Diyanet İşleri
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye layıktır.
Hac suresi
Hac suresi, 64. ayet. لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ
lehû mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. veinne-llâhe lehüve-lganiyyü-lḥamîd.
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye layıktır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hicret edip öldürülenler ve Allah'ın kudreti Hac 58–66 3
Bu böyle. Çünkü Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Şüphesiz ki Allah hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O'nu bırakıp da taptıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür.
Allah'ın gökten yağmur indirdiği, böylece yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Şüphesiz Allah, çok lütufkardır, hakkıyla haberdardır.
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye layıktır.
Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.
O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür.
Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. O halde, din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz hakka götüren dosdoğru bir yol üzerindesin.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
64. “Göklerde olanlar da yerde olanlar da” hem yaratılma itibari ile hem de kul olma itibari ile “yalnız O’nundur.” O, onlar hakkında malikiyeti, hikmeti ve kemâl derecesindeki kudreti ile tasarrufta bulunur. O’nun dışında hiçbir kimsenin bu hususlarda en ufak bir hak ve yetkisi yoktur. “Hiç şüphesiz Ğaniy ve Hamid olan Allah'tır.” Bütün yönleri ile tam ve mutlak Ğanî (zengin olan, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan) O’dur. Yarattıklarından hiçbir kimseye muhtaç olmaması, herhangi bir düşkünlük dolayısı ile dost edinmemesi, azlık sebebi ile onlar ile varlığını çoğaltmaya muhtaç olmaması da O’nun Ğanî oluşundandır. Herhangi hiçbir eş ve evlat edinmemiş olması, yememesi, içmemesi, yaratılmışların muhtaç oldukları herhangi bir şeye hiçbir bakımdan muhtaç olmaması, başkasına yedirdiği halde kendisine yedirilmemesi, bütün yaratıkların var oluşlarında, yardıma mazhar oluşlarında, dinlerinde ve dünyalarında O’na muhtaç olmaları da O’nun Ğanî oluşundandır. Göklerde ve yerde bulunan her bir şey, canlı cansız bütün varlıklar, tek bir düzlükte toplanıp da onların her birisi temenni edebildiği her bir şeyi dilese ve O da herkese temenni ettiklerini kat kat fazlasıyla verecek olsa bu, O’nun mülkünden hiçbir şeyi eksiltmez. O, çok cömert olması, gece ve gündüz her türlü hayır ve bereketi kesintisiz olarak ihsan etmesi ve tüm canlılara lütuf ve ihsanlarının kesintisiz sürmesi, lütuf ve ihsan yurdu olan cennetinde hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği, hiçbir insanın hatırından geçirmediği nimet ve ihsanları hazırlamış olması... hep O’nun Ğani oluşunun tecellileridir.
Hamid; zatı ve isimleri itibari ile kendisine hamd edilen, övülen demektir. Çünkü O’nun isimlerinin hepsi güzeldir. Sıfatları sebebi ile de övülendir; çünkü O’nun bütün sıfatları kemal sıfatıdır. Fiilleri dolayısı ile de övülendir; çünkü bütün fiilleri adalet, ihsan, rahmet ve hikmettir. Şeriatı dolayısı ile övülendir; çünkü O, ya katıksız maslahat olan bir hususu emreder yahut da maslahatı ağırlıklı olan bir emir verir. Yine O, bir şeyi yasaklamışsa ya katıksız fesattır ya da ağırlıklı olarak fesat içerir. Gökleri, yeri, her ikisi arasındakileri ve bunlardan sonra O’nun dilediği şeyleri dolduracak kadar hamd, yalnız O’nundur. Dahası O, kendi zatını nasıl övdü ise öyledir. Kullarının kendisine yapacakları övgü ve senâların çok çok üstündedir. O, kendisine tevhid ihsan ettiği kimselere tevfikinden dolayı hamde layık olandır. Kendilerine yardımını vermediği kimselere de bu yardımı vermemesi dolayısı ile hamd edilendir. O hamdinde Ğani, Ğaniliğinde Hamîd olandır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Göklerde ve yerde ne varsa hepsinin mülkü yalnızca Allah’ındır. Şüphesiz Yüce Allah mutlak zengindir, yaratmış olduğu hiçbir mahlukatına muhtaç olmaz. Her halukârda kendisine hamt edilendir.
