İnsân suresi · 23–31. ayetler

Sabret, Rabbini an; bu bir öğüttür

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. İnsân suresi, 23. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnsân suresi, 23. ayet. إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ تَنزِيلًا

    Diyanet İşleri

    Şüphe yok ki, Kur'an'ı sana elbette biz indirdik biz.

    Mehmet Okuyan

    Kur'an'ı sana peyder pey indiren elbette biziz, biz.

    Mustafa İslamoğlu

    Elbez biz, evet Biziz Kur'an'ı sana tedrici bir süreç içinde indiren;

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki, (ey iman eden,) bu Kur'an'ı sana safha safha indiren Biziz, gerçek bir armağan (olarak!)

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki biz, evet biz Kuran'ı, sana tenzil ettik (bölüm bölüm açığa çıkardık sende)!

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki, Kur'an'ı senin üzerine 'safhalar halinde bir indirme tarzıyla (tenzil)' indiren biziz, biz.

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Kur'an'ı sana biz, evet biz indirdik.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, Kur'an'ı, parçalar biçiminde, sana Biz indirdik; Biz!

    Bayraktar Bayraklı

    Kur'an'ı sana biz indirdik.

    Edip Yüksel

    Kuşkusuz, Kuran'ı sana bir indirişle biz indirdik.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kuşkusuz, Kuran'ı sana bir indirişle biz indirdik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gerçekten Kur'an'ı Biz sana aşama aşama indirdik.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Filhakika biz indirdik biz sana Kur'anı ceste ceste

    Erhan Aktaş

    Kuşkusuz Biz, Kur'an'ı sana parça parça indirdik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kuşkusuz Biz, Kur'an'ı sana parça parça indirdik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kur'an'ı sana parça parça indirdik.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu ki, Kuran'ı senin üzerine 'safhalar halinde bir indirme tarzıyla (tenzil)' indiren biziz, biz.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, Kur'anı sana ceste ceste biz indirdik biz.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki Kur'an'ı sana indiren Biziz, Biz.

    Mehmet Alagaş

    (23-31) Muhakkak ki biz sana Kur’an -ı aralıklı indirmelerle indirdik , Rabbinin hükmüne sabret onlardan hiçbir günahkâr veya kafire uyma / tabi olma , Rabbinin ismini sabah akşam anarak hatırla , gecede O’na secde et, O’nu uzun gece boyunca üstün tut / tesbih et , işte onlar kesinlikle hemen olanı / acele olanı seviyorlar , ağır günü ise arkalarına atıyorlar / arkalarına bırakıyorlar , biz onları yarattık eklemlerini / mafsallarını pekiştirdik / bağladık , istediğimiz vakitte, onları onların benzerleri ile değiş tokuş / trampa ederiz / mübadele ederiz, kesinlikle bu size ve Allah’a giden bir yol edinmek isteyene bir öğüttür, siz Allah’ın istediğinin dışında isteyemezsiniz, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir, istediği kimseyi esirgemesine / rahmetine / merhametine sokar / dâhil eder, zalimlere ise onlar için de acıtıcı bir azap hazırlamıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphe yok ki, Kur’an’ı sana elbette biz indirdik, biz!

    Süleyman Ateş

    Muhakkak Biziz, Biz ki sana Kur'an'ı parça parça indirdik.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu Kur'an'ı sana parça parça Biz indirdik Biz!

    Şaban Britch

    Şüphe yok ki, Kur’an’ı sana elbette biz indirdik biz.

    Şaban Piriş

    Şüphesiz Kur'an'ı sana aşama aşama indiren biziz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz indirdik o Kur'an'ı sana parça parça, biz!

  2. İnsân suresi, 24. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnsân suresi, 24. ayet. فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ ءَاثِمًا أَوْ كَفُورًا

    Diyanet İşleri

    O halde, Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkara ve hiçbir nanköre itaat etme.

    Mehmet Okuyan

    Rabbinin hükmü için sabret! Onlardan hiçbir günahkâra veya hiçbir nanköre itaat etme!

    Mustafa İslamoğlu

    artık Rabbinin hükmünü sabırla bekle ve onlardan hiçbir günahkar veya nanköre uyma!

    Muhammed Esed

    Öyleyse Rabbinin hükmünü sabırla bekle ve onlardan hiçbir günahkara veya nanköre uyma;

    Ahmed Hulusi

    O halde Rabbinin hükmüne sabret ve onlardan hiçbir isyankara yahut inatla inkar edip gerçeği örtene uyma!

    Ali Bulaç

    Öyleyse, Rabbinin hükmüne sabır göster. Onlardan günahkar veya nankör olana itaat etme.

    Ali Özek ve heyeti

    Artık Rabbinin hükmüne (boyun eğip)sabret; onlardan hiçbir günahkâra, yahut hiçbir nanköre boyun eğme.

    Ali Rıza Safa

    Artık, Efendinin yargısına sabret ve onlardan suçlu veya nankör olanlara uyma.

    Bayraktar Bayraklı

    Artık Rabbinin hükmüne sabret; onlardan hiçbir günahkara, hiçbir nanköre boyun eğme!

