Hac suresi

Hac suresi, 72. ayet

Hac suresi, 72. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ تَعْرِفُ فِى وُجُوهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْمُنكَرَ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِٱلَّذِينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا قُلْ أَفَأُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَٰلِكُمُ ٱلنَّارُ وَعَدَهَا ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

veiẕâ tütlâ `aleyhim âyâtünâ beyyinâtin ta`rifü fî vucûhi-lleẕîne keferü-lmünker. yekâdûne yesṭûne billeẕîne yetlûne `aleyhim âyâtinâ. ḳul efeünebbiüküm bişerrim min ẕâliküm. ennâr. ve`adehe-llâhü-lleẕîne keferû. vebi'se-lmeṣîr.

Diyanet İşleri

Kendilerine ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kafirlerin yüz ifadelerinden inkarlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: "Şimdi size bu durumdan daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kafirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hac 69–75 · surenin 72. ayeti / 78
  1. Hac 69

    Hakkında ayrılığa düşüp durduğunuz şeyler konusunda, kıyamet günü Allah aranızda hüküm verecektir.

  2. Hac 70

    Bilmez misin ki, kuşkusuz Allah gökte ve yerde ne varsa hepsini bilir. Kuşkusuz bunların hepsi bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da)dır. Şüphesiz bu, Allah'a göre çok kolaydır.

  3. Hac 71

    Onlar, Allah'ı bırakıp, hakkında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere kulluk ederler. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.

  4. 72

    Kendilerine ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kafirlerin yüz ifadelerinden inkarlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: "Şimdi size bu durumdan daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kafirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!"

  5. Hac 73

    Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi ona iyi kulak verin. Sizin Allah'tan başka taptıklarınız bir sinek dahi yaratamazlar, hepsi bunun için toplansalar bile. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de aciz, istenen de.

  6. Hac 74

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

  7. Hac 75

    Allah, meleklerden de resuller seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

72. Peki izlemekte oldukları yol hakkında herhangi bir bilgi sahibi olmayan bu kimseler, acaba ilâhi âyetler ve hidâyet kendilerine geldiği takdirde bunları izlemek gibi bir maksatları var mı? Yoksa onlar izlemekte oldukları batıldan memnun ve ona razılar mı? Yüce Allah, bunu da şu buyruğu ile dile getirmektedir: Hakkı batıldan açık seçik bir şekilde ayıran “ayetlerimiz onlara açık açık okunduğunda” onlara iltifat etmezler. Hiçbir şekilde aldırmazlar. Aksine “o kâfirlerin hoşnutsuzluklarını” bu âyetlere karşı duydukları nefret ve tiksintilerini “çehrelerinden anlarsın.” Suratlarını astıklarını, tüylerinin diken diken olduğunu görürsün. “Nerede ise onlara âyetlerimizi okuyanların üzerlerine çullanacak olurlar.” Nerede ise aşırı öfkelerinden, hakka karşı aşırı kin ve düşmanlıklarından ötürü onları öldürecekler ve aşırı derecede dövecekler. İşte kâfirlerin durumu budur. Onların bu halleri ne kötüdür! Bu hallerinin zararı ne kadar da büyüktür! Fakat diğer taraftan bundan da daha kötü bir hal daha vardır. O da onların âkıbetleridir. Bu yüzden Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “De ki: “(Sizin için) bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Ateş; Allah onu kâfirlere vaat etmiştir. O ne kötü bir dönüş yeridir!” Onun kötülüğü uzun ve geniştir. Onun hoşlanılmayan halleri ve acıları da sürekli olarak artıp durur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlara, Kur'an'dan apaçık ayetlerimizi okunduğunda kâfirlerin asık suratlı yüzlerinden, o ayetleri işittikleri zaman inkâr ettiklerini anlarsın. Öfkelerinin şiddetinden neredeyse ayetlerimizi kendilerine okuyanların üzerine atlarlar. -Ey Resul!- Onlara de ki: Sizlerin öfkesi ve yüzlerinizin asıklığından daha şiddetli bir şeyi haber vereyim mi? O, Allah'ın kâfirleri içine gireceğini vadettiği cehennemdir. Onların varacağı bu yer ne kötü bir yerdir.

