Nahl suresi

Nahl suresi, 14. ayet

Nahl suresi, 14. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى سَخَّرَ ٱلْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا۟ مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُوا۟ مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَا وَتَرَى ٱلْفُلْكَ مَوَاخِرَ فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

vehüve-lleẕî seḫḫara-lbaḥra lite'külû minhü laḥmen ṭariyyev vetestaḫricû minhü ḥilyeten telbesûnehâ. vetera-lfülke mevâḫira fîhi velitebtegû min faḍlihî vele`alleküm teşkürûn.

Diyanet İşleri

O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz içindir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 11–17 · surenin 14. ayeti / 128

Konu Allah'ın emri; yaratılıştaki nimetler ve âciz ilahlar Nahl 1–21 3

  1. Nahl 11

    Allah o su ile size; ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için bir ibret vardır.

  2. Nahl 12

    O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir millet için ibretler vardır.

  3. Nahl 13

    Sizin için yeryüzünde çeşitli renk ve biçimlerle yarattığı şeyleri de sizin hizmetinize verdi. Öğüt alan bir toplum için bunda ibretler vardır.

  4. 14

    O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz içindir.

  5. Nahl 15–16

    (15-16) Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar.

  6. Nahl 17

    Şu halde yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

14. “Denizi, ondan taze et” yani avladığınız balıkları “yemeniz ve takınacağınız zineti” ki bu süsler güzelliğinize güzellik katar “çıkarmanız için istifadenize sunan” emrinize veren ve türlü menfaatlerinize hazırlayan yalnızca “O’dur.” bunda O’nun hiçbir ortağı yoktur. “Gemilerin” küçük büyük deniz araçlarını “orada suyu yara yara” yani ön tarafıyla o muazzam deniz sularını yarıp ilerleyerek bir bölgeden bir başka bölgeye “gittiklerini görürsün.” yolcuları, onların erzaklarını, mallarını, rızık elde etmek ve Allah’ın lütfunu ve rızıklarını aramak için çıkan ticaret erbabını ve ticaret mallarını taşırlar. “Bunlar, hem lütfundan arayasınız hem de” bütün bunları sizin için kolaylaştırıp hazırlayan o yüce Zât’a “şükredesiniz” ve bunları lütfeden Allah’ı övesiniz “diyedir.” Kullara isteklerinin üstünde, temenni ettiklerinin ötesinde menfaat ve maslahatlarına olan şeyleri verip diledikleri her şeyden ihsanda bulunan Yüce Allah’a sonsuz hamd, şükür ve senâlar olsun. Bizler O’na gerektiği gibi hamd-u senâda bulunamayız. O, kendi zâtını övdüğü gibidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Denizleri sizlerin hizmetinize sunan, avladığınız balıkların taze yumuşak etini yemeniz için denize girmeyi ve inci gibi, takındığınız ve kadınlarınızın taktığı süs eşyaları için denizin içinde bulunanları çıkartmayı mümkün kılan Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'dır. Denizin coşkun dalgalarını yaran gemiler görürsün. Allah’ın lütfuyla hasıl olacak ticaret kazancını elde etmek için ve Allah’ın sizlere verdiği nimetlere karşılık O'na hakkıyla şükretmeyi ve O'nu ibadetinizde birlemeyi ümit ederek o gemilere binersiniz.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَهُوَ ve huve O'dur
  2. ٱلَّذِى llezi
  3. سَخَّرَ sehhara hizmetinize veren kök: سخر
  4. ٱلْبَحْرَ l-behra denizi kök: بحر
  5. لِتَأْكُلُوا۟ lite'kulu yemeniz için kök: اكل
  6. مِنْهُ minhu ondan
  7. لَحْمًۭا lehmen et kök: لحم
  8. طَرِيًّۭا tariyyen taptaze kök: طرو
  9. وَتَسْتَخْرِجُوا۟ ve testehricu ve çıkarmanız için kök: خرج
  10. مِنْهُ minhu ondan
  11. حِلْيَةًۭ hilyeten süsler kök: حلي
  12. تَلْبَسُونَهَا telbesuneha kuşanacağınız kök: لبس
  13. وَتَرَى ve tera ve görüyorsun ki kök: راي
  14. ٱلْفُلْكَ l-fulke gemiler kök: فلك
  15. مَوَاخِرَ mevahira denizi yara yara gitmektedir kök: مخر
  16. فِيهِ fihi onun içinde
  17. وَلِتَبْتَغُوا۟ velitebtegu aramanız için kök: بغي
  18. مِن min
  19. فَضْلِهِۦ fedlihi O'nun lutfunu kök: فضل
  20. وَلَعَلَّكُمْ veleallekum ve olur ki
  21. تَشْكُرُونَ teşkurune şükredersiniz kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طرو (2 geçiş) · Aynı kök: مخر (2 geçiş) · Aynı kök: حلي (9 geçiş)

    İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve…

  • Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: سخر (42 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O'nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir.

  • Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Rüzgarları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah'ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O, bunu, size rahmetinden tattırmak, emriyle…

  • Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Rabbiniz, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütendir. Şüphesiz O, size karşı çok merhametlidir.

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)

    Allah, rahmetinden ötürü geceyi içinde dinlenesiniz; gündüzü de, lütfundan isteyesiniz ve şükredesiniz diye sizin için yarattı.

  • Aynı kök: سخر (42 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı çok lütufkardır, fakat onların çoğu (O'nun…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendisinden taze et (balık) yemeniz ve içinden giyeceğiniz (takacağınız) bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren de O'dur. Gemilerin denizi yarıp orada gittiğini görürsün. (Bu durum, Allah'ın) nimetlerinden aramanız ve şükretmeniz içindir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Fâtır 35:12.

Mustafa İslamoğlu

Yemeniz için taze et ve takınıp kuşanmanız için mücevherat çıkarasınız diye denizi ve onun içinde suları yararak akıp gittiğini gördüğün(üz) gemileri, O'nun ihsanından payınıza düşeni arayacağınızı ve (bulunca da) şükredeceğinizi umarak (bir yasaya) tabi kılan da yine O'dur.

Muhammed Esed

Ve yemek için taze et, takınmak için değerli taşlar çıkarasınız diye denizi; ve denizin üstünde suları yararak yol aldığını gördüğünüz gemileri, O'nun cömertliğinden belki bir pay ararsınız ve şükredersiniz diye (koyduğu tabii yasalara) bağlı kılan O'dur.

Ahmed Hulusi

"HU"; ki denizi, ondan taze et yiyesiniz ve takacağınız süsü çıkarasınız diye hizmetinize verdi. . . Gemileri, onda yara yara gidenler görürsün. . . O'nun fazlından isteyesiniz ve değerlendirerek şükredenlerden olasınız diye.

Ali Bulaç

Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.

Ali Özek ve heyeti

İçinden taze et (balık) yemeniz ve takacağınız bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde (suları) yara yara gittiklerini de görüyorsun. (Bütün bunlar) onun lütfunu aramanız ve nimetine şükretmeniz içindir.

Ali Rıza Safa

O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi de hizmetinize vermiştir. O'nun lütfundan aramanız için, gemilerin suları yararak gittiklerini görürsünüz; belki şükredersiniz diye.

Bayraktar Bayraklı

Taze et yemeniz, takındığınız süsleri elde etmeniz, Allah'ın bol nimetlerinden faydalanmanız ve şükretmeniz için gemilerin de yara yara gittiğini gördüğün denize boyun eğdiren de O'dur.

Edip Yüksel

O ki denizi emrinize sunmuştur; ondan taze et yersiniz, ondan giyim ve takı için süsler çıkarırsınız. Gemilerin denizi yara yara akıp gittiğini görürsünüz. Böylece O'nun lütfunu ararsınız ve belki ona şükredersiniz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O ki denizi emrinize sunmuştur; ondan taze et yersiniz, ondan giyim ve takı için süsler çıkarırsınız. Gemilerin denizi yara yara akıp gittiğini görürsünüz. Böylece O'nun lütfunu ararsınız ve belki ona şükredersiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine taze bir et yiyesiniz ve içinden giyeceğiniz zinet eşyasını çıkarasınız diye, denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde suları yara yara akıp gittiklerini görürsün ve bu da lütfundan payınızı aramanız içindir, ola ki şükredersiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yine odur ki o, denizi teshır etmiştirki ondan taze bir et yiyesiniz ve içinden giyeceğiniz bir ziynet çıkarasınız, gemileri de görürsünüz ki onda yara yara akar giderler, hem fazlından nasıyb arayasınız diye hem de gerek ki şükredesiniz

Erhan Aktaş

Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O'dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O'dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O'dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.

