içinden giyeceğiniz zinet eşyasını çıkarasınız diye, denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde suları yara yara akıp gittiklerini görürsün ve bu da lütfundan payınızı aramanız içindir, ola ki şükredersiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yine odur ki o, denizi teshır etmiştirki ondan taze bir et yiyesiniz ve içinden giyeceğiniz bir ziynet çıkarasınız, gemileri de görürsünüz ki onda yara yara akar giderler, hem fazlından nasıyb arayasınız diye hem de gerek ki şükredesiniz

    Erhan Aktaş

    Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O'dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O'dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O'dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.

    Gültekin Onan

    Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.

    Hasan Basri Çantay

    O, denizi — ondan taze bir et yemeniz, ondan giyeceğiniz (kullanacağınız) zineti çıkarmanız için — (hizmetinize) raam edendir. Gemilerin orada (suları) yararak gitdiklerini görüyorsun ki (bu, sırf Allahın) lutf-ü kereminden (nasıyb) aramanız ve (Ona) şükr etmeniz içindir.

    İbni Kesir

    Taze et yemeniz, giyineceğiniz süs eşyanızı çıkarmanız ve Allah'ın bol nimetinden istifade etmeniz için; denizi müsahhar kılan O'dur. Gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün, O'nun lutfunu aramanız ve şükretmeniz içindir, belki şükredersiniz artık.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yine taze bir et yiyesiniz ve içinden giyeceğiniz ziynet eşyasını çıkarasınız diye denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde suları yara yara akıp gittiklerini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.

    Süleyman Ateş

    O, denizi de (hizmetinize) verdi ki ondan taptaze et yiyesiniz ve ondan kuşanacağınız süsler çıkarasınız. Görüyorsun ki gemiler, denizi yara yara akıp gitmektedir. Allah'ın lutfunu aramanız ve O'na şükretmeniz için.

    Süleymaniye Vakfı

    O, taze et yemeniz ve takınacağınız süsler dipnot 1 çıkarmanız için büyük su kütlelerini dipnot 2 hizmetinize verendir. Gemilerin denizde suyu yara yara gittiklerini görürsün. Bu, Allah'ın lütuf olarak verdiklerini aramanız içindir dipnot 3 . Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Süs özelliği bulunan eşyalar, takılar: altın, gümüş, değerli taşlar, inci, mercan, sedef bu kelimenin kapsamına girer. Bunların hepsi kadına da erkeğe de helal kılınmıştır (A'raf 7/32, Fatır 35/12).
    2. metne dön, dipnot 2
      Arapçada büyük su kütlelerine; denize, akarsulara, tuzlu veya tuzsuz göllere "bahr (بحر)" denir (Lisan'ul-arab). Nitekim tatlı ve tuzlu su ayrımı olmaksızın Kur'an'da her ikisine de "bahr" denmiştir. Bahr kelimesi Türkçeye deniz diye çevrilir. Deniz deyince kimsenin aklına tatlı su kütlesi gelmeyeceği için kelimenin "büyük su kütlesi" şeklinde meallendirilmesi daha uygundur.
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Denizi de hizmetinize verdi ki ondan taze et yiyesiniz ve çıkaracağınız süsleri takınasınız. Gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün; o gemiler (Allah'ın) ikram olarak verdiklerini aramanız içindir. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

    Şaban Britch

    Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyalarını ondan çıkarmanız için denizi sizin emrinize sunmuştur. O’nun lütfundan aramanız için gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün. Umulur ki, şükredersiniz.

    Şaban Piriş

    Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyalarını ondan çıkarmanız için denizi sizin istifadenize sunmuştur. O'nun lütfundan aramanız için gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün. Artık belki şükredersiniz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve O'dur ki, içinden taze bir et yemeniz ve kuşanacağınız bir süs çıkarmanız için denizi emrinize vermiştir. Gemileri onda yara yara gider görürsün. Böyle yapmıştır ki, O'nun kereminden nasip arayasınız ve şükredebilesiniz.

  15. Nahl suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 15. ayet. وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَأَنْهَٰرًا وَسُبُلًا لَّعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

    Diyanet İşleri

    (15-16) Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar.

    Mehmet Okuyan

    (15, 16) Sizi sarsmasıyla ilgili yer içinde ağır baskılar, dipnot 1 (ayrıca gideceğiniz yerlere) ulaşmanız için ırmaklar, yollar dipnot 2 ve işaretler yerleştirmiştir. Onlar, yıldızlarla da yollarını (yönlerini) bulurlar.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yerin içine ağırlıkların yerleştirilmesi "sarsılmaması" değil de "sarsılması"yla ilgili bir mesaj vermektedir. Benzer mesajlar: Ra‘d 13:3; Hicr 15:19; Enbiyâ 21:31; Neml 27:61; Lokmân 31:10; Fussilet 41:10; Kâf 50:7; Mürselât 77:27.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Tâhâ 20:53; Enbiyâ 21:31; Zuhruf 43:10; Nûh 71:20.

