Hac suresi · 73–78. ayetler

Sinek meseli; rükû, secde ve cihad

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Hac suresi, 73. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 73. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَٱسْتَمِعُوا۟ لَهُۥٓ إِنَّ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَن يَخْلُقُوا۟ ذُبَابًا وَلَوِ ٱجْتَمَعُوا۟ لَهُۥ وَإِن يَسْلُبْهُمُ ٱلذُّبَابُ شَيْـًٔا لَّا يَسْتَنقِذُوهُ مِنْهُ ضَعُفَ ٱلطَّالِبُ وَٱلْمَطْلُوبُ

    Diyanet İşleri

    Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi ona iyi kulak verin. Sizin Allah'tan başka taptıklarınız bir sinek dahi yaratamazlar, hepsi bunun için toplansalar bile. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de aciz, istenen de.

    Mehmet Okuyan

    Ey insanlar! (Size) bir örnek verildi; (şimdi) onu dinleyin: Allah'ın peşi sıra dipnot 1 yalvardıklarınız bunun için bir araya gelseler bir sivrisinek bile yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa bile bunu ondan kurtaramazlar. dipnot 2 İsteyen de aciz, kendinden istenen de! dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ve benzer ayetlerde geçen [min dûnillâhi] ifadesi, muhataplar müşrik oldukları için "Allah'ın peşi sıra" şeklinde tercüme edilmelidir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada verilmek istenen temel mesaj, putların ne kadar güçsüz olduğunu kendilerine yalvarmakta olan müşriklere kavratmaktır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu ayet Bakara 2:26. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey insanlık! Bir misal veriliyor, şimdi onu dinleyin: Allah dışında yalvarıp yakardığınız o varlıkların hiç biri, asla bir sinek bile yaratamazlar; bu iş için hepsi bir araya toplansa dahi... Dahası, eğer sinek kendilerinden bir şey kapıp kaçacak olsa, ondan onu dahi geri alamazlar: (zira) almak isteyen de aciz, kendisinden alınmak istenen de!

    Muhammed Esed

    Ey İnsanlar! (İşte) size bir misal veriliyor; onu dinleyin şimdi: sizin Allah'tan başka yalvarıp yakardığınız bütün o (düzmece) varlıklar, hepsi bir araya gelseler dahi, bir sinek bile yaratamazlar (değil mi?); hatta bir sinek onlardan bir şey kapacak olsa, onu bile geri alamazlar! Başvurup isteyen de, başvurulan ve istenen de ne kadar güçsüz!...

    Ahmed Hulusi

    Ey insanlar! Bir ibretlik misal verildi; onu dinleyin. . . Allah dununda yöneldikleriniz, bir araya toplansalar bile, bir sinek dahi yaratamazlar! Sinek bile onlardan bir şey kapsa, onu sinekten kurtaramazlar. . . İsteyen de istenilen de acizdir!

    Ali Bulaç

    Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için bir araya gelseler dahi- gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey insanlar! (Size) bir misal verildi; şimdi onu dinleyin: Allah'ı bırakıp da yalvardıklarınız (taptıklarınız) bunun için bir araya gelseler bile bir sineği dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri de alamazlar. İsteyen de âciz, kendinden istenen de!

    Ali Rıza Safa

    Ey insanlar! Bir örnek veriliyor; şimdi onu dinleyin: Allah'tan başka bir de ayrıca yakarışlarda bulunduklarınızın tümü bir araya gelse, bir sinek bile yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu bile ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz; istenen de.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey insanlar! Size bir örnek verilmektedir; onu dikkatle dinleyiniz! Allah'tan başka taptıklarınız bunun için bir araya gelseler bile bir sineği dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri alamazlar. İsteyen de aciz, kendinden istenen de.

    Edip Yüksel

    İnsanlar, işte size, dikkatle dinleyeceğiniz bir örnek: ALLAH'ın yanında hizmet ettikleriniz, toplansalar dahi bir sinek bile yaratamazlar. Hatta sinek onlardan bir şey kapsa onu ondan geri alamazlar. İsteyen de aciz, istenen de...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnsanlar, işte size, dikkatle dinleyeceğiniz bir örnek: ALLAH'ın yanında taptıklarınız, toplansalar dahi bir sinek bile yaratamazlar. Hatta sinek onlardan bir şey kapsa onu ondan geri alamazlar. İsteyen de aciz, istenen de...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey insanlar bir misal verildi, şimdi ona iyi kulak verin! Haberiniz olsun ki sizin Allah'tan başka taptıklarınız bir sinek yaratamazlar, hepsi onun için bir araya gelseler bile; şayet sinek onlardan birşey kaparsa onu ondan kurtaramazlar; isteyen de güçsüz, istenen de!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey insanlar! bir mesel darbedildi, şimdi ona iyi kulak verin, haberiniz olsun ki sizin Allahdan başka taptıklarınız bir sinek yaratamazlar, hepsi onun için toplansalar bile, ve şayed sinek onlardan bir şey kaparsa onu ondan kurtaramazlar, talib de zaıyf matlub da

    Erhan Aktaş

    Ey İnsanlar! Verilen örneği dikkatle dinleyin: Allah'ın yanı sıra kulluk ettikleriniz bir araya gelseler, kesinlikle bir sineği bile yaratamazlar. Değil yaratmak, sinek onlardan bir şey kapsa, onu bile kurtaramazlar. İsteyen de kendisinden istenen de ne kadar acizdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey insanlar! Verilen örneği dikkatle dinleyin: Allah'ın yanı sıra kulluk ettikleriniz bir araya gelseler, kesinlikle bir sineği bile yaratamazlar. Değil yaratmak, sinek onlardan bir şey kapsa, onu bile kurtaramazlar. İsteyen de kendisinden istenen de ne kadar acizdir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey insanlar! Verilen örneği dikkatle dinleyin: Allah'tan başka kulluk ettikleriniz bir araya gelseler, kesinlikle bir sineği bile yaratamazlar. Değil yaratmak, sinek onlardan bir şey kapsa, onu bile kurtaramazlar. İsteyen de kendisinden istenen de ne kadar acizdir.