Kelimeler

29 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ve zaman
  2. تُتْلَىٰ tutla okunduğu kök: تلو
  3. عَلَيْهِمْ aleyhim kendilerine
  4. ءَايَـٰتُنَا ayatuna ayetlerimiz kök: ايي
  5. بَيِّنَـٰتٍۢ beyyinatin apaçık kök: بين
  6. تَعْرِفُ tea'rifu anlarsın kök: عرف
  7. فِى fi
  8. وُجُوهِ vucuhi yüzlerinde kök: وجه
  9. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  10. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden kök: كفر
  11. ٱلْمُنكَرَ ۖ l-munkera hoşnutsuzluk kök: نكر
  12. يَكَادُونَ yekadune neredeyse kök: كود
  13. يَسْطُونَ yestune üzerine saldıracaklar kök: سطو
  14. بِٱلَّذِينَ biellezine
  15. يَتْلُونَ yetlune okuyanların kök: تلو
  16. عَلَيْهِمْ aleyhim kendilerine
  17. ءَايَـٰتِنَا ۗ ayatina ayetlerimizi kök: ايي
  18. قُلْ kul de ki kök: قول
  19. أَفَأُنَبِّئُكُم efeunebbiukum size haber vereyim mi? kök: نبا
  20. بِشَرٍّۢ bişerrin daha kötü bir şey kök: شرر
  21. مِّن min
  22. ذَٰلِكُمُ ۗ zalikumu bundan
  23. ٱلنَّارُ n-naru ateş! kök: نور
  24. وَعَدَهَا veadeha ve onu va'detmiştir kök: وعد
  25. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  26. ٱلَّذِينَ ellezine kimselere
  27. كَفَرُوا۟ ۖ keferu inkar eden kök: كفر
  28. وَبِئْسَ ve bi'se ve ne kötü kök: باس
  29. ٱلْمَصِيرُ l-mesiru sondur kök: صير

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten…

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    Yüzüstü cehenneme sürüklenecek olanlar var ya; işte onlar konumları itibariyle daha kötü, tuttukları yol itibariyle daha sapıktırlar.

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Ey peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası!

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Ey Peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Ortak kavram: Şer · Ortak kavram: Vaad

    (Ey Muhammed!) De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahman onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet kendilerine vaad olunan azabı, ya da kıyameti…

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Ortak kavram: Şer · Ortak kavram: Nübüvvet

    De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar…

  • Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ayetlerimiz kendilerine açıkça tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman, kâfir olanların yüzlerinde hoşnutsuzluk (olduğunu) bilirsin (fark edersin). Onlar, kendilerine ayetlerimizi tilavet edenlere (okuyup aktaranlara) neredeyse saldırırlar. dipnot 1 De ki: "Size bundan (bu öfkenize sebep olan şeyden) daha kötüsünü bildireyim mi? Allah'ın kâfir olanlara vadettiği (cehennemdeki) ateş!" Ne kötü varış yeridir (orası)!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet kendilerine vahiy hatırlatıldığında ona itibar etmeyenlerin durumunu ortaya koymaktadır. Vahyin indirildiği dönemdekine benzer şekilde günümüzde de vahye karşı bir ilgisizliğin ve itibarsızlığın bulunduğu gözlemlenmektedir. Ayet hatırlatıldığında müslümana düşen görev boyun eğmektir, yüzünü ekşitmek ve vahyi okuyup aktarana neredeyse saldıracak bir tutum sergilemek değil. vahye itibar etmeyenin neye itibar ettiği ise elbette tam bir muammadır. Zümer 39:23 gereği "en güzel söz olan Kur'an'a uymak" yerine, uyduğu sözü veya sözleri ya da anlayışları süsleyip güzelleştirmeye çalışmak aldanmanın başka bir çeşididir.

Mustafa İslamoğlu

Ve ne zaman kendilerine hakikatin apaçık belgeleri olan ayetlerimiz okunsa, inkarda direnenlerin suratlarındaki inkarı hemen fark edersin. Öyle ki, neredeyse ayetlerimizi okuyanlara saldıracak gibidirler: De ki: "Bakın, sizi bundan daha beter (kızdıracak) bir haber vereyim mi: O, Allah'ın inkarda ısrar edenlere vaat ettiği ateştir; o ne berbat bir son duraktır!"