    Mustafa İslamoğlu

    Bir yanda sizi sarsar diye yeryüzüne yerleştirdiği kalkmaz kımıldamaz dağlar, öte yanda yolunuzu bulabilmeniz için nehirler ve yollar,

    Muhammed Esed

    Ve sizi sarsmasın diye arza yerinden oynatılmaz dağlar; ve yolunuzu bulasınız diye nehirler, yollar yerleştirdi;

    Ahmed Hulusi

    Sizi sarsmaması için arzda sabit dağlar (sabit işlevli organlar); yolunuzu bulup hakikate eresiniz diye nehirler (ilim akıtan zevat) ve (meşrebinize uygun) yollar (anlayışlar) oluşturdu.

    Ali Bulaç

    Sizi sarsıntıya uğratır diye yerde sarsılmaz dağlar bıraktı, ırmaklar ve yollar da (kıldı). Umulur ki doğru yolu bulursunuz.

    Ali Özek ve heyeti

    Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağları, yolunuzu bulmanız için de ırmakları ve yolları yarattı.

    Ali Rıza Safa

    Yeryüzünün sizi sarsmaması için, sarsılmaz dağları, ırmakları ve yolları yerleştirmiştir; belki doğru yola erişirsiniz diye.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sizi sallar diye yeryüzüne sabit dağlar, ırmaklar ve doğru yolda olasınız diye yollar ve işaretler yerleştirdi. Onlar yıldızlarla da yol bulurlar.

    Edip Yüksel

    Ve sarsılmamanız için yeryüzüne denge sağlayıcılar yerleştirdi, yolu bulmanız için de nehirler, yollar,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve sarsılmamanız için yeryüzüne denge sağlayıcılar yerleştirdi, yolu bulmanız için de nehirler, yollar,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir de sizi çalkalamasın diye yeryüzüne ağır baskılar bıraktı, doğru gidesiniz diye ırmaklar ve yollar yarattı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem Arzda ağır baskılar bıraktı ki sizi çalkar diye, hem de nehirler ve yollar, gerek ki doğru gidesiniz

    Erhan Aktaş

    O, sizi sarsar diye yeryüzüne ağır baskı koydu. Yolunuzu bulmanız için nehirler ve yollardan izler bıraktı;

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O, sizi sarsar diye yeryüzüne ağır baskı koydu. Yolunuzu bulmanız için nehirler ve yollardan izler bıraktı;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O, yeryüzünde sarsılmamanız için dağlar, yolunuzu bulmanız için nehirler ve yollardan izler bıraktı;

    Gültekin Onan

    Sizi sarsıntıya uğratır diye yerde sarsılmaz dağlar bıraktı, ırmaklar ve yollar da (kıldı). Umulur ki doğru yolu bulursunuz.

    Hasan Basri Çantay

    O, sizi sallayıp çalkalar diye, yer yüzüne sabit ve muhkem dağlar, (bundan başka da) ırmaklar, yollar koydu. Taki maksadlarınıza ulaşasınız.

    İbni Kesir

    Yeryüzünde sarsılmayasınız diye sabit dağlar, nehirler ve yollar koymuştur ki onunla, doğru yolu bulasınız.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağları koydu, nehirler (yarattı) ve yolunuzu bulmanız içinde yollar kıldı.

    Süleyman Ateş

    Sizi sarsar diye arza ağır baskılar attı, ırmaklar ve yollar yaptı ki doğru yolu bulasınız (amaçlarınıza eresiniz).

