Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya
da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah uğrunda, hakkıyla cihad edin (fedakarlık yapın)! O, sizi seçti; dinde üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim'in milletinde (dininde de bu böyleydi). Elçi'nin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bunda (Kur'an'da) size "Müslümanlar." adını vermiştir. Öyle ise namazı kılın; zekâtı verin ve Allah'a (O'nun vahyine) sımsıkı sarılın! O, sizin mevlanızdır (efendinizdir). O ne güzel mevladır (efendidir) ve O ne güzel yardımcıdır!
Ve Allah uğrunda üstün çaba sarf ederek gereği gibi mücadele edin: O (mesajını hayata taşımak için) sizi seçti; ve O din konusunda sizi zora koşmadı. (Sizden tek istediği) atanız İbrahim'in inanç sistemine (tabi olmanız). O sizleri bundan önce de bu vahyin (gelişinden) sonra da müslüman olarak isimlendirdi ki, elçi sizin için iyi bir model ve tanık olsun, siz de insanlık için iyi bir model ve tanıklar olasınız. Şu halde, artık namazı hakkını vererek kılın ve zekatı içten gelerek verin; bir de Allah'a sımsıkı bağlanın: O'dur sizin tek efendiniz; O ne güzel koruyup kurtarıcı, ve O ne güzel yardımcıdır!
Ve Allah'ın davası için, O'nun yolunda gösterilmesi gereken en zorlu, en üstün çabalara girişin; (mesajına muhatap ve taşıyıcı olarak) sizi seçen ve din konusunda üzerinize bir zorluk, bir güçlük yüklemeyen O'dur: (ve size) atanız İbrahim'in inancını (izlemeyi öneren de O). Elçi'nin sizin önünüzde ve sizin de tüm insanlığın önünde gerçeğe tanık olmanız için geçmiş çağlarda da, bu ilahi mesajda da, sizi "kendilerini yürekten Allaha teslim edenler" diye isimlendiren O'dur. Öyleyse, salatta devamlı ve duyarlı olun, arınmak için verilmesi gerekeni verin ve sımsıkı Allah'a bağlanın. Sizin gerçek Efendiniz O'dur; ne üstün, ne yüce Efendi; ne üstün, ne yüce Yardımcı!
Allah için, O'nun Hak cihadı olarak, mücahede edin! O, sizi seçti ve Dinde size bir zorluk yüklemedi. . . Babanız İbrahim'in milletinin (din anlayışıdır bu). . . Daha önce de şimdi de O, sizi "Müslimler = teslim olmuşlar" diye isimlendirdi ki, O (Sistemi "OKU"yan, vahdeti açıklayan) Rasul (Hz. Muhammed s. a. v. ) sizin üzerinize bir şahit olsun, siz de insanlar üzerine şahitler olasınız! Artık salatı ikame edin ve zekatınızı verin; Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah'a tamamıyla bağlanın! O, Mevla'nızdır (sahibiniz, her fiilinizin oluşturanı). . . Ne güzel Mevla'dır ve ne güzel Nasir'dir (O).
Allah adına gerektiği gibi cihad edin. O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim'in dini(nde olduğu gibi). O (Allah) bundan daha önce de, bunda (Kur'an'da) da sizi "müslümanlar" olarak isimlendirdi; elçi sizin üzerinize şahid olsun, siz de insanlar üzerine şahidler olasınız diye. Artık dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın, sizin Mevlanız O'dur. İşte, ne güzel mevla ve ne güzel yardımcı.
Allah uğrunda, hakkını vererek cihad edin. O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim'in dininde (de böyleydi). Daha önceki kitaplarda ve bu Kitapta, Peygamberin size şâhid olması, sizin de diğer insanlara şâhit olmanız için, sizi müslüman diye isimlendirmiştir. Bu itibarla namazı dosdoğru kılın; zekâtı verin ve Allah'a sımsıkı sarılın. O sizin mevlânızdır. O, ne güzel bir mevlâ ve ne güzel bir yardımcıdır.
Ve Allah için gereken çabayı gösterin. O, sizi seçti ve atanız İbrahim'in yolu olan bu dini sizin için zorlaştırmadı. O, elçinin sizin üzerinize tanık olması ve sizin de insanların üzerine tanık olmanız için, bundan önce ve bunda, Teslim Olanlar -Müslümanlar- olarak sizi isimlendirdi. Artık, namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın. O, sizin Sahibinizdir; ne güzel Sahiptir, ne güzel Yardımcıdır.
Allah yolunda, hakkını vererek cihad ediniz!Sizi O seçti. Din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; ceddiniz İbrahim'in dininde de böyleydi. Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, Allah gerek daha önce gelmiş kitaplarda, gerekse Kur'an'da, size Müslümanlar adını verdi. Öyleyse namazı kılınız, zekatı veriniz ve Allah'a sımsıkı sarılınız! O, sizin dostunuzdur. Ne güzel dosttur; ne güzel yardımcıdır!