Gültekin Onan

Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.

Hasan Basri Çantay

O, denizi — ondan taze bir et yemeniz, ondan giyeceğiniz (kullanacağınız) zineti çıkarmanız için — (hizmetinize) raam edendir. Gemilerin orada (suları) yararak gitdiklerini görüyorsun ki (bu, sırf Allahın) lutf-ü kereminden (nasıyb) aramanız ve (Ona) şükr etmeniz içindir.

İbni Kesir

Taze et yemeniz, giyineceğiniz süs eşyanızı çıkarmanız ve Allah'ın bol nimetinden istifade etmeniz için; denizi müsahhar kılan O'dur. Gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün, O'nun lutfunu aramanız ve şükretmeniz içindir, belki şükredersiniz artık.

Mehmet Alagaş

(1, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18) Allah’ın emri geldi, onu çabucak istemeyin, O üst ün tutulandır, ortak koşulanlardan yücedir, Melekleri Ruh’ la, O’nun emri için kullarından istediğine uyarıda bulunmaları amacıyla indiriyor, muhakkak ki benden başka ilah yoktur benden sakının, semaları ve arzı gerçek olarak / gerçekten yaratandır , ortak koştuklarınızdan yücedir. İnsan bir spermden / nutfeden yaratılmıştır, şimdi de apaçık rakip / hasım olmuştur, hayvanları da o yarattı, siz onlarda ısınır, faydalanır ve onlardan yersiniz , onları sabah serbest bırakıp ta akşam rahatlamak için size geri geldiklerinde onlarda bir güzellik vardır. Yüklerinizi istediğiniz sizin zorlu meşakkatli şekilde ulaşmanızın mümkün olacağı beldeye taşır , muhakkak ki Rabbiniz şefkatli dir esirgeyendir. Atları katırları ve merkepleri binesiniz ve de ziynet olsun diye yarattık ve daha bilmediğiniz neleri de yaratıyor. Dosdoğru yolu göstermek Allah’ındır. Ondan eğri olan yollar da vardır, eğer istese idi hepsi hidayeti bulurdu. O ki gökten suyu sizin için indirendir, içecek ondandır, ağaçlar ondandır, ondan hayvanlar sulanır, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve onla yeşerir, işte bunda fikir üreten bir kavim için ayetler vardır, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı, sizin emrinize amade kıldı, yıldızlar da onun emrine bağlıdır / amadedir, muhakkak ki bunda akleden kavim için ayetler vardır , arzda çeşitli renklerdeki ziraat ettikleri niz, i şte bunda hatırlayabilen bir kavim için ibretler vardır, O ki denizi ondan taptaze et yiyebilmeniz için ve ondan giyebileceğiniz süsler çıkarmanız için sizin emrinize verdi , O’nun fazlından arama ları için gemilerin yararak ilerlediğini görürsün , böylelikle belki teşekkür edersiniz, arzda sarsılmayın diye sabiteler koydu ve nehirler ve yollar böylelikle belki yola girersiniz ve ilim işaretleri / a lametler ve yıldızlar onlar da size yol gösteriyorlar , Yaratan kimse yaratmayan kimse gibi midir? düşünmüyor musunuz? Allah’ın nimetlerini saymak isterseniz onu sayarak kavrayamazsınız? Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yine taze bir et yiyesiniz ve içinden giyeceğiniz ziynet eşyasını çıkarasınız diye denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde suları yara yara akıp gittiklerini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.

Süleyman Ateş

O, denizi de (hizmetinize) verdi ki ondan taptaze et yiyesiniz ve ondan kuşanacağınız süsler çıkarasınız. Görüyorsun ki gemiler, denizi yara yara akıp gitmektedir. Allah'ın lutfunu aramanız ve O'na şükretmeniz için.