    Süleymaniye Vakfı

    (Yerkabuğu) Sizi sarsar diye dipnot 1 yere sabit dağlar yerleştirdi. Gideceğiniz yere ulaşmanız için de ırmaklar ve yollar oluşturdu dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Dağ" anlamına gelen "rasi" (راسي) kelimesinin çoğulu olan "revasi" (رواسي), Kur'an'da 9 kez geçmektedir. Bu ayette olduğu gibi 2 ayette daha "meyd" (ميد) fiiliyle birlikte kullanılmıştır (Enbiya 21/31, Lokman 31/10). Meyd, "gidip gelme, sallanma, sarsılma" anlamlarına gelmektedir. Bu sebeple kelimenin geçtiği üç ayete, "sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi" şeklinde meal verilmekte, bu da dağların bulunduğu bölgelerde deprem olmadığı gibi bir yanlış anlamaya sebep olmaktadır. Oysa ayetteki "en temide bikum" (أَن تَمِيدَ بِكُمْ) ifadesini "sizi sarsar diye" şeklinde çevirmek metne daha uygun olacaktır. Dolayısıyla ayetin meali "sizi sarsar diye yere sabit dağlar yerleştirdi" şeklinde olmalıdır. Ayette insanları sarsacak olan "yeryüzü"dür (الأرض). Dağların varlığı insanları bu sarsıntı esnasında korumak, daha güvenli bir yerleşim yeri oluşturmak içindir. Ayette dağların yeri sabitlemesinden bahsedilmemektedir. Nitekim toprak, kum ve alüvyonlu kıyı kesimlerin depremlerde en uzun süreli sarsıntı yaratan, sarsıntının şiddetinin en büyük, hızının en fazla olduğu bölgeler olduğu, dağlık ve kayalık alanlarda ise bu sarsıntıların çok daha kısa ve yavaş olduğu yerbilimleri tarafından da tespit edilmiş gerçeklerdir. Ayet bu gerçeği dile getirmekte, bu özelliğinden dolayı dağlar için demir atma, sabitleme kök anlamından türetilmiş (رواسي) revasi kelimesi kullanılmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizi çok sarsmasın dipnot 1 diye yerin içine sabitleyen (oturaklı) dağlar yerleştirdi. Hedeflerinize ulaşabilmeniz için de ırmaklar ve yollar koydu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çeviri bütünlüğü açasından Nahl 15, Enbiya 21/31, Lokman 31/10 çevirilerine aynı teklif yapılmıştır. Görevi yeri sabitlemek ama kendisi aslında sabit değil. Büyük yer levhaları ile birlikte hareket ediyor. "Dağları görürsün de hareketsiz olduklarını sanırsın. Aslında onlar, bulutlar gibi yürümektedirler." (Neml 27/88)

    Şaban Britch

    Sarsıntıya uğratır diye yerde sarsılmaz dağları, yolunuzu bulmanız için de ırmakları ve yolları yarattı.

    Şaban Piriş

    (15-16) Yeryüzünde sabit dağlar yarattı size; sarsılırsınız diye. (Gideceğiniz yere) ulaşmanız için de nehirler ve yollar.. ve işaretler.. Yıldız ile de onlar yollarını bulurlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sizi çalkayıp sarsar diye yerküreye ağır dağlar, ırmaklar, yollar koydu. İyiye ve doğruya ulaşmanız umulmaktadır.

  16. Nahl suresi, 16. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 16. ayet. وَعَلَٰمَٰتٍ وَبِٱلنَّجْمِ هُمْ يَهْتَدُونَ

    Diyanet İşleri

    (15-16) Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar.

    Mehmet Okuyan

    (15, 16) Sizi sarsmasıyla ilgili yer içinde ağır baskılar, dipnot 1 (ayrıca gideceğiniz yerlere) ulaşmanız için ırmaklar, yollar dipnot 2 ve işaretler yerleştirmiştir. Onlar, yıldızlarla da yollarını (yönlerini) bulurlar.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yerin içine ağırlıkların yerleştirilmesi "sarsılmaması" değil de "sarsılması"yla ilgili bir mesaj vermektedir. Benzer mesajlar: Ra‘d 13:3; Hicr 15:19; Enbiyâ 21:31; Neml 27:61; Lokmân 31:10; Fussilet 41:10; Kâf 50:7; Mürselât 77:27.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Tâhâ 20:53; Enbiyâ 21:31; Zuhruf 43:10; Nûh 71:20.

    Mustafa İslamoğlu

    ve daha bir nice işaretler var... Mesela onlar, yıldızlarla yollarını buluyorlar.

    Muhammed Esed

    ve daha (nice) işaretler: (söz gelimi) yıldızlar (ki, onlar)la da insanlar yollarını bulmaktadırlar.

    Ahmed Hulusi

    Daha nice alametler! Necm (yıldız - hakikat ehli {ashabım gökteki yıldıza benzer; hangisine uyarsanız hakikate erdirir. . . hadisi}) olarak hakikate erdirir!

    Ali Bulaç

    Ve (başka) işaretler de (yarattı); onlar yıldız(lar)la da doğru yolu bulabilirler.

    Ali Özek ve heyeti

    Keza bir takım alametleri de yaratan O'dur. Nitekim insanlar, yıldızla da doğru yolu bulurlar.