    Gültekin Onan

    Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin, Tanrı'nın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için bir araya gelseler dahi- gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de.

    Hasan Basri Çantay

    Ey insanlar, size (şöyle) bir misal getirildi. Şimdi onu dinleyin: Sizin Allahı bırakıb da tapdığınız (putlar) hakıykaten bir sinek bile yaratamazlar, hepsi bunun için bir yere toplanmış olsalar dahi. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa bunu ondan geri de alamazlar! İsteyen de aaciz, istenen de!..

    İbni Kesir

    Ey insanlar, bir misal verildi, şimdi onu dinleyin: Şüphesiz ki Allah'ı bırakıp da taptıklarınız bir araya gelseler; bir sinek bile yaratamazlar Ama sinek, onlardan bir şey kapsa bunu da ondan kurtaramazlar. İsteyen de, istenen de aciz.

    Mehmet Alagaş

    (73-74) Ey insanlar, size misal verilmektedir , onu işitin, muhakkak ki Allah’tan başka dua ettikleriniz bir sinek / zübeb dahi yaratamazlar, bir araya gelseler dahi yapamazlar, sinek o putlardan bir şey kapsa bu kaptığını ondan geri kurtaramazlar. İsteyen / talip zayıf / aciz, istenilen / matlup zayıf / aciz, Allah’ın takdir etmesini / güç yetirip ayarlamasını hakkıyla gerçek manada takdir edemediler, muhakkak ki Allah kuvvetlidir, saygındır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    -Ey insanlar!- Bir örnek veriliyor, onu iyice dinleyin! Sizin Allah’ın dışında dua ettikleriniz (ilahlar) bir araya gelseler bile bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu ondan kurtaramazlar. İsteyen de, istenen de zayıftır.

    Süleyman Ateş

    Ey insanlar, size bir temsil verildi, onu dinleyin: O Allah'tan başka yalvardıklarınız (var ya), onların hepsi bir araya toplansalar, bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de aciz, istenen de.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey insanlar! Size bir örnek veriliyor dipnot 1 ; iyi dinleyin. Allah ile aranıza koyduklarınız bir araya gelseler bir sinek bile yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa geri alamazlar. İsteyen de acizdir, istenen de.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bakara 2/26-27'ye bkz.

    Şaban Britch

    Ey insanlar! Bir örnek veriliyor, onu dinleyin! Sizin Allah’ın dışında dua ettikleriniz (ilahlar) bir araya gelseler bile bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu ondan kurtaramazlar. İsteyen de, istenen de zayıftır.

    Şaban Piriş

    -Ey insanlar, Bir örnek veriliyor, onu dinleyin! Sizin Allah'tan başka yalvardığınız şeyler birleşseler bile bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu ondan kurtaramazlar. İsteyen de aciz, istenen de..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey insanlar! Size bir örnek verildi; onu dinleyin. O Allah'ın yanında yakarıp durduklarınız var ya, hepsi bir araya toplansalar bir sinek bile yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu bile ondan geri alamazlar. İsteyen de aciz, istenen de...

  2. Hac suresi, 74. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 74. ayet. مَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ

    Diyanet İşleri

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar, Allah'ın gücünü gereği gibi kavrayıp takdir edemiyorlar: nitekim Allah her şeye muktedir olan yüce bir otorite sahibidir.

    Muhammed Esed

    Bu (konuda hataya düşe)nler Allah'ın gücünü gereği gibi kavrayıp değerlendiremiyorlar; çünkü Allah, her şeyi hükmü altında tutan en yüce iktidar Sahibidir.

    Ahmed Hulusi

    ALLAH'ı (adıyla işaret edileni) hakkıyla değerlendiremediler! Muhakkak ki Allah Kaviyy'dir, Aziyz'dir (güçlü ve gücünü karşı konulmaz şekilde kullanandır).

    Ali Bulaç

    Onlar, Allah'ın kadrini hakkıyla takdir edemediler. Şüphesiz Allah, güç sahibidir, azizdir.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar, (Bu âciz putları Allah'a ortak koşmak suretiyle) Allah'ın kadrini hakkıyla bilemediler. Hiç şüphesiz Allah, çok kuvvetlidir, çok üstündür.

    Ali Rıza Safa

    Allah'ın değerini gereği gibi ölçümleyemediler. Kuşkusuz, Allah, Kudretlidir; Üstündür.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar Allah'ı gereği gibi değerlendiremediler. Şüphesiz Allah çok kuvvetlidir; çok üstündür.

    Edip Yüksel

    Onlar ALLAH'a gereken değeri vermediler. ALLAH elbette Güçlüdür, Üstündür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar ALLAH'a gereken değeri vermediler. ALLAH elbette Güçlüdür, Üstündür.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'ın yüceliğini gereği gibi takdir edemediler; Gerçekten Allah çok güçlü, çok üstündür.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allahın kadrini gereği gibi takdir edemediler, hakıkat Allah, yegane kaviy, yegane azizdir

    Erhan Aktaş

    Allah'ı gereği gibi takdir edemediler! dipnot 1 Kuşkusuz Allah, Mutlak Güç Sahibi'dir, Mutlak Üstün Olan'dır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      O'nun yüceliğini ve gücünü kavrayamadılar. O'na şirk koştular. O'na nankörlük ettiler…

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'ı gereği gibi takdir edemediler dipnot 1 . Kuşkusuz Allah, Mutlak Güç Sahibi'dir, Mutlak Üstün Olan'dır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      O'nun yüceliğini ve gücünü kavrayamadılar. O'na şirk koştular. O'na nankörlük ettiler...

