22. sure

Hac Suresi الحج

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 8 konu
  1. Kıyamet sarsıntısı ve dirilişin delili 1–10 karşılaştır — Kıyamet sarsıntısı ve dirilişin delili
  2. Kıyıdan kulluk edenler ve iki hasım taraf 11–24 karşılaştır — Kıyıdan kulluk edenler ve iki hasım taraf
  3. Kâbe, haccın ilanı ve kurban 25–37 karşılaştır — Kâbe, haccın ilanı ve kurban
  4. Savaş izni ve helâk edilen memleketler 38–48 karşılaştır — Savaş izni ve helâk edilen memleketler
  5. Şeytanın vesvesesi; o gün mülk Allah'ındır 49–57 karşılaştır — Şeytanın vesvesesi; o gün mülk Allah'ındır
  6. Hicret edip öldürülenler ve Allah'ın kudreti 58–66 karşılaştır — Hicret edip öldürülenler ve Allah'ın kudreti
  7. Her ümmete bir ibadet yolu 67–72 karşılaştır — Her ümmete bir ibadet yolu
  8. Sinek meseli; rükû, secde ve cihad 73–78 karşılaştır — Sinek meseli; rükû, secde ve cihad

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kıyamet sarsıntısı ve dirilişin delili 1–10

  1. Hac suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ إِنَّ زَلْزَلَةَ ٱلسَّاعَةِ شَىْءٌ عَظِيمٌ

    yâ eyyühe-nnâsü-tteḳû rabbeküm. inne zelzelete-ssâ`ati şey'ün `ażîm.

    Şaban Britch

    Ey İnsanlar! Rabbinizden sakının/takvalı olun. Gerçekten kıyamet sarsıntısı büyük bir şeydir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 1. ayet

  2. Hac suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 2. ayet. يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّآ أَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى ٱلنَّاسَ سُكَٰرَىٰ وَمَا هُم بِسُكَٰرَىٰ وَلَٰكِنَّ عَذَابَ ٱللَّهِ شَدِيدٌ

    yevme teravnehâ teẕhelü küllü mürḍi`atin `ammâ erḍa`at vetede`u küllü ẕâti ḥamlin ḥamlehâ vetera-nnâse sükârâ vemâ hüm bisükârâ velâkinne `aẕâbe-llâhi şedîd.

    Şaban Britch

    Onu gördüğünüz gün, her emzikli emzirdiğini unutur, her hamile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş olmuş görürsün. Onlar sarhoş değiller, fakat Allah’ın azabı şiddetlidir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 2. ayet

  3. Hac suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 3. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَٰنٍ مَّرِيدٍ

    vemine-nnâsi mey yücâdilü fi-llâhi bigayri `ilmiv veyettebi`u külle şeyṭânim merîd.

    Şaban Britch

    Bazı insanlar ilmi olmaksızın Allah hakkında tartışıp durur ve her azgın şeytana tabi olurlar.

    Ayet detayı — Hac suresi, 3. ayet

  4. Hac suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 4. ayet. كُتِبَ عَلَيْهِ أَنَّهُۥ مَن تَوَلَّاهُ فَأَنَّهُۥ يُضِلُّهُۥ وَيَهْدِيهِ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

    kütibe `aleyhi ennehû men tevellâhü feennehû yüḍillühû veyehdîhi ilâ `aẕâbi-sse`îr.

    Şaban Britch

    Şeytanın aleyhinde şöyle yazılmıştır: “Kim onu veli edinirse onu saptırır ve onu alevli ateş azabına sürükler.”

    Ayet detayı — Hac suresi, 4. ayet

  5. Hac suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 5. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِن كُنتُمْ فِى رَيْبٍ مِّنَ ٱلْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَٰكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِن مُّضْغَةٍ مُّخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِّنُبَيِّنَ لَكُمْ وَنُقِرُّ فِى ٱلْأَرْحَامِ مَا نَشَآءُ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوٓا۟ أَشُدَّكُمْ وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّىٰ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرْذَلِ ٱلْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنۢ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔا وَتَرَى ٱلْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَآ أَنزَلْنَا عَلَيْهَا ٱلْمَآءَ ٱهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنۢبَتَتْ مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ

    yâ eyyühe-nnâsü in küntüm fî raybim mine-lba`ŝi feinnâ ḫalaḳnâküm min türâbin ŝümme min nuṭfetin ŝümme min `aleḳatin ŝümme mim muḍgatim müḫalleḳativ vegayri müḫalleḳatil linübeyyine leküm. venüḳirru fi-l'erḥâmi mâ neşâü ilâ ecelim müsemmen ŝümme nuḫricüküm ṭiflen ŝümme liteblügû eşüddeküm. veminküm mey yüteveffâ veminküm mey yüraddü ilâ erẕeli-l`umüri likeylâ ya`leme mim ba`di `ilmin şey'â. vetera-l'arḍa hâmideten feiẕâ enzelnâ `aleyhe-lmâe-htezzet verabet veembetet min külli zevcim behîc.

    Şaban Britch

    Ey insanlar! Eğer tekrar dirilmekten şüphede iseniz; şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden (meniden), sonra alakadan (embriyodan), sonra (cesedi) biçimlenen ve biçimlenmeyen bir çiğnem et parçasından yarattık ki, size (kudretimizi) açıkça gösterelim. Dilediğimizi adı konmuş bir süreye kadar rahimlerde tutar ve sizi bebek olarak çıkarırız. Sonra siz yetişip, güçlü çağınıza gelirsiniz. Kiminizin vefat eder, kiminiz de bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hale gelsin diye ömrünün en düşkün dönemine ulaştırılır. Yeryüzünü kupkuru görürsün de biz ona su indirince harekete geçer, kabarır ve her çeşit güzel bitkiyi çift çift bitirir ya...

    Ayet detayı — Hac suresi, 5. ayet

  6. Hac suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 6. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّهُۥ يُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ وَأَنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    ẕâlike bienne-llâhe hüve-lḥaḳḳu veennehû yuḥyi-lmevtâ veennehû `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Şaban Britch

    İşte (ibadet olunan tek) hakk (ilah) Allah'tır. Şüphesiz ölüleri diriltir. Çünkü O’nun her şeye gücü yeter.

    Ayet detayı — Hac suresi, 6. ayet

  7. Hac suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 7. ayet. وَأَنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ لَّا رَيْبَ فِيهَا وَأَنَّ ٱللَّهَ يَبْعَثُ مَن فِى ٱلْقُبُورِ

    veenne-ssâ`ate âtiyetül lâ raybe fîhâ veenne-llâhe yeb`aŝü men fi-lḳubûr.

