Hac suresi

Hac suresi, 5. ayet

Hac suresi, 5. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِن كُنتُمْ فِى رَيْبٍ مِّنَ ٱلْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَٰكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِن مُّضْغَةٍ مُّخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِّنُبَيِّنَ لَكُمْ وَنُقِرُّ فِى ٱلْأَرْحَامِ مَا نَشَآءُ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوٓا۟ أَشُدَّكُمْ وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّىٰ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرْذَلِ ٱلْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنۢ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔا وَتَرَى ٱلْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَآ أَنزَلْنَا عَلَيْهَا ٱلْمَآءَ ٱهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنۢبَتَتْ مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ

yâ eyyühe-nnâsü in küntüm fî raybim mine-lba`ŝi feinnâ ḫalaḳnâküm min türâbin ŝümme min nuṭfetin ŝümme min `aleḳatin ŝümme mim muḍgatim müḫalleḳativ vegayri müḫalleḳatil linübeyyine leküm. venüḳirru fi-l'erḥâmi mâ neşâü ilâ ecelim müsemmen ŝümme nuḫricüküm ṭiflen ŝümme liteblügû eşüddeküm. veminküm mey yüteveffâ veminküm mey yüraddü ilâ erẕeli-l`umüri likeylâ ya`leme mim ba`di `ilmin şey'â. vetera-l'arḍa hâmideten feiẕâ enzelnâ `aleyhe-lmâe-htezzet verabet veembetet min külli zevcim behîc.

Diyanet İşleri

Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir "alaka"dan, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir "mudga"dan yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hale gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz, onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hac 2–8 · surenin 5. ayeti / 78

Konu Kıyamet sarsıntısı ve dirilişin delili Hac 1–10 3

  1. Hac 2

    Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; halbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

  2. Hac 3

    İnsanlardan kimi vardır ki, hiçbir bilgisi olmadığı halde, Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.

  3. Hac 4

    Şeytan hakkında, "Her kim onu dost edinirse, mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler" diye yazılmıştır.

  4. 5

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir "alaka"dan, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir "mudga"dan yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hale gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz, onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir.

  5. Hac 6

    Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. Şüphesiz O, ölüleri diriltir ve O, her şeye hakkıyla kadirdir.

  6. Hac 7

    Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah, kabirlerdeki kimseleri diriltecektir.

  7. Hac 8

    (8-9) İnsanlardan öylesi de vardır ki, bir ilmi, bir yol göstericisi, aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde kibirlenerek insanları Allah'ın yolundan saptırmak için, Allah hakkında tartışmaya kalkar. Ona dünyada bir rezillik vardır. Ona kıyamet gününde de yangın azabını tattıracağız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. “Ey insanlar! Eğer öldükten sonra dirilişten yana şüpheniz varsa...” Yani bu konuda herhangi bir tereddüdünüz var ve onun gerçekleşeceği konusunda bilginiz yoksa... demektir. Halbuki sizin göreviniz, bu hususta Rabbinizi tasdik etmek, onun peygamberlerinin doğruyu getirdiklerine inanmaktır. Ancak şüphe etmekte diretiyorsanız, işte size kendilerine tanık olduğunuz iki tane aklî delil sunuyoruz. Bunların her birisi, hakkında şüphe ettiğiniz hususa dair kesinlikle delildir ve kalplerinizden şüpheyi giderecek özelliktedir. Bu iki delilden birisi, insanın yaratılmasının başlangıcıdır. Onu ilk olarak var eden, onu tekrar yaratacaktır. Bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Biz sizi topraktan yarattık.” Bu insanlığın atası, Âdem aleyhisselam’ın yaratılması ile olmuştu. “Sonra nutfeden” yani bir damla meniden ki bu da yaratmanın başlangıcıdır. “Sonra alakadan” yani o nutfe, Yüce Allah’ın izni ile kırmızı renkli bir kana dönüşür. “Sonra da şekli belli belirsiz bir çiğnem etten” yani o kan, bir çiğnem ete, çiğnenebilecek büyüklükteki bir et parçasına dönüşür ve bu et parçasından kimi zaman şekli belli ve tam bir insan yaratılır, kimi zaman da yaratılmadan önce rahimler onu dışarı atar. “ki size” yaratılışınızın aslını “açıklayalım” diye böyle yapıyoruz. Bununla birlikte Yüce Allah, insanın yaratılışını bir anda tamamlamaya kadirdir. Fakat O, bizlere hikmetinin kemâlini, kudretinin azametini ve rahmetinin genişliğini açıklamak için böyle yapmaktadır.

“Dilediğimizi rahimlerde belli bir zamana kadar durdururuz.” Yani rahimlerin dışarı atmadıklarını, rahimlerde tutmayı dilediğimiz belli bir süre olan hamilelik süresince bırakırız. “Sonra sizi” annelerinizin karnından hiç bir şey bilmeyen, hiçbir şeye güç yetiremeyen “bir bebek olarak çıkarırız.” Biz size anneleri amade kıldık. Bu halinizde annelerinizin göğüslerinden size rızık verdik. Daha sonra aşamadan aşamaya geçer ve nihâyet en güçlü kuvvetli zamanınıza, rüşt çağınıza erişirsiniz. Bu ise güç ve aklın kemâl derecesidir. “Kiminiz” güçlü kuvvetli dönemine erişmeden önce “ölür” kiminiz de bu dönemi aşarak “ömrün en kötü zamanına kadar götürülür.” Yani onun en fena ve en kötü hali olan, diğer güçler gerileyip zayıfladığı gibi aklın da gerileyip gücünü oldukça kaybettiği ihtiyarlık ve bunaklık haline döndürülür. “tâ ki (sahip olduğu) az bir bilgiden sonra hiçbir şey bilmez bir hale gelsin.” Yani bu şekilde kendisine uzun ömür verilen kişi, bundan önce bilmiş olduğu şeyleri bilmeyecek hale gelsin diye bunları yapıyoruz. Önceden bildiklerini bilmeyişinin sebebi ise aklının zayıflamasıdır. İşte insanın güçlü hali, iki zayıflık ile kuşatılmıştır: çocukluk dönemi zayıflığı ve eksikliği ile yaşlılık döneminin zayıflığı ve eksikliği. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Allah sizi zayıf bir halde yaratan, sonra zayıflığın ardından kuvvet, sonra kuvvetin ardından zayıflık ve ihtiyarlık verendir. O, dilediğini yaratır. O, çok iyi bilendir, gücü her şeye yetendir.” (er-Rûm, 30/54)