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'ı gereği gibi takdir edemediler dipnot 1 . Kuşkusuz Allah, Mutlak Güç Sahibi'dir, Mutlak Üstün Olan'dır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      O'nun yüceliğini ve gücünü kavrayamadılar. O'na şirk koştular. O'na nankörlük ettiler…

    Gültekin Onan

    Onlar, Tanrı'nın gerçek gücünü ölçemediler / değerlendiremediler veya onlar Tanrı'nın gücünü gerçekten / gerektiği gibi değerlendiremediler. De ki: Kuşkusuz Tanrı güç sahibidir, azizdir.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar Allahın kadrini hakkıyle ölçemediler. Şübhe yok ki Allah yegane kuvvet saahibidir, mutlak gaalibdir.

    İbni Kesir

    Onlar Allah'ı gereği gibi takdir edemediler. Muhakkak ki Allah; Kavi'dir, Aziz'dir.

    Mehmet Alagaş

    (73-74) Ey insanlar, size misal verilmektedir , onu işitin, muhakkak ki Allah’tan başka dua ettikleriniz bir sinek / zübeb dahi yaratamazlar, bir araya gelseler dahi yapamazlar, sinek o putlardan bir şey kapsa bu kaptığını ondan geri kurtaramazlar. İsteyen / talip zayıf / aciz, istenilen / matlup zayıf / aciz, Allah’ın takdir etmesini / güç yetirip ayarlamasını hakkıyla gerçek manada takdir edemediler, muhakkak ki Allah kuvvetlidir, saygındır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

    Süleyman Ateş

    Allah'ı layikıyle takdir edemediler (O'nu gereği gibi bilemediler). Allah kuvvetlidir, üstündür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'ı gereği gibi değerlendiremediler. Oysa Allah güçlüdür, her işin üstesinden gelir.

    Şaban Britch

    Onlar, Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. Oysa Allah güçlüdür, azizdir.

    Şaban Piriş

    Onlar, Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Oysa Allah güçlüdür, azizdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'ı, şanına yaraşır biçimde takdir edemediler. Allah elbette Kavi'dir, Aziz'dir.

  3. Hac suresi, 75. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 75. ayet. ٱللَّهُ يَصْطَفِى مِنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ ٱلنَّاسِ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ

    Diyanet İşleri

    Allah, meleklerden de resuller seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

    Mustafa İslamoğlu

    (Dolayısıyla) Allah meleklerden de elçiler seçer, insanlardan da. Ne var ki sadece Allah her bir şeyi duyar, her bir şeyi görür.

    Muhammed Esed

    (Sınırsız kudret ve nüfuzuyla) Allah meleklerden de, insanlardan da elçiler seçer. Ama yine de her şeyi gören, her şeyi işiten Allah'tır:

    Ahmed Hulusi

    Allah, meleklerden Rasuller seçer ve insanlardan da. . . Muhakkak ki Allah Semi'dir, Basıyr'dir.

    Ali Bulaç

    Allah, meleklerden elçiler seçer ve insanlardan da. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah, meleklerden de insanlardan da elçiler seçmiştir. Allah, şüphesiz hakkıyla işitendir; hakkıyla görendir.

    Ali Rıza Safa

    Allah, hem meleklerden hem de insanlardan elçiler seçer. Kuşkusuz, Allah, Duyandır; Görendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, meleklerden de insanlardan da elçiler seçer. Şüphesiz Allah, işitendir; görendir.

    Edip Yüksel

    ALLAH meleklerden ve insanlardan elçiler seçer. Elbette ALLAH İşitendir, Görendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH meleklerden ve insanlardan elçiler seçer. Elbette ALLAH İşitendir, Görendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah hem meleklerden peygamberler süzer, hem de insanlardan. Şüphesiz Allah herşeyi işiten, herşeyi görendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah, hem Melaikeden Resuller süzer hem insanlardan, hakıkat Allah, yegane semi', yegane basirdir

    Erhan Aktaş

    Allah; meleklerden de resuller seçer, İnsanlardan da. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah; meleklerden de resuller seçer, insanlardan da. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah; meleklerden de rasuller süzer dipnot 1 , insanlardan da. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Safa" kökünden gelmektedir. Mastarı berrak olmak, temiz olmak, bulanıklıktan kurtulmak demektir. "Istıfa" kavram olarak süzülmek ve seçilmek demektir. "Mustafa" süzülmüş demektir.

    Gültekin Onan

    Tanrı, meleklerden elçiler seçer ve insanlardan da. Şüphesiz Tanrı işitendir, görendir.

    Hasan Basri Çantay

    Allah hem meleklerden, hem insanlardan peygamberler seçer. Şübhesiz Allah (her şey'i) hakkıyle işiden, kemaliyle görendir.

    İbni Kesir

    Allah; meleklerden elçiler seçer. İnsanlardan da. Doğrusu Allah; Semi' dir, Basir'dir.

    Mehmet Alagaş

    (75-78) Allah meleklerden ve insanlardan elçiler seçmiştir, muhakkak ki Allah işitendir görendir, Önlerinde olanı / gelecek olanı arkaya bıraktıklarını / geçmiş olanı bilir, işler Allah’a geri döner / rücu eder. Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin, iyilik yapın, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz. Allah için gerçek bir çaba ile çabalayın / gayret edin, O sizi seçti , size dinde hiçbir zorluk da yapmadı , babanız İbrahim’in dini topluluğu / milleti , O, sizi önceden Müslümanlar / Teslim olanlar olarak isimlendirdi, bu konuda Resul size şahit olsun, siz de insanlara bu konuda şahitler olunuz, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a sarılın, O sizin dostunuzdur ne güzel dost ve ne güzel yardımcı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, meleklerden de rasûller seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

    Süleyman Ateş

    Allah meleklerden de, insanlardan da elçiler seçer. Allah, işitendir, görendir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, meleklerden elçiler seçer; insanlardan da seçer. Allah dinler ve görür.

