Hac suresi · 25–37. ayetler

Kâbe, haccın ilanı ve kurban

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Hac suresi, 25. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 25. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ ٱلَّذِى جَعَلْنَٰهُ لِلنَّاسِ سَوَآءً ٱلْعَٰكِفُ فِيهِ وَٱلْبَادِ وَمَن يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍۭ بِظُلْمٍ نُّذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ

    Diyanet İşleri

    İnkar edenler ile Allah'ın yolundan ve içinde, yerli, misafir bütün insanları eşit kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlar (azabı hak etmişlerdir.) Kim de orada zulmederek haktan sapmak isterse, biz ona elem dolu bir azaptan tattıracağız.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar, Allah'ın yolundan ve yerli (veya) uzaktan gelen bütün insanlara eşit dipnot 1 (kıble) kıldığımız Mescid-i Haram'dan (insanları) alıkoymaya kalkanlar (bilmeliler ki) kim orada (böyle) haksızlık ile gerçek(ler)den sapmak isterse ona acı azaptan tattırırız.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifade mabedlerde herkesin eşit olduğunu, ayırımın ortadan kaldırıldığını, mescitlerin en önemli fonksiyonlarından birisinin de "eşitlik" göstergesi oluşturduğu mesajını içermektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Fakat inkarda direnenleri, Allah yolundan ve yerli-yabancı ayrımı gözetmeden bütün insanlar için tayin ettiğimiz Mescid-i Haram'dan alıkoyanları, oralı olmayı sapıklığa ve haksızlığa bile isteye vesile kılanları, can yakıcı bir azaba terk edeceğiz.

    Muhammed Esed

    Bilin ki, hakkı inkara şartlanmış olanlara, (başkalarını) Allah'ın yolundan çevirmeye, (keza) hem orada yaşayan, hem de dışarıdan gelen bütün insanlar için tayin ettiğimiz Mescid-i Haram'dan (alıkoymaya) çalışanlara ve (bile bile) haksızlık yaparak oranın saygınlığına gölge düşürmeye kalkışanlara (öte dünyada) çok can yakıcı bir azap tattıracağız.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki hakikat bilgisini inkar edenler; hem yerleşik olan hem de dışarıdan gelen insanlar için eşit kılınan Mescid-i Haram'dan ve Allah yolundan alıkoyanlardır. . . Kim orada hakikatin gereğine ters düşerek ve zulmederek yanlış yaparsa, ona elim azaptan tattırırız.

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki, inkar edip Allah yolundan ve yerlilerle dışarıdan gelenler için eşit olarak (haram ve kıble) kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlara, orada zulmederek adaletten ayrılanlara acı bir azab taddırırız.

    Ali Özek ve heyeti

    İnkâr edenler, Allah'ın yolundan ve yerli, taşralı bütün insanlara eşit (kıble veya mâbed) kıldığımız Mescid Harâm'dan (insanları) alıkoymaya kalkanlar (şunu bilmeliler ki) kim orada (böyle) zulüm ile haktan sapmak isterse ona acı azaptan tattırırız.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, nankörlük edenler, hem Allah'ın yolundan hem de yerlilere ve dışarıdan gelenlere eşit yaptığımız Kutsal Yakarış Evi'nden alıkoyarlar. Oysa haksızlık yaparak sapanlara acı bir ceza tattıracağız.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz,inkar edenlere, insanları Allah'ın yolundan, yerli ve yabancı bütün insanlar için eşit kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlara ve orada haktan ayrılarak zulmetmek isteyenlere acıklı bir azabı tattıracağız.

    Edip Yüksel

    İnkar edenler, yerli ve dışarıdan gelen tüm insanlar için eşit olarak ayırdığımız Sınırlanmış Mescid'den ve ALLAH'ın yolundan geri çevirenler ve orada zulüm ve sapıklık arayanlar, tarafımızdan acı bir azap tadacaklardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkar edenler, yerli ve dışarıdan gelen tüm insanlar için eşit olarak ayırdığımız Kutsal Mescid'den ve ALLAH'ın yolundan geri çevirenler ve orada zulüm ve sapıklık arayanlar, tarafımızdan acı bir azap tadacaklardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ancak o inkar edenler Allah'ın yolundan, yerli ve yabancının eşit hakka sahip olduğu bütün insanlar için yapılan Mescid-i Haram'dan alıkoyanlara ve orada zulüm ve dinsizlik ile yalnış bir yola saptırmak isteyene, ona muhakkak gayet acı bir azap tattırırız.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Amma şunlar ki küfr ettiler hem Allah yolundan ve o Mescidi haramdan meni' ediyorlar ki biz onu, mukim ve müsafir içinde müsavi olmak üzere, umum insanlar için yapmışız ve her kim onun içinde zulm ile ilhad ile bir irade ederse ona muhakkak elim bir azab tattırırız

    Erhan Aktaş

    Kafir olanlar ve Allah'ın yolundan ve Mescid-i Haram'dan engelleyenler -bilsinler ki- onu, dipnot 1 orada yerleşik olan ve dışarıdan gelen bütün İnsanların eşitçe adanmaları için yaptık. Kim orada haksızlıkla sapkınlık yaparsa, ona acı azaptan tattıracağız.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mescid-i Haram'ı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafir olanlar ve Allah'ın yolundan ve Mescid-i Haram'dan engelleyenler -bilsinler ki- onu dipnot 1 , orada yerleşik olan ve dışarıdan gelen bütün insanların eşitçe adanmaları için yaptık. Kim orada haksızlıkla sapkınlık yaparsa, ona acı azaptan tattıracağız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mescid-i Haram'ı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'ın yolundan ve Mescid-i Haram'dan engelleyenler, gerçeği yalanlayan nankörlerdir. Ki onu dipnot 1 , orada yerleşik olanların ve dışarıdan gelenlerin eşitçe yararlanmaları için yaptık. Kim orada zulümle sapkınlık yaparsa, ona acı azaptan tattıracağız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mescid-i Haram'ı.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu ki, küfredip Tanrı yolundan ve yerlilerle dışarıdan gelenler için eşit olarak (haram ve kıble) kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlara, orada zulmederek adaletten ayrılanlara acı bir azab tattırırız.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, o küfredenler, o Allahın yolundan ve kendisi (ni ziyaret) de yerli, müsafir insanları müsavi kıldığımız Mescid-i haramdan alıkoymakda olanları... Kim orada zulm ile ilhaada yeltenirse biz ona pek acıklı bir azab tatdırırız.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki o küfredenlere, Allah'ın yolundan ve (yerli, yolcu bütün insanları eşit kıldığımız) Mescid-i Haram'dan alıkoyanlara ve orada zulm ile ilhada yeltenenlere; elim bir azabtan tattırırız.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muhakkak kâfirlere, Allah'ın yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için eşit kılınan Mescid-i Haram'dan alıkoyanlara ve de orada zulüm ile haktan sapmak isteyenlere, elim bir azaptan tattırırız.

    Süleyman Ateş

    Nankörlük edenler, Allah'ın yolundan ve gerek yerli, gerek dışarıdan gelen bütün insanlar için ibadet yeri yaptığımız Mescid-i Haram'dan (insanları) geri çevirenler (bilsinler ki), kim orada (böyle) zulüm ile haktan sapmak isterse ona acı bir azab taddırırız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri görmezlikte direnen, insanları Allah'ın yolundan, bir de yerli-yabancı herkes eşit olsun diye kurduğumuz Mescid-i Haram'dan engelleyen ve yanlış yaparak orada yamukluk peşinde olanlara acıklı bir azap tattıracağız.

    Şaban Britch

    Kâfirlere, Allah'ın yolundan ve yerli olsun, yolcu olsun bütün insanlar için eşit kılınan Mescidi Haram'dan alıkoyanlara orada zulüm ile ilhadı isteyene acı bir azap tattırırız.

    Şaban Piriş

    Küfredenlere, Allah yolundan ve yerli olsun, yolcu olsun bütün insanlar için eşit kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlara ve orada zulüm ile sapıklık isteyenlere acı bir azap tattırırız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Küfre sapanlar, Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Hem sürekli içinde kalan hem dışarıdan gelen tüm insanlar için oluşturduğumuz Mescid-i Haram'dan da geri çeviriyorlar. Kim orada zulmederek haktan sapmak isterse, biz ona acıklı bir azabı tattıracağız.

  2. Hac suresi, 26. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 26. ayet. وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَٰهِيمَ مَكَانَ ٱلْبَيْتِ أَن لَّا تُشْرِكْ بِى شَيْـًٔا وَطَهِّرْ بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْقَآئِمِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ

    Diyanet İşleri

    Hani biz İbrahim'e, Kabe'nin yerini, "Bana hiçbir şeyi ortak koşma; evimi, tavaf edenler, namaz kılanlar, rüku ve secde edenler için temizle" diye belirlemiştik.

    Mehmet Okuyan

    Hani İbrahim'e Evin (Kâbe'nin) yerini göstermiş (şöyle demiştik): "Bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, ayakta ibadet edenler, rükû ve secde edenler için evimi temiz tut! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Bakara 2:125.

    Mustafa İslamoğlu

    Hani Biz, İbrahim'in (inşa ve ihya etmesi) için bu İbadet Evi'nin yerini tesbit ettiğimiz zaman; "Bana hiçbir şeyi şirk koşmadığın gibi, Mabedimi de tavaf edecekler ve (ona doğru) kıyama durup rüku ve secdeye kapanacaklar için (şirkten) temiz tutacaksın!" (demiştik).

    Muhammed Esed

    Çünkü, İbrahim'e bu İbadet Evi'nin kurulacağı yeri gösterdiğimiz zaman (o'na demiştik ki:) "Bana kimseyi ortak koşma! Ve Benim Mabedimi, onu tavaf edecek olanlar için, onun önünde (Rablerini tazim ve tefekkür ederek) dikilip duranlar için, saygıyla eğilenler ve yere kapananlar için temiz tut!"

    Ahmed Hulusi

    Hani biz İbrahim'e Beyt'in mekanını hazırlamıştık da: "Bana bir şeyi ortak koşma! Beytimi, tavaf edenler, (benlikleriyle) ayakta yönelenler ve secde (benliksiz) ile rüku edenler (boyun eğenler) için arındır!"

    Ali Bulaç

    Hani biz İbrahim'e Evin (Kabe'nin) yerini belirtip hazırladığımız zaman (şöyle emretmiştik:) "Bana hiç bir şeyi ortak koşma, tavaf edenler, kıyam edenler, rükua ve sücuda varanlar için Evimi tertemiz tut."

    Ali Özek ve heyeti

    Bir zamanlar İbrahim'e Beytullah'ın yerini hazırlamış ve (ona şöyle demiştik): Bana hiçbir şeyi eş tutma; tavaf edenler, ayakta ibadet edenler, rükû ve secdeye varanlar için evimi temiz tut.

    Ali Rıza Safa

    İbrahim'e, Ev'in yerini gösterdiğimizde: "Hiçbir şeyi, Bana ortaklar koşma! Tavaf edenler, ayakta duranlar, eğilenler ve secde edenler için Evim'i temiz tutun!"

    Bayraktar Bayraklı

    İbrahim'e Kabe'nin yerini gösterip şöyle dediğimiz anı hatırla: "Bana hiçbir şeyi ortak koşma, tavaf edenler, orada kıyama duranlar, rüku ve secde edenler için evimi temizle!"

    Edip Yüksel

    İbrahim'i Ev'in mekanına yerleştirmiştik: "Bana hiçbir şeyi ortak etme. Evimi de ziyaretçiler, orada yerleşenler, rüku ve secde edenler için temizle."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İbrahim'i Evin (Kabe'nin) mekanına yerleştirmiştik: 'Bana hiç bir şeyi ortak etme. Evimi de, ziyaretçiler, orada yerleşenler, rukü ve secde edenler için temizle.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir zamanlar Kabe'nin yerini İbrahim'e şu şekilde hazırlamıştık: "Sakın bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, (kıyama) duranlar, rüku ve secdeye varanlar için Evim'i tertemiz et!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem unutma o vakti ki o beytin yerini İbrahime şöyle diye hazırlamıştık: sakın bana hiç bir şey şirk koşma, ve beytimi dolaşanlar ve duranlar ve ruküa sücude varanlar için tertemiz et

