76. sure

İnsân Suresi الانسان

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. İnsanın yaratılışı ve iki yol 1–4 karşılaştır — İnsanın yaratılışı ve iki yol
  2. İyilerin vasıfları: yoksula, yetime ve esire yedirmek 5–12 karşılaştır — İyilerin vasıfları: yoksula, yetime ve esire yedirmek
  3. Cennet nimetleri 13–22 karşılaştır — Cennet nimetleri
  4. Sabret, Rabbini an; bu bir öğüttür 23–31 karşılaştır — Sabret, Rabbini an; bu bir öğüttür

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

İnsanın yaratılışı ve iki yol 1–4

  1. İnsân suresi, 1. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 1. ayet. هَلْ أَتَىٰ عَلَى ٱلْإِنسَٰنِ حِينٌ مِّنَ ٱلدَّهْرِ لَمْ يَكُن شَيْـًٔا مَّذْكُورًا

    hel etâ `ale-l'insâni ḥînüm mine-ddehri lem yekün şey'em meẕkûrâ.

    Ahmed Hulusi

    Dehr'de insanın anılmadığı bir süreç yok muydu?

    Ayet detayı — İnsân suresi, 1. ayet

  2. İnsân suresi, 2. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 2. ayet. إِنَّا خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن نُّطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَّبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَٰهُ سَمِيعًۢا بَصِيرًا

    innâ ḫalaḳne-l'insâne min nuṭfetin emşâc. nebtelîhi fece`alnâhü semî`am beṣîrâ.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki biz insanı, bir takım katkılarla (genetik kalıtımla) karışık bir spermden yarattık da; onu algılayan ve değerlendiren olarak meydana getirdik.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 2. ayet

  3. İnsân suresi, 3. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 3. ayet. إِنَّا هَدَيْنَٰهُ ٱلسَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرًا وَإِمَّا كَفُورًا

    innâ hedeynâhü-ssebîle immâ şâkirav veimmâ kefûrâ.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki biz ona o yolu (aklını kullanarak iman etme yolunu) gösterdik. Ya şükredici olur (Rabbini değerlendirir), ya küfür (gerçeği ret) edici!

    Ayet detayı — İnsân suresi, 3. ayet

  4. İnsân suresi, 4. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 4. ayet. إِنَّآ أَعْتَدْنَا لِلْكَٰفِرِينَ سَلَٰسِلَا۟ وَأَغْلَٰلًا وَسَعِيرًا

    innâ a`tednâ lilkâfirîne selâsile veaglâlev vese`îrâ.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki biz hakikat bilgisini inkar edenler için silsileler (zincirler - toplumsal şartlanmalar ve değer yargıları), ağlal (boyun bağları - bedenselliğin bağları) ve sair (alevli ateş - yanış) hazırladık.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 4. ayet

İyilerin vasıfları: yoksula, yetime ve esire yedirmek 5–12

  1. İnsân suresi, 5. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 5. ayet. إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِن كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا

    inne-l'ebrâra yeşrabûne min ke'sin kâne mizâcühâ kâfûrâ.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki Ebrar (iyiler), mizacı (özelliği) kafur (kalbe kuvvet veren bir içecek) olan bir kaseden içerler.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 5. ayet

  2. İnsân suresi, 6. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 6. ayet. عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ ٱللَّهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْجِيرًا

    `ayney yeşrabü bihâ `ibâdü-llâhi yüfeccirûnehâ tefcîrâ.

    Ahmed Hulusi

    (O kafur), Allah kullarının (kendi özlerinden) fışkırtıp akıtarak içtiği tükenmez bir kaynaktır.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 6. ayet

  3. İnsân suresi, 7. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 7. ayet. يُوفُونَ بِٱلنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُۥ مُسْتَطِيرًا

    yûfûne binneẕri veyeḫâfûne yevmen kâne şerruhû müsteṭîrâ.

    Ahmed Hulusi

    (O Ebrar) ahdlerini tam yerine getirirler ve şerri yayılıp giden bir günden korkarlar!

    Ayet detayı — İnsân suresi, 7. ayet

  4. İnsân suresi, 8. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 8. ayet. وَيُطْعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا

    veyuṭ`imûne-ṭṭa`âme `alâ ḥubbihî miskînev veyetîmev veesîrâ.

    Ahmed Hulusi

    O'nun sevgisi ile yoksulu, yetimi ve ellerine mahkum olanları doyururlar.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 8. ayet

  5. İnsân suresi, 9. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 9. ayet. إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ ٱللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمْ جَزَآءً وَلَا شُكُورًا

    innemâ nuṭ`imüküm livechi-llâhi lâ nürîdü minküm cezâev velâ şükûrâ.

    Ahmed Hulusi

    "Yalnızca Vechullah adına sizi yediriyoruz. . . Sizden ne bir karşılık ve ne de bir teşekkür istemiyoruz. "

    Ayet detayı — İnsân suresi, 9. ayet

  6. İnsân suresi, 10. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 10. ayet. إِنَّا نَخَافُ مِن رَّبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَرِيرًا

    innâ neḫâfü mir rabbinâ yevmen `abûsen ḳamṭarîrâ.

