Diyanet İşleri
De ki: "Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Hac suresi
Hac suresi, 49. ayet. قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّمَآ أَنَا۠ لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ
ḳul yâ eyyühe-nnâsü innemâ ene leküm neẕîrum mübîn.
De ki: "Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şeytanın vesvesesi; o gün mülk Allah'ındır Hac 49–57 3
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.
Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va'dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.
Zalim oldukları halde, mühlet verdiğim, sonra da kendilerini azabımla yakaladığım nice memleket halkları vardır. Dönüş yalnız banadır.
De ki: "Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Artık iman edip salih ameller işleyenler var ya, işte onlar için bir bağışlama güzel bir nimet (cennet) vardır.
Ayetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.
Senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, ayetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
49. Yüce Allah, kulu ve Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e bütün insanlara hitap ederek kendisinin mü’minlere Allah’ın mükâfatını müjdeleyen, zalim ve kâfirleri de Allah’ın cezasını haber vererek uyaran, Allah’ın gerçek rasûlü olduğunu söylemesini emretmektedir. “Apaçık” buyruğu, uyarısı apaçık olan demektir ki uyarı/inzar, korkutucu olan hususu bildirerek ondan sakındırmak demektir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem apaçık uyarıcıdır, çünkü onun kendisi ile kendilerini uyarmış olduğu şeylerin doğruluğuna dair apaçık delilleri ortaya koymuştur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
De ki: Ey İnsanlar! Ben gönderildiğim şeyi size ulaştırmakla görevlendirilmiş bir uyarıcıyım. Benim uyarım apaçıktır.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Ey insanlar! Ben ancak sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
(Ey Peygamber!) De ki: "Ey insanlar! Şu bir gerçek ki, ben size gönderilmiş açık (sözlü) bir uyarıcıyım.
(Ey Muhammed,) de ki: "Ey insanlar! Ben, yalnızca, size (Allah tarafından gönderilen) apaçık bir uyarıcıyım!"
De ki: "Ey insanlar. . . Kesinlikle Ben, sizin için net açıklama yapan bir uyarıcıyım. "
De ki: "Ey insanlar, gerçekten ben sizin için yalnızca bir uyarıcıyım."
De ki: Ey insanlar! Ben ancak sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
De ki: "Ey insanlar! Aslında, ben, sizin için, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım!"
De ki: "Ey insanlar! Ben, ancak sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "Ey insanlar, ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: 'Ey insanlar, ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.'
De ki: "Ey insanlar, ben size sadece açıkça anlatan bir uyarıcıyım!"
De ki: ey o bütün insanlar! Ben size ancak açık anlatan bir nezirim
De ki: "Ey İnsanlar! Ben sizin için yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "Ey insanlar! Ben sizin için yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."
De ki:"Ey insanlar! Ben sizin için yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "Ey insanlar, gerçekten ben sizin için yalnızca bir uyarıcıyım."
De ki: "Ey insanlar, ben size ancak (gelecek) tehlikeleri apaçık anlatanım".
De ki: Ey insanlar; ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.
(47-51) Senden azabı çabuk / acele istiyorlar, Allah sözünden / vaadinden caymaz / tam karşıtı bir şey yapmaz. Allah’ın yanında ki bir gün, sizin saydığınız bin sene gibidir , memleketlerden nicelerine zalim olduklarında mühlet verdim , sonra onları yakaladım dönüş banadır. (Bize göre bin sene mühlet verilmesi, O’na göre bir gün beklesinler demek gibidir. Her zalim kavmin vakti saati belli) De ki Ey insanlar, Muhakkak ki ben sizin için a paçık bir uyarıcıyım, iman edenler ve düzeltici faaliyet yapanlar onlar için bağışlanma ve ikram edilen rızık vardır , ayetlerimizi aciz bırakmak için yarışanlar ise, işte onlar, cehennem halkıdır.
De ki: “Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.''
De ki: "Ey insanlar, ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "Ey insanlar! Ben sizler için sadece açık bir uyarıcıyım dipnot 1 .
De ki "Ey insanlar! Ben sizler için sadece doğruları açıklayan bir uyarıcıyım."
De ki:Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.
De ki: -Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.
De ki: "Ey insanlar, ben sizin için, açıklayıcı bir uyarıcıdan başkası değilim."
Say to the people: "O you people, I have been sent to you all as a spectacle and an evident warning".
Say [Prophet], ‘People, I am sent only to give you clear warning.’
Say: "O men! I am (sent) to you only to give a Clear Warning:
Say (O Muhammad): "O people! I have been sent to you only as a plain warner dipnot 1 (before the Doom strikes you)."
Say: ‘Mankind, I am only a clear warner to you. ’
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "O mankind! I am (sent) to you only as a plain warner."
Say, ‘O mankind! I am only a manifest warner to you!’
Say, `O mankind! I am but a plain Warner to you all (against the evil consequences of refusal and misdeeds). '
Say: 'O men, I am only for you a plain warner. '
Say: "People, I am only a plain Warner. "
Say, 'O ye folk! I am naught but a plain warner to you,
Say, "O people, I am but a clear warner to you!"
Say, O men, verily I am only a public preacher unto you.
And to how many a city have I given full range while it yet did wrong! Then I seized it, and unto Me was the return.
Say, "O you mankind, surely I am only for you an evident warner. "
Say: O mankind! I am only a plain warner unto you.
Tell them: "O men, it's my duty to warn you clearly. "
SAY [O Muhammad]: "O men! I am but a plain warner [sent by God] unto you!"
Say, ˹O Prophet,˺ "O humanity! I am only sent to you with a clear warning.
Say: "O mankind, I am but a clear warner to you!"
Say, "O people, I have been sent to you as a profound warner."
Say, "O people, I am only to you a clear warner. "
Say thou: “O mankind: I am only a clear warner to you.”
Say, "O Mankind! I am but a plain Warner to you. "
Say: "O men! I am (sent) to you only to give a clear warning:
Say, "O people, I am no more than a plain warner for you.
Say: "O people, I am but a clear warner to you!"