Hac suresi

Hac suresi, 39. ayet

Hac suresi, 39. ayet. أُذِنَ لِلَّذِينَ يُقَٰتَلُونَ بِأَنَّهُمْ ظُلِمُوا۟ وَإِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ نَصْرِهِمْ لَقَدِيرٌ

üẕine lilleẕîne yüḳâtelûne biennehüm żulimû. veinne-llâhe `alâ naṣrihim leḳadîr.

Diyanet İşleri

Kendilerine savaş açılan müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah'ın onlara yardım etmeğe gücü yeter.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hac 36–42 · surenin 39. ayeti / 78

Konu Savaş izni ve helâk edilen memleketler Hac 38–48 3

  1. Hac 36

    Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.

  2. Hac 37

    Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Fakat O'na sizin takvanız (Allah'a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.

  3. Hac 38

    Şüphesiz, Allah inananları savunur. Doğrusu Allah hiçbir haini, nankörü sevmez.

  4. 39

    Kendilerine savaş açılan müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah'ın onlara yardım etmeğe gücü yeter.

  5. Hac 40

    Onlar, haksız yere, sırf, "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah'ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

  6. Hac 41

    Onlar öyle kimselerdir ki, şayet kendilerine yeryüzünde imkan ve iktidar versek, namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklarlar. Bütün işlerin akıbeti Allah'a aittir.

  7. Hac 42

    Ey Muhammed! Eğer seni yalanlarlarsa bil ki, onlardan önce Nuh, Ad ve Semud kavimleri de (peygamberlerini) yalanlamışlardı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

39. İslâm’ın ilk dönemlerinde müslümanların kâfirlerle savaşmaları yasaktı. İlahi hikmet gereği kâfirlerin sıkıntılarına karşı sabretmeleri emredilmişti. İşkencelere maruz kalıp da Medine’ye hicret ettikten sonra kendilerini koruyacak güç ve imkâna sahip olmaları üzerine savaşmaları için izin verildi. Yüce Allah’ın: “Kendilerine savaş açılan (müminlere) zulme uğradıkları için (cihada) izin verildi” buyruğundan önceleri savaşmalarının yasak kılındığı ve Yüce Allah'ın daha sonra onlara kendileri ile savaşanlarla savaşma iznini verdiği anlaşılmaktadır. Bu izni vermesinin sebebi ise dinlerini yaşamalarının engellenmek istenmesi, dinleri sebebi ile eziyet ve işkencelere uğratılmaları, yurtlarından çıkarılmaları ve zulme uğratılmalarıdır. “Allah onlara yardım etmeye elbette kadirdir.” Öyleyse O’ndan zafer ve yardım istesinler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah, düşmanları tarafından kendilerine zulüm edildiğinde müşriklere karşı savaşmaları için Müminlere izin verdi. Şüphesiz Allah, düşmanlarıyla savaşmadan da Müminlere yardım etmeye kadirdir. Fakat hikmeti kâfirlerle savaşarak Müminleri sınamayı gerektirmektedir.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أُذِنَ uzine izin verildi kök: اذن
  2. لِلَّذِينَ lillezine kendileriyle
  3. يُقَـٰتَلُونَ yukatelune savaşılanlara kök: قتل
  4. بِأَنَّهُمْ biennehum yüzünden
  5. ظُلِمُوا۟ ۚ zulimu onlara zulmedilmeleri kök: ظلم
  6. وَإِنَّ ve inne ve şüphesiz
  7. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  8. عَلَىٰ ala
  9. نَصْرِهِمْ nesrihim onlara yardım etmeğe kök: نصر
  10. لَقَدِيرٌ lekadirun kadirdir kök: قدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…

  • Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve…

  • Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

(İşte bu yüzden), kendilerine savaş açılan kimselere (savaş) izni verildi; zira onlar zulme uğramış kimselerdi: ve elbette Allah, onlara yardım edecek güce sahiptir.

Muhammed Esed

Kendilerine haksız yere saldırılan kimselere (savaşma) izni verilmiştir -ve şüphesiz Allah onlara yardım ulaştıracak güçtedir-:

Ahmed Hulusi

Kendileri ile savaşılan kimselere, (savaş için) izin verilmiştir. . . Zulme uğradıkları içindir bu! Muhakkak ki Allah onları zafere ulaştırmaya Kaadir'dir.

Ali Bulaç

Kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla, onlara karşı savaş açılana (mü'minlere, savaşma) izni verildi. Şüphesiz Allah, onlara yardım etmeye güç yetirendir.