    Erhan Aktaş

    Bir zamanlar İbrahim'e evin dipnot 1 yerini göstererek; "Bana hiçbir şeyi ortak koşma. Evimi tavaf edenler, kaim olanlar, dipnot 2 ruku dipnot 3 edenler, secde edenler dipnot 4 için arındır. dipnot 5 " demiştik.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kabe.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hakkını vermek, canlı ve diri tutmak, ayakta tutmak.
    3. metne dön, dipnot 3
      Şirk koşmaksızın Allah'a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. Cahiliye Arapları puta tapmayıp yalnızca Allah'a tapanlara "rakea ilellah;" Allah'a ruku etti, derlerdi. Kur'an'da geçen ruku kelimeleri ile kast edilen şey namaz kılarken yapılan ve adına "ruku" denilen hareket değildir. Ancak namazdaki ruku ile amaçlanan şey de Allah'a bağlılık ve içtenliktir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bkz. 22:18. ayetin 1. dipnotu.
    5. metne dön, dipnot 5
      "Tahhir" kelimesine "temizle, temiz tut" anlamının verilmesi doğru değildir. Tahhir; fiziki değil, değersel /manevi bir temizliği ifade eder. Tıpkı bir kimseye, "Temiz İnsan" dendiğinde; bedensel bir temizlikten değil, ahlaki bir temizlikten söz etmiş olmak gibi. Bir kimseye; temiz İnsan dendiğinde, dürüst İnsan, güvenilir İnsan vs. denmek istenmektedir. Evin/Beytin temiz tutulması da bu anlamdadır. Silinip süpürülmesi anlamında değil, her türlü şirkten, çıkarcılıktan, kötülükten ve yanlış şeylerden arındırmaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bir zamanlar İbrahim'e evin dipnot 1 yerini göstererek; "Bana hiçbir şeyi ortak koşma. Evimi tavaf edenler, kaim olanlar dipnot 2 , ruku dipnot 3 edenler, secde edenler dipnot 4 için arındır." dipnot 5 demiştik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kabe.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hakkını vermek, canlı ve diri tutmak, ayakta tutmak.
    3. metne dön, dipnot 3
      Şirk koşmaksızın Allah'a bağlılığı ortaya koymak, buyruklarına içtenlikle tabi olmak demektir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Allah'a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. Allah'ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olmak. Yere kapanmak.
    5. metne dön, dipnot 5
      "Tahhir" sözcüğüne "temizle, temiz tut" anlamının verilmesi doğru değildir. Tahir; fiziki değil, değersel /manevi bir temizliği ifade eder. Tıpkı bir kimseye, "Temiz insan dendiğinde; bedensel bir temizlikten değil, ahlaksal bir temizlikten söz etmiş olmak gibi." Bir kimseye; temiz insan dendiğinde, dürüst insan, güvenilir insan vs. denmek istenmektedir. Evin/Beytin temiz tutulması da bu anlamdadır. Silinip süpürülmesi anlamında değil, her türlü şirkten, çıkarcılıktan, kötülükten ve yanlış şeylerden arındırmaktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bir zamanlar İbrahim'e evin dipnot 1 yerini göstererek; "Bana hiçbir şeyi ortak koşma. Evimi tavaf edenler, kaim olanlar dipnot 2 , ruku dipnot 3 edenler, secde edenler dipnot 4 için arındır." dipnot 5 demiştik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kabe'nin.
    2. metne dön, dipnot 2
      Salat için ayakta durarak,
    3. metne dön, dipnot 3
      Eğilerek.
    4. metne dön, dipnot 4
      Yere kapanarak kulluklarını yalnızca bana has kılanlar için.
    5. metne dön, dipnot 5
      Evimi her türlü şirkten, çıkarcılıktan, kötülükten ve yanlış şeylerden arındır. "Tahhir" sözcüğüne "temizle, temiz tut" anlamının verilmesi doğru değildir. Tahir; fiziki değil, değersel/manevi bir temizliği ifade eder. Tıpkı bir kimseye, "Temiz insan dendiğinde; bedensel bir temizlikten değil, ahlaksal bir temizlikten söz etmiş olmak gibi." Bir kimseye; temiz insan dendiğinde, dürüst insan, güvenilir insan vs. denmek istenmektedir. Evin/Beytin temiz tutulması da bu anlamdadır. Silinip süpürülmesi anlamında değildir.

    Gültekin Onan

    Hani biz İbrahim'e Evin (Kabe'nin) yerini belirtip hazrladığımız zaman (şöyle emretmiştik:) "Bana hiç bir şeyi ortak koşma, tavaf edenler, kıyam edenler, rükua ve sücuda varanlar için Evimi tertemiz tut."

    Hasan Basri Çantay

    Hatırla o zamanı ki biz Beytin yerini İbrahime: "Bana hiç bir şey'i eş tutma, Beytini tavaaf edenler, kıyam edenler, rüku' ve sücud edenler için iyice temizle" diye merci' yapmışdık.

    İbni Kesir

    Hani İbrahim'e: Bana hiç bir şeyi ortak koşma, tavaf edenler, kıyama duranlar, rüku edenler ve secdeye varanlar için evimi temiz tut, diye Kabe' nin yerini hazırlamıştık.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hani biz İbrahim’e Beytin yerini belirtip şöyle demiştik: “Bana hiçbir şeyi ortak koşma, tavaf edenler, orada ikamet edenler, rükû ve secde edenler için Beytimi temizle.

    Süleyman Ateş

    Bir zamanlar İbrahim'i Beyt(Ka'be'n)in yerine kondurmuş(ve ona şöyle emretmiş)tik: "Bana hiçbir şeyi ortak koşma ve tavaf edenler, ayakta duranlar, rüku' ve secde edenler için Evimi temizle."

    Süleymaniye Vakfı

    Bir gün o Beyt'in olduğu yere dipnot 1 İbrahim'i yerleştirmiş dipnot 2 ve ona şöyle demiştik: "Bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, kıyam, rüku ve secde edenler /namaz kılanlar için Beytimi tertemiz tut dipnot 3 !".

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arap dilinde beyt, gece kalınabilecek yerdir (Müfredat). "İnsanlar için kurulan ilk Beyt, Bekke'dedir" (Al-i İmran 3/96). "Bir yolunu bulanların o Beyt'te hac yapması, Allah'ın insanlar üzerindeki hakkıdır." (Al-i İmran 3/97). Bekke, ekin bitmeyen bir vadidir (İbrahim 14/37). Tevrat'ta oraya Bekke Vadisi denir (
      Mezmurlar 84:4-7 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Mezmurlar 84:4

      Ne mutlu senin evinde oturanlara, 2 Seni sürekli överler! |iSela

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ). Bekke denmesi, birbirini ezecek şekilde oluşan kalabalıktan dolayıdır (Müfredat). Mekke, Allah tarafından güvenli hale getirilmiş ve dünyanın her yerinden her türlü ürünün insanlara ulaştırılabileceği özellikte kılınmıştır (Bakara 2/125-126). İbrahim aleyhisselam, oğlu İsmail ile birlikte Kabe'yi, eski temelleri üzerine yeniden bina ettikten sonra Allah ona, hac ve umre ibadetlerinin yapıldığı yerleri göstermiş (Bakara 2/128, 158, 196) ve o yerlere Makam-ı İbrahim adını vermiştir (Al-i İmran 3/97). Hac ibadeti sırasında bu kalabalık Arafat, Müzdelife, Mina, Kabe, Safa ve Merve'de oluşur. Bekke Vadisini içinde barındıran şehrin adı Mekke'dir. Batı sınırı, 17 km uzağındaki Hudeybiye'ye kadar uzanır (Fetih 48/24). Mekke için Mescid-i Haram ifadesi de kullanılır (Tevbe 9/7). Kabe'ye de beyt denir (Bakara 2/127, Maide 5/2, 97).
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İbrahim'e Beyt'in yerini gösterdiğimiz zaman, "Bana hiçbir şeyi ortak sayma; tavaf edenler, kıyam, rüku ve secde edenler için Beytimi temiz tut" demiştik.

    Şaban Britch

    Hani İbrahim’e: Bana hiç bir şeyi şirk koşma, tavaf edenler, kıyam edenler, rükû ve secde edenler için beytimi temiz tut diye Kâbe’nin yerini belirtmiştik.

    Şaban Piriş

    Hani İbrahim'e: - Bana hiç bir şeyi şirk koşma, tavaf edenler, kıyama duranlar, rüku ve secde edenler için Beytimi temiz tut, diye Kabe'nin yerini hazırlamıştık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bir zamanlar İbrahim için, o evin yerini, şöyle diyerek hazırlamıştık: Bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi; tavaf edenler, kıyamda duranlar, rüku, secde edenler için temizle.

  3. Hac suresi, 27. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 27. ayet. وَأَذِّن فِى ٱلنَّاسِ بِٱلْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلَىٰ كُلِّ ضَامِرٍ يَأْتِينَ مِن كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍ

    Diyanet İşleri

    İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.

    Mehmet Okuyan

    İnsanlar arasında haccı ilan et dipnot 1 ki gerek yaya olarak, gerekse uzak yoldan gelen binekler üzerinde sana gelsinler!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Al-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Hacc 22:34-37; Tâhâ 20:14; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve insanları hacca davet et! Gerek yaya, gerekse hızlı yol alma yeteneğine sahip ulaşım araçlarına binerek her bir yoldan senin (çağrına) gelsinler

    Muhammed Esed

    Bunun içindir ki, (ey Muhammed,) bütün insanları hacca çağır: yaya olarak ve hızlı yürüyen her (türlü) binek üstünde, (dünyanın) en uzak köşelerinden sana gelsinler

    Ahmed Hulusi

    "İnsanlara haccı yaşamalarını ilan et (Beytullah'a davet et) ki yakın veya derin - uzak yollardan gelen her tür binek aracıyla sana gelsinler. "

    Ali Bulaç

    "İnsanlar içinde haccı duyur; gerek yaya, gerekse uzak yollardan (derin vadilerden) gelen yorgun düşmüş develer üstünde sana gelsinler."

    Ali Özek ve heyeti

    İnsanlar arasında haccı ilân et ki, gerek yaya olarak, gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argın develer üzerinde,

    Ali Rıza Safa

    "İnsanlar arasında, Hac duyurusunu yap; yaya olarak ve binekler üzerinde uzak yollardan sana gelsinler!" dipnot 271

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 271
      İlk Hac duyurusunun İbrahim peygamberle başlatıldığı ve Hac görevinin nasıl yapılacağının Allah tarafından ilk olarak İbrahim peygambere öğretildiği ayette bildirilmiştir. "Binekler" sözcüğü, kimi Kur'an çevirilerinde, "Hızlı yürüyen binekler" veya "Yorgunluktan incelmiş binitler" veya "Zayıf develer" veya "Türlü taşıt araçları" biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    "İnsanlar için haccı ilan et! Yaya olarak veya uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler."

    Edip Yüksel

    "İnsanlara Konferans ziyaretini ilan et. Sana yaya olarak veya çeşitli taşıt araçlarıyla uzaklardan gelsinler."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'İnsanlara Hac ziyaretini ilan et. Sana yaya olarak veya çeşitli taşıt araçlarıyla uzaklardan gelsinler.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bütün insanlar içinde haccı ilan et ki, gerek yaya olarak ve gerek uzak yoldan gelen incelmiş develer üzerinde sana gelsinler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve umum nas içinde haccı i'lan eyle gelsinler sana: gerek yaya ve gerek her derin vadiden gelerek incelmiş her bir binid üzerinde

    Erhan Aktaş

    İnsanları Hacca çağır. Gerek yaya gerek her türlü binek üzerinde, uzak-yakın her yerden sana gelsinler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnsanları Hacca çağır. Gerek yaya gerek her türlü binek üzerinde, uzak yakın her yerden sana gelsinler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnsanları Hacca çağır. Gerek yaya gerek her türlü binek üzerinde, uzak yakın her yerden sana gelsinler.

    Gültekin Onan

    "İnsanlar içinde haccı duyur; gerek yaya, gerekse uzak yollardan (derin vadilerden) gelen yorgun düşmüş develer üstünde sana gelsinler."

    Hasan Basri Çantay

    "İnsanlar içinde haccı i'lan et. Gerek yaya, gerek her uzak yoldan gelecek arık develerin üstünde (süvari) olarak sana gelsinler".

    İbni Kesir

    İnsanlar için haccı ilan et. Gerek yaya, gerek arık binekler üzerinde uzak vadiden ve yollardan sana gelsinler.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.

    Süleyman Ateş

    İnsanlar içinde haccı ilan et; yaya olarak veya uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.

    Süleymaniye Vakfı

    İnsanlara haccı ilan et dipnot 1 ; ister yaya olarak ister dağlar arasındaki yolları aşan bitkin binekler üzerinde sana gelsinler dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki ilan, herkesin bildiği hac ibadetinin tekrar başladığının duyurulmasıdır. Adem aleyhisselamdan beri hac ibadeti yapılan bu yerler, Nuh tufanında kaybolmuştu. İbrahim ve İsmail aleyhisselam, Kabe'nin yerini tespit edip eski temelleri üzerinde yükselttikten sonra, Allah onlara hac ibadetinin yapılacağı diğer yerleri de gösterdi (Bakara 2/127-128). Bundan sonra da haccı ilan etmesini emretti.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsanların içinde o haccı ilan et dipnot 1 ki yürüyerek ve bitkin binekler üzerinde bütün derin vadilerden geçerek sana gelsinler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      ve ezzin(وَأَذِّن): ilan etmek. Türkçeye ezan olarak geçmiştir. Bu eylem malum olunanın ilanıdır. Örneğin uzun süre işgal altında kalan bir şehirde zafer elde edildikten sonra okunan ezan, insanlara kılamadığımız o namazı tekrar kılabileceğimizin ilanıdır ve bu eylem namaz ibadetinin ilk başlangıcını değil mecburi ara verilen namazın kaldığı yerden devamını ilan eder. Hac için de aynı fiilin kullanılmasından anlaşılacağı üzere Nuh Tufanı sonrası uzun süre sular altında kalan ve yıkıma uğrayan Kabe'nin kaybolmuş yerinin yeniden tespiti ve İbrahim aleyhiselam ve oğulları tarafından onarımını müteakip ilk ümmetlerden beri bilinen hac ibadetinin kaldığı yerden devamının ilan edildiği bildirilmektedir.

    Şaban Britch

    İnsanlar arasında haccı ilan et. Yürüyerek ve uzak yollardan yorgun/incelmiş hayvanlar üstünde sana gelsinler.

    Şaban Piriş

    İnsanlar arasında haccı duyur. Yürüyerek ve uzak yollardan yorgun hayvanlar üstünde sana gelsinler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İnsanlar içinde haccı ilan et ki, gerek yaya olarak gerekse derin vadilerden gelerek, yorgunluktan incelmiş binitler üzerinde sana ulaşsınlar.

  4. Hac suresi, 28. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 28. ayet. لِّيَشْهَدُوا۟ مَنَٰفِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ فِىٓ أَيَّامٍ مَّعْلُومَٰتٍ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُم مِّنۢ بَهِيمَةِ ٱلْأَنْعَٰمِ فَكُلُوا۟ مِنْهَا وَأَطْعِمُوا۟ ٱلْبَآئِسَ ٱلْفَقِيرَ

    Diyanet İşleri

    Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah'ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine ait birtakım yararları görmeleri, (Allah'ın) onlara rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah'ın ismini anmaları için (insanları hacca çağır)! dipnot 1 Artık o (hayvanların eti)nden hem kendiniz yiyin hem de yoksula, fakire yedirin! dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki muhatap bağlam gereği Hz. İbrahim olabileceği gibi daha geniş bir okumayla kastedilen Hz. Muhammed de olabilir. Her iki peygamber de bütün insanları hacca çağırmışlar, bu ilahi emri uygulamışlardır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayette sözü edilen kurbanlık hayvanın hac mevsiminde ve orada kesilen olduğu açık bir gerçektir. 36. ayetteki konu ise durumu müsait olanların kesmesi gereken ve uygulanan mevcut diğer kurbanlardır.