kinci delil ise ölümünden sonra yeryüzünün canlandırılması/diriltilmesidir. Yüce Allah, bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sen yeryüzünü kupkuru görürsün.” Yani üzerinde herhangi bir bitki, bir yeşillik bulunmaksızın, çıplak, toz toprak halinde görürsün. “Biz üzerine su indirdiğimizde” bitkiler ile harekete geçip “kıpırdanır, kabarır.” Yani daha önce seviyesi düşük iken yükselir, bunun sebebi ondaki bitkilerin gösterdiği artıştır. “Ve her çeşit güzel bitkiden bitirir.” Bakanların gözlerini kamaştıracak ve onları neşelendirecek şekilde göz alıcı çeşitli bitki türlerini yeşertir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey İnsanlar! Öldükten sonra sizi yeniden diriltmeye kadir oluşumuzda şüpheniz var ise yaratılışınızı düşünün. Babanız Âdem'i topraktan yarattık. Zürriyetinden gelen insanları ise erkeğin hanımının rahmine bıraktığı meniden yarattık. Ardından bu meni bir kan pıhtısına ve daha sonra da bu kan pıhtısı çiğnenmiş et parçasına benzer hale dönüşür. Sonra bu et parçası sağlıklı bir şekilde rahimde yaşayan bir çocuk olarak dünyaya gelene kadar kalıp, bekler ya da sağlıklı olmayan bir bebek olarak rahim onu düşürür. Bütün bunlar sizi evreler halinde yaratış kudretimizi açıklamak içindir. Rahimlere belirli bir vakitte doğana kadar dilediğimiz ceninleri yerleştiririz, bunun vakti dokuz aydır. Sonra analarınızın karınlarından bebek olarak çıkarır, sonra da kuvvetin ve aklın en kamil olduğu yaşa kadar ulaşırsınız. Kiminiz de bu vakit gelmeden önce vefat eder. Bazınız da aklının ve gücünün zayıfladığı ihtiyarlık yaşına kadar yaşar. Hatta çocuktan bile kötü halde olur ve bildiği şeyleri bilmez hale gelir. Yeryüzünü bitkisi olmayan bir halde görürsün, üzerine yağmur suyunu indirdiğimizde bitkiler açar. Bitkilerinin büyümesi ile yükselir ve bitkilerden her bir çeşit güzel manzaralar oluşturur.

Kelimeler

69 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلنَّاسُ n-nasu insanlar kök: نوس
  3. إِن in eğer
  4. كُنتُمْ kuntum iseniz kök: كون
  5. فِى fi içinde
  6. رَيْبٍۢ raybin kuşku kök: ريب
  7. مِّنَ mine -ten
  8. ٱلْبَعْثِ l-bea'si yeniden dirilmek- kök: بعث
  9. فَإِنَّا feinna (bilin ki) biz
  10. خَلَقْنَـٰكُم haleknakum sizi yarattık kök: خلق
  11. مِّن min -tan
  12. تُرَابٍۢ turabin (önce) toprak- kök: ترب
  13. ثُمَّ summe sonra
  14. مِن min -den
  15. نُّطْفَةٍۢ nutfetin nutfe(sperm)- kök: نطف
  16. ثُمَّ summe sonra
  17. مِنْ min -dan
  18. عَلَقَةٍۢ alekatin alaka(embriyo)- kök: علق
  19. ثُمَّ summe sonra
  20. مِن min -ndan
  21. مُّضْغَةٍۢ mudgatin bir çiğnem et parçası- kök: مضغ
  22. مُّخَلَّقَةٍۢ muhallekatin biçimlenmiş kök: خلق
  23. وَغَيْرِ ve gayri ve kök: غير
  24. مُخَلَّقَةٍۢ muhallekatin biçimlenmemiş kök: خلق
  25. لِّنُبَيِّنَ linubeyyine açıkça göstermek için kök: بين
  26. لَكُمْ ۚ lekum size
  27. وَنُقِرُّ ve nukirru ve tutarız kök: قرر
  28. فِى fi
  29. ٱلْأَرْحَامِ l-erhami rahimlerde kök: رحم
  30. مَا ma
  31. نَشَآءُ neşa'u dilediğimizi kök: شيا
  32. إِلَىٰٓ ila -ye kadar
  33. أَجَلٍۢ ecelin bir süre- kök: اجل
  34. مُّسَمًّۭى musemmen belirtilmiş kök: سمو
  35. ثُمَّ summe sonra
  36. نُخْرِجُكُمْ nuhricukum sizi çıkarırız kök: خرج
  37. طِفْلًۭا tiflen bir bebek olarak kök: طفل
  38. ثُمَّ summe sonra
  39. لِتَبْلُغُوٓا۟ liteblugu ermeniz için kök: بلغ
  40. أَشُدَّكُمْ ۖ eşuddekum güçlerinize kök: شدد
  41. وَمِنكُم ve minkum ve içinizden
  42. مَّن men kimi
  43. يُتَوَفَّىٰ yuteveffa öldürülür kök: وفي
  44. وَمِنكُم ve minkum ve içinizden
  45. مَّن men kimi de
  46. يُرَدُّ yuraddu itilir kök: ردد
  47. إِلَىٰٓ ila
  48. أَرْذَلِ erzeli en kötü çağına kök: رذل
  49. ٱلْعُمُرِ l-umuri ömrün kök: عمر
  50. لِكَيْلَا likeyla hale gelmesi için
  51. يَعْلَمَ yea'leme bilmez kök: علم
  52. مِنۢ min
  53. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  54. عِلْمٍۢ ilmin bilen kimse iken kök: علم
  55. شَيْـًۭٔا ۚ şey'en bir şey kök: شيا
  56. وَتَرَى ve tera ve görürsün kök: راي
  57. ٱلْأَرْضَ l-erde yeri kök: ارض
  58. هَامِدَةًۭ hamideten kurumuş ölmüş kök: همد
  59. فَإِذَآ feiza zaman
  60. أَنزَلْنَا enzelna biz indirdiğimiz kök: نزل
  61. عَلَيْهَا aleyha onun üzerine
  62. ٱلْمَآءَ l-mae suyu kök: موه
  63. ٱهْتَزَّتْ htezzet titreşir kök: هزز
  64. وَرَبَتْ ve rabet ve kabarır kök: ربو
  65. وَأَنۢبَتَتْ ve enbetet ve bitirir kök: نبت
  66. مِن min
  67. كُلِّ kulli her kök: كلل
  68. زَوْجٍۭ zevcin çifti kök: زوج
  69. بَهِيجٍۢ behicin güzel kök: بهج

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طفل (4 geçiş) · Aynı kök: علق (7 geçiş) · Aynı kök: نطف (12 geçiş)

    O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra "alaka"dan yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk…

  • Aynı kök: مضغ (3 geçiş) · Aynı kök: علق (7 geçiş) · Aynı kök: نطف (12 geçiş)

    Sonra bu az suyu "alaka" haline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet…

  • Aynı kök: رذل (4 geçiş) · Aynı kök: عمر (24 geçiş) · Aynı kök: ردد (59 geçiş)

    Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına…

  • Aynı kök: بهج (3 geçiş) · Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş)

    Yahut gökleri ve yeri yaratan ve size gökten yağmur indirip, onunla, ağaçlarını sizin yetiştiremeyeceğiniz gönül alıcı güzel bahçeler meydana getiren…

  • Aynı kök: هزز (5 geçiş) · Aynı kök: ربو (20 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş)

    Allah'ın varlığının delillerinden biri de şudur: Sen yeryüzünü boynu bükük (kupkuru) görürsün. Onun üzerine yağmuru indirdiğimiz zaman kıpırdar…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

  • Aynı kök: نطف (12 geçiş) · Aynı kök: عمر (24 geçiş) · Aynı kök: ترب (22 geçiş)

    Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah'ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi…