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de "Allah'a karşı gelmekten sakının" diye tavsiye…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Musa, şöyle dedi: "Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layık…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
Şüphesiz, inkar edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah'a karşı hiçbir fayda sağlar. Onlar ateşin yakıtıdırlar.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca O'na aittir. Şüphesiz ki Allah -evet yalnız O- (gerçek) zengindir, övgüye layık olandır.
Göklerde ve yerde var olan her şey bütünüyle sadece O'na aittir: Ve kuşkusuz Allah, elbet O kendi kendine yeterli olandır ve her tür övgüye layık olandır.
Göklerde ve yerde var olan her şey O'na aittir; ve Allah'tır, Yalnız O'dur, bütün övgülere layık ve kendine yeterli olan.
Semalarda ve arzda olan ne varsa O'nun (Esma özelliklerinin seyredilmesi) içindir!. . Muhakkak ki Allah, elbette O, Ğaniyy'dir, Hamiyd'dir.
Göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Şüphesiz Allah, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan (Gani)dır, övülmeye layık olandır.
Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Hakikaten Allah, her şeyden müstağnî (zengin) olan yalnız O'dur; hamdolunmaya lâyıktır.
Göklerde olan her şey ve yeryüzünde olan her şey, O'nun malıdır. Ve kuşkusuz, Allah, Sınırsız Varlıklıdır; Övgülere Yaraşandır.
Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur ve bütün övgüler O'nadır.
Göklerde ve yerde ne varsa O'na aittir. Elbette ALLAH Zengindir, En Çok Övülendir.
Göklerde ve yerde ne varsa O'na aittir. Elbette ALLAH Zengindir, En Çok Övülendir.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Gerçekten Allah, övülmeye layık ve hiçbir şeye muhtaç olmayan ancak O'dur.
Göklerdeki ve Yerdeki hep onundur ve hakıkat Allah, hamd olunacak yegane ganiy ancak odur
Göklerde ve yeryüzünde olan her şey O'nundur. Kuşkusuz Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.
Göklerde ve yeryüzünde olan her şey O'nundur. Kuşkusuz Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.
Göklerde ve yeryüzünde olan her şey O'nundur. Kuşkusuz Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.
Göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Şüphesiz Tanrı, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan (Gani)dır, övülmeye layık olandır.
Göklerde ne var, yerde ne varsa Onundur. Hakıykat, Allah zati i'tibariyle her şeyden) müstağnidir. (Sıfatları, fiilleri ile de) bihakkın hamde ancak kendisi layıkdır.
Göklerde ve yerde olanlar O'nundur. Muhakkak ki O; Gani'dir, Hamid'dir.
(58-64) Allah yolunda yerlerinden çıkanlar / hicret edenler sonra da öldürülenler / katledilenler veya ölenler, Allah onları güzel bir rızıkla / erzakla rızıklandıracaktır , Allah rızıklandırıcıların hayırlısıdır, o nları hoşnut ola rak girecekleri b ir yere sokacaktır, Muhakkak ki Allah bilendir, uysal davranandır. Sözün özü, her kim kendisine uygulananın aynısı ile karşılık verir / mukabelede bulunur , s onra yine aleyhine haddi aşan / aşırı bir durum olursa , Allah ona mutlaka yardım edecektir, muhakkak ki Allah affedendir , bağışlayandır. Sözün özü, Allah kesinlikle geceyi gündüze katar, gündüzü de gecenin içine katar, muhakkak ki Allah işitendir görendir. Sözün özü, Allah, işte O, gerçektir ve O’nun dışında dua ettikleriniz de işte onlar da geçersiz olandır / batıldır, muhakkak ki Allah yücedir ve büyüktür. Muhakkak ki Allah’ın suyu gökten indirdiğini görmedin mi? Arz yemyeşil olarak ortaya çıkar / yemyeşil hale gelir , muhakkak ki Allah naziktir / latiftir, haberi olandır, semalarda ve arzda ne varsa O’nundur, muhakkak ki Allah, işte O, zengindir, övülendir.