    Şaban Britch

    Kıyamet saatinin geleceğinde ve Allah’ın kabirlerdekileri dirilteceğinde, hiç şüphe yoktur.

    Ayet detayı — Hac suresi, 7. ayet

  8. Hac suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 8. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَٰبٍ مُّنِيرٍ

    vemine-nnâsi mey yücâdilü fi-llâhi bigayri `ilmiv velâ hüdev velâ kitâbim münîr.

    Şaban Britch

    Bazı insanlar ilimsizce, hidayet ve aydınlatıcı bir kitabı olmaksızın Allah hakkında tartışıp durur.

    Ayet detayı — Hac suresi, 8. ayet

  9. Hac suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 9. ayet. ثَانِىَ عِطْفِهِۦ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ لَهُۥ فِى ٱلدُّنْيَا خِزْىٌ وَنُذِيقُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

    ŝâniye `iṭfihî liyüḍille `an sebîli-llâh. lehû fi-ddünyâ ḫizyüv venüẕîḳuhû yevme-lḳiyâmeti `aẕâbe-lḥarîḳ.

    Şaban Britch

    Bunu, Allah yolundan saptırmak için (gururla) yanın eğip, bükerek (yapar). Ona dünya hayatında rezillik vardır. Kıyamet günü de ona yakıcı azabı tattırırız.

    Ayet detayı — Hac suresi, 9. ayet

  10. Hac suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 10. ayet. ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ

    ẕâlike bimâ ḳaddemet yedâke veenne-llâhe leyse biżallâmil lil`abîd.

    Şaban Britch

    Bunlar, senin elinle yaptığının karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına karşı asla zulmedici değildir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 10. ayet

Kıyıdan kulluk edenler ve iki hasım taraf 11–24

  1. Hac suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 11. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَعْبُدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ حَرْفٍ فَإِنْ أَصَابَهُۥ خَيْرٌ ٱطْمَأَنَّ بِهِۦ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ ٱنقَلَبَ عَلَىٰ وَجْهِهِۦ خَسِرَ ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةَ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْخُسْرَانُ ٱلْمُبِينُ

    vemine-nnâsi mey ya`büdü-llâhe `alâ ḥarf. fein eṣâbehû ḫayrun-ṭmeenne bih. vein eṣâbethü fitnetün-nḳalebe `alâ vechih. ḫasira-ddünyâ vel'âḫirah. ẕâlike hüve-lḫusrânü-lmübîn.

    Şaban Britch

    Kimi insanlar Allah’a bir (şeyin) kenarındaymış gibi ibadet eder. Eğer ona bir iyilik dokunursa, onunla tatmin olur. Eğer bir imtihana tabi tutularsa, yüz üstü döner. Dünya ve ahireti kaybeder. İşte apaçık hüsran budur.

    Ayet detayı — Hac suresi, 11. ayet

  2. Hac suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 12. ayet. يَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُۥ وَمَا لَا يَنفَعُهُۥ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلْبَعِيدُ

    yed`û min dûni-llâhi mâ lâ yeḍurruhû vemâ lâ yenfe`uh. ẕâlike hüve-ḍḍalâlü-lbe`îd.

    Şaban Britch

    O, Allah’ın dışında kendisine zararı da faydası da dokunmayacak şeylere dua eder. İşte uzak sapıklık budur.

    Ayet detayı — Hac suresi, 12. ayet

  3. Hac suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 13. ayet. يَدْعُوا۟ لَمَن ضَرُّهُۥٓ أَقْرَبُ مِن نَّفْعِهِۦ لَبِئْسَ ٱلْمَوْلَىٰ وَلَبِئْسَ ٱلْعَشِيرُ

    yed`û lemen ḍarruhû aḳrabü min nef`ih. lebi'se-lmevlâ velebi'se-l`aşîr.

    Şaban Britch

    Kendisine zararı faydasından daha yakın olana dua eder. Ne kötü yardımcı, ne kötü yoldaş!

    Ayet detayı — Hac suresi, 13. ayet

  4. Hac suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 14. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ

    inne-llâhe yüdḫilü-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâr. inne-llâhe yef`alü mâ yürîd.

    Şaban Britch

    Allah, iman eden ve salih amellerde bulunanları altlarından ırmaklar akan Cennet'lere koyar. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.

    Ayet detayı — Hac suresi, 14. ayet

  5. Hac suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 15. ayet. مَن كَانَ يَظُنُّ أَن لَّن يَنصُرَهُ ٱللَّهُ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ إِلَى ٱلسَّمَآءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُۥ مَا يَغِيظُ

    men kâne yeżunnü el ley yenṣurahü-llâhü fi-ddünyâ vel'âḫirati felyemdüd bisebebin ile-ssemâi ŝümme liyaḳṭa` felyenżur hel yüẕhibenne keydühû mâ yegîż.

    Şaban Britch

    Kim, Allah’ın dünyada ve ahirette ona (Peygamber'e) yardım edemeyeceğine inanıyorsa, göğe (Rasüle yardımın geldiği yere) bir ip uzatsın ve sonra (gelen yardımı) kesiversin. Şimdi bu kimse baksın! Acaba, hilesi, öfke duyduğu şeyi (Allah'ın Peygamber'e yardımını) gerçekten kesecek mi?

    Ayet detayı — Hac suresi, 15. ayet

  6. Hac suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 16. ayet. وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَٰهُ ءَايَٰتٍۭ بَيِّنَٰتٍ وَأَنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يُرِيدُ

    vekeẕâlike enzelnâhü âyâtim beyyinâtiv veenne-llâhe yehdî mey yürîd.

    Şaban Britch

    Nitekim, biz onu (Kur'an'ı) apaçık ayetler olarak indirdik. Şüphesiz Allah, dilediğini hidayete yöneltir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 16. ayet

  7. Hac suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 17. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَادُوا۟ وَٱلصَّٰبِـِٔينَ وَٱلنَّصَٰرَىٰ وَٱلْمَجُوسَ وَٱلَّذِينَ أَشْرَكُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ

    inne-lleẕîne âmenû velleẕîne hâdû veṣṣâbi'îne venneṣârâ velmecûse velleẕîne eşrakû. inne-llâhe yefṣilü beynehüm yevme-lḳiyâmeh. inne-llâhe `alâ külli şey'in şehîd.