Ve ALLAH uğrunda gereken çaba ve gayreti gösteriniz. O'dur sizi seçen. O, babanız İbrahim'in yolu olan bu dini, sizin için güç ve ağır kılmadı. Elçinin size tanık olması, sizin de halka tanık olmanız için, sizi, daha önce de şimdi de "Müslümanlar = teslim olanlar" olarak adlandıran O'dur. Salatı gözetin, zekatı verin ve ALLAH'a sarılın; Mevlanız (Sahibiniz) O'dur. Ne güzel sahip ve ne güzel Yardımcıdır!
Ve ALLAH uğrunda gereken çaba ve gayreti gösteriniz. O'dur sizi seçen. O, babanız İbrahim'in yolu olan bu dini, sizin için güç ve ağır kılmadı. Elçinin size tanık olması, sizin de halka tanık olmanız için, sizi, daha önce de şimdi de 'müslümanlar = teslim olanlar' olarak adlandıran O'dur. Namazı gözetin, zekatı verin ve ALLAH'a sarılın; Mevlanız (Sahibiniz) O'dur. Ne güzel sahip ve ne güzel Yardımcıdır!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah uğrunda gerektiği gibi cihad edin! Sizi O seçti, üzerinize dinde hiçbir zorluk da yükletmedi. Haydi babanız İbrahim'in milletine! Bundan önce ve bunda (Kur'an'da) size müslüman adını o Allah verdi ki peygamber size şahid olsun, siz de bütün insanlara şahidler olasınız. Şu halde namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sıkı tutunun ki, sahibiniz O'dur. Artık O ne güzel bir sahip, ne güzel bir yardımcıdır.
Ve Allah uğruna hak cihadiyle mücahede eyleyin, sizi o seçti, üzerinize dinde bir harec de yükletmedi, haydin babanız İbrahimin milletine, bundan evvel ve bunda size müsliman ismini o (Allah) taktı, ki Peygamber size karşı şahid olsun, siz de bütün insanlara karşı şahidler olasınız, haydin namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sıkı tutunun ki mevlanız odur, artık ne güzel mevla, ne güzel nasir!
Allah yolunda gerektiği gibi cihad edin. O sizi seçti. Dinde size bir zorluk yüklemedi. Bu atanız İbrahim'in milleti. O, daha önce de şimdi de sizi Müslimler olarak isimlendirdi. Resul, size tanık olsun, siz de diğer İnsanlara. Öyleyse salatı ikame edin, zekatı yapın ve Allah'a sımsıkı bağlanın. O, sizin mevlanızdır. Ne güzel Mevla ne güzel yardımcıdır.
Allah yolunda gerektiği gibi cihad edin. O sizi seçti. Dinde size bir zorluk yüklemedi. Bu atanız İbrahim'in milleti. O, daha önce de şimdi de sizi Müslümanlar olarak isimlendirdi. Resul, size tanık olsun, siz de diğer insanlara. Öyleyse salatı ikame edin, zekatı yapın ve Allah'a sımsıkı bağlanın. O, sizin mevlanızdır. Ne güzel Mevla ne güzel yardımcıdır.
Allah yolunda gerektiği gibi cihad edin. O sizi seçti. Dinde size bir zorluk yüklemedi. Bu atanız İbrahim'in milleti. O, daha önce de şimdi de sizi Müslümanlar olarak isimlendirdi. Rasul, size tanık olsun, siz de diğer insanlara. Öyleyse salatı ikame edin, zekatı verin ve Allah'a sımsıkı bağlanın. O, sizin mevlanızdır. Ne güzel Mevla, ne güzel yardımcıdır.
Tanrı adına gerektiği gibi cihad edin. O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim'in dini(nde olduğu gibi). O (Tanrı ) bundan daha önce de, bunda (Kuran'da) da sizi "müslümanlar" olarak isimlendirdi; elçi sizin üzerinize şahid olsun, siz de insanlar üzerine şahidler olasınız diye. Artık dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve Tanrı'ya sarılın; sizin Mevlanız O'dur. İşte, ne güzel mevla ve ne güzel yardımcı!
Allah uğrunda (nasıl savaşmak lazımsa öylece) hakkıyle cihad edin. Sizi O seçdi. Din (işlerin) de üzerinize hiçbir güdük de yüklemedi, (tıbkı) babanız İbrahimin (tevhıyd) din (inde olduğu) gibi. Size daha evvel (gönderdiği kitablarda) da, bu (Kur'anda) da müslüman adını — peygamber sizin üzerinize şahid olsun, siz de (bütün) insanların üzerine şahidler olasınız diye — (Allah) vermişdir. Artık dosdoğru namazı kılın, zekatı verin, Allaha sarılın. O, sizin mevlanızdır. İşte ne güzel mevla O, ne güzel yardımcı O!