  • Aynı kök: بهج (3 geçiş) · Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey insanlar! Diriltilmekten şüphedeyseniz, (bilin ki) biz sizi topraktan, sonra nutfeden (zigottan), sonra ‘alakadan (embriyodan), sonra organları belirlenmiş, (detayları) belirlenmemiş bir mudğadan (et parçacığından) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim. dipnot 1 Dilediğimizi, belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz; dipnot 2 sonra sizi bir bebek olarak doğumla (dışarı) çıkartırız. dipnot 3 Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için (sizi büyütürüz). Kiminiz vefat ettirilir; kiminiz de bilgiden sonra (biliyorken) bir şey bilmez hâle gelsin diye ömrün en sıkıntılı çağına dipnot 4 kadar götürülür. dipnot 5 Yeri de kupkuru (ölü) bir hâlde görürsün; biz onun (toprağın) üzerine suyu indirdiğimiz zaman bir de bakarsın ki kıpırdayıp kabarır ve her iç açıcı çiftten (bitkiler) yetiştirir. dipnot 6

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Mü'minûn 23:12-14.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Mü'minûn 23:13; Mürselât 77:22.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesaj: Mü'minûn 23:12-14. Bu ayette insanın ana rahmindeki yaratılış aşamaları hakkında son derece önemli gerçeklere işaret edilmektedir.
  4. metne dön, dipnot 4
    Nahl 16:70'te de geçen [erzel-i ‘umr] denen ömrün en sıkıntılı döneminde kişinin hem bedensel özellikleri hem de akıl ve muhakeme yönü zayıflamaya başlamaktadır. Bu yüzden, ayette "Bilgili iken hiçbir şeyi bilmez hale gelmek"ten söz edilmektedir. İnsanlar nasıl ki bebeklik ve çocukluk dönemlerinde eylemlerinden sorumlu değillerse [erzel-i ‘umr] denen dönemde de eğer melekeleri yok olmuş ve ne yaptığını bilemez hale gelmişlerse artık bu durumda onlar da çocuklaşmış olurlar.
  5. metne dön, dipnot 5
    Benzer mesajlar: Nahl 16:70; Mü'min 40:67.
  6. metne dön, dipnot 6
    Benzer mesajlar: Fussilet 41:39.

Mustafa İslamoğlu

Ey insanlık! Eğer (ölümden sonra) diriliş konusunda kuşku içindeyseniz, unutmayın ki Biz sizi (ilkin) bir tür topraktan, sonra bir damlacık döl suyundan, sonra rahim cidarına asılıp tutunan döllenmiş yumurtadan, sonra (asli unsurları) olumuş fakat (tali unsurları) henüz oluşmamış bir ceninden yarattık: bu size (menşeinizi) açıklamak için yaptığımız (bir uyarıdır). Derken, (doğmasını) dilediğimizi belirlenmiş bir süreye kadar (annelerinin) rahimlerinde tutarız; sonra sizi bir bebek olarak dünyaya getiririz; nihayet sizler olgunluk çağına, (işte bütün bu süreçlerden geçerek) ulaşırsınız: ama içinizden kimilerine ölüm (erken yaşlarda) tattırılır, kimileri de ömrün en düşkün çağına kadar ertelenir; öyle ki, sonunda o, bilen biriyken hiçbir şey bilmez hale gelir. (Bu, şuna benzer) ki; önce yeryüzünü kupkuru bir halde görürsün; fakat ona indirdiğimiz suyun ardından canlanır, kabarır ve her türden gözalıcı bitkilerle yeşerir.

Muhammed Esed

Ey İnsanlar! Ölümden sonra kalkış (olgusun)dan şüphedeyseniz, o zaman, (hatırlayın ki,) Biz, gerçekten de sizi(n her birinizi) topraktan, sonra bir döl suyu damlasından, sonra döllenmiş hücreden, sonra (temel unsurları ve istidatlarıyla) tamamlanmış ama (bütün ögeleriyle) henüz tamamlanmamış bir ceninden yarattık ki, size (menşeinizi böylece) açıklayalım. Ve (doğmasını) dilediğimizin, (annesinin) rahminde (Bizce) belirlenmiş bir süre için kalmasını sağlarız; sonra sizi çocuk olarak dünyaya getirir ve (yaşamanıza imkan veririz); böylece (bazılarınız) olgunluk çağına erişir; öyle ki, kiminize (daha çocukluk çağında) ölüm tattırılırken, kiminiz de yaşlılığın öyle düşkün çağlarına eriştirilir ki, bildiğini bilmez olur. Ve (sen, ey insanoğlu, ölümden sonra kalkıştan şüphe ediyorsan, düşün ki:) bir bakıyorsun yeryüzü kupkuru; ama ona su indirdiğimizde, (bir de bakıyorsun) canlanıp kabarmış ve her türden güzel ekinler ortaya koymuş!

Ahmed Hulusi

Ey insanlar. . . Eğer ba'stan (yeni bir yapıyla yaşama devamdan) şüphe içinde iseniz; (düşünün ki önceden) sizi bir topraktan, sonra spermden, sonra bir genetik yapı, embriyodan, sonra yapısı belli belirsiz bir çiğnem etten yarattık; açık seçik bildirelim! Dilediğimizi muayyen bir süre rahimlerde tutarız, sonra sizi bir çocuk olarak çıkarırız, sonra kemale erme çağınıza ulaşmanız için (gerekeni sağlarız). . . Sizden kiminiz (erken yaşta) vefat ettirilir, kiminiz de bildiklerini unutmuş halde ömrün rezil çağına bırakılır. . . Arzı ölü olarak görürsün; ama biz onun üzerine o suyu inzal ettiğimizde, harekete geçer, kabarır ve her güzel çiftten nebat bitirir (ölü arza hayat veren, sana da verir ölümün sonrasında)!

Ali Bulaç

Ey insanlar, eğer dirilişten yana bir kuşku içindeyseniz, gerçek şu ki, biz sizi topraktan yarattık, sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo), sonra yaratılış biçimi belli belirsiz bir çiğnem et parçasından; size (kudretimizi) açıkca göstermek için. Dilediğimizi, adı konulmuş bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizi bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da erginlik çağına erişmeniz için (sizi büyütüyoruz). Sizden kiminizin hayatına son verilmekte, kiminiz de, bildikten sonra hiç bir şey bilmeme durumuna gelmesi için ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilmektedir. Yeryüzünü kupkuru ölü gibi görürsün, fakat biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir, kabarır ve her güzel çiftten (ürünler) bitirir.

Ali Özek ve heyeti

Ey insanlar! Eğer yeniden dirilmekten şüphede iseniz, şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan), sonra uzuvları (önce) belirsiz, (sonra) belirlenmiş canlı et parçasından (uzuvları zamanla oluşan ceninden) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim. Ve dilediğimizi, belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz; sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarırız. Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için (sizi büyütürüz). İçinizden kimi vefat eder; yine içinizden kimi de ömrün en verimsiz çağına kadar götürülür, ta ki bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hale gelsin. Sen, yeryüzünü de kupkuru ve ölü bir halde görürsün; fakat biz, üzerine yağmur indirdiğimizde o, kıpırdanır, kabarır ve her çeşitten (veya çiftten) iç açıcı bitkiler verir.