    Ahmed Hulusi

    "Muhakkak ki biz Rabbimizden, gazaplı ve çok çetin bir süreçten korkarız" (derler).

    Ayet detayı — İnsân suresi, 10. ayet

  7. İnsân suresi, 11. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 11. ayet. فَوَقَىٰهُمُ ٱللَّهُ شَرَّ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمِ وَلَقَّىٰهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًا

    feveḳâhümü-llâhü şerra ẕâlike-lyevmi veleḳḳâhüm naḍratev vesürûrâ.

    Ahmed Hulusi

    Bundan dolayı Allah, işte o sürecin şerrinden onları korudu ve onlara bir parlaklık ve sürur verdi.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 11. ayet

  8. İnsân suresi, 12. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 12. ayet. وَجَزَىٰهُم بِمَا صَبَرُوا۟ جَنَّةً وَحَرِيرًا

    vecezâhüm bimâ ṣaberû cennetev veḥarîrâ.

    Ahmed Hulusi

    Onlara sabırlarını cennet ve ipek ile cezalandırdı!

    Ayet detayı — İnsân suresi, 12. ayet

Cennet nimetleri 13–22

  1. İnsân suresi, 13. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 13. ayet. مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ لَا يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَرِيرًا

    müttekiîne fîhâ `ale-l'erâik. lâ yeravne fîhâ şemsev velâ zemherîrâ.

    Ahmed Hulusi

    Onda koltuklar üzerine yaslanırlar. . . Orada ne güneş (sıcağı) görürler ve ne de zemherir (dondurucu soğuğu). (Bedensel duyular yoktur o yaşam boyutunda anlamına. A. H. )

    Ayet detayı — İnsân suresi, 13. ayet

  2. İnsân suresi, 14. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 14. ayet. وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَٰلُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْلِيلًا

    vedâniyeten `aleyhim żilâlühâ veẕüllilet ḳuṭûfühâ teẕlîlâ.

    Ahmed Hulusi

    Onun gölgeleri üzerlerine yakın, onun devşirilenleri (marifetleri) ise boyun eğdirilmiş haldedir.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 14. ayet

  3. İnsân suresi, 15. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 15. ayet. وَيُطَافُ عَلَيْهِم بِـَٔانِيَةٍ مِّن فِضَّةٍ وَأَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَارِيرَا۠

    veyüṭâfü `aleyhim biâniyetim min fiḍḍativ veekvâbin kânet ḳavârîrâ.

    Ahmed Hulusi

    Gümüşten kaplar ve billur testiler dolaştırılır çevrelerinde.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 15. ayet

  4. İnsân suresi, 16. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 16. ayet. قَوَارِيرَا۟ مِن فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْدِيرًا

    ḳavârîrae min fiḍḍatin ḳadderûhâ taḳdîrâ.

    Ahmed Hulusi

    Miktarlarını kendilerinin takdir ettiği gümüşten billur kadehlerdir!

    Ayet detayı — İnsân suresi, 16. ayet

  5. İnsân suresi, 17. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 17. ayet. وَيُسْقَوْنَ فِيهَا كَأْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنجَبِيلًا

    veyüsḳavne fîhâ ke'sen kâne mizâcühâ zencebîlâ.

    Ahmed Hulusi

    Onda özelliği zencefil olan bir kase içirilirler.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 17. ayet

  6. İnsân suresi, 18. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 18. ayet. عَيْنًا فِيهَا تُسَمَّىٰ سَلْسَبِيلًا

    `aynen fîhâ tüsemmâ selsebîlâ.

    Ahmed Hulusi

    Onda "Selsebil" denen bir kaynaktır.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 18. ayet

  7. İnsân suresi, 19. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 19. ayet. وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤًا مَّنثُورًا

    veyeṭûfü `aleyhim vildânüm müḫalledûn. iẕâ raeytehüm ḥasibtehüm lü'lüem menŝûrâ.

    Ahmed Hulusi

    Çevrelerinde ölümsüz genç hizmetliler dolaşır. . . Onları gördüğünde, saçılmış inci sanırsın!

    Ayet detayı — İnsân suresi, 19. ayet

  8. İnsân suresi, 20. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 20. ayet. وَإِذَا رَأَيْتَ ثَمَّ رَأَيْتَ نَعِيمًا وَمُلْكًا كَبِيرًا

    veiẕâ raeyte ŝemme raeyte ne`îmev vemülken kebîrâ.

    Ahmed Hulusi

    Nereye baksan (sırf) nimet ve büyük bir mülk olarak görürsün.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 20. ayet

  9. İnsân suresi, 21. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 21. ayet. عَٰلِيَهُمْ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضْرٌ وَإِسْتَبْرَقٌ وَحُلُّوٓا۟ أَسَاوِرَ مِن فِضَّةٍ وَسَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا

    `âliyehüm ŝiyâbü sündüsin ḫuḍruv veistebraḳ. veḥullû esâvira min fiḍḍah. veseḳâhüm rabbühüm şerâben ṭahûrâ.