    Edip Yüksel

    Öyleyse Efendinin hükmünü izlemekte sabret; onlardan hiçbir nankör günahkara uyma.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Öyleyse Rabbinin hükmünü izlemekte sabret; onlardan hiç bir nankör günahkara uyma.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O halde Rabbinin hükmünü vermesi için de sabret. Onlardan bir günahkara veya nanköre itaat etme!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O halde sabret rabbının hukmünü vermesi için de itaat etme onlardan bir asime veya nanköre

    Erhan Aktaş

    Artık Rabb'inin hükmü için sabret. Onlardan, günahkarlara ve Kafirlere uyma.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Artık Rabb'inin hükmü için sabret. Onlardan, günahkarlara ve gerçeği yalanlayan nankörlere uyma.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Artık Rabb'inin hükmü için sabret. Onlardan, günahkarlara ve gerçeği yalanlayan nankörlere uyma.

    Gültekin Onan

    Öyleyse, rabbinin hükmüne sabır göster. Onlardan günahkar veya (çok) kafirlere itaat etme.

    Hasan Basri Çantay

    Artık Rabbinin hükmüne (rızaa ile) sabret. Onlardan hiçbir günahkara, yahud hiçbir nanköre boyun eğme.

    İbni Kesir

    Öyleyse Rabbının hükmüne sabret ve onlardan hiç bir günahkara veya inkarcıya itaat etme.

    Mehmet Alagaş

    (23-31) Muhakkak ki biz sana Kur’an -ı aralıklı indirmelerle indirdik , Rabbinin hükmüne sabret onlardan hiçbir günahkâr veya kafire uyma / tabi olma , Rabbinin ismini sabah akşam anarak hatırla , gecede O’na secde et, O’nu uzun gece boyunca üstün tut / tesbih et , işte onlar kesinlikle hemen olanı / acele olanı seviyorlar , ağır günü ise arkalarına atıyorlar / arkalarına bırakıyorlar , biz onları yarattık eklemlerini / mafsallarını pekiştirdik / bağladık , istediğimiz vakitte, onları onların benzerleri ile değiş tokuş / trampa ederiz / mübadele ederiz, kesinlikle bu size ve Allah’a giden bir yol edinmek isteyene bir öğüttür, siz Allah’ın istediğinin dışında isteyemezsiniz, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir, istediği kimseyi esirgemesine / rahmetine / merhametine sokar / dâhil eder, zalimlere ise onlar için de acıtıcı bir azap hazırlamıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O halde Rabbinin hükmüne sabret ve onlardan hiçbir günahkâra ve kâfire de itaat etme!

    Süleyman Ateş

    O halde Rabbinin hükmüne sabret ve onlardan hiçbir günahkara, yahut nanköre ita'at etme.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rabbinin kararı gereği, sen sabırlı davran. Günahkarlara da ayetleri görmezlikten gelenlere de boyun eğme.

    Şaban Britch

    Öyleyse, Rabbinin hükmü için sabret, onlardan hiç bir günahkâra ve kâfire itaat etme!

    Şaban Piriş

    Öyleyse, Rabbinin hükmü için sabret, onlardan hiçbir günahkara ve kafire itaat etme.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O halde, Rabbinin hükmü karşısında sabret ve onların günahkarlarına da nankörlerine de boyun eğme.

  3. İnsân suresi, 25. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnsân suresi, 25. ayet. وَٱذْكُرِ ٱسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَأَصِيلًا

    Diyanet İşleri

    Sabah akşam Rabbinin adını an.

    Mehmet Okuyan

    Sabah akşam Rabbinin ismini an!

    Mustafa İslamoğlu

    Rabbinin ismini sabah(tan) akşam(a dek) yad et!

    Muhammed Esed

    Rabbinin ismini sabah akşam an

    Ahmed Hulusi

    Sabah - akşam Rabbinin ismini zikret (hatırla)!

    Ali Bulaç

    Ve sabah, akşam Rabbinin adını zikret.

    Ali Özek ve heyeti

    Sabah akşam Rabbinin ismini yâdet.

    Ali Rıza Safa

    Efendinin İsmini, sabah-akşam an!

    Bayraktar Bayraklı

    Sabahakşam Rabbinin ismini an!

    Edip Yüksel

    Sabah akşam Efendinin ismini an.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sabah akşam Rabbinin ismini an.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Rabbinin ismini hem (sabah) erken, hem de ikindi üstü an!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve rabbının ismini an hem irken hem ikindileyin

    Gültekin Onan

    Ve sabah, akşam rabbinin adını zikret.

    Hasan Basri Çantay

    Sabah, akşam Rabbinin adını an.

    İbni Kesir

    Sabah akşam Rabbının adını zikret.

    Mehmet Alagaş

    (23-31) Muhakkak ki biz sana Kur’an -ı aralıklı indirmelerle indirdik , Rabbinin hükmüne sabret onlardan hiçbir günahkâr veya kafire uyma / tabi olma , Rabbinin ismini sabah akşam anarak hatırla , gecede O’na secde et, O’nu uzun gece boyunca üstün tut / tesbih et , işte onlar kesinlikle hemen olanı / acele olanı seviyorlar , ağır günü ise arkalarına atıyorlar / arkalarına bırakıyorlar , biz onları yarattık eklemlerini / mafsallarını pekiştirdik / bağladık , istediğimiz vakitte, onları onların benzerleri ile değiş tokuş / trampa ederiz / mübadele ederiz, kesinlikle bu size ve Allah’a giden bir yol edinmek isteyene bir öğüttür, siz Allah’ın istediğinin dışında isteyemezsiniz, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir, istediği kimseyi esirgemesine / rahmetine / merhametine sokar / dâhil eder, zalimlere ise onlar için de acıtıcı bir azap hazırlamıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sabah, akşam Rabbinin adını zikret.