Ali Rıza Safa

Ey insanlar! Yaratılış konusunda kuşku duyuyorsanız, size açıklayalım: Aslında, sizi topraktan, sonra bir damlacıktan, sonra asılarak tutunandan, sonra tamamlanmış ve tamamlanmamış bir et parçasından yarattık. Ve belirlenmiş bir süreye dek, dilediğimizin dölyatağında tutarız. Sonra, olgunluk çağına erişmeniz için, bir bebek olarak çıkarırız. Aranızdan bir bölümünün yaşamına son verilir; bir bölümünüz de bildiğini bilmez olsun diye, ömrünün en düşkün dönemlerine geri döndürülür. Ve yeryüzünü kurumuş görürsün. Fakat ona su indirdiğimizde titreşir ve kabarır; her göz alıcı bitkiden çift yetiştirir. dipnot 268

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 268
    İşte, bir bilgi ayeti: On dokuzuncu yüzyılda, bitkibilimci Robert Brown'ın, Brown Titremesi ismini verdiği kuramında, suyun toprağa düşmesiyle başlayan üç aşama vardır. Bunlar, toprağın yükünsel ögelerinin titreşmesi, toprağın kabarması ve bitkilerin erkek ve dişi biçiminde ürün vermesi olarak sıralanır. Bitkilerin, betonları çatlatacak denli güçlü basınç düzenleri, suyu metrelerce yukarıya çıkaracak güçte pompaları vardır. Evrim Kuramı'nı ortaya atan Darwin bile, şöyle demiştir: "Bitkilerin birdenbire gelişimlerinden daha olağanüstü bir olay yoktur."

Bayraktar Bayraklı

Ey insanlar! Öldükten sonra dirilmekten şüphede iseniz; doğrusu, biz sizi topraktan, sonra nutfeden/meniden yani erlik suyundan, sonra yapışkandan/döllenmiş yumurta hücresinden, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir et parçasından yaratmış olduğumuzu size açıklıyoruz. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız; sonra sizi çocuk olarak çıkarırız; böylece yetişip ergenlik çağına varırsınız. Kiminiz ölür, kiminiz de ömrünün en verimsiz çağına kadar götürülür de, bilirken bir şey bilmez olur. Yeryüzünü görürsün ki kupkurudur; fakat biz ona su indirdiğimiz zaman yeryüzü kıpırdanır, kabarır, her çeşitten iç açıcı bitkiler verir.

Edip Yüksel

Ey insanlar, diriliş konusunda kuşku besliyorsanız, (hatırlayın ki) sizi topraktan, sonra bir damlacıktan, sonra asılı duran bir madde (embriyo) dan, sonra biçimi belli ve belirsiz bir dölütten yarattık. Böylece size bildiriyoruz. Neyi dilemişsek belli bir süreye kadar onu rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız ve ardından olgunlaşıp erginleşirsiniz. Kiminizin hayatına son verilir, kiminiz de en kötü yaşa kadar ulaştırılır. Böylece bir bilgiye sahip olduktan sonra bir şey bilemez olsun. Toprağı kuru ve ölü görürsün, ancak üzerine su yağdırdığımız zaman titreşip kabarır ve çeşit çeşit güzel bitkiler bitirir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Modern biyolojiye göre dölütün ana karnında tam gelişimi için gebelik süresi, döllenmeden sonra 38 hafta veya 266 gündür.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey insanlar, diriliş konusunda kuşku besliyorsanız, (hatırlayın ki) sizi topraktan, sonra bir damlacıktan, sonra asılı duran bir madde (embriyo) dan, sonra biçimi belli ve belirsiz bir dölütten yarattık. Böylece size bildiriyoruz. Neyi dilemişsek belli bir süreye kadar onu rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız, ve ardından olgunlaşıp erginleşirsiniz. Kiminizin hayatına son verilir, kiminiz de en kötü yaşa kadar ulaştırılır. Böylece bir bilgiye sahip olduktan sonra bir şey bilemez olsun. Toprağı kuru ve ölü görürsün, ancak üzerine su yağdırdığımız zaman titreşip kabarır ve çeşit çeşit güzel bitkiler bitirir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey insanlar, eğer öldükten sonra dirilmekten şüphede iseniz, şu muhakkak ki, Biz sizi topraktan, sonra nutfe (sperma) den, sonra alaka (yapışkan bir madde)dan, sonra da uzuvları görünen ya da görünmeyen bir et parçasından yaratmaktayız ki, size (ne olduğunuzu) anlatalım. Dilediğimizi de belli bir süreye kadar rahimlerde durdururuz. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız, sonra da olgunluk çağına gelmeniz için geliştiririz. Bununla beraber, içinizden kiminizin canı alınıyor, kiminiz de biraz bilgiden sonra birşey bilmemek üzere, ömrünün en kötü devresine getiriliyor. Yeryüzünü de sönmüş kül halinde görürsün; ama üzerine su indirdiğimiz zaman harekete geçer, kabarır ve her dilber çiftten bitkiler bitirir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey insanlar! Eğer ba'sten şübhede iseniz şu muhakkak ki biz sizi bir topraktan halketmekteyiz, sonra bir alekadan, sonra hılkati belli belirsiz bir mudgaden, ki size anlatalım diye hem müsemma bir ecele kadar dilediğimiz müddet rahimlerde durduruyoruz da sonra sizi bir bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da kuvvetinize irmeniz için, bununla beraber içinizden kimisi vefat ettiriliyor, yine içinizden kimisi de biraz ılimden sonra bir şey bilmesin diye erzeli omre doğru giri itiliyor, Arzı da görürsün sönmüş kül halinde, derken üzerine suyu indirdiğimiz zaman ihtizaz eder kabarır da her dilber çiftten nebatlar bitirir

Erhan Aktaş

Ey İnsanlar! Eğer öldükten sonra yeniden dirilmekten kuşkunuz varsa; bilin ki Biz, sizi topraktan, sonra nutfeden, dipnot 1 sonra bir alakadan, dipnot 2 sonra yapısı belli belirsiz mudğadan dipnot 3 yarattık. Ne olduğunuzu bilin diye size açıklıyoruz. Ve Biz, dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız. Sonra kiminiz ergenlik çağına ulaşır. Ve sizden bir kısmınız vefat ettirilir. Kiminiz de ömrünün en kötü dönemine erişir; bir şey bilmez yaşlı bir bunak haline gelir. Yeryüzünü kurumuş ölmüş görürsün, ama üzerine su indirdiğimiz zaman yeniden hareketlenir, kabarır ve her bitkiden göz alıcı çiftler bitirir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir damla sıvıdan.
  2. metne dön, dipnot 2
    İlişip yapışan, rahim duvarında asılı durandan.
  3. metne dön, dipnot 3
    Belli belirsiz bir çiğnem et parçası.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey insanlar! Eğer öldükten sonra yeniden dirilmekten kuşkunuz varsa; bilin ki Biz, sizi topraktan, sonra nutfeden dipnot 1 , sonra bir alakadan dipnot 2 , sonra yapısı belli belirsiz mudğadan dipnot 3 yarattık. Ne olduğunuzu bilin diye size açıklıyoruz. Ve Biz, dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız. Sonra kiminiz ergenlik çağına ulaşır. Ve sizden bir kısmınız vefat ettirilir. Kiminiz de ömrünün en kötü dönemine erişir; bir şey bilmez yaşlı bir bunak haline gelir. Yeryüzünü kurumuş ölmüş görürsün, ama üzerine su indirdiğimiz zaman yeniden hareketlenir, kabarır ve her bitkiden göz alıcı çiftler bitirir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir damla sıvıdan.
  2. metne dön, dipnot 2
    İlişip yapışan, rahim duvarında asılı durandan.
  3. metne dön, dipnot 3
    Belli belirsiz bir çiğnem et parçası.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey insanlar! Eğer öldükten sonra yeniden dirilmekten kuşkunuz varsa; bilin ki Biz, sizi topraktan, sonra nutfeden dipnot 1 , sonra bir alakadan dipnot 2 , sonra yapısı belli belirsiz mudğadan dipnot 3 yarattık. Ne olduğunuzu bilin diye size açıklıyoruz. Ve Biz, dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız. Sonra kiminiz ergenlik çağına ulaşır. Ve sizden bir kısmınız vefat ettirilir. Kiminiz de ne dediğini bilmez yaşlı bir bunak oluncaya kadar yaşar. Kurumuş yeryüzü gibi; yeryüzünü kurumuş ölmüş görürsün, ama üzerine su indirdiğimiz zaman yeniden hareketlenir, kabarır ve her bitkiden göz alıcı çiftler bitirir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir damla sıvıdan.
  2. metne dön, dipnot 2
    İlişip yapışan, rahim duvarında asılı durandan.
  3. metne dön, dipnot 3
    Belli belirsiz bir çiğnem et parçasından.