    Ali Rıza Safa

    Ve göstergeleri; yıldızlarla da yol bulurlar. dipnot 199

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 199
      İşte, bir bilgi ayeti: Evrenlerde yüz milyarlarca yıldız vardır. Kutup Yıldızı veya Kuzey Yıldızı olarak bilinen yıldız, dünyanın ekseniyle yaklaşık aynı doğrultuda olduğu için, diğer gökcisimleri gibi yer değiştirmez. Kutup Yıldızı yalnızca kuzey yarı küreden görünür ve her zaman kuzeyi gösterir. Kutup yıldızı gökyüzünün bu bölgesindeki en parlak yıldız olduğundan hemen görülür. Güney yarı kürede ise Güney Haçı takımyıldızı güney yönünü gösterir. Uzay insanları çok gelişmiş yolbul aygıtları kullanmalarına karşın, uzay yolculuklarında yıldızlardan yararlanırlar. Çünkü yıldızlar asla yanıltmaz. Fakat yolbul aygıtlarının yapabileceği en küçük bir yanlış, milyonlarca kilometre uzaklıklarda çok büyük yanılmalar oluşturur. On yedinci yüzyılda keşfedilen sekstant aygıtı, bir yıldız ile ufuk düzlemi arasındaki açısal uzaklığı ölçerek konum enlemini belirleyen görsel ilerleyiş aygıtıdır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sizi sallar diye yeryüzüne sabit dağlar, ırmaklar ve doğru yolda olasınız diye yollar ve işaretler yerleştirdi. Onlar yıldızlarla da yol bulurlar.

    Edip Yüksel

    Ve göze çarpan işaretler... Yıldızlarla da yol bulurlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve göze çarpan işaretler... Yıldızlarla da yol bulurlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve işaretler koydu. Yıldızla da yollarını bulurlar onlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve alametler, yıldızla da onlar yol doğrulturlar

    Erhan Aktaş

    Ve işaretler. Onlar, yıldızla yol bulurlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve işaretler. Onlar, yıldızla yol bulurlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve işaretler. Onlar, yıldızla yol bulurlar.

    Gültekin Onan

    Ve (başka) işaretler de (yarattı); onlar yıldız(lar)la da doğru yolu bulabilirler.

    Hasan Basri Çantay

    (Yer yüzünde) daha nice alametler (peyda etdi). Yıldız (lar) la da onlar (insanlar) yollarını doğrulturlar.

    İbni Kesir

    İşaretler de. Yıldızlarla da, onlar yollarını bulurlar.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Daha (başka) işaretler (de yarattı) yıldızlar ile de onlar yollarını bulurlar.

    Süleyman Ateş

    (Yol bulmak için yararlanılacak) işaretler de (yarattı). Onlar yıldız(lar)la da yol bulurlar.

    Süleymaniye Vakfı

    (Başka) işaretler de oluşturdu. İnsanlar, o yıldızla da (Kutup Yıldızı dipnot 1 ile) yollarını bulurlar.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "O yıldız" anlamında en-necm (النَّجْمِ) kelimesi bu ayetle beraber dört ayette daha geçer. (Necm 53/1, Rahman 55/6, Tarık 86/3). Kuzey Yarım Küre'de, konum ve yön belirlemede en önemli yıldız her gece, aynı noktada görülen Kutup Yıldızıdır. Ekvatora sıfır, kutup noktasına 90 derecelik açı yapar. Bu ikisi arasındaki her yere yaptığı açı, oranın enlemi kadardır. Güney Kutbunda Sigma Octantis adı verilen yıldızın da benzer özellikleri vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Birçok işaretler ve yıldızlarla yollarını bulurlar.

    Şaban Britch

    Daha (başka) işaretler (de yarattı) yıldız(lar) ile de onlar yollarını bulurlar.

    Şaban Piriş

    (15-16) Yeryüzünde sabit dağlar yarattı size; sarsılırsınız diye. (Gideceğiniz yere) ulaşmanız için de nehirler ve yollar.. ve işaretler.. Yıldız ile de onlar yollarını bulurlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve nice işaretler! Yıldızla da onlar, yol ve yön doğrulturlar.

  17. Nahl suresi, 17. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 17. ayet. أَفَمَن يَخْلُقُ كَمَن لَّا يَخْلُقُ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

    Diyanet İşleri

    Şu halde yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?

    Mehmet Okuyan

    Yaratan, yaratamayan gibi olur mu (hiç)! (Hâlâ gerçekleri) hatırlamıyor musunuz?

    Mustafa İslamoğlu

    İmdi bakın, hiç yaratan yaratamayan gibi (olur) mı? Hala gerçeğin farkına varmayacak mısınız?

    Muhammed Esed

    O halde, (düşünün, bütün bunları) yaratan (Allah), hiçbir şey yaratamayan herhangi bir (varlıkla) kıyaslanabilir mi? Hala aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?

    Ahmed Hulusi

    Yaratan, yaratmayan gibi midir? Düşünüp değerlendiremiyor musunuz?

    Ali Bulaç

    Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp düşünmez misiniz?

