Diyanet İşleri
Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
Nahl suresi
Nahl suresi, 7. ayet. وَتَحْمِلُ أَثْقَالَكُمْ إِلَىٰ بَلَدٍ لَّمْ تَكُونُوا۟ بَٰلِغِيهِ إِلَّا بِشِقِّ ٱلْأَنفُسِ إِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ
vetaḥmilü eŝḳâleküm ilâ beledil lem tekûnû bâligîhi illâ bişiḳḳi-l'enfüs. inne rabbeküm leraûfür raḥîm.
Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Allah'ın emri; yaratılıştaki nimetler ve âciz ilahlar Nahl 1–21 3
İnsanı nutfeden (bir damla sudan) yarattı. Böyle iken bakarsın ki o, Rabbine açık bir hasım kesilmiştir.
Hayvanları da yarattı. Onlarda sizin için bir ısınma ve birçok faydalar vardır. Hem de onlardan yersiniz.
Onları akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken de sizin için bir güzellik (ve zevk) vardır.
Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları, katırları ve merkepleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır.
Doğru yolu göstermek Allah'a aittir. Yolun eğrisi de vardır. Allah dileseydi, hepinizi doğru yola iletirdi.
O, gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
7. “Onlar ağırlıklarınızı” ağır yüklerinizi, hatta bizzat sizleri “taşıyıp kendi kendinize yarı canınız tükenmeden varamayacağınız beldelere götürürler.” Allah, onları sizin emrinize vermiştir. Bunlardan kimisine binersiniz, kimisine de dilediğiniz ağırlıkları yükler pek uzak şehirlere, uçsuz bucaksız ülkelere götürürsünüz. “Şüphesiz Rabbiniz pek şefkatli, çok merhametlidir.” Zira O, sizin için ihtiyaç ve zaruri olan şeyleri emrinize vermiştir. Öyleyse yüzünün celâline, egemenliğinin azametine, cömertlik ve ihsanının genişliğine yaraşır bir şekilde övgüye layık olan ancak O’dur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sizler için yaratmış olduğumuz bu hayvanlar, yolculuklarınızda ağır yüklerinizi, insanın ancak büyük zorluklarla ulaşması mümkün olan ülkelere taşırlar. -Ey insanlar!- Şüphesiz Rabbinizin bu hayvanları sizin hizmetinize sunması, size karşı çok şefkatli ve merhametli olmasındandır.
Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Aynı kök: ثقل (28 geçiş)
O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için…
Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük…
Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet…
Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey…
Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)
"Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin…
Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)
Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır. Gönüllerinizdeki ihtiyaçlara kendileri üzerinden ulaşasınız diye onları yaratmıştır. Onlarla ve…
Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)
Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve…
Aynı kök: راف (13 geçiş)
Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(O hayvanlar) yüklerinizi, (büyük) güçlüklere katlanmadan ulaşamayacağınız şehir(ler)e taşırlar. dipnot 1 Şüphesiz ki Rabbiniz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
Kendinizi sıkıntıya sokmadan ulaşamayacağınız nice mekanlara yüklerinizi onlar taşır. İyi bilin ki Rabbiniz gerçekten çok şefkatli, pek merhametlidir.
Kendinizi büyük sıkıntılara sokmadan varamayacağınız nice yerlere yükünüzü onlar taşır. Rabbiniz gerçekten çok şefkatli, çok merhametlidir.
Yüklerinizi taşırlar; (onlarsız) meşakkatsiz ulaşamayacağınız pek çok yere ulaştırırlar! Muhakkak ki Rabbiniz, Rauf'tur, Rahıym'dir.
Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin Rabbiniz şefkatli ve merhametlidir.
Bu hayvanlar sizin ağırlıklarınızı, ancak güçlüklere katlanarak varabileceğiniz bir memlekete taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli, pek merhametlidir.
Zorluk çekmeden ulaşamayacağınız yörelere ağır yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Efendiniz, doğal olarak, Sevecendir; Merhametlidir.
Hayvanlar, kendi kendinize zor varacağınız şehirlere ağırlıklarınızı taşırlar. Doğrusu Rabbiniz affedicidir; merhamet sahibidir.
Ve sizin yüklerinizi de, kendi kendinize ancak zorlukla varacağınız bölgelere taşırlar. Efendiniz elbette Şefkatlidir, Rahimdir.
Ve sizin yüklerinizi de, kendi kendinize ancak zorlukla varacağınız bölgelere taşırlar. Rabbiniz elbette Rauf'tur, Rahimdir.
Ağırlıklarınızı da yüklenir, yarı can olmadan varamayacağınız memleketlere kadar götürürler. Şüphesiz Rabbiniz, çok şefkatli, çok merhametlidir.
Ağırlıklarınızı da yüklenir, canlarınızın yarısını tüketmeden varamıyacağınız beldelere kadar götürürler, her halde rabbınız size çok re'fetli, çok merhametli
Zorlukla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Rabb'iniz Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Zorlukla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Rabb'iniz Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Zorlukla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Rabb'iniz Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin rabbiniz şefkatli ve merhametlidir.
Onlar sizin ağırlıklarınızı yüklenir (ler), yarı canınız tükenmeden varamayacağınız bir memlekete (sizi) götürür (ler). Şüphesiz ki Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhamet edicidir.
Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere yüklerinizi taşırlar. Muhakkak ki Rabbınız; Rauf'tur, Rahim'dir.
(1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Kendisine ancak ağır sıkıntıya katlanarak varabileceğiniz uzaklıktaki beldelere, yüklerinizi taşırlar. Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şefkatlidir, merhametlidir.
Ağırlıklarınızı öyle (uzak) şehirlere taşırlar ki, (onlar olmasa) canlar(ınız), büyük zahmetler çekmeden oraya varamazdınız. Doğrusu Rabbiniz, çok şefkatli, çok acıyandır.
Yüklerinizi öyle yerlere taşırlar dipnot 1 ki yorgunluktan canınız çıkmadan oralara varamazsınız. Rabbiniz elbette çok şefkatlidir, ikramı da boldur.
Yüklerinizi öyle yere taşırlar ki yarı canınız gitmeden siz oralara varamazsınız. Rabbiniz çok şefkatlidir ve ikramı boldur.
Ancak çok güçlükle varabileceğiniz bir beldeye yüklerinizi taşırlar. İşte Rabbiniz, çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
Çok güçlükle varabileceğiniz bir beldeye yüklerinizi taşırlar. İşte Rabbiniz, böyle şefkatli ve merhametlidir.
Ve ağırlıklarınızı yüklenir, canlarınızın yarısını tüketmeden varamayacağınız beldelere kadar taşırlar. Hiç kuşkusuz, Rabbiniz gerçekten Rauf'tur, çok acıyıp esirger; Rahim'dir, sınırsızca merhamet eder.
And they carry your burdens to a land you could not have reached but with hardship and severe toil. Allah, your Creator, is indeed Raufun (Compassionate) and Rahimun (Merciful).
They carry your loads to lands you yourselves could not reach without great hardship––truly your Lord is kind and merciful––
And they carry your heavy loads to lands that ye could not (otherwise) reach except with souls distressed: for your Lord is indeed Most Kind, Most Merciful,
and they carry your loads to many a place which you would be unable to reach without much hardship. Surely your Lord is Intensely Loving, Most Merciful.
They carry your loads to lands you would never reach except with great difficulty. Your Lord is All-Gentle, Most Merciful.
And they carry your loads to a land that you could not reach except with great trouble to yourselves. Truly, your Lord is full of Kindness, Most Merciful.
And they bear your burdens to towns which you could not reach except by straining yourselves. Indeed your Lord is most kind and merciful.
And it is (these cattle) that carry your heavy loads to lands that you could never reach except by putting yourselves to great hardships. Indeed, your Lord is Most Compassionate, Ever Merciful.
and they bear your loads unto a land that you never would reach, excepting with great distress. Surely your Lord is All-clement, All-compassionate.
They carry your loads to the most difficult to reach places that otherwise you had to carry with the most pain. How kind and merciful of your Lord to have created them for you.
And they bear your heavy burdens to towns which ye could not otherwise reach, except with great wretchedness of soul;- verily, your Lord is kind and merciful.
They carry your loads to a place you would not have been able to reach except with great strain. Your Lord is Kind, Compassionate.
And they carry your burdens to a distant country, at which ye could not otherwise arrive, unless with great difficulty to yourselves; for your Lord is compassionate and merciful.
And they bear your heavy burdens to lands which you could not otherwise reach, except with souls distressed; - verily, your Lord is Kind and Merciful.
And they carry your heavy (burdens) to land you could not have reached excepting with arduous (effort) (Literally: arduous "effort upon yourselves). Surely your Lord is indeed Ever-Compassionate, Ever-Merciful.
And they bear your loads for you unto a land ye could not reach save with great trouble to yourselves. Lo! your Lord is Full of Pity, Merciful.
They carry your burdens to lands so distant you could not have reached without much hardship. Indeed your Lord is compassionate and kind.
And they carry your loads to [many] a place which [otherwise] you would be unable to reach without great hardship to yourselves. Verily, your Sustainer is most compassionate, a dispenser of grace!
And they carry your loads to ˹distant˺ lands which you could not otherwise reach without great hardship. Surely your Lord is Ever Gracious, Most Merciful.
And they carry your loads to a place you would not have been able to reach except with great strain. Your Lord is Compassionate, Merciful.
And they carry your loads to lands that you could not reach without a great hardship. Surely, your Lord is Compassionate, Most Merciful.
And they carry your loads to a land you could not have reached except with difficulty to yourselves. Indeed, your Lord is Kind and Merciful.
And they bear your loads to a land you could not have reached save with great trouble to yourselves; your Lord is kind and merciful.)
They carry your loads to places you could not reach without much hardship. Verily, your Lord is Compassionate, Merciful.
And they carry your heavy loads to a land where you could not (possibly) go except with considerable pain to (your bodies and) selves: Truly, your Lord is Most Kind (Ra'uf), Most Merciful (Raheem).
And they carry your loads to a city where you were not able to reach without putting yourselves to arduous labor. Surely, your Lord is Very-Kind, Very-Merciful.
And they carry your loads to a land that you would not have been able to reach except with great strain. Your Lord is Compassionate, Merciful.