Gültekin Onan

Ey insanlar, eğer dirilişten yana bir kuşku içindeyseniz, gerçek şu ki, biz sizi topraktan yarattık, sonra bir damla sudan, sonra bir alaktan, sonra yaratılış biçimi belli belirsiz bir çiğnem et parçasından; size (kudretimizi) açıkca göstermek için. Dilediğimizi, adı konulmuş bir ecele kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizi bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da erginlik çağına erişmeniz için (sizi büyütüyoruz). Sizden kiminizin hayatına son verilmekte, kiminiz de, bildikten sonra hiç bir şey bilmeme durumuna gelmesi için ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilmektedir. Yeryüzünü kupkuru ölü gibi görürsün, fakat biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir, kabarır ve her güzel çiftten (ürünler) bitirir.

Hasan Basri Çantay

Ey insanlar, eğer siz öldükden sonra dirilmek hususunda herhangi bir şübhe içinde iseniz şu muhakkakdır ki biz sizi (n aslınızı) toprakdan, sonra (onun zürriyetini) insan suyundan, sonra pıhtılaşmış bir kandan, daha sonra da hilkati belli belirsiz bir çiğnem etden yaratdık (ve bunları) size (kemal-i kudretimizi) apaçık gösterelim diye (yapdık). Sizi dileyeceğimiz muayyen bir vakta kadar rahmlerde durduruyoruz, sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyoruz, daha sonra da kuvvetinize (yiğitlik çağına) ermeniz için (büyütüyoruz). Kiminiz öldürülüyor, kiminiz de (evvelki) bilgi (sin) den sonra (artık) hiç bir şey bilmemek üzere ömrün en fena (devresine) doğru gerisin geri itiliyor. Sen yer (yüzünü) kupkuru ve ölü görürsün. Fakat biz onun üstüne suyu (yağmuru) indirdiğimiz zaman o harekete gelir, kabarır, her güzel çiftden nice nebat bitirir.

İbni Kesir

Ey insanlar; eğer dirilişten yana bir şüphede iseniz; gerçek şu ki: Size açıkça gösterelim diye Biz sizi; topraktan, sonra nutfeden, sonra pıhtılaşmış bir kandan, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir çiğnem etten yarat tık. İstediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarırız. Böylece yetişip erginlik çağına gelirsiniz. Kiminiz öldürülür, kiminiz de bilirken hiç bir şey bilmez olsun diye ömrünün en fena zamanına geri itilir. Yeryüzünü kupkuru olarak görürsün. Ama Biz, ona su indirdiğimiz zaman harekete geçer, kabarır ve her çeşit güzel bitkiden çift çift yetiştirir.

Mehmet Alagaş

(5-6) Ey insanlar eğer ki tekrar dirilmekten şüphe içinde iseniz, biz sizi topraktan yarattık sonra nutfeden / meniden yarattık sonra alakadan / kan pıhtısından yarattık sonra şekli belli ve şekilsiz bir etten yarattık, sizin için açıklıyoruz, dilediğimizi belirli süreye kadar rahimlerde yerleştiriyoruz , sonra sizi çocuk olarak çıkarıyoruz , sonra siz yetişkinliğe eriştiriyoruz / ulaştırıyoruz, sizden birileri vefat ediyor, sizden birilerini de bilirken bir şey bilmez hale gelmesi için ömrün en rezil kısmına geri döndürüyoruz. Arzı kurak bir halde / sönmüş kül gibi görürsün ne zaman ki ona su indirdiğimizde depreşir / kımıldar / harekete geçer ve kabarır göz alıcı her bir çiftten bitki yeşertir (yeniden dirilmek te böyle su dökülen toprağın dirilmesi gibi ş üpheniz giderildi mi?) İşte bu kesinlikle Allah’tır ve O gerçektir , m uhakkak ki O dirilir ve öldürür ve kesinlikle O her şeyi güç yetirip ayarlayandır. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil belki olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt)

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey insanlar! Eğer tekrar dirilmekten şüphede iseniz; şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden (meniden), sonra alakadan (embriyodan), sonra (cesedi) biçimlenen ve biçimlenmeyen bir çiğnem et parçasından yarattık ki, size (kudretimizi) açıkça gösterelim. Dilediğimizi adı konmuş bir süreye kadar rahimlerde tutar ve sizi bebek olarak çıkarırız. Sonra siz yetişip, güçlü çağınıza gelirsiniz. Kiminiz vefat eder, kiminiz de bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hale gelsin diye ömrünün en düşkün dönemine ulaştırılır. Yeryüzünü kupkuru görürsün de biz ona su indirince harekete geçer, kabarır ve her çeşit güzel bitkiyi çift çift bitirir.

Süleyman Ateş

Ey insanlar eğer öldükten sonra dirilmekten kuşkuda iseniz (bilin ki) biz sizi (önce) topraktan, sonra nutfe(sperm)den, sonra alaka(embriyo)dan, sonra biçimlenen ve biçimlenmeyen bir çiğnem et parçasından yarattık ki, size (kudretimizi) açıkça gösterelim. Dilediğimizi belirtilmiş bir süreye kadar rahimlerde tutarız, sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız. Sonra güç(ve kabiliyetler)inize ermeniz için (sizi büyütürüz). İçinizden kimi (henüz çocukken) öldürülür, kimi de ömrün en kötü çağına(ihtiyarlığa) itilir ki, bilirken bir şey bilmez hale gelsin (çocukluğundaki gibi bedence ve akılca güçsüz bir duruma düşsün). Yeri de kurumuş, ölmüş görürsün. Fakat biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir, kabarır ve her güzel çifti bitirir.

