Diyanet İşleri
Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç şüphesiz ki o zalimler, derin bir ayrılık içindedirler.
Hac suresi
Hac suresi, 53. ayet. لِّيَجْعَلَ مَا يُلْقِى ٱلشَّيْطَٰنُ فِتْنَةً لِّلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَفِى شِقَاقٍۭ بَعِيدٍ
liyec`ale mâ yülḳi-şşeyṭânü fitnetel lilleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuv velḳâsiyeti ḳulûbühüm. veinne-żżâlimîne lefî şiḳâḳim be`îd.
Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç şüphesiz ki o zalimler, derin bir ayrılık içindedirler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şeytanın vesvesesi; o gün mülk Allah'ındır Hac 49–57 3
Artık iman edip salih ameller işleyenler var ya, işte onlar için bir bağışlama güzel bir nimet (cennet) vardır.
Ayetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.
Senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, ayetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç şüphesiz ki o zalimler, derin bir ayrılık içindedirler.
Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar onun, Rabbinden gelen hak olduğunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygı duysun diye Allah böyle yapar. Hiç şüphe yok ki Allah, iman edenleri doğru yola iletir.
İnkar edenler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye, yahut da onlara kısır bir günün azabı gelip çatıncaya dek o Kur'an'dan bir şüphe içinde kalırlar.
İşte o gün mülk (hükümranlık) Allah'ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. Artık iman edip salih ameller işlemiş olanlar Naim Cennetleri'ndedirler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
53. “Bu, Allah'ın, şeytanın katacağı şeyi kalplerinde hastalık bulunanlarla” Bunlar, kalplerinde zayıflık bulunan, tam bir iman ve kati bir tasdik bulunmayan kimselerdir ki bu nedenle de en basit bir şüphe dahi kalplerinde tereddüt uyandırır. Böylelikle şeytanın katmak istediklerini işitir işitmez hemen şüphelerin etkisi altında kalır ve bu onun için bir imtihan olur. “kalpleri katılaşmış olanlar için” Bunlar da herhangi bir uyarı ve hatırlatmanın etki etmediği, katılığı dolayısı ile Allah’tan da Rasûlünden de bir şey kabul etmeyen kimselerdir. İşte Allah bu olayı, kendilerine hiçbir önem atfetmediği bu iki kesim için “bir imtihan” sebebi “kılması için.” yapar. Bu katı kalpliler, şeytanın katmak istediklerini işittiklerinde onu batıl yollarının lehine bir delil kabul eder, bunu ileri sürerek Allah’a ve Rasûlüne karşı çıkarlar. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Muhakkak zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.” Allah’a karşı çıkmaktadırlar. Hakka karşı inatlaşmakta, muhalefet etmektedirler ve doğrudan alabildiğine uzaktırlar. Şeytanın bu katmak istedikleri, işte bu iki kesim için bir imtihan sebebi olur. Böylelikle kalplerinde saklı bulunan murdarlık ortaya çıkmış olur. Üçüncü kesime gelince bu husus, bu üçüncü kesim hakkında bir rahmet halini alır ki bu kimseler de şu buyrukta söz konusu edilmektedirler:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şeytan peygamberin okuyuşuna şüphe atar, Allah Teâlâ da onun attığı bu şüpheyi münafıklara ve müşriklerden kalpleri kaskatı kesilmiş kimselere imtihan olması için bir fitne sebebi kılar. Şüphesiz ki müşrik ve münafıklardan zalim olan kimseler, Allah'a ve resulüne düşmanlık içinde olup hak ve doğruluktan uzaktırlar.
Aynı kök: قسو (7 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını…
Aynı kök: قسو (7 geçiş) · Aynı kök: شقق (28 geçiş) · Ortak kavram: Kalp
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Aynı kök: مرض (24 geçiş) · Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkar edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap…
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Ey Ademoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın.…
Aynı kök: قسو (7 geçiş) · Ortak kavram: Kalp
İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…
Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: İmtihan
Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: "Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?"