    Şaban Britch

    Allah, meleklerden elçiler seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah, herşeyi işitendir, herşeyi görendir.

    Şaban Piriş

    Allah, meleklerden elçiler seçer, tabi insanlardan da. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah, meleklerden de resuller seçer, insanlardan da. Şüphesiz ki, Allah Semi' ve Basir'dir.

  4. Hac suresi, 76. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 76. ayet. يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

    Diyanet İşleri

    Onların önlerindekini de (yaptıklarını da), arkalarındakini de (yapacaklarını da) bilir. Bütün işler hep Allah'a döndürülür.

    Mustafa İslamoğlu

    (Yine) O onların bildiklerini de bilir, bilmediklerini de: neticede her iş ve oluş döner dolaşır Allah'a varır.

    Muhammed Esed

    (bu elçilerin bildikleri sınırlıyken,) O onların gözleri önünde olanları da, onlardan gizli tutulanları da bütünüyle bilmektedir; çünkü her şey, tüm olaylar ve olgular (mebde ve me'ad olarak) Allah'a dönmektedir.

    Ahmed Hulusi

    Bilir onların geleceklerini de, geçmişlerini de. . . İşler Allah'a rücu ettirilir.

    Ali Bulaç

    O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. Bütün işler Allah'a döndürülür.

    Ali Özek ve heyeti

    Onların önlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını da, yapacaklarını da) bilir. Bütün işler Allah’a döndürülür.

    Ali Rıza Safa

    Onların yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. Zaten tüm işler, Allah'a döndürülür.

    Bayraktar Bayraklı

    Onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Bütün işler Allah'a döndürülür.

    Edip Yüksel

    Onların geçmişini ve geleceğini bilir. Her şeyin nihai kontrol ve yönetimi ALLAH'a aittir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onların geçmişini ve geleceğini bilir. Her şeyin nihai kontrol ve yönetimi ALLAH'a aittir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hepsinin önlerindekini ve arkalarındakini bilir; ve bütün işler hep Allah'a döndürülür.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hepsinin önlerindekini ve arkalarındakini bilir ve bütün işler hep Allaha irca' olunur

    Erhan Aktaş

    Onların geçmişte yaptıklarını da gelecekte yapacaklarını da bilir. Ve işler yalnızca Allah'a döndürülür.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onların geçmişte yaptıklarını da gelecekte yapacaklarını da bilir. Ve işler yalnızca Allah'a döndürülür.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların geçmişte yaptıklarını da gelecekte yapacaklarını da bilir. Ve işler yalnızca Allah'a döndürülür.

    Gültekin Onan

    O önlerindekini ve arkalarındakini bilir ve (bütün) buyruklar Tanrı'ya döndürülür.

    Hasan Basri Çantay

    Onların Önlerindekini de, arkalarındakileri de bilir O. (Bütün) işler ancak Allaha döndürülür.

    İbni Kesir

    Onların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. Bütün işler Allah'a döndürülür.

    Mehmet Alagaş

    (75-78) Allah meleklerden ve insanlardan elçiler seçmiştir, muhakkak ki Allah işitendir görendir, Önlerinde olanı / gelecek olanı arkaya bıraktıklarını / geçmiş olanı bilir, işler Allah’a geri döner / rücu eder. Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin, iyilik yapın, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz. Allah için gerçek bir çaba ile çabalayın / gayret edin, O sizi seçti , size dinde hiçbir zorluk da yapmadı , babanız İbrahim’in dini topluluğu / milleti , O, sizi önceden Müslümanlar / Teslim olanlar olarak isimlendirdi, bu konuda Resul size şahit olsun, siz de insanlara bu konuda şahitler olunuz, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a sarılın, O sizin dostunuzdur ne güzel dost ve ne güzel yardımcı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onların önceden yaptıklarını da, yapacaklarını da bilir. Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.

    Süleyman Ateş

    Onların önlerinde ve arkalarında olan (bütün olayları, yaptıkları bütün işler)i bilir. Bütün işler Allah'a döndürülür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yaptıklarını da geriye bıraktıklarını da O bilir. Bütün işler, Allah'a arz edilir.

    Şaban Britch

    Onların önlerinde olanı da arkalarında olanı da bilir. Allah’adır işlerin dönüşü.

    Şaban Piriş

    Onların önlerinde olanı da arkalarında olanı da bilir. Allah'adır işlerin dönüşü..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onların önden gönderdiklerini de bilir, arkaya bıraktıklarını da. İş ve oluşlar Allah'a döndürülür.

  5. Hac suresi, 77. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 77. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱرْكَعُوا۟ وَٱسْجُدُوا۟ وَٱعْبُدُوا۟ رَبَّكُمْ وَٱفْعَلُوا۟ ٱلْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ secde ayeti

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Rükû edin; secde edin; dipnot 1 Rabbinize ibadet edin; hayır işleyin ki kurtulasınız!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Kulun Rabbine en yakın olduğu an secde anıdır" (Müslim, [salât], 215) rivayetinden de anlaşılacağı üzere, secde Yüce Allah'a en yakın olmanın gerçekleştiği bir ibadettir. Yüce Allah'a boyun eğenler, bütün davranışlarında mümkün mertebe bu yakınlığı ve O'nun rızasını amaçlayan insanlardır. Kur'an'daki secde emri, yukarıda naklettiğimiz rivayetin de desteğiyle, genellikle namazdaki secde olarak algılansa da, bu emrin, Yüce Allah'a yakınlığı sağlayacak bütün eylemleri içermesine engel bir durum da yoktur.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Sadece (Allah'ın huzurunda) eğilin! O'nun sizin için koyduğu yasaya tabi olun ve yalnızca Rabbinize kulluk edin! Bir de hayırlı işler yapın ki ebedi kurtuluşa nail olasınız!

    Muhammed Esed

    Siz ey imana erişenler! (Allah'ın huzurunda) eğilin, yere kapanın ve (yalnızca) Rabbinize kulluk edin; ve iyi işler yapın ki, kurtuluşa, esenliğe erişesiniz!