Süleymaniye Vakfı

Ey insanlar! Yeniden dirilme konusunda şüpheniz varsa (düşünün): Sizi topraktan, sonra döllenmiş yumurtadan, sonra rahim duvarına asılı embriyodan, sonra da yapısı belli belirsiz bir çiğnem et dipnot 1 parçasından (aşamalı olarak) yarattık dipnot 2 . Bu bilgi, yeniden dirilmeyi size açıklamamız içindir. Yaşamasını uygun gördüğümüzü dipnot 3 belli bir süreye kadar rahimlerde tutar, sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız. Sonra da güçlü kuvvetli hale gelesiniz diye (yaşatırız). Kiminiz vefat ettirilir dipnot 4 , kiminiz de ömrünün en düşkün çağına dipnot 5 kadar yaşatılır ki bilirken bilemez hale gelsin. Toprağı da kupkuru görürsün ama üzerine suyu indirdik mi kıpırdar, kabarır ve her güzel bitkiden erkekli dişili bitirir dipnot 6 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mudga (مضغة) ısırılmış et parçası ve embriyo anlamına gelir. Isırılıp bırakılmış et parçasında dişler iz bırakır. Gelişmekte olan embriyonun omurga kemiklerinin oluşmaya başladığı bölgedeki görüntüsü bu şekildedir.
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
  4. metne dön, dipnot 4
    Vefat, ruhun bedenden ayrılmasıdır. Ruh bedenden iki durumda ayrılır, biri uykuda, diğeri de ölüm sırasında olur. Allah, hem uyuyan hem de ölen kişinin ruhunu koruma altına alır. Uyuyan kişinin ruhu, uyandığında, ölen kişinin ruhu da vücut, ahirette tekrar yaratıldığında geri döner (En'am 6/60, Zümer 39/42, Tekvir 81/7).
  5. metne dön, dipnot 5
  6. metne dön, dipnot 6
    İnsanın yeniden dirilişi, bir tohumun toprak altında oluşumu gibidir (Araf 7/25, Rum 30/19, Zuhruf 43/11).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey insanlar! Kabirlerden kalkma konusunda şüpheniz varsa (düşünün): Sizi önce topraktan sonra döllenmiş yumurtadan, sonra alakadan dipnot 1 , sonra da bir çiğnem dipnot 2 et parçasından belli belirsiz şekilde yarattık. Bu sözler, size olup biteni açıklamamız içindir. Yaşamasını tercih ettiğimizi belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde tutar, sonra sizi bir çocuk olarak çıkarırız. Sonra da ergenlik çağına eresiniz (diye yaşatırız). Kiminiz ölür, kiminiz de ömrün en düşkün çağına dipnot 3 kadar yaşatılır ki bilirken bilemez hale gelsin. Toprağı da kupkuru görürsün ama üzerine suyu indirdik mi kıpırdar, kabarır ve her türlü güzel bitkinden bir eş bitirir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rahim duvarına yapışmış embriyodan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mugdatin(مضغة) kelimesine çiğnem adı verilmiştir. Isırılmış et parçası ve embriyo anlamına gelir. Isırılıp bırakılmış et parçasında dişler iz bırakır. Gelişmekte olan embriyonun omurga kemiklerinin oluşmaya başladığı bölgede de tıpkı buna benzer bir iz vardır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yaşlılık, düşkünlük çağı

Şaban Britch

Ey insanlar! Eğer tekrar dirilmekten şüphede iseniz; şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden (meniden), sonra alakadan (embriyodan), sonra (cesedi) biçimlenen ve biçimlenmeyen bir çiğnem et parçasından yarattık ki, size (kudretimizi) açıkça gösterelim. Dilediğimizi adı konmuş bir süreye kadar rahimlerde tutar ve sizi bebek olarak çıkarırız. Sonra siz yetişip, güçlü çağınıza gelirsiniz. Kiminizin vefat eder, kiminiz de bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hale gelsin diye ömrünün en düşkün dönemine ulaştırılır. Yeryüzünü kupkuru görürsün de biz ona su indirince harekete geçer, kabarır ve her çeşit güzel bitkiyi çift çift bitirir ya...

Şaban Piriş

-Ey insanlar, eğer, tekrar diriltileceğinizden bir şüpheniz varsa size açıkça gösterelim diye sizi topraktan yarattık, sonra spermden, sonra embriyodan, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir çiğnem etten yarattık. Dilediğimizi adı konmuş bir süreye kadar rahimlerde tutar ve sizi bebek olarak çıkarırız. Sonra siz yetişip, erginlik çağına gelirsiniz. Kiminizin canı alınır, kiminiz de bildiği şeyleri bilmez olsun diye ömrünün en düşkün dönemine ulaştırılır. Yeryüzünü kupkuru görürsün de biz ona su indirince harekete geçer, kabarır ve her çeşit güzel bitkiyi çift çift bitirir ya...

Yaşar Nuri Öztürk

Ey insanlar! Ölümden sonra dirilme konusunda kuşku içinde olabilirsiniz. Ama şu bir gerçek ki, biz sizi bir topraktan, sonra bir spermden, sonra bir embriyodan/döllenmiş bir karışımdan, sonra ne olduğu kısmen belirli, kısmen belirsiz bir et parçasından yarattık ki, size açık seçik beyanda bulunalım. Ve sizi rahimlerde, belirlenen bir süreye kadar dilediğimiz şekilde bekletiyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyoruz. Daha sonra da tam kuvvetinize ulaşmanızı sağlıyoruz. Bununla birlikte içinizden bir kısmı öldürülüyor, yine içinizden bir kısmı ilimden sonra bir şey bilmesin diye ömrün en basit ve düşük noktasına geri gönderiliyor. Yeryüzünü de sönmüş kül halinde görürsün. Nihayet onun üzerine suyu indirdiğimizde titrer, kabarır ve her güzel/bereketli çiftten bir şeyler bitirir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O You people: if you are in doubt of Resurrection; nonetheless We raised you from dust, then We made you evolve from a seed* -a constituent part of emitted fluid- then from a clinging organism then from a bolus-like mass of coherent body of matter partly shaped and partly not yet shaped, to realize Allah's Omnipotence. And We embed in the wombs what we will for a determined period of time, We then disburden the wombs of you as a new born babe, then you grow to maturity. And among you is he who is caused to die and also he who is carried through the stealing steps of age to advanced life that he loses the wits which were once about him and he loses remembrance of knowledge he formerly mastered; he becomes the abject heir of an illustrious name. And you see the earth lifeless and barren and when We send rain down upon and it is stirred to activity, it thrives and it is stirred to activity, flourishes and vegetates variegated vegetal growths of like things.

Abdul Haleem

People, [remember,] if you doubt the Resurrection, that We created you from dust, then a drop of fluid, then a clinging form, then a lump of flesh, both shaped and unshaped: We mean to make Our power clear to you. Whatever We choose We cause to remain in the womb for an appointed time, then We bring you forth as infants and then you grow and reach maturity. Some die young and some are left to live on to such an age that they forget all they once knew. You sometimes see the earth lifeless, yet when We send down water it stirs and swells and produces every kind of joyous growth:

Abdullah Yusuf Ali

O mankind! if ye have a doubt about the Resurrection, (consider) that We created you out of dust, then out of sperm, then out of a leech-like clot, then out of a morsel of flesh, partly formed and partly unformed, in order that We may manifest (our power) to you; and We cause whom We will to rest in the wombs for an appointed term, then do We bring you out as babes, then (foster you) that ye may reach your age of full strength; and some of you are called to die, and some are sent back to the feeblest old age, so that they know nothing after having known (much), and (further), thou seest the earth barren and lifeless, but when We pour down rain on it, it is stirred (to life), it swells, and it puts forth every kind of beautiful growth (in pairs).