    Şaban Britch

    Şüphesiz Allah, kıyamet günü iman edenlerin, Yahudiler'in, Hıristiyanlar'ın, Mecusiler ve müşriklerin (hüküm vererek) aralarını ayıracaktır. Şüphesiz Allah her şeye şahittir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 17. ayet

  8. Hac suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 18. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَسْجُدُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ وَٱلنُّجُومُ وَٱلْجِبَالُ وَٱلشَّجَرُ وَٱلدَّوَآبُّ وَكَثِيرٌ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ ٱلْعَذَابُ وَمَن يُهِنِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّكْرِمٍ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَآءُ secde ayeti

    elem tera enne-llâhe yescüdü lehû men fi-ssemâvâti vemen fi-l'arḍi veşşemsü velḳameru vennücûmü velcibâlü veşşeceru veddevâbbü vekeŝîrum mine-nnâs. vekeŝîrun ḥaḳḳa `aleyhi-l`aẕâb. vemey yühini-llâhü femâ lehû mim mükrim. inne-llâhe yef`alü mâ yeşâ'.

    Şaban Britch

    Göklerde ve yerde olanların, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, canlılar ve bir çok insanın Allah’a secde ettiklerini görmüyor musun? Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur Allah kimi alçaltırsa onu değerli kılacak yoktur. Allah, dilediğini yapar.

    Ayet detayı — Hac suresi, 18. ayet

  9. Hac suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 19. ayet. هَٰذَانِ خَصْمَانِ ٱخْتَصَمُوا۟ فِى رَبِّهِمْ فَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِّن نَّارٍ يُصَبُّ مِن فَوْقِ رُءُوسِهِمُ ٱلْحَمِيمُ

    hâẕâni ḫaṣmâni-ḫteṣamû fî rabbihim. felleẕîne keferû ḳuṭṭi`at lehüm ŝiyâbüm min nârin. yüṣabbü min fevḳi ruûsihimü-lḥamîm.

    Şaban Britch

    İşte bunlar Rableri hakkında tartışan iki hasımdır. İşte inkâr edenler için ateşten elbiseler biçilmiştir. Başlarının üzerinden kaynar su dökülecektir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 19. ayet

  10. Hac suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 20. ayet. يُصْهَرُ بِهِۦ مَا فِى بُطُونِهِمْ وَٱلْجُلُودُ

    yuṣheru bihî mâ fî büṭûnihim velcülûd.

    Şaban Britch

    Onunla karınlarındakiler ve derileri eritilir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 20. ayet

  11. Hac suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 21. ayet. وَلَهُم مَّقَٰمِعُ مِنْ حَدِيدٍ

    velehüm meḳâmi`u min ḥadîd.

    Şaban Britch

    Onlar için demirden topuzlar vardır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 21. ayet

  12. Hac suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 22. ayet. كُلَّمَآ أَرَادُوٓا۟ أَن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَا مِنْ غَمٍّ أُعِيدُوا۟ فِيهَا وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

    küllemâ erâdû ey yaḫrucû minhâ min gammin ü`îdû fîhâ veẕûḳû `aẕâbe-lḥarîḳ.

    Şaban Britch

    Her ne zaman oradaki kavurucu ateşten çıkmak isteseler yine oraya döndürülür ve: Yakıcı azabı tadın, denir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 22. ayet

  13. Hac suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 23. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤًا وَلِبَاسُهُمْ فِيهَا حَرِيرٌ

    inne-llâhe yüdḫilü-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâru yüḥallevne fîhâ min esâvira min ẕehebiv velü'lüâ. velibâsühüm fîhâ ḥarîr.

    Şaban Britch

    Allah, iman eden ve salih amellerde bulunanları altlarından ırmaklar akan Cennet'lere koyar. Orada altın bilezik ve inciler takınırlar. Oradaki elbiseleri ise ipektir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 23. ayet

  14. Hac suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 24. ayet. وَهُدُوٓا۟ إِلَى ٱلطَّيِّبِ مِنَ ٱلْقَوْلِ وَهُدُوٓا۟ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْحَمِيدِ

    vehüdû ile-ṭṭayyibi mine-lḳavl. vehüdû ilâ ṣirâṭi-lḥamîd.

    Şaban Britch

    Sözün en güzeline yöneldiler. Hamd’e layık olan Allah'ın yoluna yöneldiler.

    Ayet detayı — Hac suresi, 24. ayet

Kâbe, haccın ilanı ve kurban 25–37

  1. Hac suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 25. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ ٱلَّذِى جَعَلْنَٰهُ لِلنَّاسِ سَوَآءً ٱلْعَٰكِفُ فِيهِ وَٱلْبَادِ وَمَن يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍۭ بِظُلْمٍ نُّذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ

    inne-lleẕîne keferû veyeṣuddûne `an sebîli-llâhi velmescidi-lḥarâmi-lleẕî ce`alnâhü linnâsi sevâeni-l`âkifü fîhi velbâd. vemey yürid fîhi biilḥâdim biżulmin nüẕiḳhü min `aẕâbin elîm.

    Şaban Britch

    Kâfirlere, Allah'ın yolundan ve yerli olsun, yolcu olsun bütün insanlar için eşit kılınan Mescidi Haram'dan alıkoyanlara orada zulüm ile ilhadı isteyene acı bir azap tattırırız.

    Ayet detayı — Hac suresi, 25. ayet

  2. Hac suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 26. ayet. وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَٰهِيمَ مَكَانَ ٱلْبَيْتِ أَن لَّا تُشْرِكْ بِى شَيْـًٔا وَطَهِّرْ بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْقَآئِمِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ

    veiẕ bevve'nâ liibrâhîme mekâne-lbeyti el lâ tüşrik bî şey'ev veṭahhir beytiye liṭṭâifîne velḳâimîne verrukke`i-ssücûd.

    Şaban Britch

    Hani İbrahim’e: Bana hiç bir şeyi şirk koşma, tavaf edenler, kıyam edenler, rükû ve secde edenler için beytimi temiz tut diye Kâbe’nin yerini belirtmiştik.

    Ayet detayı — Hac suresi, 26. ayet

  3. Hac suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 27. ayet. وَأَذِّن فِى ٱلنَّاسِ بِٱلْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلَىٰ كُلِّ ضَامِرٍ يَأْتِينَ مِن كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍ

    veeẕẕin fi-nnâsi bilḥacci ye'tûke ricâlev ve`alâ külli ḍâmiriy ye'tîne min külli feccin `amîḳ.

    Şaban Britch

    İnsanlar arasında haccı ilan et. Yürüyerek ve uzak yollardan yorgun/incelmiş hayvanlar üstünde sana gelsinler.