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler! Rüku edin (her an her zerrede hükümranlığını fark ederek eğilin); secde edin (indinde "ben"liğinizin "yok"luğunu hissedin), Rabbinize kullukta olduğunuzu kavrayın; hayır (Hakkani fiil) işleyin ki kurtulasınız!

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, rüku edin, secdeye varın, Rabbinize ibadet edin ve hayır işleyin, umulur ki kurtuluş bulursunuz.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Rükû edin; secdeye kapanın; Rabbinize ibadet edin; hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Eğilin ve secde edin; Efendinize hizmet edin ve iyilik yapın. Böylece, belki kurtuluşa erişirsiniz.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Rüku ediniz, secde ediniz. Rabbinize kulluk ediniz! İyi işler yapınız ki kurtuluşa eresiniz.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlar, eğiliniz, secde ediniz, Efendinize hizmet ediniz ve iyilik işleyiniz ki başarasınız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlar, eğiliniz, secde ediniz, Rabbinize kulluk ediniz ve iyilik işleyiniz ki başarasınız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin; hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler, rükü' edin, secde edin, rabbınıza kulluk edin, hayır işleyin ki felah bulabilesiniz

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, rüku edin, secdeye varın, rabbinize ibadet edin ve hayır işleyin, umulur ki kurtuluş bulursunuz.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, rüku' edin, sücud edin. (Diğer suretlerle de) Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin. Taki umduğunuza nail olasınız.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; rüku edin, secdeye varın, Rabbınıza kulluk edin ve iyilik yapın ki kurtuluşa eresiniz.

    Mehmet Alagaş

    (75-78) Allah meleklerden ve insanlardan elçiler seçmiştir, muhakkak ki Allah işitendir görendir, Önlerinde olanı / gelecek olanı arkaya bıraktıklarını / geçmiş olanı bilir, işler Allah’a geri döner / rücu eder. Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin, iyilik yapın, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz. Allah için gerçek bir çaba ile çabalayın / gayret edin, O sizi seçti , size dinde hiçbir zorluk da yapmadı , babanız İbrahim’in dini topluluğu / milleti , O, sizi önceden Müslümanlar / Teslim olanlar olarak isimlendirdi, bu konuda Resul size şahit olsun, siz de insanlara bu konuda şahitler olunuz, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a sarılın, O sizin dostunuzdur ne güzel dost ve ne güzel yardımcı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Rüku edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, rüku' edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki umduğunuza eresiniz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inananlar! Rüku edin, secde edin ve Rabbinize (Sahibinize) kulluk edin. İyi işler yapın ki umduğunuza kavuşasınız.

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Rüku edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.

    Şaban Piriş

    -Ey iman edenler! Rüku edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin, hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman edenler! Rüku edin, secde edin; Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki kurtulabilesiniz.

  6. Hac suresi, 78. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 78. ayet. وَجَٰهِدُوا۟ فِى ٱللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِۦ هُوَ ٱجْتَبَىٰكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِى ٱلدِّينِ مِنْ حَرَجٍ مِّلَّةَ أَبِيكُمْ إِبْرَٰهِيمَ هُوَ سَمَّىٰكُمُ ٱلْمُسْلِمِينَ مِن قَبْلُ وَفِى هَٰذَا لِيَكُونَ ٱلرَّسُولُ شَهِيدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱعْتَصِمُوا۟ بِٱللَّهِ هُوَ مَوْلَىٰكُمْ فَنِعْمَ ٱلْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ ٱلنَّصِيرُ

    Diyanet İşleri

    Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim'in dinine uyun. Allah, sizi hem daha önce, hem de bu Kur'an'da müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şahit (ve örnek) olsun, siz de insanlara şahit (ve örnek) olasınız. Artık namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın. O, sizin sahibinizdir. O, ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır!

    Mehmet Okuyan

    Allah uğrunda, hakkıyla cihad edin (fedakarlık yapın)! dipnot 1 O, sizi seçti; dinde üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; dipnot 2 babanız İbrahim'in milletinde (dininde de bu böyleydi). dipnot 3 Elçi'nin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bunda (Kur'an'da) size "Müslümanlar." adını vermiştir. dipnot 4 Öyle ise namazı kılın; zekâtı verin ve Allah'a (O'nun vahyine) sımsıkı sarılın! dipnot 5 O, sizin mevlanızdır (efendinizdir). O ne güzel mevladır (efendidir) ve O ne güzel yardımcıdır!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah uğrunda gerçek cihad (fedakârlık) Kur'an'ı anlatarak yapılandır. Benzer mesajlar: En‘âm 6:51, 70; İbrâhîm 14:52; Enbiyâ 21:45; Furkân 25:52; Sebe' 34:50; Kâf 50:45.
    2. metne dön, dipnot 2
      Dinde zorlama yoktur; ancak zorunluluklar elbette vardır. Bu görevler insan zorlamasıyla değil, Allah rızası için yapılmalıdır. Benzer mesajlar: Bakara 2:185, 256; Mâide 5:6.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Bakara 2:135; Al-i İmrân 3:95; Nisâ 4:125; En‘âm 6:79, 161; Nahl 16:123; Hacc 22:78.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bu ayet Al-i İmrân 3:19, 85 ve Fussilet 41:33. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
    5. metne dön, dipnot 5
      Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve Allah uğrunda üstün çaba sarf ederek gereği gibi mücadele edin: O (mesajını hayata taşımak için) sizi seçti; ve O din konusunda sizi zora koşmadı. (Sizden tek istediği) atanız İbrahim'in inanç sistemine (tabi olmanız). O sizleri bundan önce de bu vahyin (gelişinden) sonra da müslüman olarak isimlendirdi ki, elçi sizin için iyi bir model ve tanık olsun, siz de insanlık için iyi bir model ve tanıklar olasınız. Şu halde, artık namazı hakkını vererek kılın ve zekatı içten gelerek verin; bir de Allah'a sımsıkı bağlanın: O'dur sizin tek efendiniz; O ne güzel koruyup kurtarıcı, ve O ne güzel yardımcıdır!