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Şüphesiz Allah, hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır, elbette övgüye lâyıktır.
Göklerde ve yerde ne varsa hep O'nundur. Allah; işte zengin O'dur, övülmeğe layık O'dur.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi onundur dipnot 1 . Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve yaptığını mükemmel yapan, elbette Allah'tır.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Kimseye ihtiyacı olmayan ve yaptığını güzel yapan, Allah'tır.
Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. Gerçekten Allah, (hiçbir şeye ihtiyacı olmayan) zengindir, hamd olunandır.
Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Gerçekten Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve övgüye layık olandır.
Göklerde ne var yerde ne varsa O'nundur. Allah, Gani olanın da Hamid olanın da ta kendisidir.
To Him belong all that is in the heavens arid all that is on earth and Allah is indeed Ghaniyun (Independent), (Absolute) and Hamidun (His grace abounds in the universe, and he is worthy of all praise)
everything in the heavens and earth belongs to Him; God alone is self-sufficient, worthy of all praise.
To Him belongs all that is in the heavens and on earth: for verily Allah,- He is free of all wants, Worthy of all Praise.
To Him belongs all that is in the heavens and all that is in the earth. Surely Allah - He alone is Self- Sufficient, Praiseworthy. dipnot 1
Everything in the heavens and everything in the earth belongs to Him. Allah is the Rich Beyond Need, the Praiseworthy.
To Him belongs all that is in the heavens and all that is on the earth. And verily, Allâh - He is Rich (Free of all needs), Worthy of all praise.
To Him belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth, Indeed Allah is the All-sufficient, the All-laudable.
All that is in the heavens and all that is on the earth belongs to Him and Allâh is Self- Sufficient (having no needs) and Worthy of all praise (in His Own right).
To Him belongs all that is in the heavens and in the earth; surely God -- He is the All-sufficient, the All-laudable.
To God belongs all that is in the heavens and in the earth. Therefore, He is the Wealthiest and the Most Praiseworthy.
His is what is in the heavens and what is in the earth; and, verily, God is rich and to be praised.
To Him is what is in the heavens and what is in the earth. God is the Rich, the Praiseworthy.
Unto Him belongeth whatsoever is in heaven and on earth: And God is self-sufficient, worthy to be praised.
See you not how Allah sends down water from the sky, and on the morrow the earth is green? Verily, Allah is Subtile, Aware.
To Him belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth; and surely Allah, He is indeed The Ever-Affluent, (Literally: The Ever-Rich) The Ever-Praiseworthy.
Unto Him belongeth all that is in the heavens and all that is in the earth. Lo! Allah, He verily is the Absolute, the Owner of Praise.
Whatsoever is in the heavens and the earth belongs to Him. Surely God is all-sufficing, worthy of praise.
Unto Him belongs all that is in the heavens and all that is on earth; and, verily, God - He alone - is self-sufficient, the One to whom all praise is due.
To Him belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth. Allah ˹alone˺ is truly the Self-Sufficient, Praiseworthy.
To Him is what is in the heavens and what is in the Earth. And God is the Rich, the Praiseworthy.
To Him belongs everything in the heavens and everything on earth. Absolutely, GOD is the Most Rich, Most Praiseworthy.
To Him belongs what is in the heavens and what is on the earth. And indeed, Allah is the Free of need, the Praiseworthy.
To Him belongs what is in the heavens and what is in the earth. And God, He is the Free from Need, the Praiseworthy.
Unto Him belongs all that is in the heavens and all that is in the earth. And, verily, Allah is the Self-Sufficient Absolute, the Owner of Praise.
All that is in the heavens and on earth belongs to Him: Because surely Allah— And verily, He is One free of all wants (Al-Ghani), Worthy of Praise (Al-Hameed).
To Him belongs all that is in the heavens and all that is in the earth, and surely Allah is the All-Independent, Ever-Praised.
To Him is what is in the heavens and what is on the earth. And God is the Rich, the Praiseworthy.