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan · Ortak kavram: Kalp
O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kalplerinde hastalık bulunanlar ve kalpleri katılaşanlar için, şeytanın kattığı şeyi bir fitne (imtihan) yapsın (diye Allah buna izin verir). Şüphesiz ki zalimler, uzak bir ayrılık içindedir.
(Allah'ın) Şeytan'ın engel koyma çabasına (izin vermesi), yalnızca kalplerinde bir tür hastalık bulunan ve iç dünyaları kararmış olan kimseleri sınamak içindir. İşte bu tür zalimler, kesinlikle derin bir yabancılaşma içindedirler.
(Yine de, Allah'ın bu tür şüphelere fırsat vermesi,) Şeytan'ın (peygamberlerin niyeti konusunda gönüllere) düşürmeye çalıştığı gölgeyi kalplerinde bir eğrilik, bir hastalık bulunan, kalpleri katılaşmış olan kimseler için bir sınama aracı kılmasındandır; çünkü, (bu tür şüphelere kapılarak kendilerine) yazık eden kimseler, doğrusu, çok derin bir yanılgı içindedir.
Şeytanın ilkası olan (amigdala etkisindeki oluşmuş benlik - bilinç veri tabanından gelen) fikir, sağlıklı düşünemeyen ve şuurları örtülmüş (meleki kuvveleri - kudsi hakikati örtülmüş; bedeni zevkler, nefsani şehvetlere düşkün) olan kimseler için, sınav objesi oluşturması içindir. . . Muhakkak ki zalimler dönüşü olmayan yoldadırlar!
Şeytanın (bu tür) katıp bırakmaları, kalplerinde hastalık olanlara ve kalpleri (her türlü) duyarlılıktan yoksun bulunanlara (Allah'ın) bir deneme kılması içindir. Şüphesiz zalimler, (gerçeğin kendisinden) uzak bir ayrılık içindedirler.
(Allah, şeytanın böyle yapmasına müsaade eder ki) kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için, şeytanın kattığı şeyi bir deneme (vesilesi) yapsın. Zalimler, gerçekten (haktan) oldukça uzak bir ayrılık içindedirler.
Şeytanın attıkları, yüreklerinde sayrılık olanları ve yürekleri katılaşanları sınamak içindir. Kuşkusuz, haksızlık yapanlar, derin bir ayrılık içindedirler.
Böyle yapar ki, şeytanın attığını, kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için bir imtihan yapsın. Zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.
Böylece sapkının attığını kalplerinde hastalık bulunanlar ve kalpleri katı olanlar için bir test haline sokar. Zalimler, elbette apaçık bir karşıtlık içindedirler.
Böylece şeytanın attığını kalplerinde hastalık bulunanlar ve kalpleri katı olanlar için bir test haline sokar. Zalimler, elbette apaçık bir karşıtlık içindedirler.
Bunu, şeytanın karıştıracağı şüpheyi kalplerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimselere bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Çünkü zalimler haktan uzak bir ayrılık içindedirler.
Şunun için ki Şeytanın ilka edeceğini kalbleri katı olanlar ve kalblerinde bir maraz bulunanlar için bir fitne kılacaktır ve çünkü o zalimler uzak bir şikak içindedirler
Kalplerinde hastalık olan ve kalpleri kararıp katılaşmış olanlara, şeytanın kattığı şeyi dipnot 1 , sınav vesilesi kıldık. Zalimler derin bir yanılgı içindedirler.
Kalplerinde hastalık olan ve kalpleri kararıp katılaşmış olanlara, şeytanın kattığı şeyi dipnot 1 , sınav vesilesi kıldık. Zalimler derin bir yanılgı içindedirler.
Kalplerinde hastalık olan ve kalpleri kararıp katılaşmış olanlara, şeytanın kattığı şeyi dipnot 1 , sınav vesilesi kıldık. Zalimler derin bir yanılgı içindedirler.
Şeytanın (bu tür) katıp bırakmaları, kalplerinde hastalık olanlara ve kalpleri (her türlü) duyarlılıktan yoksun bulunanlara (Tanrı'nın) bir deneme kılması içindir. Şüphesiz zalimler, (gerçeğin kendisinden) uzak bir ayrılık içindedirler.