    Ali Özek ve heyeti

    O halde, yaratan (Allah), yaratmayan (putlar) gibi olur mu? Hâla düşünmüyor musunuz?

    Ali Rıza Safa

    Yaratan, yaratmayana benzer mi? Yine de düşünmüyor musunuz?

    Bayraktar Bayraklı

    Yaratan, yaratmayana hiç benzer mi? Düşünüp anlamaz mısınız?

    Edip Yüksel

    Yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Düşünmez misiniz?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yaratan, yaratamıyan gibi olur mu? Düşünmez misiniz?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şimdi hiç yaratan, yaratmayan gibi olur mu? Artık siz, düşünmeyecek misiniz?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İmdi yaratan yaratamıyana benzer mi? Artık siz bir tezekkür etmez misiniz?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde yaratan ile yaratmayan bir midir? Hala tezekkür dipnot 1 etmez misiniz?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Öğüt almaz mısınız?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde yaratan ile yaratmayan bir midir? Hala tezekkür dipnot 1 etmez misiniz?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Öğüt almaz mısınız?

    Gültekin Onan

    Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp düşünmez misiniz?

    Hasan Basri Çantay

    Yaratan (Allah), yaratmayan kişi gibi midir? Artık iyice düşünmeyecek misiniz?

    İbni Kesir

    Yaratan; yaratmayan gibi midir hiç? Artık öğüt almaz mısınız?

    Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şu halde yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?

    Süleyman Ateş

    Yaratan, yaratmayan gibi midir? Hiç düşünmüyor musunuz?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hiç yaratan, yaratmayan gibi olur mu? Bilgilerinizi kullanmaz mısınız?

    Şaban Britch

    Hiç yaratan, yaratmayan gibi olur mu? Hiç düşünmez misiniz?

    Şaban Piriş

    Yaratıcı, yaratamayan gibi midir? Hiç düşünmez misiniz?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yaratan, yaratmayana benzer mi? Hiç düşünmüyor musunuz?

  18. Nahl suresi, 18. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 18. ayet. وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ لَا تُحْصُوهَآ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Halbuki Allah'ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın nimet(ler)ini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: İbrâhîm 14:34.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız asla baş edemezsiniz. İyi bilin ki, tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir rahmet kaynağı elbet yalnızca Allah'tır.

    Muhammed Esed

    Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız, asla böyle bir işin altından kalkamazsınız! Gerçek şu ki, çok acıyan çok esirgeyen gerçek bağışlayıcı elbette Allah'tır;

    Ahmed Hulusi

    Eğer Allah nimetlerini saymaya kalksanız, onların ne olduğunu bilerek saymayı başaramazsınız! Muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah'ın nimetini saymaya kalksanız, onu sayamazsınız. Hakikaten Allah çok bağışlayan, pek esirgeyendir.

    Ali Rıza Safa

    Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'ın nimetini saymaya kalksanız bile onu sayamazsınız. Allah affedicidir; merhamet sahibidir.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın nimetini saysanız bitiremezsiniz. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'ın nimetini saysanız bitiremezsiniz. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Oysa Allah'ın nimetlerini saymak isteseniz, sayamazsınız. Herhalde O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Halbuki Allahın ni'metini saysanız ihsa edemezsiniz, her halde Allah çok gafur, çok rahimdir

    Erhan Aktaş

    Eğer Allah'ın nimetlerini sayacak olsanız, onu hesaplayamazsınız. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer Allah'ın nimetlerini sayacak olsanız, onu hesaplayamazsınız. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer Allah'ın nimetlerini sayacak olsanız, onu hesaplayamazsınız. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Gültekin Onan

    Eğer Tanrı'nın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız. Gerçekten Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.

    Hasan Basri Çantay

    Allahın ni'metini birer birer saysanız (bu, ne mümkin? Onu) icmal suretiyle bile sayamazsınız. Şeksiz şübhesiz Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

    İbni Kesir

    Allah'ın nimetini sayacak olursanız; bitiremezsiniz. Muhakkak ki Allah; Gafur'dur, Rahim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hâlbuki Allah’ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Süleyman Ateş

    Eğer Allah'ın ni'metini saysanız, sayamazsınız. Doğrusu Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. Allah, suçlarınızı örtüp ikramda bulunur.

    Şaban Britch

    Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız, onları sayamazsınız. Allah, gerçekten çok mağfiret edendir, çok merhamet edendir.

    Şaban Piriş

    Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız, onları sayamazsınız. Allah, gerçekten bağışlayıcı ve çok merhametlidir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'ın nimetlerini saymaya kalkarsanız, onların sonunu getiremezsiniz. Allah, gerçekten Gafur ve Rahim'dir.