    Mustafa İslamoğlu

    ki, bunun kendilerine sağlayacağı yararlara tanık olsunlar. Bir de belirlenen günlerde, O'nun kendilerine rızık olarak sunduğu hayvanları (kurban ederken), üzerine Allah'ın adını ansınlar: işte bunlardan siz de yiyin, zor durumdaki ihtiyaç sahiplerine de yedirin.

    Muhammed Esed

    de (bunun) kendilerine sağlayacağı yararları görsünler; ve (kurban için) belirlenen günlerde, (bu amaçla) O'nun kendilerine rızık olarak sağladığı hayvanlar üzerine Allah'ın ismini ansınlar; ve böylece siz de bunlardan yiyin ve darlık içindeki yoksulu da doyurun.

    Ahmed Hulusi

    "Ta ki kendileri yararına şahit olsunlar. . . Kendilerini rızıklandırdığımız kurbanlıkları kurban ederek, bilinen günlerde Allah'ın ismini zikretsinler. . . Artık onlardan yeyin ve fakir, muhtaç olanlara da yedirin. "

    Ali Bulaç

    Kendileri için bir takım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah'ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.

    Ali Özek ve heyeti

    kendilerine ait birtakım yararları yakînen görmeleri, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın ismini anmaları (kurban kesmeleri için) sana (Kâbe'ye) gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yiyin, hem de yoksula, fakire yedirin.

    Ali Rıza Safa

    "Kendileri için bir takım yararlara tanık olsunlar ve onlara yiyecek olarak verdiği hayvanların üzerine, belirlenen günlerde Allah'ın İsmini ansınlar. Onlardan yiyin ve darlığa düşmüş olanları doyurun!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Kendileri için orada bulunan faydaları görsünler; belli günlerde kendilerine verdiğimiz hayvanlardan Allah'ın adını anarak kurban kessinler. Bu kurbanlardan yiyiniz, yoksullara da yediriniz!"

    Edip Yüksel

    Ki kendileri için bir takım (sosyal, politik, ekonomik) yararlara tanık olsunlar ve kendilerine çiftlik hayvanlarını rızık olarak verdiği için ALLAH'ın ismini bilinen günlerde ansınlar. "Onlardan yiyin ve sıkıntı içindeki yoksullara da yedirin."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ki kendileri için bir takım (sosyal, politik, ekonomik) yararlara tanık olsunlar ve kendilerine çiftlik hayvanlarını rızık olarak verdiği için ALLAH'ın ismini bilinen günlerde ansınlar. 'Onlardan yeyin ve sıkıntı içindeki yoksullara da yedirin.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kendilerine ait bir takım menfaatlara şahit olsunlar; Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları kurban ederken Allah'ın adını ansınlar; siz de onlardan yiyin, yoksulu ve fakiri doyurun.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Gelsinler kendilerine aid bir takım menfeatlere şahid olsunlar ve En'am behimelerinden kendilerine merzuk buyurduğu kurbanlıklar üzerine ma'lum günlerde Allahın ismini ansınlar da onlardan yeyin ve yoksulu, fakıri doyurun

    Erhan Aktaş

    Bunun kendilerine sağlayacağı yararlara tanık olsunlar. Ve kendilerine rızık olarak verilen hayvanlar üzerine belli günlerde dipnot 1 Allah'ın adını dipnot 2 ansınlar. Böylece onlardan yiyin, muhtaç ve yoksul olanları doyurun.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hacc esnasında zamanı belli olan günlerde.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kurbanları keserlerken.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bunun kendilerine sağlayacağı yararlara tanık olsunlar. Ve kendilerine rızık olarak verilen hayvanlar üzerine belli günlerde dipnot 1 Allah'ın adını dipnot 2 ansınlar. Böylece onlardan yiyin, muhtaç ve yoksul olanları doyurun.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hacc esnasında zamanı belli olan günlerde.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kurbanları keserlerken.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bunun kendilerine sağlayacağı yararlara tanık olsunlar. Ve kendilerine rızık olarak verilen hayvanlar üzerine belli günlerde dipnot 1 Allah'ın adını dipnot 2 ansınlar. Böylece onlardan yiyin, muhtaç ve yoksul olanları doyurun.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hacc esnasında zamanı belli olan günlerde.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kurbanları keserlerken.

    Gültekin Onan

    Kendileri için bir takım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Tanrı'nın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.

    Hasan Basri Çantay

    "Taki kendilerine aid menfeatlere şahid (ve haazır) olsunlar. Allahın rızk olarak kendilerine verdiği dört ayaklı davarlar (kurbanlıklar) üzerine ma'lum olan günlerde Allahın adını ansınlar. İşte bunlardan yeyin, yoksulu, fakiri de doyurun".

    İbni Kesir

    Ta ki kendileri için faydalara şahid olsunlar ve Allah'ın onlara rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O'nun adını ansınlar. Siz de bunlardan yeyin. Çaresiz kalmış yoksulu da doyurun.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin; yoksula, fakire de yedirin.

    Süleyman Ateş

    Ki kendileri için birtakım faydalara tanık olsunlar ve (Allah'ın) kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah'ın adını ansınlar. Onlardan yeyin, sıkıntı içinde bulunan fakire de yedirin.

    Süleymaniye Vakfı

    Kendilerine olan faydalarını yaşayarak görmek dipnot 1 ve Allah'ın onlara rızık olarak verdiği en'am cinsi hayvanlar dipnot 2 üzerine, bilinen günlerde dipnot 3 onun adını anarak kurban kesmek için (gelsinler). (Ey Kurban kesenler!) Onlardan siz yiyin, fakir olup zor durumda kalana da yedirin dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      En'am; koyun, keçi, sığır ve devedir. (En'am 6/142-144).
    3. metne dön, dipnot 3
      Bunlar, Kurban bayramı günleridir.
    4. metne dön, dipnot 4

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gelsinler de kendi menfaatlerini görsünler dipnot 1 ; belli günlerde de Allah'ın onlara rızık olarak verdiği hayvanlardan en'am (koyun, keçi, sığır ve deve) üzerine Allah'ın adını ansınlar. Onlardan hem siz yiyin hem de darda olan yoksula yedirin.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ticaret yapsınlar.

    Şaban Britch

    Kendilerine için faydalı şeylere şahit olsunlar, Allah’ın onlara rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belli günlerde, Allah’ın adını ansınlar (kurban etsinler). Ondan hem kendiniz yiyin hem de muhtaç durumdaki fakire yedirin.

    Şaban Piriş

    Kendilerine faydalı olacak şeyleri görsünler, Allah'ın onlara rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde, Allah'ın adını anarak kurban etsinler. Ondan hem siz yiyin hem de muhtaç durumdaki fakiri doyurun.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kendilerine ait bir takım yararlara tanık olsunlar. Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerinde belirli günlerde Allah'ın adını ansınlar. İşte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun.

  5. Hac suresi, 29. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 29. ayet. ثُمَّ لْيَقْضُوا۟ تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا۟ نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا۟ بِٱلْبَيْتِ ٱلْعَتِيقِ

    Diyanet İşleri

    Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i (Kabe'yi) tavaf etsinler.

    Mehmet Okuyan

    (Hacca gidenler bundan) sonra kirlerini gidersin; dipnot 1 adaklarını (görevlerini) yerine getirsin ve o Eski Ev'i (Kâbe'yi) tavaf etsinler!"

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kâbe'yi tavafın öncesinde genel manada bir vücut temizliği yapılması gerektiğini hükme bağlanmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    En sonunda, zorunlu yasaklara son verip kirlerini gidersinler; adaklarını yerine getirsinler ve bu Özgürlük Evi'ni tavaf etsinler.

    Muhammed Esed

    Bundan sonra, uymak zorunda oldukları belli birtakım kısıtlamalara son versinler; (varsa) adaklarını yerine getirsinler ve (Dünyanın) bu en eski Mabedini (bir kere daha) tavaf etsinler.

    Ahmed Hulusi

    "Sonra (nefslerinin) kirlerine son versinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'lerini (şerefli - özgür ev'i) çok tavaf etsinler. "

    Ali Bulaç

    Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler. Beyt-i Atik'i tavaf etsinler.

    Ali Özek ve heyeti

    (Saç ve tırnaklarını keserek) pis olan yerlerini temizlesinler; adaklarını yerine getirsinler ve o eski evi (Kabe'yi) tavaf etsinler.

    Ali Rıza Safa

    "Sonra, kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve En Eski Ev'i tavaf etsinler!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Sonra beden temizliği yapsınlar. Adaklarını yerine getirsinler. Eski evi tavaf etsinler!"

    Edip Yüksel

    Sonra yükümlülüklerini tamamlasınlar, vermiş oldukları sözlerini yerine getirsinler ve o Tarihi Evi ziyaret etsinler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra yükümlülüklerini tamamlasınlar, vermiş oldukları sözlerini yerine getirsinler ve o Tarihi Evi ziyaret etsinler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra kirlerini atsınlar, adaklarını yerine getirsinler ve o Beyt-i Atik'i (Ka'be'yi) tavaf etsinler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra kirlerini atsınlar ve adaklarını yerine getirsinler ve o Beyt-i Atik'ı tavaf etsinler

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra kirlerini gidersinler. dipnot 1 Adaklarını yerine getirsinler. Ve Beyt-i Atik'i dipnot 2 tavaf etsinler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arınsınlar.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bütün göstergelerle işaret edilen anlam ve değerlerin birleştiği, anlam ve önemlerini kazandıkları son nokta Kabe.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra kirlerini gidersinler. dipnot 1 Adaklarını yerine getirsinler. Ve Beyt-i Atik'i dipnot 2 tavaf etsinler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ahlaken arınsınlar.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bütün göstergelerle işret edilen anlam ve değerlerin birleştiği, anlam ve önemlerini kazandıkları son nokta Kabe.

    Gültekin Onan

    Sonra kirlerini gidersinler ve adaklarını yerine getirsinler. Beyt-i Atik'i tavaf etsinler.

    Hasan Basri Çantay

    "Sonra kirlerini gidersinler. Adaklarını yerine getirsinler ve o Beyt-i atıykı tavaaf etsinler".

    İbni Kesir

    Bilahare kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt el Atik'i tavaf etsinler.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Hacılar) Sonra da kirlerini gidersinler (saç ve tırnaklarını kessinler), adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i (Kâbe’yi) tavaf etsinler.

    Süleyman Ateş

    Sonra (bıyıklarını, tırnaklarını kesmek, sair temizlik gereklerini yapmak suretiyle) Kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Eski Ev(Ka'be'y)i tavaf etsinler.

    Süleymaniye Vakfı

    Geldikten sonra dipnot 1 tefeslerini /Arafat ve Müzdelife vakfelerini yapsınlar dipnot 2 , adaklarını yerine getirsinler dipnot 3 ve Beyt-i Atik'te /Harem bölgesi içinde art arda tavaflar yapsınlar dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Geldikten sonra" ifadesi önceki ayeti gereğidir. O ayette geliş maksatları belirtilmiş, burada da geldikten sonra hacıların yapmaları gereken ilk görev anlatılmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hac ibadeti yapanların ilk görevleri, Arafat ve Müzdelife vakfeleridir (Bakara 2/198). Burada bu iki görevi ifade için tefes kelimesi kullanılmıştır. Tay kabilesinden Urve b. Mudarris dedi ki, Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme geldim, Cem'de (Müzdelife'de) vakfe yerindeydi. Dedim ki, "Ya Resulallah, Tay dağından geldim. Bineğim perişan oldu, kendimi de yordum. Vallahi üzerinde beklemediğim bir kum tepesi olmadı, ben hacı olabilir miyim?" Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki "Kim bizimle birlikte şu namazı kılar ve daha önce gece veya gündüz Arafat'a gelmiş olursa haccını tamamlamış, tefesini yerine getirmiş olur". (Ebu Davud, "Menasik", 69; Tirmizi, "Hac", 57; Nesai,"Menasik", 211; Ahmed b. Hanbel 4/261; İbn Mace, "Menasik", 57)
    3. metne dön, dipnot 3
      Buradaki adaklar hacının, ihrama girmekle birlikte üstlenmiş olduğu görevlerdir (Bakara 2/196-203).
    4. metne dön, dipnot 4
      Tavaf, bir şeyin çevresinde yürüme anlamındadır (Müfredat). (وَلْيَطَّوَّفُوا) ifadesine, "art arda tavaflar yapsınlar" anlamı vermemiz; kelimenin, fiile tekellüf yani bir şeyi zorlanarak adım adım yapma anlamı yükleyen tefe'ul kalıbında olması sebebiyledir. Art arda gidilen yerler, üç veya dört gün gidilecek olan Mina'da şeytan taşlama yerleri, Kabe, Safa ve Merve'dir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Aynı zamanda dipnot 1 tefeslerini (Arafat ve Müzdelife vakfelerini) tamamlasınlar dipnot 2 , adaklarını yerine getirsinler dipnot 3 ve o şerefli Beyti (Kabe'yi) tavaf etsinler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki ثُمَّ kelimesi maa anlamındadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Tay kabilesinden Urve b. Mudarris dedi ki, Resulullah sallallaha aleyhi ve seleme geldim, Cem'de (Müszdelife'de) vakfe yerindeydi. Dedim ki, "Ya Resulellah, Tay dağından geldim. Bineğim perişan oldu, kendimi de yordum. Vallahi üzerinde beklemediğim bir kum tepesi olmadı, ben hacı olabilir miyim? Resulullah sallallahu aleyhi ve selem dedi ki ("Kim bizimle birlikte şu namazı kılar ve daha önce gece veya gündüz Arafat'a gelmiş olursa haccını tamamlamış, tefesini yerine getirmiş olur". Ebu Davud, "Mensik", 69, II, 487; Tirmizi, "Hac", 57, III, 238, No:891; Nesai,"Menasik", 211, V,263; Ahmed, IV, 261; Darimi, "Hac", II,59; İbn Mace, "Menasik", 57, II, 1004; İbn Hıbban, "Hac", No:3839, V, 61)
    3. metne dön, dipnot 3
      Kurbandan daha önce bahsedildiği için buradaki adaklarlar hacının, ihrama girmekle birlikte üstlenmiş olduğu görevlerdir. Allah Teala şöyle buyurur: "Hac bilinen aylardadır. Kim o aylarda hacca başlarsa, hac sırasında ne müstehcenlik yapar, ne günaha girer, ne de kavga eder." (Bakara 2/197)

    Şaban Britch

    (Hacılar) Sonra da kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i (Kâbe’yi) tavaf etsinler.