    Ayet detayı — Hac suresi, 27. ayet

  4. Hac suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 28. ayet. لِّيَشْهَدُوا۟ مَنَٰفِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ فِىٓ أَيَّامٍ مَّعْلُومَٰتٍ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُم مِّنۢ بَهِيمَةِ ٱلْأَنْعَٰمِ فَكُلُوا۟ مِنْهَا وَأَطْعِمُوا۟ ٱلْبَآئِسَ ٱلْفَقِيرَ

    liyeşhedû menâfi`a lehüm veyeẕkürü-sme-llâhi fî eyyâmim ma`lûmâtin `alâ mâ razeḳahüm mim behîmeti-l'en`âm. fekülû minhâ veaṭ`imü-lbâise-lfeḳîr.

    Şaban Britch

    Kendilerine için faydalı şeylere şahit olsunlar, Allah’ın onlara rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belli günlerde, Allah’ın adını ansınlar (kurban etsinler). Ondan hem kendiniz yiyin hem de muhtaç durumdaki fakire yedirin.

    Ayet detayı — Hac suresi, 28. ayet

  5. Hac suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 29. ayet. ثُمَّ لْيَقْضُوا۟ تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا۟ نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا۟ بِٱلْبَيْتِ ٱلْعَتِيقِ

    ŝümme liyaḳḍû tefeŝehüm velyûfû nüẕûrahüm velyeṭṭavvefû bilbeyti-l`atîḳ.

    Şaban Britch

    (Hacılar) Sonra da kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i (Kâbe’yi) tavaf etsinler.

    Ayet detayı — Hac suresi, 29. ayet

  6. Hac suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 30. ayet. ذَٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ حُرُمَٰتِ ٱللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُۥ عِندَ رَبِّهِۦ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ ٱلْأَنْعَٰمُ إِلَّا مَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلرِّجْسَ مِنَ ٱلْأَوْثَٰنِ وَٱجْتَنِبُوا۟ قَوْلَ ٱلزُّورِ

    ẕâlik. vemey yü`ażżim ḥurumâti-llâhi fehüve ḫayrul lehû `inde rabbih. veüḥillet lekümü-l'en`âmü illâ mâ yütlâ `aleyküm fectenibü-rricse mine-l'evŝâni vectenibû ḳavle-zzûr.

    Şaban Britch

    İşte böyle, kim Allah’ın haramlarını tazim ederse, kendisi için Rabbinin katında bu çok hayırlıdır. (Haram olduğu) size okunanların dışında kalan (belli) hayvanlar size helal kılınmıştır. Öyleyse, pis (olan) putlardan kaçının, aslı olmayan yalan sözden de sakının.

    Ayet detayı — Hac suresi, 30. ayet

  7. Hac suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 31. ayet. حُنَفَآءَ لِلَّهِ غَيْرَ مُشْرِكِينَ بِهِۦ وَمَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَكَأَنَّمَا خَرَّ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَتَخْطَفُهُ ٱلطَّيْرُ أَوْ تَهْوِى بِهِ ٱلرِّيحُ فِى مَكَانٍ سَحِيقٍ

    ḥunefâe lillâhi gayra müşrikîne bih. vemey yüşrik billâhi fekeennemâ ḫarra mine-ssemâi fetaḫṭafühu-ṭṭayru ev tehvî bihi-rrîḥu fî mekânin seḥîḳ.

    Şaban Britch

    Allah’a şirk koşmayan hanifler olun. Kim Allah’a şirk koşarsa, gökten düşüp de kuşların kaptığı veya rüzgarın uzak bir yere attığı kimseye benzer.

    Ayet detayı — Hac suresi, 31. ayet

  8. Hac suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 32. ayet. ذَٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ شَعَٰٓئِرَ ٱللَّهِ فَإِنَّهَا مِن تَقْوَى ٱلْقُلُوبِ

    ẕâlik. vemey yü`ażżim şe`âira-llâhi feinnehâ min taḳve-lḳulûb.

    Şaban Britch

    İşte böyle! Kim Allah’ın nişanelerine saygı gösterirse elbette bu, kalplerin takvasından ileri gelir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 32. ayet

  9. Hac suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 33. ayet. لَكُمْ فِيهَا مَنَٰفِعُ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَآ إِلَى ٱلْبَيْتِ ٱلْعَتِيقِ

    leküm fîhâ menâfi`u ilâ ecelim müsemmen ŝümme meḥillühâ ile-lbeyti-l`atîḳ.

    Şaban Britch

    Onlarda sizin için belli bir süreye kadar faydalar vardır. Sonra Kurban (kesilme) yeri Beyt-i Atik (Kâbe)dir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 33. ayet

  10. Hac suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 34. ayet. وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكًا لِّيَذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُم مِّنۢ بَهِيمَةِ ٱلْأَنْعَٰمِ فَإِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَلَهُۥٓ أَسْلِمُوا۟ وَبَشِّرِ ٱلْمُخْبِتِينَ

    velikülli ümmetin ce`alnâ mensekel liyeẕkürü-sme-llâhi `alâ mâ razeḳahüm mim behîmeti-l'en`âm. feilâhüküm ilâhüv vâḥidün felehû eslimû. vebeşşiri-lmuḫbitîn.

    Şaban Britch

    Her ümmete (kurban) ibadeti kıldık ki, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine onun ismini ansınlar. Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Öyleyse ona teslim olun. Allah’a itaatkar, mütevazi olanlara müjdele!

    Ayet detayı — Hac suresi, 34. ayet

  11. Hac suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 35. ayet. ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَٱلصَّٰبِرِينَ عَلَىٰ مَآ أَصَابَهُمْ وَٱلْمُقِيمِى ٱلصَّلَوٰةِ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

    elleẕîne iẕâ ẕükira-llâhü vecilet ḳulûbühüm veṣṣâbirîne `alâ mâ eṣâbehüm velmüḳîmi-ṣṣalâti vemimmâ razaḳnâhüm yünfiḳûn.

    Şaban Britch

    Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Başlarına gelene sabrederler, namazı ikame ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan harcarlar.

    Ayet detayı — Hac suresi, 35. ayet

  12. Hac suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 36. ayet. وَٱلْبُدْنَ جَعَلْنَٰهَا لَكُم مِّن شَعَٰٓئِرِ ٱللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَٱذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ عَلَيْهَا صَوَآفَّ فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا۟ مِنْهَا وَأَطْعِمُوا۟ ٱلْقَانِعَ وَٱلْمُعْتَرَّ كَذَٰلِكَ سَخَّرْنَٰهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    velbüdne ce`alnâhâ leküm min şe`âiri-llâhi leküm fîhâ ḫayr. feẕkürü-sme-llâhi `aleyhâ ṣavâff. feiẕâ vecebet cünûbühâ fekülû minhâ veaṭ`imü-lḳâni`a velmü`terr. keẕâlike seḫḫarnâhâ leküm le`alleküm teşkürûn.