Ali Özek ve heyeti

Kendileriyle savaşılanlara (müminlere), zulme uğramış olmaları sebebiyle, (savaş konusunda) izin verildi. Şüphe yok ki Allah, onlara yardıma mutlak surette kadirdir.

Ali Rıza Safa

Kendilerine haksız yere saldırılanlara izin verilmiştir. Kuşkusuz, Allah, onlara yardım etmeye, kesinlikle Gücü Yetendir.

Bayraktar Bayraklı

Zulme uğrayanlara, kendilerine savaş açılmış müminlere savaş izni verildi. Allah onlara yardım etmeye elbette gücü yetendir.

Edip Yüksel

Zulmedilerek kendilerine savaş açılanlara izin verilmiştir. ALLAH onları desteklemeye elbette kadirdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Zulmedilerek kendilerine savaş açılanlara izin verilmiştir. ALLAH onları desteklemeye elbette kadirdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerine savaş açılan kimselere (savaş) izni verildi; çünkü onlar zulme uğradılar. Şüphesiz Allah onları zafere ulaştırmaya gerçekten kadirdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

İzin verildi o kendilerine kıtal edilenlere, çünkü onlara zulm olundu ve şübhesiz ki Allah onları muzaffer kılmağa her halde kadirdir

Erhan Aktaş

Kendileriyle savaşılan kimselerin, zulme uğramaları nedeniyle, savaşmalarına izin verildi. Kuşkusuz Allah, onlara yardım etmeye kadirdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendileriyle savaşılan kimselerin, zulme uğramaları nedeniyle, savaşmalarına izin verildi. Kuşkusuz Allah, onlara yardım etmeye kadirdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendileriyle savaşılan kimselerin, zulme uğramaları nedeniyle, savaşmalarına izin verildi. Kuşkusuz Allah, onlara yardım etmeye kadirdir.

Gültekin Onan

Kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla, onlara karşı savaş açılana (müminlere, savaşma) izni verildi. Şüphesiz Tanrı, onlara yardım etmeye güç yetirendir.

Hasan Basri Çantay

Kendileriyle mukaatele edilen (ya'ni düşmanların hücumuna uğrayan mü'min) lere, uğradıkları o zulümden dolayı, (bilmukaabele harbe) izin verildi. Şübhesiz ki Allah onlara yardım etmiye elbette kemaliyle kaadirdir.

İbni Kesir

Zulmedildikleri için savaşanlara izin verildi. Allah, onlara yardım etmeye elbette Kadir'dir.

Mehmet Alagaş

(39-41) Zulme uğramış olanların savaşmalarına izin verildi , m uhakkak ki Allah, onlara yardıma güç yetirendir , y urtlarından haksız yere, sırf Rabbimiz Allah’tır dedikleri için çıkarıldılar , şayet Allah’ın insanların bazısını bazıları ile def etmesi olmasaydı, içinde Allah’ın isminin çokça hatırlanıp söylendiği, manastırlar / saveemiğ, kiliseler /biyeağ, havralar / salavat ve mescitler harap olurdu, Allah, O’na / Allah’a yardım eden kişiye mutlaka yardım edecektir, muhakkak ki Allah güçlü / kuvvetlidir, saygı değerdir. Eğer O kimseleri arza yerleştirir isek, onlar namazı kalkar kılarlar, zekâtı verirler, normal olanı / tanınıp bilineni / marufu emrederler, belirsiz olanı / tanınmayanı yasaklarlar / nehyederler , işlerin sonucu / akıbeti Allah’a aittir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kendilerine savaş açılan Müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah’ın onlara yardım etmeye gücü yeter.

Süleyman Ateş

Kendileriyle savaşılan(mü'min)lere (karşı koyma) izn(i) verildi. Çünkü onlara zulmedilmiştir ve şüphesiz Allah, onlara yardım etmeğe kadirdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendilerine karşı savaş açılanlara savaşma izni verildi çünkü haksızlığa uğradılar. Allah, onlara yardım için elbette bir ölçü belirlemiştir.

Şaban Britch

Kendileriyle savaşılanlara (müminlere), zulme uğramış olmaları sebebiyle, (savaş konusunda) izin verildi. Allah, onlara yardım etmeye elbette kadirdir.

Şaban Piriş

Zulme uğrayan kimselere savaşmaları için izin verildi. Allah, onlara yardım etmeye elbette kadirdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerine savaş açılanlara savaşma izni verilmiştir. Çünkü onlar zulme uğratıldılar. Allah onlara yardıma elbette kadirdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those who have been attacked by the infidels who waged war against them for their belief in Allah are permitted to fight in defense of the wrong inflicted on them; Allah is indeed Qadirun (Omnipotent) enough to afford them help.