    Süleyman Ateş

    Sabah akşam Rabbinin adını an.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sabah akşam Rabbinin adını aklından çıkarma. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onun sözleri hep aklında olsun. Zikretmek, hatırlamak, aklından çıkarmamak anlamına gelir. Detaylı açıklama için Bkz. Bakara 2/152 ve dipnotu.

    Şaban Britch

    Sabah, akşam Rabbinin adını zikret.

    Şaban Piriş

    Sabah, akşam Rabbinin adını zikret.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rabbinin adını sabahtan da akşamdan da an!

  4. İnsân suresi, 26. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnsân suresi, 26. ayet. وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَٱسْجُدْ لَهُۥ وَسَبِّحْهُ لَيْلًا طَوِيلًا

    Diyanet İşleri

    Gecenin bir kısmında O'na secde et; geceleyin de O'nu uzun uzadıya tespih et.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve gecenin bir vaktinde O'na secde et ve uzun geceler boyu O'nun şanını yücelt!

    Muhammed Esed

    ve gecenin bir kısmında, O'nun önünde secde et ve uzun geceler boyu O'nun sınırsız şanını yücelt.

    Ahmed Hulusi

    Gecenin bir kısmında O'na secde et; O'nu tespih et gece içinde uzun şekilde.

    Ali Bulaç

    Gecenin bir bölümünde O'na secde et ve geceleyin uzun uzadıya O'nu tesbih et.

    Ali Özek ve heyeti

    Gecenin bir kısmında O'na secde et; gecenin uzun bir bölümünde de O'nu tesbih et.

    Ali Rıza Safa

    Ayrıca, gecenin bir bölümünde O'na secde et ve geceleyin uzun bir süre yücelterek O'nu an!

    Bayraktar Bayraklı

    Gecenin bir kısmında O'na secde et, gecenin uzun bir bölümünde de O'nu tesbih et!

    Edip Yüksel

    Geceleyin O'na secde et ve O'nu yücelt uzunca gecelerde.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Geceleyin O'na secde et ve O'nu uzun gecelerde yücelt.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gecenin bir kısmında O'na secde et ve uzun bir gece O'nu tesbih et!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    giceden de ona secde et ve tesbih et ona uzun gece

    Erhan Aktaş

    Gecenin bir bölümünde O'na secde et. dipnot 1 Ve gece uzunca O'nu tesbih dipnot 2 et.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Secde; tam bir teslimiyet içinde Allah'a bağlılık göstermek, itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek, saygı göstermek ve içtenlikle boyun eğmek demektir. Diğer bir anlamı ile de secde bütün bir varlığın Allah'ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olması, boyun bükmesidir. Namaz kılarken alnı yere koymak.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilinci ile O'nu tefekkür et. Allah'ı, şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri yücelt.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gecenin bir bölümünde O'na secde dipnot 1 et. Ve gece uzunca O'nu tesbih dipnot 2 et.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Secde; tam bir teslimiyet içinde Allah'a bağlılık göstermek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek ve içtenlikle boyun eğmek demektir. Bütün bir varlığın Allah'ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olması, boyun bükmesidir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılmasıdır. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. (20:130). Tesbihi, namazda tesbih çekmeye indirgemek bidat ve hurafedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gecenin bir bölümünde O'na secde dipnot 1 et. Ve gece uzunca O'nu tesbih dipnot 2 et.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Saygı gösterip, değerini takdir etme. Saygı sunma. Selama durma. Secde sözcüğü, yer aldığı ayetlerin tamamında bu anlama gelmekte olup, namazda yapılan secde gibi başın yere konmasıyla bir ilgisi yoktur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Tesbihi, namaza indirgemek doğru değildir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılması etkinliğidir. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. (20/Taha, 130).

    Gültekin Onan

    Gecenin bir bölümünde O'na secde et ve geceleyin uzun uzadıya O'nu tesbih et.

    Hasan Basri Çantay

    Ve gecenin bir kısmında Ona secde et. Gecenin uzun bir bölümünde de Onu tesbih (ve tenzih) eyle.

    İbni Kesir

    Geceleyin O'na secde et. Ve geceleri uzun uzun O'nu tesbih et.

    Mehmet Alagaş

    (23-31) Muhakkak ki biz sana Kur’an -ı aralıklı indirmelerle indirdik , Rabbinin hükmüne sabret onlardan hiçbir günahkâr veya kafire uyma / tabi olma , Rabbinin ismini sabah akşam anarak hatırla , gecede O’na secde et, O’nu uzun gece boyunca üstün tut / tesbih et , işte onlar kesinlikle hemen olanı / acele olanı seviyorlar , ağır günü ise arkalarına atıyorlar / arkalarına bırakıyorlar , biz onları yarattık eklemlerini / mafsallarını pekiştirdik / bağladık , istediğimiz vakitte, onları onların benzerleri ile değiş tokuş / trampa ederiz / mübadele ederiz, kesinlikle bu size ve Allah’a giden bir yol edinmek isteyene bir öğüttür, siz Allah’ın istediğinin dışında isteyemezsiniz, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir, istediği kimseyi esirgemesine / rahmetine / merhametine sokar / dâhil eder, zalimlere ise onlar için de acıtıcı bir azap hazırlamıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Geceleri de ona secde et ve geceleyin uzun (bir süre) onu tesbih et.