Muhammed Esed

Kendilerine apaçık mesajlarımız okunduğu zaman, hakkı inkara şartlanmış olanların yüzündeki inkarcı tavrı hemen fark edebilirsin; kendilerine mesajlarımızı okuyanlara neredeyse saldıracak gibidirler! De ki: "Peki, size şimdi hissettiklerinizden daha vahim olanı haber vereyim mi? Bu (Ahiret Günü'nün) ateşidir ki Allah onu hakkı inkara şartlanmış olanlara vaad etmiştir; varılacak ne kötü bir sondur o!"

Ahmed Hulusi

Onlara ayetlerimiz apaçık kanıtlar halinde tilavet edildiğinde, hakikat bilgisini inkar edenlerin yüzlerinde inkarı, reddi görürsün! Neredeyse, delillerimizi kendilerine bildirenlere saldırıp çullanacaklar. . . De ki: "Size ondan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş (sizi yakacak olan)! Allah, onu hakikat bilgisini inkar edenlere vadetmiştir. . . O ne kötü dönüş yeridir!"

Ali Bulaç

Onlara karşı apaçık olan ayetlerimiz okunduğu zaman, sen o inkar edenlerin yüzlerindeki 'red ve inkarı' tanıyabilirsin. Neredeyse, kendilerine karşı ayetlerimizi okuyanın üzerine çullanıverecekler. De ki: "Size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? Ateş... Allah, onu inkar edenlere va'detmiş bulunmaktadır; ne kötü bir duraktır."

Ali Özek ve heyeti

Âyetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kâfirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin. Onlar, kendilerine âyetlerimizi okuyanların neredeyse üzerlerine saldırırlar. De ki: Size bundan (bu öfke ve huzursuzluğunuzdan) daha kötüsünü bildireyim mi? Cehennem! Allah, onu kâfirlere (ceza olarak) bildirdi. O, ne kötü sondur!

Ali Rıza Safa

Çünkü ayetlerimiz onlara açık kanıtlarla okunduğunda, nankörlük edenlerin yüzündeki hoşnutsuzluğu hemen görürsün. Neredeyse, ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: "Bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Ateş!" Allah, nankörlük edenlere onun sözünü vermiştir; ne kötü bir sonuçtur.

Bayraktar Bayraklı

Onlara ayetlerimiz apaçık okunduğu zaman, inkarcıların yüzündeki hoşnutsuzluğu hemen farkedersin. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: "Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Allah'ın inkar edenler için belirlediği ateş! Gidilecek ne kötü bir yerdir!"

Edip Yüksel

Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğunda, inkarcıların yüzünde inkarcılığı okursun. Kendilerine ayetlerimizi okuyanların üzerine neredeyse saldıracaklardır. De ki: "Bundan daha kötüsünü size bildireyim mi? Ateş! ALLAH onu kafirlere vaadetmiştir. Ne kötü bir sonuçtur!"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğunda, inkarcıların yüzünde inkarcılığı okursun. Kendilerine ayetlerimizi okuyanların üzerine neredeyse saldıracaklardır. De ki, 'Bundan daha kötüsünü size bildireyim mi? Ateş! ALLAH onu kafirlere vadetmiştir. Ne kötü bir sonuçtur!'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerine karşı ayetlerimiz birer delil olarak okunduğu zaman, o kafirlerin yüzlerinden inkarlarını anlarsın; hemen hemen karşılarında ayetlerimizi okuyanlara karşı saldırıverecek gibi olurlar. De ki: "Şimdi size ondan daha kötü olanını haber vereyim mi? Ateş! Allah onu inkar edenlere va'detti. O ne kötü akibettir!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerine karşı ayetlerimiz birer beyyine olarak okunduğu zaman da o kafirlerin yüzlerinde münkirliklerini tanırsın, hemen hemen karşılarında ayetlerimizi tilavet edenlere saldırıverecek gibi olurlar, de ki: şimdi size ondan daha şer olanını haber vereyim mi? Ateş, Allah onu küfredenlere va'd buyurdu, ki o ne fena akıbettir

Erhan Aktaş

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o Kafirlerin yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Nerede ise kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: "Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah'ın Kafirlere sözüdür. O, ne kötü bir varış yeridir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o Kafirlerin yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Nerede ise kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: "Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah'ın Kafirlere sözüdür. O, ne kötü bir varış yeridir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o gerçeği yalanlayan nankörlerin yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Nerede ise kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: "Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah'ın gerçeği yalanlayan nankörlere sözüdür. O, ne kötü bir varış yeridir."