(Allahın buna müsaade buyurması) şeytanın (meydana) atacağı (fitneyi) kalblerinde bir maraz bulunanlara, yürekleri katı olanlara bir imtihan (vesilesi) yapmak içindir. Hiç şüphe yok ki o zaalimler (hakdan) uzak bir ayrılık (ve muhaalefet) içindedirler.
Şeytanın karıştırdığı, kalblerinde hastalık bulunan ve kalbleri kaskatı olan kimseleri sınamay vesile kılmak içindir. Zalimler, şüpjesiz derin bir ayrılık içindedirler.
(52-54) Senden önce hiçbir Elçi / Resul ve de Bildirici / Nebi yoktur ki, bir dilekte / temenni de bulunduğunda şeytan onun dileğine bir şeyler karıştırmış olmasın, Allah şeytanın karıştırdıklarını giderir, sonra Allah ayetini son karar haline getirir / muhkemleştirir. Allah bilendir ve gerekçeli karar verendir. Bu, (Dileklerine şeytanın kattıklarını giderilmesi) kalplerinde hastalık olanların ve kalpleri taşlaşmış olanların şeytanın sınamasına / fitnesine düşmeleri içindir. Muhakkak ki zalimler uzak bir ayrılık / uzak bir kopuş içindedirler, yine bu (Dileklerine şeytanının kattıklarının giderilmesi) ilim verilenlerin bu kesinlikle Rabbimizden gelen bir gerçektir demeleri, ona iman etmeleri ve gönüllerinden boyun eğmeleri içindir , muhakkak ki Allah, iman edenleri istikameti dosdoğru olan yola yönlendirir.
Allah, Şeytan'ın attığı o vesveseyi kalplerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimseler için bir fitne kılmıştır. Muhakkak zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.
(Allah, böyle yapar ki) Şeytanın attığını, kalblerinde hastalık olanlar ve kalbleri katılaşanlar için bir imtihan yapsın; zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.
Bütün bunlar, şeytanın kattığı şeyi, kalplerinde hastalık olanlara dipnot 1 ve katı kalplilere dipnot 2 bir imtihan vesilesi yapması içindir. O zalimler elbette derin bir ayrılık içindedirler.
Şeytanın bulaştırdığı şeye izin vermemiz dipnot 1 , kalplerinde hastalık olanlar ile kalpleri katı olanları imtihan içindir. Yanlış yapanlar, tam olarak ayrılmış ve uzaklaşmış olurlar.
Allah, şeytanın attığı o vesveseyi kalplerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimseler için bir fitne kılmıştır. Zalimler, (Peygamberle) uzak bir ayrılık içindedirler.
Şeytanın karıştırdığı, kalplerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimseleri denemek içindir. Zalimler, derin bir ayrılık içindedirler.
Bu, Allah'ın; şeytanın attığını, kalplerinde hastalık olanlara, gönülleri katılaşanlara bir fitne yapması içindir. Zalimler, geri dönülmez bir ayrılık ve kopuş içindedirler.
Allah plans it in this manner in order to use the incitement instigated by the satanic as a trial for those whose hearts reflect the morbidity inherent in their inmost being and in whose hearts reigns cruelty. And the wrongful of actions are in disagreement producing extreme contention and discord.
He makes Satan’s insinuations a temptation only for the sick at heart and those whose hearts are hardened- the evildoers are profoundly opposed [to the Truth]-
That He may make the suggestions thrown in by Satan, but a trial for those in whose hearts is a disease and who are hardened of heart: verily the wrong-doers are in a schism far (from the Truth):
(He does this) in order that He may make the evil caused by Satan a trial for those in whose hearts there is sickness (of hypocrisy), whose hearts are hard (and vitiated). Surely these wrong-doers have gone too far in their dissension.
so that He can make what Shaytan insinuates a trial for those with sickness in their hearts and for those whose hearts are hard – the wrongdoers are entrenched in hostility –
That He (Allâh) may make what is thrown in by Shaitân (Satan) a trial for those in whose hearts is a disease (of hypocrisy and disbelief) and whose hearts are hardened. And certainly, the Zalimûn (polytheists and wrong-doers) are in an opposition far-off (from the truth against Allâh’s Messenger and the believers).