    Muhammed Esed

    Ve Allah'ın davası için, O'nun yolunda gösterilmesi gereken en zorlu, en üstün çabalara girişin; (mesajına muhatap ve taşıyıcı olarak) sizi seçen ve din konusunda üzerinize bir zorluk, bir güçlük yüklemeyen O'dur: (ve size) atanız İbrahim'in inancını (izlemeyi öneren de O). Elçi'nin sizin önünüzde ve sizin de tüm insanlığın önünde gerçeğe tanık olmanız için geçmiş çağlarda da, bu ilahi mesajda da, sizi "kendilerini yürekten Allaha teslim edenler" diye isimlendiren O'dur. Öyleyse, salatta devamlı ve duyarlı olun, arınmak için verilmesi gerekeni verin ve sımsıkı Allah'a bağlanın. Sizin gerçek Efendiniz O'dur; ne üstün, ne yüce Efendi; ne üstün, ne yüce Yardımcı!

    Ahmed Hulusi

    Allah için, O'nun Hak cihadı olarak, mücahede edin! O, sizi seçti ve Dinde size bir zorluk yüklemedi. . . Babanız İbrahim'in milletinin (din anlayışıdır bu). . . Daha önce de şimdi de O, sizi "Müslimler = teslim olmuşlar" diye isimlendirdi ki, O (Sistemi "OKU"yan, vahdeti açıklayan) Rasul (Hz. Muhammed s. a. v. ) sizin üzerinize bir şahit olsun, siz de insanlar üzerine şahitler olasınız! Artık salatı ikame edin ve zekatınızı verin; Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah'a tamamıyla bağlanın! O, Mevla'nızdır (sahibiniz, her fiilinizin oluşturanı). . . Ne güzel Mevla'dır ve ne güzel Nasir'dir (O).

    Ali Bulaç

    Allah adına gerektiği gibi cihad edin. O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim'in dini(nde olduğu gibi). O (Allah) bundan daha önce de, bunda (Kur'an'da) da sizi "müslümanlar" olarak isimlendirdi; elçi sizin üzerinize şahid olsun, siz de insanlar üzerine şahidler olasınız diye. Artık dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın, sizin Mevlanız O'dur. İşte, ne güzel mevla ve ne güzel yardımcı.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah uğrunda, hakkını vererek cihad edin. O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim'in dininde (de böyleydi). Daha önceki kitaplarda ve bu Kitapta, Peygamberin size şâhid olması, sizin de diğer insanlara şâhit olmanız için, sizi müslüman diye isimlendirmiştir. Bu itibarla namazı dosdoğru kılın; zekâtı verin ve Allah'a sımsıkı sarılın. O sizin mevlânızdır. O, ne güzel bir mevlâ ve ne güzel bir yardımcıdır.

    Ali Rıza Safa

    Ve Allah için gereken çabayı gösterin. O, sizi seçti ve atanız İbrahim'in yolu olan bu dini sizin için zorlaştırmadı. O, elçinin sizin üzerinize tanık olması ve sizin de insanların üzerine tanık olmanız için, bundan önce ve bunda, Teslim Olanlar -Müslümanlar- olarak sizi isimlendirdi. dipnot 274 Artık, namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın. O, sizin Sahibinizdir; ne güzel Sahiptir, ne güzel Yardımcıdır.

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 274
      "Bundan önce ve bunda, Müslümanlar olarak sizi isimlendirdi." bildirimi, Kur'an'dan ve Muhammed peygamberden önce de Müslümanlık olgusunun varlığını bildirir. Aynı bilgi, 28:53 ayetinde de bildirilmiştir. Bu konuda, önyazıların ikinci bölümünde ayrıntılı bilgi verilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah yolunda, hakkını vererek cihad ediniz!Sizi O seçti. Din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; ceddiniz İbrahim'in dininde de böyleydi. Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, Allah gerek daha önce gelmiş kitaplarda, gerekse Kur'an'da, size Müslümanlar adını verdi. Öyleyse namazı kılınız, zekatı veriniz ve Allah'a sımsıkı sarılınız! O, sizin dostunuzdur. Ne güzel dosttur; ne güzel yardımcıdır!

    Edip Yüksel

    Ve ALLAH uğrunda gereken çaba ve gayreti gösteriniz. O'dur sizi seçen. O, babanız İbrahim'in yolu olan bu dini, sizin için güç ve ağır kılmadı. Elçinin size tanık olması, sizin de halka tanık olmanız için, sizi, daha önce de şimdi de "Müslümanlar = teslim olanlar" olarak adlandıran O'dur. Salatı gözetin, zekatı verin ve ALLAH'a sarılın; Mevlanız (Sahibiniz) O'dur. Ne güzel sahip ve ne güzel Yardımcıdır! dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Tüm elçiler, "Sadece Allah'a kulluk ediniz" ortak mesajını bildirmişler ve Allah'a teslim olduklarını yani "müslüman" olduklarını ilan etmişlerdir. Evrendeki her şey (bazı yaratıkların bilinçli veya bilinçsiz inkarları hariç) Müslüman'dır, yani Allah'ın yasalarına uygun bir tavır içindedir (41:11). * Örneğin Nuh, İbrahim, Musa, Süleyman, İsa ve onların mesajını onaylayan akıl ve cesaret sahibi insanlar bu nitelemeyle tanımlandılar (10:72; 2:128; 10:84; 27:31; 5:111; 72:14). İslam dininin ibadetleri ise İbrahim yoluyla bildirildi (16:123; 21:73). * Ayrıca bak 3:19.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve ALLAH uğrunda gereken çaba ve gayreti gösteriniz. O'dur sizi seçen. O, babanız İbrahim'in yolu olan bu dini, sizin için güç ve ağır kılmadı. Elçinin size tanık olması, sizin de halka tanık olmanız için, sizi, daha önce de şimdi de 'müslümanlar = teslim olanlar' olarak adlandıran O'dur. Namazı gözetin, zekatı verin ve ALLAH'a sarılın; Mevlanız (Sahibiniz) O'dur. Ne güzel sahip ve ne güzel Yardımcıdır!