Gültekin Onan

Onlara karşı apaçık olan ayetlerimiz okunduğu zaman, sen o küfredenlerin yüzlerindeki inkarı tanıyabilirsin. Neredeyse, kendilerine karşı ayetlerimizi okuyanın üzerine çullanıverecekler. De ki: "Size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? Ateş... Tanrı, onu küfredenlere vaadetmiş bulunmaktadır; ne kötü bir duraktır."

Hasan Basri Çantay

Karşılarında açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman o kafirlerin suratlarında inkar (görüb) tanırsın. Kendilerine ayetlerimizi okuyanlara nerdeyse saldırıverecek olurlar! De ki: "Şimdi bundan daha çok kötü (bir şey) i haber vereyim mi? Ateşdir! Allah bunu o küfür (ve inkar) edenlere va'd etmişdir. O, ne kötü bir merci'dir!

İbni Kesir

Onlara, apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman; o küfredenlerin yüzlerinden inkarı anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş. Allah, onu küfredenlere vaad etmiştir. Ne kötü dönüş.

Mehmet Alagaş

(71-72) Haklarında hiçbir dayanılacak delil indirilmeyen / sultan indirilmeyen ve haklarında onlarla ilgili bilgi olmayan şeylere, Allah’ın dışında ki şeylere ibadet ediyorlar , z alimlere yardımcı yoktur. Onlara açıkça ayetlerimiz okunduğunda / sıralandığında kafirlerin tanımamalarını / inkarlarını yüzlerinden tanırsın, ayetlerimizi okuyanlara çullanacak hale gelirler, deki size bundan daha şerli / fena olanı haber vereyim mi? Ateş! Allah o ateşi kafirlere vaat etmiştir , ne kötü bir varış yeridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârı anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah onu kâfirlere vadetti. O, ne kötü sondur.

Süleyman Ateş

Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman kafirlerin yüzlerinde hoşnutsuzluk belirdiğini anlarsın. Neredeyse kendilerine ayetlerimizi okuyanların üzerine saldıracaklar. De ki: "Size bundan (bu öfkeli durumunuzdan) daha kötü bir şey haber vereyim mi? Varacağınız ateş! Allah onu kafirlere va'detmiştir. Ne kötü sonuçtur (o)!"

Süleymaniye Vakfı

Onlara ayetlerimiz, birbirini açıklayacak şekilde bağlantılarıyla birlikte okunduğunda, kafirlik edenlerin /görmezden gelenlerin inkarcı tavrını yüzlerinden okursun. Kendilerine ayetlerimizi birbirini açıklayacak şekilde bağlantılarıyla birlikte okuyanlara neredeyse saldıracak gibi olurlar dipnot 1 . De ki: "Size bundan da kötüsünü bildireyim mi? Cehennem ateşi! Allah onu, kafirlere söz vermiştir. Ne kötü hale gelmektir o!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara birbirini açıklayan ayetlerimiz okununca, görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) yüzündeki nefreti fark edersin. Kendilerine ayetlerimizi okuyanlara neredeyse saldıracak gibi olurlar. De ki "Sizi daha kötü duruma sokacak şeyi bildireyim mi? Cehennem ateşi!" Allah onu, kafirlere söz vermiştir. Ne kötü hale gelmektir o.

Şaban Britch

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârı anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki:Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah onu kâfirlere vadetti. O, ne kötü sondur.

Şaban Piriş

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o kafirlerin yüzlerinden inkarı okursun. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: -Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah onu kafirlere söz verdi. O, ne kötü sondur.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara açık seçik ayetlerimiz okunduğunda, o küfre sapanların yüzlerinde bir hoşnutsuzluk/yadsıma görürsün. Kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracak olurlar. De ki: "Size şu yaptığınızdan daha kötü bir şey haber vereyim mi: Ateş! Allah onu inkarcılara vaat etmiştir. Ne kötü dönüş yeridir o!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And -to their misfortune- when Our revelations are recited to them and Our divine signs are presented, you instantly notice that their countenance speak a different language reflecting hatred, denial and disdain. They are almost ready to set upon with hostile action and words to injure and overthrow those who recite to them Our revelations, Say to them O Muhammad: -If these divine revelations are distasteful to you- shall I tell you of what shall be far worse and more distasteful to you ! it is Hell which Allah has promised to those infidels who denied Him, and how evil is the end for which they are destined".