    Şaban Britch

    Kurbanlık develeri, sizin için Allah’ın nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar, ayakları üzerine dururken üzerlerine Allah'ın ismini anınız Kesilip yere düşünce onlardan yiyin. İsteyene de, (kanaaat edip) istemeyene de yedirin. Şükredesiniz diye, onları işte böyle sizin emrinize sunduk.

    Ayet detayı — Hac suresi, 36. ayet

  13. Hac suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 37. ayet. لَن يَنَالَ ٱللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَآؤُهَا وَلَٰكِن يَنَالُهُ ٱلتَّقْوَىٰ مِنكُمْ كَذَٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا۟ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمْ وَبَشِّرِ ٱلْمُحْسِنِينَ

    ley yenâle-llâhe lüḥûmühâ velâ dimâühâ velâkiy yenâlühü-ttaḳvâ minküm. keẕâlike seḫḫarahâ leküm litükebbirü-llâhe `alâ mâ hedâküm. vebeşşiri-lmuḥsinîn.

    Şaban Britch

    Onların etleri ve kanları Allah’a ulaşmayacaktır. Fakat, O’na sizin takvanız ulaşacaktır. Size hidayet ettiği için Allah'ı tekbir edin diye O, bunları sizin emrinize vermiştir. İyilik edenleri müjdele!

    Ayet detayı — Hac suresi, 37. ayet

Savaş izni ve helâk edilen memleketler 38–48

  1. Hac suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 38. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُدَٰفِعُ عَنِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ

    inne-llâhe yüdâfi`u `ani-lleẕîne âmenû. inne-llâhe lâ yüḥibbü külle ḫavvânin kefûr.

    Şaban Britch

    Şüphesiz Allah, iman edenleri müdafaa eder, hiçbir hain ve nankörü sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 38. ayet

  2. Hac suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 39. ayet. أُذِنَ لِلَّذِينَ يُقَٰتَلُونَ بِأَنَّهُمْ ظُلِمُوا۟ وَإِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ نَصْرِهِمْ لَقَدِيرٌ

    üẕine lilleẕîne yüḳâtelûne biennehüm żulimû. veinne-llâhe `alâ naṣrihim leḳadîr.

    Şaban Britch

    Kendileriyle savaşılanlara (müminlere), zulme uğramış olmaları sebebiyle, (savaş konusunda) izin verildi. Allah, onlara yardım etmeye elbette kadirdir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 39. ayet

  3. Hac suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 40. ayet. ٱلَّذِينَ أُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّآ أَن يَقُولُوا۟ رَبُّنَا ٱللَّهُ وَلَوْلَا دَفْعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لَّهُدِّمَتْ صَوَٰمِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَٰتٌ وَمَسَٰجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا ٱسْمُ ٱللَّهِ كَثِيرًا وَلَيَنصُرَنَّ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ

    elleẕîne uḫricû min diyârihim bigayri ḥaḳḳin illâ ey yeḳûlû rabbüne-llâh. velevlâ def`u-llâhi-nnâse ba`ḍahüm biba`ḍil lehüddimet ṣavâmi`u vebiye`uv veṣalevâtüv vemesâcidü yüẕkeru fîhe-smü-llâhi keŝîrâ. veleyenṣuranne-llâhü mey yenṣuruh. inne-llâhe leḳaviyyün `azîz.

    Şaban Britch

    Onlar, sadece “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için, haksız yere yurtlarından çıkartılmışlardır. Eğer Allah’ın insanların bir kısmını, bir kısmıyla bertaraf etmesi olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın isminin çokça anıldığı mescitler yıkılıp giderdi. Allah, elbette ona yardım edenlere yardım eder. Şüphesiz Allah çok güçlüdür, çok kuvvetlidir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 40. ayet

  4. Hac suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 41. ayet. ٱلَّذِينَ إِن مَّكَّنَّٰهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ أَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَمَرُوا۟ بِٱلْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا۟ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَلِلَّهِ عَٰقِبَةُ ٱلْأُمُورِ

    elleẕîne im mekkennâhüm fi-l'arḍi eḳâmu-ṣṣalâte veâtevu-zzekâte veemerû bilma`rûfi venehev `ani-lmünker. velillâhi `âḳibetü-l'ümûr.

    Şaban Britch

    Onlar ki, kendilerine yeryüzünde imkan ve (düşmanlarına karşı) güç verdiğimizde, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler, iyiliği emrederler, kötülüğü yasaklarlar. İşlerin sonu Allah’a aittir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 41. ayet

  5. Hac suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 42. ayet. وَإِن يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَثَمُودُ

    veiy yükeẕẕibûke feḳad keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥiv ve`âdüv veŝemûd.

    Şaban Britch

    Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce de Nuh, Ad ve Semud kavmi de yalanlamıştı.

    Ayet detayı — Hac suresi, 42. ayet

  6. Hac suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 43. ayet. وَقَوْمُ إِبْرَٰهِيمَ وَقَوْمُ لُوطٍ

    veḳavmü ibrâhîme veḳavmü lûṭ.

    Şaban Britch

    İbrahim’in kavmi, Lut’un kavmi de.

    Ayet detayı — Hac suresi, 43. ayet

  7. Hac suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 44. ayet. وَأَصْحَٰبُ مَدْيَنَ وَكُذِّبَ مُوسَىٰ فَأَمْلَيْتُ لِلْكَٰفِرِينَ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

    veaṣḥâbü medyen. veküẕẕibe mûsâ feemleytü lilkâfirîne ŝümme eḫaẕtühüm. fekeyfe kâne nekîr.

    Şaban Britch

    Medyen halkı da (Şuayb'ı yalanladı). Musa da yalanlanmıştı. Kâfirlere süre/mühlet verdim; sonra da onları yakaladım. Nasılmış benim (helak ederek) inkârım?

    Ayet detayı — Hac suresi, 44. ayet

  8. Hac suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 45. ayet. فَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌ فَهِىَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُّعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَّشِيدٍ

    fekeeyyim min ḳaryetin ehleknâhâ vehiye żâlimetün fehiye ḫâviyetün `alâ `urûşihâ vebi'rim mü`aṭṭaletiv veḳaṣrim meşîd.

