Hac suresi

Hac suresi, 27. ayet

Hac suresi, 27. ayet. وَأَذِّن فِى ٱلنَّاسِ بِٱلْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلَىٰ كُلِّ ضَامِرٍ يَأْتِينَ مِن كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍ

veeẕẕin fi-nnâsi bilḥacci ye'tûke ricâlev ve`alâ külli ḍâmiriy ye'tîne min külli feccin `amîḳ.

Diyanet İşleri

İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hac 24–30 · surenin 27. ayeti / 78
  1. Hac 24

    Onlar hem sözün hoş olanına ulaştırılmışlar, hem de övgüye layık olan Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

  2. Hac 25

    İnkar edenler ile Allah'ın yolundan ve içinde, yerli, misafir bütün insanları eşit kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlar (azabı hak etmişlerdir.) Kim de orada zulmederek haktan sapmak isterse, biz ona elem dolu bir azaptan tattıracağız.

  3. Hac 26

    Hani biz İbrahim'e, Kabe'nin yerini, "Bana hiçbir şeyi ortak koşma; evimi, tavaf edenler, namaz kılanlar, rüku ve secde edenler için temizle" diye belirlemiştik.

  4. 27

    İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.

  5. Hac 28

    Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah'ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.

  6. Hac 29

    Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i (Kabe'yi) tavaf etsinler.

  7. Hac 30

    Bu böyle. Kim Allah'ın hükümlerine saygı gösterirse, bu, Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. Haramlığı size okunanların (bildirilenlerin) dışında bütün hayvanlar size helal kılındı. Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

27. “İnsanlar arasında haccı ilan et.” Yani onlara haccı bildir, onları haccetmeye çağır, yakındakine de uzakta bulunana da haccın farziyetini ve faziletini bildir. Davet edecek olursan hac ve umre yapmak maksadı ile senin yanına geleceklerdir. Hem de şevklerinden dolayı yaya yani bineksiz olarak “hem de her uzak yoldan gelecek yorgun develer üstünde” Yani pek uzak mesafeleri, dağlar arasındaki geçitleri kat ederek o en şerefli yere ulaşıncaya kadar yol alan zayıf düşmüş her bir deve üzerinde uzak ülkelerden sana geleceklerdir. İbrahim el-Halil aleyhisselam bu emri yerine getirdiği gibi ondan sonra da onun soyundan gelen Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem aynı emri yerine getirmiştir. Her ikisi de bu Beyt’in haccedilmesine insanları davet etmiş, bu konuda davetlerini defalarca tekrarlamışlardır. Yüce Allah’ın da vaadi gerçekleşmiş ve insanlar oraya yerin doğularından da batılarından da binekli, bineksiz gelmişlerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sana inşa etmeni emrettiğimiz Beyti hac etmeleri için insanlar arasında yüksek sesle seslen. Yürüyerek ya da seferden dolayı zayıflayan develer üzerinde sana gelsinler. Develer onları her uzak yoldan taşıyarak getirsinler.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَذِّن ve ezzin ve ilan et kök: اذن
  2. فِى fi içinde
  3. ٱلنَّاسِ n-nasi insanlar kök: نوس
  4. بِٱلْحَجِّ bil-hacci haccı kök: حجج
  5. يَأْتُوكَ ye'tuke sana gelsinler kök: اتي
  6. رِجَالًۭا ricalen rical olarak kök: رجل
  7. وَعَلَىٰ ve ala ve üzerinde
  8. كُلِّ kulli her kök: كلل
  9. ضَامِرٍۢ damirin zayıf, mütevazı kök: ضمر
  10. يَأْتِينَ ye'tine gelen kök: اتي
  11. مِن min (türlü)
  12. كُلِّ kulli her kök: كلل
  13. فَجٍّ feccin yollardan kök: فجج
  14. عَمِيقٍۢ amikin uzak kök: عمق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فجج (3 geçiş)

    Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler, yollar meydana getirdik.

  • Aynı kök: فجج (3 geçiş)

    (19-20) 'Allah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz."

  • Aynı kök: حجج (33 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz,…

  • Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın…

  • Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin…

  • Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi…

  • Aynı kök: حجج (33 geçiş)

    Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak…

  • Aynı kök: حجج (33 geçiş)

    Onlara de ki: "Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz? Halbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İnsanlar arasında haccı ilan et dipnot 1 ki gerek yaya olarak, gerekse uzak yoldan gelen binekler üzerinde sana gelsinler!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Al-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Hacc 22:34-37; Tâhâ 20:14; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.

Mustafa İslamoğlu

Ve insanları hacca davet et! Gerek yaya, gerekse hızlı yol alma yeteneğine sahip ulaşım araçlarına binerek her bir yoldan senin (çağrına) gelsinler

Muhammed Esed

Bunun içindir ki, (ey Muhammed,) bütün insanları hacca çağır: yaya olarak ve hızlı yürüyen her (türlü) binek üstünde, (dünyanın) en uzak köşelerinden sana gelsinler

Ahmed Hulusi

"İnsanlara haccı yaşamalarını ilan et (Beytullah'a davet et) ki yakın veya derin - uzak yollardan gelen her tür binek aracıyla sana gelsinler. "

Ali Bulaç

"İnsanlar içinde haccı duyur; gerek yaya, gerekse uzak yollardan (derin vadilerden) gelen yorgun düşmüş develer üstünde sana gelsinler."