    Şaban Piriş

    Sonra da temizlensinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik-i (Kabe'yi) tavaf etsinler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra, kirlerini atsınlar, adaklarını yerine getirsinler, saldırılardan korunmuş/tarihi/yüce evi tavaf etsinler.

  6. Hac suresi, 30. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 30. ayet. ذَٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ حُرُمَٰتِ ٱللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُۥ عِندَ رَبِّهِۦ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ ٱلْأَنْعَٰمُ إِلَّا مَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلرِّجْسَ مِنَ ٱلْأَوْثَٰنِ وَٱجْتَنِبُوا۟ قَوْلَ ٱلزُّورِ

    Diyanet İşleri

    Bu böyle. Kim Allah'ın hükümlerine saygı gösterirse, bu, Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. Haramlığı size okunanların (bildirilenlerin) dışında bütün hayvanlar size helal kılındı. Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının.

    Mehmet Okuyan

    İşte böyle. Kim Allah'ın saygın kıldığı şeyleri yüceltirse, dipnot 1 bu, Rabbinin katında kendisi için hayırlı olandır. (Haram olduğu) size tilavet edilen (okunup aktarılan)ların dışında kalan hayvanlar size helal kılınmıştır. Putlardan oluşan pislikten kaçının; yalan sözden de kaçının!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada sözü edilen [hurumâtillâhi] ifadesi "Allah'ın saygın kıldığı şeyler" anlamında O'nun belirlediği sembollerdir. Zaten Hacc 22:32. ayette de bu ifade kullanılmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    (Sözün özü) şudur ki; her kim Allah'ın kısıtlayıcı buyruklarına saygı gösterirse, bu Rabbi katında kendi yararına olacaktır; zaten size bildirilenler dışında kalan bütün hayvanlar size helal kılınmıştır. Ama özellikle de putla(ştırma)dan kaynaklanan her tür (manevi) pislikten sakının; bir de asılsız iddialardan kaçınarak,

    Muhammed Esed

    Bütün bunlar (Allah tarafından öngörülmüştür;) dolayısıyla, kişi eğer Allah'ın (bu) yasaklayıcı buyruklarını saygıyla gözetirse, bu Rabbinin katında kendi iyiliğine sonuç verecektir. (Yasak oldukları) size bildirilenlerin dışında, (kurban etmek ve etinden yemek üzere) bütün hayvanlar size helal kılınmıştır. Öyleyse artık, (Allah'ın yasaklamış bulunduğu her şeyden, ve en çok da) inanç ve uygulama olarak puta taparlığın her türlü bayağılığından uzak durun; asılsız her türlü sözden kaçının,

    Ahmed Hulusi

    İşte böyle. . . Kim Allah'ın saygı gösterilmesi gerekenlerine saygı duyup gereğini uygularsa, bu yaptığı, onun için Rabbinin indinde daha hayırlıdır. . . Size bildirilenler hariç, en'am (deve, sığır, koyun cinsi) helal kılındı. . . O halde putların pisliğinden ve uydurma fikirlerden kaçının.

    Ali Bulaç

    İşte böyle; kim Allah'ın haram kıldıklarını (gözetip hükümlerini) yüceltirse, Rabbinin katında kendisi için hayırlıdır. Size (haklarında yasaklar) okunanlar dışındaki hayvanlar helal kılındı. Öyleyse iğrenç bir pislik olan putlardan kaçının, yalan söz söylemekten de kaçının.

    Ali Özek ve heyeti

    Durum böyle. Her kim, Allah'ın emir ve yasaklarına saygı gösterirse, bu, Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır. (Haram olduğu) size okunanların dışında kalan hayvanlar size helâl kılındı. O halde, pislikten, putlardan sakının; yalan sözden sakının.

    Ali Rıza Safa

    Bu böyledir. Çünkü Allah'ın yasaklarına kim saygı gösterirse, Efendisinin katında kendisi için daha iyidir. Size okunanların dışındaki hayvanlar helal yapılmıştır. Artık, kutsallaştırılmış kişiler-simgeler pisliğinden kaçının; yalan sözden de kaçının.

    Bayraktar Bayraklı

    Yapılması gerekenler işte bunlardır. Kim Allah'ın koyduğu yasaklara saygı gösterirse, bu durum onun için Rabbinin katında daha iyidir. Haram olduğu okunanlar dışında evcil havyanlar size helal kılındı. Artık putların pisliğinden uzak durunuz, yalan söylemekten de kaçınınız!

    Edip Yüksel

    İşte böyle. Kim ALLAH'ın yasaklarına saygı gösterirse Efendisinin yanında kendisi için daha iyidir. Size özellikle bildirilenlerin haricindeki tüm çiftlik hayvanları helal (yasal) kılınmıştır. O halde putperestliğin felaketinden kaçının, yalan sözden sakının.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İşte böyle. Kim ALLAH'ın yasaklarına saygı gösterirse Rabbinin yanında kendisi için daha iyidir. Size özellikle bildirilenlerin haricindeki tüm çiftlik hayvanları helal (yasal) kılınmıştır. O halde putperestliğin felaketinden kaçının, yalan sözden sakının.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Emir budur! Kim de Allah'ın hürmet edilmesini istediği şeylere saygı gösterirse bu, kendisi için Rabbi katında şüphesiz hayırlıdır. Size (Kur'an'da) okunup bildirilenlerin dışındaki bütün hayvanların etinden yemek helal kılınmıştır. O halde o putlardan, o pislikten kaçının; ve yalan sözden de kaçının.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Emir budur, her kim de Allahın hurmetlerine ta'zim ederse bu kendisi için rabbı ındinde mutlak hayırdır, size ise karşınızda tilavet olunub duranlar müstesna olmak üzere bütün en'am halal kılındı, o halde o evsandan, o pislikten kaçının ve tezvir sözden kaçının

    Erhan Aktaş

    İşte böyle. Kim Rabb'inin yasaklarına uymada gerekli özeni gösterirse, bu onun için daha hayırlıdır. Size okunanlar dipnot 1 hariç, diğer hayvanlar helal kılındı. Artık putların pisliğinden dipnot 2 kaçının. Yalan sözden kaçının.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yasaklandığı bildirilen. Bu hayvanların hangileri olduğu 6:145 ve 16:115. ayetlerde belirtilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      İnanç kirliliğinden.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte böyle. Kim Rabb'inin yasaklarına uymada gerekli özeni gösterirse, bu onun için daha hayırlıdır. Size okunanlar dipnot 1 hariç, diğer hayvanlar helal kılındı. Artık putların pisliğinden dipnot 2 kaçının. Yalan sözden kaçının.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yasaklandığı bildirilen. Bu hayvanların hangileri olduğu 6:145 ve 16:115. ayetlerde belirtilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      İnanç kirliliğinden.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşte böyle. Kim Rabb'inin yasaklarına uymada gerekli özeni gösterirse, bu onun için daha hayırlıdır. Yasaklandığı bildirilen hayvanlar dipnot 1 hariç, diğer hayvanlar size helal kılındı. Artık putların pisliğinden dipnot 2 kaçının. Yalan sözden kaçının.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu hayvanların hangileri olduğu 6/ En'am, 145 ve 16/Nahl, 115. ayetlerde belirtilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      İnanç kirliliğinden.

    Gültekin Onan

    İşte böyle; kim Tanrı'nın haram kıldıklarını (gözetip hükümlerini) yüceltirse Rabbinin katında kendisi için hayırlıdır. Size (haklarında yasaklar) okunanlar dışındaki hayvanlar helal kılındı. Öyleyse iğrenç bir pislik olan putlardan kaçının; yalan söz söylemekten de kaçının.

    Hasan Basri Çantay

    İşte (emir) budur. Kim Allahın hürmet (edilmesini emreylediği şey) lere ta'zıymde bulunursa bu, Rabbi indinde kendisi için (mahz-ı) hayırdır. Karşınızda okunagelenler müstesna olmak üzere davarlar sizin için halal kılındı. O halde murdardan, putlardan kaçının, yalan sözden çekinin.

    İbni Kesir

    İşte böyle. Kim Allah'ın haram kıldıklarına saygı gösterirse; Rabbı katında bu, onun hayrınadır. Size okunanlardan başka büyük hayvanlar helal kılınmıştır. O halde murdardan, putlardan kaçının ve yalan sözlerden çekinin.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bu böyle. Kim Allah’ın hürmet edilmesini emrettiği şeyleri tazim ederse bu, Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. (Haram olduğu) size okunanların dışında kalan hayvanlar size helâl kılındı. Şu halde pisliğin ta kendisi olan putlardan uzak durun ve yalan söylemekten de kaçının.

    Süleyman Ateş

    İşte öyle. Kim Allah'ın yasaklarına saygı gösterirse, o (hareketi), Rabbinin yanında kendisi için iyidir. Size (ayetlerle) oku(nup açıkla)nanlar dışındaki hayvanlar sizin için helal kılınmıştır. Artık o pis putlardan ve yalan sözden kaçının.

    Süleymaniye Vakfı

    Hac ibadeti işte böyledir. Kim Allah'ın dokunulmaz kıldığı şeylere saygı gösterirse dipnot 1 Rabbinin /Sahibinin katında onun için iyi olur. Size bildirilenler hariç, en'am (koyun, keçi, sığır, deve) size helal kılınmıştır dipnot 2 . O pisliklerden; putlardan uzak durun! Gerçek dışı sözlerden de uzak durun!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunun sebebi şudur: Kim Allah'ın dokunulmaz kıldığı şeylere gereken değeri verirse Rabbinin (Sahibinin) katında onun için iyi olur. Size okunanın dipnot 1 dışında kalan en'am (koyun, keçi, sığır, deve) helal kılındı. Onun için putların pisliğinden uzak durun; yalan sözden de uzak durun.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ölen ve Allah'tan başkası adına kesilmiş olan. Bu husus En'am 6/145. ayette şöyle geçer: De ki: "Bana gelen vahiyde yiyene yemesi haram kılınmış bir şey bulamıyorum; leş, akmış kan, domuz eti ki pisliktir, ya da yoldan çıkmak suretiyle Allah'tan başkasının adı anılarak kesilmiş olursa başka. Kim zorda kalır da isyan etmez ve aşırı gitmezse senin Sahibin bağışlar ve merhamet eder.

    Şaban Britch

    İşte böyle, kim Allah’ın haramlarını tazim ederse, kendisi için Rabbinin katında bu çok hayırlıdır. (Haram olduğu) size okunanların dışında kalan (belli) hayvanlar size helal kılınmıştır. Öyleyse, pis (olan) putlardan kaçının, aslı olmayan yalan sözden de sakının.

    Şaban Piriş

    İşte böyle, kim Allah'ın haramlarına saygı gösterirse, Rabbinin katında bu onun iyiliğinedir. Size okunandan başka, büyük baş hayvanlar helal kılınmıştır. Öyleyse, putlardan gelen pisliklerden kaçının, aslı olmayan sözden de sakının.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşte böyle. Kim Allah'ın yasaklarına saygılı olursa bu, Rabbi katında kendisi için çok hayırlı olur. Karşınızda okunarak açıklananlar hariç, tüm hayvanlar size helal kılınmışır. Artık putların pisliğinden, yalan sözden uzak durun.

  7. Hac suresi, 31. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 31. ayet. حُنَفَآءَ لِلَّهِ غَيْرَ مُشْرِكِينَ بِهِۦ وَمَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَكَأَنَّمَا خَرَّ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَتَخْطَفُهُ ٱلطَّيْرُ أَوْ تَهْوِى بِهِ ٱلرِّيحُ فِى مَكَانٍ سَحِيقٍ

    Diyanet İşleri

    Allah'a yönelen, O'na ortak koşmayan kimseler (olun). Kim Allah'a ortak koşarsa, sanki gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere sürüklüyor gibidir.

    Mehmet Okuyan

    Kendisine ortak koşmaksızın Allah'ın hanîfleri (Allah'ı birleyenler) olarak (yaşayın)! dipnot 1 Kim Allah'a ortak koşarsa, sanki o gökten düşüp kendisini kuş kapıyor veya rüzgâr onu uzak bir yere sürüklüyor gibidir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifadeden anlaşılıyor ki haniflik ortak koşmak demek olan şirkin zıddıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: İbrâhîm 14:18; Nûr 24:39-40.

    Mustafa İslamoğlu

    batıldan yüz çevirip yalnız Allah'a yöneldiğinizi ve O'ndan başkasına ilahlık yakıştırdımadığınızı (isbat edin): zira Allah'tan başkasına ilahlık yakıştıran kimse, gökten düşerek un ufak olan ve saçılan parçalarını kuşların didikleyip kaptığı, ya da rüzgarın ıssız bir köşeye savurduğu nesneye benzer.

    Muhammed Esed

    (ve bunu,) O'ndan başka kimseye, hiçbir şeye tanrısal nitelikler yakıştırmaksızın (ve) sahte ve düzmece olan her şeyden yüz çevirip yalnızca Allah'a yönelerek (yapın): çünkü, bilin ki, Allah'tan başkasına tanrılık yakıştıran kimse, gökten savrulup düşen, kuşların didikleyip kapıştığı, yahut rüzgarın uzak, ıssız bir yere savurduğu kimseye benzer.

    Ahmed Hulusi

    Gayrını ona şirk koşmaksızın, Allah için hanifler (dununda bir tanrı düşünmeyenler) olun! Kim Esma'sıyla hakikati olan Allah'a ortak koşarsa, o sanki semadan düşmüş de kendisini kuş kapıyor yahut rüzgar onu uzak bir mekana atıp sürüklüyor gibidir.