That He may make what Satan has thrown in a trial for those in whose hearts is a sickness and those whose hearts have hardened. Indeed the wrongdoers are steeped in extreme defiance.
(Allâh permits the interference of satan) so that He may make (the hindrance which satan puts in the way of the Messengers) serve as a trial for those whose hearts carry disease (of hypocrisy) and for those whose hearts are hardened (because of disbelief). Infact the wrongdoers have gone far (in their antagonism).
that He may make what Satan casts a trial for those in whose hearts is sickness, and those whose hearts are hard; and surely the evildoers are in wide schism;
God has permitted Satan’s intervention to let people choose (in their absolute freedom, either to enjoy a healthy mind or) to have sick mind (the same way that the drug users choose to have a sick body) which becomes (increasingly) insensitive to truth. Thus the wicked is drifted far away.
to make what Satan throws a trial unto those in whose hearts is sickness, and those whose hearts are hard; and, verily, the wrong - doers are in a wide schism -
That He may make what the devil has cast as a test for those who have a disease in their hearts and those whose hearts are hardened. The wicked are far away in opposition.
But this He permitteth, that He may make that which Satan hath suggested, a temptation unto those in whose hearts there is an infirmity, and whose hearts are hardened: -- for the ungodly are certainly in a wide disagreement from the truth: --
We have not sent before you any messenger or prophet, but that when he formed a desire (or recited the message), Satan introduced not something (evil or vain) into it; but Allah annuls what Satan proposes; then does Allah confirm (establish) His Signs (revelations) and Allah is Knower, Wise.
That He may make whatever Ash-Shaytan (The ever-vicious, i. e., the Devil) casts a temptation for the ones in whose hearts is sickness and the ones whose hearts are hard- and surely the unjust (ones) are indeed in far-reaching opposition-
That He may make that which the devil proposeth a temptation for those in whose hearts is a disease, and those whose hearts are hardened - Lo! the evil-doers are in open schism -
This is in order to make the interpolations of Satan a test for those whose hearts are diseased and hardened: Surely the sinners have gone far in dissent.
[And He allows doubts to arise] so that He might cause whatever aspersion Satan may cast [against His prophets] to become a trial for all in whose hearts is disease and all whose hearts are hardened: for, verily, all who are [thus] sinning [against themselves] are most deeply in the wrong.
All that so He may make Satan’s influence a trial for those ˹hypocrites˺ whose hearts are sick and those ˹disbelievers˺ whose hearts are hardened. Surely the wrongdoers are totally engrossed in opposition.
That He may make what the devil has cast as a tests for those who have a disease in their hearts and those whose hearts are hardened. And the wicked are far away in opposition.
He thus sets up the devil's scheme as a test for those who harbor doubts in their hearts, and those whose hearts are hardened. The wicked must remain with the opposition.
[That is] so He may make what Satan throws in a trial for those within whose hearts is disease and those hard of heart. And indeed, the wrongdoers are in extreme dissension.
That He might make what the satan casts a means of denial for those in whose hearts is disease and those whose hearts are hard, — and the wrongdoers are in extreme schism —
(Allah allows) these satanic people to advance their aspirations so that He might make this conspiracy a test for people and distinguish (the true believers in the Divine Revelation) from those who have a disease in their hearts. Verily, those who relegate the Divine Revelation in favor of human aspirations create great schism and sectarianism. (Zulm = Relegation from the rightful place). (2:53).
(It is) that He (Allah) causes the thought of Satan, only a trial for those in whose hearts is a disease and who are hardened in heart: Surely, the wrongdoers are removed far (from the Truth):
(All this is allowed to be done) so that He may make what Satan casts a trial for those in whose hearts there is a disease, and whose hearts are hard;-and surely the wrongdoers are in the utmost antagonism-
That He may make what the devil has cast as a test for those who have a disease in their hearts and those whose hearts are hardened. And the wicked are far away in opposition.