Diyanet İşleri
Şüphesiz, Allah inananları savunur. Doğrusu Allah hiçbir haini, nankörü sevmez.
Hac suresi
Hac suresi, 38. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُدَٰفِعُ عَنِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ
inne-llâhe yüdâfi`u `ani-lleẕîne âmenû. inne-llâhe lâ yüḥibbü külle ḫavvânin kefûr.
Şüphesiz, Allah inananları savunur. Doğrusu Allah hiçbir haini, nankörü sevmez.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Savaş izni ve helâk edilen memleketler Hac 38–48 3
Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.
Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.
Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Fakat O'na sizin takvanız (Allah'a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.
Şüphesiz, Allah inananları savunur. Doğrusu Allah hiçbir haini, nankörü sevmez.
Kendilerine savaş açılan müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah'ın onlara yardım etmeğe gücü yeter.
Onlar, haksız yere, sırf, "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah'ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Onlar öyle kimselerdir ki, şayet kendilerine yeryüzünde imkan ve iktidar versek, namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklarlar. Bütün işlerin akıbeti Allah'a aittir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
38. Bu buyrukla Yüce Allah, iman edenleri hoşlanmayacakları her bir şeye karşı koruyup savunduğuna dair bir haber, bir vaat ve müjde vermektedir. İmanları sebebi ile gerek kâfirlerin her türlü kötülüklerine, gerek şeytanın vesveselerinin kötülüklerine, gerek nefislerinin kötülüklerine, gerekse de amellerinin kötülüklerine karşı onları koruyup savunur ve hoş olmayan şeylerle karşı karşıya kaldıkları vakit yüklerini hafifleterek bu hoşlanmadıkları musibetlere katlanmalarını kolaylaştırır. Her mü’min, imanı oranında -az ya da çok- böyle bir savunmadan ve bu faziletten payını alır. “Çünkü Allah hiçbir hain” kendisine yüklemiş olduğu emanete hainlik ederek hem Allah’ın haklarını eksilten hem de insanlar hainlik edenleri “ve” Allah’ın nimetlerine karşı “nankör” olan kimseleri “sevmez.” Yüce Allah böylesine ardı arkasına iyilikte bulunduğu halde, küfür, nankörlük ve isyanı tercih eden kimseyi elbette sevmez. Aksine ona buğz ve gazap eder. Küfür ve hainliğinin cezasını da ona verir. Âyetin mefhumundan anlaşıldığına göre şanı Yüce Allah, emanetini gereği gibi yerine getirerek güvenilir olan ve mevlasına şükreden herkesi de sever.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah kendisine iman edenleri, düşmanlarının şerrinden muhafaza eder. Şüphesiz Yüce Allah, emanetine ihanet eden ve nimetlerine karşı nankörlük edenleri sevmez. Onlar bu nimetlerden dolayı Allah'a şükretmez, bilakis buğuz eder.
Aynı kök: خون (16 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günahkarı sevmez.
Aynı kök: خون (16 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…
Aynı kök: خون (16 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
(Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik etmesinden korkarsan, sen de antlaşmayı bozduğunu aynı şekilde onlara bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez.
Aynı kök: دفع (10 geçiş)
Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini…
Aynı kök: دفع (10 geçiş)
(166-167) İki topluluğun (ordunun) karşılaştığı günde başınıza gelen musibet Allah'ın izniyledir. Bu da mü'minleri ortaya çıkarması ve münafıklık…
Aynı kök: دفع (10 geçiş)
Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki Allah iman edenleri savunur (korur). Şüphesiz ki Allah hiçbir nankör haini sevmez.
Hiç kuşku yok ki Allah inanıp güvenenleri savunacaktır; çünkü Allah ihaneti tabiyat edinen hiç bir nankörü sevmez.
ki, Allah inananları (bütün kötülüklere karşı) mutlaka koruyacaktır; çünkü, Allah, hangi türden olursa olsun, hainleri ve nankörleri asla sevmez.
Muhakkak ki Allah iman edenlere sahip çıkar! Muhakkak ki Allah hiçbir hain (emanete ihanet eden) ve nankörü (verileni değerlendirmeyeni) sevmez!
Şüphesiz Allah, (müşriklerin saldırı ve sinsi tuzaklarını) iman edenlerden uzaklaştırmaktadır. Gerçekten Allah, hain ve nankör olan kimseyi sevmez.
Allah, iman edenleri korur. Şu da muhakkak ki Allah, hain ve nankör olan herkesi sevgisinden mahrum eder.
Kuşkusuz, Allah, inananları koruyacaktır. Kuşkusuz, Allah, alçaklık yapanların ve nankörlerin hiçbirini sevmez.
Şüphesiz, Allah inananları korur.Allah hainleri ve nankörleri hiç sevmez.
ALLAH iman edenleri savunur. ALLAH hainleri ve nankörleri sevmez.