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah uğrunda gerektiği gibi cihad edin! Sizi O seçti, üzerinize dinde hiçbir zorluk da yükletmedi. Haydi babanız İbrahim'in milletine! Bundan önce ve bunda (Kur'an'da) size müslüman adını o Allah verdi ki peygamber size şahid olsun, siz de bütün insanlara şahidler olasınız. Şu halde namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sıkı tutunun ki, sahibiniz O'dur. Artık O ne güzel bir sahip, ne güzel bir yardımcıdır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve Allah uğruna hak cihadiyle mücahede eyleyin, sizi o seçti, üzerinize dinde bir harec de yükletmedi, haydin babanız İbrahimin milletine, bundan evvel ve bunda size müsliman ismini o (Allah) taktı, ki Peygamber size karşı şahid olsun, siz de bütün insanlara karşı şahidler olasınız, haydin namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sıkı tutunun ki mevlanız odur, artık ne güzel mevla, ne güzel nasir!

    Erhan Aktaş

    Allah yolunda gerektiği gibi cihad dipnot 1 edin. O sizi seçti. Dinde size bir zorluk yüklemedi. Bu atanız İbrahim'in milleti. dipnot 2 O, daha önce de şimdi de sizi Müslimler olarak isimlendirdi. Resul, size tanık olsun, siz de diğer İnsanlara. Öyleyse salatı ikame edin, zekatı yapın dipnot 3 ve Allah'a sımsıkı bağlanın. O, sizin mevlanızdır dipnot 4 . Ne güzel Mevla ne güzel yardımcıdır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah yolunda mücadele etmek. Kararlı ve tutarlı bir şekilde çaba göstermek, canla başla çalışmak.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yolu, sünneti, inanç sistemi, yaşam biçimi.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bkz: 21:73. ayetin dipnotu.
    4. metne dön, dipnot 4
      Kendisine dayanılan, gözetici, destekleyici, koruyan, sırdaş, yakın olan, koruyan, yol gösteren, yönetici. Mevla, yalnızca Allah'tır. Allah'tan başkasına Mevla, Mevlana demek şirktir. Veli kelimesinin eş anlamlısıdır. "El-Mevla" Allah'ın isimlerindendir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah yolunda gerektiği gibi cihad dipnot 1 edin. O sizi seçti. Dinde size bir zorluk yüklemedi. Bu atanız İbrahim'in milleti dipnot 2 . O, daha önce de şimdi de sizi Müslümanlar olarak isimlendirdi. Resul, size tanık olsun, siz de diğer insanlara. Öyleyse salatı ikame edin, zekatı yapın dipnot 3 ve Allah'a sımsıkı bağlanın. O, sizin mevlanızdır dipnot 4 . Ne güzel Mevla ne güzel yardımcıdır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gayret gösterin, çaba harcayın; bütün gücünüzle çalışın.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yolu, sünneti, inanç sistemi, yaşam biçimi.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bkz: 22:41'in dipnotu.
    4. metne dön, dipnot 4
      Kendisine dayanılan, gözetici, destekleyici, koruyan, sırdaş, yönetici demektir. Veli sözcüğünün eş anlamlısıdır. "El-Mevla", Allah'ın sıfatlarındandır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah yolunda gerektiği gibi cihad dipnot 1 edin. O sizi seçti. Dinde size bir zorluk yüklemedi. Bu atanız İbrahim'in milleti dipnot 2 . O, daha önce de şimdi de sizi Müslümanlar olarak isimlendirdi. Rasul, size tanık olsun, siz de diğer insanlara. Öyleyse salatı ikame dipnot 3 edin, zekatı verin ve Allah'a sımsıkı bağlanın. O, sizin mevlanızdır dipnot 4 . Ne güzel Mevla, ne güzel yardımcıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gayret gösterin, çaba harcayın; bütün gücünüzle çalışın.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yolu, sünneti, inanç sistemi, yaşam biçimi.
    3. metne dön, dipnot 3
      "Salatı ikame etmek, zekatı vermek" demek, ibadete layık yegane ilah olarak Allah'a inanmak; kulluğu, Allah'a yönelmeyi, dua ve ibadeti şirkten arındırılmış bir bilinçle ve arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; yardımlaşmayı, destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Yakın olan, yardım eden, koruyan, yol gösteren. Mevla yalnızca Allah'tır. Allah'tan başkasına Mevla, Mevlana demek şirktir. Veli sözcüğünün eş anlamlısıdır.

    Gültekin Onan

    Tanrı adına gerektiği gibi cihad edin. O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim'in dini(nde olduğu gibi). O (Tanrı ) bundan daha önce de, bunda (Kuran'da) da sizi "müslümanlar" olarak isimlendirdi; elçi sizin üzerinize şahid olsun, siz de insanlar üzerine şahidler olasınız diye. Artık dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve Tanrı'ya sarılın; sizin Mevlanız O'dur. İşte, ne güzel mevla ve ne güzel yardımcı!

    Hasan Basri Çantay

    Allah uğrunda (nasıl savaşmak lazımsa öylece) hakkıyle cihad edin. Sizi O seçdi. Din (işlerin) de üzerinize hiçbir güdük de yüklemedi, (tıbkı) babanız İbrahimin (tevhıyd) din (inde olduğu) gibi. Size daha evvel (gönderdiği kitablarda) da, bu (Kur'anda) da müslüman adını — peygamber sizin üzerinize şahid olsun, siz de (bütün) insanların üzerine şahidler olasınız diye — (Allah) vermişdir. Artık dosdoğru namazı kılın, zekatı verin, Allaha sarılın. O, sizin mevlanızdır. İşte ne güzel mevla O, ne güzel yardımcı O!