Süleymaniye Vakfı

O, taze et yemeniz ve takınacağınız süsler dipnot 1 çıkarmanız için büyük su kütlelerini dipnot 2 hizmetinize verendir. Gemilerin denizde suyu yara yara gittiklerini görürsün. Bu, Allah'ın lütuf olarak verdiklerini aramanız içindir dipnot 3 . Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Süs özelliği bulunan eşyalar, takılar: altın, gümüş, değerli taşlar, inci, mercan, sedef bu kelimenin kapsamına girer. Bunların hepsi kadına da erkeğe de helal kılınmıştır (A'raf 7/32, Fatır 35/12).
  2. metne dön, dipnot 2
    Arapçada büyük su kütlelerine; denize, akarsulara, tuzlu veya tuzsuz göllere "bahr (بحر)" denir (Lisan'ul-arab). Nitekim tatlı ve tuzlu su ayrımı olmaksızın Kur'an'da her ikisine de "bahr" denmiştir. Bahr kelimesi Türkçeye deniz diye çevrilir. Deniz deyince kimsenin aklına tatlı su kütlesi gelmeyeceği için kelimenin "büyük su kütlesi" şeklinde meallendirilmesi daha uygundur.
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Denizi de hizmetinize verdi ki ondan taze et yiyesiniz ve çıkaracağınız süsleri takınasınız. Gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün; o gemiler (Allah'ın) ikram olarak verdiklerini aramanız içindir. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

Şaban Britch

Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyalarını ondan çıkarmanız için denizi sizin emrinize sunmuştur. O’nun lütfundan aramanız için gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün. Umulur ki, şükredersiniz.

Şaban Piriş

Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyalarını ondan çıkarmanız için denizi sizin istifadenize sunmuştur. O'nun lütfundan aramanız için gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün. Artık belki şükredersiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve O'dur ki, içinden taze bir et yemeniz ve kuşanacağınız bir süs çıkarmanız için denizi emrinize vermiştir. Gemileri onda yara yara gider görürsün. Böyle yapmıştır ki, O'nun kereminden nasip arayasınız ve şükredebilesiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

It is He Who made the sea subservient to you to use as a source of aliment and ornaments. You eat of its fresh and tender meat -fish- and wear of its coral and pearls. And you see the ships cleaving its surface and ploughing its billowy waves. They help you accomplish your objects sought after of His bounty to the end that your bosoms may hopefully surge up and answer thanks.

Abdul Haleem

It is He who made the sea of benefit to you: you eat fresh fish from it and bring out jewellery to wear; you see the ships cutting through its waves so that you may go in search of His bounty and give thanks.

Abdullah Yusuf Ali

It is He Who has made the sea subject, that ye may eat thereof flesh that is fresh and tender, and that ye may extract therefrom ornaments to wear; and thou seest the ships therein that plough the waves, that ye may seek (thus) of the bounty of Allah and that ye may be grateful.

Abul A'la Maududi

And He it is Who has subjected the sea that you may eat fresh fish from it and bring forth ornaments from it that you can wear. And you see ships ploughing their course through it so that you may go forth seeking His Bounty dipnot 1 and be grateful to Him.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, try to get your sustenance in lawful ways.

Aisha Bewley

It is He who made the sea subservient to you so that you can eat fresh flesh from it and bring out from it ornaments to wear. And you see the ships cleaving through it so that you can seek His bounty, and so that hopefully you will show thanks.

Al-Hilali & Khan

And He it is Who has subjected the sea (to you), that you eat thereof fresh tender meat (i.e. fish), and that you bring forth out of it ornaments to wear. And you see the ships ploughing through it, that you may seek (thus) of His Bounty (by transporting the goods from place to place) and that you may be grateful.

Ali Quli Qarai

It is He who disposed the sea [for your benefit] that you may eat from it fresh meat, and obtain from it ornaments, which you wear —and you see the ships plowing through it— and that you may seek of His grace, and that you may give thanks.

Amatul Rahman Omar

And He it is Who has made subservient (to you) the sea that you may eat of its fresh flesh (of fish), and may bring forth out of it (precious and beautiful things of) ornaments for your wear. And you see the ships cleaving through it. (They do so that you may journey with ease) and that you may seek of His bounty (in other ways) and that you may render thanks (to Him).

Arthur John Arberry

It is He who subjected to you the sea, that you may eat of it fresh flesh, and bring forth out of it ornaments for you to wear; and thou mayest see the ships cleaving through it; and that you may seek of His bounty, and so haply you will be thankful.