  19. Nahl suresi, 19. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 19. ayet. وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ

    Diyanet İşleri

    Allah, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir.

    Mustafa İslamoğlu

    Zira Allah, içinizde tuttuğunuz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilir.

    Muhammed Esed

    Çünkü neyi ki gizliyor ve neyi ki açığa vuruyorsanız, hepsini bilen Allah'tır.

    Ahmed Hulusi

    Allah gizlediklerinizi de, açığa çıkardıklarınızı da bilir.

    Ali Bulaç

    Allah, saklı tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı bilir.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah, gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilir.

    Ali Rıza Safa

    Ve Allah, gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da bilir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilir.

    Edip Yüksel

    ALLAH gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da bilir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da bilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah, gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da bilir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem Allah neyi sir tutar, neyi ı'lan edersiniz hepsini bilir

    Erhan Aktaş

    Allah, gizlediğiniz şeyleri de açığa vurduğunuz şeyleri de bilir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, gizlediğiniz şeyleri de açığa vurduğunuz şeyleri de bilir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, gizlediğiniz şeyleri de açığa vurduğunuz şeyleri de bilir.

    Gültekin Onan

    Tanrı, saklı tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı bilir.

    Hasan Basri Çantay

    Allah, neyi gizler, neyi açıklarsanız bilir.

    İbni Kesir

    Allah; gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı da bilir.

    Mehmet Alagaş

    (19-27) Allah sizin sakladığınızı da açığa vurduklarınızı da / alenileştirdiklerinizi de biliyor , Allah’ın dışında çağırdıklarınız herhangi bir şey yaratamaz onlar yaratıktırlar , ö lüdürler diri değildirler , ne zaman dirileceklerinin de bilincinde değildirler, sizin ilahınız tek ilahtır , a hirete iman etmeyenler in kalplerinde belirsizlik vardır , onlar büyüklenenlerdir. Şüphesiz ki Allah sizin sakladıklarınızı da açığa çıkardıklarınızı kesinlikle bilir, muhakkak ki O büyüklenenleri sevmez. Onlara Allah ne indirdi denildiğinde dediler ki evvelkilerin hikayeleri / masalları (bize ne evvelkilere ne olmuş) kıyamet günü yüklendiklerini / sorumluluklarını tamamen kendileri taşıyacaklardır ve bir de ilim dışı bir şekilde saptırdıklarının da yüklerini / sorumluluklarını taşıyacaklardır , ne kötü bir sorumluluk / ne kötü bir vezirlik! Onlardan öncekiler de bir tuzak planı kurdular Allah geldi, onların kurulu kubbelerini / binalarını temellerinden aldı, çatılarıyla birlikte üzerlerine çöktürdü, onlara azap, bilincinde / şuurunda olmadıkları taraftan geldi. Sonra kıyamet günü onlar rezil olacaklar, diyecek ki, nerede bana ortak koştuğunuz sizleri ayrıştıran / düşmanlaştıran ortaklarım? Kendilerine ilim verilenler dediler ki; bugün kesinlikle rezillik / zillet ve kötülük kafirlerindir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, sizin gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı da bilir.

    Süleyman Ateş

    Allah, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, neyi gizlediğinizi ve neyi açığa vurduğunuzu bilir.

    Şaban Britch

    Allah, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir.

    Şaban Piriş

    Allah, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah, sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir.

  20. Nahl suresi, 20. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 20. ayet. وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَ

    Diyanet İşleri

    Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyler, yaratılmış olduklarına göre hiçbir şey yaratamazlar.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın peşi sıra yalvardıkları (putlar) hiçbir şey yaratamazlar. (Çünkü) onlar kendileri yaratılmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'tan başka kendilerine yalvarıp yakardığınız varlıklar hiçbir şey yaratamazlar; zira onların kendileri yaratılmışlardır.

    Muhammed Esed

    Allah'tan başka o yalvarıp yakardıklarınıza gelince -bunların kendileri yaratılmış varlıklar olduklarına göre- hiçbir şey yaratamazlar;

    Ahmed Hulusi

    Allah dununda yöneldikleri, kendileri yaratılmış oldukları için bir şey yaratamazlar.

    Ali Bulaç

    Allah'tan başka yakardıkları hiç bir şeyi yaratamazlar, üstelik onlar yaratılıp durmaktadırlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah'ı bırakıp da taptıkları (putlar), hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.

    Ali Rıza Safa

    Allah'tan başka bir de ayrıca yakarışlarda bulundukları, hiçbir şey yaratamazlar; onların kendileri yaratılmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'ı bırakıp da taptıkları varlıklar, hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.