Abul A'la Maududi

O mankind! If you have any doubt concerning Resurrection, then know that it is surely We Who created you from dust, then from a drop of sperm, dipnot 1 then from a clot of blood, then from a little lump of flesh, some of it shapely and other shapeless. dipnot 2 (We are rehearsing this) that We may make the reality clear to you. We cause (the drop of sperm) that We please to remain in the wombs till an appointed time. We bring you forth as infants (and nurture you) that you may come of age. Among you is he that dies (at a young age) and he who is kept back to the most abject age so that after once having known, he reaches a stage when he knows nothing. dipnot 3 You see the earth dry and barren and then no sooner than We send down water upon it, it begins to quiver and swell and brings forth every kind of beauteous vegetation.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "We have created you from dust, then from a drop of sperm": The first man Adam was created directly from clay and after him the process of procreation started by means of sperm-drop. This has been stated in Surah AsSajda, Ayats 7-8 as well. It may also mean that man is created from sperm-drop but his body is made of those elements which are all available in the earth.
  2. metne dön, dipnot 2
    This refers to the different stages of development of the child in the womb of its mother. This description is based on observation and not on scientific research, and there was no need for it for the purpose for which reference to this has been made here.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, in old age man is again reverted to the same condition in which he was in childhood. He loses his senses and knows little or nothing like a child.

Aisha Bewley

Mankind! if you are in any doubt about the Rising, know that We created you from dust then from a drop of sperm then from a clot of blood then from a lump of flesh, formed yet unformed, so We may make things clear to you. We make whatever We want stay in the womb until a specified time and then We bring you out as children so that you can reach your full maturity. Some of you die and some of you revert to the lowest form of life so that, after having knowledge, they then know nothing at all. And you see the earth dead and barren; then when We send down water onto it it quivers and swells and sprouts with luxuriant plants of every kind.

Al-Hilali & Khan

O mankind! If you are in doubt about the Resurrection, then verily We have created you (i.e. Adam) from dust, then from a Nutfah (mixed drops of male and female sexual discharge i.e. the offspring of Adam), then from a clot (a piece of thick coagulated blood) then from a little lump of flesh - some formed and some unformed (as in the case of miscarriage) - that We may make (it) clear to you (i.e. to show you Our Power and Ability to do what We will). And We cause whom We will to remain in the wombs for an appointed term, then We bring you out as infants,[1] then (give you growth) that you may reach your age of full strength. And among you there is he who dies (young), and among you there is he who is brought back to the miserable old age, so that he knows nothing after having known. And you see the earth barren, but when We send down water (rain) on it, it is stirred (to life), and it swells and puts forth every lovely kind (of growth).

Ali Quli Qarai

O people! If you are in doubt about the resurrection, [consider that] We indeed created you from dust, then from a drop of [seminal] fluid, then from a clinging mass, then from a fleshy tissue, partly formed and partly unformed, so that We may manifest [Our power] to you. We establish in the wombs whatever We wish for a specified term, then We bring you forth as infants, then [We rear you] so that you may come of age. [Then] there are some of you who are taken away, and there are some of you who are relegated to the nethermost age, so that he knows nothing after [having possessed] some knowledge. And you see the earth torpid, yet when We send down water upon it, it stirs and swells, and grows every delightful kind [of plant].

Amatul Rahman Omar

O people! if you doubt the Resurrection (then consider Our scheme of unformed things); We have indeed created you from dust, then, from a sperm-drop, then from a blood clot, and then from a lump of flesh (partly) formed and (partly) unformed that We make (Our power and the real state of things) clear to you. And We cause to stay in the wombs (that drop of fluid) when We please (to make a perfectly formed being) for a given period of time, then We bring you forth (formed) as infants, then (We bring you up) with the result that you reach your prime. And there are some of you who are called to death (early) and there are others of you who are made to live to the worst part of life; a miserable very old age, with the result that they know nothing after (having had) knowledge. While the earth appears to you lifeless and barren, it throbs (with life) and swells (with growth) and puts forth every kind of beautiful herbage, when We send down water upon it.

Arthur John Arberry

O men, if you are in doubt as to the Uprising, surely We created you of dust then of a sperm-drop, then of a blood clot, then of a lump of flesh, formed and unformed that We may make clear to you. And We establish in the wombs what We will, till a stated term, then We deliver you as infants, then that you may come of age; and some of you die, and some of you are kept back unto the vilest state of life, that after knowing somewhat, they may know nothing. And thou beholdest the earth blackened, then, when We send down water upon it, it quivers, and swells, and puts forth herbs of every joyous kind.

Bijan Moeinian

O’ mankind, if you have any doubt about [the Lord’s promised] resurrection, consider this: I am the One Who created the first man from earthly materials and then established the following system for your evolution. You were a tiny egg, then I turned you into a piece of an almost dried blood, out of which I brought up a little lump of flesh. Some embryos survive and some are miscarried. I am telling you all this in detail to make it plain to you. Thus the surviving embryos will stay in the wombs of their mother for a fixed period of time. I bring you then to this world1 as an infant and help you to grow and reach the height of your strength. Some of you die earlier and some of you are destined to see you miserable old ages, when you will forget all you knew. As an another example for the possibility of Resurrection, consider a dead land. As soon as I sent My rain, it becomes alive and give birth to all kinds of vegetation.

E. Henry Palmer

O ye folk! if ye are in doubt about the raising (of the dead), - verily, we created you from earth, then from a clot, then from congealed blood, then from a morsel, shaped or shapeless, that we may explain to you. And we make what we please rest in the womb until an appointed time; then we bring you forth babes; then let you reach your full age; and of you are some who die; and of you are some who are kept back till the most decrepit age, till he knows no longer aught of knowledge. And ye see the earth parched, and when we send down water on it, it stirs and swells, and brings forth herbs of every beauteous kind.

Edip-Layth

O people, if you are in doubt as to the resurrection, then We have created you from dirt, then from a seed, then from an embryo, then from a fetus developed and undeveloped so that We make it clear to you. We settle in the wombs what We wish to an appointed time, then We bring you out a child, then you reach your maturity, and of you are those who will pass away, and of you are those who are sent to an old age where he will not be able to learn any new knowledge after what he already has. You see the land still, but when We send down the water to it, it vibrates and grows, and it brings forth of every lovely pair.

George Sale

O men, if ye be in doubt concerning the resurrection, consider that We first created you of the dust of the ground; afterwards, of seed; afterwards, of a little coagulated blood; afterwards, of a piece of flesh, perfectly formed in part, and in part imperfectly formed; that We might make our power manifest unto you: And We cause that which We please to rest in the wombs, until the appointed time of delivery. Then We bring you forth infants; and afterwards We permit you to attain your age of full strength: And one of you dieth in his youth, and another of you is postponed to a decrepit age, so that he forgetteth whatever he knew. Thou seest the earth sometimes dried up and barren: But when We send down rain thereon, it is put in motion, and swelleth, and produceth every kind of luxuriant vegetables.

Hamid S. Aziz

Against whom it is written down that whoever turns to him for friendship, verily, He will lead him astray, and will guide him towards the penalty of the blaze!

Mahmoud Ghali

O you mankind, in case you are suspicious as to the Rising again, then surely We created you from dust, thereafter from a sperm-drop, thereafter from a clot, (i. e., embryo) thereafter from a chewed up morsel in shapely created form and other than shapely created (from) that We make (it) evident for you. And We make to reside in the wombs whatever We decide till a stated term, thereafter We bring you out as young children, (Literally: as a child) thereafter that you may reach full age. And among you there is he who is taken up, (i.e., dies) and among you there is he who is turned back to the most decrepit age, so that even after (some) knowledge, he knows nothing (Literally: he does not know a thing). And you see the earth torpid; then when We send down water upon it, it shakes and swells and grows of every (growth) a delightful pair.