    Ali Bulaç

    Allah'ı birleyen (Hanif)ler olarak, O'na ortak koşmaksızın. Kim Allah'a ortak koşarsa, sanki o gökten düşmüş de onu bir kuş kapıvermiş veya rüzgar onu ıssız bir yere sürükleyip atmış gibidir.

    Ali Özek ve heyeti

    Kendisine ortak koşmaksızın Allah'ın hanifleri (O'nun birliğini tanıyan müminler) olun. Kim Allah'a ortak koşarsa sanki o , gökten düşüp parçalanmış da kendisini kuşlar kapmış, yahut rüzgâr onu uzak bir yere sürüklemiş (bir nesne) gibidir.

    Ali Rıza Safa

    Allah'a ortaklar koşmadan, gerçeğe aykırı şeylerden uzaklaşarak, yalnızca O'na yönelin. Çünkü Allah'a kim ortaklar koşarsa, gökten düşmüş, kuşlar da onu kapışıyor veya güçlü bir rüzgar, uzak bir yere onu sürüklüyor gibidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Hiçbir şeyi ortak koşmadan samimi bir şekilde Allah'a yöneliniz. Kim Allah'a ortak koşarsa, onun durumu sanki gökten düşen ve kuşlar tarafından kapılıp kaçırılan ya da rüzgarın uzak bir yere savurduğu eşya gibidir.

    Edip Yüksel

    ALLAH'a ortak koşmayarak, kendinizi sadece O'na adayın. Kim ALLAH'a ortak koşarsa sanki gökten düşmüş ve kendisini kuş kapmış veya rüzgar tarafından derin bir uçuruma sürükleniyor gibidir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'a ortak koşmayarak, kendinizi sadece O'na adayın. Kim ALLAH'a ortak koşarsa sanki gökten düşmüş ve kendisini akbaba kapmış veya rüzgar tarafından derin bir fiyortta sürükleniyor gibidir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah için, O'na ortak koşmaksızın birliğini tanıyan kimseler olun. Her kim Allah'a ortak koşarsa, sanki gökten düşüp de kendisini kuşlar kapışmış veya rüzgar kendisini ücra bir yere sürüklemiş atmış olur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah için, ona şirk koşmayan hanifler olun, her kim Allaha şirk koşarsa öyle olur ki sanki semadan düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu ücra bir yere sürüklüyordur.

    Erhan Aktaş

    Hanifler, dipnot 1 onunla dipnot 2 Allah'a şirk koşmayanlardır. Allah'a şirk koşan kimse, sanki gökten düşen ve kuşun kaptığı dipnot 3 veya rüzgarın uzak yerlere sürüklediği kimse gibidir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirk koşmaksızın Allah'a yönelmiş olanlar.
    2. metne dön, dipnot 2
      Pislik olan putlar ve putlar adına kesilen hayvanlarla.
    3. metne dön, dipnot 3
      Yükseklerden düştüğü için paramparça olan ve kuşlara yem olan kimse

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hanifler dipnot 1 , onunla dipnot 2 Allah'a şirk koşmayanlardır. Allah'a şirk koşan kimse, sanki gökten düşen ve kuşun kaptığı dipnot 3 veya rüzgarın uzak yerlere sürüklediği kimse gibidir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirk koşmaksızın Allah'a yönelmiş olanlar.
    2. metne dön, dipnot 2
      Pislik olan putlar ve putlar adına kesilen hayvanlarla.
    3. metne dön, dipnot 3
      Yükseklerden düştüğü için paramparça olan ve kuşlara yem olan kimse

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hanifler dipnot 1 , onunla dipnot 2 Allah'a şirk koşmayanlardır. Allah'a şirk koşan kimse, sanki gökten düşen ve kuşun kaptığı dipnot 3 veya rüzgarın uzak yerlere sürüklediği kimse gibidir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirk koşmaksızın Allah'a yönelmiş olanlar.
    2. metne dön, dipnot 2
      Pislik olan putlar ve putlar adına kesilen hayvanlarla.
    3. metne dön, dipnot 3
      Yükseklerden düştüğü için param parça olan ve kuşlara yem olan kimse.

    Gültekin Onan

    Hanifler olarak O'na (hiç bir) ortak koşmaksızın. Kim Tanrı'ya ortak koşarsa, sanki o gökten düşmüş de onu bir kuş kapıvermiş veya rüzgar onu ıssız bir yere sürükleyip atmış gibidir.

    Hasan Basri Çantay

    Allahın muvahhidleri, Ona eş tutmayanlar olarak (kaçının, çekinin). Kim Allaha eş koşarsa o, yüksekden düşüb de (parçalanmış ve) kendisini kuş kapmış, yahud rüzgar onu uzak bir yere atmış (nesne) gibidir.

    İbni Kesir

    Allah'a şirk koşmaksızın, hanifler olarak. Kim Allah'a şirk koşarsa; gökten düşüp de kuşların kaptığı veya rüzgarın uçuruma attığı bir şeye benzer.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’a yönelen, O’na ortak koşmayan kimseler (olun). Kim Allah’a şirk koşarsa, o sanki gökyüzünden düşüp, kuşların kaptığı yahut rüzgârın kendisini uzak bir yere attığı kimseye benzer.

    Süleyman Ateş

    Allah'a ortak koşmadan, halis olarak O'nu birleyenler olun. Kim Allah'a ortak koşarsa, o, sanki gökten düşmüş de kendisini kuş kapıyor veya rüzgar onu, uzak bir yere sürüklüyor gibidir.

    Süleymaniye Vakfı

    Doğrudan Allah'a yönelmiş, ona şirk koşmamış kimseler olun! Her kim Allah'a şirk koşarsa gökten düşmüş de onu kuşlar kapışıyor ya da rüzgar onu uzak bir yere savuruyor gibi olur dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunu, Allah için doğru kimseler olarak; şirke düşmeden yapın. Kim Allah'a şirk koşarsa gökten düşmüş de onu kuşlar kapmış ya da rüzgar uzak bir yere sürüklemiş gibi olur.

    Şaban Britch

    Allah’a şirk koşmayan hanifler olun. Kim Allah’a şirk koşarsa, gökten düşüp de kuşların kaptığı veya rüzgarın uzak bir yere attığı kimseye benzer.

    Şaban Piriş

    Allah'a şirk koşmayan hanifler olun. Kim Allah'a şirk koşarsa, gökten düşüp de kuşların kaptığı veya rüzgarın uçuruma attığı kimseye benzer.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'a ortak koşmadan, hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

  8. Hac suresi, 32. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 32. ayet. ذَٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ شَعَٰٓئِرَ ٱللَّهِ فَإِنَّهَا مِن تَقْوَى ٱلْقُلُوبِ

    Diyanet İşleri

    Bu böyle. Her kim de Allah'ın nişanelerini (kurbanlıklarını) yüceltirse, şüphesiz ki bu kalplerin takvasından (Allah'a karşı gelmekten sakınmasından)dır.

    Mehmet Okuyan

    İşte böyle. Kim Allah'ın sembollerini dipnot 1 yüceltirse, şüphesiz ki bu kalplerin takvâsından (duyarlılığından)dır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da dört kez geçen [şe‘âirullâh] tamlaması, Mâide 5:2'de "Allah'ın sembolleştirdiği değerler", Bakara 2:158'de "Safâ ve Merve", Hacc 22:30'da "Allah'ın saygın kıldığı (hac) prensipleri" ve Hacc 22:36'da ise "kurbanlık develer" için kullanılmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    (Sözün özü) işte şudur: Allah'ın sembollerine sarılarak onları yücelten herkes iyi bilsin ki, bu (semboller gerçek anlamını) kalplerde kök salan sorumluluk bilincinden alırlar.

    Muhammed Esed

    İşte bu (akılda tutulmalıdır,) Allah tarafından konulan simgeleri saygıyla gözeten kimse (bilsin ki,) bu (simgeler gerçek anlamını inananların) kalpler(in)de Allah'a karşı taşıdıkları sorumluluk bilincinde bulmaktadırlar.

    Ahmed Hulusi

    İşte böyle. . . Kim Allah'ın kurallarına saygı duyup uyarsa, muhakkak ki o, şuurun korunmak istemesi sonucudur.

    Ali Bulaç

    İşte böyle; kim Allah'ın şiarlarını yüceltirse, şüphesiz bu, kalblerin takvasındandır.

    Ali Özek ve heyeti

    Durum öyledir. Her kim Allah'ın hükümlerine saygı gösterirse, şüphesiz bu, kalplerin takvâsındandır.

    Ali Rıza Safa

    Bu böyledir. Ve Allah'ın kutsallık simgesi yaptığı şeylere kim saygı gösterirse, yüreği sorumluluk bilincine gerçekten eriştiği içindir.

    Bayraktar Bayraklı

    Evet, bu böyledir. Her kim Allah'ın hükümlerine saygı gösterirse şüphesiz bu, kalplerin takvasındandır.

    Edip Yüksel

    Kimler ALLAH'ın emirlerine saygı gösterirse kalplerindeki erdemi sergilemiştir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kimler ALLAH'ın emirlerine saygı gösterirse kalplerindeki erdemi sergilemiştir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bu böyledir; her kim Allah'ın kurbanlıklarına saygı duyarsa şüphesiz o kalplerin takvasındandır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bu budur, her kim de Allah'ın şeair'ine (kurbanlıklarına) ta'zim ederse şübhesiz o kalblerin tekvasındandır

    Erhan Aktaş

    İşte böyle! Kim Allah'ın şiarlarına dipnot 1 saygı gösterirse, kuşkusuz bu saygı kalplerin takvasındandır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın, belirlediği dini simgelere, işaretlere, sembollere. Allah'ı tanımaya, bilmeye yarayan, göstergelere.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte böyle! Kim Allah'ın şiarlarına dipnot 1 saygı gösterirse, kuşkusuz bu saygı kalplerin takvasındandır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın, belirlediği dini simgelere, işaretlere, sembollere. Allah'ı tanımaya, bilmeye yarayan, göstergelere.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşte böyle! Kim Allah'ın şiarlarına dipnot 1 saygı gösterirse, kuşkusuz bu saygı kalplerin takvasındandır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın, belirlediği dini simgelere, işaretlere, sembollere. Allah'ı tanımaya, bilmeye yarayan, göstergelere.

    Gültekin Onan

    İşte böyle; kim Tanrı'nın şiarlarını yüceltirse, şüphesiz bu, kalplerin takvasındandır.

    Hasan Basri Çantay

    Bu, budur, kim Allahın şeaairini büyük tanırsa şübhesiz ki bu, kalblerin takvaasındandır.

    İbni Kesir

    Bu böyledir. Kim, Allah'ın nişanelerine saygı gösterirse; şüphesiz ki bu kalblerin takvasındandır.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bu böyle. Her kim de Allah’ın şeairini/nişanelerini yüceltirse, şüphesiz ki bu kalplerin takvasından (Allah’a karşı gelmekten sakınmasından)dır.

    Süleyman Ateş

    İşte böyle. Kim Allah'ın nişanlarına (hac ibadetlerine ve kurbanlara) saygı gösterirse, bu, kalblerin takvasındandır (kalblerinde Allah korkusu olanlar, O'nun dininin işaretlerine saygı gösterirler).

    Süleymaniye Vakfı

    Şirk koşanın hali işte böyledir. Kim Allah'a kulluğun simgelerine dipnot 1 saygı gösterirse (bilsin ki) bu saygı, kalplerdeki takvadan kaynaklanır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu böyledir; çünkü kim Allah'a kulluğun simgelerine saygı gösterirse onlara olan saygı kalplerdeki takvadan dipnot 1 gelir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'tan çekinerek korunma, kendini (fıtratını) bozmama isteği.

    Şaban Britch

    İşte böyle! Kim Allah’ın nişanelerine saygı gösterirse elbette bu, kalplerin takvasından ileri gelir.

    Şaban Piriş

    İşte böyle, kim Allah'ın nişanelerine saygı gösterirse elbette bu, kalplerin takvasından ileri gelir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşte böyle. Kim Allah'ın kutsallık nişanı yaptığı şeyleri yüceltirse bu yaptığı, gönüllerin takvasındandır.

  9. Hac suresi, 33. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 33. ayet. لَكُمْ فِيهَا مَنَٰفِعُ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَآ إِلَى ٱلْبَيْتِ ٱلْعَتِيقِ

    Diyanet İşleri

    Sizin için onlarda belli bir zamana kadar birtakım yararlar vardır. Sonra da kurbanlık olarak varacakları yer Beyt-i Atik (Kabe)'dir.

    Mehmet Okuyan

    Onlarda (hac hükümlerinde) sizin için belirli bir süreye kadar birtakım yararlar vardır. Sonra bunların varacakları yer, Eski Ev'e (Kâbe'ye) kadardır.

    Mustafa İslamoğlu

    (Sarıldığınız) bu semboller sonu yasayla belirlenmiş bir süre doluncaya kadar size yarar sağlamayı sürdürür; nihayet bu sembollerin gösterdiği güzergahı izleyenin varış yeri bu Özgürlük Mabedi olacaktır.

    Muhammed Esed

    Bu (simgeleri gözetmekte gösterilen bilinç ve duyarlığın) size (O'nun tarafından) belirlenmiş bir süreye kadar yararları olacaktır; sonra bunda güdülen amacın ve varılan sonucun (tevhid inancını simgeleyen) En Eski Mescid (olduğunu anlayacaksınız).

    Ahmed Hulusi

    Onlarda sizin için belli bir ömür süresince faydalar vardır. . . Sonra onların varacakları yer Beyt-i Atik'tir (en eski şerefli hür ev - Beytullah - kalp).

    Ali Bulaç

    Onlarda sizin için adı konulmuş bir süreye kadar yararlar vardır. Sonra onların yerleri Beyt-i Atik'tir.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlarda (kurbanlık hayvanlarda veya hac fiillerinde) sizin için belli bir süreye kadar birtakım yararlar vardır. Sonra bunların varacakları (biteceği) yer, Eski Ev'e (Kâbe'ye) kadardır.