Abdul Haleem

[Prophet], you can see the hostility on the faces of the disbelievers when Our messages are recited clearly to them: it is almost as if they are going to attack those who recite Our messages to them. Say, ‘Shall I tell you what is far worse than what you feel now? The Fire that God has promised the disbelievers! What a dismal end!’

Abdullah Yusuf Ali

When Our Clear Signs are rehearsed to them, thou wilt notice a denial on the faces of the Unbelievers! they nearly attack with violence those who rehearse Our Signs to them. Say, "Shall I tell you of something (far) worse than these Signs? It is the Fire (of Hell)! Allah has promised it to the Unbelievers! and evil is that destination!"

Abul A'la Maududi

When Our Signs are plainly recited to them, you will perceive utter repugnance on their faces and it all but seems as if they will soon pounce upon those who recite Our Signs to them. Say: "Shall I tell you what is worse than that? dipnot 1 The Fire with which Allah has threatened those who disbelieve. That is truly an evil end."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, you will meet with a far worse state of anguish than that which you display against those who recite divine revelations to you.

Aisha Bewley

When Our Signs are recited to them – Clear Signs – you can detect denial in the faces of those who are kafir. They all but assault those who recite Our Signs to them! Say: ‘Shall I inform you of something worse than that? The Fire which Allah has promised those who are kafir. What an evil destination!’

Al-Hilali & Khan

And when Our Clear Verses are recited to them, you will notice a denial on the faces of the disbelievers! They are nearly ready to attack with violence those who recite Our Verses to them. Say: "Shall I tell you of something worse than that? The Fire (of Hell) which Allâh has promised to those who disbelieved, and worst indeed is that destination!"

Ali Quli Qarai

When Our manifest signs are recited to them, you perceive denial on the faces of the faithless: they would almost pounce upon those who recite Our signs to them. Say, ‘Shall I inform you about something worse than that? The Fire which Allah has promised the faithless. And it is an evil destination.’

Amatul Rahman Omar

And when Our clear Messages are recited to them you will notice an expression of disapproval on the faces of those who disbelieve. They would almost assault those who recite Our Messages to them. Say, `Shall I then inform you of something even worse than this (which hurts you). (It is) the Fire! Allâh has promised it to those who disbelieve. And what a vile resort it is!'

Arthur John Arberry

And when Our signs are recited to them, clear signs, thou recognisest in the faces of the unbelievers denial; wellnigh they rush upon those who recite to them Our signs. Say: 'Shall I tell you of something worse than that? The Fire -- God has promised it to the unbelievers -- an evil homecoming!'

Bijan Moeinian

When My easy to understand Revelations are recited to them, you may see the spark of wickedness on their faces. They become so violent with those who refer to My Revelations. Say to them: "If these Revelations displease you, let me inform you of something worse which is the Fire of Hell that God has promised it to the disbelievers. What an evil place to end up in."

E. Henry Palmer

When our signs are read to them manifest, thou mayest recognise in the faces of those who misbelieve disdain; they well-nigh rush at those who recite to them our signs. Say, 'Shall I inform you of something worse than that for you, the Fire which God has promised to those who misbelieve? an evil journey shall it be!'

Edip-Layth

If Our clear signs are recited to them, you see hatred in the faces of those who have rejected. They are nearly close to attacking those who are reciting to them Our signs! Say, "Shall I inform you of what is worse than this? The fire, which God has promised to those who have rejected. What a miserable destiny!"

George Sale

And when our evident signs are rehearsed unto them, thou mayest perceive, in the countenances of the unbelievers, a disdain thereof: It wanteth little but that they rush with violence on those who rehearse our signs unto them. Say, shall I declare unto you a worse thing than this? The fire of hell, which God hath threatened unto those who believe not, is worse; and an unhappy journey shall it be thither.