Ali Özek ve heyeti

İnsanlar arasında haccı ilân et ki, gerek yaya olarak, gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argın develer üzerinde,

Ali Rıza Safa

"İnsanlar arasında, Hac duyurusunu yap; yaya olarak ve binekler üzerinde uzak yollardan sana gelsinler!" dipnot 271

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 271
    İlk Hac duyurusunun İbrahim peygamberle başlatıldığı ve Hac görevinin nasıl yapılacağının Allah tarafından ilk olarak İbrahim peygambere öğretildiği ayette bildirilmiştir. "Binekler" sözcüğü, kimi Kur'an çevirilerinde, "Hızlı yürüyen binekler" veya "Yorgunluktan incelmiş binitler" veya "Zayıf develer" veya "Türlü taşıt araçları" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

"İnsanlar için haccı ilan et! Yaya olarak veya uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler."

Edip Yüksel

"İnsanlara Konferans ziyaretini ilan et. Sana yaya olarak veya çeşitli taşıt araçlarıyla uzaklardan gelsinler."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'İnsanlara Hac ziyaretini ilan et. Sana yaya olarak veya çeşitli taşıt araçlarıyla uzaklardan gelsinler.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bütün insanlar içinde haccı ilan et ki, gerek yaya olarak ve gerek uzak yoldan gelen incelmiş develer üzerinde sana gelsinler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve umum nas içinde haccı i'lan eyle gelsinler sana: gerek yaya ve gerek her derin vadiden gelerek incelmiş her bir binid üzerinde

Erhan Aktaş

İnsanları Hacca çağır. Gerek yaya gerek her türlü binek üzerinde, uzak-yakın her yerden sana gelsinler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanları Hacca çağır. Gerek yaya gerek her türlü binek üzerinde, uzak yakın her yerden sana gelsinler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanları Hacca çağır. Gerek yaya gerek her türlü binek üzerinde, uzak yakın her yerden sana gelsinler.

Gültekin Onan

"İnsanlar içinde haccı duyur; gerek yaya, gerekse uzak yollardan (derin vadilerden) gelen yorgun düşmüş develer üstünde sana gelsinler."

Hasan Basri Çantay

"İnsanlar içinde haccı i'lan et. Gerek yaya, gerek her uzak yoldan gelecek arık develerin üstünde (süvari) olarak sana gelsinler".

İbni Kesir

İnsanlar için haccı ilan et. Gerek yaya, gerek arık binekler üzerinde uzak vadiden ve yollardan sana gelsinler.

Mehmet Alagaş

(25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.

Süleyman Ateş

İnsanlar içinde haccı ilan et; yaya olarak veya uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.

Süleymaniye Vakfı

İnsanlara haccı ilan et dipnot 1 ; ister yaya olarak ister dağlar arasındaki yolları aşan bitkin binekler üzerinde sana gelsinler dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki ilan, herkesin bildiği hac ibadetinin tekrar başladığının duyurulmasıdır. Adem aleyhisselamdan beri hac ibadeti yapılan bu yerler, Nuh tufanında kaybolmuştu. İbrahim ve İsmail aleyhisselam, Kabe'nin yerini tespit edip eski temelleri üzerinde yükselttikten sonra, Allah onlara hac ibadetinin yapılacağı diğer yerleri de gösterdi (Bakara 2/127-128). Bundan sonra da haccı ilan etmesini emretti.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanların içinde o haccı ilan et dipnot 1 ki yürüyerek ve bitkin binekler üzerinde bütün derin vadilerden geçerek sana gelsinler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    ve ezzin(وَأَذِّن): ilan etmek. Türkçeye ezan olarak geçmiştir. Bu eylem malum olunanın ilanıdır. Örneğin uzun süre işgal altında kalan bir şehirde zafer elde edildikten sonra okunan ezan, insanlara kılamadığımız o namazı tekrar kılabileceğimizin ilanıdır ve bu eylem namaz ibadetinin ilk başlangıcını değil mecburi ara verilen namazın kaldığı yerden devamını ilan eder. Hac için de aynı fiilin kullanılmasından anlaşılacağı üzere Nuh Tufanı sonrası uzun süre sular altında kalan ve yıkıma uğrayan Kabe'nin kaybolmuş yerinin yeniden tespiti ve İbrahim aleyhiselam ve oğulları tarafından onarımını müteakip ilk ümmetlerden beri bilinen hac ibadetinin kaldığı yerden devamının ilan edildiği bildirilmektedir.

Şaban Britch

İnsanlar arasında haccı ilan et. Yürüyerek ve uzak yollardan yorgun/incelmiş hayvanlar üstünde sana gelsinler.

