Diyanet İşleri
Ey Muhammed! Eğer seni yalanlarlarsa bil ki, onlardan önce Nuh, Ad ve Semud kavimleri de (peygamberlerini) yalanlamışlardı.
Hac suresi
Hac suresi, 42. ayet. وَإِن يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَثَمُودُ
veiy yükeẕẕibûke feḳad keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥiv ve`âdüv veŝemûd.
Ey Muhammed! Eğer seni yalanlarlarsa bil ki, onlardan önce Nuh, Ad ve Semud kavimleri de (peygamberlerini) yalanlamışlardı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Savaş izni ve helâk edilen memleketler Hac 38–48 3
Kendilerine savaş açılan müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah'ın onlara yardım etmeğe gücü yeter.
Onlar, haksız yere, sırf, "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah'ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Onlar öyle kimselerdir ki, şayet kendilerine yeryüzünde imkan ve iktidar versek, namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklarlar. Bütün işlerin akıbeti Allah'a aittir.
Ey Muhammed! Eğer seni yalanlarlarsa bil ki, onlardan önce Nuh, Ad ve Semud kavimleri de (peygamberlerini) yalanlamışlardı.
(43-44) İbrahim'in kavmi ile Lut'un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Musa da yalanlandı ve nihayet o inkarcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkar etmek nasılmış, (gördüler).
Halkı zulmetmekteyken helak ettiğimiz, böylece duvarları, çökmüş çatılarının üzerine yıkılmış nice memleketler, nice kullanılmaz kuyular, nice muhteşem saraylar vardır!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 42–44. ayetler için yazılmıştır.
42-44. Yüce Allah, peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben şöyle buyurmaktadır: Müşrikler seni yalanlamada iseler de bil ki ilk yalanlanan peygamber, sen değilsin, kendilerine gönderilen peygamberi yalanlayan ilk ümmet de bunlar değil. “Onlardan önce Nûh’un kavmi, Âd ve Semûd kavmi de yalanlamıştı. İbrahim’in kavmi ve Lût’un kavmi de… Medyen halkı da” yani Şuayb’ın kavmi de “(peygamberlerini yalanlamıştı). Mûsâ da yalanlandı. Ben de” o yalanlayan “kâfirlere mühlet verdim.” Onları cezalandırmakta acele etmedim. Onlara süre tanıdım. Sonunda azgınlıkları içerisinde küfürlerine, kötülüklerine şaşkınca devam edip gittiler, bunları iyice artırdılar. “Sonra onları” gönderdiğim azab ile Aziz ve muktedir olanın yakalayışı ile “yakaladım. Benim (yalanlamalarına verdiğim) cevap nasılmış?!” Beni inkâr edip kâfir olmalarına ve yalanlayışlarına karşı gösterdiğim tepki, verdiğim karşılık nasılmış!? Elbette ki bu, cezaların en çetini, ibretli belaların en ağırı idi. Zira onlardan kimisini Yüce Allah suda boğdu. Kimisini şiddetli bir çığlık yakaladı, kimisi kısır rüzgar ile helâk edildi, kimisi yerin dibine geçirildi, kimisine de buluttan gölgelerin gününde üzerlerine azap gönderildi. İşte bu yalanlayıcılar da onlardan ibret alsınlar. Onların başına gelen musibetlerin kendilerinin başına da geleceğinden korksunlar. Çünkü bunlar, öncekilerden daha hayırlı değildirler. İndirilmiş olan kitaplarda Allah tarafından onların azaptan uzak kalacaklarına dair bir belge de gönderilmiş değildir. Aksine bunlar gibi helâk edilip azaba uğratılan nice topluluklar vardır. Bu yüzden Allah, bir sonraki âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Kavmin seni yalanlarsa sabret, kavimlerinin resullerini yalanladığı ilk peygamber sen değilsin. Ant olsun ki senin kavminden önce de Nuh'un kavmi Nuh'u, Ad kavmi Hûd'u ve Semûd kavmi de Salih'i yalanlamışlardı.