Hamid S. Aziz

And they serve beside Allah that for which He has sent down (revealed) no warrant, and that whereof they have no knowledge. For wrongdoers there is no helper.

Mahmoud Ghali

And when Our ayat (Verse, signs) are recited to them, supremely evident (signs), you recognise in the faces of the ones who have disbelieved maleficent (denial); they almost attack the ones who recite to them Our signs. Say, "Shall I then fully inform you of an eviler (thing) than that? (Literally: those "things") The fire, Allah has promised it for the ones who disbelieved, and miserable is the Destiny!"

Marmaduke Pickthall

And when Our revelations are recited unto them, thou knowest the denial in the faces of those who disbelieve; they all but attack those who recite Our revelations unto them. Say: Shall I proclaim unto you worse than that? The Fire! Allah hath promised it for those who disbelieve. A hapless journey's end!

Mohamed Ahmed - Samira

When Our clear messages are read out to them you can see denial on the faces of unbelievers. They can hardly restrain themselves from attacking those who recite Our revelations. Tell them: "Should I give you news of something worse than this?" -- Hell, which God has promised the infidels. How evil a destination!

Muhammad Asad

As it is, whenever Our messages are conveyed unto them in all their clarity, thou canst perceive utter repugnance on the faces of those who are bent on denying the truth: they would almost assault those who convey Our messages unto them! Say: "Shall I, then, tell you of something worse than what you feel at present? It is the fire [of the hereafter] that God has promised to those who are bent on denying the truth: and how vile a journey’s end!"

Mustafa Khattab

Whenever Our clear revelations are recited to them, you ˹O Prophet˺ recognize rage on the faces of the disbelievers, as if they are going to snap at those who recite Our revelations to them. Say, "Shall I inform you of something far more enraging than that? ˹It is˺ the Fire with which Allah has threatened those who disbelieve. What an evil destination!"

Progressive Muslims

And if Our clear revelations are recited to them, you see hatred in the faces of those who have rejected. They are nearly close to attacking those who are reciting to them Our revelations! Say: "Shall I inform you of what is worse than this The Fire, which God has promised to those who have rejected. What a miserable destiny!"

Rashad Khalifa

When our revelations are recited to them, clearly, you recognize wickedness on the faces of those who disbelieve. They almost attack those who recite our revelations to them. Say, "Shall I inform you of something much worse? Hell is promised by GOD for those who disbelieve; what a miserable destiny."

Sahih International

And when Our verses are recited to them as clear evidences, you recognize in the faces of those who disbelieve disapproval. They are almost on the verge of assaulting those who recite to them Our verses. Say, "Then shall I inform you of [what is] worse than that? [It is] the Fire which Allah has promised those who disbelieve, and wretched is the destination."

Sam Gerrans

And when Our proofs are recited to them as clear signs, thou recognisest perversity in the faces of those who ignore warning; they all but attack those who recite Our proofs to them. Say thou: “Then shall I inform you of worse than that? The Fire God has promised to those who ignore warning! And evil is the journey’s end.”

Shabbir Ahmed

And when Our Messages are conveyed to them in all clarity, you can notice a denial in the faces of those who are bent upon rejecting the Truth. They would almost attack those who convey Our Messages to them. Say, "Shall I, then, tell you something worse than what you feel now? The Fire! Allah has promised it for those who are bent upon denying the Truth. How miserable a journey's end!"

Syed Vickar Ahamed

And when Our Clear Signs are recited to them, you will see a denial on the faces of the disbelievers! They almost attack with force those who recite Our Signs to them. Say, "Shall I tell you of something worse than these Signs? It is the Fire (of Hell)! Allah has promised it to the disbelievers! And evil is that place to go!"

Taqi Usmani

When Our verses are recited to them in all their clarity, you (can) recognize disgust on the faces of the disbelievers. They seem to attack those who recite to them Our verses. Say, "Shall I, then, tell you about something more disgusting than that? The Fire! Allah has promised it to those who disbelieve. And it is an evil end."

The Monotheist Group

Andif Our clear revelations are recited to them, you see denial in the faces of those who have rejected. They are nearly close to attacking those who are reciting to them Our revelations! Say: "Shall I inform you of what is worse than this? The Fire, which God has promised to those who have rejected. What a miserable destiny!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 72. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 72. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 72. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