Marmaduke Pickthall

O mankind! if ye are in doubt concerning the Resurrection, then lo! We have created you from dust, then from a drop of seed, then from a clot, then from a little lump of flesh shapely and shapeless, that We may make (it) clear for you. And We cause what We will to remain in the wombs for an appointed time, and afterward We bring you forth as infants, then (give you growth) that ye attain your full strength. And among you there is he who dieth (young), and among you there is he who is brought back to the most abject time of life, so that, after knowledge, he knoweth naught. And thou (Muhammad) seest the earth barren, but when We send down water thereon, it doth thrill and swell and put forth every lovely kind (of growth).

Mohamed Ahmed - Samira

If you have any doubt, O men, about being raised to life again, (remember) that We created you from dust, then a drop of semen, then an embryo, then a chewed up lump of flesh shaped and shapeless, that We may reveal (the various steps) to you. We keep what We please in the womb for a certain time, then you come out as a child, then reach the prime of age. Some of you die, some reach the age of dotage when they forget what they knew, having known it once. You see the earth all withered, then We send down rain upon it, and it bestirs itself, swells, and brings forth every kind of beauteous verdure.

Muhammad Asad

O MEN! If you are in doubt as to the [truth of] resurrection, [remember that,] verily, We have created [every one of] you out of dust, then out of a drop of sperm, then out of a germ-cell, then out of an embryonic lump complete [in itself] and yet incomplete so that We might make [your origin] clear unto you. And whatever We will [to be born] We cause to rest in the [mothers’] wombs for a term set [by Us], and then We bring you forth as infants and [allow you to live] so that [some of] you might attain to maturity: for among you are such as are caused to die [in childhood], just as many a one of you is reduced in old age to a most abject state, ceasing to know anything of what he once knew so well. And [if, O man, thou art still in doubt as to resurrection, consider this:] thou canst see the earth dry and lifeless - and [suddenly,] when We send down waters upon it, it stirs and swells and puts forth every kind of lovely plant!

Mustafa Khattab

O humanity! If you are in doubt about the Resurrection, then ˹know that˺ We did create you[1] from dust, then from a sperm-drop,[2] then ˹developed you into˺ a clinging clot,[3] then a lump of flesh[4]—fully formed or unformed[5]—in order to demonstrate ˹Our power˺ to you. ˹Then˺ We settle whatever ˹embryo˺ We will in the womb for an appointed term, then bring you forth as infants, so that you may reach your prime. Some of you ˹may˺ die ˹young˺, while others are left to reach the most feeble stage of life so that they may know nothing after having known much. And you see the earth lifeless, but as soon as We send down rain upon it, it begins to stir ˹to life˺ and swell, producing every type of pleasant plant.

Progressive Muslims

O mankind, if you are in doubt as to the resurrection, then We have created you from dirt, then from a seed, then from an embryo, then from a fetus developed and undeveloped so that We make it clear to you. And We settle in the wombs what We wish to an appointed time, then We bring you out a child, then you reach your maturity, and of you are those who will pass away, and of you are those who are sent to an old age where he will not be able to learn any new knowledge after what he already has. And you see the land still, but when We send down the water to it, it vibrates and grows, and it brings forth of every lovely pair.

Rashad Khalifa

O people, if you have any doubt about resurrection, (remember that) we created you from dust, and subsequently from a tiny drop, which turns into a hanging (embryo), then it becomes a fetus that is given life or deemed lifeless. We thus clarify things for you. We settle in the wombs whatever we will for a predetermined period. We then bring you out as infants, then you reach maturity. While some of you die young, others live to the worst age, only to find out that no more knowledge can be attained beyond a certain limit. Also, you look at a land that is dead, then as soon as we shower it with water, it vibrates with life and grows all kinds of beautiful plants.

Sahih International

O People, if you should be in doubt about the Resurrection, then [consider that] indeed, We created you from dust, then from a sperm-drop, then from a clinging clot, and then from a lump of flesh, formed and unformed - that We may show you. And We settle in the wombs whom We will for a specified term, then We bring you out as a child, and then [We develop you] that you may reach your [time of] maturity. And among you is he who is taken in [early] death, and among you is he who is returned to the most decrepit [old] age so that he knows, after [once having] knowledge, nothing. And you see the earth barren, but when We send down upon it rain, it quivers and swells and grows [something] of every beautiful kind.

Sam Gerrans

O mankind: if you are in doubt about the Resurrection, then: We created you from dust; then from a sperm-drop; then from a clinging thing; then from a fleshy lump formed and unformed — that We might make plain to you. And We settle in the wombs what We will to a stated term; then We bring you forth as a child; then that you should reach your maturity. And among you is he who is taken. And among you is he who is sent back to the most abject age, so that he knows not, after knowledge, anything. And thou seest the earth lifeless; then when We send down upon it water it quivers and swells and grows every delightful kind,

Shabbir Ahmed

O Mankind! If you are in doubt that humanity will one day stand at its feet, and that you will be resurrected back to life after death, consider the process of your own evolution. We have created you in stages: From dust, then from male and female gametes, then from a zygote, then from an embryo, shapely and first shapeless. We thus clearly explain things for you. The embryo and then the fetus stay in the womb until an appointed term according to Our Laws. Then We bring you forth as infants and carry you to maturity. While some of you die young, others live to the feeblest old age so that they know nothing after knowing much. (Resurgence of humanity can take place just as) you, O Prophet, see a dry barren land, but when We send down water on it, it vibrates with life and grows all kinds of beautiful plants.

Syed Vickar Ahamed

O Mankind! If you have doubt about being raised (for Judgment, remember that) We created you from dust, then out of semen (see verse 36. 77), then out of a watery clot then out of a part of flesh, partly formed and partly unformed, so that We may make you be aware of (Our Power); And We make whom We wish to stay in the wombs for a fixed time, then We bring you out as (baby) infants, then (make you grow up so) that you may reach your age of full strength; And some of you are picked to die young, and some are picked for the weak old age, so that he does not know much after knowing (a lot), and (also), you see the earth that is empty and lifeless but when We pour rain upon it, it is moved (to life), and it swells, and it puts out every type of beautiful growth (in pairs).

Taqi Usmani

O mankind, if you are in doubt about Resurrection, then (recall that) We created you from dust, then from a drop of semen, then from a clot, then from a piece of flesh, either shaped or unshaped, so that We manifest (Our power) to you.We retain in the wombs whatever We will to a specified term. Then We bring you out as babies, then (We nourish you) so that you reach your maturity. And among you there is one who dies, and among you there is one who is carried to the worst part of the age, so that he knows nothing even after having knowledge.And you see the land dry. Then once We send down water on it, it stirs and swells and puts forth every pleasant pair (of vegetation).

The Monotheist Group

O people, if you are in doubt as to the resurrection, then We have created you from dust, then from a seed, then from an embryo, then from a fetus developed and undeveloped so that We make it clear to you. And We settle in the wombs what We wish to an appointed time, then We bring you out a child, then you reach your maturity, and of you are those who will pass away, and of you are those who are sent to an old age where he will not be able to learn any new knowledge after what he already has. And you see the land still, but when We send down the water to it, it vibrates and grows, and it brings forth of every lovely pair.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