    Süleyman Ateş

    Gecenin bir bölümünde O'na secde et ve geceleyin uzun zaman O'nu tesbih eyle (şanının yüceliğini an)!

    Süleymaniye Vakfı

    Gecenin bir kısmında ona secde et dipnot 1 . Gecenin uzun bölümünde de O'na ibadet et dipnot 2 (nafile namaz kıl).

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Secdenin kök anlamı eğilmedir (Müfredat). Bu sebeple Güneş, Ay, gezegenler, dünya ve yıldızlar arasında oluşan eğimler /deklinasyon ve ona bağlı olarak gölgenin uzayıp kısalması, "secde" kelimesiyle ifade edilmiştir (Nahl 16/48, Ra'd 13/15). Bazı ayetlerde sadece itaat anlamında (Hac 22/18, İnşikak 84/21), bazılarında da itaat ile birlikte fiziki eğilme anlamında kullanılır (Bakara 2/34, 58, Nisa 4/154, A'raf 7/161, Yusuf 12/4 ve 100). Nitekim namazda, vücudumuz ayaklar, eller ve dizler üzerinde yere paralelken alnı yere koymak da Allah'a itaat ederek eğilme anlamındaki secdedir (Nisa 4/102-103).
    2. metne dön, dipnot 2
      Gecenin uzun bölümü yatsı sonu ile sabah namazının arasındaki bölümdür. Bu vakit, teheccüd namazı vaktidir. Teheccüd namazı Nebimize farzdır (İsra 17/79), bu ayette de diğer müminlere tavsiye edilmiştir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gecenin bir kısmında O'na secde et (namaz kıl) dipnot 1 . Gecenin uzun bölümünde de O'na ibadet et dipnot 2 (namaz kıl, Kur'an'a çalış.)

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayettin ilk cümlesinde ‘secde et' buyrulduğundan bunlar gece namazları olan akşam, yatsı ve sabah namazlarıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayetin ikinci cümlesinde ‘tespih et' buyurulmaktadır. Tespih, namaz da dahil Allah'a yapılan sürekli ibadetler, O'na boyun eğmek, kulluk etmek, O'nun indirdiğini anlayarak ve tekrar tekrar okumak anlamlarına gelir.

    Şaban Britch

    Geceleri de ona secde et ve geceleyin uzun (bir süre) onu tesbih et.

    Şaban Piriş

    Geceleri de ona secde et ve gece boyunca onu tesbih et.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Gecenin bir kısmında da O'na secde et! Ve geceleyin O'nu uzunca tespih et/uzun bir gece boyu O'nu tespih et!

  5. İnsân suresi, 27. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnsân suresi, 27. ayet. إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ يُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَآءَهُمْ يَوْمًا ثَقِيلًا

    Diyanet İşleri

    Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki bu (insa)nlar, çabucak geçen (dünyay)ı seviyorlar da ağır günü (ahireti) arkalarına atıyorlar. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Kıyâmet 75:20-21; A‘lâ 87:16.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne var ki şu (nankör) adamlar hemen şimdi ve burada olanı seviyorlar da, zor bir günü (gündemlerine almayı) erteliyorlar.

    Muhammed Esed

    Bakın, (Allah'ı umursamayan) şu adamlar bu gelip geçici dünyayı severler, ama ızdırap dolu bir Günü (düşünmeyi) ihmal ederler.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki bunlar, önlerindeki dünyayı seviyorlar ve arkasından gelecek çok zorlu bir süreci hesap etmiyorlar!

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki bunlar, çarçabuk geçmekte olan (dünyay)ı seviyorlar. Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmal ediyorlar.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, onlar, ivedi olarak gelip geçeni seviyorlar. Çünkü Ağır Günü önemsemiyorlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz şu insanlar dünyayı severler, ağır bir günü kulak ardı ederler.

    Edip Yüksel

    Bunlar şu geçici (dünya hayatını) seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü ise önemsemiyorlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bunlar şu geçici (dünya hayatını) seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü ise önemsemiyorlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Çünkü onlar peşini (geçici dünyayı) severler ve önlerindeki ağır bir günü (kıyameti) bırakırlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Çünkü onlar pişini severler ve önlerindeki ağır bir günü bırakırlar

    Erhan Aktaş

    Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu ki bunlar, çarçabuk geçmekte olan (dünyay)ı seviyorlar. Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, bunlar o çabucak geçen (dünyayi) severler, önlerindeki o çetin günü bırakırlar.

    İbni Kesir

    Doğrusu bunlar; çabucak geçeni severler de, o çetin günün arkalarına bırakırlar.

    Mehmet Alagaş

    (23-31) Muhakkak ki biz sana Kur’an -ı aralıklı indirmelerle indirdik , Rabbinin hükmüne sabret onlardan hiçbir günahkâr veya kafire uyma / tabi olma , Rabbinin ismini sabah akşam anarak hatırla , gecede O’na secde et, O’nu uzun gece boyunca üstün tut / tesbih et , işte onlar kesinlikle hemen olanı / acele olanı seviyorlar , ağır günü ise arkalarına atıyorlar / arkalarına bırakıyorlar , biz onları yarattık eklemlerini / mafsallarını pekiştirdik / bağladık , istediğimiz vakitte, onları onların benzerleri ile değiş tokuş / trampa ederiz / mübadele ederiz, kesinlikle bu size ve Allah’a giden bir yol edinmek isteyene bir öğüttür, siz Allah’ın istediğinin dışında isteyemezsiniz, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir, istediği kimseyi esirgemesine / rahmetine / merhametine sokar / dâhil eder, zalimlere ise onlar için de acıtıcı bir azap hazırlamıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar; acele olanı (dünyayı) istiyorlar, ağır (çetin) günü arkalarına bırakıyorlar.