    Edip Yüksel

    Allah'tan başka/aşağısından çağırdıkları kişiler hiçbir şey yaratamazlar, aksine kendileri yaratılmışlardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'ın dışında çağırdıkları kişiler hiç bir şey yaratamazlar, aksine kendileri yaratılmışlardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'tan başka yalvardıkları ise, hiçbir şey yaratamazlar, zaten kendileri yaratılıp duruyorlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allahdan başka yalvardıklarınız ise hiç bir şey yaratamazlar, halbuki kendileri yaratılıp duruyorlar

    Erhan Aktaş

    Onların, Allah'ın yanı sıra dua1 ettikleri, bir şey yaratamazlar. Kendileri yaratılmışlardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onların, Allah'ın yanı sıra dua ettikleri, bir şey yaratamazlar. Kendileri yaratılmışlardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların, Allah'tan başka dua ettikleri bir şey yaratamazlar. Kendileri yaratılmışlardır.

    Gültekin Onan

    Tanrı'dan başka yakardıkları hiç bir şey yaratamazlar, üstelik onlar yaratılıp durmaktadırlar.

    Hasan Basri Çantay

    Halbuki Allahı bırakıb da çağırdıkları (tapdıkları nesneler) hiç bir şey yaratmazlar. Onların kendileri yaratılıb duruyorlar.

    İbni Kesir

    Allah'tan başka taptıkları; hiç bir şey yaratamazlar. Çünkü onların kendileri yaratılmıştır.

    Mehmet Alagaş

    (19-27) Allah sizin sakladığınızı da açığa vurduklarınızı da / alenileştirdiklerinizi de biliyor , Allah’ın dışında çağırdıklarınız herhangi bir şey yaratamaz onlar yaratıktırlar , ö lüdürler diri değildirler , ne zaman dirileceklerinin de bilincinde değildirler, sizin ilahınız tek ilahtır , a hirete iman etmeyenler in kalplerinde belirsizlik vardır , onlar büyüklenenlerdir. Şüphesiz ki Allah sizin sakladıklarınızı da açığa çıkardıklarınızı kesinlikle bilir, muhakkak ki O büyüklenenleri sevmez. Onlara Allah ne indirdi denildiğinde dediler ki evvelkilerin hikayeleri / masalları (bize ne evvelkilere ne olmuş) kıyamet günü yüklendiklerini / sorumluluklarını tamamen kendileri taşıyacaklardır ve bir de ilim dışı bir şekilde saptırdıklarının da yüklerini / sorumluluklarını taşıyacaklardır , ne kötü bir sorumluluk / ne kötü bir vezirlik! Onlardan öncekiler de bir tuzak planı kurdular Allah geldi, onların kurulu kubbelerini / binalarını temellerinden aldı, çatılarıyla birlikte üzerlerine çöktürdü, onlara azap, bilincinde / şuurunda olmadıkları taraftan geldi. Sonra kıyamet günü onlar rezil olacaklar, diyecek ki, nerede bana ortak koştuğunuz sizleri ayrıştıran / düşmanlaştıran ortaklarım? Kendilerine ilim verilenler dediler ki; bugün kesinlikle rezillik / zillet ve kötülük kafirlerindir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah'tan başka dua (ibadet) ettikleri (ilahlar), hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.

    Süleyman Ateş

    Allah'tan başka yalvardıkları (tanrılar), hiçbir şey yaratamazlar, zaten kendileri yaratılmaktadırlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah ile aralarına koyarak yardıma çağırdıklarının hiçbiri bir şey yaratamaz. Zaten kendileri yaratılmış durumdadırlar.

    Şaban Britch

    Allah'tan başka dua ettikleri (ilahlar), hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.

    Şaban Piriş

    Onlar, Allah'tan başkalarına dua ediyorlar. Yaratamayan şeylere, kendileri yaratılmış olanlara.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah dışında yakardıklarınız hiçbir şey yaratamazlar; onların kendileri yaratılmaktadır.

  21. Nahl suresi, 21. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 21. ayet. أَمْوَٰتٌ غَيْرُ أَحْيَآءٍ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ

    Diyanet İşleri

    Onlar, diri olmayan cansız varlıklardır! Ne zaman dirileceklerinin de şuuruna varamazlar.

    Mehmet Okuyan

    (Onlar) ölülerdir; diriler değillerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar ölüdürler, diri değildirler; ne zaman diriltileceklerini dahi bilemezler.

    Muhammed Esed

    hayatı hiç tatmamış ölülerdir onlar; ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

    Ahmed Hulusi

    Hayy (hakikat ilmi) olmayan (yaşayan) ölülerdir. . . Ne zaman ba's olunacaklarının da (yeni bir yapıyla yaratılacaklarının) şuurunda değildirler.