Abdul Haleem

Those who have been attacked are permitted to take up arms because they have been wronged- God has the power to help them-

Abdullah Yusuf Ali

To those against whom war is made, permission is given (to fight), because they are wronged;- and verily, Allah is most powerful for their aid;-

Abul A'la Maududi

Permission (to fight) has been granted to those for they have been wronged. dipnot 1 Verily Allah has the power to help them: dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This (verse 39) is the first verse of the Quran in which permission to tight was given in the month of Zil-Hajj in the first year after Hijrah according to our research. Then the command to fight was given in (verse 190, 191, 193, 216 and 244 of Surah Al-Baqarah) in Rajab or Shaban of A.H. 2.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Allah surely has Power over giving them victory": this assurance was urgently needed by the persecuted Muslims whose fighting strength at that time was very meager, not even a thousand including all the migrants and the Muslims of Al-Madinah. On the other hand, the fighting strength of the Quraish by themselves was much greater. Besides, they had all the other mushrik clans of Arabia at their back and were joined later by the Jews as well. Therefore, this assurance was most opportune and the challenge to the disbelievers was very significant, for it meant to say that they were not fighting against a small number of the Muslims but against Allah. Therefore, “You are welcome to fight if you dare”.

Aisha Bewley

Permission to fight is given to those who are fought against because they have been wronged – truly Allah has the power to come to their support –

Al-Hilali & Khan

Permission to fight (against disbelievers) is given to those (believers) who are fought against, because they have been wronged; and surely, Allâh is Able to give them (believers) victory -

Ali Quli Qarai

Those who are fought against are permitted [to fight] because they have been wronged, and Allah is indeed able to help them.

Amatul Rahman Omar

Permission (to fight in self-defense) is (now) given to those (Muslims) against whom war is waged (for no reason), because they have been done injustice to, and Allâh has indeed might and power to help them;

Arthur John Arberry

Leave is given to those who fight because they were wronged -- surely God is able to help them --

Bijan Moeinian

Thus, permission (to fight and defend themselves) to those who have been subject to an injustice and God certainly is capable of helping them.

E. Henry Palmer

Permission is given to those who fight because they have been wronged, - and, verily, God to help them has the might,-

Edip-Layth

It is permitted for those who have been persecuted to fight. God is able to give them victory.

George Sale

Permission is granted unto those who take arms against the unbelievers, for that they have been unjustly persecuted by them: -- (and God is certainly able to assist them):

Hamid S. Aziz

Verily, Allah will defend those who are true; verily, Allah loves not any treacherous ingrate (or traitor and ingrate).

Mahmoud Ghali

The ones who are (forced to) fight are permitted (to defend themselves) for that they are unjustly (attacked); and surely Allah is indeed Ever- Determiner over giving them victory.

Marmaduke Pickthall

Sanction is given unto those who fight because they have been wronged; and Allah is indeed Able to give them victory;

Mohamed Ahmed - Samira

Permission is granted those (to take up arms) who fight because they were oppressed. God is certainly able to give help to those

Muhammad Asad

PERMISSION [to fight] is given to those against whom war is being wrongfully waged and, verily, God has indeed the power to succour them -:

Mustafa Khattab

Permission ˹to fight back˺ is ˹hereby˺ granted to those being fought, for they have been wronged.[1] And Allah is truly Most Capable of helping them ˹prevail˺.

Progressive Muslims

It is permitted for those who have been persecuted to fight. And God is able to give them victory.

Rashad Khalifa

Permission is granted to those who are being persecuted, since injustice has befallen them, and GOD is certainly able to support them.

Sahih International

Permission [to fight] has been given to those who are being fought, because they were wronged. And indeed, Allah is competent to give them victory.

Sam Gerrans

Leave is given those who are fought because they were wronged: — and God is able to help them —

Shabbir Ahmed

Permission to fight is granted to those against whom war is wrongfully waged. And Allah is indeed Most Powerful for their aid.

Syed Vickar Ahamed

Permission (to fight) is given to those believers against whom war is made, because they (the righteous) have been wronged— And surely, Allah is Most Powerful (Khad’ir) for their help and (He) grants them the victory;

Taqi Usmani

Permission (to fight) is given to those against whom fighting is launched, because they have been wronged, and Allah is powerful to give them victory.

The Monotheist Group

Permission has been given to those who are being fought - for they have been wronged. And God is able to give them victory.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 39. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