Bijan Moeinian

He is the One Who has put the sea in your disposition. You eat from it tender meat, find in it jewelry to wear and sail over it your ships. May you enjoy His blessings and be grateful to Him.

E. Henry Palmer

He it is who has subjected the sea, that ye may eat fresh flesh therefrom; and ye bring forth from it ornaments which ye wear,- and thou mayest see the ships cleaving through it,- and that ye may search after His grace,- and haply ye may give thanks.

Edip-Layth

He is the One who committed the sea, that you may eat from it a tender meat, and that you may extract from it pearls that you wear. You see the ships flowing through it, so that you may seek from His bounty, and that you may be thankful.

George Sale

It is He who hath subjected the sea unto you, that ye might eat fish thereout, and take from thence ornaments for you to wear: And thou seest the ships plowing the waves thereof, that ye may seek to enrich your selves of his abundance, by commerce; and that ye might give thanks.

Hamid S. Aziz

He it is who has subjected the sea, that you may eat fresh flesh there from; and you bring forth from it ornaments which you wear,- and you may see the ships cleaving through it, and that you may search after His Bounty, and per chance (or possibly) you may give thanks.

Mahmoud Ghali

And He is the One Who subjected the sea that you may eat of it fresh flesh and draw forth out of it ornaments for you to wear. And you see the ships plowing through it, and that you may seek of His Grace and that possibly you would thank (Him).

Marmaduke Pickthall

And He it is Who hath constrained the sea to be of service that ye eat fresh meat from thence, and bring forth from thence ornaments which ye wear. And thou seest the ships ploughing it that ye (mankind) may seek of His bounty and that haply ye may give thanks.

Mohamed Ahmed - Samira

It is He who has subdued the sea that you may eat fresh meat from it, and obtain ornaments to wear. You see the ships plough through it that you may seek of His bounties and, perhaps, be grateful.

Muhammad Asad

And He it is who has made the sea subservient [to His laws], so that you might eat fresh meat from it, and take from it gems which you may wear. And on that [very sea] one sees ships ploughing through the waves, so that you might [be able to] go forth in quest of some of His bounty, and thus have cause to be grateful [to Him].

Mustafa Khattab

And He is the One Who has subjected the sea, so from it you may eat tender seafood and extract ornaments to wear. And you see the ships ploughing their way through it, so you may seek His bounty and give thanks ˹to Him˺.

Progressive Muslims

And He is the One who committed the sea, that you may eat from it a tender meat, and that you may extract from it pearls that you wear. And you see the ships flowing through it, so that you may seek from His bounty, and that you may be thankful.

Rashad Khalifa

And He committed the sea to serve you; you eat from it tender meat, and extract jewelry which you wear. And you see the ships roaming it for your commercial benefits, as you seek His bounties, that you may be appreciative.

Sahih International

And it is He who subjected the sea for you to eat from it tender meat and to extract from it ornaments which you wear. And you see the ships plowing through it, and [He subjected it] that you may seek of His bounty; and perhaps you will be grateful.

Sam Gerrans

And He it is that made subject the sea, that you might eat therefrom fresh flesh, and bring forth therefrom ornaments which you wear — and thou seest the ships ploughing therein — and that you might seek of His bounty, and that you might be grateful.

Shabbir Ahmed

And He it is Who has made the sea subservient. You eat from it tender fresh meat and take from it gems which you may wear. And on that very sea you see the ships roaming through the waves so that you might seek of His bounty and be appreciative.

Syed Vickar Ahamed

And He, it is Who has made the sea subject (to His Command), so that you may eat the flesh (of the fish) from there that is fresh and tender, and so that you may extract from there ornaments (and pearls) to wear; And you see the ships in there that break the waves, so that you may find the bounty of Allah and that you may be grateful.

Taqi Usmani

He is the One who has subjugated the sea, so that you may eat fresh meat from it, and may take out from it ornaments you wear, and you see the boats cleaving through it, and so that you may seek His bounty, and that you may be grateful.

The Monotheist Group

And He is the One who has commissioned the sea, that you may eat from it a tender meat, and that you may extract from it pearls that you wear. And you see the ships flowing through it, so that you may seek from His bounty, and that you may be thankful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