Aynı kök: عود (63 geçiş)
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…
Aynı kök: عود (63 geçiş)
Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…
Aynı kök: عود (63 geçiş)
Meryem oğlu İsa, "Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar (inkârcılar) seni yalanlarsa, elbette onlardan önce Nuh'un kavmi, Âd ve Semûd (kavimleri de) yalanlamıştı.
İmdi, eğer seni yalanlıyorlarsa, unutma ki onlardan çok daha önce Nuh, Ad ve Semud kavmi de (kendi peygamberlerini) yalanlamışlardı.
İmdi, o (hakkı inkara şartlanmış olan) kimseler seni yalanlıyorlarsa, (ey Muhammed, unutma ki,) onlardan çok önce, Nuh toplumu, 'Ad ve Semud toplumu da (kendilerine gönderilen elçileri) yalanlamışlardı;
Eğer seni yalanlıyorlar ise; (bil ki) onlardan önce Nuh'un halkı, Ad ve Semud da yalanlamıştı.
Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce Nuh, Ad, Semud kavmi de yalanlamıştı.
(Rasûlüm!) Eğer onlar (inkarcılar) seni yalanlıyorlarsa, (şunu bil ki) onlardan önce Nuh'un kavmi, Âd, Semûd,
Seni yalanlıyorlarsa, senden önce Nuh toplumu, Âd ve Semud da yalanlamıştı.
Eğer seni yalanlarlarsa, bilesin ki senden önce Nuh, 'Ad ve Semud kavimleri de peygamberlerini yalanlamışlardı.
Seni yalanlarlarsa, onlardan önce Nuh, Ad ve Semud halkları da yalanlamışlardı.
Seni yalanlarlarsa, onlardan önce Nuh, Ad ve Semud halkları da yalanlamışlardı
Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanladı; Ad ve Semud (kavimleri) de;
Ve eğer seni tekzib ederlerse emin ol onlardan evvel kavmi Nuh da tekzib etti, Ad da, Semud da,
Eğer seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan önce; Nuh, Ad ve Semud halkları da Nebilerini yalanlamışlardı.
Eğer seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan önce; Nuh, Âd ve Semud halkları da nebilerini yalanlamışlardı.
Eğer seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan önce; Nuh, Âd ve Semud halkları da nebilerini yalanlamışlardı.
Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce Nuh, Ad, Semud kavmi de yalanlamıştı.
(42-43-44) Eğer (kafirler) seni tekzib ediyorlarsa onlardan evvel Nuuh kavmi, Aad, Semuud (kavmleri), İbrahim kavmi, Lut kavmi ve Medyen Yaranı da (peygamberlerini) tekzib etmişlerdir. Muusa dahi tekzib edilmiştir. Nihayet ben o kafirlere (ukuubet hususunda) bir mühlet verdim de sonra onları yakaladım. (Bak) benim inkarım (inkılabım) nasıl imiş!
Eğer seni yalanlıyorlarsa; doğrusu onlardan önce Nuh kavmi, Ad ve Semud da yalanlamıştır.
(42-46) Eğer ki seni yalanlıyorlarsa, kesin bir şey var ki onlardan önceki Nuh kavmi de Ad da Semud da İbrahim kavmi de Lut kavmi de Medyen halkı da yalanladılar , Musa’yı da yalanladılar. (Şaşırılacak şey değil hep böyleler) Kafirlere süre tanıdım / mühlet verdim, sonra onları yakaladım, belirsizleştirmek / tanımamak inkâr (Ne olacağı belli değil canım demek) nasıl olurmuş? Nice memleketleri zulüm ederlerken helak ettik, o memleketlerin, tahtları / çardakları yerle bir olmuş, su kuyuları terk edilmiş, görkemli /meşid köşkleri / kasırları terkedilmiş, yeryüzünde gezmiyorlar mı? Aklettikleri kalpleri yahut işittikleri kulakları olmadı mı? (Gördükleri işittikleri verilerle bir bağ, bir ilişki kuramadılar mı?) Muhakkak ki onların gözleri kör olmaz (Görürler) fakat göğüslerinde ki kalpleri körleşmiştir. (Akletme kabiliyeti, işlemci gidik, bağ kuramıyorlar)
Ey Muhammed! Eğer seni yalanlarlarsa bil ki, onlardan önce Nûh, Âd ve Semûd kavimleri de (peygamberlerini) yalanlamışlardı.