    Şaban Britch

    Nice memleketleri zalimlik ederken helak ettik. Şimdi, onlar tepetakla edilmiş, su kuyuları terkedilmiş ve yüksek sarayları bomboş kalmıştır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 45. ayet

  9. Hac suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 46. ayet. أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَآ أَوْ ءَاذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَا فَإِنَّهَا لَا تَعْمَى ٱلْأَبْصَٰرُ وَلَٰكِن تَعْمَى ٱلْقُلُوبُ ٱلَّتِى فِى ٱلصُّدُورِ

    efelem yesîrû fi-l'arḍi fetekûne lehüm ḳulûbüy ya`ḳilûne bihâ ev âẕânüy yesme`ûne bihâ. feinnehâ lâ ta`me-l'ebṣâru velâkin ta`me-lḳulûbü-lletî fi-ṣṣudûr.

    Şaban Britch

    Yeryüzünde dolaşmıyorlar ki böylece onların kendisiyle akledecek kalpleri ve kendisiyle işitebilecek kulakları olsun? Oysa, gözler kör olmuyor, fakat sinelerdeki kalpler köreliyor.

    Ayet detayı — Hac suresi, 46. ayet

  10. Hac suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 47. ayet. وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ وَلَن يُخْلِفَ ٱللَّهُ وَعْدَهُۥ وَإِنَّ يَوْمًا عِندَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ

    veyesta`cilûneke bil`aẕâbi veley yuḫlife-llâhü va`deh. veinne yevmen `inde rabbike keelfi senetim mimmâ te`uddûn.

    Şaban Britch

    Senden, azabı acele getirmeni istiyorlar. Fakat Allah, verdiği sözden dönmez. Rabbi’nin katında (ahirette) bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 47. ayet

  11. Hac suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 48. ayet. وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَىَّ ٱلْمَصِيرُ

    vekeeyyim min ḳaryetin emleytü lehâ vehiye żâlimetün ŝümme eḫaẕtühâ. veileyye-lmeṣîr.

    Şaban Britch

    Nice memleketler vardır ki, zalim olmalarına rağmen ben, onlara süre/mühlet verdim. Sonra da onları (azap ile) aldım. Dönüş banadır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 48. ayet

Şeytanın vesvesesi; o gün mülk Allah'ındır 49–57

  1. Hac suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 49. ayet. قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّمَآ أَنَا۠ لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    ḳul yâ eyyühe-nnâsü innemâ ene leküm neẕîrum mübîn.

    Şaban Britch

    De ki:Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.

    Ayet detayı — Hac suresi, 49. ayet

  2. Hac suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 50. ayet. فَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

    felleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lehüm magfiratüv verizḳun kerîm.

    Şaban Britch

    İman edip, salih amellerde bulunanlara mağfiret ve değerli bir rızık (cennet) vardır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 50. ayet

  3. Hac suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 51. ayet. وَٱلَّذِينَ سَعَوْا۟ فِىٓ ءَايَٰتِنَا مُعَٰجِزِينَ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ

    velleẕîne se`av fî âyâtinâ mü`âcizîne ülâike aṣḥâbü-lceḥîm.

    Şaban Britch

    Ayetlerimizi (iptal etmek için) koşuşup, çalışanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidir

    Ayet detayı — Hac suresi, 51. ayet

  4. Hac suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 52. ayet. وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍ وَلَا نَبِىٍّ إِلَّآ إِذَا تَمَنَّىٰٓ أَلْقَى ٱلشَّيْطَٰنُ فِىٓ أُمْنِيَّتِهِۦ فَيَنسَخُ ٱللَّهُ مَا يُلْقِى ٱلشَّيْطَٰنُ ثُمَّ يُحْكِمُ ٱللَّهُ ءَايَٰتِهِۦ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

    vemâ erselnâ min ḳablike mir rasûliv velâ nebiyyin illâ iẕâ temennâ elḳa-şşeyṭânü fî ümniyyetih. feyenseḫu-llâhü mâ yülḳi-şşeyṭânü ŝümme yuḥkimü-llâhü âyâtih. vellâhü `alîmün ḥakîm.

    Şaban Britch

    Senden önce hiç bir peygamber göndermedik ki, o temenni ettiği (Kur'an okuduğu) zaman, şeytan onun temennisine (okuyuşuna) bir vesvese atmış olmasın. Ama Allah, şeytanın attığını iptal eder, sonra kendi ayetlerini sağlamlaştırıp pekiştirir. Allah herşeyi bilendir, hakimdir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 52. ayet

  5. Hac suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 53. ayet. لِّيَجْعَلَ مَا يُلْقِى ٱلشَّيْطَٰنُ فِتْنَةً لِّلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَفِى شِقَاقٍۭ بَعِيدٍ

    liyec`ale mâ yülḳi-şşeyṭânü fitnetel lilleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuv velḳâsiyeti ḳulûbühüm. veinne-żżâlimîne lefî şiḳâḳim be`îd.

    Şaban Britch

    Allah, şeytanın attığı o vesveseyi kalplerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimseler için bir fitne kılmıştır. Zalimler, (Peygamberle) uzak bir ayrılık içindedirler.

    Ayet detayı — Hac suresi, 53. ayet

  6. Hac suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 54. ayet. وَلِيَعْلَمَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَيُؤْمِنُوا۟ بِهِۦ فَتُخْبِتَ لَهُۥ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    veliya`leme-lleẕîne ûtü-l`ilme ennehü-lḥaḳḳu mir rabbike feyü'minû bihî fetuḫbiṭa lehû ḳulûbühüm. veinne-llâhe lehâdi-lleẕîne âmenû ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.

    Şaban Britch

    Bir de, kendilerine ilim verilenlerin, onun, Rabbinden gelen gerçek bir vahiy olduğunu bilip, ona iman etmeleri ve kalplerinin onunla yatışması içindir. Şüphesiz Allah, iman edenleri dosdoğru yola iletir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 54. ayet

  7. Hac suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 55. ayet. وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى مِرْيَةٍ مِّنْهُ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةً أَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَقِيمٍ

    velâ yezâlü-lleẕîne keferû fî miryetim minhü ḥattâ te'tiyehümü-ssâ`atü bagteten ev ye'tiyehüm `aẕâbü yevmin `aḳîm.

    Şaban Britch

    Kâfirler ise, kendilerine o saat, ansızın gelinceye veya hayır yönünden kısır bir günün azabı çatıncaya kadar ondan şüphe etmeye devam ederler.

    Ayet detayı — Hac suresi, 55. ayet

  8. Hac suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 56. ayet. ٱلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِّلَّهِ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    elmülkü yevmeiẕil lillâh. yaḥkümü beynehüm. felleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti fî cennâti-nne`îm.