    Süleyman Ateş

    Bunlar, şu çabuk (geçen dünyay)ı seviyorlar da ötelerindeki ağır bir günü bırakıyorlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu insanlar bir an önce ellerine geçecek şeyler dipnot 1 isterler, önlerindeki ağır günü hesaba katmazlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dünya hayatının nimetini. (Bkz. Bakara 2/200 , İsra 17/18 ve dipnotları)

    Şaban Britch

    Onlar, acele olanı istiyorlar, ağır (çetin) günü arkalarına bırakıyorlar.

    Şaban Piriş

    Onlar, acele olanı istiyorlar, arkalarındaki ağır bir günü arkalarında bırakıyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunlar, hemen gelecek olanı seviyorlar da ötelerindeki zorlu bir günü ihmal ediyorlar.

  6. İnsân suresi, 28. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnsân suresi, 28. ayet. نَّحْنُ خَلَقْنَٰهُمْ وَشَدَدْنَآ أَسْرَهُمْ وَإِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَآ أَمْثَٰلَهُمْ تَبْدِيلًا

    Diyanet İşleri

    Onları biz yarattık ve eklemlerini (birbirine) biz bağladık. Dilediğimizde (onları yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.

    Mehmet Okuyan

    Onları biz yarattık ve yaratılışlarını sapasağlam yaptık. Dilediğimiz (zaman) onları benzerleriyle değiştiririz.

    Mustafa İslamoğlu

    Onları Biz yarattık ve bütünün parçaları arasında sımsıkı bir bağ kurduk; ve eğer Biz istersek onları benzerleriyle kökten değiştiririz.

    Muhammed Esed

    (Kendi kendilerine itiraf etmezler ki) onları yaratan ve kişiliklerini sağlamlaştıran Biziz ve dilersek onları başka hemcinsleriyle değiştirebiliriz.

    Ahmed Hulusi

    Onları biz yarattık ve onların bağlarını güçlü kıldık… Dilediğimiz vakit de onların benzerleri ile değiştiririz.

    Ali Bulaç

    Onları biz yarattık ve bağlarını sımsıkı bağladık. Dilediğimiz zaman da onları benzerleriyle değiştiririz.

    Ali Özek ve heyeti

    Onları biz yarattık; onların yaratılışını sapasağlam yaptık. Dilediğimizde (kendilerini yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.

    Ali Rıza Safa

    Onları, Biz yarattık ve eklemlerini güçlendirdik. Dilediğimiz zaman da benzerleriyle değiştiririz.

    Bayraktar Bayraklı

    Onları biz yarattık, onların yaratılışını sapasağlam yaptık. Dilediğimizde yerlerine benzerlerini getiririz.

    Edip Yüksel

    Onları biz yarattık ve yerleştirdik. Dilediğimiz zaman da onları benzerleriyle değiştiririz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onları biz yarattık ve yerleştirdik. Dilediğimiz zaman da onları benzerleriyle değiştiririz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onları Biz yarattık, kundaklarını da Biz bağladık. Dilediğimiz vakit de kılıklarını değiştiririz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Biz yarattık onları ve kundaklarını biz bağladık, dilediğimiz vakıt de kılıklarını tebdil ederiz.

    Erhan Aktaş

    Onları Biz yarattık. Yaratılışlarını sapasağlam yaptık. Dilersek onları yok eder, yerlerine benzerlerini getiririz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onları Biz yarattık. Yaratılışlarını sapasağlam yaptık. Dilersek onları yok eder, yerlerine benzerlerini getiririz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onları Biz yarattık. Yaradılışlarını sapasağlam yaptık. Dilersek onları yok eder, yerlerine benzerlerini getiririz.

    Gültekin Onan

    Onları biz yarattık ve bağlarını sımsıkı bağladık. Dilediğimiz zaman da onları benzerleriyle değiştiririz.

    Hasan Basri Çantay

    Biz yaratdık onları. Mafsallarını (uzuvlarını) da biz pekişdirdik. Dilediğimiz vakit yine onları (yaratılışda) tıbkı kendileri gibi yerine getiririz.

    İbni Kesir

    Biz yarattık onları ve mafsallarını da Biz pekiştirdik. Dilersek onları benzerleri ile değiştiriveririz.

    Mehmet Alagaş

    (23-31) Muhakkak ki biz sana Kur’an -ı aralıklı indirmelerle indirdik , Rabbinin hükmüne sabret onlardan hiçbir günahkâr veya kafire uyma / tabi olma , Rabbinin ismini sabah akşam anarak hatırla , gecede O’na secde et, O’nu uzun gece boyunca üstün tut / tesbih et , işte onlar kesinlikle hemen olanı / acele olanı seviyorlar , ağır günü ise arkalarına atıyorlar / arkalarına bırakıyorlar , biz onları yarattık eklemlerini / mafsallarını pekiştirdik / bağladık , istediğimiz vakitte, onları onların benzerleri ile değiş tokuş / trampa ederiz / mübadele ederiz, kesinlikle bu size ve Allah’a giden bir yol edinmek isteyene bir öğüttür, siz Allah’ın istediğinin dışında isteyemezsiniz, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir, istediği kimseyi esirgemesine / rahmetine / merhametine sokar / dâhil eder, zalimlere ise onlar için de acıtıcı bir azap hazırlamıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onları biz yarattık ve yaratılışlarını iyiden iyiye pekiştirdik. Dilediğimiz zaman da onları benzerleriyle değiştiririz.