    Ali Rıza Safa

    Belirlenmiş bir süreye dek, onlarda sizin için yararlar vardır. Sonunda, onların yeri En Eski Ev'dir. dipnot 272

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 272
      En Eski Ev anlamına gelen Beyt-i Atik sıfatı, Kabe'yi tanımlamaktadır. Allah'ın, iki ayrı ayette de "Evim" tanımlamasıyla bildirdiği Kabe; Kutsal Yakarış Evi veya İlk Ev veya Ayakta Kalan Ev biçiminde değişik isimlerle de bildirilmiştir. Allah'ın yeryüzündeki evinin yalnızca Kabe olduğu Kur'an'da bildirilmesine karşın, camiler için de Allah'ın Evi tanımı kullanılmaktadır.

    Bayraktar Bayraklı

    Bunlarda sizin için belli bir süreye kadar faydalar vardır. Sonra varacakları yer Beyt-i Atik'tir.

    Edip Yüksel

    Onları o Tarihi Eve bağışlanmadan önce o (hayvan)lardan belli bir süre yararlanırsınız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onları o Tarihi Eve bağışlanmadan önce o (hayvan) lardan belli bir süre yararlanırsınız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sizin için o (kurbanlık hayvan)larda belli bir süreye kadar bir takım faydalar vardır; sonra da varacakları yer Beyt-i Atik (Ka'be)'dir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sizin için onlarda muayyen bir zamana kadar bir takım menfeatler vardır, sonra da varacakları yer Beyti atika müntehidir

    Erhan Aktaş

    Sizin için onlarda belli bir süreye kadar faydalar vardır. Sonra bunların mahalli Beyt-i Atik'edir. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bütün göstergelerle işaret edilen anlam ve değerlerin birleştiği, anlam ve önemlerini kazandıkları son nokta Kabe.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizin için onlarda belli bir süreye kadar faydalar vardır. Sonra bunların mahalli Beyt-i Atik'edir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bütün göstergelerle işaret edilen anlam ve değerlerin birleştiği, anlam ve önemlerini kazandıkları son nokta Kabe.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizin için onlarda dipnot 1 belli bir süreye kadar faydalar vardır. Sonra bunların mahalli dipnot 2 Beyt-i Atik'edir. dipnot 3

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın şiarlarında; Kabe, Safa, Merve, Müzdelife gibi Haccın anlam ve öneminin göstergeleri, hacc mesajının anlamını ifade eden göstergeler.
    2. metne dön, dipnot 2
      Mahill, hal kökünden gelir. Mastarı "çözmek, açmak, indirmek" demektir. Mahill sözcüğüne, kurban kesme yeri anlamı vermek doğru değildir. Mahill, açıklama, açıklığa kavuşturma yeri anlamına gelmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bütün göstergelerle işaret edilen anlam ve değerlerin birleştiği, anlam ve önemlerini kazandıkları son nokta Kabe.

    Gültekin Onan

    Onlarda sizin için adı konulmuş bir ecele kadar yararlar vardır. Sonra onların yerleri Beyt-i Atik'tir.

    Hasan Basri Çantay

    Onlardan muayyen bir zamana kadar sizin için menfeatler vardır. Sonra varacakları (kurban edilecekleri) yer Beyt-i atıyka müntehidir.

    İbni Kesir

    Onlarda belli bir süreye kadar sizin için faydalar vardır. Sonra varacakları yer, Beyt el Atik ile son bulur.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlarda sizin için belirli bir süreye kadar faydalar vardır. Sonra onların varacakları yer Beyt-i Atik (Kâbe)dir.

    Süleyman Ateş

    O(hayva)nlarda belli bir süreye kadar sizin için menfaatler vardır. Sonra onların varacakları yer, Eski Ev(Ka'be)dir. (Orada kurban edilirler).

    Süleymaniye Vakfı

    (Hacda kesmek için götürdüğünüz) Kurbanlıklarda belirli bir süreye kadar sizin için faydalar vardır. Sonra varıp kesilecekleri yer dipnot 1 Beyt-i Atik /Harem bölgesidir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hacının yanında getirdiği kurbanlığa "hedy" denir (Maide 5/2). Kesim zamanına kadar bunların sütünden ve yününden yararlanılabilir. Ayette geçen "mahill" kesim vakti veya kesim yeri demektir. Hedyin kesim yeri harem bölgesi, kesim vakti de kurban bayramı günleridir (Hac 22/28).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Belirli bir süreye kadar dipnot 1 kurbanlıklarda sizin için bir takım faydalar vardır. Sonra varacakları son nokta Beyt-i atik (Kabe)dir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yavruladığı, süt verdiği, yün verdiği sürece, kurban edilip veya kesilip tüketilinceye kadar

    Şaban Britch

    Onlarda sizin için belli bir süreye kadar faydalar vardır. Sonra Kurban (kesilme) yeri Beyt-i Atik (Kâbe)dir.

    Şaban Piriş

    Onlarda sizin için belli bir süreye kadar faydalar vardır. Sonra Kurban yeri Beyti'l- Atik (Kabe)dir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlarda sizin için, belirli bir süreye kadar yararlar vardır. Sonunda onların varacakları yer saldırılardan korunmuş/tarihi/yüce evdir.

  10. Hac suresi, 34. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 34. ayet. وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكًا لِّيَذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُم مِّنۢ بَهِيمَةِ ٱلْأَنْعَٰمِ فَإِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَلَهُۥٓ أَسْلِمُوا۟ وَبَشِّرِ ٱلْمُخْبِتِينَ

    Diyanet İşleri

    Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır. Şu halde yalnız O'na teslim olun. Alçak gönüllüleri müjdele!

    Mehmet Okuyan

    Biz her ümmete kurban kesmeyi gerekli kıldık dipnot 1 ki kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine Allah'ın adını ansınlar! İlahınız tek bir ilahtır. O'na teslim olun! O alçak gönüllü insanları müjdele!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu buyruk ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Al-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Hacc 22:26-30; Tâhâ 20:14; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve Biz, her ümmet için kurban kesmeyi bir ibadet kıldık ki, bu vesileyle O'nun kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine Allah'ın ismini ansınlar. Bakın, ilahınız tek bir İlah'tır; o halde yalnız O'na teslim olun! Ve (sen de Ey Peygamber); O'na yürekten boyun eğenleri (O'nun rızasıyla) müjdele!

    Muhammed Esed

    Bunun gibi, (Bize inanan) her ümmet için kurban kesmeyi bir kulluk eylemi olarak öngördük ki, (bu amaçla,) kendilerine rızık olarak sağladığımız hayvanları keserken Allah'ın ismini ansınlar. Ve (her zaman akıllarında tutsunlar ki:) Sizin tanrınız Tek bir Tanrı'dır; öyleyse bütün varlığınızla kendinizi O'na teslim edin. Ve sen de (ey Peygamber,) tüm iyi yürekli, alçak gönüllü kimseleri (Allah'ın hoşnutluğuyla) müjdele.

    Ahmed Hulusi

    Allah ismini anmaları için, kurbanlıklarla rızıklandırdığımız her ümmete bir mensek (ibadet yeri - Rahmani hakikatin gereği) kıldık. . . Sizin ilah olarak düşündüğünüz, Uluhiyet sahibi TEK'tir! Bu durumda O'na teslimiyetinizin farkında olun! Teslimiyet ve itaati fark etmeye müsait olanları müjdele!

    Ali Bulaç

    Biz her ümmet için bir "Mensek" kıldık, O'nun kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine Allah'ın adını ansınlar diye. İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır, artık yalnızca O'na teslim olun. Sen alçak gönüllü olanlara müjde ver.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz, her ümmete (Kurban kesmeye uygun) hayvan cinsinden kendilerine rızık olarak verdiklerimiz üzerine Allah'ın adını ansınlar diye kurban kesmeyi gerekli kıldık. İmdi, İlâhınız, bir tek İlâh'tır. Öyle ise, O'na teslim olun. (Ey Muhammed!) O ihlâslı ve mütevazi insanları müjdele!

    Ali Rıza Safa

    Ve her toplum için, uygulayacakları bir yakarış biçimi belirledik. Onlara yiyecek olarak verdiği hayvanların üzerine, Allah'ın İsmini ansınlar diye. Tanrınız, Tek ve Eşsiz Tanrıdır; artık O'na teslim olun. İyi yürekli ve alçakgönüllü olanlara, sevinçli haberi ver.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlıklar üzerine Allah'ın adını ansınlar diye,biz her ümmet için kurban kesmeyi farz kıldık. İşte sizin tanrınız tek bir Tanrı'dır. O halde O'na teslim olun. O'na samimiyetle boyun eğenleri müjdele!

    Edip Yüksel

    Kendilerine çiftlik hayvanlarını rızık olarak vermesinden ötürü ALLAH'ın ismini anmaları için, her topluluğa ayrı bir ibadet biçimi belirledik. Tanrınız bir tek tanrıdır. Sadece O'na teslim olun. İtaat edenlere müjde ver.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendilerine çiftlik hayvanlarını rızık olarak vermesinden ötürü ALLAH'ın ismini anmaları için, her topluluğa ayrı bir ibadet biçimi belirledik. Tanrınız bir tek tanrıdır. Sadece O'na teslim olun. İtaat edenlere müjde ver.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Her ümmet için Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine (Allah'ın) adını ansınlar diye bir mabed yapmışızdır. Hepinizin tanrısı bir tek tanrıdır; onun için yalnız O'na teslim olan müslümanlar olun. İtaat eden alçak gönüllü kimseleri müjdele!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve her ümmet için, Allahın kendilerine merzuk kıldığı en'am behimesi üzerine ismini zikretsinler diye bir ma'bed yapmışızdır, imdi hepinizin tanrısı bir tek tanrıdır, onun için yalnız ona teslim olan müsliman olun ve müjdele o muti', mütevazı'ları

    Erhan Aktaş

    Rızık olarak verilen hayvanların üzerine Allah'ın adını anmaları için bütün ümmetlere mensek dipnot 1 tayin ettik. Sizin ilahınız bir tek ilahtır. Artık yalnızca ona teslim olun. Samimi İnsanları haberdar et.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kurban ve kurban kesme ile ilgili kurallar. Nusuk, Allah'a yakınlaşmaya vesile olan her şeydir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rızık olarak verilen hayvanların üzerine Allah'ın adını anmaları için bütün ümmetlere mensek dipnot 1 tayin ettik. Sizin ilahınız bir tek ilahtır. Artık yalnızca ona teslim olun. Samimi insanları haberdar et.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kurban ve kurban kesme ile ilgili kurallar. Nusuk, Allah'a yakınlaşmaya vesile olan her şeydir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Rızık olarak verilen hayvanların üzerine Allah'ın adını anmaları için bütün ümmetlere bir mensek dipnot 1 tayin ettik. Sizin ilahınız bir tek ilahtır. Artık yalnızca ona teslim olun. Samimi insanları müjdele.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbadet kuralları.

    Gültekin Onan

    Biz her ümmet için bir 'mensek' kıldık, O'nun kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine Tanrı'nın adını ansınlar diye. İşte sizin tanrınız bir tek tanrıdır; artık yalnızca O'na teslim olun. Sen alçak gönüllü olanlara müjde ver.

    Hasan Basri Çantay

    Biz her ümmet için kurban kesmeyi meşru' kıldık, kendilerini rızıklandırdığı dört ayaklı davarlar üzerine (yalınız) Allahın adını ansınlar diye. İşte sizin Tanrınız bir tek Tanrıdır. O halde Ona teslim olun. (Habibim) sen mutıy' ve mütevazı' olanları müjdele.

    İbni Kesir

    Biz; her ümmet için kurban kesmeyi meşru kıldık ki Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine O'nun adını ansınlar. Sizin tanrınız, bir tek tanrıdır. O'na teslim olun. Sen mütevazı olanları müjdele.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz, kendilerine rızık olarak verdiğimiz kurbanlık hayvanlar üzerine Allah’ın adını ansınlar diye her ümmete kurban kesmeyi meşru kıldık. İlahınız bir tek ilahtır. O halde ona teslim olun. İtaatkâr ve alçak gönüllü olanları müjdele.

    Süleyman Ateş

    Biz, her ümmet için bir kurban ibadeti koyduk ki Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine O'nun adını ansınlar. Tanrınız bir tek Tanrıdır, yalnız O'na teslim olun. (Ey Muhammed) o alçak gönüllü, saygılı, samimi insanları müjdele;

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği en'am cinsi hayvanları dipnot 1 , onun adını anarak kessinler diye her ümmet için geçerli bir kurban kesme zamanı belirledik dipnot 2 . Hepinizin ilahı bir tek ilahtır; öyleyse sadece ona teslim olun. Sen içten boyun eğenlere müjde ver dipnot 3 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      En'am cinsi hayvanlar; koyun, keçi, sığır ve devedir (En'am 6/142-144).
    2. metne dön, dipnot 2
      Mensek: Kurban kesme yeri, kurban kesme zamanı ve kurban anlamlarına gelir. Burada kurban ve kurban kesme zamanı anlamları uygun düşmektedir. Bu surenin 28. ayetinde, kurbanın malum günlerde kesilmesinin emredilmesi ve o günlerin hac yani kurban bayramı günleri olması, bütün ümmetlerde kurban kesme zamanının aynı olduğunu gösterir.
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Her toplum (ümmet) için bir mensek dipnot 1 yaptık ki kendilerine rızık olarak verdiğimiz en'am (koyun, keçi, sığır ve deve) cinsinden hayvanları Allah'ın adını anarak kessinler. Hepinizin ilahı bir tek ilahtır; O'na teslim olun. Alçak gönüllülere müjde ver.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mensek: Kurban kesme yeri, kurban kesme zamanı ve kurban anlamlarına gelir. Burada kurban ve kurban kesme zamanı anlamları uygun düşmektedir.

    Şaban Britch

    Her ümmete (kurban) ibadeti kıldık ki, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine onun ismini ansınlar. Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Öyleyse ona teslim olun. Allah’a itaatkar, mütevazi olanlara müjdele!

    Şaban Piriş

    Her ümmete kurban ibadeti koyduk ki, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine onun adını ansınlar. Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Öyleyse ona teslim olun. Allah'tan korkanları müjdele!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz her ümmet için bir kurbanlık hayvan kesme zamanı/kurbanlık hayvan kesme yeri/kurbanlık hayvan kesme tarzı belirledik ki, kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üstüne Allah'ın ismini ansınlar. Sizin tanrınız bir tek tanrıdır; o halde yalnız O'na teslim olun. Alçak gönüllü, saygılı kişileri muştula.