    Şaban Britch

    O gün, mülk Allah’ın’dır. Aralarında hükmü, O verecektir. İman edip, salih amellerde bulunanlar Nimet Cennetleri'ndedir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 56. ayet

  9. Hac suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 57. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

    velleẕîne keferû vekeẕẕebû biâyâtinâ feülâike lehüm `aẕâbüm mühîn.

    Şaban Britch

    Kâfir olup, ayetlerimizi yalanlayanlar ise işte onlara, alçaltıcı bir azap vardır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 57. ayet

Hicret edip öldürülenler ve Allah'ın kudreti 58–66

  1. Hac suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 58. ayet. وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ قُتِلُوٓا۟ أَوْ مَاتُوا۟ لَيَرْزُقَنَّهُمُ ٱللَّهُ رِزْقًا حَسَنًا وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ

    velleẕîne hâcerû fî sebîli-llâhi ŝümme ḳutilû ev mâtû leyerzüḳannehümü-llâhü rizḳan ḥasenâ. veinne-llâhe lehüve ḫayru-rrâziḳîn.

    Şaban Britch

    Allah yolunda hicret edenler, sonra öldürülenler veya ölenler ise, Allah onları elbette güzel bir rızıkla (cennetle) rızıklandıracaktır. Çünkü Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 58. ayet

  2. Hac suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 59. ayet. لَيُدْخِلَنَّهُم مُّدْخَلًا يَرْضَوْنَهُۥ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَعَلِيمٌ حَلِيمٌ

    leyüdḫilennehüm müdḫaley yerḍavneh. veinne-llâhe le`alîmün ḥalîm.

    Şaban Britch

    Onları hoşlarına gidecek bir yere girdirecektir. Elbette Allah, herşeyi bilendir, Halim'dir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 59. ayet

  3. Hac suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 60. ayet. ذَٰلِكَ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِهِۦ ثُمَّ بُغِىَ عَلَيْهِ لَيَنصُرَنَّهُ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ

    ẕâlik. vemen `âḳabe bimiŝli mâ `ûḳibe bihî ŝümme bügiye `aleyhi leyenṣurannehü-llâh. inne-llâhe le`afüvvun gafûr.

    Şaban Britch

    Bu böyledir. Kim de kendisine yapılan bir eziyete o ölçüde karşılık verir, sonra yine kendisine zulmedilirse, elbette Allah ona yardım eder. Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok mağfiret edicidir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 60. ayet

  4. Hac suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 61. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَأَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ

    ẕâlike bienne-llâhe yûlicü-lleyle fi-nnehâri veyûlicü-nnehâra fi-lleyli veenne-llâhe semî`um beṣîr.

    Şaban Britch

    Bu (hükümleri veren) Allah, geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar. Şüphesiz Allah, herşeyi işitendir, herşeyi görendir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 61. ayet

  5. Hac suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 62. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ هُوَ ٱلْبَٰطِلُ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْكَبِيرُ

    ẕâlike bienne-llâhe hüve-lḥaḳḳu veenne mâ yed`ûne min dûnihî hüve-lbâṭilü veenne-llâhe hüve-l`aliyyü-lkebîr.

    Şaban Britch

    Bu (hükümleri veren) Allah (tek) hak olan (ilahtır). O’nun başka dua ettikleri batıldır. Allah, üstündür, büyüktür.

    Ayet detayı — Hac suresi, 62. ayet

  6. Hac suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 63. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَتُصْبِحُ ٱلْأَرْضُ مُخْضَرَّةً إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ

    elem tera enne-llâhe enzele mine-ssemâi mââ. fetuṣbiḥu-l'arḍu muḫḍarrah. inne-llâhe leṭîfün ḫabîr.

    Şaban Britch

    Allah’ın gökten su indirmesiyle yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmüyor musun? Allah, Latif'tir, Habirdir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 63. ayet

  7. Hac suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 64. ayet. لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ

    lehû mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. veinne-llâhe lehüve-lganiyyü-lḥamîd.

    Şaban Britch

    Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. Gerçekten Allah, (hiçbir şeye ihtiyacı olmayan) zengindir, hamd olunandır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 64. ayet

  8. Hac suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 65. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلْفُلْكَ تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِأَمْرِهِۦ وَيُمْسِكُ ٱلسَّمَآءَ أَن تَقَعَ عَلَى ٱلْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

    elem tera enne-llâhe seḫḫara leküm mâ fi-l'arḍi velfülke tecrî fi-lbaḥri biemrih. veyümsikü-ssemâe en teḳa`a `ale-l'arḍi illâ biiẕnih. inne-llâhe binnâsi leraûfür raḥîm.

    Şaban Britch

    Görmedin mi Allah, yerdeki herşeyi ve emri ile denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize verdi. Göğü de, kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmemesi için tutar. Allah, insanlara karşı gerçekten çok şefkatli ve merhametlidir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 65. ayet

  9. Hac suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 66. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَكَفُورٌ

    vehüve-lleẕî aḥyâküm. ŝümme yümîtüküm ŝümme yuḥyîküm. inne-l'insâne lekefûr.

    Şaban Britch

    O’dur size hayat veren sonra sizi öldürecek, sonra da yeniden diriltecek olan. Fakat insan çok nankördür

    Ayet detayı — Hac suresi, 66. ayet

Her ümmete bir ibadet yolu 67–72

  1. Hac suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 67. ayet. لِّكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَٰزِعُنَّكَ فِى ٱلْأَمْرِ وَٱدْعُ إِلَىٰ رَبِّكَ إِنَّكَ لَعَلَىٰ هُدًى مُّسْتَقِيمٍ

    likülli ümmetin ce`alnâ menseken hüm nâsikûhü felâ yünâzi`anneke fi-l'emri ved`u ilâ rabbik. inneke le`alâ hüdem müsteḳîm.

    Şaban Britch

    Her ümmete uygulamakta oldukları bir ibadet yolu belirledik. Öyleyse, bu iş/din hususunda seninle tartışmasınlar. Rabbine davet et. Hiç kuşkusuz sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.

    Ayet detayı — Hac suresi, 67. ayet

  2. Hac suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 68. ayet. وَإِن جَٰدَلُوكَ فَقُلِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ

    vein câdelûke feḳuli-llâhü a`lemü bimâ ta`melûn.

    Şaban Britch

    Seninle tartışırlarsa: "Yaptıklarınızı Allah çok iyi biliyor" de!

    Ayet detayı — Hac suresi, 68. ayet

  3. Hac suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 69. ayet. ٱللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

    allâhü yaḥkümü beyneküm yevme-lḳiyâmeti fîmâ küntüm fîhi taḫtelifûn.