(Ey Muhammed), eğer (bunlar) seni yalanlıyorlarsa (bil ki) bunlardan önce Nuh, 'Ad ve Semud kavmi de yalanlamıştı.
(Halkın) Seni yalanlıyorsa (bil ki) bunlardan önce Nuh'un halkı, Ad ve Semud da (kendilerine gelen elçileri) yalanlamışlardı dipnot 1 .
Eğer bunlar seni yalanlarlarsa bil ki daha önce Nuh halkı, Ad ve Semud da (kendilerine gelen elçileri) yalanlamışlardı.
Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce de Nuh, Ad ve Semud kavmi de yalanlamıştı.
Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce de Nuh, Ad ve Semud kavmi de yalanlamıştı.
Eğer seni yalanlıyorlarsa bilesin ki, senden önce Nuh kavmi de Ad da, Semud da yalanladı.
Should they -the infidels- accuse you O Muhammad of falsehood, so did those before them, the people of Noah, of 'Ad -the 'Adites- and of Thamud -the Thamùdites-; they charged their Prophets with imposturous pretence.
If they reject you [Prophet], so did the people of Noah before them, and those of Ad, Thamud,
If they treat thy (mission) as false, so did the peoples before them (with their prophets),- the People of Noah, and 'Ad and Thamud;
(O Prophet), if they dipnot 1 give the lie to you, then before them the people of 'Ad and Thamud, also gave the lie (to the Prophets),
If they deny you, the people of Nuh before them denied him and those of ‘Ad and of Thamud
And if they belie you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), so did belie before them, the people of Nûh (Noah), ‘Âd and Thamûd, (their Prophets).
If they impugn you, the people of Noah have impugned before them and ‘Ād and Thamūd
And (Prophet!) if they cry lies to you (there is nothing new in it) even so before them, the people of Noah and (the tribes of) `âd and Thamûd also cried lies (to their Apostles of God).
If they cry lies to thee, so too before them the people of Noah cried lies, and Ad and Thamood,
Do not worry, if they deny you. The peoples of Noah, Ad and Thamud also denied their Prophets.
But if they call thee liar, the people of Noah called him liar before them, as did 'Ad and Thamud,
If they deny you, then denied also before them did the people of Noah and Aad and Thamud.
If they accuse thee, O Mohammed, of imposture; consider that, before them, the people of Noah, and the tribes of Ad and Thamud,
Those who, if We establish them in the land, are steadfast in prayer, and give regular charity, and bid what is right, and forbid what is wrong - with Allah rests the end (final outcome) of affairs.
And in case they cry lies to you, so (too) before them the people of Nûh (Noah) cried lies, and c?d, and Thamûd,
If they deny thee (Muhammad), even so the folk of Noah, and (the tribes of) A'ad and Thamud, before thee, denied (Our messengers);
If they accuse you of falsehood, (remember that) the people of Noah, 'Ad and Thamud had accused (their apostles) before,
AND IF THEY [who are bent on denying the truth] give thee the lie, [O Muhammad, remember that, long] before their time, the people of Noah and [the tribes of] Ad and Thamud gave the lie [to their prophets],
If they deny you ˹O Prophet˺, so did the people of Noah before them, as well as ˹the tribes of˺ ’Ȃd and Thamûd,
And if they deny you, then denied also before them did the people of Noah and 'Aad and Thamud.
If they reject you, the people of Noah, 'Ad, and Thamud have also disbelieved before them.
And if they deny you, [O Muúammad] - so, before them, did the people of Noah and 'Aad and Thamud deny [their prophets],
And if they deny thee, then there have denied before them the people of Noah, and ʿĀd, and Thamūd,
(This is the framework of the Constitution that would finally take effect. ) If they deny you (O Prophet), so did, before them, the people of Noah, Aad, and Thamud.
And if they treat your (cause for Islam) as untrue, like so did the peoples before them (with their prophets)— The People of Nuh (Noah), and ‘Ad and Samood (Thamud);
And if they reject you, so did reject the people of NūH (Noah) and ‘Ād and Thamūd,
Andif they deny you, then before them the people of Noah and 'Aad and Thamud had also denied.