    Süleyman Ateş

    Biz onları yarattık, yapılarını sıkıca bağladık. Dilediğimiz zaman onları benzerleriyle değiştiririz.

    Süleymaniye Vakfı

    Onları biz yarattık, yaratılışlarını da sağlam yaptık dipnot 1 . (Ahirette yeniden yaratmaya) karar verdiğimizde yapılarını tümüyle değiştireceğiz dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      İnsan hücresinin çoğalması ve yeni proteinler, organeller, hücreler, dokular ve organlar oluşturması hücre çekirdeğinde bulunan DNA nın replikasyonu (çiftlenmesi) ile başlar. DNA replikasyon öncesinde histon adı verilen proteinler vasıtasıyla çok sıkı bir biçimde bağlanmış ve katlanarak paketlenmiş bir halde bulunur. Bu sıkı paketlenme halinde genetik materyal aktif değildir. Hücrede yeni bir yapı taşının üretimi ile sonuçlanacak olan bu replikasyon işlemi başlayacağı zaman bu bağlar gevşer, DNA iplikçikleri serbestleşir ve ardından her iplikçiğin bir benzeri - kopyası oluşturulur. Bu kopya daha sonra DNA transkripsiyonu denilen işlemle proteinlerin üretilmesi aşamasında temel materyal olarak işlev görür. Bu işlem, protein üretimi ile başlayıp organ üretimine kadar sürebilir. Ahiretteki yeni yaratılışta insan vücudu yeni bir vücut yapısı ile değiştirilecek ve bilmediğimiz bir şekilde yeniden yaratılacaktır (Vakıa 56/60-61).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onları, bağ dokuları güçlü olarak Biz yarattık. Tercih ettiğimiz zaman benzerleriyle değiştiririz.

    Şaban Britch

    Onları yaratan ve eklemlerini/mafsallarını pekiştiren biziz. Dilediğimiz zaman onları benzerleriyle biz değiştiririz.

    Şaban Piriş

    Onları yaratan ve eklemlerini/mafsallarını pekiştiren biziz. Dilediğimiz zaman onları benzerleriyle biz değiştiririz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz yarattık onları ve kuvvetli yaptık bağlarını/eklemlerini. Dilediğimizde benzerleri ile değiştiririz onları.

  7. İnsân suresi, 29. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnsân suresi, 29. ayet. إِنَّ هَٰذِهِۦ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا

    Diyanet İşleri

    İşte bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine ulaştıran bir yol tutar.

    Mustafa İslamoğlu

    Bütün bunlar bir öğüt ve uyarıdır: Şu halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun!

    Muhammed Esed

    Bütün bunlar bir uyarıdır; öyleyse, dileyen Rabbine giden yolu bulabilir.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki bu bir tezkiredir (hakikati hatırlatmadır)! Dileyen Rabbine (erdiren) bir yol edinir!

    Ali Bulaç

    Şüphesiz, bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol bulabilir.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz ki bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, O, bir hatırlatmadır. Artık, isteyen, Efendisine eriştiren bir yol edinir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Şüphesiz ki bu bir öğüttür. Artık, dileyen Rabbine bir yol tutar. Zaten siz ancak Rabbinizin dilediğini dilersiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir;hikmet sahibidir. Allah, dileyeni rahmetine dahil eder. Zalimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.

    Edip Yüksel

    Bu bir hatırlatmadır: Dileyen, Efendisine varan bir yol tutar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bu bir hatırlatmadır: Dileyen, Rabbine varan bir yol tutar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İşte bu bir öğüttür, dileyen Rabbine bir yol tutar!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İşte bu bir tezkiredir, dileyen rabbına bir yol tutar

    Erhan Aktaş

    Bu bir öğüttür. Artık dileyen onunla Rabb'ine varan bir yol edinir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bu bir öğüttür. Artık dileyen onunla Rabb'ine varan bir yol edinir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bu bir öğüttür. Artık dileyen onunla Rabb'ine varan bir yol edinir.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, bu bir öğüttür. Artık dileyen rabbine bir yol bulabilir.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz ki bu (sure) de bir öğüddür. Artık kim dilerse Rabbine bir yol tutar.

    İbni Kesir

    Şüphesiz ki bu, bir öğüttür. Dileyen Rabbına bir yol tutar.

    Mehmet Alagaş

    (23-31) Muhakkak ki biz sana Kur’an -ı aralıklı indirmelerle indirdik , Rabbinin hükmüne sabret onlardan hiçbir günahkâr veya kafire uyma / tabi olma , Rabbinin ismini sabah akşam anarak hatırla , gecede O’na secde et, O’nu uzun gece boyunca üstün tut / tesbih et , işte onlar kesinlikle hemen olanı / acele olanı seviyorlar , ağır günü ise arkalarına atıyorlar / arkalarına bırakıyorlar , biz onları yarattık eklemlerini / mafsallarını pekiştirdik / bağladık , istediğimiz vakitte, onları onların benzerleri ile değiş tokuş / trampa ederiz / mübadele ederiz, kesinlikle bu size ve Allah’a giden bir yol edinmek isteyene bir öğüttür, siz Allah’ın istediğinin dışında isteyemezsiniz, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir, istediği kimseyi esirgemesine / rahmetine / merhametine sokar / dâhil eder, zalimlere ise onlar için de acıtıcı bir azap hazırlamıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz bu bir öğüttür. Dileyen kimse Rabbine giden yolu tutar.