    İbni Kesir

    Ve Allah için hakkıyla cihad edin. O, sizi seçmiş ve babanız İbrahim'in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamaıştır. Daha önce peygamberlerin size şahid olması, sizin de insanlara şahidler olmanız için size müslüman adını veren O'dur. Şu halde namaz kılın, zekat verin ve Allah'a sarılın. O'dur sizin Mevlanız. Ne güzel Mevla, ne güzel yardımcı.

    Mehmet Alagaş

    (75-78) Allah meleklerden ve insanlardan elçiler seçmiştir, muhakkak ki Allah işitendir görendir, Önlerinde olanı / gelecek olanı arkaya bıraktıklarını / geçmiş olanı bilir, işler Allah’a geri döner / rücu eder. Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin, iyilik yapın, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz. Allah için gerçek bir çaba ile çabalayın / gayret edin, O sizi seçti , size dinde hiçbir zorluk da yapmadı , babanız İbrahim’in dini topluluğu / milleti , O, sizi önceden Müslümanlar / Teslim olanlar olarak isimlendirdi, bu konuda Resul size şahit olsun, siz de insanlara bu konuda şahitler olunuz, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a sarılın, O sizin dostunuzdur ne güzel dost ve ne güzel yardımcı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti, dinde üzerinize bir zorluk yüklemedi. (Bu) Babanız İbrahim’in dinidir. Allah, bundan önce ve bunda (Kur’an’da) size "Müslüman" ismini vermiştir. (Hesap günü) Rasûl size şahit olsun, siz de insanlığa şahit olun diye. Öyleyse namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah’a sımsıkı bağlanın. O, ne güzel mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!

    Süleyman Ateş

    Allah uğrunda, O'na yaraşır biçimde cihad edin. O, sizi seçti ve dinde size bir güçlük yüklemedi; babanız İbrahim'in dini(ne uyun). O (Allah) bu (Kur'a)ndan önce(ki Kitaplarda) da, bu(Kur'a)nda da size "müslümanlar" adını verdi ki, Elçi size şahid olsun, siz de insanlara şahid olasınız. Haydi namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın; sahibiniz O'dur. Ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır (O)!

    Süleymaniye Vakfı

    Allah uğrunda, hakkıyla cihad dipnot 1 edin dipnot 2 ! O sizi seçti dipnot 3 . Bu dinde size bir zorluk oluşturmadı dipnot 4 . Atanız İbrahim'in dini yaşama biçimine uyun dipnot 5 ! Allah hem daha önce hem de bu kitapta sizleri "Müslimler /tam teslim olanlar" diye adlandırdı ki bu resul size örnek olsun, siz de insanlara örnek olasınız dipnot 6 . Öyleyse namazı düzgün ve sürekli kılın, zekatı verin ve Allah'a sıkı sarılın dipnot 7 ! O sizin en yakınınızdır. O ne güzel yakın ve ne güzel yardımcıdır dipnot 8 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Maide 5/54. Cihad (جهاد), düşmanın, şeytanın veya arzuların baskısına karşı Allah'ın emrine uymak için verilen her türlü mücadeledir (Müfredat). Allah yolunda savaş, cihadın çok önemli bir parçasıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4
    5. metne dön, dipnot 5
    6. metne dön, dipnot 6
    7. metne dön, dipnot 7
    8. metne dön, dipnot 8

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah yolunda hakkıyla mücadele (cihad) dipnot 1 edin. Size fırsat veren O'dur. Bu dinde size bir güçlük yüklememiştir. Babanız İbrahim'in şeriatına uyun. Allah size daha önce ‘Müslüman (tam teslim olan)' adını verdi. Bu kitapta da o adı verdi ki elçimiz size örnek dipnot 2 olsun. Siz de insanlara örnek olasınız. Namazı tam kılın, zekatı verin ve Allah'a sıkı sarılın. O sizin en yakınınızdır; ne iyi dost ve ne iyi yardımcıdır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bakınız Bakara 2/218 ve ilgili dipnot
    2. metne dön, dipnot 2
      Ahzab 33/21

    Şaban Britch

    Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti, dinde üzerinize bir zorluk yüklemedi. (Bu) Babanız İbrahim’in dinidir. Allah, bundan önce ve bunda (Kur’an’da) size "Müslüman" ismini vermiştir. (Hesap günü) Rasül size şahit olsun, siz de insanlığa şahit olun diye. Öyleyse namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah’a sımsıkı bağlanın. O, ne güzel mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!

    Şaban Piriş

    Allah yolunda, ona layık olacak şekilde gayret gösterin. O, sizi seçkin kıldı, Dinde üzerinize bir zorluk yüklemedi. Atanız İbrahim'in yoludur. Allah, bundan önce ve bunda (Kur'an'da) size "müslüman" ismini vermiştir. Peygamber size şahit olsun, siz de insanlığa şahit olun diye. Öyleyse namazı kılın. Zekatı verin, Allah'a sımsıkı bağlanın. Sizin mevlanız O'dur. O, ne güzel mevla ve ne güzel yardımcıdır !..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah uğrunda O'na yaraşır bir gayretle didinin. O sizi seçmiş ve dinde size hiçbir güçlük çıkarmamıştır. Babanız İbrahim'in milletini esas alın. Allah sizi, önceden de şu Kitap'ta da "Müslümanlar/Allah'a teslim olanlar" diye adlandırdı ki, resul sizin üzerinize bir tanık olsun, siz de insanlar üzerine tanıklar olasınız. O halde namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın. O'dur sizin Mevla'nız. Ne güzel Mevla'dır O, ne güzel yardımcıdır O!

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.