Şaban Piriş

İnsanlar arasında haccı duyur. Yürüyerek ve uzak yollardan yorgun hayvanlar üstünde sana gelsinler.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanlar içinde haccı ilan et ki, gerek yaya olarak gerekse derin vadilerden gelerek, yorgunluktan incelmiş binitler üzerinde sana ulaşsınlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And proclaim pilgrimage to the people; they shall come to you on foot and mounted upon the back of every lean and exhausted beast of burden from every deep, distant and far away places".

Abdul Haleem

Proclaim the Pilgrimage to all people. They will come to you on foot and on every kind of swift mount, emerging from every deep mountain pass

Abdullah Yusuf Ali

"And proclaim the Pilgrimage among men: they will come to thee on foot and (mounted) on every kind of camel, lean on account of journeys through deep and distant mountain highways;

Abul A'la Maududi

and publicly proclaim Pilgrimage for all mankind so that they come to you on foot and mounted on lean dipnot 1 camels dipnot 2 from every distant point

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The expression lean camels has been deliberately used to depict the picture of the camels of pilgrims coming from far off places to perform Hajj.
  2. metne dön, dipnot 2
    In my opinion the address to Prophet Abraham (peace be upon him) comes to an end with (verse 27, and verses 28- 29) have been added to emphasize and give further instructions for the performance of Hajj. We have based this opinion on the use of the epithet Ancient House of the Kabah. It could not have been used at the time when Prophet Abraham (peace be upon him) built it. (For further details about the construction of the Kabah see (Surah Al-Baqarah, Ayats 125-129); (Surah Aal-Imran, Ayats, 96-97); and(Surah Ibrahim, Ayats 35-41).

Aisha Bewley

Announce the Hajj to mankind. They will come to you on foot and on every sort of lean animal, coming by every distant road

Al-Hilali & Khan

And proclaim to mankind the Hajj (pilgrimage). They will come to you on foot and on every lean camel, they will come from every deep and distant (wide) mountain highway (to perform Hajj ).[1]

Ali Quli Qarai

And proclaim the ḥajj to people: they shall come to you on foot and on lean camels coming from distant places,

Amatul Rahman Omar

(Prophet!) call on people to make the Pilgrimage, they will come to you on foot and riding on all sorts of lean and fast (means of transport), coming from every distant deep highway (and mount track).

Arthur John Arberry

and proclaim among men the Pilgrimage, and they shall come unto thee on foot and upon every lean beast, they shall come from every deep ravine

Bijan Moeinian

"Call people to come (for the pilgrimage) and they will come on foot, and on exhausted means of transportations from far away. "

E. Henry Palmer

'And proclaim amongst men the Pilgrimage; let them come to you on foot and on every slim camel, from every deep pass,

Edip-Layth

Call out to people with the Pilgrimage, they will come to you walking and on every transport, they will come from every deep enclosure.

George Sale

And proclaim unto the people a solemn pilgrimage; let them come unto thee on foot, and on every lean camel, arriving from every distant road;

Hamid S. Aziz

And when We prepared the site (in Mecca) for Abraham as the place of the Holy House, saying, "Associate naught with Me, but cleanse My House for those who make the rounds, for those who stand to pray, for those who bow, and for those too who prostrate themselves.

Mahmoud Ghali

And announce to mankind the Pilgrimage; they shall come up (hurriedly) to you on foot and upon every slender (conveyance); they shall definitely come up from every deep ravine.

Marmaduke Pickthall

And proclaim unto mankind the pilgrimage. They will come unto thee on foot and on every lean camel; they will come from every deep ravine,

Mohamed Ahmed - Samira

Announce the Pilgrimage to the people. They will come to you on foot and riding along distant roads on lean and slender beasts,

Muhammad Asad

Hence, [O Muhammad,] proclaim thou unto all people the [duty of] pilgrimage: they will come unto thee on foot and on every [kind of] fast mount, coming from every far-away point [on earth],

Mustafa Khattab

Call ˹all˺ people to the pilgrimage.[1] They will come to you on foot and on every lean camel from every distant path,

Progressive Muslims

And call out to mankind with the Pilgrimage, they will come to you walking and on every transport, they will come from every deep enclosure.

Rashad Khalifa

"And proclaim that the people shall observe Hajj pilgrimage.* They will come to you walking or riding on various exhausted (means of transportation). They will come from the farthest locations."

Sahih International

And proclaim to the people the úajj [pilgrimage]; they will come to you on foot and on every lean camel; they will come from every distant pass -

Sam Gerrans

“And proclaim thou among mankind the pilgrimage; they will come to thee on foot, and on every lean mount; they will come from every deep mountain pass,

Shabbir Ahmed

"And announce to mankind the duty of Pilgrimage. They will come to you on foot, and on every kind of fast mount, coming from every far-away point on earth."

Syed Vickar Ahamed

"And proclaim (the duties of pilgrimage) among men: They will come to you on foot and on every kind of camel, (turned) lean because of travels through deep and distant mountain roads;

Taqi Usmani

and announce among people about (the obligation of) Hajj, so that they should come to you on foot, and on every camel turned lean, traveling through every distant hilly pathway,

The Monotheist Group

Andcall out to the people with the Pilgrimage, they will come to you walking and on every transport, they will come from every deep enclosure.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 27. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 27. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 27. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