    Ahmed Hulusi

    Üzerlerinde ince - latif ipekten ve kalın ipekten elbiseler vardır. . . Gümüş bileziklerle süslenmişlerdir. . . Rableri onlara şarab'en tahura (temiz şarap) içirmiştir. (Tüm bu cennet tanımlamaları, Ra'd: 35 ve Muhammed: 15'teki açıklamalarla vurgulandığı üzere; "meselül cennetilletiy" yani cennetin temsil - benzetme yollu misali anlatımıdır. Bu gerçeklik unutulmaya. A. H. )

    Ayet detayı — İnsân suresi, 21. ayet

  10. İnsân suresi, 22. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 22. ayet. إِنَّ هَٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَآءً وَكَانَ سَعْيُكُم مَّشْكُورًا

    inne hâẕâ kâne leküm cezâev vekâne sa`yüküm meşkûrâ.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki bu sizin için cezadır (karşılık, yapılmış olanların getirisi)! İmanlı çalışmalarınız tam hakkıyla değerlendi!

    Ayet detayı — İnsân suresi, 22. ayet

Sabret, Rabbini an; bu bir öğüttür 23–31

  1. İnsân suresi, 23. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 23. ayet. إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ تَنزِيلًا

    innâ naḥnü nezzelnâ `aleyke-lḳur'âne tenzîlâ.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki biz, evet biz Kuran'ı, sana tenzil ettik (bölüm bölüm açığa çıkardık sende)!

    Ayet detayı — İnsân suresi, 23. ayet

  2. İnsân suresi, 24. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 24. ayet. فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ ءَاثِمًا أَوْ كَفُورًا

    faṣbir liḥukmi rabbike velâ tüṭi` minhüm âŝimen ev kefûrâ.

    Ahmed Hulusi

    O halde Rabbinin hükmüne sabret ve onlardan hiçbir isyankara yahut inatla inkar edip gerçeği örtene uyma!

    Ayet detayı — İnsân suresi, 24. ayet

  3. İnsân suresi, 25. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 25. ayet. وَٱذْكُرِ ٱسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَأَصِيلًا

    veẕküri-sme rabbike bükratev veeṣîlâ.

    Ahmed Hulusi

    Sabah - akşam Rabbinin ismini zikret (hatırla)!

    Ayet detayı — İnsân suresi, 25. ayet

  4. İnsân suresi, 26. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 26. ayet. وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَٱسْجُدْ لَهُۥ وَسَبِّحْهُ لَيْلًا طَوِيلًا

    vemine-lleyli fescüd lehû vesebbiḥhü leylen ṭavîlâ.

    Ahmed Hulusi

    Gecenin bir kısmında O'na secde et; O'nu tespih et gece içinde uzun şekilde.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 26. ayet

  5. İnsân suresi, 27. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 27. ayet. إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ يُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَآءَهُمْ يَوْمًا ثَقِيلًا

    inne hâülâi yüḥibbûne-l`âcilete veyeẕerûne verâehüm yevmen ŝeḳîlâ.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki bunlar, önlerindeki dünyayı seviyorlar ve arkasından gelecek çok zorlu bir süreci hesap etmiyorlar!

    Ayet detayı — İnsân suresi, 27. ayet

  6. İnsân suresi, 28. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 28. ayet. نَّحْنُ خَلَقْنَٰهُمْ وَشَدَدْنَآ أَسْرَهُمْ وَإِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَآ أَمْثَٰلَهُمْ تَبْدِيلًا

    naḥnü ḫalaḳnâhüm veşedednâ esrahüm. veiẕâ şi'nâ beddelnâ emŝâlehüm tebdîlâ.

    Ahmed Hulusi

    Onları biz yarattık ve onların bağlarını güçlü kıldık… Dilediğimiz vakit de onların benzerleri ile değiştiririz.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 28. ayet

  7. İnsân suresi, 29. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 29. ayet. إِنَّ هَٰذِهِۦ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا

    inne hâẕihî teẕkirah. femen şâe-tteḫaẕe ilâ rabbihî sebîlâ.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki bu bir tezkiredir (hakikati hatırlatmadır)! Dileyen Rabbine (erdiren) bir yol edinir!

    Ayet detayı — İnsân suresi, 29. ayet

  8. İnsân suresi, 30. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 30. ayet. وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا

    vemâ teşâûne illâ ey yeşâe-llâh. inne-llâhe kâne `alîmen ḥakîmâ.

    Ahmed Hulusi

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz! Muhakkak ki Allah 'Aliym Hakiym'dir.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 30. ayet

  9. İnsân suresi, 31. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 31. ayet. يُدْخِلُ مَن يَشَآءُ فِى رَحْمَتِهِۦ وَٱلظَّٰلِمِينَ أَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًۢا

    yüdḫilü mey yeşâü fî raḥmetih. veżżâlimîne e`adde lehüm `aẕâben elîmâ.

    Ahmed Hulusi

    Dilediğini Rahmetine dahil eder! Zalimlere gelince, onlara feci bir azap hazırlamıştır!

    Ayet detayı — İnsân suresi, 31. ayet