Ve Allah için hakkıyla cihad edin. O, sizi seçmiş ve babanız İbrahim'in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamaıştır. Daha önce peygamberlerin size şahid olması, sizin de insanlara şahidler olmanız için size müslüman adını veren O'dur. Şu halde namaz kılın, zekat verin ve Allah'a sarılın. O'dur sizin Mevlanız. Ne güzel Mevla, ne güzel yardımcı.
(75-78) Allah meleklerden ve insanlardan elçiler seçmiştir, muhakkak ki Allah işitendir görendir, Önlerinde olanı / gelecek olanı arkaya bıraktıklarını / geçmiş olanı bilir, işler Allah’a geri döner / rücu eder. Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin, iyilik yapın, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz. Allah için gerçek bir çaba ile çabalayın / gayret edin, O sizi seçti , size dinde hiçbir zorluk da yapmadı , babanız İbrahim’in dini topluluğu / milleti , O, sizi önceden Müslümanlar / Teslim olanlar olarak isimlendirdi, bu konuda Resul size şahit olsun, siz de insanlara bu konuda şahitler olunuz, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a sarılın, O sizin dostunuzdur ne güzel dost ve ne güzel yardımcı.
Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti, dinde üzerinize bir zorluk yüklemedi. (Bu) Babanız İbrahim’in dinidir. Allah, bundan önce ve bunda (Kur’an’da) size "Müslüman" ismini vermiştir. (Hesap günü) Rasûl size şahit olsun, siz de insanlığa şahit olun diye. Öyleyse namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah’a sımsıkı bağlanın. O, ne güzel mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!
Allah uğrunda, O'na yaraşır biçimde cihad edin. O, sizi seçti ve dinde size bir güçlük yüklemedi; babanız İbrahim'in dini(ne uyun). O (Allah) bu (Kur'a)ndan önce(ki Kitaplarda) da, bu(Kur'a)nda da size "müslümanlar" adını verdi ki, Elçi size şahid olsun, siz de insanlara şahid olasınız. Haydi namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın; sahibiniz O'dur. Ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır (O)!
Allah uğrunda, hakkıyla cihad edin! O sizi seçti. Bu dinde size bir zorluk oluşturmadı. Atanız İbrahim'in dini yaşama biçimine uyun! Allah hem daha önce hem de bu kitapta sizleri "Müslimler /tam teslim olanlar" diye adlandırdı ki bu resul size örnek olsun, siz de insanlara örnek olasınız. Öyleyse namazı düzgün ve sürekli kılın, zekatı verin ve Allah'a sıkı sarılın! O sizin en yakınınızdır. O ne güzel yakın ve ne güzel yardımcıdır!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Allah yolunda hakkıyla mücadele (cihad) edin. Size fırsat veren O'dur. Bu dinde size bir güçlük yüklememiştir. Babanız İbrahim'in şeriatına uyun. Allah size daha önce ‘Müslüman (tam teslim olan)' adını verdi. Bu kitapta da o adı verdi ki elçimiz size örnek olsun. Siz de insanlara örnek olasınız. Namazı tam kılın, zekatı verin ve Allah'a sıkı sarılın. O sizin en yakınınızdır; ne iyi dost ve ne iyi yardımcıdır.
Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti, dinde üzerinize bir zorluk yüklemedi. (Bu) Babanız İbrahim’in dinidir. Allah, bundan önce ve bunda (Kur’an’da) size "Müslüman" ismini vermiştir. (Hesap günü) Rasül size şahit olsun, siz de insanlığa şahit olun diye. Öyleyse namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah’a sımsıkı bağlanın. O, ne güzel mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!
Allah yolunda, ona layık olacak şekilde gayret gösterin. O, sizi seçkin kıldı, Dinde üzerinize bir zorluk yüklemedi. Atanız İbrahim'in yoludur. Allah, bundan önce ve bunda (Kur'an'da) size "müslüman" ismini vermiştir. Peygamber size şahit olsun, siz de insanlığa şahit olun diye. Öyleyse namazı kılın. Zekatı verin, Allah'a sımsıkı bağlanın. Sizin mevlanız O'dur. O, ne güzel mevla ve ne güzel yardımcıdır !..
Allah uğrunda O'na yaraşır bir gayretle didinin. O sizi seçmiş ve dinde size hiçbir güçlük çıkarmamıştır. Babanız İbrahim'in milletini esas alın. Allah sizi, önceden de şu Kitap'ta da "Müslümanlar/Allah'a teslim olanlar" diye adlandırdı ki, resul sizin üzerinize bir tanık olsun, siz de insanlar üzerine tanıklar olasınız. O halde namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın. O'dur sizin Mevla'nız. Ne güzel Mevla'dır O, ne güzel yardımcıdır O!