    Ali Bulaç

    Ölüdürler, diri değildirler; ne zaman dirileceklerinin şuuruna varamazlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar ölüdürler; diri değil. (Kendilerine ibadet edenlerin) ne zaman dirileceklerini (Kıyâmeti) de bilmezler.

    Ali Rıza Safa

    Onlar ölüdür; canlı değildir. Ne zaman yeniden yaşama döndürüleceklerinin ayırdında da değillerdir.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar diri değil, ölüdürler. Ne zaman dirileceklerinin de bilincinde değillerdir.

    Edip Yüksel

    Ölüdürler, diri değildirler. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ölüdürler, diri değildirler. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hep ölüdürler, diri değil. Ne zaman diriltileceklerinin de bilincinde değildirler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hep ölüdürler, bizzat hayy değildirler ne zaman ba'solunacaklarına da şuurları yoktur

    Erhan Aktaş

    Diri değil, ölüdürler. Diriltilecekleri zamandan habersizdirler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dua; çağırmak, seslenmek, yardım istemek demektir. Dua, Allah'a istek ve ihtiyaçlarını arz ederek O'nun lütfunu desteğini, bağışlamasını ve yardımını istemektir (2:186). İnsan, dua etmeden önce kendisine düşeni yapmalıdır. Kendisine düşeni yapmadan Allah'tan bir şey istemek samimiyetsizliktir. Yine Allah'tan istenilen şeyin doğru bir şey olması gerekir: İstediği şeyi hak edip etmediğini, hakkı olup olmadığını dikkate almalıdır. Dua edenin, isteği kabul edildikten sonra, Allah'ı unutacak olması, duasının kabul edilmesine engeldir. Allah'ın yanı sıra başka bir kimseye veya şeye dua etmek şirktir (1:5).

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Diri değil, ölüdürler. Diriltilecekleri zamandan habersizdirler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Diri değil, ölüdürler. Diriltilecekleri zamandan habersizdirler.

    Gültekin Onan

    Ölüdürler, diri değildirler; ne zaman dirileceklerinin şuuruna varamazlar.

    Hasan Basri Çantay

    (Onlar) diriler değil, ölülerdir. Ne zaman dirileceklerine şuurları da yokdur.

    İbni Kesir

    Onlar; diri değil, ölüdürler. Ne zaman dirileceklerini de fark edemezler.

    Mehmet Alagaş

    (19-27) Allah sizin sakladığınızı da açığa vurduklarınızı da / alenileştirdiklerinizi de biliyor , Allah’ın dışında çağırdıklarınız herhangi bir şey yaratamaz onlar yaratıktırlar , ö lüdürler diri değildirler , ne zaman dirileceklerinin de bilincinde değildirler, sizin ilahınız tek ilahtır , a hirete iman etmeyenler in kalplerinde belirsizlik vardır , onlar büyüklenenlerdir. Şüphesiz ki Allah sizin sakladıklarınızı da açığa çıkardıklarınızı kesinlikle bilir, muhakkak ki O büyüklenenleri sevmez. Onlara Allah ne indirdi denildiğinde dediler ki evvelkilerin hikayeleri / masalları (bize ne evvelkilere ne olmuş) kıyamet günü yüklendiklerini / sorumluluklarını tamamen kendileri taşıyacaklardır ve bir de ilim dışı bir şekilde saptırdıklarının da yüklerini / sorumluluklarını taşıyacaklardır , ne kötü bir sorumluluk / ne kötü bir vezirlik! Onlardan öncekiler de bir tuzak planı kurdular Allah geldi, onların kurulu kubbelerini / binalarını temellerinden aldı, çatılarıyla birlikte üzerlerine çöktürdü, onlara azap, bilincinde / şuurunda olmadıkları taraftan geldi. Sonra kıyamet günü onlar rezil olacaklar, diyecek ki, nerede bana ortak koştuğunuz sizleri ayrıştıran / düşmanlaştıran ortaklarım? Kendilerine ilim verilenler dediler ki; bugün kesinlikle rezillik / zillet ve kötülük kafirlerindir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar, diri olmayan cansız varlıklardır! Ne zaman dirileceklerinin de şuuruna varamazlar.

    Süleyman Ateş

    Onlar ölüdürler, diri değildirler. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar birer ölüdür, diri değillerdir. Ne zaman diriltileceklerinin de farkında olmazlar.

    Şaban Britch

    Onlar, ölüdür, diri değil. Ne zaman diriltileceklerinin de bilincinde değillerdir.

    Şaban Piriş

    Onlar, ölüdür, diri değil. Ne zaman diriltileceklerinin de bilincinde değillerdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hayat bulmaz ölülerdir onlar. Ne zaman dirilteceklerini bile bilmezler.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.