    Süleyman Ateş

    Bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine varan yolu tutar.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunlar, (size verilen) doğru bilgilerdir. Yapılması gerekeni yapan dipnot 1 , Rabbinin gösterdiği bir yola girer dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlar, aklınızdan çıkarmamanız gereken bilgilerdir. Rabbinin yolunu tercih eden o yola girer.

    Şaban Britch

    Şüphesiz bu bir öğüttür. Dileyen kimse Rabbine giden yolu tutar.

    Şaban Piriş

    Şüphesiz bu bir uyarıdır/öğüttür. Dileyen kimse Rabbine giden yolu tutar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşte bu, bir hatırlatıcı ve düşündürücüdür. Dileyen, Rabbine doğru, bir yol edinir.

  8. İnsân suresi, 30. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnsân suresi, 30. ayet. وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا

    Diyanet İşleri

    Allah'ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    (Böyle yaparsanız) Allah'ın dilediğinden başkasını dilememiş olursunuz. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Müddessir 74:56; Tekvîr 81:29.

    Mustafa İslamoğlu

    Bu sayede siz, zaten Allah'ın dilediğini dilemiş (olursunuz): elbette Allah her şeyi bilendir, hep hikmetle hükmedendir.

    Muhammed Esed

    Ama Allah (size o yolu göstermeyi) dilemedikçe siz onu dileyemezsiniz çünkü, bilin ki Allah her şeyi görendir, hikmet Sahibidir.

    Ahmed Hulusi

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz! Muhakkak ki Allah 'Aliym Hakiym'dir.

    Ali Bulaç

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Ali Özek ve heyeti

    Sizler ancak Rabbinizin dilemesi (izin vermesi) sayesinde (bir şeyi) dileyebilirsiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

    Ali Rıza Safa

    Allah dilemedikçe, siz zaten dileyemezsiniz. Kuşkusuz, Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Şüphesiz ki bu bir öğüttür. Artık, dileyen Rabbine bir yol tutar. Zaten siz ancak Rabbinizin dilediğini dilersiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir;hikmet sahibidir. Allah, dileyeni rahmetine dahil eder. Zalimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH dilemedikçe siz dileyemezsiniz. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şu da var: Allah dilemedikçe, hiçbirşey dileyemezsiniz; çünkü herşeyi bilen, hikmet sahibi ancak Allah'tır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Maamafih Allah dilemeyince dilemezsiniz, çünkü yegane alim, hakim Allahdır

    Erhan Aktaş

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. dipnot 1 Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah size seçme hakkı tanımasaydı, sizi özgür irade sahibi yapmasaydı siz istediğiniz şeyi seçme imkanına sahip olamazdınız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. dipnot 1 Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah size seçme hakkı tanımasaydı siz istediğiniz şeyi seçme imkanına sahip olamazdınız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. dipnot 1 Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah size seçme hakkı tanımasaydı siz istediğiniz şeyi seçme imkanına sahip olamazdınız.

    Gültekin Onan

    Tanrı dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Tanrı, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Hasan Basri Çantay

    (Bununla beraber) Allah dilemeyince siz (bunu) dileyemezsiniz. Çünkü Allah hakkıyle bilendir, tam bir hukum ve hikmet saahibidir.

    İbni Kesir

    Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz. Muhakkak ki Allah; Alim, Hakim olandır.

    Mehmet Alagaş

    (23-31) Muhakkak ki biz sana Kur’an -ı aralıklı indirmelerle indirdik , Rabbinin hükmüne sabret onlardan hiçbir günahkâr veya kafire uyma / tabi olma , Rabbinin ismini sabah akşam anarak hatırla , gecede O’na secde et, O’nu uzun gece boyunca üstün tut / tesbih et , işte onlar kesinlikle hemen olanı / acele olanı seviyorlar , ağır günü ise arkalarına atıyorlar / arkalarına bırakıyorlar , biz onları yarattık eklemlerini / mafsallarını pekiştirdik / bağladık , istediğimiz vakitte, onları onların benzerleri ile değiş tokuş / trampa ederiz / mübadele ederiz, kesinlikle bu size ve Allah’a giden bir yol edinmek isteyene bir öğüttür, siz Allah’ın istediğinin dışında isteyemezsiniz, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir, istediği kimseyi esirgemesine / rahmetine / merhametine sokar / dâhil eder, zalimlere ise onlar için de acıtıcı bir azap hazırlamıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah; her şeyi bilendir, Hakîm'dir.

    Süleyman Ateş

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin yaptığınız tercih ancak Alemlerin Rabbi dipnot 1 olan Allah'ın yaratması ile gerçekleşir. Çünkü bilen O, her kararı doğru olan O'dur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Varlıkların Sahibi

    Şaban Britch

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Çünkü Allah, her şeyi bilendir, Hakim'dir.

    Şaban Piriş

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Çünkü, Allah, her şeyi bilendir, hakimdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Allah Alim'dir, Hakim'dir.