  11. Hac suresi, 35. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 35. ayet. ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَٱلصَّٰبِرِينَ عَلَىٰ مَآ أَصَابَهُمْ وَٱلْمُقِيمِى ٱلصَّلَوٰةِ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

    Diyanet İşleri

    Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.

    Mehmet Okuyan

    Onlar Allah anıldığı zaman kalpleri titrer; başlarına gelene sabreder, namaz kılar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak ederler. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Enfâl 8:2-4.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar ki, ne zaman Allah anılsa kalpleri saygıyla ürperir ve başlarına gelen şeylere sabrederler; üstelik namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan çömertçe sarf ederler.

    Muhammed Esed

    Onlar ki, ne zaman Allah'tan söz edilse kalpleri saygı ve sakınmayla titrer; (onlar ki) başlarına gelen her türlü darlığa, sıkıntıya göğüs gererler; salatta devamlı ve duyarlıdırlar; ve kendilerine verdiğimiz rızıktan başkalarına da harcarlar.

    Ahmed Hulusi

    Onlar ki, "Allah" anıldığında o anlam şuurlarında haşyet oluşturur. . . Kendilerine isabet edenlere sabredenler ve salatı ikame edenlerdir. . . Kendilerini beslediğimiz yaşam gıdalarından, başkalarına da bağışlarlar.

    Ali Bulaç

    Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine isabet eden musibetlere sabredenler, namazı dosdoğru kılanlar ve rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar öyle kimseler ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer; başlarına gelene sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah için) infâk ederler.

    Ali Rıza Safa

    Onlar, öyle kimselerdir ki, Allah anıldığında yürekleri ürperir ve başlarına gelene karşı dirençli olurlar. Namazı dosdoğru kılarlar; kendilerine geçimlik olarak verdiklerimizden de yardımlaşmak amacıyla paylaşırlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar, Allah anıldığında kalpleri ürperenler, başlarına gelene sabredenler, namazı dosdoğru kılanlar ve verdiğimiz rızklardan Allah rızası için harcayanlardır.

    Edip Yüksel

    Onlar öyle kimselerdir ki, ALLAH'tan söz edildiğinde yürekleri ürperir. Başlarına gelene sabrederler, salatı gözetirler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan yardım için harcarlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar öyle kimselerdir ki, ALLAH'tan söz edildiğinde yürekleri ürperir. Başlarına gelene sabrederler, namazı gözetirler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan yardım için harcarlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ki Allah anıldığı zaman, kalpleri oynar; kendilerine gelen musibete sabreder; namazı devamlı kılar ve kendilerine verdiğimiz şeylerden başkalarına dağıtırlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki Allah anıldığı vakıt kalbleri oynar ve kendilerine isabet edene sabırlı ve namaza devamlıdırlar ve kısmet ettiğimiz şeylerden infak da ederler

    Erhan Aktaş

    Onlar ki dipnot 1 Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, başlarına gelene sabrederler, dipnot 2 salatı ikame ederler, dipnot 3 kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden infak dipnot 4 ederler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Samimi İnsanlar.
    2. metne dön, dipnot 2
      Dayanmak, direnmek, yılgınlık ve usanç göstermemek, kararlı ve azimli olmak, sıkıntılara göğüs germek.
    3. metne dön, dipnot 3
      Yardımlaşmayı, dayanışmayı, destek olmayı canlı ve diri tutarlar.
    4. metne dön, dipnot 4
      İhtiyacı olana karşılıksız yardım ederler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar ki dipnot 1 Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, başlarına gelene sabrederler dipnot 2 , salatı ikame ederler dipnot 3 , kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden infak dipnot 4 ederler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Samimi insanlar.
    2. metne dön, dipnot 2
      Dayanmak, direnmek, yılgınlık ve usanç göstermemek, kararlı ve azimli olmak, sıkıntılara göğüs germek.
    3. metne dön, dipnot 3
      Yardımlaşmayı, dayanışmayı, destek olmayı canlı ve diri tutarlar.
    4. metne dön, dipnot 4
      İhtiyacı olana karşılıksız yardım ederler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar ki Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, başlarına gelene sabrederler dipnot 1 , salatı ikame ederler dipnot 2 , kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden infak dipnot 3 ederler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yılgınlığa düşmez, umutlarını kaybetmez, dayanır ve direnirler.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yardımlaşmayı, dayanışmayı, destek olmayı canlı ve diri tutarlar.
    3. metne dön, dipnot 3
      İhtiyacı olanlara karşılıksız verirler.

    Gültekin Onan

    Onlar ki, Tanrı anıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine isabet eden musibetlere sabredenler, namazı dosdoğru kılanlar ve rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir.

    Hasan Basri Çantay

    (Öyle mutıy' ve mütevazi' olanlar ki) Allah anılınca onların kalbleri kork (u ile oyn) ar. Onları kendilerine isaabet eden (mihnetlere, zorluklara) sabredenlerdir. Namazı dosdoğru kılanlardır. Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah için) harcarlar.

    İbni Kesir

    Onlar ki; Allah anıldığı zaman kalbleri titrer. Başlarına gelenlere sabr eder, namaz kılar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.

    Süleyman Ateş

    Onlar ki Allah anıldığı zaman kalbleri titrer. Başlarına gelene sabrederler, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yoluna) harcarlar.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar; Allah anılınca yürekleri titreyen, başlarına gelenler karşısında sabırlı davranan /duruşunu bozmayan, namazı düzgün ve sürekli kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan hayra harcayan kimselerdir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar Allah anılınca yürekleri titreyen, başlarına gelenlere sabreden, namazı tam kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan hayra harcayan kimselerdir.

    Şaban Britch

    Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Başlarına gelene sabrederler, namazı ikame ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan harcarlar.

    Şaban Piriş

    Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Başlarına gelene sabrederler, namaz kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan bağışlarlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlar öyle insanlardır ki, Allah anıldığında kalpleri titrer; başlarına gelene sabrederler, namazı gözetirler. Ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak ederler.

  12. Hac suresi, 36. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 36. ayet. وَٱلْبُدْنَ جَعَلْنَٰهَا لَكُم مِّن شَعَٰٓئِرِ ٱللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَٱذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ عَلَيْهَا صَوَآفَّ فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا۟ مِنْهَا وَأَطْعِمُوا۟ ٱلْقَانِعَ وَٱلْمُعْتَرَّ كَذَٰلِكَ سَخَّرْنَٰهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    Diyanet İşleri

    Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.

    Mehmet Okuyan

    Biz büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın sembollerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onlar sıra sıra (dururken) üzerlerine Allah'ın ismini hatırlayın (ve kurban edin)! Yan üstü yere düştüklerinde (öldüklerinde) onlardan hem kendiniz yiyin hem de kanaatkâr olana ve fakirlere yedirin! İşte şükredesiniz diye bunları sizin hizmetinize verdik.

    Mustafa İslamoğlu

    Malum kurbana gelince: Biz onu sizin için içerisinde nice hayırlar barındıran Allah'ın simgelerinden biri olarak (ibadet) kıldık: o halde, (ön ayaklarından biri bağlanıp) sıra sıra diz çöktürülen hayvanları kurban ederken Allah'ın ismini anın; nihayet onların yanı yere gelince artık ondan siz de yiyin, ihtiyacını belli eden ya da etmeyen herkese de yedirin: Bu böyledir; zira Biz onları sizin yararınıza amade kılmışızdır; umulur ki şükredersiniz.

    Muhammed Esed

    Hayvanların kurban edilmesine gelince, Biz bunu sizin için Allah tarafından konulmuş simgelerden biri olarak öngördük ki bunda sizin için (nice) yararlar vardır. Öyleyse artık, (kurban edilmek üzere) sıraya dizildiklerinde onların üzerinde Allah'ın ismini anın; ve cansız olarak yere serildiklerinde onların etinden kendiniz de yiyin; kendi nasibiyle yetinip istemeyen kimseyi de, istemek zorunda kalan kimseyi de (onunla) doyurun. Biz, işte bu amaçla onları sizin yararınıza sunuyoruz ki şükredesiniz.

    Ahmed Hulusi

    Develeri de sizin için Allah'ın kurallarından kıldık; sizin için onlarda hayır vardır. . . Ön ayaklarından biri bağlı olarak ayakta iken, Allah'ın ismini zikredin (hatırlayın). . . Yere yıkıldıklarında da, onlardan yeyin ve orada bulunanlara da, isteyen kimseye de yedirin. . . İşte böylece onları size boyun eğdirdik ki şükredesiniz.

    Ali Bulaç

    İri cüsseli develeri size Allah'ın işaretlerinden kıldık, sizler için onlarda bir hayır vardır. Öyleyse onlar bir dizi halinde (veya saf tutmuşcasına ayakta durup) boğazlanırken Allah'ın adını anın; yanları üzerine yattıkları zaman da onlardan yiyin, kanaatkara ve isteyene yedirin. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirdik, umulur ki şükredersiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz, büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın (dininin) işaretlerinden (kurban) kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar, ayakları üzerine dururken üzerlerine Allah'ın ismini anınız (ve kurban ediniz). Yan üstü yere düştüklerinde ise, artık (canı çıktığında) onlardan hem kendiniz yiyin, hem de ihtiyacını gizleyen-gizlemeyen fakirlere yedirin. İşte bu hayvanları biz, şükredesiniz diye sizin istifadenize verdik.

    Ali Rıza Safa

    Büyükbaş hayvanları, sizin için, Allah'ın kutsallık simgelerinden yaptık. Onlarda, sizin için iyilik vardır. Artık, sıraya dizildiklerinde, Allah'ın İsmini, onların üzerine anın. Sonunda cansız olarak yanları üstüne düştüklerinde onlardan yiyin; istemeyeni de isteyeni de doyurun. İşte onları, sizin hizmetinize verdik; böylece, belki şükredersiniz diye.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz, büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın işaretlerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar, ayakları üzerinde dururken üzerlerine Allah'ın ismini anınız. Yan üstü yere düştüklerinde ise, canı çıktığında onlardan hem kendiniz yiyiniz, hem de kanaatkar olup dilenmeyene de, dilenene de veriniz. İşte bu hayvanları biz, şükredesiniz diye sizin istifadenize sunduk.

    Edip Yüksel

    ALLAH'a kulluğun bir işareti olarak, hayvanların kurban edilmesinde sizin için yararlar mevcuttur. Onlar sırada diziliyken üzerlerinde ALLAH'ın ismini anmalısınız. Yanları üzerine düştükleri zaman da onlardan yiyin ve dilenene de dilenmeyen yoksula da yedirin. Şükredesiniz diye onları size amade kıldık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'a kulluğun bir işareti olarak, hayvanların kurban edilmesinde sizin için yararlar mevcuttur. Onlar sırada diziliyken üzerlerinde ALLAH'ın ismini anmalısınız. Yanları üzerine düştükleri zaman da onlardan yeyin ve dilenene de dilenmeyen yoksula da yedirin. Şükredesiniz diye onları size amade kıldık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O gövdeli hayvanlar var ya, Biz onları da Allah için kesilen kurbanlıklar arasında kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır; bu yüzden ön ayaklarının biri bağlı olarak bir dizi halinde dururlarken üzerlerine Allah'ın adını anın (öyle boğazlayın). Yanları yere yaslandığı vakit de onlardan yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin. O böylece onları sizin emrinize verdi ki, şükredesiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem o bedeneler, o güvdeli hayvanlar var a biz onları Allah şeairinden kıldık, sizin için onlarda hayır vardır, binaenaleyh ön ayaklarının biri bağlı olarak bir düzüye üzerlerine Allahın ismini anın, yanları yere yaslandığı vakıt da onlardan yiyin, kanaatliye ve istiyene ıt'am da edin, o böyle onları size müsahhar kıldı ki şükr edesiniz

    Erhan Aktaş

    Büyükbaş hayvanları da dipnot 1 sizin için Allah'ın şiarlarından dipnot 2 kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Ayakları bağlı halde keserlerken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerine düşünce onları yiyin. İsteyene de istemeyene de yedirin. Böylece onları yararlanmanıza sunduk. Umulur ki şükredersiniz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kurban olarak kesilmelerini.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın, belirlediği dini simgelerden, işaretlerden, sembollerden. Allah'ı tanımaya, bilmeye yarayan, göstergelerden.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Büyükbaş hayvanları da dipnot 1 sizin için Allah'ın şiarlarından dipnot 2 kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Ayakları bağlı halde keserlerken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerine düşünce onları yiyin. İsteyene de istemeyene de yedirin. Böylece onları yararlanmanıza sunduk. Umulur ki şükredersiniz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kurban olarak kesilmelerini.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın, belirlediği dini simgelerden, işaretlerden, sembollerden. Allah'ı tanımaya, bilmeye yarayan, göstergelerden.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Büyükbaş hayvanları da dipnot 1 sizin için Allah'ın şiarlarından dipnot 2 kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Ayakları bağlı halde keserlerken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerine düşünce onları yiyin. İsteyene de istemeyene de yedirin. Böylece onları yararlanmanıza sunduk. Umulur ki şükredersiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kurban olarak kesilmelerini.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın, belirlediği dini simgelerden, işaretlerden, sembollerden. Allah'ı tanımaya, bilmeye yarayan, göstergelerden.

    Gültekin Onan

    İri cüsseli develeri size Tanrı'nın işaretlerinden kıldık, sizler için onlarda bir hayır vardır. Öyleyse onlar bir dizi halinde (veya saf tutmuşcasına ayakta durup) boğazlanırken Tanrı'nın adını anın; yanları üzerine yattıkları zaman da onlardan yiyin, kanaatkara ve isteyene yedirin. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirdik, umulur ki şükredersiniz.