ALLAH inananları savunur. ALLAH hainleri ve nankörleri sevmez.
Biliniz ki, Allah, iman edenleri koruyacaktır; çünkü Allah, hain ve nankör olanları sevmez.
Haberiniz olsun ki Allah iyman edenler tarafından müdafaa edecektir, çünkü Allah her hangi bir haini, nankörü sevmez
Allah, iman edenleri savunur. Allah, hain nankörleri sevmez.
Allah, inananları savunur. Allah, hain nankörleri sevmez.
Allah, inananları savunur. Allah, hain nankörleri sevmez.
Şüphesiz Tanrı, (müşriklerin saldırı ve sinsi tuzaklarını) inananlardan uzaklaştırmaktadır. Gerçekten Tanrı hain ve (pek) kafir olan kimseyi sevmez.
Şübhesiz ki Allah (müşriklerin ezasını) iman edenlerden defedecekdir. Çünkü Allah hıyanetkar ve nankör olan herkesi sevmez.
Muhakkak ki Allah; iman edenleri savunur. Muhakkak ki Allah; hainleri ve nankörleri sevmez.
(25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.
Hiç şüphesiz Allah, iman edenleri savunur. Gerçekten Allah, hain ve nankör olan kimseyi sevmez.
Allah inananları savunur. Allah hiçbir hain, nankörü sevmez.
Allah, inanıp güvenenleri korur dipnot 1 . Allah, hainlikte ve nankörlükte direnip duranların da hiç birini sevmez dipnot 2 .
Muhakkak ki Allah, inanıp güvenenleri savunacaktır; Allah, ayetleri görmezlikten gelen hiçbir haini sevmez.
Şüphesiz Allah, iman edenleri müdafaa eder, hiçbir hain ve nankörü sevmez.
Şüphesiz Allah, iman edenleri savunur ve hiç bir hain kafiri sevmez.
Allah, iman edenleri savunur. Şu da kuşkusuz ki, Allah hiçbir haini, hiçbir nankörü sevmez.
Indeed, Allah defends those whose hearts are imprinted with the image of religious and spiritual virtues whereas He simply detests the dishonest, the unfaithful and the treacherous given to infidelity and ingratitude.
God will defend the believers; God does not love the unfaithful or the ungrateful.
Verily Allah will defend (from ill) those who believe: verily, Allah loveth not any that is a traitor to faith, or show ingratitude.
Surely dipnot 1 Allah defends those who believe. dipnot 2 Certainly Allah has no love for the perfidious, the thankless. dipnot 3
Allah will defend those who have iman. Allah does not love any thankless traitor.
Truly, Allâh defends those who believe. Verily, Allâh likes not any treacherous ingrate to Allâh [those who disobey Allâh but obey Shaitân (Satan)].
Allah indeed defends those who have faith. Indeed Allah does not like any ingrate traitor.
Allâh will certainly defend those who believe because Allâh loves no perfidious, ungrateful person.
Assuredly God will defend those who believe; surely God loves not any ungrateful traitor.
God will defend those who have chosen to believe for the simple reason that He does not like the treacherous unappreciative people.
Verily, God will defend those who believe; verily, God loves not any misbelieving traitor.
God defends those who acknowledge. God does not like any betrayer, ingrate.
that God will repel the ill designs of the infidels from the true believers; for God loveth not every perfidious unbeliever.
Their meat will never reach to Allah, nor yet their blood, but the piety from you will reach Him. Thus hath He subjected them to you that you may magnify Allah for guiding you: and give you glad tidings to those who do right.
Surely Allah defends the ones who have believed; surely Allah does not love any most treacherous, most disbelieving person.
Lo! Allah defendeth those who are true. Lo! Allah loveth not each treacherous ingrate.
God will certainly defend the believers. Surely God does not like the traitors who deny the truth.
Verily, God will ward off [all evil] from those who attain to faith; [and,] verily, God does not love anyone who betrays his trust and is bereft of gratitude.
Indeed, Allah defends those who believe. Surely Allah does not like whoever is deceitful, ungrateful.
God defends those who believe. God does not like any betrayer, rejecter.
GOD defends those who believe. GOD does not love any betrayer, unappreciative.
Indeed, Allah defends those who have believed. Indeed, Allah does not like everyone treacherous and ungrateful.
God defends those who heed warning; God loves not every treacherous ingrate.
Verily, Allah will defend the community of true believers. Behold, Allah does not love those who betray the Divine System ordained in this Book and thus show ingratitude for the magnificent Guidance they have received. (Hence, His Promise to defend will not apply to such people).
Surely, Allah protects those who believe: (And) surely, Allah does not love anyone who betrays faith (or shows ingratitude to Allah. )
Surely, Allah defends those who believe. Allah does not love any treacherous, ungrateful.
Goddefends those who believe. God does not love any betrayer, rejecter.