  9. İnsân suresi, 31. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnsân suresi, 31. ayet. يُدْخِلُ مَن يَشَآءُ فِى رَحْمَتِهِۦ وَٱلظَّٰلِمِينَ أَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًۢا

    Diyanet İşleri

    O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) dileyeni (layık gördüğünü) merhametine koyar. Zalimler için de elem verici bir azap hazırlamış (olacak)tır.

    Mustafa İslamoğlu

    O , isteyen kimseyi rahmetine sokmayı diler; ne ki zalimler için de elim bir azap hazırlamıştır.

    Muhammed Esed

    Dileyeni rahmetine kabul eder; ama zalimler için (öteki dünyada) şiddetli bir azap hazırlamıştır.

    Ahmed Hulusi

    Dilediğini Rahmetine dahil eder! Zalimlere gelince, onlara feci bir azap hazırlamıştır!

    Ali Bulaç

    Dilediğini kendi rahmetine sokar. Zalimlere ise, onlar için acı bir azab hazırlamıştır.

    Ali Özek ve heyeti

    O, dilediğini rahmetine dahil eder. Zalimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.

    Ali Rıza Safa

    Dilediğini rahmetine eriştirir. Oysa haksızlık yapanlar için acı bir ceza hazırlamıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Şüphesiz ki bu bir öğüttür. Artık, dileyen Rabbine bir yol tutar. Zaten siz ancak Rabbinizin dilediğini dilersiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir;hikmet sahibidir. Allah, dileyeni rahmetine dahil eder. Zalimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.

    Edip Yüksel

    O, dilediğini/dileyeni Rahmetine sokar. Zalimlere ise acı bir ceza hazırlamıştır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O, dilediğini ve/veya dileyeni Rahmetine sokar. Zalimlere ise acı bir ceza hazırlamıştır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O dilediğini rahmeti içine kor; zalimlere ise acı bir azap hazırlamıştır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O dilediğini rahmeti içine kor, zalimlere ise elim bir azab hazırlamıştır

    Erhan Aktaş

    Hak edeni rahmetine alır. Zalimler için ise acıklı bir azap hazırladı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hak edeni dipnot 1 rahmetine alır. Zalimler için ise acıklı bir azap hazırladı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Literal olarak dilediğini: Dilediğini demek; hak edeni, doğru yolu bulma çabasında olanı demektir; Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır, doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir. Ayetteki "Şae" sözcüğü, "dilediğini" anlamının yanı sıra, "şey edeni", "gayret göstereni", "bir şey yapmak isteyeni", "dileyeni" anlamlarına da gelmektedir. Seçim insanın elindedir ve kendi dilemesiyle ilgilidir. Sorumluluk bütünüyle insana aittir. (Bkz. 76:3)

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Dilediğini dipnot 1 rahmetine alır. Zalimler için ise acıklı bir azap hazırladı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hak edeni; Kendisine yöneleni, yoluna iletir. Allah, doğru yola iletilmek isteyeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmak isteyeni sapkınlıkta bırakır. Hidayet ve dalalet konusu insanın dilemesiyle ilişkilidir. Allah, hiç kimseyi ne zorla hidayete erdirir ne de zorla dalalete düşürür. İman ve inkar konusunda sorumluluk bütünüyle insana aittir.

    Gültekin Onan

    Dilediğini kendi rahmetine sokar. Zalimlere ise, onlar için acı bir azab hazırlamıştır.

    Hasan Basri Çantay

    Kimi dilerse rahmetine sokar. Zaalimler (e gelince.) Onlar için elem verici bir azab hazırlamışdır O.

    İbni Kesir

    Dilediğini rahmetine girdirir. Zalimlere, işte onlara; elem verici bir azab hazırlamıştır.

    Mehmet Alagaş

    (23-31) Muhakkak ki biz sana Kur’an -ı aralıklı indirmelerle indirdik , Rabbinin hükmüne sabret onlardan hiçbir günahkâr veya kafire uyma / tabi olma , Rabbinin ismini sabah akşam anarak hatırla , gecede O’na secde et, O’nu uzun gece boyunca üstün tut / tesbih et , işte onlar kesinlikle hemen olanı / acele olanı seviyorlar , ağır günü ise arkalarına atıyorlar / arkalarına bırakıyorlar , biz onları yarattık eklemlerini / mafsallarını pekiştirdik / bağladık , istediğimiz vakitte, onları onların benzerleri ile değiş tokuş / trampa ederiz / mübadele ederiz, kesinlikle bu size ve Allah’a giden bir yol edinmek isteyene bir öğüttür, siz Allah’ın istediğinin dışında isteyemezsiniz, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir, istediği kimseyi esirgemesine / rahmetine / merhametine sokar / dâhil eder, zalimlere ise onlar için de acıtıcı bir azap hazırlamıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere de acı bir azap hazırlamıştır.

    Süleyman Ateş

    Dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere gelince, onlar için acı bir azab hazırlamıştır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O, doğru tercihte bulunanı dipnot 1 ikramı ile kuşatır. Yanlış yapanlar için de acıklı bir azap hazırlamıştır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bakınız Müddessir 74/54-56 ve Tekvir 81/27-29

    Şaban Britch

    Dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere de acı bir azap hazırlamıştır.

    Şaban Piriş

    Dilediğini rahmetine girdirir. Zalimlere de acı bir azap hazırlamıştır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dilediğini/dileyeni rahmetinin içine sokar. Zalimlere gelince, onlar için korkunç bir azap hazırlamıştır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.