    Hasan Basri Çantay

    Biz, kurbanlık develeri de sizin için Allahın şeaairinden kıldık. Onlarda size hayır vardır. O halde onlar ayakda dur (ub boğazlanır) larken üzerlerine Allahın ismini anın. Yanları üstü düş (üb öl) dükleri vakit da ondan hem kendiniz yeyin, hem ihtiyacını gizleyen ve gizlemeyib dilenen fakir (ler) e yedirin. Onları, şükredesiniz diye, böylece size müsahhar kıldık.

    İbni Kesir

    Biz, kurbanlık develeri de sizin için Allah'ın nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Ön ayakları bağlı halde keserken üzerlerine Allah'ın adını anın. Kesilince onlardan yeyin. İsteyene de, istemeyene de verin. Şükredersiniz diye, onları böylece sizin emrinize müsahhar kıldık.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kurbanlık develeri, sizin için Allah’ın nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar ayakları üzere iken kendilerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin; istemeyen fakire de, istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.

    Süleyman Ateş

    Biz o kurbanlık develeri de size Allah'ın (dininin) işaretlerinden yaptık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onlar ön ayaklarını sıra halinde yere basmış durumda iken üzerlerine Allah'ın adını anın (da boğazlayın) yanları yere düş(üp canları çık)ınca da onlardan yeyin, kanaat eden(fakir)e de; isteyen(fakir)e de yedirin. Allah o(kocaman hayva)nları, size boyun eğdirdi ki şükredesiniz.

    Süleymaniye Vakfı

    Sizin için de (en'amın) bedence gelişimini tamamlamış olanlarını dipnot 1 Allah'a kulluğun simgelerinden dipnot 2 yaptık. Onların size yararları vardır. Sıra sıra dururlarken üzerlerine Allah'ın adını anarak kesin! Yanları yere yapıştığı zaman onlardan yiyin, istemeyene de isteyene de yedirin! Şükredesiniz /görevlerinizi yerine getiresiniz diye onları bu şekilde sizin hizmetinize verdik.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Bedence gelişmiş" diye tercüme ettiğimiz kelime "el-büdn (الْبُدْنَ)'dür. Büdn, "bedene"nin çoğuludur; vücutça gelişimini tamamlamış demektir. (el-Ayn ve Cevheri, es-Sıhah) Nebimiz onu "müsinn" (المسن) sözüyle açıklamış ve "Müsinn olandan başkasını kesmeyin. Size güç gelirse koyunun cezaa olanını kesersiniz." (Müslim, Edahi, 2-13/1963) demiştir. Müsinn; süt dişleri düşmüş hayvan diye tanımlanır. (Lisan'ul-Arab) Bu yaşa gelmemiş olanına 'cezaa' denir. Koyun ve keçinin bir yaşını, sığırın iki yaşını, devenin de dört yaşını bitirmiş olması şartı, bu ayetten ve Nebimizin, bu ayetteki hükmü açıklayan hadisinden dolayıdır.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin için de bedence gelişmiş kurbanlık hayvanları dipnot 1 Allah'a kulluğun simgelerinden yaptık. Onlarda sizin için fayda vardır. Sıra sıra dururlarken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları yere yapıştığı zaman onlardan hem siz yiyin, hem kendi halinden memnun olana hem de isteyene yedirin. Onları bu şekilde sizin hizmetinize verdik; belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Büdn, müsinn yani yaşını tamamlamış ve büluğa ermiş hayvan demektir.

    Şaban Britch

    Kurbanlık develeri, sizin için Allah’ın nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar, ayakları üzerine dururken üzerlerine Allah'ın ismini anınız Kesilip yere düşünce onlardan yiyin. İsteyene de, (kanaaat edip) istemeyene de yedirin. Şükredesiniz diye, onları işte böyle sizin emrinize sunduk.

    Şaban Piriş

    Kurbanlık develeri, sizin için Allah'ın nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onları keserken üzerlerine sadece Allah'ın adını anın. Kesilip yere düşünce onlardan yiyin. İsteyene de, istemeyene de yedirin. Şükredesiniz diye, onları işte böyle sizin emrinize sunduk.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz o büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın kutsallık nişanları arasına koyduk. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar sıralanmış halde ayakları üzerine dururken, üzerlerine Allah'ın ismini anın. Yanları yere yaslandığı zaman da onlardan yiyin; isteyen yoksulu da istemeyen yoksulu da doyurun. Allah o hayvanları sizin hizmetinize verdi ki, şükredebilesiniz.

  13. Hac suresi, 37. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hac suresi, 37. ayet. لَن يَنَالَ ٱللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَآؤُهَا وَلَٰكِن يَنَالُهُ ٱلتَّقْوَىٰ مِنكُمْ كَذَٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا۟ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمْ وَبَشِّرِ ٱلْمُحْسِنِينَ

    Diyanet İşleri

    Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Fakat O'na sizin takvanız (Allah'a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.

    Mehmet Okuyan

    Onların etleri de kanları da asla Allah'a ulaşmaz fakat O'na sadece sizden takvâ (duyarlılık) ulaşır. Sizi doğru yola ulaştırdığı için Allah'ı yüceltesiniz diye O, bunları (bu hayvanları) böylece sizin hizmetinize verdi. Güzel davrananları müjdele! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetlerde (34-37) ele alınan konu, 27-30. ayetlerden farklıdır ve kurbanın her ümmete gerekli kılındığının apaçık delilidir. 28. ayette kurban etlerini değerlendirme hakkında "iki konuya" değinilmektedir. 36. ayette ise durumu müsait olanların kesmesi gereken hayvanlardan söz edilmekte ve kurban etlerinin değerlendirilmesinde "üç konuya" değinilmektedir. İkisi birbirine karıştırılmamalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat sizden O'na ulaşan yalnızca O'na karşı gösterdiğiniz derin sorumluluk bilincidir. Böylece onları sizin yararınıza amade kıldı ki, size yol gösterdiğinden dolayı Allah'ın yüceliğini layıkıyla takdir edesiniz; ve (sen Ey Peygamber,) iyileri (O'nun rızasına ermekle) müjdele!

    Muhammed Esed

    (Fakat unutmayın ki,) onların ne etleri Allah'a ulaşır, ne de kanları; lakin O'na ulaşan, yalnızca sizin O'na karşı gösterdiğiniz bilinç ve duyarlıktır. İşte bu amaçla, onları sizin yararınıza sunuyoruz ki, size ulaşma yolunu, yordamını gösterdiği (her türlü rahmet) için O'nun yüceliğini saygıyla anasınız. Öyleyse, o iyilik yapanları müjdele

    Ahmed Hulusi

    Onların etleri de kanları da Allah'a asla erişmez; fakat sizden O'na takva (itaatle elde edilecek yararlar) ulaşır. . . İşte böylece (Allah) onları size boyun eğdirdi ki; size hakikati fark ettirdiği kadarıyla Allah'ı tekbir edesiniz. . . Muhsinleri müjdele!

    Ali Bulaç

    Onların etleri ve kanları kesin olarak Allah'a ulaşmaz, ancak O'na sizden takva ulaşır. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirmiştir; O'nun size hidayet vermesine karşılık Allah'ı tekbir etmeniz için. Güzellikte bulunanlara müjde ver.

    Ali Özek ve heyeti

    Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvanız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele!

    Ali Rıza Safa

    Onların etleri ve kanları, Allah'a asla ulaşmaz. Ancak, sorumluluk bilinciniz O'na ulaşır. Sizi doğru yola eriştirdiğinden dolayı, Allah'ın yüceliğini anmanız için, onları, sizin hizmetinize vermiştir. Güzel davrananlara, sevinçli haberi ver.

    Bayraktar Bayraklı

    Bu kurbanların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır! Fakat Allah'a ulaşacak olan sizin takvanızdır. Sizi doğru yola erdirdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye, bu hayvanları sizin istifadenize sundu. Güzel davrananları müjdele!

    Edip Yüksel

    ALLAH'a ne onların etleri, ne de kanları ulaşır; O'na ancak sizin erdemli davranışınız ulaşır. Onları böylece sizin hizmetinize vermiştir ki, sizi doğruya ulaştırdığı için ALLAH'ın büyüklüğünü anasınız. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bak 6:119-121.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'a ne onların etleri, ne de kanları ulaşır; O'na ancak sizin erdemli davranışınız ulaşır. Onları böylece sizin hizmetinize vermiştir ki, sizi doğruya ulaştırdığı için ALLAH'ın büyüklüğünü anasınız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Elbette onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşmaz. Ancak O'na sizin takvanız ulaşacaktır. Böylece onları sizin emrinize verdik ki, size yolunu gösterdiğinden dolayı, Allah'ı tekbir ile yüceltesiniz. Görevlerini iyi yapan iyilik sevenleri müjdele!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Elbette onların ne etleri, ne kanları Allaha ermez, velakin ona sizden olan tekva irecektir, böyle onları size müsahhar kıldı ki size yolunu gösterdiğinden dolayı Allahı tekbir ile büyükleyesiniz, ve müjdele o vazifelerini güzel yapan muhsinleri

    Erhan Aktaş

    Onların dipnot 1 ne etleri ne de kanları asla Allah'a ulaşmaz. Ona ulaşacak olan sizin takvanızdır. Sizi doğru yola ilettiğinden dolayı Allah'ı yüceltmeniz için onları sizin yararınıza sundu. İyi olan kimseleri müjdele.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kurbanların.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onların dipnot 1 ne etleri ne kanları asla Allah'a ulaşmaz. Ona ulaşacak olan sizin takvanızdır. Sizi doğru yola ilettiğinden dolayı Allah'ı yüceltmeniz için onları sizin yararınıza sundu. İyi olan kimseleri müjdele.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kurbanların.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların dipnot 1 ne etleri ne kanları asla Allah'a ulaşmaz. Ona ulaşacak olan sizin takvanızdır. Sizi doğru yola ilettiğinden dolayı Allah'ı yüceltmeniz için onları sizin yararınıza sundu. İyi olan kimseleri müjdele.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kurbanların.

    Gültekin Onan

    Onların etleri ve kanları kesin olarak Tanrı'ya ulaşmaz, ancak O'na sizden takva ulaşır. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirmiştir; O'nun size hidayet vermesine karşılık Tanrı'yı tekbir etmeniz için. Güzellikte bulunanlara müjde ver.

    Hasan Basri Çantay

    Onların ne etleri, ne kanları hiç bir zaman Allaha (yükselib) erişmez. Fakat sizden Ona (yalınız) takvaa ulaşır. Size olan hidayetine karşı Allahı büyük tanımanız içindir ki O, bunları böylece size raam etmişdir. (Habibim) iyi hareket edenleri müjdele.

    İbni Kesir

    Onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşır. Sizden O'na sadece takva ulaşır. Sizi hidayete erdirdiği için Allah'ı tekbir edesiniz diye O, bunları size müsahhar kılmıştır.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onların etleri de, kanları da Allah’a asla ulaşmaz. Fakat sizden ona takvâ ulaşır. Size hidayet ettiği için Allah'ı tekbir edin diye O, bunları sizin emrinize vermiştir. İhsan sahiplerine müjde ver.

    Süleyman Ateş

    Onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmaz. Fakat sizin takvanız O'na ulaşır. Allah onları size böyle boyun eğdirdi ki, sizi doğru yola ilettiği için O'nun büyüklüğünü anasınız. (Ey Muhammed), güzel davrananları müjdele.

    Süleymaniye Vakfı

    Onların etleri de kanları da Allah'a ulaşmaz. Ama ona sizin takvanız /Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakınma duygunuz ulaşır. Onları bu şekilde sizin hizmetinize verdi ki sizi doğruya yöneltmesine karşılık Allah'ı tekbirlerle anasınız (bayram namazı kılasınız dipnot 1 ). Sen güzel davrananlara müjde ver!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tekbir, Allah'ın yüceliğini dile getirmek yani "Allahu Ekber" diyerek onu zikretmektir. Kurbanla ilgili hükümler zikredildikten sonra Müslümanlara tekbir getirme emri verildiği için bu emir, bayram namazını göstermektedir. Çünkü Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Benim zikrim için namazı düzgün ve sürekli kıl!" (Taha 20/14) Güneşin doğmasından sonra namaz kılmanın caiz olduğu ilk vakit kuşluk vakti olduğu için bayram namazı bu vakitte kılınır. Nebimiz, Ramazan ve Kurban Bayramlarında, eşlerini ve kızlarını namaz kılınan yere çıkarır, bütün kadınların gelmelerini de emrederdi (Buhari, lydeyn 15, 20, Hayz 23, Salat 2, Hacc 81; Müslim, Iydeyn 10-890). Burada 'namaz kılın' değil 'tekbir getiresiniz' denildiği için bu emir namazın içindeki tekbirlere de işaret etmektedir. Bayram namazlarını diğer namazlardan ayıran bu tekbirlerdir (Bakara 2/185).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşır; ona ulaşacak olan sizin takvanızdır dipnot 1 . Onları bu şekilde sizin hizmetinize verdik ki Allah'ın yol göstermesine karşılık tekbir dipnot 2 getiresiniz. Sen güzel davrananlara müjde ver.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'tan çekinerek kendini koruma, kendini(fıtratını) bozmama isteği. Bakınız Bakara 2/2.
    2. metne dön, dipnot 2
      Tekbir: saygı göstermek, hayran olmak, önünde saygı ile eğilmek, ululamak, tapmak (Örneğin: ‘Allah-u ekber: Allah en büyüktür' demek.)

    Şaban Britch

    Onların etleri ve kanları Allah’a ulaşmayacaktır. Fakat, O’na sizin takvanız ulaşacaktır. Size hidayet ettiği için Allah'ı tekbir edin diye O, bunları sizin emrinize vermiştir. İyilik edenleri müjdele!

    Şaban Piriş

    Onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmayacaktır. Fakat, O'na sizin takvanız ulaşacaktır. Size doğru yolu gösterdiği için Rabbinizin büyüklüğünü anın diye O, bunları sizin emrinize vermiştir. İyilik edenleri müjdele!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onların etleri de kanları da Allah'a asla ulaşmaz; fakat sizin takvanız O'na ulaşır. Onları size bu şekilde boyun eğdirdi ki, sizi hidayete erdirdiği için Allah'ı yücelterek anasınız. Güzel düşünüp güzel davrananlara müjde ver.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.