    Şaban Britch

    Anlaşmazlığa düştüğünüz konularda Allah, kıyamet günü aranızda hüküm verecektir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 69. ayet

  4. Hac suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 70. ayet. أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِنَّ ذَٰلِكَ فِى كِتَٰبٍ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌ

    elem ta`lem enne-llâhe ya`lemü mâ fi-ssemâi vel'arḍ. inne ẕâlike fî kitâb. inne ẕâlike `ale-llâhi yesîr.

    Şaban Britch

    Allah’ın gökte ve yerde ne varsa bildiğini bilmiyor musun? Şüphesiz bu bir kitaptadır. Yine bu, Allah’a çok kolaydır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 70. ayet

  5. Hac suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 71. ayet. وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَٰنًا وَمَا لَيْسَ لَهُم بِهِۦ عِلْمٌ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِن نَّصِيرٍ

    veya`büdûne min dûni-llâhi mâ lem yünezzil bihî sülṭânev vemâ leyse lehüm bihî `ilm. vemâ liżżâlimîne min neṣîr.

    Şaban Britch

    Onlar, Allah’ın dışında hakkında hiçbir delil indirmediği ve kendilerinin de hakkında bir bilgiye sahip olmadıkları şeylere ibadet ediyorlar. Zalimlerin hiç yardımcısı yoktur.

    Ayet detayı — Hac suresi, 71. ayet

  6. Hac suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 72. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ تَعْرِفُ فِى وُجُوهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْمُنكَرَ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِٱلَّذِينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا قُلْ أَفَأُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَٰلِكُمُ ٱلنَّارُ وَعَدَهَا ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

    veiẕâ tütlâ `aleyhim âyâtünâ beyyinâtin ta`rifü fî vucûhi-lleẕîne keferü-lmünker. yekâdûne yesṭûne billeẕîne yetlûne `aleyhim âyâtinâ. ḳul efeünebbiüküm bişerrim min ẕâliküm. ennâr. ve`adehe-llâhü-lleẕîne keferû. vebi'se-lmeṣîr.

    Şaban Britch

    Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârı anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki:Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah onu kâfirlere vadetti. O, ne kötü sondur.

    Ayet detayı — Hac suresi, 72. ayet

Sinek meseli; rükû, secde ve cihad 73–78

  1. Hac suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 73. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَٱسْتَمِعُوا۟ لَهُۥٓ إِنَّ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَن يَخْلُقُوا۟ ذُبَابًا وَلَوِ ٱجْتَمَعُوا۟ لَهُۥ وَإِن يَسْلُبْهُمُ ٱلذُّبَابُ شَيْـًٔا لَّا يَسْتَنقِذُوهُ مِنْهُ ضَعُفَ ٱلطَّالِبُ وَٱلْمَطْلُوبُ

    yâ eyyühe-nnâsü ḍuribe meŝelün festemi`û leh. inne-lleẕîne ted`ûne min dûni-llâhi ley yaḫlüḳû ẕübâbev velevi-cteme`û leh. veiy yeslübhümü-ẕẕübâbü şey'el lâ yestenḳiẕûhü minh. ḍa`ufe-ṭṭâlibü velmaṭlûb.

    Şaban Britch

    Ey insanlar! Bir örnek veriliyor, onu dinleyin! Sizin Allah’ın dışında dua ettikleriniz (ilahlar) bir araya gelseler bile bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu ondan kurtaramazlar. İsteyen de, istenen de zayıftır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 73. ayet

  2. Hac suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 74. ayet. مَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ

    mâ ḳaderü-llâhe ḥaḳḳa ḳadrih. inne-llâhe leḳaviyyün `azîz.

    Şaban Britch

    Onlar, Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. Oysa Allah güçlüdür, azizdir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 74. ayet

  3. Hac suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 75. ayet. ٱللَّهُ يَصْطَفِى مِنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ ٱلنَّاسِ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ

    allâhü yaṣṭafî mine-lmelâiketi rusülev vemine-nnâs. inne-llâhe semî`um beṣîr.

    Şaban Britch

    Allah, meleklerden elçiler seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah, herşeyi işitendir, herşeyi görendir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 75. ayet

  4. Hac suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 76. ayet. يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

    ya`lemü mâ beyne eydîhim vemâ ḫalfehüm. veile-llâhi türce`u-l'ümûr.

    Şaban Britch

    Onların önlerinde olanı da arkalarında olanı da bilir. Allah’adır işlerin dönüşü.

    Ayet detayı — Hac suresi, 76. ayet

  5. Hac suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 77. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱرْكَعُوا۟ وَٱسْجُدُوا۟ وَٱعْبُدُوا۟ رَبَّكُمْ وَٱفْعَلُوا۟ ٱلْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ secde ayeti

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-rke`û vescüdû va`büdû rabbeküm vef`alü-lḫayra le`alleküm tüfliḥûn.

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Rüku edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.

    Ayet detayı — Hac suresi, 77. ayet

  6. Hac suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 78. ayet. وَجَٰهِدُوا۟ فِى ٱللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِۦ هُوَ ٱجْتَبَىٰكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِى ٱلدِّينِ مِنْ حَرَجٍ مِّلَّةَ أَبِيكُمْ إِبْرَٰهِيمَ هُوَ سَمَّىٰكُمُ ٱلْمُسْلِمِينَ مِن قَبْلُ وَفِى هَٰذَا لِيَكُونَ ٱلرَّسُولُ شَهِيدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱعْتَصِمُوا۟ بِٱللَّهِ هُوَ مَوْلَىٰكُمْ فَنِعْمَ ٱلْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ ٱلنَّصِيرُ

    vecâhidû fi-llâhi ḥaḳḳa cihâdih. hüve-ctebâküm vemâ ce`ale `aleyküm fi-ddîni min ḥarac. millete ebîküm ibrâhîm. hüve semmâkümü-lmüslimîne min ḳablü vefî hâẕâ liyekûne-rrasûlü şehîden `aleyküm vetekûnû şühedâe `ale-nnâs. feeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâte va`teṣimû billâh. hüve mevlâküm. feni`me-lmevlâ veni`me-nneṣîr.

    Şaban Britch

    Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti, dinde üzerinize bir zorluk yüklemedi. (Bu) Babanız İbrahim’in dinidir. Allah, bundan önce ve bunda (Kur’an’da) size "Müslüman" ismini vermiştir. (Hesap günü) Rasül size şahit olsun, siz de insanlığa şahit olun diye. Öyleyse namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah’a sımsıkı bağlanın. O, ne güzel mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!

    Ayet detayı — Hac suresi, 78. ayet